1

1 Ýsa Mesih'in vahyidir. Tanrý yakýn zamanda olmasý gereken olaylarý kullarýna göstermesi için O'na bu vahyi verdi. O da gönderdiði meleði aracýlýðýyla bunu kulu Yuhanna'ya iletti.

2 Yuhanna, Tanrý'nýn sözüne ve Ýsa Mesih'in tanýklýðýna -gördüðü her þeye- tanýklýk etmektedir.

3 Bu peygamberlik sözlerini okuyana, burada yazýlanlarý dinleyip yerine getirene ne mutlu! Çünkü beklenen zaman yakýndýr.

4 Ben Yuhanna'dan, Asya Ýli'ndeki* yedi kiliseye* selam! Var olan, var olmuþ ve gelecek olandan, O'nun tahtýnýn önünde bulunan yedi ruhtan ve ölüler arasýndan ilk doðan, dünya krallarýna egemen olan güvenilir tanýk Ýsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.

5

6

7 Ýþte bulutlarla geliyor! Her göz O'nu görecek, O'nun bedenini deþmiþ olanlar bile. O'nun için dövünecek yeryüzünün bütün halklarý. Evet, böyle olacak! Amin.

8 Var olan, var olmuþ ve gelecek olan, Her Þeye Gücü Yeten Rab Tanrý, 'Alfa* ve Omega* Ben'im' diyor.

9 Ýsa'ya ait biri olarak sýkýntýda, tanrýsal egemenlikte ve sabýrda ortaðýnýz ve kardeþiniz olan ben Yuhanna, Tanrý'nýn sözü ve Ýsa'ya tanýklýk uðruna Patmos denilen adada bulunuyordum.

10 Rab'bin gününde Ruh'un etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses iþittim.

11 Ses, 'Gördüklerini kitaba yaz ve yedi kiliseye*, yani Efes, Ýzmir, Bergama, Tiyatira, Sart, Filadelfya ve Laodikya'ya gönder' dedi.

12 Bana sesleneni görmek için arkama döndüm. Döndüðümde yedi altýn kandillik ve bunlarýn ortasýnda, giysileri ayaðýna kadar uzanan, göðsüne altýn kuþak sarýnmýþ, insanoðluna benzer birini gördüm.

13

14 Baþý, saçý ak yapaðý gibi beyaz, kar gibi bembeyazdý. Gözleri alev alev yanan ateþti sanki.

15 Ayaklarý, ocakta kor haline gelmiþ parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan sularýn sesi gibiydi.

16 Sað elinde yedi yýldýz vardý. Aðzýndan iki aðýzlý keskin bir kýlýç uzanýyordu. Yüzü bütün gücüyle parlayan güneþ gibiydi.

17 O'nu görünce, ölü gibi ayaklarýnýn dibine yýðýldým. O ise sað elini üzerime koyup þöyle dedi: 'Korkma! Ýlk ve son Ben'im.

18 Diri Olan Ben'im. Ölmüþtüm, ama iþte sonsuzluklar boyunca diriyim. Ölümün ve ölüler diyarýnýn anahtarlarý bendedir.

19 Bunun için gördüklerini, þimdi olanlarý ve bundan sonra olacaklarý yaz.

20 Sað elimde gördüðün yedi yýldýzla yedi altýn kandilliðin sýrrýna gelince, yedi yýldýz yedi kilisenin melekleri, yedi kandillikse yedi kilisedir.'

2

1 'Efes'teki kilisenin* meleðine yaz. Yedi yýldýzý sað elinde tutan, yedi altýn kandilliðin ortasýnda yürüyen þöyle diyor:

2 3 Evet, sabýrlýsýn, adým uðruna acýlara dayandýn ve yýlmadýn.

4 Ne var ki, bir konuda sana karþýyým: Baþlangýçtaki sevginden uzaklaþtýn.

5 Bunun için, nereden düþtüðünü anýmsa! Tövbe et ve baþlangýçta yaptýklarýný sürdür. Tövbe etmezsen, gelip kandilliðini yerinden kaldýrýrým.

6 Yine de olumlu bir yanýn var: Nikolas yanlýlarýnýn yaptýklarýndan nefret ediyorsun; ben de nefret ederim.

7 Kulaðý olan, Ruh'un kiliselere ne dediðini iþitsin. Galip gelene Tanrý'nýn cennetinde bulunan yaþam aðacýndan yeme hakkýný vereceðim.> '

8 'Ýzmir'deki kilisenin* meleðine yaz. Ölmüþ ve yaþama dönmüþ, ilk ve son olan þöyle diyor:

9 10 Çekmek üzere olduðun sýkýntýlardan korkma! Bak, denenesiniz diye Ýblis içinizden bazýlarýný yakýnda zindana atacak. On gün sýkýntý çekeceksiniz. Ölüm pahasýna da olsa sadýk kal, sana yaþam tacýný vereceðim.

11 Kulaðý olan, Ruh'un kiliselere ne dediðini iþitsin. Galip gelen, ikinci ölümden hiçbir zarar görmeyecek.> '

12 'Bergama'daki kilisenin* meleðine yaz. Ýki aðýzlý keskin kýlýca sahip olan þöyle diyor:

13 14 Ne var ki, birkaç konuda sana karþýyým: Aranýzda Balam'ýn öðretisine baðlý olanlar var. Putlara sunulan kurbanlarýn etini yemeleri, fuhuþ yapmalarý için Ýsrailoðullarý'ný ayartmayý Balak'a öðreten Balam'dý.

15 Bunun gibi, sizin aranýzda da Nikolas yanlýlarýnýn öðretisine baðlý olanlar var.

16 Bunun için tövbe et! Yoksa yanýna tez gelir, aðzýmdaki kýlýçla onlara karþý savaþýrým.

17 Kulaðý olan, Ruh'un kiliselere ne dediðini iþitsin. Galip gelene saklý mandan* vereceðim. Ayrýca, ona beyaz bir taþ ve bu taþýn üzerinde yazýlý olan yeni bir ad, alandan baþka kimsenin bilmediði bir ad vereceðim.> '

18 'Tiyatira'daki kilisenin* meleðine yaz. Gözleri alev alev yanan ateþe, ayaklarý parlak tunca benzeyen Tanrý'nýn Oðlu þöyle diyor:

19 20 Ne var ki, bir konuda sana karþýyým: Kendini peygamber diye tanýtan Ýzebel adýndaki kadýný hoþgörüyle karþýlýyorsun. Bu kadýn öðretisiyle kullarýmý saptýrýp fuhuþ yapmaya, putlara sunulan kurbanlarýn etini yemeye yöneltiyor.

21 Tövbe etmesi için ona bir süre tanýdým, ama fuhuþ yapmaktan tövbe etmek istemiyor.

22 Bak, onu yataða düþüreceðim; onun yaptýklarýndan tövbe etmezlerse, onunla zina edenleri de büyük sýkýntýlarýn içine atacaðým.

23 Onun çocuklarýný salgýn hastalýkla öldüreceðim. O zaman bütün kiliseler, gönülleri ve yürekleri denetleyenin ben olduðumu bilecekler. Her birinize yaptýklarýnýzýn karþýlýðýný vereceðim.

24 ' 25

26 Ben Babam'dan nasýl yetki aldýmsa, galip gelene, yaptýðým iþleri sonuna dek sürdürene uluslarýn üzerinde yetki vereceðim. Demir çomakla güdecek onlarý, Çömlek gibi kýrýp parçalayacaktýr.

27

28

29 Kulaðý olan, Ruh'un kiliselere ne dediðini iþitsin.> '

3

1 'Sart'taki kilisenin* meleðine yaz. Tanrý'nýn yedi ruhuna ve yedi yýldýza sahip olan þöyle diyor: 2 Uyan! Geriye kalan ve ölmek üzere olan ne varsa güçlendir. Çünkü yaptýklarýnýn Tanrým'ýn önünde tamamlanmamýþ olduðunu gördüm.

3 Bu nedenle neler aldýðýný, neler iþittiðini anýmsa. Bunlarý yerine getir, tövbe et! Eðer uyanmazsan, hýrsýz gibi geleceðim. Hangi saatte geleceðimi hiç bilemeyeceksin.

4 Ama Sart'ta, aranýzda giysilerini lekelememiþ birkaç kiþi var ki, beyazlar içinde benimle birlikte yürüyecekler. Çünkü buna layýktýrlar.

5 Galip gelen böylece beyaz giysiler giyecek. Onun adýný yaþam kitabýndan hiç silmeyeceðim. Babam'ýn ve meleklerinin önünde o kiþinin adýný açýkça anacaðým.

6 Kulaðý olan, Ruh'un kiliselere ne dediðini iþitsin.> '

7 'Filadelfya'daki kilisenin* meleðine yaz. Kutsal ve gerçek olan, Davut'un anahtarýna sahip olan, açtýðýný kimsenin kapayamadýðý, kapadýðýný kimsenin açamadýðý kiþi þöyle diyor:

8 9 Bak, Þeytan'ýn havrasýndan olanlarý, Yahudi olmadýklarý halde Yahudi olduklarýný ileri süren yalancýlarý öyle edeceðim ki, gelip ayaklarýna kapanacak, benim seni sevdiðimi anlayacaklar.

