1

1 Tanrý'nýn isteðiyle Mesih Ýsa'nýn elçisi olmaya çaðrýlan ben Pavlus ve kardeþimiz Sostenis'ten Tanrý'nýn Korint'teki kilisesine* selam! Mesih Ýsa'da kutsal kýlýnmýþ, kutsal olmaya çaðrýlmýþ olan sizlere ve hepimizin Rabbi Ýsa Mesih'in adýný her yerde anan herkese Babamýz Tanrý'dan ve Rab Ýsa Mesih'ten lütuf ve esenlik olsun.

2

3

4 Tanrý'nýn Mesih Ýsa'da size baðýþladýðý lütuftan ötürü sizin için her zaman Tanrým'a þükrediyorum.

5 Mesih'le ilgili tanýklýðýmýz sizde pekiþtiði gibi Mesih'te her bakýmdan -her tür söz ve bilgi bakýmýndan- zenginleþtiniz.

6

7 Þöyle ki, Rabbimiz Ýsa Mesih'in görünmesini beklerken hiçbir ruhsal armaðandan yoksun deðilsiniz.

8 Rabbimiz Ýsa Mesih kendi gününde kusursuz olmanýz için sizi sonuna dek pekiþtirecektir.

9 Sizleri Oðlu Rabbimiz Ýsa Mesih'le paydaþlýða çaðýran Tanrý güvenilirdir.

10 Kardeþler, Rabbimiz Ýsa Mesih'in adýyla yalvarýyorum: Hepiniz uyum içinde olun, aranýzda bölünmeler olmadan ayný düþünce ve görüþte birleþin.

11 Kardeþlerim, Kloi'nin ev halkýndan aranýzda çekiþmeler olduðunu öðrendim.

12 Þunu demek istiyorum: Her biriniz, 'Ben Pavlus yanlýsýyým', 'Ben Apollos yanlýsýyým', 'Ben Kefas* yanlýsýyým' ya da 'Ben Mesih yanlýsýyým' diyormuþ.

13 Mesih bölündü mü? Sizin için çarmýha gerilen Pavlus muydu? Pavlus'un adýyla mý vaftiz* edildiniz?

14 Hiç kimse benim adýmla vaftiz edildiðinizi söylemesin diye Krispus'la Gayus'tan baþka hiçbirinizi vaftiz etmediðim için Tanrý'ya þükrediyorum.

15

16 Evet, bir de Ýstefanas'ýn ev halkýný vaftiz ettim; bunun dýþýnda kimseyi vaftiz ettiðimi anýmsamýyorum.

17 Çünkü Mesih beni vaftiz etmeye deðil, Mesih'in çarmýhtaki ölümü boþa gitmesin diye, bilgece sözlere dayanmaksýzýn Müjde'yi yaymaya gönderdi.

18 Çarmýhla ilgili bildiri mahva gidenler için saçmalýk, biz kurtulmakta olanlar içinse Tanrý gücüdür.

19 Nitekim þöyle yazýlmýþtýr: 'Bilgelerin bilgeliðini yok edeceðim, Akýllýlarýn aklýný boþa çýkaracaðým.'

20 Hani nerede bilge kiþi? Din bilgini* nerede? Nerede bu çaðýn hünerli tartýþmacýsý? Tanrý dünya bilgeliðinin saçma olduðunu göstermedi mi?

21 Mademki dünya Tanrý'nýn bilgeliði uyarýnca Tanrý'yý kendi bilgeliðiyle tanýmadý, Tanrý iman edenleri saçma sayýlan bildiriyle kurtarmaya razý oldu.

22 Yahudiler doðaüstü belirtiler ister, Grekler'se* bilgelik arar.

23 Ama biz çarmýha gerilmiþ Mesih'i duyuruyoruz. Yahudiler bunu yüzkarasý, öteki uluslar da saçmalýk sayarlar.

24 Oysa Mesih, çaðrýlmýþ olanlar için -ister Yahudi ister Grek olsun- Tanrý'nýn gücü ve Tanrý'nýn bilgeliðidir.

25 Çünkü Tanrý'nýn 'saçmalýðý' insan bilgeliðinden daha üstün, Tanrý'nýn 'zayýflýðý' insan gücünden daha güçlüdür.

26 Kardeþlerim, aldýðýnýz çaðrýyý düþünün. Birçoðunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kiþiler deðildiniz.

27 Ne var ki, Tanrý bilgeleri utandýrmak için dünyanýn saçma saydýklarýný, güçlüleri utandýrmak için de dünyanýn zayýf saydýklarýný seçti.

28 Dünyanýn önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanýn önemsiz, soysuz, deðersiz gördüklerini seçti.

29 Öyle ki, Tanrý'nýn önünde hiç kimse övünemesin.

30 Ama siz Tanrý sayesinde Mesih Ýsa'dasýnýz. O bizim için tanrýsal bilgelik, doðruluk, kutsallýk ve kurtuluþ oldu.

31 Bunun için yazýlmýþ olduðu gibi, 'Övünen, Rab'le övünsün.'

2

1 Kardeþler, Tanrý'yla ilgili bildiriyi*fx* duyurmak için size geldiðimde, söz ustalýðýyla ya da üstün bilgelikle gelmedim.

2 Aranýzdayken, Ýsa Mesih'ten ve O'nun çarmýha geriliþinden baþka hiçbir þey bilmemeye kararlýydým.

3 Size zayýflýk ve korku içinde geldim, tir tir titriyordum!

4 Sözüm ve bildirim, insan bilgeliðinin ikna edici sözlerine deðil, Ruh'un kanýtlayýcý gücüne dayanýyordu.

5 Öyle ki, imanýnýz insan bilgeliðine deðil, Tanrý gücüne dayansýn.

6 Gerçi olgun kiþiler arasýnda bilgece sözler söylüyoruz; ama bu bilgelik ne þimdiki çaðýn, ne de bu çaðýn gelip geçici önderlerinin bilgeliðidir.

7 Tanrý'nýn saklý bilgeliðinden gizemli biçimde söz ediyoruz. Zamanýn baþlangýcýndan önce Tanrý'nýn bizim yüceliðimiz için belirlediði bu bilgeliði bu çaðýn önderlerinden hiçbiri anlamadý. Anlasalardý yüce Rab'bi çarmýha germezlerdi.

8

9 Yazýlmýþ olduðu gibi, 'Tanrý'nýn kendisini sevenler için hazýrladýklarýný Hiçbir göz görmedi, Hiçbir kulak duymadý, Hiçbir insan yüreði kavramadý.'

10 Oysa Tanrý Ruh aracýlýðýyla bunlarý bize açýkladý. Çünkü Ruh her þeyi, Tanrý'nýn derin düþüncelerini bile araþtýrýr.

11 Ýnsanýn düþüncelerini, insanýn içindeki ruhundan baþka kim bilebilir? Bunun gibi, Tanrý'nýn düþüncelerini de Tanrý'nýn Ruhu'ndan baþkasý bilemez.

12 Tanrý'nýn bize lütfettiklerini bilelim diye, bu dünyanýn ruhunu deðil, Tanrý'dan gelen Ruh'u aldýk.

13 Ruhsal kiþilere ruhsal gerçekleri açýklarken, Tanrý'nýn lütfettiklerini insan bilgeliðinin öðrettiði sözlerle deðil, Ruh'un öðrettiði sözlerle bildiririz.

14 Doðal kiþi, Tanrý'nýn Ruhu'yla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir, ruhça deðerlendirildikleri için bunlarý anlayamaz.

15 Ruhsal kiþi her konuda yargý yürütebilir, ama kimse onun hakkýnda yargý yürütemez.

16 'Rab'bin düþüncesini kim bildi ki, O'na öðüt verebilsin?'

3

1 Kardeþler, ben sizinle ruhsal kiþilerle konuþur gibi konuþamadým. Benliðe uyanlarla, Mesih'te henüz bebeklik çaðýnda olanlarla konuþur gibi konuþtum.

2 Size süt verdim, katý yiyecek deðil. Çünkü katý yiyeceði henüz yiyemiyordunuz. Þimdi bile yiyemezsiniz.

3 Çünkü hâlâ benliðe uyuyorsunuz. Aranýzda kýskançlýk ve çekiþme olmasý, benliðe uyduðunuzu, öbür insanlar gibi yaþadýðýnýzý göstermiyor mu?

