1 Ey Teofilos,
2
3 Ýsa, ölüm acýsýný çektikten sonra birçok inandýrýcý kanýtlarla elçilere dirilmiþ olduðunu gösterdi. Kýrk gün süreyle onlara görünerek Tanrý'nýn Egemenliði* hakkýnda konuþtu.
4 Kendileriyle birlikteyken onlara þu buyruðu vermiþti: 'Yeruþalim'den* ayrýlmayýn, Baba'nýn verdiði ve benden duyduðunuz sözün gerçekleþmesini bekleyin.
5 Þöyle ki, Yahya suyla vaftiz* etti, ama sizler birkaç güne kadar Kutsal Ruh'la vaftiz edileceksiniz.'
6 Elçiler bir araya geldiklerinde Ýsa'ya þunu sordular: 'Ya Rab, Ýsrail'e egemenliði þimdi mi geri vereceksin?'
7 Ýsa onlara, 'Baba'nýn kendi yetkisiyle belirlemiþ olduðu zamanlarý ve tarihleri bilmenize gerek yok' karþýlýðýný verdi.
8 'Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksýnýz. Yeruþalim'de, bütün Yahudiye ve Samiriye'de ve dünyanýn dört bucaðýnda benim tanýklarým olacaksýnýz.'
9 Ýsa bunlarý söyledikten sonra, onlarýn gözleri önünde yukarý alýndý. Bir bulut O'nu alýp gözlerinin önünden uzaklaþtýrdý.
10 Ýsa giderken onlar gözlerini göðe dikmiþ bakýyorlardý. Tam o sýrada, beyaz giysiler içinde iki adam yanlarýnda belirdi.
11 'Ey Celileliler, neden göðe bakýp duruyorsunuz?' diye sordular. 'Aranýzdan göðe alýnan Ýsa, göðe çýktýðýný nasýl gördünüzse, ayný þekilde geri gelecektir.'
12 Bundan sonra elçiler, Yeruþalim'den yaklaþýk bir kilometre*fx* uzaklýktaki Zeytin Daðý'ndan Yeruþalim'e döndüler.
13 Kente girince kaldýklarý evin üst katýndaki odaya çýktýlar. Petrus, Yuhanna, Yakup, Andreas, Filipus, Tomas, Bartalmay, Matta, Alfay oðlu Yakup, Yurtsever* Simun ve Yakup oðlu Yahuda oradaydý.
14 Bunlar Ýsa'nýn annesi Meryem, öbür kadýnlar ve Ýsa'nýn kardeþleriyle tam bir birlik içinde sürekli dua ediyordu.
15 O günlerde Petrus, yaklaþýk yüz yirmi kardeþten oluþan bir topluluðun ortasýnda ayaða kalkýp þöyle konuþtu: 'Kardeþler, Kutsal Ruh'un, Ýsa'yý tutuklayanlara kýlavuzluk eden Yahuda ile ilgili olarak Davut'un aðzýyla önceden bildirdiði Kutsal Yazý'nýn yerine gelmesi gerekiyordu.
16
17 Yahuda bizden biri sayýlmýþ ve bu hizmette yerini almýþtý.'
18 Bu adam, yaptýðý kötülüðün karþýlýðýnda aldýðý ücretle bir tarla satýn aldý. Sonra baþ aþaðý düþtü, bedeni yarýldý ve bütün baðýrsaklarý dýþarý döküldü.
19 Yeruþalim'de yaþayan herkes olayý duydu. Tarlaya kendi dillerinde Kan Tarlasý anlamýna gelen Hakeldema adýný verdiler.
20 'Nitekim Mezmurlar Kitabý'nda þöyle yazýlmýþtýr' dedi Petrus. ' 21 'Buna göre, Yahya'nýn vaftiz* döneminden baþlayarak Rab Ýsa'nýn aramýzdan yukarý alýndýðý güne deðin bizimle birlikte geçirdiði bütün süre boyunca yanýmýzda bulunan adamlardan birinin, Ýsa'nýn diriliþine tanýklýk etmek üzere bize katýlmasý gerekir.'
22
23 Böylece iki kiþiyi, Barsabba denilen ve Yustus diye de bilinen Yusuf ile Mattiya'yý önerdiler.
24 Sonra þöyle dua ettiler: 'Ya Rab, sen herkesin yüreðini bilirsin. Yahuda'nýn, ait olduðu yere gitmek için býraktýðý bu hizmeti ve elçilik görevini üstlenmek üzere bu iki kiþiden hangisini seçtiðini göster bize.'
25
26 Ardýndan bu iki kiþiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düþtü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katýldý.
1 Pentikost Günü geldiðinde bütün imanlýlar bir arada bulunuyordu.
2 Ansýzýn gökten, güçlü bir rüzgarýn esiþini andýran bir ses geldi ve bulunduklarý evi tümüyle doldurdu.
3 Ateþten dillere benzer bir þeylerin daðýlýp her birinin üzerine indiðini gördüler.
4 Ýmanlýlarýn hepsi Kutsal Ruh'la doldular, Ruh'un onlarý konuþturduðu baþka dillerle konuþmaya baþladýlar.
5 O sýrada Yeruþalim'de, dünyanýn her ülkesinden gelmiþ dindar Yahudiler bulunuyordu.
6 Sesin duyulmasý üzerine büyük bir kalabalýk toplandý. Herkes kendi dilinin konuþulduðunu duyunca þaþakaldý.
7 Hayret ve þaþkýnlýk içinde, 'Bakýn, bu konuþanlarýn hepsi Celileli deðil mi?' diye sordular.
8 'Nasýl oluyor da her birimiz kendi ana dilini iþitiyor?
9 Aramýzda Partlar, Medler, Elamlýlar var. Mezopotamya'da, Yahudiye ve Kapadokya'da, Pontus ve Asya Ýli'nde*, Frikya ve Pamfilya'da, Mýsýr ve Libya'nýn Kirene'ye yakýn bölgelerinde yaþayanlar var. Hem Yahudi hem de Yahudiliðe dönen Romalý konuklar, Giritliler ve Araplar var aramýzda. Ama her birimiz Tanrý'nýn büyük iþlerinin kendi dilimizde konuþulduðunu iþitiyoruz.'