10 Sözüme uyarak sabýrla dayandýn. Ben de yeryüzünde yaþayanlarý denemek için bütün dünyanýn üzerine gelecek olan denenme saatinden seni esirgeyeceðim.

11 Tez geliyorum. Tacýný kimse elinden almasýn diye sahip olduðuna sýmsýký sarýl.

12 Galip geleni Tanrým'ýn Tapýnaðý'nda sütun yapacaðým. Böyle biri artýk oradan hiç ayrýlmayacak. Onun üzerine Tanrým'ýn adýný, Tanrým'a ait kentin -gökten Tanrým'ýn yanýndan inen yeni Yeruþalim'in- adýný ve benim yeni adýmý yazacaðým.

13 Kulaðý olan, Ruh'un kiliselere ne dediðini iþitsin.> '

14 'Laodikya'daki kilisenin* meleðine yaz. Amin*fx*, sadýk ve gerçek tanýk, Tanrý yaratýlýþýnýn kaynaðý þöyle diyor:

15 16 Oysa ne sýcak ne soðuksun, ýlýksýn. Bu yüzden seni aðzýmdan kusacaðým.

17 Zenginim, zenginleþtim, hiçbir þeye gereksinmem yok diyorsun; ama zavallý, acýnacak durumda, yoksul, kör ve çýplak olduðunu bilmiyorsun.

18 Zengin olmak için benden ateþte arýtýlmýþ altýn, giyinip çýplaklýðýnýn ayýbýný örtmek için beyaz giysiler, görmek için gözlerine sürmek üzere merhem satýn almaný salýk veriyorum.

19 Ben sevdiklerimi azarlayýp terbiye ederim. Onun için gayrete gel, tövbe et.

20 Ýþte kapýda durmuþ, kapýyý çalýyorum. Biri sesimi iþitir ve kapýyý açarsa, onun yanýna gireceðim; ben onunla, o da benimle, birlikte yemek yiyeceðiz.

21 Ben nasýl galip gelerek Babam'la birlikte Babam'ýn tahtýna oturdumsa, galip gelene de benimle birlikte tahtýma oturma hakkýný vereceðim.

22 Kulaðý olan, Ruh'un kiliselere ne dediðini iþitsin.> '

4

1 Bundan sonra gökte açýk duran bir kapý gördüm. Benimle konuþtuðunu iþittiðim, borazan sesine benzeyen ilk ses þöyle dedi: 'Buraya çýk! Bundan sonra olmasý gereken olaylarý sana göstereyim.'

2 O anda Ruh'un etkisinde kalarak gökte bir taht ve tahtta oturan birini gördüm.

3 Tahtta oturanýn, yeþim ve kýrmýzý akik taþýna benzer bir görünüþü vardý. Zümrüdü andýran bir gökkuþaðý tahtý çevreliyordu.

4 Tahtýn çevresinde yirmi dört ayrý taht vardý. Bu tahtlara baþlarýnda altýn taçlar olan, beyaz giysilere bürünmüþ yirmi dört ihtiyar oturmuþtu.

5 Tahttan þimþekler çakýyor, uðultular, gök gürlemeleri iþitiliyordu. Tahtýn önünde alev alev yanan yedi meþale vardý. Bunlar Tanrý'nýn yedi ruhudur.

6 Tahtýn önünde billur gibi, sanki camdan bir deniz vardý. Tahtýn ortasýnda ve çevresinde, önü ve arkasý gözlerle kaplý dört yaratýk duruyordu.

7 Birinci yaratýk aslana, ikincisi danaya benziyordu. Üçüncü yaratýðýn yüzü insan yüzü gibiydi. Dördüncü yaratýk uçan bir kartalý andýrýyordu.

8 Dört yaratýðýn her birinin altýþar kanadý vardý. Yaratýklarýn her yaný, kanatlarýnýn alt tarafý bile gözlerle kaplýydý. Gece gündüz durup dinlenmeden þöyle diyorlar: 'Kutsal, kutsal, kutsaldýr, Her Þeye Gücü Yeten Rab Tanrý, Var olmuþ, var olan ve gelecek olan.'

9 Yaratýklar tahtta oturaný, sonsuzluklar boyunca yaþayaný yüceltip ona saygý ve þükran sundukça, yirmi dört ihtiyar tahtta oturanýn, sonsuzluklar boyunca yaþayanýn önünde yere kapanarak O'na tapýnýyorlar. Taçlarýný tahtýn önüne koyarak þöyle diyorlar: 'Rabbimiz ve Tanrýmýz! Yüceliði, saygýyý, gücü almaya layýksýn. Çünkü her þeyi sen yarattýn; Hepsi senin isteðinle yaratýlýp var oldu.'

5

1 Tahtta oturanýn sað elinde iki yaný da yazýlý, yedi mühürle mühürlenmiþ bir tomar gördüm.

2 Yüksek sesle, 'Tomarý açmaya, mühürlerini çözmeye kim layýktýr?' diye seslenen güçlü bir melek de gördüm.

3 Ama ne gökte, ne yeryüzünde, ne de yer altýnda tomarý açýp içine bakabilecek kimse yoktu.

4 Acý acý aðlamaya baþladým. Çünkü tomarý açýp içine bakmaya layýk kimse bulunamadý.

5 Bunun üzerine ihtiyarlardan biri bana, 'Aðlama!' dedi. 'Ýþte, Yahuda oymaðýndan gelen Aslan, Davut'un Kökü galip geldi. Tomarý ve yedi mührünü O açacak.'

6 Tahtýn, dört yaratýðýn ve ihtiyarlarýn ortasýnda, boðazlanmýþ gibi duran bir Kuzu gördüm. Yedi boynuzu, yedi gözü vardý. Bunlar Tanrý'nýn bütün dünyaya gönderilmiþ yedi ruhudur.

7 Kuzu gelip tahtta oturanýn sað elinden tomarý aldý.

8 Tomarý alýnca, dört yaratýkla yirmi dört ihtiyar O'nun önünde yere kapandýlar. Her birinin elinde birer lir ve kutsallarýn dualarý olan buhur dolu altýn taslar vardý.

9 Yeni bir ezgi söylüyorlardý: 'Tomarý almaya, Mühürlerini açmaya layýksýn! Çünkü boðazlandýn Ve kanýnla her oymaktan, her dilden, Her halktan, her ulustan Ýnsanlarý Tanrý'ya satýn aldýn.

10 Onlarý Tanrýmýz'ýn hizmetinde Bir krallýk haline getirdin, Kâhinler* yaptýn. Dünya üzerinde egemenlik sürecekler.'

11 Sonra tahtýn, yaratýklarýn ve ihtiyarlarýn çevresinde çok sayýda melek gördüm, seslerini iþittim. Sayýlarý binlerce binler, on binlerce on binlerdi.

12 Yüksek sesle þöyle diyorlardý: 'Boðazlanmýþ Kuzu Gücü, zenginliði, bilgeliði, kudreti, Saygýyý, yüceliði, övgüyü Almaya layýktýr.'

13 Ardýndan gökte, yeryüzünde, yer altýnda ve denizlerdeki bütün yaratýklarýn, bunlardaki bütün varlýklarýn þöyle dediðini iþittim: 'Övgü, saygý, yücelik ve güç sonsuzlara dek Tahtta oturanýn ve Kuzu'nun olsun!'

14 Dört yaratýk, 'Amin' dediler. Ýhtiyarlar da yere kapanýp tapýndýlar.

6

1 Sonra Kuzu'nun yedi mühürden birini açtýðýný gördüm. O anda dört yaratýktan birinin, gök gürültüsüne benzer bir sesle, 'Gel!' dediðini iþittim.

2 Bakýnca beyaz bir at gördüm. Binicisinin yayý vardý. Kendisine bir taç verildi ve galip gelen biri olarak zafer kazanmaya çýktý.

3 Kuzu ikinci mührü açýnca, ikinci yaratýðýn 'Gel!' dediðini iþittim.

4 O zaman kýzýl renkte baþka bir at çýktý ortaya. Binicisine dünyadan barýþý kaldýrma yetkisi verildi. Bunun sonucu olarak insanlar birbirlerini boðazlayacaklar. Atlýya ayrýca büyük bir kýlýç verildi.

5 Kuzu üçüncü mührü açýnca, üçüncü yaratýðýn 'Gel!' dediðini iþittim. Bakýnca siyah bir at gördüm. Binicisinin elinde bir terazi vardý.

6 Dört yaratýðýn ortasýnda sanki bir sesin þöyle dediðini iþittim: 'Bir ölçek buðday bir dinara*fx*, üç ölçek arpa bir dinara. Ama zeytinyaðýna, þaraba zarar verme!'

7 Kuzu dördüncü mührü açýnca, 'Gel!' diyen dördüncü yaratýðýn sesini iþittim.

8 Bakýnca soluk renkli bir at gördüm. Binicisinin adý Ölüm'dü. Ölüler diyarý onun ardýnca geliyordu. Bunlara kýlýçla, kýtlýkla, salgýn hastalýkla, yeryüzünün yabanýl hayvanlarýyla ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.

9 Kuzu beþinci mührü açýnca, sunaðýn altýnda, Tanrý'nýn sözü ve sürdürdükleri tanýklýk nedeniyle öldürülenlerin canlarýný gördüm.

10 Yüksek sesle feryat ederek þöyle diyorlardý: 'Kutsal ve gerçek olan Efendimiz! Yeryüzünde yaþayanlarý yargýlayýp onlardan kanýmýzýn öcünü almak için daha ne kadar bekleyeceksin?'