4 Biriniz, 'Ben Pavlus yanlýsýyým', ötekiniz, 'Ben Apollos yanlýsýyým' diyorsa, öbür insanlardan ne farkýnýz kalýr?

5 Apollos kim, Pavlus kim? Ýman etmenize aracý olmuþ hizmetkârlardýr. Rab her birimize bir görev vermiþtir.

6 Tohumu ben ektim, Apollos suladý. Ama Tanrý büyüttü.

7 Önemli olan, eken ya da sulayan deðil, ekileni büyüten Tanrý'dýr.

8 Ekenle sulayanýn deðeri birdir. Her biri kendi emeðinin karþýlýðýný alacaktýr.

9 Biz Tanrý'nýn emektaþlarýyýz. Sizler de Tanrý'nýn tarlasý, Tanrý'nýn binasýsýnýz.

10 Tanrý'nýn bana lütfettiði görev uyarýnca bilge bir mimar gibi temel attým, baþkalarý da bu temel üzerine inþa ediyor. Herkes nasýl inþa ettiðine dikkat etsin.

11 Çünkü hiç kimse atýlan temelden, yani Ýsa Mesih'ten baþka bir temel atamaz.

12 Bu temel üzerine kimi altýn, gümüþ ya da deðerli taþlarla, kimi de tahta, ot ya da kamýþla inþa edecek.

13 Herkesin yaptýðý iþ belli olacak, yargý günü ortaya çýkacak. Herkesin iþi ateþle açýða vurulacak. Ateþ her iþin niteliðini sýnayacak.

14 Bir kimsenin inþa ettikleri ateþe dayanýrsa, o kimse ödülünü alacak.

15 Yaptýklarý yanarsa, zarar edecek. Kendisi kurtulacak, ama ateþten geçmiþ gibi olacaktýr.

16 Tanrý'nýn tapýnaðý olduðunuzu, Tanrý'nýn Ruhu'nun sizde yaþadýðýný bilmiyor musunuz?

17 Kim Tanrý'nýn tapýnaðýný yýkarsa, Tanrý da onu yýkacak. Çünkü Tanrý'nýn tapýnaðý kutsaldýr ve o tapýnak sizsiniz.

18 Kimse kendini aldatmasýn. Aranýzdan biri bu çaðýn ölçülerine göre kendini bilge sanýyorsa, bilge olmak için 'akýlsýz' olsun!

19 Çünkü bu dünyanýn bilgeliði Tanrý'nýn gözünde akýlsýzlýktýr. Yazýlmýþ olduðu gibi, 'O, bilgeleri kurnazlýklarýnda yakalar.'

20 Yine, 'Rab bilgelerin düþüncelerinin boþ olduðunu bilir' diye yazýlmýþtýr.

21 Bu nedenle hiç kimse insanlarla övünmesin. Çünkü her þey sizindir.

22 Pavlus, Apollos, Kefas*, dünya, yaþam ve ölüm, þimdiki ve gelecek zaman, her þey sizindir.

23 Siz Mesih'insiniz, Mesih de Tanrý'nýndýr.

4

1 Böylece insanlar bizi Mesih'in hizmetkârlarý ve Tanrý'nýn sýrlarýnýn kâhyalarý saysýn.

2 Kâhyada aranan baþlýca nitelik güvenilir olmasýdýr.

3 Sizin tarafýnýzdan ya da olaðan bir mahkeme tarafýndan yargýlanýrsam hiç aldýrmam. Kendi kendimi de yargýlamýyorum.

4 Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargýlayan Rab'dir.

5 Bu nedenle, belirlenen zamandan önce hiçbir þeyi yargýlamayýn. Rab'bin geliþini bekleyin. O, karanlýðýn gizlediklerini aydýnlýða çýkaracak, yüreklerdeki amaçlarý açýða vuracaktýr. O zaman herkes Tanrý'dan payýna düþen övgüyü alacaktýr.

6 Kardeþler, bizden örnek alarak, 'Yazýlmýþ olanýn dýþýna çýkmayýn' sözünün anlamýný öðrenmeniz için bu ilkeleri sizin yararýnýza kendime ve Apollos'a uyguladým. Öyle ki, hiç kimse biriyle övünüp bir baþkasýný hor görmesin.

7 Seni baþkasýndan üstün kýlan kim? Tanrý'dan almadýðýn neyin var ki? Madem aldýn, niçin almamýþ gibi övünüyorsun?

8 Zaten tok ve zenginsiniz! Biz olmadan krallar olmuþsunuz! Keþke gerçekten krallar olsaydýnýz da, biz de sizinle birlikte krallýk etseydik!

9 Kanýmca Tanrý biz elçileri, en geriden gelen ölüm hükümlüleri gibi gözler önüne serdi. Hem melekler hem insanlar için, bütün evren için seyirlik oyun olduk.

10 Biz Mesih uðruna akýlsýzýz, ama siz Mesih'te akýllýsýnýz! Biz zayýfýz, siz güçlüsünüz! Siz saygýdeðer kiþilersiniz, bizse deðersiziz!

11 Þu ana dek aç, susuz, çýplaðýz. Dövülüyoruz, barýnacak yerimiz yok.

12 Kendi ellerimizle çalýþýp emek veriyoruz. Bize sövenlere iyilik diliyoruz, zulmedilince sabrediyoruz.

13 Ýftiraya uðrayýnca tatlýlýkla karþýlýk veriyoruz. Þu ana dek adeta dünyanýn süprüntüsü, her þeyin döküntüsü olduk.

14 Bunlarý sizi utandýrmak için deðil, siz sevgili çocuklarýmý uyarmak için yazýyorum.

15 Çünkü Mesih'in yolunda sayýsýz eðiticiniz olsa da çok sayýda babanýz yoktur. Size Müjde'yi ulaþtýrmakla Mesih Ýsa'da manevi babanýz oldum.

16 Bu nedenle beni örnek almaya çaðýrýyorum sizi.

17 Rab'be sadýk olan sevgili çocuðum Timoteos'u bu amaçla size gönderiyorum. Her yerde, her kilisede* öðrettiðim ve Mesih'te izlediðim yollarý o size anýmsatacaktýr.

18 Bazýlarýnýz yanýnýza gelmeyeceðimi sanarak küstahlaþýyor.

19 Ama Rab dilerse yakýnda yanýnýza geleceðim. O zaman bu küstahlarýn söylediklerini deðil, güçlerinin ne olduðunu öðreneceðim.

20 Çünkü Tanrý'nýn Egemenliði lafta deðil, güçtedir.

21 Ne istiyorsunuz? Size sopayla mý geleyim, yoksa sevgi ve yumuþak bir ruhla mý?

5

1 Aranýzda fuhuþ olduðu söyleniyor, üstelik putperestler arasýnda bile rastlanmayan türden bir fuhuþ! Biri babasýnýn karýsýný almýþ.

2 Siz hâlâ böbürleniyorsunuz! Oysa yas tutup bu iþi yapaný aranýzdan atmanýz gerekmez miydi?

3 Bedence olmasa da ruhça aranýzdayým. Bu suçu iþleyeni, aranýzdaymýþým gibi Rabbimiz Ýsa'nýn adýyla zaten yargýlamýþ bulunuyorum. Ben ruhça aranýzdayken Rabbimiz Ýsa'nýn gücüyle toplandýðýnýz zaman, bedeninin yok olmasý için bu adamý Þeytan'a teslim edin ki, Rab Ýsa'nýn gününde ruhu kurtulabilsin.

4

5

6 Övünmeniz yersizdir. Azýcýk mayanýn bütün hamuru kabarttýðýný bilmiyor musunuz?

7 Yeni bir hamur olabilmek için eski mayadan arýnýp temizlenin. Zaten mayasýzsýnýz. Çünkü Fýsýh* kuzumuz Mesih kurban edildi.

8 Bunun için eski mayayla -kin ve kötülük mayasýyla- deðil, içtenliðin ve dürüstlüðün mayasýz ekmeðiyle bayram edelim.

9 Mektubumda size fuhuþ yapanlarla arkadaþlýk etmemenizi yazdým.

10 Kuþkusuz dünyadaki ahlaksýzlarý, açgözlüleri, soyguncularý ya da putperestleri demek istemedim. Öyle olsaydý, dünyadan ayrýlmak zorunda kalýrdýnýz!

11 Ama þimdi size þunu yazýyorum: Kardeþ diye bilinirken fuhuþ yapan, açgözlü, putperest, sövücü, ayyaþ ya da soyguncu olanla arkadaþlýk etmeyin, böyle biriyle yemek bile yemeyin.

12 Ýnanlýlar topluluðunun dýþýndakileri yargýlamaya benim ne hakkým var? Sizin de yargýlamanýz gereken kiþiler topluluðun içindekiler deðil mi?