10
11
12 Hepsi hayret ve þaþkýnlýk içinde birbirlerine, 'Bunun anlamý ne?' diye sordular.
13 Baþkalarýysa, 'Bunlar taze þarabý fazla kaçýrmýþ' diye alay ettiler.
14 Bunun üzerine Onbirler'le birlikte öne çýkan Petrus yüksek sesle kalabalýða þöyle seslendi: 'Ey Yahudiler ve Yeruþalim'de bulunan herkes, bu durumu size açýklayayým. Sözlerime kulak verin. Bu adamlar, sandýðýnýz gibi sarhoþ deðiller. Saat* daha sabahýn dokuzu!
15
16 Bu gördüðünüz, Peygamber Yoel aracýlýðýyla önceden bildirilen olaydýr: 18 O günler kadýn erkek Kullarýmýn üzerine Ruhum'u dökeceðim, Onlar da peygamberlik edecekler.
19 Yukarýda, gökyüzünde harikalar yaratacaðým. Aþaðýda, yeryüzünde belirtiler, Kan, ateþ ve duman bulutlarý görülecek.
20 Rab'bin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneþ kararacak, Ay kan rengine dönecek.
21 O zaman Rab'bi adýyla çaðýran herkes kurtulacak.>
22 'Ey Ýsrailliler, þu sözleri dinleyin: Bildiðiniz gibi Nasýralý Ýsa, Tanrý'nýn, kendisi aracýlýðýyla aranýzda yaptýðý mucizeler, harikalar ve belirtilerle kimliði kanýtlanmýþ bir kiþidir.
23 Tanrý'nýn belirlenmiþ amacý ve öngörüsü uyarýnca elinize teslim edilen bu adamý, yasa tanýmaz kiþilerin eliyle çarmýha çivileyip öldürdünüz.
24 Tanrý ise, ölüm acýlarýna son vererek O'nu diriltti. Çünkü O'nun ölüme tutsak kalmasý olanaksýzdý.
25 O'nunla ilgili olarak Davut þöyle der: 27 Çünkü sen canýmý ölüler diyarýna terk etmeyeceksin, Kutsalýnýn çürümesine izin vermeyeceksin.
28 Yaþam yollarýný bana bildirdin; Varlýðýnla beni sevinçle dolduracaksýn.>
29 'Kardeþler, size açýkça söyleyebilirim ki, büyük atamýz Davut öldü, gömüldü, mezarý da bugüne dek yanýbaþýmýzda duruyor.
30 Davut bir peygamberdi ve soyundan birini tahtýna oturtacaðýna dair Tanrý'nýn kendisine ant içerek söz verdiðini biliyordu.
31 Geleceði görerek Mesih'in* ölümden diriliþine iliþkin þunlarý söyledi: 32 Tanrý, Ýsa'yý ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanýklarýyýz.
33 O, Tanrý'nýn saðýna yüceltilmiþ, vaat edilen Kutsal Ruh'u Baba'dan almýþ ve þimdi gördüðünüz ve iþittiðiniz gibi, bu Ruh'u üzerimize dökmüþtür.
34 Davut, kendisi göklere çýkmadýðý halde þöyle der: 35
36 'Böylelikle bütün Ýsrail halký þunu kesinlikle bilsin: Tanrý, sizin çarmýha gerdiðiniz Ýsa'yý hem Rab hem Mesih yapmýþtýr.'
37 Bu sözleri duyanlar, yüreklerine hançer saplanmýþ gibi oldular. Petrus ve öbür elçilere, 'Kardeþler, ne yapmalýyýz?' diye sordular.
38 Petrus onlara þu karþýlýðý verdi: 'Tövbe edin, her biriniz Ýsa Mesih'in adýyla vaftiz* olsun. Böylece günahlarýnýz baðýþlanacak ve Kutsal Ruh armaðanýný alacaksýnýz.
39 Bu vaat sizler, çocuklarýnýz, uzaktakilerin hepsi için, Tanrýmýz Rab'bin çaðýracaðý herkes için geçerlidir.'
40 Petrus daha birçok sözlerle onlarý uyardý. 'Kendinizi bu sapýk kuþaktan kurtarýn!' diye yalvardý.
41 Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaþýk üç bin kiþi topluluða katýldý.
42 Bunlar kendilerini elçilerin öðretisine, paydaþlýða, ekmek bölmeye ve duaya adadýlar.
43 Herkesi bir korku sarmýþtý. Elçilerin aracýlýðýyla birçok belirtiler ve harikalar yapýlýyordu.
44 Ýmanlýlarýn tümü bir arada bulunuyor, her þeyi ortaklaþa kullanýyorlardý.
45 Mallarýný mülklerini satýyor ve bunun parasýný herkese ihtiyacýna göre daðýtýyorlardý.
46 Her gün tapýnakta toplanmaya devam eden imanlýlar, kendi evlerinde de ekmek bölüp içten bir sevinç ve sadelikle yemek yiyor ve Tanrý'yý övüyorlardý. Bütün halkýn beðenisini kazanmýþlardý. Rab de her gün yeni kurtulanlarý topluluða katýyordu.
1 Bir gün Petrus'la Yuhanna, saat* üçte, dua vaktinde tapýnaða çýkýyorlardý.
2 O sýrada, doðuþtan kötürüm olan bir adam, tapýnaðýn Güzel Kapý diye adlandýrýlan kapýsýna getiriliyordu. Tapýnaða girenlerden para dilenmesi için onu her gün getirip oraya býrakýrlardý.
3 Tapýnaða girmek üzere olan Petrus'la Yuhanna'yý gören adam, kendilerinden sadaka istedi.
4 Petrus'la Yuhanna ona dikkatle baktýlar. Sonra Petrus, 'Bize bak' dedi.
5 Adam, onlardan bir þey alacaðýný umarak gözlerini onlarýn üzerine dikti.
6 Petrus, 'Bende altýn ve gümüþ yok, ama bende olaný sana veriyorum' dedi. 'Nasýralý Ýsa Mesih'in adýyla, yürü!'
7 Sonra onu sað elinden kavrayýp kaldýrdý. Adamýn ayaklarý ve bilekleri o anda sapasaðlam oldu.
8 Sýçrayýp ayaða kalktý, yürümeye baþladý. Yürüyüp sýçrayarak, Tanrý'yý överek onlarla birlikte tapýnaða girdi.
9 Bütün halk, onun yürüyüp Tanrý'yý övdüðünü gördü.
10 Onun, tapýnaðýn Güzel Kapýsý'nda oturup para dilenen kiþi olduðunu anlayýnca ondaki deðiþiklik karþýsýnda büyük bir hayret ve þaþkýnlýða düþtüler.