11 Onlarýn her birine beyaz birer kaftan verildi. Kendileri gibi öldürülecek olan öbür Tanrý kullarýnýn ve kardeþlerinin sayýsý tamamlanýncaya dek kýsa bir süre daha beklemeleri istendi.

12 Kuzu altýncý mührü açýnca, büyük bir deprem olduðunu gördüm. Güneþ keçi kýlýndan yapýlmýþ siyah bir çul gibi karardý. Ay baþtan aþaðý kan rengine döndü.

13 Ýncir aðacý, güçlü bir rüzgarla sarsýldýðýnda nasýl ham incirlerini dökerse, gökteki yýldýzlar da öylece yeryüzüne düþtü.

14 Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktý. Her dað, her ada yerinden sökülüp alýndý.

15 Dünya krallarý, büyükleri, komutanlarý, zenginleri, güçlüleri, özgürü kölesi herkes maðaralara, daðlardaki kayalarýn arasýna gizlendiler.

16 Daðlara, kayalara, 'Üzerimize düþün!' dediler, 'Tahtta oturanýn yüzünden ve Kuzu'nun gazabýndan saklayýn bizi!

17 Çünkü onlarýn gazabýnýn büyük günü geldi. Buna kim dayanabilir?'

7

1 Bundan sonra yeryüzünün dört köþesinde duran dört melek gördüm. Bunlar karaya, denize ya da herhangi bir aðaç üzerine esmesin diye, yeryüzünün dört rüzgarýný tutuyorlardý.

2 Sonra gündoðusundan yükselen baþka bir melek gördüm. Yaþayan Tanrý'nýn mührünü taþýyordu. Karaya, denize zarar vermek için yetki verilen dört meleðe yüksek sesle baðýrdý:

3 'Biz Tanrýmýz'ýn kullarýný alýnlarýndan mühürleyene dek karaya, denize ya da aðaçlara zarar vermeyin!'

4 Mühürlenmiþ olanlarýn sayýsýný iþittim. Ýsrailoðullarý'nýn bütün oymaklarýndan 144 000 kiþi mühürlenmiþti:

5 Yahuda oymaðýndan 12 000 kiþi mühürlenmiþti. Ruben oymaðýndan 12 000, Gad oymaðýndan 12 000,

6 Aþer oymaðýndan 12 000, Naftali oymaðýndan 12 000, Manaþþe oymaðýndan 12 000,

7 Þimon oymaðýndan 12 000, Levi oymaðýndan 12 000, Ýssakar oymaðýndan 12 000,

8 Zevulun oymaðýndan 12 000, Yusuf oymaðýndan 12 000, Benyamin oymaðýndan 12 000 kiþi mühürlenmiþti.

9 Bundan sonra gördüm ki, her ulustan, her oymaktan, her halktan, her dilden oluþan, kimsenin sayamayacaðý kadar büyük bir kalabalýk tahtýn ve Kuzu'nun önünde duruyordu. Hepsi de birer beyaz kaftan giymiþti, ellerinde hurma dallarý vardý.

10 Yüksek sesle baðýrýyorlardý: 'Kurtarýþ, tahtta oturan Tanrýmýz'a Ve Kuzu'ya özgüdür!'

11 Bütün melekler tahtýn, ihtiyarlarýn ve dört yaratýðýn çevresinde duruyordu. Tahtýn önünde yüzüstü yere kapanýp Tanrý'ya tapýnarak þöyle diyorlardý:

12 'Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Þükran, saygý, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrýmýz'ýn olsun! Amin!'

13 Bu sýrada ihtiyarlardan biri bana sordu: 'Beyaz kaftan giymiþ olan bu kiþiler kim, nereden geldiler?'

14 'Sen bunu biliyorsun, efendim' dedim.

15 Bunun için, 'Tanrý'nýn tahtý önünde duruyor, Tapýnaðýnda gece gündüz O'na tapýnýyorlar. Tahtta oturan, çadýrýný onlarýn üzerine gerecek.

16 Artýk acýkmayacak, Artýk susamayacaklar. Ne güneþ ne kavurucu sýcak Çarpacak onlarý.

17 Çünkü tahtýn ortasýnda olan Kuzu onlarý güdecek Ve yaþam sularýnýn pýnarlarýna götürecek. Tanrý gözlerinden bütün yaþlarý silecek.'

8

1 Kuzu yedinci mührü açýnca, gökte yarým saat kadar sessizlik oldu.

2 Tanrý'nýn önünde duran yedi meleði gördüm. Onlara yedi borazan verildi.

3 Altýn bir buhurdan taþýyan baþka bir melek gelip sunaðýn önünde durdu. Tahtýn önündeki altýn sunakta bütün kutsallarýn dualarýyla birlikte sunmak üzere kendisine çok miktarda buhur verildi.

4 Kutsallarýn dualarýyla buhurun dumaný, Tanrý'nýn önünde meleðin elinden yükseldi.

5 Melek buhurdaný aldý, sunaðýn ateþiyle doldurup yeryüzüne attý. Gök gürlemeleri, uðultular iþitildi, þimþekler çaktý, yer sarsýldý.

6 Yedi melek ellerindeki yedi borazaný çalmaya hazýrlandý.

7 Birinci melek borazanýný çaldý. Kanla karýþýk dolu ve ateþ oluþtu, yeryüzüne yaðdý. Yerin üçte biri, aðaçlarýn üçte biri ve bütün yeþil otlar yandý.

8 Ýkinci melek borazanýný çaldý. Alev alev yanan, dað gibi büyük bir kütle denize atýldý. Denizin üçte biri kana dönüþtü.

9 Denizdeki yaratýklarýn üçte biri öldü, gemilerin üçte biri yok oldu.

10 Üçüncü melek borazanýný çaldý. Gökten meþale gibi yanan büyük bir yýldýz ýrmaklarýn üçte biri üzerine ve su pýnarlarýnýn üzerine düþtü.

11 Bu yýldýzýn adý Pelin'dir. Sularýn üçte biri pelin gibi acýlaþtý. Acýlaþan sulardan içen birçok insan öldü.

12 Dördüncü melek borazanýný çaldý. Güneþin üçte biri, ayýn üçte biri, yýldýzlarýn üçte biri vuruldu. Sonuç olarak ýþýklarýnýn üçte biri söndü, gündüzün ve gecenin üçte biri ýþýksýz kaldý.

13 Sonra göðün ortasýnda uçan bir kartal gördüm. Yüksek sesle þöyle baðýrdýðýný iþittim: 'Borazanlarýný çalacak olan öbür üç meleðin borazan seslerinden yeryüzünde yaþayanlarýn vay, vay, vay haline!'

9

1 Beþinci melek borazanýný çaldý. Gökten yere düþmüþ bir yýldýz gördüm. Dipsiz derinliklere açýlan kuyunun anahtarý ona verildi.

2 Dipsiz derinliklerin kuyusunu açýnca, kuyudan büyük bir ocaðýn dumaný gibi bir duman çýktý. Kuyunun dumanýndan güneþ ve hava karardý.

3 Dumanýn içinden yeryüzüne çekirgeler yaðdý. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmiþti.

4 Çekirgelere yeryüzündeki otlara, herhangi bir bitki ya da aðaca deðil de, yalnýz alýnlarýnda Tanrý'nýn mührü bulunmayan insanlara zarar vermeleri söylendi.

5 Bu insanlarý öldürmelerine deðil, beþ ay süreyle iþkence etmelerine izin verildi. Yaptýklarý iþkence akrebin insaný soktuðu zaman verdiði acýya benziyordu.

6 O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.

7 Çekirgelerin görünümü, savaþa hazýrlanmýþ atlara benziyordu. Baþlarýnda altýn taçlara benzer baþlýklar vardý. Yüzleri insan yüzleri gibiydi.

8 Saçlarý kadýn saçýna, diþleri aslan diþine benziyordu.

9 Demir zýrhlara benzer göðüs zýrhlarý vardý. Kanatlarýnýn sesi savaþa koþan çok sayýda atlý arabanýn sesine benziyordu.

10 Akrebinkine benzer kuyruklarý ve iðneleri vardý. Kuyruklarýnda, insanlara beþ ay zarar verecek güce sahiptiler.

11 Baþlarýnda kral olarak dipsiz derinliklerin meleði vardý. Bu meleðin Ýbranice* adý Avaddon, Grekçe adýysa Apolyon'dur*fx*.

12 Birinci 'vay' geçti, iþte bundan sonra iki 'vay' daha geliyor.

13 Altýncý melek borazanýný çaldý. Tanrý'nýn önündeki altýn sunaðýn dört boynuzundan gelen bir ses iþittim.

14 Ses, elinde borazan olan altýncý meleðe, 'Büyük Fýrat Irmaðý'nýn yanýnda baðlý duran dört meleði çöz' dedi.

15 Tam o saat, o gün, o ay, o yýl için hazýr tutulan dört melek, insanlarýn üçte birini öldürmek üzere çözüldü.

16 Atlý ordularýnýn sayýsý iki yüz milyondu, sayýlarýný duydum.

17 Görümümde atlarý ve binicilerini gördüm. Ateþ, gökyakut ve kükürt renginde göðüs zýrhlarý kuþanmýþlardý. Atlarýn baþlarý aslan baþýna benziyordu. Aðýzlarýndan ateþ, duman, kükürt fýþkýrýyordu.