13 Topluluðun dýþýnda kalanlarý Tanrý yargýlar. 'Kötü adamý aranýzdan kovun!'

6

1 Sizden birinin öbürüne karþý bir davasý varsa kutsallar önünde deðil de, imansýzlar*fx* önünde yargýlanmaya cesaret eder mi?

2 Kutsallarýn dünyayý yargýlayacaðýný bilmiyor musunuz? Madem dünyayý yargýlayacaksýnýz, böyle önemsiz davalarý görmeye yeterli deðil misiniz?

3 Bu yaþamla ilgili davalar bir yana, melekleri bile yargýlayacaðýmýzý bilmiyor musunuz?

4 Bu yaþamla ilgili davalarýnýz olduðunda, inanlýlar topluluðunda* en önemsiz sayýlanlarý mý yargýç atýyorsunuz*fx*?

5 Sizi utandýrmak için söylüyorum bunu. Kardeþler arasýndaki davalarda yargýçlýk edecek kadar bilge biri yok mu aranýzda?

6 Kardeþ kardeþe karþý dava açýyor, üstelik imansýzlar önünde!

7 Aslýnda birbirinizden davacý olmanýz bile sizin için düpedüz yenilgidir. Haksýzlýða uðrasanýz daha iyi olmaz mý? Dolandýrýlsanýz daha iyi olmaz mý?

8 Bunun yerine, siz kendiniz haksýzlýk edip baþkasýný dolandýrýyorsunuz. Üstelik bunu kardeþlerinize yapýyorsunuz.

9 Günahkârlarýn*fx*, Tanrý Egemenliði'ni miras almayacaðýný bilmiyor musunuz? Aldanmayýn! Ne fuhuþ yapanlar Tanrý'nýn Egemenliði'ni miras alacaktýr, ne puta tapanlar, ne zina edenler, ne oðlanlar, ne oðlancýlar, ne hýrsýzlar, ne açgözlüler, ne ayyaþlar, ne sövücüler, ne de soyguncular.

10

11 Bazýlarýnýz böyleydiniz; ama yýkandýnýz, kutsal kýlýndýnýz, Rab Ýsa Mesih adýyla ve Tanrýmýz'ýn Ruhu aracýlýðýyla aklandýnýz.

12 'Bana her þey serbest' diyorsunuz, ama her þey yararlý deðildir. 'Bana her þey serbest' diyorsunuz, ama hiçbir þeyin tutsaðý olmayacaðým.

13 'Yemek mide için, mide de yemek içindir' diyorsunuz, ama Tanrý hem mideyi hem de yemeði ortadan kaldýracaktýr. Beden fuhuþ için deðil, Rab içindir. Rab de beden içindir.

14 Rab'bi dirilten Tanrý, kudretiyle bizi de diriltecek.

15 Bedenlerinizin Mesih'in üyeleri olduðunu bilmiyor musunuz? Mesih'in üyelerini alýp bir fahiþenin üyeleri mi yapayým? Asla!

16 Yoksa fahiþeyle birleþenin, onunla tek beden olduðunu bilmiyor musunuz? Çünkü 'Ýkisi tek beden olacak' deniyor.

17 Rab'le birleþen kiþiyse O'nunla tek ruh olur.

18 Fuhuþtan kaçýnýn. Ýnsanýn iþlediði bütün öbür günahlar bedenin dýþýndadýr; ama fuhuþ yapan, kendi bedenine karþý günah iþler.

19 Bedeninizin, Tanrý'dan aldýðýnýz ve içinizdeki Kutsal Ruh'un tapýnaðý olduðunu bilmiyor musunuz? Kendinize ait deðilsiniz.

20 Bir bedel karþýlýðý satýn alýndýnýz; onun için Tanrý'yý bedeninizde yüceltin.

7

1 Þimdi bana yazdýðýnýz konulara gelelim: 'Erkeðin kadýna dokunmamasý iyidir' diyorsunuz.

2 Ama fuhuþtan ötürü her erkek karýsýyla, her kadýn da kocasýyla yaþasýn.

3 Erkek karýsýna, kadýn da kocasýna hakkýný versin.

4 Kadýnýn bedeni kendisine deðil, kocasýna aittir. Bunun gibi, erkeðin bedeni de kendisine deðil, karýsýna aittir.

5 Geçici bir süre için anlaþýp kendinizi duaya vermekten baþka bir nedenle birbirinizi mahrum etmeyin. Sonra yine birleþin ki, kendinizi denetleyemediðiniz için Þeytan sizi ayartmasýn.

6 Bunu bir buyruk olarak deðil, bir uzlaþma yolu olarak söylüyorum.

7 Herkesin benim gibi olmasýný dilerdim. Ama herkesin Tanrý'dan aldýðý ruhsal bir armaðaný vardýr; kiminin þöyle, kiminin böyle.

8 Yine de evli olmayanlarla dul kadýnlara þunu söyleyeyim: Benim gibi kalsalar kendileri için iyi olur.

9 Ama kendilerini denetleyemiyorlarsa, evlensinler. Çünkü için için yanmaktansa evlenmek daha iyidir.

10 Evlilereyse þunu buyuruyorum, daha doðrusu Rab buyuruyor: Kadýn kocasýndan ayrýlmasýn.

11 Ayrýlýrsa evlenmesin, ya da kocasýyla barýþsýn. Erkek de karýsýný boþamasýn.

12 Geri kalanlara Rab deðil, ben söylüyorum: Eðer bir kardeþin karýsý iman etmemiþse ama kendisiyle yaþamaya razýysa, onu boþamasýn.

13 Bir kadýnýn kocasý iman etmemiþse ama kendisiyle yaþamaya razýysa, kadýn onu boþamasýn.

14 Çünkü iman etmemiþ koca karýsý aracýlýðýyla, iman etmemiþ kadýn da imanlý kocasý aracýlýðýyla kutsanýr. Yoksa çocuklarýnýz murdar olurdu. Ama þimdi kutsaldýrlar.

15 Ýman etmeyen ayrýlýrsa ayrýlsýn. Kardeþ ya da kýzkardeþ böyle durumlarda özgürdür. Tanrý sizi barýþ içinde yaþamaya çaðýrdý.

16 Ey kadýn, kocaný kurtarýp kurtaramayacaðýný nereden biliyorsun? Ey erkek, karýný kurtarýp kurtaramayacaðýný nereden biliyorsun?

17 Ancak herkes Rab'bin kendisi için belirlediði duruma uygun biçimde, Tanrý'dan aldýðý çaðrýya göre yaþasýn. Bunu bütün kiliselere* buyuruyorum.

18 Biri sünnetliyken mi çaðrýldý, sünnetsiz olmasýn. Bir baþkasý sünnetsizken mi çaðrýldý, sünnet olmasýn.

19 Sünnetli olup olmamak önemli deðildir. Önemli olan, Tanrý'nýn buyruklarýný yerine getirmektir.

20 Herkes ne durumda çaðrýldýysa, o durumda kalsýn.

21 Köleyken mi çaðrýldýn, üzülme. Ama özgür olabilirsen, fýrsatý kaçýrma!

22 Çünkü Rab'bin çaðrýsýný aldýðý zaman köle olan kimse, þimdi Rab'bin özgürüdür. Özgürken çaðrýlan kiþi de Mesih'in kölesidir.

23 Bir bedel karþýlýðý satýn alýndýnýz, insanlara köle olmayýn.

24 Kardeþler, herkes ne durumda çaðrýldýysa, Tanrý önünde o durumda kalsýn.

25 Kýzlara gelince, Rab'den onlarla ilgili bir buyruk almýþ deðilim. Ama Rab'bin merhameti sayesinde güvenilir biri olarak düþündüklerimi söylüyorum.

26 Öyle sanýyorum ki, þimdiki sýkýntýlar nedeniyle insanýn olduðu gibi kalmasý iyidir.

27 Karýn varsa, boþanmayý isteme. Karýn yoksa, kendine eþ arama.

28 Ama evlenirsen günah iþlemiþ olmazsýn. Bir kýz da evlenirse günah iþlemiþ olmaz. Ne var ki, evlenenler bu yaþamda sýkýntýlarla karþýlaþacak. Ben sizi bu sýkýntýlardan esirgemek istiyorum.

29 Kardeþler, þunu demek istiyorum: Zaman daralmýþtýr. Bundan böyle, karýsý olanlar karýlarý yokmuþ gibi, yas tutanlar yas tutmuyormuþ gibi, sevinenler sevinmiyormuþ gibi, mal alanlar mallarý yokmuþ gibi, dünyadan yararlananlar alabildiðine yararlanmýyormuþ gibi olsun. Çünkü dünyanýn þimdiki hali geçicidir.