11 Adam, Petrus'la Yuhanna'ya tutunuyordu. Bütün halk hayret içinde Süleyman'ýn Eyvaný denilen yerde onlara doðru koþuþtu.
12 Bunu gören Petrus halka þöyle seslendi: 'Ey Ýsrailliler, buna neden þaþtýnýz? Neden gözlerinizi dikmiþ bize bakýyorsunuz? Kendi gücümüz ya da dindarlýðýmýzla bu adamýn yürümesini saðlamýþýz gibi...!
13 Ýbrahim'in, Ýshak'ýn ve Yakup'un Tanrýsý, atalarýmýzýn Tanrýsý, Kulu Ýsa'yý yüceltti. Siz O'nu ele verdiniz. Pilatus O'nu serbest býrakmaya karar verdiði halde, siz O'nu Pilatus'un önünde reddettiniz.
14 Kutsal ve adil Olan'ý reddedip bir katilin salýverilmesini istediniz.
15 Siz Yaþam Önderi'ni öldürdünüz, ama Tanrý O'nu ölümden diriltti. Biz bunun tanýklarýyýz.
16 Gördüðünüz ve tanýdýðýnýz bu adam, Ýsa'nýn adý sayesinde, O'nun adýna olan imanla sapasaðlam oldu. Hepinizin gözü önünde onu tam saðlýða kavuþturan, Ýsa'nýn aracýlýðýyla etkin olan*fx* imandýr.
17 'Þimdi ey kardeþler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandýðýnýzý biliyorum.
18 Ama bütün peygamberlerin aðzýndan Mesihi'nin* acý çekeceðini önceden bildiren Tanrý, sözünü bu þekilde yerine getirmiþtir.
19 Öyleyse, günahlarýnýzýn silinmesi için tövbe edin ve Tanrý'ya dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fýrsatlarý versin ve sizin için önceden belirlenen Mesih'i, yani Ýsa'yý göndersin.
20
21 Tanrý'nýn eski çaðlardan beri kutsal peygamberlerinin aðzýndan bildirdiði gibi, her þeyin yeniden düzenleneceði zamana dek Ýsa'nýn gökte kalmasý gerekiyor.
22 Musa þöyle demiþti: 24 'Samuel ve ondan sonra konuþan peygamberlerin hepsi bu günleri duyurdu.
25 Sizler peygamberlerin mirasçýlarý, Tanrý'nýn atalarýnýzla yaptýðý antlaþmanýn mirasçýlarýsýnýz. Nitekim Tanrý Ýbrahim'e þöyle demiþti: 26 Tanrý, sizleri kötü yollarýnýzdan döndürüp kutsamak için Kulu'nu ortaya çýkarýp önce size gönderdi.'
1 Kâhinler, tapýnak koruyucularýnýn komutaný ve Sadukiler*, halka seslenmekte olan Petrus'la Yuhanna'nýn üzerine yürüdüler.
2 Çünkü onlarýn halka öðretmelerine ve Ýsa'yý örnek göstererek ölülerin dirileceðini söylemelerine çok kýzmýþlardý.
3 Onlarý yakaladýlar, akþam olduðu için ertesi güne dek hapiste tuttular.
4 Ne var ki, konuþmayý dinlemiþ olanlarýn birçoðu iman etti. Böylece imanlý erkeklerin sayýsý aþaðý yukarý beþ bine ulaþtý.
5 Ertesi gün Yahudiler'in yöneticileri, ileri gelenleri ve din bilginleri* Yeruþalim'de toplandýlar.
6 Baþkâhin Hanan'ýn yanýsýra, Kayafa, Yuhanna, Ýskender ve baþkâhin soyundan gelen herkes oradaydý.
7 Petrus'la Yuhanna'yý huzurlarýna getirtip onlara, 'Siz bunu hangi güçle ya da kimin adýna dayanarak yaptýnýz?' diye sordular.
8 O zaman Kutsal Ruh'la dolan Petrus onlara þöyle dedi: 'Halkýn yöneticileri ve ileri gelenler!
9 Eðer bugün bir hastaya yapýlan iyilik nedeniyle bizden hesap soruluyor ve bu adamýn nasýl iyileþtiði soruþturuluyorsa, hepiniz ve bütün Ýsrail halký þunu bilin: Bu adam, sizin çarmýha gerdiðiniz, ama Tanrý'nýn ölümden dirilttiði Nasýralý Ýsa Mesih'in adý sayesinde önünüzde sapasaðlam duruyor.
10
11 Ýsa, 12 Baþka hiç kimsede kurtuluþ yoktur. Bu göðün altýnda insanlara baðýþlanmýþ, bizi kurtarabilecek baþka hiçbir ad yoktur.'
13 Kurul üyeleri, Petrus'la Yuhanna'nýn yürekliliðini görüp de bunlarýn eðitim görmemiþ, sýradan kiþiler olduklarýný anlayýnca þaþtýlar ve onlarýn Ýsa'yla birlikte bulunduklarýný farkettiler.
14 Ýyileþtirilen adam, Petrus ve Yuhanna'yla birlikte gözleri önünde duruyordu; bunun için hiçbir karþýlýk veremediler.
15 Kurul üyeleri onlara dýþarý çýkmalarýný buyurduktan sonra durumu kendi aralarýnda tartýþmaya baþladýlar.
16 'Bu adamlarý ne yapacaðýz?' dediler. 'Yeruþalim'de yaþayan herkes, bunlarýn eliyle olaðanüstü bir belirti gerçekleþtirildiðini biliyor. Biz bunu inkâr edemeyiz.