18 Ýnsanlarýn üçte biri bunlarýn aðzýndan fýþkýran ateþ, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü.

19 Atlarýn gücü aðýzlarýnda ve kuyruklarýndadýr. Yýlaný andýran kuyruklarýnýn baþýyla zarar verirler.

20 Geriye kalan insanlar, yani bu belalardan ölmemiþ olanlar, kendi elleriyle yaptýklarý putlardan dönüp tövbe etmediler. Cinlere ve göremeyen, iþitemeyen, yürüyemeyen altýn, gümüþ, tunç, taþ, tahta putlara tapmaktan vazgeçmediler.

21 Adam öldürmekten, büyü, fuhuþ, hýrsýzlýk yapmaktan da tövbe etmediler.

10

1 Sonra gökten inen güçlü baþka bir melek gördüm. Buluta sarýnmýþtý, baþýnýn üzerinde gökkuþaðý vardý. Yüzü güneþe, ayaklarý ateþten sütunlara benziyordu.

2 Elinde açýlmýþ küçük bir tomar vardý. Sað ayaðýný denize, sol ayaðýný karaya koyarak aslanýn kükremesini andýran yüksek sesle baðýrdý. O baðýrýnca, yedi gök gürlemesi dile gelip seslendiler.

3

4 Yedi gök gürlemesi seslendiðinde yazmak üzereydim ki, gökten, 'Yedi gök gürlemesinin söylediklerini mühürle, yazma!' diyen bir ses iþittim.

5 Denizle karanýn üzerinde durduðunu gördüðüm melek, sað elini göðe kaldýrdý.

6 Göðü ve göktekileri, yeri ve yerdekileri, denizi ve denizdekileri yaratanýn, sonsuzluklar boyunca yaþayanýn hakký için ant içip dedi ki, 'Artýk gecikme olmayacak.

7 Yedinci melek borazanýný çaldýðý zaman, Tanrý'nýn sýr olan tasarýsý tamamlanacak. Nitekim Tanrý bunu, kullarý peygamberlere müjdelemiþti.'

8 Gökten iþittiðim ses benimle yine konuþmaya baþladý: 'Git, denizle karanýn üzerinde duran meleðin elindeki açýk tomarý al' dedi.

9 Meleðin yanýna gidip küçük tomarý bana vermesini istedim. 'Al, bunu ye!' dedi. 'Midende bir acýlýk yapacak, ama aðzýna bal gibi tatlý gelecek.'

10 Küçük tomarý meleðin elinden alýp yedim, aðzýmda bal gibi tatlýydý. Ama yutunca midem acýlaþtý.

11 Sonra bana þöyle dendi: 'Yine birçok halk, ulus, dil ve kralla ilgili olarak peygamberlikte bulunmalýsýn.'

11

1 Bana deðneðe benzer bir ölçü kamýþý verilip þöyle dendi: 'Git, Tanrý'nýn Tapýnaðý'ný ve sunaðý ölç, orada tapýnanlarý say!

2 Tapýnaðýn dýþ avlusunu býrak, orayý ölçme. Çünkü orasý, kutsal kenti* kýrk iki ay ayaklarýyla çiðneyecek olan uluslara verildi.

3 Ýki tanýðýma güç vereceðim; çul giysiler içinde bin iki yüz altmýþ gün peygamberlik edecekler.'

4 Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin aðacýyla iki kandilliktir.

5 Biri onlara zarar vermeye kalkýþýrsa, aðýzlarýndan ateþ fýþkýracak ve düþmanlarýný yiyip bitirecek. Onlara zarar vermek isteyen herkesin böyle öldürülmesi gerekir.

6 Peygamberlik ettikleri sürece yaðmur yaðmasýn diye göðü kapamaya yetkileri vardýr. Sularý kana dönüþtürme ve yeryüzünü, kaç kez isterlerse, her türlü belayla vurma yetkisine sahiptirler.

7 Tanýklýk görevleri sona erince dipsiz derinliklerden çýkan canavar onlarla savaþacak, onlarý yenip öldürecek.

8 Cesetleri, simgesel olarak Sodom ve Mýsýr diye adlandýrýlan büyük kentin anayoluna serilecek. Onlarýn Rabbi de orada çarmýha gerilmiþti.

9 Her halktan, oymaktan, dilden, ulustan insan üç buçuk gün cesetlerini seyredecek, cesetlerinin mezara konulmasýna izin vermeyecekler.

10 Yeryüzünde yaþayanlar onlarýn bu durumuna sevinip bayram edecek, birbirlerine armaðanlar gönderecekler. Çünkü bu iki peygamber yeryüzünde yaþayanlara çok eziyet etmiþti.

11 Üç buçuk gün sonra iki peygamber, Tanrý'dan gelen yaþam soluðunu alýnca ayaða kalktýlar. Onlarý görenler dehþete kapýldý.

12 Ýki peygamber gökten gelen yüksek bir sesin, 'Buraya çýkýn!' dediðini iþittiler. Sonra düþmanlarýnýn gözü önünde bir bulut içinde göðe yükseldiler.

13 Tam o saatte þiddetli bir deprem oldu, kentin onda biri yýkýldý. Depremde yedi bin kiþi can verdi. Geriye kalanlar dehþete kapýlýp gökteki Tanrý'yý yücelttiler.

14 Ýkinci 'vay' geçti. Ýþte, üçüncü 'vay' tez geliyor.

15 Yedinci melek borazanýný çaldý. Gökte yüksek sesler duyuldu: 'Dünyanýn egemenliði Rabbimiz'in ve Mesihi'nin oldu. O sonsuzlara dek egemenlik sürecek.'

16 Tanrý'nýn önünde tahtlarýnda oturan yirmi dört ihtiyar yüzüstü yere kapandý. Tanrý'ya tapýnarak þöyle dediler: 'Her Þeye Gücü Yeten, Var olan, var olmuþ olan Rab Tanrý! Sana þükrediyoruz. Çünkü büyük gücünü kuþanýp Egemenlik sürmeye baþladýn.

17

18 Uluslar gazaba gelmiþlerdi. Þimdiyse senin gazabýn üzerlerine geldi. Ölüleri yargýlamak, Kullarýn olan peygamberleri, kutsallarý, Küçük olsun büyük olsun, Senin adýndan korkanlarý ödüllendirmek Ve yeryüzünü mahvedenleri mahvetmek zamaný da geldi.'

19 Ardýndan Tanrý'nýn gökteki tapýnaðý açýldý, tapýnakta O'nun Antlaþma Sandýðý* göründü. O anda þimþekler çaktý, uðultular, gök gürlemeleri iþitildi. Yer sarsýldý, þiddetli bir dolu fýrtýnasý koptu.

12

1 Gökte olaðanüstü bir belirti, güneþe sarýnmýþ bir kadýn göründü. Ay ayaklarýnýn altýndaydý, baþýnda on iki yýldýzdan oluþan bir taç vardý.

2 Kadýn gebeydi. Doðum sancýlarý içinde kývranýyor, feryat ediyordu.

3 Ardýndan gökte baþka bir belirti göründü: Yedi baþlý, on boynuzlu, kýzýl renkli büyük bir ejderhaydý bu. Yedi baþýnda yedi taç vardý.

4 Kuyruðuyla gökteki yýldýzlarýn üçte birini sürükleyip yeryüzüne attý. Sonra doðum yapmak üzere olan kadýnýn önünde durdu; kadýn doðurur doðurmaz ejderha çocuðu yutacaktý.

5 Kadýn bir oðul, bütün uluslarý demir çomakla güdecek bir erkek çocuk doðurdu. Çocuk hemen alýnýp Tanrý'ya, Tanrý'nýn tahtýna götürüldü.

6 Kadýnsa çöle kaçtý. Orada bin iki yüz altmýþ gün beslenmesi için Tanrý tarafýndan hazýrlanmýþ bir yeri vardý.

7 Gökte savaþ oldu. Mikail'le melekleri ejderhayla savaþtýlar. Ejderha kendi melekleriyle birlikte karþý koydu, ama gücü yetmedi. Bu yüzden gökteki yerlerini yitirdiler.

8

9 Büyük ejderha -Ýblis ya da Þeytan denen, bütün dünyayý saptýran o eski yýlan- melekleriyle birlikte yeryüzüne atýldý.

10 Bundan sonra gökte yüksek bir sesin þöyle dediðini duydum: 'Tanrýmýz'ýn kurtarýþý, gücü, egemenliði Ve Mesihi'nin yetkisi þimdi gerçekleþti. Çünkü kardeþlerimizin suçlayýcýsý, Onlarý Tanrýmýz'ýn önünde gece gündüz suçlayan Aþaðý atýldý.

11 Kardeþlerimiz Kuzu'nun kanýyla Ve ettikleri tanýklýk bildirisiyle Onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar Vazgeçmiþlerdi can sevgisinden.

12 Bunun için, ey gökler ve orada yaþayanlar, Sevinin! Vay halinize, yer ve deniz! Çünkü Ýblis zamanýnýn az olduðunu bilerek Büyük bir öfkeyle üzerinize indi.'