30

31

32 Kaygýsýz olmanýzý istiyorum. Evli olmayan erkek, Rab'bi nasýl hoþnut edeceðini düþünerek Rab'bin iþleri için kaygýlanýr.

33 Evli erkekse karýsýný nasýl hoþnut edeceðini düþünerek dünya iþleri için kaygýlanýr.

34 Böylece ilgisi bölünür. Evli olmayan kadýn ya da kýz hem bedence hem ruhça kutsal olmak amacýyla Rab'bin iþleri için kaygýlanýr. Evli kadýnsa kocasýný nasýl hoþnut edeceðini düþünerek dünya iþleri için kaygýlanýr.

35 Bunu sizin iyiliðiniz için söylüyorum, özgürlüðünüzü kýsýtlamak için deðil. Ýlginizi daðýtmadan, Rab'be adanmýþ olarak, O'na yaraþýr biçimde yaþamanýzý istiyorum.

36 Bir kimse niþanlý olduðu kýza yakýþýksýz davrandýðýný düþünüyorsa, aþýrý tutkularý varsa ve evlenmesi gerekiyorsa, istediðini yapsýn, günah iþlemiþ olmaz; evlensinler.

37 Ama zorunluluk altýnda bulunmayan, yüreði kararlý, istediðini yapabilecek durumdaki kiþi, niþanlýsýyla evlenmemeye yüreðinde karar vermiþse, iyi eder.

38 Kýsacasý niþanlýsýyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.*fx*

39 Kadýn, kocasý yaþadýkça kocasýna baðlýdýr. Kocasý ölürse dilediði kimseyle evlenmekte özgürdür; yeter ki, o kiþi Rab'be ait biri olsun.

40 Ama dul kadýn, olduðu gibi kalýrsa daha mutlu olur. Ben böyle düþünüyorum ve sanýrým bende de Tanrý'nýn Ruhu vardýr.

8

1 Þimdi putlara sunulan kurbanlarýn etine gelelim. 'Hepimizin bilgisi var' diyorsunuz, bunu biliyoruz. Bilgi insaný böbürlendirir, sevgiyse geliþtirir.

2 Bir þey bildiðini sanan, henüz bilmesi gerektiði gibi bilmiyordur.

3 Ama Tanrý'yý seveni Tanrý bilir.

4 Putlara sunulan kurban etinin yenmesine gelince, biliyoruz ki, 'Dünyada put bir hiçtir' ve 'Birden fazla Tanrý yoktur'.

5 Yerde ya da gökte ilah diye adlandýrýlanlar varsa da -nitekim pekçok 'ilah', pekçok 'rab' vardýr- bizim için tek bir Tanrý Baba vardýr. O her þeyin kaynaðýdýr, bizler O'nun için yaþýyoruz. Tek bir Rab var, O da Ýsa Mesih'tir. Her þey O'nun aracýlýðýyla yaratýldý, biz de O'nun aracýlýðýyla yaþýyoruz.

6

7 Ne var ki, herkes bu bilgiye sahip deðildir. Hâlâ putperest alýþkanlýklarýnýn etkisinde kalan bazýlarý, yedikleri etin puta sunulduðunu düþünüyorlar. Vicdanlarý zayýf olduðu için lekeleniyor.

8 Yiyecek bizi Tanrý'ya yaklaþtýrmaz. Yemezsek bir kaybýmýz olmaz, yersek de bir kazancýmýz olmaz.

9 Yalnýz dikkat edin, bu özgürlüðünüz vicdaný zayýf olanlarýn sürçmesine neden olmasýn.

10 Eðer zayýf vicdanlý biri, bilgili olan seni bir put tapýnaðýnda sofraya oturmuþ görürse, puta sunulan kurbanýn etini yemek için cesaret almaz mý?

11 Sonuçta bu zayýf vicdanlý kiþi, Mesih'in uðruna öldüðü bu kardeþ, senin bilgin yüzünden mahvolur!

12 Bu þekilde kardeþlere karþý günah iþleyip onlarýn zayýf vicdanlarýný yaralayarak Mesih'e karþý günah iþlemiþ olursunuz.

13 Bu nedenle, yediðim þey kardeþimin sendeleyip düþmesine yol açacaksa, kardeþimin düþmemesi için bir daha et yemeyeceðim.

9

1 Özgür deðil miyim? Elçi deðil miyim? Rabbimiz Ýsa'yý görmedim mi? Sizler Rab yolunda verdiðim emeðin ürünü deðil misiniz?

2 Baþkalarý için elçi deðilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliðimin kanýtý sizsiniz.

3 Beni sorguya çekenlere karþý kendimi böyle savunurum.

4 Yiyip içmeye hakkýmýz yok mu bizim?

5 Öbür elçiler gibi, Rab'bin kardeþleri ve Kefas* gibi, yanýmýzda imanlý bir eþ gezdirmeye hakkýmýz yok mu?

6 Geçimi için çalýþmasý gereken yalnýz Barnaba'yla ben miyim?

7 Kim kendi parasýyla askerlik yapar? Kim bað diker de ürününü yemez? Kim sürüyü güder de sütünden içmez?

8 Ýnsansal açýdan mý söylüyorum bunlarý? Kutsal Yasa* da ayný þeyleri söylemiyor mu?

9 Musa'nýn Yasasý'nda, 'Harman döven öküzün aðzýný baðlamayacaksýn' diye yazýlmýþtýr. Tanrý'nýn kaygýsý öküzler mi, yoksa bunu özellikle bizim için mi söylüyor? Kuþkusuz, bizim için yazýlmýþtýr bu. Çünkü çift sürenin umutla sürmesi, harman dövenin de harmana ortak olma umuduyla dövmesi gerekir.

10

11 Aranýza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?

12 Baþkalarýnýn sizden yardým almaya haklarý varsa, bizim daha çok hakkýmýz yok mu? Ama biz bu hakkýmýzý kullanmadýk. Mesih Müjdesi'nin yayýlmasýna engel olmayalým diye her þeye katlanýyoruz.

13 Tapýnakta çalýþanlarýn tapýnaktan beslendiklerini, sunakta görevli olanlarýn da sunakta adanan adaklardan pay aldýklarýný bilmiyor musunuz?

14 Bunun gibi, Rab Müjde'yi yayanlarýn da geçimlerini Müjde'den saðlamasýný buyurdu.

15 Ama ben bu haklardan hiçbirini kullanmýþ deðilim. Bunlar bana saðlansýn diye de yazmýyorum. Bunu yapmaktansa ölmeyi yeðlerim. Kimse beni bu övünçten yoksun býrakmayacaktýr!

16 Müjde'yi yayýyorum diye övünmeye hakkým yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjde'yi yaymazsam vay halime!

17 Eðer Müjde'yi gönülden yayarsam, ödülüm olur; gönülsüzce yayarsam, yalnýzca bana emanet edilen görevi yapmýþ olurum.

18 Peki, ödülüm nedir? Müjde'yi karþýlýksýz yaymak ve böylece Müjde'yi yaymaktan doðan hakkýmý kullanmamaktýr.

19 Ben özgürüm, kimsenin kölesi deðilim. Ama daha çok kiþi kazanayým diye herkesin kölesi oldum.

20 Yahudiler'i kazanmak için Yahudiler'e Yahudi gibi davrandým. Kendim Kutsal Yasa'nýn denetimi altýnda olmadýðým halde, Yasa altýnda olanlarý kazanmak için onlara Yasa altýndaymýþým gibi davrandým.

21 Tanrý'nýn Yasasý'na sahip olmayan biri deðilim, Mesih'in Yasasý altýndayým. Buna karþýn, Yasa'ya sahip olmayanlarý kazanmak için Yasa'ya sahip deðilmiþim gibi davrandým.

22 Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapýp yapýp bazýlarýný kurtarmak için herkesle her þey oldum.

23 Bunlarýn hepsini Müjde'de payým olsun diye, Müjde uðruna yapýyorum.

24 Koþu alanýnda yarýþanlarýn hepsi koþtuðu halde ödülü bir kiþinin kazandýðýný bilmiyor musunuz? Öyle koþun ki ödülü kazanasýnýz.

25 Yarýþa katýlan herkes kendini her yönden denetler. Böyleleri bunu çürüyüp gidecek bir defne tacý kazanmak için yaparlar. Bizse hiç çürümeyecek bir taç için yapýyoruz.