17 Ama bu haberin halk arasýnda daha çok yayýlmasýný önlemek için onlarý tehdit edelim ki, bundan böyle Ýsa'nýn adýndan kimseye söz etmesinler.'
18 Böylece onlarý çaðýrdýlar, Ýsa'nýn adýný hiç anmamalarýný, o adý kullanarak hiçbir þey öðretmemelerini buyurdular.
19 Ama Petrus'la Yuhanna þöyle karþýlýk verdiler: 'Tanrý'nýn önünde, Tanrý'nýn sözünü deðil de sizin sözünüzü dinlemek doðru mudur, kendiniz karar verin.
20 Biz gördüklerimizi ve iþittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.'
21 Kurul üyeleri onlarý bir daha tehdit ettikten sonra serbest býraktýlar; onlarý cezalandýrmak için hiçbir gerekçe bulamamýþlardý. Çünkü bütün halk, olup bitenler için Tanrý'yý yüceltiyordu.
22 Nitekim mucize sonucu iyileþen adamýn yaþý kýrký geçmiþti.
23 Serbest býrakýlan Petrus'la Yuhanna, arkadaþlarýnýn yanýna dönerek baþkâhinlerle ileri gelenlerin kendilerine söylediði her þeyi bildirdiler.
24 Arkadaþlarý bunu duyunca hep birlikte Tanrý'ya þöyle seslendiler: 'Ey Efendimiz! Yeri göðü, denizi ve onlarýn içindekilerin tümünü yaratan sensin.
25 Kutsal Ruh aracýlýðýyla kulun atamýz Davut'un aðzýndan þöyle dedin: 27 'Gerçekten de Hirodes* ile Pontius Pilatus, bu kentte Ýsrail halký ve öteki uluslarla birlikte senin meshettiðin* kutsal Kulun Ýsa'ya karþý bir araya geldiler. Senin kendi gücün*fx* ve isteðinle önceden kararlaþtýrdýðýn her þeyi gerçekleþtirdiler.
28
29 Ve þimdi ya Rab, onlarýn savurduðu tehditlere bak! Senin sözünü tam bir yüreklilikle duyurmak için biz kullarýna güç ver.
30 Kutsal Kulun Ýsa'nýn adýyla hastalarý iyileþtirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.'
31 Dualarý bitince toplandýklarý yer sarsýldý. Hepsi Kutsal Ruh'la doldular ve Tanrý'nýn sözünü cesaretle duyurmaya devam ettiler.
32 Ýnananlar topluluðunun yüreði ve düþüncesi birdi. Hiç kimse sahip olduðu herhangi bir þey için 'Bu benimdir' demiyor, her þeylerini ortak kabul ediyorlardý.
33 Elçiler, Rab Ýsa'nýn ölümden dirildiðine çok etkili bir biçimde tanýklýk ediyorlardý. Tanrý'nýn büyük lütfu hepsinin üzerindeydi.
34 Aralarýnda yoksul olan yoktu. Çünkü toprak ya da ev sahibi olanlar bunlarý satar, sattýklarýnýn bedelini getirip elçilerin buyruðuna verirlerdi*fx*; bu da herkese ihtiyacýna göre daðýtýlýrdý.
35
36 Örneðin, Kýbrýs doðumlu bir Levili olan ve elçilerin Barnaba, yani Cesaret Verici diye adlandýrdýklarý Yusuf, sahip olduðu bir tarlayý sattý, parasýný getirip elçilerin buyruðuna verdi.
1 Hananya adýnda bir adam, karýsý Safira'nýn onayýyla bir mülk sattý, paranýn bir kýsmýný kendine saklayarak gerisini getirip elçilerin buyruðuna verdi. Karýsýnýn da olup bitenlerden haberi vardý.
2
3 Petrus ona, 'Hananya, nasýl oldu da Þeytan'a uydun*fx*, Kutsal Ruh'a yalan söyleyip tarlanýn parasýnýn bir kýsmýný kendine sakladýn?' dedi.
4 'Tarla satýlmadan önce sana ait deðil miydi? Sen onu sattýktan sonra da parayý dilediðin gibi kullanamaz mýydýn? Neden yüreðinde böyle bir düzen kurdun? Sen insanlara deðil, Tanrý'ya yalan söylemiþ oldun.'
5 Hananya bu sözleri iþitince yere yýkýlýp can verdi. Olanlarý duyan herkesi büyük bir korku sardý.
6 Gençler kalkýp Hananya'nýn ölüsünü kefenlediler ve dýþarý taþýyýp gömdüler.
7 Bundan yaklaþýk üç saat sonra Hananya'nýn karýsý, olanlardan habersiz içeri girdi.
8 Petrus, 'Söyle bana, tarlayý bu fiyata mý sattýnýz?' diye sordu.
9 Petrus ona þöyle dedi: 'Rab'bin Ruhu'nu sýnamak için nasýl oldu da sözbirliði ettiniz? Ýþte, kocaný gömenlerin ayak sesleri kapýda, seni de dýþarý taþýyacaklar.'
10 Kadýn o anda Petrus'un ayaklarý dibine yýkýlýp can verdi. Ýçeri giren gençler onu ölmüþ buldular, onu da dýþarý taþýyarak kocasýnýn yanýna gömdüler.
11 Ýnanlýlar topluluðunun* tümünü ve olayý duyanlarýn hepsini büyük bir korku sardý.
12 Elçilerin aracýlýðýyla halk arasýnda birçok belirtiler ve harikalar yapýlýyordu. Ýmanlýlarýn hepsi Süleyman'ýn Eyvaný'nda toplanýyordu.
13 Halk onlara büyük saygý duyduðu halde, dýþarýdan hiç kimse onlara katýlmayý göze alamýyordu.
14 Buna karþýn, Rab'be inanýp topluluða katýlan erkek ve kadýnlarýn sayýsý giderek arttý.
15 Bütün bunlarýn sonucu, yoldan geçen Petrus'un hiç deðilse gölgesi bazýlarýnýn üzerine düþsün diye halk, hasta olanlarý caddelere çýkartýp þilteler ve döþekler üzerine yatýrýr oldu.