13 Ejderha yeryüzüne atýldýðýný görünce, erkek çocuðu doðuran kadýný kovalamaya baþladý.

14 Yýlanýn önünden çöle, üç buçuk yýl*fx* besleneceði yere uçup kaçabilmesi için kadýna büyük kartal kanatlarý verildi.

15 Yýlan aðzýndan, kadýný selle süpürüp götürmek için onun ardýndan ýrmak gibi su akýttý.

16 Ama yeryüzü, aðzýný açýp ejderhanýn aðzýndan akýttýðý ýrmaðý yutarak kadýna yardým etti.

17 Bunun üzerine ejderha kadýna öfkelendi. Kadýnýn soyundan geriye kalanlarla, Tanrý'nýn buyruklarýný yerine getirip Ýsa'ya tanýklýklarýný sürdürenlerle savaþmaya gitti.

18 Denizin kýyýsýnda dikilip durdu.

13

1 Sonra on boynuzlu, yedi baþlý bir canavarýn denizden çýktýðýný gördüm. Boynuzlarýnýn üzerinde on taç vardý, baþlarýnýn üzerinde küfür niteliðinde adlar yazýlýydý.

2 Gördüðüm canavar parsa benziyordu. Ayaklarý ayý ayaðý, aðzý aslan aðzý gibiydi. Ejderha canavara kendi gücü ve tahtýyla birlikte büyük yetki verdi.

3 Canavarýn baþlarýndan biri ölümcül bir yara almýþa benziyordu. Ne var ki, bu ölümcül yara iyileþmiþti. Bütün dünya þaþkýnlýk içinde canavarýn ardýndan gitti.

4 Ýnsanlar canavara yetki veren ejderhaya taptýlar. 'Canavar gibisi var mý? Onunla kim savaþabilir?' diyerek canavara da taptýlar.

5 Canavara, kurumlu sözler söyleyen, küfürler savuran bir aðýz ve kýrk iki ay süreyle kullanabileceði bir yetki verildi.

6 Tanrý'ya küfretmek, O'nun adýna ve konutuna, yani gökte yaþayanlara küfretmek için aðzýný açtý.

7 Kutsallarla savaþýp onlarý yenmesine izin verildi. Canavar her oymak, her halk, her dil, her ulus üzerinde yetkili kýlýndý.

8 Yeryüzünde yaþayan ve dünya kurulalý beri boðazlanmýþ Kuzu'nun yaþam kitabýna adý yazýlmamýþ olan herkes ona tapacak.

9 Kulaðý olan iþitsin!

10 Tutsak düþecek olan*fx* Tutsak düþecek. Kýlýçla öldürülecek olan*fx* Kýlýçla öldürülecek.

11 Bundan sonra baþka bir canavar gördüm. Yerden çýkan bu canavarýn kuzu gibi iki boynuzu vardý, ama ejderha gibi ses çýkarýyordu.

12 Ýlk canavarýn bütün yetkisini onun adýna kullanýyor, yeryüzünü ve orada yaþayanlarý ölümcül yarasý iyileþen ilk canavara tapmaya zorluyordu.

13 Ýnsanlarýn gözü önünde, gökten yere ateþ yaðdýracak kadar büyük belirtiler gerçekleþtiriyordu.

14 Ýlk canavarýn adýna gerçekleþtirmesine izin verilen belirtiler sayesinde, yeryüzünde yaþayanlarý saptýrdý. Onlara kýlýçla yaralanan, ama sað kalan canavarýn onuruna bir heykel yapmalarýný buyurdu.

15 Canavarýn heykeline yaþam soluðu vermesi için kendisine güç verildi. Öyle ki, heykel konuþabilsin ve kendisine tapmayan herkesi öldürebilsin.

16 Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sað eline ya da alnýna bir iþaret vurduruyordu.

17 Öyle ki, bu iþareti, yani canavarýn adýný ya da adýný simgeleyen sayýyý taþýmayan ne bir þey satýn alabilsin, ne de satabilsin.

18 Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayýyý hesaplasýn. Çünkü bu sayý insaný*fx* simgeler. Sayýsý 666'dýr.

14

1 Sonra Kuzu'nun Siyon* Daðý'nda durduðunu gördüm. O'nunla birlikte 144 000 kiþi vardý. Alýnlarýnda kendisinin ve Babasý'nýn adlarý yazýlýydý.

2 Gökten, gürül gürül akan sularýn sesini, güçlü gök gürlemesini andýran bir ses iþittim. Ýþittiðim ses, lir çalanlarýn çýkardýðý sese benziyordu.

3 Bu 144 000 kiþi, tahtýn önünde, dört yaratýðýn ve ihtiyarlarýn önünde yeni bir ezgi söylüyordu. Yeryüzünden satýn alýnmýþ olan bu kiþilerden baþka kimse o ezgiyi öðrenemedi.

4 Kendilerini kadýnlarla lekelememiþ olanlar bunlardýr. Pak kiþilerdir. Kuzu nereye giderse ardýsýra giderler. Tanrý'ya ve Kuzu'ya ait olacaklarýn ilk bölümü olmak üzere insanlar arasýndan satýn alýnmýþlardýr.

5 Aðýzlarýndan hiç yalan çýkmamýþtýr. Kusursuzdurlar.

6 Bundan sonra göðün ortasýnda uçan baþka bir melek gördüm. Yeryüzünde yaþayanlara -her ulusa, her oymaða, her dile, her halka- iletmek üzere sonsuza dek kalýcý olan Müjde'yi getiriyordu.

7 Yüksek sesle þöyle diyordu: 'Tanrý'dan korkun! O'nu yüceltin! Çünkü O'nun yargýlama saati geldi. Göðü, yeri, denizi, su pýnarlarýný yaratana tapýnýn!'

8 Ardýndan gelen ikinci bir melek, 'Yýkýldý! Kendi azgýn fuhuþ þarabýný bütün uluslara içiren büyük Babil yýkýldý!' diyordu.

9 Onlarý üçüncü bir melek izledi. Yüksek sesle þöyle diyordu: 'Bir kimse canavara ve heykeline taparsa, alnýna ya da eline canavarýn iþaretini koydurursa, Tanrý gazabýnýn kâsesinde saf olarak hazýrlanmýþ Tanrý öfkesinin þarabýndan içecektir. Böylelerine kutsal meleklerin ve Kuzu'nun önünde ateþ ve kükürtle iþkence edilecek.

10

11 Çektikleri iþkencenin dumaný sonsuzlara dek tütecek. Canavara ve heykeline tapýp onun adýnýn iþaretini alanlar gece gündüz rahat yüzü görmeyecekler.

12 Bu da, Tanrý'nýn buyruklarýný yerine getiren, Ýsa'ya imanlarýný sürdüren kutsallarýn sabrýný gerektirir.'

13 Gökten bir ses iþittim. 'Yaz! Bundan böyle Rab'be ait olarak ölenlere ne mutlu!' diyordu.

14 Sonra beyaz bir bulut gördüm. Bulutun üzerinde 'insanoðluna benzer biri' oturuyordu. Baþýnda altýn bir taç, elinde keskin bir orak vardý.

15 Tapýnaktan çýkan baþka bir melek bulutun üzerinde oturana yüksek sesle baðýrdý: 'Oraðýný uzat ve biç! Biçme saati geldi. Çünkü yerin ekini olgunlaþmýþ bulunuyor.'

16 Bulutun üzerinde oturan, oraðýný yerin üzerine salladý, yerin ekini biçildi.

17 Gökteki tapýnaktan baþka bir melek çýktý. Onun da keskin bir oraðý vardý.

18 Ateþ üzerinde yetkili olan baþka bir melek de sunaktan çýkýp geldi. Keskin oraðý olana yüksek sesle, 'Keskin oraðýný uzat!' dedi. 'Yerin asmasýnýn salkýmlarýný topla. Çünkü üzümleri olgunlaþtý.'

19 Bunun üzerine melek oraðýný yerin üzerine salladý. Yerin asmasýnýn ürününü toplayýp Tanrý öfkesinin büyük masarasýna*fx* attý.

20 Kentin dýþýnda çiðnenen masaradan*fx* kan aktý. Kan, 1 600 ok atýmý*fx* kadar yayýlýp atlarýn gemlerine dek yükseldi.

15

1 Gökte büyük ve þaþýlasý baþka bir belirti gördüm: Son yedi belayý taþýyan yedi melekti. Çünkü Tanrý'nýn öfkesi bu belalarla son buluyordu.

2 Ateþle karýþýk camdan deniz gibi bir þey gördüm. Canavara, heykeline ve adýný simgeleyen sayýya karþý zafer kazananlar, ellerinde Tanrý'nýn verdiði lirlerle cam denizin üzerinde durmuþlardý.

3 Tanrý kulu Musa'nýn ve Kuzu'nun ezgisini söylüyorlardý: 'Her Þeye Gücü Yeten Rab Tanrý, Senin iþlerin büyük ve þaþýlasý iþlerdir. Ey uluslarýn kralý, Senin yollarýn doðru ve adildir. Ya Rab, senden kim korkmaz, Adýný kim yüceltmez? Çünkü kutsal olan yalnýz sensin. Bütün uluslar gelip sana tapýnacaklar. Çünkü adil iþlerin açýkça görüldü.'

4

5 Bundan sonra gökteki tapýnaðýn, yani Tanýklýk Çadýrý'nýn*fx* açýldýðýný gördüm.

6 Yedi belayý taþýyan yedi melek temiz, parlak keten giysiler giymiþ, göðüslerine altýn kuþaklar sarýnmýþ olarak tapýnaktan çýktý.