26 Bunun içindir ki, amaçsýzca koþan biri gibi koþmuyorum. Yumruðumu havayý döver gibi boþa atmýyorum.

27 Müjde'yi baþkalarýna duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.

10

1 Kardeþler, atalarýmýzýn hepsinin bulut altýnda korunduðunu ve hepsinin denizden geçtiðini bilmenizi istiyorum.

2 Musa'ya baðlanmak üzere hepsi bulutta ve denizde vaftiz* edildi.

3 Hepsi ayný ruhsal yiyeceði yedi;

4 hepsi ayný ruhsal içeceði içti. Artlarýndan gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesih'ti.

5 Ne var ki, Tanrý onlarýn çoðundan hoþnut deðildi; nitekim cesetleri çöle serildi.

6 Bu olaylar, onlar gibi kötü þeylere özlem duymamamýz için bize ders olsun diye oldu.

7 Onlardan bazýlarý gibi puta tapanlar olmayýn. Nitekim þöyle yazýlmýþtýr: 'Halk yiyip içmeye oturdu, sonra kalkýp çýlgýnca eðlendi.'

8 Onlardan bazýlarý gibi fuhuþ yapmayalým. Fuhuþ yapanlarýn yirmi üç bini bir günde yok oldu.

9 Yine bazýlarý gibi Rab'bi denemeyelim. Böyle yapanlarý yýlanlar öldürdü.

10 Kimileri gibi de söylenip durmayýn. Söylenenleri ölüm meleði öldürdü.

11 Bu olaylar baþkalarýna ders olsun diye onlarýn baþýna geldi; çaðlarýn sonuna ulaþmýþ olan bizleri uyarmak için yazýya geçirildi.

12 Onun için, ayakta saðlam durduðunu sanan dikkat etsin, düþmesin!

13 Herkesin karþýlaþtýðý denemelerden baþka denemelerle karþýlaþmadýnýz. Tanrý güvenilirdir, gücünüzü aþan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denemeyle birlikte çýkýþ yolunu da saðlayacaktýr.

14 Bu nedenle, sevgili kardeþlerim, putperestlikten kaçýnýn.

15 Aklý baþýnda insanlarla konuþur gibi konuþuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartýn.

16 Tanrý'ya þükrettiðimiz þükran kâsesiyle Mesih'in kanýna paydaþ olmuyor muyuz? Bölüp yediðimiz ekmekle Mesih'in bedenine paydaþ olmuyor muyuz?

17 Ekmek bir olduðu gibi, biz de çok olduðumuz halde bir bedeniz. Çünkü hepimiz bir ekmeði paylaþýyoruz.

18 Ýsrail halkýna bakýn; kurban etini yiyenler sunaða paydaþ deðil midir?

19 Öyleyse ne demek istiyorum? Puta sunulan kurban etinin bir özelliði mi var? Ya da putun bir önemi mi var?

20 Hayýr, yok! Dediðim þu: Putperestler kurbanlarýný Tanrý'ya deðil, cinlere sunuyorlar. Cinlerle paydaþ olmanýzý istemem.

21 Hem Rab'bin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rab'bin, hem cinlerin sofrasýna ortak olamazsýnýz.

22 Yoksa Rab'bi kýskandýrmaya mý çalýþýyoruz? Biz O'ndan daha mý güçlüyüz?

23 'Her þey serbest' diyorsunuz, ama her þey yararlý deðildir. 'Her þey serbest' diyorsunuz, ama her þey yapýcý deðildir.

24 Herkes kendi yararýný deðil, baþkalarýnýn yararýný gözetsin.

25 Kasaplar çarþýsýnda satýlan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.

26 Çünkü 'Yeryüzü ve içindeki her þey Rab'bindir.'

27 Ýman etmemiþ biri sizi yemeðe çaðýrýr, siz de gitmek isterseniz, önünüze konulan her þeyi vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.

28 Ama biri size, 'Bu kurban etidir' derse, hem bunu söyleyen için, hem de vicdan huzuru için yemeyin.

29 Senin deðil, öbür adamýn vicdan huzuru için demek istiyorum. Benim özgürlüðümü neden baþkasýnýn vicdaný yargýlasýn?

30 Þükrederek yemeðe katýlýrsam, þükrettiðim yiyecekten ötürü neden kýnanayým?

31 Sonuç olarak, ne yer ne içerseniz, ne yaparsanýz, her þeyi Tanrý'nýn yüceliði için yapýn.

32 Yahudiler'in, Grekler'in* ya da Tanrý topluluðunun* tökezleyip düþmesine neden olmayýn.

33 Ben de kendi yararýmý deðil, kurtulsunlar diye birçoklarýnýn yararýný gözeterek herkesi her yönden hoþnut etmeye çalýþýyorum.

11

1 Mesih'i örnek aldýðým gibi, siz de beni örnek alýn.

2 Her durumda beni anýmsadýðýnýz ve size ilettiðim öðretileri olduðu gibi koruduðunuz için sizi övüyorum.

3 Ama þunu da bilmenizi isterim: Her erkeðin baþý Mesih, kadýnýn baþý erkek, Mesih'in baþý da Tanrý'dýr.

4 Baþýna bir þey takýp*fx* dua ya da peygamberlik eden her erkek, baþýný küçük düþürür.

5 Ama baþý açýk*fx* dua ya da peygamberlik eden her kadýn, baþýný küçük düþürür. Böylesinin, baþý týraþ edilmiþ bir kadýndan farký yoktur.

6 Kadýn baþýný açarsa, saçýný kestirsin. Ama kadýnýn saçýný kestirmesi ya da týraþ etmesi ayýpsa, baþýný örtsün.

7 Erkek baþýný örtmemeli; o, Tanrý'nýn benzeri ve yüceliðidir. Kadýn da erkeðin yüceliðidir.

8 Çünkü erkek kadýndan deðil, kadýn erkekten yaratýldý.

9 Erkek kadýn için deðil, kadýn erkek için yaratýldý.

10 Bu nedenle ve melekler uðruna kadýnýn baþý üzerinde yetkisi olmalýdýr.

11 Ne var ki, Rab'de ne kadýn erkekten ne de erkek kadýndan baðýmsýzdýr.

12 Çünkü kadýn erkekten yaratýldýðý gibi, erkek de kadýndan doðar. Ama her þey Tanrý'dandýr.

13 Siz kendiniz karar verin: Kadýnýn açýk baþla Tanrý'ya dua etmesi uygun mu?

14 Doðanýn kendisi bile size erkeðin uzun saçlý olmasýnýn kendisini küçük düþürdüðünü, kadýnýn uzun saçlý olmasýnýn ise kendisini yücelttiðini öðretmiyor mu? Çünkü saç kadýna örtü olarak verilmiþtir.

15

16 Bu konuda çekiþmek isteyen varsa, þunu bilsin ki, bizim ya da Tanrý'nýn kiliselerinin* böyle bir alýþkanlýðý yoktur.

17 Toplantýlarýnýz yarardan çok zarar getirdiði için aþaðýdaki uyarýlarý yaparken sizi övemem.

18 Birincisi, toplulukça* bir araya geldiðinizde aranýzda ayrýlýklar olduðunu duyuyorum. Buna biraz da inanýyorum.

19 Çünkü Tanrý'nýn beðenisini kazananlarýn belli olmasý için aranýzda bölünmeler olmasý gerekiyor!

20 Toplandýðýnýzda Rab'bin Sofrasý'na katýlmak için toplanmýyorsunuz.

21 Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeðini yiyor. Kimi aç kalýyor, kimi sarhoþ oluyor.

22 Yiyip içmek için evleriniz yok mu? Tanrý'nýn topluluðunu hor mu görüyorsunuz, yiyeceði olmayanlarý utandýrmak mý istiyorsunuz? Size ne diyeyim? Sizi öveyim mi? Bu konuda övemem!

23 Size ilettiðimi ben Rab'den öðrendim. Ele verildiði gece Rab Ýsa eline ekmek aldý, þükredip ekmeði böldü ve þöyle dedi: 'Bu sizin uðrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapýn.'

24

25 Ayný biçimde yemekten sonra kâseyi alýp þöyle dedi: 'Bu kâse kanýmla gerçekleþen yeni antlaþmadýr. Her içtiðinizde beni anmak için böyle yapýn.'

26 Bu ekmeði her yediðinizde ve bu kâseden her içtiðinizde, Rab'bin geliþine dek Rab'bin ölümünü ilan etmiþ olursunuz.

27 Bu nedenle kim uygun olmayan biçimde ekmeði yer ya da Rab'bin kâsesinden içerse, Rab'bin bedenine ve kanýna karþý suç iþlemiþ olur.