16 Yeruþalim'in çevresindeki kasabalardan da kalabalýklar geliyor, hastalarý ve kötü ruhlardan acý çekenleri getiriyorlardý. Bunlarýn hepsi iyileþtirildi.
17 Bunun üzerine, kýskançlýkla dolan baþkâhin ve yanýndakilerin hepsi, yani Saduki* mezhebinden olanlar, elçileri yakalatýp devlet tutukevine attýrdýlar.
18
19 Ama geceleyin Rab'bin bir meleði zindanýn kapýlarýný açýp onlarý dýþarý çýkarttý. 'Gidin! Tapýnaða girip bu yeni yaþamla ilgili sözlerin hepsini halka duyurun' dedi.
20
21 Elçiler bu buyruða uyarak gün doðarken tapýnaða girip öðretmeye baþladýlar.
22 Ne var ki, görevliler zindana vardýklarýnda elçileri bulamadýlar. Geri dönerek þu haberi ilettiler: 'Tutukevini kilitli ve tam bir güvenlik altýnda, nöbetçileri de kapýlarda durur bulduk. Ama kapýlarý açtýðýmýzda içerde kimseyi bulamadýk!'
23
24 Bu sözleri iþiten tapýnak koruyucularýnýn komutanýyla baþkâhinler þaþkýna döndüler, bu iþin sonunun nereye varacaðýný merak etmeye baþladýlar.
25 O sýrada yanlarýna gelen biri, 'Bakýn, hapse attýðýnýz adamlar tapýnakta dikilmiþ, halka öðretiyor' diye haber getirdi.
26 Bunun üzerine komutanla görevliler gidip elçileri getirdiler. Halkýn kendilerini taþlamasýndan korktuklarý için zor kullanmadýlar.
27 Elçileri getirip Yüksek Kurul'un önüne çýkardýlar. Baþkâhin onlarý sorguya çekti: 'Bu adý kullanarak öðretmeyin diye size kesin buyruk vermiþtik' dedi. 'Ama siz öðretinizi Yeruþalim Kenti'nin her tarafýna yaydýnýz. Ýlle de bizi bu adamýn kanýný dökmekten sorumlu göstermek istiyorsunuz.'
28
29 Petrus ve öbür elçiler þöyle karþýlýk verdiler: 'Ýnsanlardan çok, Tanrý'nýn sözünü dinlemek gerek.
30 Atalarýmýzýn Tanrýsý, sizin çarmýha gererek öldürdüðünüz Ýsa'yý diriltti.
31 Ýsrail'e, günahlarýndan tövbe etme ve baðýþlanma fýrsatýný vermek için Tanrý O'nu Önder ve Kurtarýcý olarak kendi saðýna yükseltti.
32 Biz, Tanrý'nýn kendi sözünü dinleyenlere verdiði Kutsal Ruh'la birlikte bu olaylarýn tanýklarýyýz.'
33 Kurul üyeleri bu sözleri iþitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.
34 Ama bütün halkýn saygýsýný kazanmýþ bir Kutsal Yasa öðretmeni olan Gamaliel adlý bir Ferisi*, Yüksek Kurul'da ayaða kalktý, elçilerin kýsa bir süre için dýþarý çýkartýlmasýný buyurarak kurul üyelerine þunlarý söyledi: 'Ey Ýsrailliler, bu adamlara yapacaðýnýzý iyi düþünün!
35
36 Bir süre önce Tevdas da kendi kendisiyle ilgili büyük iddialarda bulunarak baþkaldýrdý. Dört yüz kadar kiþi de ona katýldý. Ama adam öldürüldü, izleyicilerinin hepsi daðýtýldý, hareket yok oldu.
37 Ondan sonra, sayým yapýldýðý günlerde ortaya çýkan Celileli Yahuda, pek çok insaný ayartýp peþine taktý. Ama o da öldürüldü ve izleyicilerinin hepsi darmadaðýn oldu.
38 Þimdi size þunu söyleyeyim: Bu adamlarla uðraþmayýn, onlarý rahat býrakýn! Çünkü bu giriþim, bu hareket insan iþiyse, yok olup gidecektir.
39 Yok eðer Tanrý'nýn iþiyse, bu adamlarý yok edemezsiniz. Hatta kendinizi Tanrý'ya karþý savaþýr durumda bulabilirsiniz.'
40 Elçileri içeri çaðýrtýp kamçýlattýlar ve Ýsa'nýn adýndan söz etmemelerini buyurduktan sonra salýverdiler.
41 Elçiler Ýsa'nýn adý uðruna hakarete layýk görüldükleri için Yüksek Kurul'un huzurundan sevinç içinde ayrýldýlar.
42 Her gün tapýnakta ve evlerde öðretmekten ve Mesih Ýsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadýlar.
1 Ýsa'nýn öðrencilerinin sayýca çoðaldýðý o günlerde, Grekçe konuþan Yahudiler, günlük yardým daðýtýmýnda kendi dullarýna gereken ilginin gösterilmediðini ileri sürerek Ýbranice* konuþan Yahudiler'den yakýnmaya baþladýlar.
2 Bunun üzerine Onikiler*, bütün öðrencileri bir araya toplayýp þöyle dediler: 'Tanrý'nýn sözünü yayma iþini býrakýp maddi iþlerle uðraþmamýz*fx* doðru olmaz.
3 Bu nedenle, kardeþler, aranýzdan Ruh'la ve bilgelikle dolu, yedi saygýn kiþi seçin. Onlarý bu iþ için görevlendirelim.
4 Biz ise kendimizi duaya ve Tanrý sözünü yaymaya adayalým.'
5 Bu öneri bütün topluluðu hoþnut etti. Böylece, iman ve Kutsal Ruh'la dolu biri olan Ýstefanos'un yanýsýra Filipus, Prohoros, Nikanor, Timon, Parmenas ve Yahudiliðe dönen Antakyalý Nikolas'ý seçip elçilerin önüne çýkardýlar. Elçiler de dua edip ellerini onlarýn üzerine koydular.
6
7 Böylece Tanrý'nýn sözü yayýlýyor, Yeruþalim'deki öðrencilerin sayýsý arttýkça artýyor, kâhinlerden birçoðu da iman çaðrýsýna uyuyordu.