7 Dört yaratýktan biri yedi meleðe, sonsuzluklar boyunca yaþayan Tanrý'nýn öfkesiyle dolu yedi altýn tas verdi.

8 Tapýnak Tanrý'nýn yüceliðinden ve gücünden ötürü dumanla doldu. Yedi meleðin yedi belasý sona erinceye dek kimse tapýnaða giremedi.

16

1 Sonra tapýnaktan yükselen gür bir sesin yedi meleðe, 'Gidin, Tanrý'nýn öfkesiyle dolu yedi tasý yeryüzüne boþaltýn!' dediðini iþittim.

2 Birinci melek gidip tasýný yeryüzüne boþalttý. Canavarýn iþaretini taþýyýp heykeline tapanlarýn üzerinde acý veren iðrenç yaralar oluþtu.

3 Ýkinci melek tasýný denize boþalttý. Deniz ölü kanýna benzer kana dönüþtü, içindeki bütün canlýlar öldü.

4 Üçüncü melek tasýný ýrmaklara, su pýnarlarýna boþalttý; bunlar da kana dönüþtü.

5 Sulardan sorumlu meleðin þöyle dediðini iþittim: 'Var olan, var olmuþ olan kutsal Tanrý! Bu yargýlarýnda adilsin.

6 Kutsallarýn ve peygamberlerin kanýný döktükleri için, Ýçecek olarak sen de onlara kan verdin. Bunu hak ettiler.'

7 Sunaktan gelen bir sesin, 'Evet, Her Þeye Gücü Yeten Rab Tanrý, Yargýlarýn doðru ve adildir'

8 Dördüncü melek tasýný güneþe boþalttý. Bununla güneþe insanlarý yakma gücü verildi.

9 Ýnsanlar korkunç bir ýsýyla kavruldular. Tövbe edip bu belalara egemen olan Tanrý'yý yücelteceklerine, O'nun adýna küfrettiler.

10 Beþinci melek tasýný canavarýn tahtýna boþalttý. Canavarýn egemenliði karanlýða gömüldü. Ýnsanlar ýstýraptan dillerini ýsýrdýlar.

11 Istýrap ve yaralarýndan ötürü Göðün Tanrýsý'na küfrettiler. Yaptýklarýndan tövbe etmediler.

12 Altýncý melek tasýný büyük Fýrat Irmaðý'na boþalttý. Gündoðusundan gelen krallarýn yolu açýlsýn diye ýrmaðýn sularý kurudu.

13 Bundan sonra ejderhanýn aðzýndan, canavarýn aðzýndan ve sahte peygamberin aðzýndan kurbaðaya benzer üç kötü ruhun çýktýðýný gördüm.

14 Bunlar doðaüstü belirtiler gerçekleþtiren cinlerin ruhlarýdýr. Her Þeye Gücü Yeten Tanrý'nýn büyük gününde olacak savaþ için bütün dünyanýn krallarýný toplamaya gidiyorlar.

15 'Ýþte hýrsýz gibi geliyorum! Çýplak dolaþmamak ve utanç içinde kalmamak için uyanýk durup giysilerini üstünde bulundurana ne mutlu!'

16 Üç kötü ruh, krallarý Ýbranice* Armagedon denilen yere topladýlar.

17 Yedinci melek tasýný havaya boþalttý. Tapýnaktaki tahttan yükselen gür bir ses, 'Tamam!' dedi.

18 O anda þimþekler çaktý, uðultular, gök gürlemeleri iþitildi. Öyle büyük bir deprem oldu ki, yeryüzünde insan oldu olalý bu kadar büyük bir deprem olmamýþtý.

19 Büyük kent üçe bölündü. Uluslarýn kentleri yerle bir oldu. Tanrý büyük Babil'i anýmsadý, ona ateþli gazabýnýn þarabýný içeren kâseyi verdi.

20 Bütün adalar ortadan kalktý, daðlar yok oldu.

21 Ýnsanlarýn üzerine gökten tanesi yaklaþýk kýrk kilo*fx* aðýrlýðýnda iri dolu yaðdý. Dolu belasý öyle korkunçtu ki, insanlar bu yüzden Tanrý'ya küfrettiler.

17

1 Yedi tasý alan yedi melekten biri gelip benimle konuþtu: 'Gel!' dedi. 'Sana engin sularýn kenarýnda oturan büyük fahiþenin çarptýrýlacaðý cezayý göstereyim.

2 Dünya krallarý onunla fuhuþ yaptýlar. Yeryüzünde yaþayanlar onun fuhþunun þarabýyla sarhoþ oldular.'

3 Bundan sonra melek beni Ruh'un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi baþlý, on boynuzlu, üzeri küfür niteliðinde adlarla kaplý kýrmýzý bir canavarýn üstüne oturmuþ bir kadýn gördüm.

4 Kadýn, mor ve kýrmýzý giysilere bürünmüþ, altýnlar, deðerli taþlar, incilerle süslenmiþti. Elinde iðrenç þeylerle, fuhþunun çirkeflikleriyle dolu altýn bir kâse vardý.

5 Alnýna þu gizemli ad yazýlmýþtý: BÜYÜK BABÝL, DÜNYA FAHÝÞELERÝNÝN VE ÝÐRENÇLÝKLERÝNÝN ANASI

6 Kadýnýn, kutsallarýn ve Ýsa'ya tanýklýk etmiþ olanlarýn kanýyla sarhoþ olduðunu gördüm. Onu görünce büyük bir þaþkýnlýða düþtüm.

7 Melek bana, 'Neden þaþtýn?' diye sordu. 'Kadýnýn ve onu taþýyan yedi baþlý, on boynuzlu canavarýn sýrrýný ben sana açýklayayým.

8 Gördüðün canavar bir zamanlar vardý, ama þimdi yok. Biraz sonra dipsiz derinliklerden çýkacak ve yýkýma gidecek. Yeryüzünde yaþayan ve dünya kurulalý beri adlarý yaþam kitabýna yazýlmamýþ olanlar canavarý görünce þaþacaklar. Çünkü o bir zamanlar vardý, þimdi yok, ama yine gelecek.

9 'Bunu anlamak için bilgelik gerek. Yedi baþ, kadýnýn üzerinde oturduðu yedi tepedir; ayný zamanda yedi kraldýr.

10 Bunlarýn beþi düþtü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kýsa süre kalmasý gerek.

11 Yaþamýþ, ama þimdi yok olan canavarýn kendisi sekizinci kraldýr. O da yedilerden biridir ve yýkýma gitmektedir.

12 Gördüðün on boynuz henüz egemenlik sürmemiþ on kraldýr; canavarla birlikte bir saat egemenlik sürmek üzere yetki alacaklar.

13 Düþünce birliði içinde olan bu krallar güçlerini ve yetkilerini canavara verecekler.

14 Kuzu'ya karþý savaþacaklar, ama Kuzu onlarý yenecek. Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, krallarýn Kralý'dýr. O'nunla birlikte olanlar, çaðrýlmýþ, seçilmiþ ve O'na sadýk kalmýþ olanlardýr.'

15 Bundan sonra melek bana, 'Þu gördüðün sular -fahiþenin kenarýnda oturduðu sular- halklar, toplumlar, uluslar ve dillerdir' dedi.

16 'Gördüðün canavarla on boynuz fahiþeden nefret edecek, onu periþan edip çýplak býrakacaklar. Etini yiyip kendisini ateþte yakacaklar.

17 Çünkü Tanrý, amacýný gerçekleþtirme isteðini onlarýn yüreðine koymuþtur. Öyle ki, Tanrý'nýn sözleri yerine gelinceye dek krallýklarýný canavara devretmekte sözbirliði edecekler.

18 Gördüðün kadýn dünya krallarý üzerinde egemenlik süren büyük kenttir.'

18

1 Bundan sonra büyük yetkiye sahip baþka bir meleðin gökten indiðini gördüm. Yeryüzü onun görkemiyle aydýnlandý.

2 Melek gür bir sesle baðýrdý: 'Yýkýldý! Büyük Babil yýkýldý! Cinlerin barýnaðý, Her kötü ruhun uðraðý, Her murdar* ve iðrenç kuþun sýðýnaðý oldu.

3 Çünkü bütün uluslar Azgýn fuhþunun þarabýndan içtiler. Dünya krallarý da Onunla fuhuþ yaptýlar. Dünya tüccarlarý Onun aþýrý sefahatiyle zenginleþtiler.'

4 Gökten baþka bir ses iþittim: 'Ey halkým!' diyordu. 'Onun günahlarýna ortak olmamak, Uðradýðý belalara uðramamak için çýk oradan!

5 Çünkü üst üste yýðýlan günahlarý göðe eriþti, Ve Tanrý onun suçlarýný anýmsadý.

6 Babil nasýl davrandýysa, karþýlýðýný ona aynen verin, Yaptýklarýnýn iki katýný ödeyin. Hazýrladýðý kâsedeki içkinin Ýki katýný hazýrlayýp ona içirin.

7 Kendini yücelttiði, sefahate verdiði oranda Istýrap ve keder verin ona. Çünkü içinden diyor ki,

8 Bu nedenle baþýna gelecek belalar -Ölüm, yas ve kýtlýk- Bir gün içinde gelecek. Ateþ onu yiyip bitirecek. Çünkü onu yargýlayan Rab Tanrý güçlüdür.