28 Kiþi önce kendini sýnasýn, sonra ekmekten yiyip kâseden içsin.

29 Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.

30 Ýþte bu yüzden birçoðunuz zayýf ve hastadýr, bazýlarýnýz da ölmüþtür.

31 Kendimizi doðrulukla yargýlasaydýk, yargýlanmazdýk.

32 Dünyayla birlikte mahkûm olmayalým diye Rab bizi yargýlayýp terbiye ediyor.

33 Öyleyse kardeþlerim, yemek için bir araya geldiðinizde birbirinizi bekleyin.

34 Aç olan karnýný evde doyursun. Öyle ki, toplanmanýz yargýlanmanýza yol açmasýn. Öbür sorunlarý ise geldiðimde çözerim.

12

1 Ruhsal armaðanlara gelince, kardeþlerim, bu konuda bilgisiz kalmanýzý istemem.

2 Biliyorsunuz, putperestken þöyle ya da böyle saptýrýlýp dilsiz putlara tapmaya yöneltilmiþtiniz.

3 Bunun için bilmenizi isterim ki: Tanrý'nýn Ruhu aracýlýðýyla konuþan hiç kimse, 'Ýsa'ya lanet olsun!' demez. Kutsal Ruh'un aracýlýðý olmaksýzýn da kimse, 'Ýsa Rab'dir' diyemez.

4 Çeþitli ruhsal armaðanlar vardýr, ama Ruh birdir.

5 Çeþitli görevler vardýr, ama Rab birdir.

6 Çeþitli etkinlikler vardýr, ama herkeste hepsini etkin kýlan ayný Tanrý'dýr.

7 Herkesin ortak yararý için herkese Ruh'u belli eden bir yetenek veriliyor*fx*.

8 Ruh aracýlýðýyla birine bilgece konuþma yeteneði, ötekine ayný Ruh'tan bilgi iletme yeteneði, birine ayný Ruh aracýlýðýyla iman, ötekine ayný Ruh aracýlýðýyla hastalarý iyileþtirme armaðanlarý, birine mucize yapma olanaklarý, birine peygamberlikte bulunma, birine ruhlarý ayýrt etme, birine çeþitli dillerle konuþma, bir baþkasýna da bu dilleri çevirme armaðaný veriliyor.

9

10

11 Bunlarýn tümünü etkin kýlan tek ve ayný Ruh'tur. Ruh bunlarý herkese dilediði gibi, ayrý ayrý daðýtýr.

12 Beden bir olmakla birlikte birçok üyeden oluþur ve çok sayýdaki bu üyelerin hepsi tek bir beden oluþturur. Mesih de böyledir.

13 Ýster Yahudi ister Grek*, ister köle ister özgür olalým, hepimiz bir beden olmak üzere ayný Ruh'ta vaftiz edildik ve hepimizin ayný Ruh'tan içmesi saðlandý.

14 Ýþte beden tek üyeden deðil, birçok üyeden oluþur.

15 Ayak, 'El olmadýðým için bedene ait deðilim' derse, bu onu bedenden ayýrmaz.

16 Kulak, 'Göz olmadýðým için bedene ait deðilim' derse, bu onu bedenden ayýrmaz.

17 Bütün beden göz olsaydý, nasýl duyardýk? Bütün beden kulak olsaydý, nasýl koklardýk?

18 Gerçek þu ki, Tanrý bedenin her üyesini dilediði biçimde bedene yerleþtirmiþtir.

19 Eðer hepsi bir tek üye olsaydý, beden olur muydu?

20 Gerçek þu ki, çok sayýda üye, ama tek beden vardýr.

21 Göz ele, 'Sana ihtiyacým yok!' ya da baþ ayaklara, 'Size ihtiyacým yok!' diyemez.

22 Tam tersine, bedenin daha zayýf görünen üyeleri vazgeçilmezdir.

23 Bedenin daha az deðerli saydýðýmýz üyelerine daha çok deðer veririz. Böylece gösteriþsiz üyelerimiz daha gösteriþli olur.

24 Gösteriþli üyelerimizin özene ihtiyacý yoktur. Ama Tanrý, deðeri az olana daha çok deðer vererek bedende birliði saðladý.

25 Öyle ki, bedende ayrýlýk olmasýn, üyeler birbirini eþit biçimde gözetsin.

26 Bir üye acý çekerse, bütün üyeler birlikte acý çeker; bir üye yüceltilirse, bütün üyeler birlikte sevinir.

27 Sizler Mesih'in bedenisiniz, bu bedenin ayrý ayrý üyelerisiniz.

28 Tanrý kilisede* ilkin elçileri, ikinci olarak peygamberleri, üçüncü olarak öðretmenleri, sonra mucize yapanlarý, hastalarý iyileþtirme armaðanlarýna sahip olanlarý, baþkalarýna yardým edenleri, yönetme yeteneði olanlarý ve çeþitli dillerle konuþanlarý atadý.

29 Hepsi elçi mi? Hepsi peygamber mi? Hepsi öðretmen mi? Hepsi mucize yapar mý?

30 Hepsinin hastalarý iyileþtirme armaðanlarý var mý? Hepsi bilmediði dilleri konuþabilir mi? Hepsi bu dilleri çevirebilir mi?

31 Ama siz daha üstün armaðanlarý gayretle isteyin. Þimdi size en iyi yolu göstereyim.

13

1 Ýnsanlarýn ve meleklerin diliyle konuþsam, ama sevgim olmasa, ses çýkaran bakýrdan ya da çýnlayan zilden farkým kalmaz.

2 Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sýrlarý bilsem, her bilgiye sahip olsam, daðlarý yerinden oynatacak kadar büyük imaným olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim.

3 Varýmý yoðumu sadaka olarak daðýtsam, bedenimi yakýlmak üzere*fx* teslim etsem, ama sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararý olmaz.

4 Sevgi sabýrlýdýr, sevgi þefkatlidir. Sevgi kýskanmaz, övünmez, böbürlenmez.

5 Sevgi kaba davranmaz, kendi çýkarýný aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüðün hesabýný tutmaz.

6 Sevgi haksýzlýða sevinmez, gerçek olanla sevinir.

7 Sevgi her þeye katlanýr, her þeye inanýr, her þeyi umut eder, her þeye dayanýr.

8 Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktýr.

9 Çünkü bilgimiz de peygamberliðimiz de sýnýrlýdýr.

10 Ne var ki, yetkin olan geldiðinde sýnýrlý olan ortadan kalkacaktýr.

11 Çocukken çocuk gibi konuþur, çocuk gibi anlar, çocuk gibi düþünürdüm. Yetiþkin biri olunca çocukça davranýþlarý býraktým.

12 Þimdi her þeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz, ama o zaman yüz yüze görüþeceðiz. Þimdi bilgim sýnýrlýdýr, ama o zaman bilindiðim gibi tam bileceðim.

13 Ýþte kalýcý olan üç þey vardýr: Ýman, umut, sevgi. Bunlarýn en üstünü de sevgidir.

14

1 Sevginin ardýnca koþun ve ruhsal armaðanlarý, özellikle peygamberlik yeteneðini gayretle isteyin.

2 Bilmediði dilde konuþan, insanlarla deðil, Tanrý'yla konuþur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sýrlar söyler.

3 Peygamberlikte bulunansa insanlarýn ruhça geliþmesi, cesaret ve teselli bulmasý için insanlara seslenir.

4 Bilmediði dilde konuþan kendi kendini geliþtirir; ama peygamberlikte bulunan, inanlýlar topluluðunu* geliþtirir.

5 Hepinizin dillerle konuþmasýný isterim, ama peygamberlikte bulunmanýzý yeðlerim. Diller inanlýlar topluluðunun geliþmesi için çevrilmedikçe peygamberlikte bulunan, dillerle konuþandan üstündür.

6 Þimdi kardeþlerim, yanýnýza gelip dillerle konuþsam, ama size bir vahiy, bir bilgi, bir peygamberlik sözü ya da bir öðreti getirmesem, size ne yararým olur?