8 Tanrý'nýn lütfuyla ve kudretle dolu olan Ýstefanos, halk arasýnda büyük belirtiler ve harikalar yapýyordu.
9 Ne var ki, Azatlýlar Havrasý diye bilinen havranýn bazý üyeleri ve Kirene'den, Ýskenderiye'den, Kilikya'dan ve Asya Ýli'nden* bazý kiþiler Ýstefanos'la çekiþmeye baþladýlar.
10 Ama Ýstefanos'un konuþmasýndaki bilgeliðe ve Ruh'a karþý koyamadýlar.
11 Bunun üzerine birkaç kiþiyi el altýndan ayartarak onlara, 'Bu adamýn Musa'ya ve Tanrý'ya karþý küfür dolu sözler söylediðini duyduk' dedirttiler.
12 Böylelikle halký, ileri gelenleri ve din bilginlerini kýþkýrttýlar. Gidip Ýstefanos'u yakaladýlar ve Yüksek Kurul'un* önüne çýkardýlar.
13 Getirdikleri yalancý tanýklar, 'Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasa'ya karþý konuþuyor' dediler.
14 ' 15 Kurul'da oturanlarýn hepsi, Ýstefanos'a baktýklarýnda yüzünün bir melek yüzüne benzediðini gördüler.
1 Baþkâhin, 'Bu iddialar doðru mu?' diye sordu.
2 Ýstefanos þöyle karþýlýk verdi: 'Kardeþler ve babalar, beni dinleyin. Atamýz Ýbrahim daha Mezopotamya'dayken, Harran'a yerleþmeden önce, yüce Tanrý ona görünüp þöyle dedi: <Ülkeni, akrabalarýný býrak, sana göstereceðim ülkeye git.>
3
4 'Bunun üzerine Ýbrahim Kildaniler'in* ülkesini býrakýp Harran'a yerleþti. Babasýnýn ölümünden sonra da Tanrý onu oradan alýp þimdi sizin yaþadýðýnýz bu ülkeye getirdi.
5 Burada ona herhangi bir miras, bir karýþ toprak bile vermemiþti. Ama Ýbrahim'in o sýrada hiç çocuðu olmadýðý halde, Tanrý bu ülkeyi mülk olarak ona ve ondan sonra gelecek torunlarýna vereceðini vaat etti.
6 Tanrý þöyle dedi: 8 Sonra Tanrý onunla, sünnete dayalý antlaþmayý yaptý. Böylelikle Ýbrahim, Ýshak'ýn babasý oldu ve onu sekiz günlükken sünnet etti. Ve Ýshak Yakup'un, Yakup da on iki büyük atamýzýn babasý oldu.
9 'Yusuf'u kýskanan atalarýmýz, onu köle olarak Mýsýr'a sattýlar. Ama Tanrý onunlaydý ve onu bütün sýkýntýlarýndan kurtardý. Ona bilgelik vererek Mýsýr Firavunu'nun gözüne girmesini saðladý. Firavun da onu Mýsýr ve bütün saray halký üzerine yönetici atadý.
10
11 'Sonra bütün Mýsýr ve Kenan ülkesini kýtlýk vurdu, büyük sýkýntýlar baþladý. Atalarýmýz yiyecek bulamadýlar.
12 Mýsýr'da tahýl bulunduðunu duyan Yakup, atalarýmýzý oraya ilk yolculuklarýna gönderdi.
13 Mýsýr'a ikinci geliþlerinde Yusuf kardeþlerine kimliðini açýkladý. Firavun böylece Yusuf'un ailesini tanýmýþ oldu.
14 Yusuf haber yollayýp babasý Yakup'u ve bütün akrabalarýný, toplam yetmiþ beþ kiþiyi çaðýrttý.
15 Böylece Yakup Mýsýr'a gitti. Kendisi de atalarýmýz da orada öldüler.
16 Kemikleri sonra Þekem'e getirilerek Ýbrahim'in Þekem'de Hamor oðullarýndan bir miktar gümüþ karþýlýðýnda satýn almýþ olduðu mezara konuldu.
17 'Tanrý'nýn Ýbrahim'e verdiði sözün gerçekleþeceði zaman yaklaþtýðýnda, Mýsýr'daki halkýmýzýn nüfusu bir hayli çoðalmýþtý.
18 Sonunda Yusuf hakkýnda bilgisi olmayan yeni bir kral Mýsýr'da tahta çýktý.
19 Bu adam, halkýmýza karþý haince davrandý, atalarýmýza kötülük etti. Onlarý, yeni doðan çocuklarýný açýkta býrakýp ölüme terk etmeye zorladý.
20 'O sýrada, son derece güzel bir çocuk olan Musa doðdu. Musa, üç ay babasýnýn evinde beslendikten sonra açýkta býrakýldý. Firavunun kýzý onu bulup evlat edindi ve kendi oðlu olarak yetiþtirdi.
21
22 Musa, Mýsýrlýlar'ýn bütün bilim dallarýnda eðitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.
23 'Kýrk yaþýný doldurunca Musa'nýn yüreðinde öz kardeþleri Ýsrailoðullarý'nýn durumunu yakýndan görme arzusu doðdu.
24 Onlardan birine haksýzlýk edildiðini gören Musa, onu savundu. Haksýzlýðý yapan Mýsýrlý'yý öldürerek ezilenin öcünü aldý.
25 26 Ertesi gün Musa, kavga eden iki Ýbrani'yle karþýlaþýnca onlarý barýþtýrmak istedi. 27 'Ne var ki, soydaþýna haksýzlýk eden kiþi Musa'yý yana iterek, 28 29 Bu söz üzerine Musa Midyan ülkesine kaçtý. Orada gurbette yaþadý ve iki oðul babasý oldu.
30 'Kýrk yýl geçtikten sonra Musa'ya, Sina Daðý'nýn yakýnlarýndaki çölde, yanan bir çalýnýn alevleri içinde bir melek göründü.
31 Musa gördüklerine þaþtý. Daha yakýndan bakmak için yaklaþtýðýnda, Rab ona þöyle seslendi: 32
33 'Sonra Rab, <Çarýklarýný çýkar! Çünkü bastýðýn yer kutsal topraktýr> dedi.