9 'Kendisiyle fuhuþ yapan ve sefahatte yaþayan dünya krallarý onu yakan ateþin dumanýný görünce onun için aðlayýp dövünecekler.

10 Çektiði ýstýraptan dehþete düþecek, uzakta durup, diyecekler.

11 'Dünya tüccarlarý onun için aðlayýp yas tutuyor. Çünkü mallarýný satýn alacak kimse yok artýk.

12 Altýný, gümüþü, deðerli taþlarý, incileri, ince keteni, ipeði, mor ve kýrmýzý kumaþlarý, her çeþit kokulu aðacý, fildiþinden yapýlmýþ her çeþit eþyayý, en pahalý aðaçlardan, tunç, demir ve mermerden yapýlmýþ her çeþit malý, tarçýn ve kakule, buhur, güzel kokulu yað, günnük, þarap, zeytinyaðý, ince un ve buðdayý, sýðýrlarý, koyunlarý, atlarý, arabalarý ve köleleri, insanlarýn canýný satýn alacak kimse yok artýk.

13

14 'Diyecekler ki,

15 Babil'de bu mallarý satarak zenginleþen tüccarlar, kentin çektiði ýstýraptan dehþete düþecekler. Uzakta durup aðlayacak, yas tutacaklar.

16 ' diyecekler. <Ýnce keten, mor ve kýrmýzý kumaþ kuþanmýþ, Altýn, deðerli taþ ve incilerle süslenmiþ Koca kent!

17 Onca büyük zenginlik Bir saat içinde yok oldu.>

18

19 Baþlarýna toprak döktüler, yas tutup aðlayarak feryat ettiler:

20 Ey gök, kutsallar, elçiler, peygamberler! Onun baþýna gelenlere sevinin! Çünkü Tanrý onu yargýlayýp hakkýnýzý aldý.'

21 Sonra güçlü bir melek deðirmen taþýna benzer büyük bir taþý kaldýrýp denize atarak þöyle dedi: 'Koca kent Babil de Ýþte böyle þiddetle atýlacak Ve bir daha görülmeyecek.

22 Artýk sende lir çalanlarýn, ezgi okuyanlarýn, Kaval ve borazan çalanlarýn sesi Hiç iþitilmeyecek. Artýk sende hiçbir el sanatýnýn ustasý bulunmayacak. Sende artýk deðirmen sesi duyulmayacak.

23 Artýk sende hiç kandil ýþýðý parlamayacak. Sende artýk gelin güvey sesi duyulmayacak. Senin tüccarlarýn dünyanýn büyükleriydi. Bütün uluslar senin büyücülüðünle yoldan sapmýþtý.

24 Peygamberlerin, kutsallarýn Ve yeryüzünde boðazlanan herkesin kaný Sende bulundu.'

19

1 Bundan sonra gökte büyük bir kalabalýðýn sesini andýran yüksek bir ses iþittim. 'Haleluya*fx*!' diyorlardý. 'Kurtarýþ, yücelik ve güç Tanrýmýz'a özgüdür.

2 Çünkü O'nun yargýlarý doðru ve adildir. Yeryüzünü fuhþuyla yozlaþtýran Büyük fahiþeyi yargýlayýp Kendi kullarýnýn kanýnýn öcünü aldý.'

3 Ýkinci kez, 'Haleluya! Onun dumaný sonsuzlara dek tütecek' dediler.

4 Yirmi dört ihtiyarla dört yaratýk yere kapanýp, 'Amin! Haleluya!' diyerek tahtta oturan Tanrý'ya tapýndýlar.

5 Sonra tahttan bir ses yükseldi: 'Ey Tanrýmýz'ýn bütün kullarý! Küçük büyük, O'ndan korkan hepiniz, O'nu övün!'

6 Ardýndan büyük bir kalabalýðýn, gürül gürül akan sularýn, güçlü gök gürlemelerinin sesine benzer sesler iþittim. 'Haleluya!' diyorlardý. 'Çünkü Her Þeye Gücü Yeten Rab Tanrýmýz Egemenlik sürüyor.

7 Sevinelim, coþalým! O'nu yüceltelim! Çünkü Kuzu'nun düðünü baþlýyor, Gelini hazýrlandý.

8 Giymesi için ona temiz ve parlak Ýnce keten giysiler verildi.'

9 Sonra melek bana, 'Yaz!' dedi. 'Ne mutlu Kuzu'nun düðün þölenine çaðrýlmýþ olanlara!' Ardýndan ekledi: 'Bunlar gerçek sözlerdir, Tanrý'nýn sözleridir.'

10 Ona tapýnmak üzere ayaklarýna kapandým. Ama o, 'Sakýn yapma!' dedi. 'Ben de senin ve Ýsa'ya tanýklýðýný sürdüren kardeþlerin gibi bir Tanrý kuluyum. Tanrý'ya tap! Çünkü Ýsa'ya tanýklýk, peygamberlik ruhunun özüdür.'

11 Bundan sonra göðün açýlmýþ olduðunu, beyaz bir atýn orada durduðunu gördüm. Binicisinin adý Sadýk ve Gerçek'tir. Adaletle yargýlar, savaþýr.

12 Gözleri alev alev yanan ateþ gibidir. Baþýnda çok sayýda taç var. Üzerinde kendisinden baþka kimsenin bilmediði bir ad yazýlýdýr.

13 Kana batýrýlmýþ bir kaftan giymiþti. Tanrý'nýn Sözü adýyla anýlýr.

14 Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüþ olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiþ O'nu izliyorlardý.

15 Aðzýndan uluslarý vuracak keskin bir kýlýç uzanýyor. Onlarý demir çomakla güdecek. Her Þeye Gücü Yeten Tanrý'nýn ateþli gazabýnýn þarabýný üreten masarayý*fx* kendisi çiðneyecek.

16 Kaftanýnýn ve kalçasýnýn üzerinde þu ad yazýlýydý: KRALLARIN KRALI VE RABLERÝN RABBÝ

17 Bundan sonra güneþte duran bir melek gördüm. Göðün ortasýnda uçan bütün kuþlarý yüksek sesle çaðýrdý: 'Krallarýn, komutanlarýn, güçlü adamlarýn, atlarla binicilerinin, özgür köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanýn, Tanrý'nýn büyük þölenine gelin!'

18

19 Sonra canavarý, dünya krallarýný ve onlarýn ordularýný, ata binmiþ Olan'la O'nun ordusuna karþý savaþmak üzere toplanmýþ gördüm.

20 Canavarla onun önünde doðaüstü belirtiler gerçekleþtiren sahte peygamber yakalandý. Sahte peygamber, canavarýn iþaretini alýp heykeline tapanlarý bu belirtilerle saptýrmýþtý. Her ikisi de kükürtle yanan ateþ gölüne diri diri atýldý.

21 Geriye kalanlar, ata binmiþ Olan'ýn aðzýndan uzanan kýlýçla öldürüldü. Bütün kuþlar bunlarýn etiyle doydu.

20

1 Sonra bir meleðin gökten indiðini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarý ve büyük bir zincir vardý.

2 Melek ejderhayý -Ýblis ya da Þeytan denen o eski yýlaný- yakalayýp bin yýl için baðladý.

3 Bin yýl tamamlanýncaya dek uluslarý bir daha saptýrmasýn diye onu dipsiz derinliklere attý, oraya kapayýp giriþi mühürledi. Bin yýl geçtikten sonra kýsa bir süre için serbest býrakýlmasý gerekiyor.

4 Bazý tahtlar ve bunlara oturanlarý gördüm. Onlara yargýlama yetkisi verilmiþti. Ýsa'ya tanýklýk ve Tanrý'nýn sözü uðruna baþý kesilenlerin canlarýný da gördüm. Bunlar, canavara ve heykeline tapmamýþ, alýnlarýna ve ellerine onun iþaretini almamýþ olanlardý. Hepsi dirilip Mesih'le birlikte bin yýl egemenlik sürdüler.

5 Ýlk diriliþ budur. Ölülerin geri kalaný bin yýl tamamlanmadan dirilmedi.

6 Ýlk diriliþe dahil olanlar mutlu ve kutsaldýr. Ýkinci ölümün bunlarýn üzerinde yetkisi yoktur. Onlar Tanrý'nýn ve Mesih'in kâhinleri* olacak, O'nunla birlikte bin yýl egemenlik sürecekler.

7 Bin yýl tamamlanýnca Þeytan atýldýðý zindandan serbest býrakýlacak.

8 Yeryüzünün dört bucaðýndaki uluslarý -Gog'la Magog'u*fx*- saptýrmak, savaþ için bir araya toplamak üzere zindandan çýkacak. Toplananlarýn sayýsý deniz kumu kadar çoktur.

9 Yeryüzünün dört bir yanýndan gelerek kutsallarýn ordugahýný ve sevilen kenti kuþattýlar. Ama gökten ateþ yaðdý, onlarý yakýp yok etti.

10 Onlarý saptýran Ýblis ise canavarla sahte peygamberin de içinde bulunduðu ateþ ve kükürt gölüne atýldý. Gece gündüz, sonsuzlara dek iþkence çekeceklerdir.

11 Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturaný gördüm. Yerle gök önünden kaçtýlar, yok olup gittiler.