7 Kaval ya da lir gibi ses veren cansýz nesneler bile deðiþik sesler çýkarmasa, kaval mý, lir mi çalýndýðýný kim anlar?

8 Borazan belirgin bir ses çýkarmasa, kim savaþa hazýrlanýr?

9 Bunun gibi, siz de anlaþýlýr bir dil konuþmazsanýz, söyledikleriniz nasýl anlaþýlýr? Havaya konuþmuþ olursunuz!

10 Kuþkusuz dünyada çeþit çeþit diller vardýr, hiçbiri de anlamsýz deðildir.

11 Ne var ki, konuþulan dili anlamazsam, ben konuþana yabancý olurum, konuþan da bana yabancý olur.

12 Bu nedenle, siz de ruhsal armaðanlara heveslendiðinize göre, inanlýlar topluluðunu geliþtiren ruhsal armaðanlar bakýmýndan zenginleþmeye bakýn.

13 Bunun için, bilmediði dili konuþan, kendi söylediklerini çevirebilmek için dua etsin.

14 Bilmediðim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkýsý olmaz.

15 Öyleyse ne yapmalýyým? Ruhumla da zihnimle de dua edeceðim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceðim.

16 Tanrý'yý yalnýz ruhunla översen, yeni katýlanlar senin ne söylediðini bilmediðinden, ettiðin þükran duasýna nasýl 'Amin!' desin?

17 Uygun biçimde þükrediyor olabilirsin, ama bu baþkasýný geliþtirmez.

18 Dillerle hepinizden çok konuþtuðum için Tanrý'ya þükrediyorum.

19 Ama inanlýlar topluluðunda dillerle on bin söz söylemektense, baþkalarýný eðitmek için zihnimden beþ söz söylemeyi yeðlerim.

20 Kardeþler, çocuk gibi düþünmeyin. Kötülük konusunda çocuklar gibi, ama düþünmekte yetiþkinler gibi olun.

21 Kutsal Yasa'da* þöyle yazýlmýþtýr: 'Rab, diyor.'

22 Görülüyor ki, bilinmeyen diller imanlýlar için deðil, imansýzlar için bir belirtidir. Peygamberlikse imansýzlar için deðil, imanlýlar için bir belirtidir.

23 Þimdi bütün inanlýlar topluluðu bir araya gelip hep birlikte bilmedikleri dillerle konuþurlarken yeni katýlanlar ya da iman etmeyenler içeri girerse, 'Siz çýldýrmýþsýnýz!' demezler mi?

24 Ama herkes peygamberlikte bulunurken iman etmeyen ya da yeni katýlan biri içeri girerse, söylenen her sözle günahlý olduðuna ikna edilecek, her sözle yargýlanacak.

25 Yüreðindeki gizli düþünceler açýða çýkacak ve, 'Tanrý gerçekten aranýzdadýr!' diyerek yüzüstü yere kapanýp Tanrý'ya tapýnacaktýr.

26 Öyleyse ne diyelim, kardeþler? Toplandýðýnýzda her birinizin bir ilahisi, öðretecek bir konusu, bir vahyi, bilmediði dilde söyleyecek bir sözü ya da bir çevirisi vardýr. Her þey topluluðun geliþmesi için olsun.

27 Eðer bilinmeyen dillerle konuþulacaksa, iki ya da en çok üç kiþi sýrayla konuþsun, biri de söylenenleri çevirsin.

28 Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediði dilde konuþan, toplulukta sessiz kalsýn, içinden Tanrý'yla konuþsun.

29 Ýki ya da üç peygamber konuþsun, öbürleri söylenenleri iyice düþünüp tartsýn.

30 Toplantýda oturanlardan birine vahiy gelirse, konuþmakta olan sussun.

31 Herkesin öðrenmesi ve cesaret bulmasý için hepiniz teker teker peygamberlikte bulunabilirsiniz.

32 Peygamberlerin ruhlarý peygamberlerin denetimi altýndadýr.

33 Çünkü Tanrý karýþýklýk deðil, esenlik Tanrýsý'dýr. Kutsallarýn bütün topluluklarýnda böyledir.

34 Kadýnlar toplantýlarýnýzda sessiz kalsýn.*fx* Konuþmalarýna izin yoktur. Kutsal Yasa'nýn da belirttiði gibi, uysal olsunlar.

35 Öðrenmek istedikleri bir þey varsa, evde kocalarýna sorsunlar. Çünkü kadýnýn toplantý sýrasýnda konuþmasý ayýptýr.

36 Tanrý'nýn sözü sizden mi kaynaklandý, ya da yalnýz size mi ulaþtý?

37 Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdýklarým Rab'bin buyruðudur.

38 Bunlarý önemsemeyenin kendisi de önemsenmesin.

39 Özet olarak, kardeþlerim, peygamberlikte bulunmayý gayretle isteyin, bilinmeyen dillerle konuþulmasýna engel olmayýn. Ancak her þey uygun ve düzenli biçimde yapýlsýn.

15

1 Þimdi, kardeþler, size bildirdiðim, sizin de kabul edip baðlý kaldýðýnýz Müjde'yi anýmsatmak istiyorum.

2 Size müjdelediðim söze sýmsýký sarýlýrsanýz, onun aracýlýðýyla kurtulursunuz. Yoksa boþuna iman etmiþ olursunuz.

3 Aldýðým bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazýlar uyarýnca Mesih günahlarýmýza karþýlýk öldü, gömüldü ve Kutsal Yazýlar uyarýnca üçüncü gün ölümden dirildi.

4

5 Kefas'a*, sonra Onikiler'e* göründü.

6 Daha sonra da beþ yüzden çok kardeþe ayný anda göründü. Bunlarýn çoðu hâlâ yaþýyor, bazýlarýysa öldüler.

7 Bundan sonra Yakup'a, sonra bütün elçilere, son olarak zamansýz doðmuþ bir çocuða benzeyen bana da göründü.

8

9 Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrý'nýn kilisesine* zulmettiðim için elçi olarak anýlmaya bile layýk deðilim.

10 Ama þimdi neysem, Tanrý'nýn lütfuyla öyleyim. O'nun bana olan lütfu boþa gitmedi. Elçilerin hepsinden çok emek verdim. Aslýnda ben deðil, Tanrý'nýn bende olan lütfu emek verdi.

11 Ýþte, gerek benim yaydýðým, gerek öbür elçilerin yaydýðý ve sizin de iman ettiðiniz bildiri budur.

12 Eðer Mesih'in ölümden dirildiði duyuruluyorsa, nasýl oluyor da aranýzda bazýlarý ölüler dirilmez diyor?

13 Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiþtir.

14 Mesih dirilmemiþse, bildirimiz de imanýnýz da boþtur.

15 Bu durumda Tanrý'yla ilgili tanýklýðýmýz da yalan demektir. Çünkü Tanrý'nýn, Mesih'i dirilttiðine tanýklýk ettik. Ama ölüler gerçekten dirilmezse, Tanrý Mesih'i de diriltmemiþtir.

16 Ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiþtir.

17 Mesih dirilmemiþse imanýnýz yararsýzdýr, siz de hâlâ günahlarýnýzýn içindesiniz.

18 Buna göre Mesih'e ait olarak ölmüþ olanlar da mahvolmuþlardýr.

19 Eðer yalnýz bu yaþam için Mesih'e umut baðlamýþsak, herkesten çok acýnacak durumdayýz.

20 Oysa Mesih, ölmüþ olanlarýn ilk örneði olarak ölümden dirilmiþtir.

21 Ölüm bir insan aracýlýðýyla geldiðine göre, ölümden diriliþ de bir insan aracýlýðýyla gelir.

22 Herkes nasýl Adem'de ölüyorsa, herkes Mesih'te yaþama kavuþacak.

23 Her biri sýrasý gelince dirilecek: Ýlk örnek olarak Mesih, sonra Mesih'in geliþinde Mesih'e ait olanlar.

24 Bundan sonra Mesih her yönetimi, her hükümranlýðý, her gücü ortadan kaldýrýp egemenliði Baba Tanrý'ya teslim ettiði zaman son gelmiþ olacak.

25 Çünkü Tanrý bütün düþmanlarýný ayaklarý altýna serinceye dek O'nun egemenlik sürmesi gerekir.

26 Ortadan kaldýrýlacak son düþman ölümdür.

27 Çünkü, 'Tanrý her þeyi Mesih'in ayaklarý altýna sererek O'na baðýmlý kýldý.' 'Her þey O'na baðýmlý kýlýndý' sözünün, her þeyi Mesih'e baðýmlý kýlan Tanrý'yý içermediði açýktýr.

28 Her þey Oðul'a baðýmlý kýlýnýnca, Oðul da her þeyi kendisine baðýmlý kýlan Tanrý'ya baðýmlý olacaktýr. Öyle ki, Tanrý her þeyde her þey olsun.

29 Diriliþ yoksa, ölüler için vaftiz* edilenler ne olacak? Ölüler gerçekten dirilmeyecekse, insanlar neden ölüler için vaftiz ediliyorlar?