34 35 'Bu Musa, 36 Halký Mýsýr'dan çýkaran, orada, Kýzýldeniz'de* ve kýrk yýl boyunca çölde belirtiler ve harikalar yapan oydu.
37 Ýsrailoðullarý'na, 38 Çöldeki topluluðun arasýnda yaþamýþ, Sina Daðý'nda kendisiyle konuþan melekle ve atalarýmýzla birlikte bulunmuþ olan odur. Bize iletmek üzere yaþam dolu sözler aldý.
39 'Ne var ki, atalarýmýz onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mýsýr'a dönmeyi özler oldular.
40 Harun'a, 41 Ve o günlerde buzaðý biçiminde bir put yapýp ona kurban sundular. Kendi elleriyle yaptýklarý bu put için bir þenlik düzenlediler.
42 Bu yüzden Tanrý onlardan yüz çevirip onlarý göksel cisimlere kulluk etmeye terk etti. Peygamberlerin kitabýnda yazýlmýþ olduðu gibi: 44 'Çölde atalarýmýzýn Tanýklýk Çadýrý*fx* vardý. Musa bunu, kendisiyle konuþan Tanrý'nýn buyurduðu gibi, gördüðü örneðe göre yapmýþtý.
45 Tanýklýk Çadýrý'ný önceki kuþaktan teslim alan atalarýmýz, Yeþu'nun önderliðinde öteki uluslarýn topraklarýný ele geçirdikleri zaman, çadýrý yanlarýnda getirdiler. Uluslarý atalarýmýzýn önünden kovan, Tanrý'nýn kendisiydi. Çadýr Davut'un zamanýna dek kaldý.
46 Tanrý'nýn beðenisini kazanmýþ olan Davut, Yakup'un Tanrýsý için bir konut yapmaya izin istedi.
47 Oysa Tanrý için bir ev yapan Süleyman oldu.
48 'Ne var ki, en yüce Olan, elle yapýlmýþ konutlarda oturmaz. Peygamberin belirttiði gibi, 49
50
51 'Ey dik kafalýlar, yürekleri ve kulaklarý sünnet edilmemiþ olanlar*fx*! Siz týpký atalarýnýza benziyorsunuz, her zaman Kutsal Ruh'a karþý direniyorsunuz.
52 Atalarýnýz peygamberlerin hangisine zulmetmediler ki? Adil Olan'ýn geleceðini önceden bildirenleri de öldürdüler. Melekler aracýlýðýyla buyrulan Yasa'yý alýp da buna uymayan sizler, þimdi de Adil Olan'a ihanet edip O'nu katlettiniz!'
53
54 Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, Ýstefanos'a karþý diþlerini gýcýrdattýlar.
55 Kutsal Ruh'la dolu olan Ýstefanos ise, gözlerini göðe dikip Tanrý'nýn görkemini ve Tanrý'nýn saðýnda duran Ýsa'yý gördü.
56 'Bakýn' dedi, 'Göklerin açýldýðýný ve Ýnsanoðlu'nun* Tanrý'nýn saðýnda durmakta olduðunu görüyorum.'
57 Bunun üzerine kulaklarýný týkayýp çýðlýklar atarak hep birlikte Ýstefanos'a saldýrdýlar.
58 Onu kentten dýþarý atýp taþa tuttular. Ýstefanos'a karþý tanýklýk etmiþ olanlar, kaftanlarýný Saul adlý bir gencin ayaklarýnýn dibine býraktýlar.
59 Ýstefanos taþ yaðmuru altýnda, 'Rab Ýsa, ruhumu al!' diye yakarýyordu.
60 Sonra diz çökerek yüksek sesle þöyle dedi: 'Ya Rab, bu günahý onlara yükleme!' Bunu söyledikten sonra gözlerini yaþama kapadý.
1 Ýstefanos'un öldürülmesini Saul da onaylamýþtý.
2 Bazý dindar kiþiler, Ýstefanos'u gömdükten sonra onun için büyük yas tuttular.
3 Saul ise inanlýlar topluluðunu* kýrýp geçiriyordu. Ev ev dolaþarak, kadýn erkek demeden imanlýlarý dýþarý sürüklüyor, hapse atýyordu.
4 Bunun sonucu daðýlan imanlýlar, gittikleri her yerde Tanrý sözünü müjdeliyorlardý.
5 Filipus, Samiriye* Kenti'ne gidip oradakilere Mesih'i* tanýtmaya baþladý.
6 Filipus'u dinleyen ve gerçekleþtirdiði belirtileri gören kalabalýklar, hep birlikte onun söylediklerine kulak verdiler.
7 Birçoklarýnýn içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykýrarak çýktý; birçok felçli ve kötürüm iyileþtirildi.
8 Ve o kentte büyük sevinç oldu.
9 Ne var ki, kentte bir süreden beri büyücülük yapan ve Samiriye halkýný þaþkýna çeviren Simun adlý biri vardý. Simun, büyük adam olduðunu iddia ediyordu.
10 Küçük büyük, herkes onu dikkatle dinler, 'Büyük Güç dedikleri Tanrý gücü iþte budur' derlerdi.
11 Uzun zamandan beri onlarý büyücülüðüyle þaþkýna çevirdiði için onu dikkatle dinlerlerdi.
12 Ama Tanrý'nýn Egemenliði* ve Ýsa Mesih adýyla ilgili Müjde'yi duyuran Filipus'un söylediklerine inandýklarý zaman, erkekler de kadýnlar da vaftiz* oldular.
13 Simun'un kendisi de inanýp vaftiz oldu. Ondan sonra sürekli olarak Filipus'un yanýnda kaldý. Doðaüstü belirtileri ve yapýlan büyük mucizeleri görünce þaþkýna döndü.
14 Yeruþalim'deki elçiler, Samiriye halkýnýn, Tanrý'nýn sözünü benimsediðini duyunca Petrus'la Yuhanna'yý onlara gönderdiler.
15 Petrus'la Yuhanna oraya varýnca, Samiriyeli imanlýlarýn Kutsal Ruh'u almalarý için dua ettiler.
16 Çünkü Ruh daha hiçbirinin üzerine inmemiþti. Rab Ýsa'nýn adýyla vaftiz olmuþlardý, o kadar.