12 Tahtýn önünde duran küçük büyük, ölüleri gördüm. Sonra kitaplar açýldý. Yaþam kitabý denen baþka bir kitap daha açýldý. Ölüler kitaplarda yazýlanlara bakýlarak yaptýklarýna göre yargýlandý.

13 Deniz kendisinde olan ölüleri, ölüm ve ölüler diyarý da kendilerinde olan ölüleri teslim ettiler. Her biri yaptýklarýna göre yargýlandý.

14 Ölüm ve ölüler diyarý ateþ gölüne atýldý. Ýþte bu ateþ gölü ikinci ölümdür.

15 Adý yaþam kitabýna yazýlmamýþ olanlar ateþ gölüne atýldý.

21

1 Bundan sonra yeni bir gökle yeni bir yeryüzü gördüm. Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmýþtý. Deniz de yoktu artýk.

2 Kutsal kentin, yeni Yeruþalim'in gökten, Tanrý'nýn yanýndan indiðini gördüm. Güveyi için hazýrlanmýþ süslü bir gelin gibiydi.

3 Tahttan yükselen gür bir sesin þöyle dediðini iþittim: 'Ýþte, Tanrý'nýn konutu insanlarýn arasýndadýr. Tanrý onlarýn arasýnda yaþayacak. Onlar O'nun halký olacaklar, Tanrý'nýn kendisi de onlarýn arasýnda bulunacak.

4 Onlarýn gözlerinden bütün yaþlarý silecek. Artýk ölüm olmayacak. Artýk ne yas, ne aðlayýþ, ne de ýstýrap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktý.'

5 Tahtta oturan, 'Ýþte her þeyi yeniliyorum' dedi. Sonra, 'Yaz!' diye ekledi, 'Çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir.'

6 Bana, 'Tamam!' dedi, 'Alfa* ve Omega*, baþlangýç ve son Ben'im. Susayana yaþam suyunun pýnarýndan karþýlýksýz su vereceðim.

7 Galip gelen bunlarý miras alacak. Ben onun Tanrýsý olacaðým, o da bana oðul olacak.

8 Ama korkak, imansýz, iðrenç, adam öldüren, fuhuþ yapan, büyücü, putperest ve bütün yalancýlara gelince, onlarýn yeri, kükürtle yanan ateþ gölüdür. Ýkinci ölüm budur.'

9 Son yedi belayla dolu yedi tasý taþýyan yedi melekten biri gelip benimle konuþtu. 'Gel!' dedi, 'Kuzu'ya eþ olacak gelini sana göstereyim.'

10 Sonra melek beni Ruh'un yönetiminde büyük, yüksek bir daða götürdü. Oradan bana gökten, Tanrý'nýn yanýndan inen ve O'nun görkemiyle ýþýldayan kutsal kenti, Yeruþalim'i gösterdi. Kentin ýþýltýsý çok deðerli bir taþýn, billur gibi parýldayan yeþim taþýnýn ýþýltýsýna benziyordu.

11

12 Büyük ve yüksek surlarý ve on iki kapýsý vardý. Kapýlarý on iki melek bekliyordu. Kapýlarýn üzerine Ýsrailoðullarý'nýn on iki oymaðýnýn adlarý yazýlmýþtý.

13 Doðuda üç kapý, kuzeyde üç kapý, güneyde üç kapý, batýda üç kapý vardý.

14 Kenti çevreleyen surlarýn on iki temel taþý bulunuyordu. Bunlarýn üzerinde Kuzu'nun on iki elçisinin adlarý yazýlýydý.

15 Benimle konuþan meleðin elinde kenti ve kent kapýlarýyla surlarý ölçmek için altýn bir ölçü kamýþý vardý.

16 Kent kare biçimindeydi, uzunluðu enine eþitti. Melek kenti kamýþla ölçtü, her bir yaný 12 000 ok atýmý*fx* geldi. Uzunluðu, eni ve yüksekliði birbirine eþitti.

17 Melek surlarý da ölçtü. Kullandýðý insan ölçüsüne göre 144 arþýndý*fx*.

18 Surlar yeþimden yapýlmýþtý. Kent ise, cam duruluðunda saf altýndandý.

19 Kent surlarýnýn temelleri her tür deðerli taþla bezenmiþti. Birinci temel taþý yeþim, ikincisi laciverttaþý, üçüncüsü akik, dördüncüsü zümrüt, beþincisi damarlý akik, altýncýsý kýrmýzý akik, yedincisi sarý yakut, sekizincisi beril, dokuzuncusu topaz, onuncusu sarýca zümrüt, on birincisi gökyakut, on ikincisi ametistti.

20

21 On iki kapý on iki inciydi; kapýlarýn her biri birer inciden yapýlmýþtý. Kentin anayolu cam saydamlýðýnda saf altýndandý.

22 Kentte tapýnak görmedim. Çünkü Her Þeye Gücü Yeten Rab Tanrý ve Kuzu, kentin tapýnaðýdýr.

23 Aydýnlanmak için kentin güneþ ya da aya gereksinimi yoktur. Çünkü Tanrý'nýn görkemi onu aydýnlatýyor. Kuzu da onun çýrasýdýr.

24 Uluslar kentin ýþýðýnda yürüyecekler. Dünya krallarý servetlerini oraya getirecekler.

25 Kentin kapýlarý gündüz hiç kapanmayacak, orada gece olmayacak.

26 Uluslarýn görkemi ve zenginliði oraya taþýnacak.

27 Oraya murdar* hiçbir þey, iðrenç ve aldatýcý iþler yapan hiç kimse asla girmeyecek; yalnýz adlarý Kuzu'nun yaþam kitabýnda yazýlý olanlar girecek.

22

1 Melek bana Tanrý'nýn ve Kuzu'nun tahtýndan çýkan billur gibi berrak yaþam suyu ýrmaðýný gösterdi.

2 Kentin anayolunun ortasýnda akan ýrmaðýn iki yanýnda on iki çeþit meyve üreten ve her ay meyvesini veren yaþam aðacý bulunuyordu. Aðacýn yapraklarý uluslara þifa vermek içindir.

3 Artýk hiçbir lanet kalmayacak. Tanrý'nýn ve Kuzu'nun tahtý kentin içinde olacak, kullarý O'na tapýnacak.

4 O'nun yüzünü görecek, alýnlarýnda O'nun adýný taþýyacaklar.

5 Artýk gece olmayacak. Çýra ýþýðýna da güneþ ýþýðýna da gereksinmeleri olmayacak. Çünkü Rab Tanrý onlara ýþýk verecek ve sonsuzlara dek egemenlik sürecekler.

6 Melek bana, 'Bu sözler güvenilir ve gerçektir' dedi. 'Peygamberlerin ruhlarýnýn Tanrýsý olan Rab, yakýn zamanda olmasý gereken olaylarý kullarýna göstermek için meleðini gönderdi.'

7 'Ýþte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!'

8 Bunlarý iþiten ve gören ben Yuhanna'yým. Ýþitip gördüðümde bunlarý bana gösteren meleðe tapmak için ayaklarýna kapandým.

9 Ama o bana, 'Sakýn yapma!' dedi, 'Ben senin, peygamber kardeþlerin ve bu kitabýn sözlerine uyanlar gibi bir Tanrý kuluyum. Tanrý'ya tap!'

10 Sonra bana, 'Bu kitabýn peygamberlik sözlerini mühürleme' dedi, 'Çünkü beklenen zaman yakýndýr.

11 Kötülük yapan, yine kötülük yapsýn. Kirli olan, kirli iþlerini sürdürsün. Doðru olan, yine doðruyu yapsýn. Kutsal olan kutsal kalsýn.'

12 'Ýþte tez geliyorum! Vereceðim ödüller yanýmdadýr. Herkese yaptýðýnýn karþýlýðýný vereceðim.

13 Alfa* ve Omega*, birinci ve sonuncu, baþlangýç ve son Ben'im.

14 'Kaftanlarýný yýkayan, böylelikle yaþam aðacýndan yemeye hak kazanarak kapýlardan geçip kente girenlere ne mutlu!

15 Köpekler*fx*, büyücüler, fuhuþ yapanlar, adam öldürenler, putperestler, yalaný sevip hile yapanlarýn hepsi dýþarýda kalacaklar.

16 'Ben Ýsa, kiliselerle* ilgili bu tanýklýðý sizlere iletsin diye meleðimi gönderdim. Davut'un kökü ve soyu Ben'im, parlak sabah yýldýzý Ben'im.'

17 Ruh ve Gelin*fx*, 'Gel!' diyorlar. Ýþiten, 'Gel!' desin. Susayan gelsin. Dileyen, yaþam suyundan karþýlýksýz alsýn.

18 Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarýyorum! Her kim bu sözlere bir þey katarsa, Tanrý da bu kitapta yazýlý belalarý ona katacaktýr.

19 Her kim bu peygamberlik kitabýnýn sözlerinden bir þey çýkarýrsa, Tanrý da bu kitapta yazýlý yaþam aðacýndan ve kutsal kentten ona düþen payý çýkaracaktýr.

20 Bunlara tanýklýk eden, 'Evet, tez geliyorum!' diyor. Amin! Gel, ya Rab Ýsa!

21 Rab Ýsa'nýn lütfu kutsallarla birlikte olsun! Amin.