30 Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atýyoruz?

31 Kardeþler, sizinle ilgili olarak Rabbimiz Mesih Ýsa'da sahip olduðum övüncün hakký için her gün ölüyorum.

32 Eðer insansal nedenlerle Efes'te canavarlarla dövüþtümse, bunun bana yararý ne? Eðer ölüler dirilmeyecekse, 'Yiyelim içelim, nasýl olsa yarýn öleceðiz.'

33 Aldanmayýn, 'Kötü arkadaþlýklar iyi huyu bozar.'

34 Uslanýp kendinize gelin, artýk günah iþlemeyin. Bazýlarýnýz Tanrý'yý hiç tanýmýyor. Utanasýnýz diye söylüyorum bunlarý.

35 Ama biri çýkýp, 'Ölüler nasýl dirilecek? Nasýl bir bedenle gelecekler?' diye sorabilir.

36 Ne akýlsýzca bir soru! Ektiðin tohum ölmedikçe yaþama kavuþmaz ki!

37 Ekerken, oluþacak bitkinin*fx* kendisini deðil, yalnýzca tohumunu -buðday ya da baþka bir bitkinin tohumunu- ekersin.

38 Tanrý tohuma dilediði bedeni -her birine kendine özgü bedeni- verir.

39 Her canlýnýn eti ayný deðildir. Ýnsan eti baþka, hayvan eti baþka, kuþ eti, balýk eti baþka baþkadýr.

40 Göksel bedenler vardýr, dünyasal bedenler vardýr. Göksel olanlarýn görkemi baþka, dünyasal olanlarýnki baþkadýr.

41 Güneþin görkemi baþka, ayýn görkemi baþka, yýldýzlarýn görkemi baþkadýr. Görkem bakýmýndan yýldýz yýldýzdan farklýdýr.

42 Ölülerin diriliþi de böyledir. Beden çürümeye mahkûm olarak gömülür, çürümez olarak diriltilir.

43 Düþkün olarak gömülür, görkemli olarak diriltilir. Zayýf olarak gömülür, güçlü olarak diriltilir.

44 Doðal beden olarak gömülür, ruhsal beden olarak diriltilir. Doðal beden olduðu gibi, ruhsal beden de vardýr.

45 Nitekim þöyle yazýlmýþtýr: 'Ýlk insan Adem yaþayan can oldu.' Son Adem'se*fx* yaþam veren ruh oldu.

46 Önce ruhsal olan deðil, doðal olan geldi. Ruhsal olan sonra geldi.

47 Ýlk insan yerden, yani topraktandýr. Ýkinci insan*fx* göktendir.

48 Topraktan olan insan nasýlsa, topraktan olanlar da öyledir. Göksel insan*fx* nasýlsa, göksel olanlar da öyledir.

49 Bizler topraktan olana nasýl benzediysek, göksel olana da benzeyeceðiz.

50 Kardeþler, þunu demek istiyorum, et ve kan Tanrý'nýn Egemenliði'ni miras alamaz. Çürüyen de çürümezliði miras alamaz.

51 Ýþte size bir sýr açýklýyorum. Hepimiz ölmeyeceðiz; son borazan çalýnýnca hepimiz bir anda, göz açýp kapayana dek deðiþtirileceðiz. Evet, borazan çalýnacak, ölüler çürümez olarak dirilecek, ve biz de deðiþtirileceðiz.

52

53 Çünkü bu çürüyen beden çürümezliði, bu ölümlü beden ölümsüzlüðü giyinmelidir.

54 Çürüyen ve ölümlü beden çürümezliði ve ölümsüzlüðü giyinince, 'Ölüm yok edildi, zafer kazanýldý!' diye yazýlmýþ olan söz yerine gelecektir.

55 'Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?'

56 Ölümün dikeni günahtýr. Günah ise gücünü Kutsal Yasa'dan alýr.

57 Rabbimiz Ýsa Mesih aracýlýðýyla bizi zafere ulaþtýran Tanrý'ya þükürler olsun!

58 Bu nedenle, sevgili kardeþlerim, Rab yolunda verdiðiniz emeðin boþa gitmeyeceðini bilerek dayanýn, sarsýlmayýn, Rab'bin iþinde her zaman gayretli olun.

16

1 Kutsallara yapýlacak para yardýmýna gelince: Galatya kiliselerine* ne buyurduysam, siz de öyle yapýn.

2 Haftanýn ilk günü* herkes kazancýna göre bir miktar para ayýrýp biriktirsin. Öyle ki, yanýnýza geldiðimde para toplamaya gerek kalmasýn.

3 Oraya vardýðýmda, baðýþlarýnýzý götürmek üzere uygun gördüðünüz kiþileri tanýtýcý mektuplarla Yeruþalim'e* göndereceðim.

4 Benim de gitmeme deðerse, onlarý yanýma alýp gideceðim.

5 Makedonya'dan geçtikten sonra yanýnýza geleceðim. Çünkü Makedonya'dan geçmek niyetindeyim.

6 Belki bir süre yanýnýzda kalýrým, hatta kýþý da sizinle geçirebilirim. Öyle ki, sonra nereye gidecek olsam, bana yardým edebilesiniz.

7 Sizi öyle kýsaca görüp geçmek istemiyorum. Rab'bin izniyle uzunca bir süre yanýnýzda kalmayý umut ediyorum.

8 Ama Pentikost Günü'ne dek Efes'te kalacaðým.

9 Çünkü büyük ve etkili iþler yapmam için burada bana bir kapý açýldý. Ne var ki, bana karþý çýkanlar çoktur.

10 Timoteos yanýnýza gelirse, bir þeyden korkmamasýna dikkat edin. Çünkü o da benim gibi Rab'bin iþini yapýyor.

11 Kimse onu hor görmesin. Yanýma gelmesi için onu esenlikle uðurlayýn. Kardeþlerle birlikte onun da gelmesini bekliyorum.

12 Kardeþimiz Apollos'a gelince, kardeþlerle birlikte size gelmesi için ona çok ricada bulundum, ama þimdilik gelmeye hiç de istekli deðil. Fýrsat bulunca gelecek.

13 Uyanýk kalýn, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.

14 Her þeyi sevgiyle yapýn.

15 Ahaya'da ilk iman eden ve kendilerini kutsallarýn hizmetine adayan Ýstefanas'ýn ev halkýný bilirsiniz. Kardeþler, size yalvarýrým, bu gibilere ve onlarla birlikte çalýþýp emek verenlerin hepsine baðýmlý olun.

16

17 Ýstefanas, Fortunatus ve Ahaykos'un geliþine sevindim. Yokluðunuzu bana unutturdular.

18 Sizin ruhunuzu da benim ruhumu da ferahlattýlar. Böylelerinin deðerini bilin.

19 Asya Ýli'ndeki* kiliseler* size selam eder. Akvila ve Priska, evlerinde buluþan toplulukla* birlikte Rab'de size çok selam ederler.

20 Buradaki bütün kardeþlerin size selamý var. Birbirinizi kutsal öpüþle selamlayýn.

21 Ben Pavlus, bu selamý kendi elimle yazýyorum.

22 Rab'bi sevmeyene lanet olsun. Maranata*fx*!

23 Rab Ýsa'nýn lütfu sizinle birlikte olsun.

24 Hepinize Mesih Ýsa'da sevgiler! Amin.

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

37 Ama zorunluluk altýnda bulunmayan, yüreði kararlý, istediðini yapabilecek durumdaki kiþi, kýzýný evlendirmemeye yüreðinde karar verirse, iyi eder.

38 Kýsacasý, kýzýný evlendiren iyi eder, evlendirmeyense daha iyi eder. 11:4 'Baþýna bir þey takýp': Grekçe deyim 'Uzun saçla' anlamýna da gelebilir. 11:5 'Baþý açýk': Grekçe deyim 'Baþýný örtmeden' ya da 'Saçýný toplamadan' anlamýna da gelebilir. Benzeri bir deyim 6,7 ve 13. ayetlerde de geçer. 12:7 'Herkesin ortak yararý için herkese Ruh'u belli eden bir yetenek veriliyor' ya da 'Herkesin ortak yararý için Ruh herkese kendini belli ediyor'. 13:3 'Yakýlmak üzere': Bazý Grekçe elyazmalarýnda, 'Övünmek için' diye geçer. 14:33-34 'Çünkü Tanrý karýþýklýk deðil, esenlik Tanrýsý'dýr. Kutsallarýn bütün topluluklarýnda böyledir.