17 Petrus'la Yuhanna onlarýn üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruh'u aldýlar.
18 Elçilerin bu el koyma hareketiyle Kutsal Ruh'un verildiðini gören Simun onlara para teklif ederek, 'Bana da bu yetkiyi verin, kimin üzerine ellerimi koysam Kutsal Ruh'u alsýn' dedi.
19
20 Petrus, 'Paran da yok olsun, sen de!' dedi, 'Çünkü Tanrý'nýn armaðanýný parayla elde edebileceðini sandýn.
21 Senin bu iþte bir payýn, bir hakkýn yok. Yüreðin, Tanrý'nýn gözünde doðru deðildir.
22 Bu kötülüðünden tövbe et ve Rab'be yalvar, yüreðindeki bu düþünce belki baðýþlanýr.
23 Senin kin dolu, kötülüðe tutsak biri olduðunu görüyorum.'
24 Simun, 'Benim için Rab'be yalvarýn da söylediklerinizden hiçbiri baþýma gelmesin' diye karþýlýk verdi.
25 Petrus'la Yuhanna tanýklýk edip Rab'bin sözünü bildirdikten sonra, Samiriye'nin birçok köyünde de Müjde'yi duyura duyura Yeruþalim'e döndüler.
26 Bu arada Rab'bin bir meleði Filipus'a þöyle seslendi: 'Kalk, güneye doðru, Yeruþalim'den Gazze'ye inen yola, çöl yoluna git.'
27 Filipus da kalkýp gitti. Giderken Etiyopyalý bir hadým gördü. Bu adam Etiyopya*fx* Kraliçesi Kandaki'nin vezirlerinden biriydi. Kraliçenin bütün hazinelerinden sorumluydu. Yeruþalim'e, tapýnmaya gelmiþti.
28 Geri dönerken arabasýnda oturmuþ, Peygamber Yeþaya'nýn Kitabý'ný okuyordu.
29 Ruh Filipus'a, 'Git' dedi, 'Þu arabaya yetiþ.'
30 Filipus koþup arabanýn yanýna geldi ve hadýmýn Peygamber Yeþaya'yý okumakta olduðunu iþitti. 'Acaba okuduklarýný anlýyor musun?' diye sordu.
31 Hadým, 'Biri bana yol göstermedikçe nasýl anlayabilirim ki?' diyerek Filipus'un arabaya binip yanýna oturmasýný rica etti.
32 Kutsal Yazýlar'dan okuduðu bölüm þuydu: 'Koyun gibi kesime götürüldü; Kýrkýcýnýn önünde kuzu nasýl ses çýkarmazsa, O da öylece aðzýný açmadý.
33 Aþaðýlandýðýnda adalet O'ndan esirgendi. O'nun soyunu kim anacak? Çünkü yeryüzündeki yaþamýna son verildi.'
34 Hadým Filipus'a, 'Lütfen açýklar mýsýn, peygamber kimden söz ediyor, kendisinden mi, bir baþkasýndan mý?' diye sordu.
35 Bunun üzerine Filipus anlatmaya koyuldu. Kutsal Yazýlar'ýn bu bölümünden baþlayarak ona Ýsa'yla ilgili Müjde'yi bildirdi.
36 Yolda giderlerken su bulunan bir yere geldiler. Hadým, 'Bak, burada su var' dedi. 'Vaftiz* olmama ne engel var?'*fx*
37
38 Sonra arabanýn durmasýný buyurdu. Filipus'la hadým birlikte suya girdiler ve Filipus hadýmý vaftiz etti.
39 Sudan çýktýklarý zaman Rab'bin Ruhu Filipus'u hemen oradan uzaklaþtýrdý. Filipus'u bir daha görmeyen hadým sevinç içinde yoluna devam etti.
40 Filipus ise kendini Aþdot Kenti'nde buldu. Sezariye'ye varýncaya dek bütün kentleri dolaþarak Müjde'yi duyurdu.
1 Saul ise Rab'bin öðrencilerine karþý hâlâ tehdit ve ölüm soluyordu. Baþkâhine gitti, Þam'daki havralara verilmek üzere mektuplar yazmasýný istedi. Orada Ýsa'nýn yolunda yürüyen kadýn erkek, kimi bulsa tutuklayýp Yeruþalim'e getirmek niyetindeydi.
2
3 Yol alýp Þam'a yaklaþtýðý sýrada, birdenbire gökten gelen bir ýþýk çevresini aydýnlattý.
4 Yere yýkýlan Saul, bir sesin kendisine, 'Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?' dediðini iþitti.
5 Saul, 'Ey Efendim, sen kimsin?' dedi.
6 'Haydi kalk ve kente gir, ne yapman gerektiði sana bildirilecek.'
7 Saul'la birlikte yolculuk eden adamlarýn dilleri tutuldu, olduklarý yerde kalakaldýlar. Sesi duydularsa da, kimseyi göremediler.
8 Saul yerden kalktý, ama gözlerini açtýðýnda hiçbir þey göremiyordu. Sonra kendisini elinden tutup Þam'a götürdüler.
9 Üç gün boyunca gözleri görmeyen Saul hiçbir þey yiyip içmedi.
10 Þam'da Hananya adýnda bir Ýsa öðrencisi vardý. Bir görümde Rab ona, 'Hananya!' diye seslendi.
11 Rab ona, 'Kalk' dedi, 'Doðru Sokak denilen sokaða git ve Yahuda'nýn evinde Saul adýnda Tarsuslu birini sor. Þu anda orada dua ediyor.
12 Görümünde yanýna Hananya adlý birinin geldiðini ve gözlerini açmak için ellerini kendisinin üzerine koyduðunu görmüþtür.'
13 Hananya þöyle karþýlýk verdi: 'Ya Rab, birçoklarýnýn bu adam hakkýnda neler anlattýklarýný duydum. Yeruþalim'de senin kutsallarýna nice kötülük yapmýþ!
14 Burada da senin adýný anan herkesi tutuklamak için baþkâhinlerden yetki almýþtýr.'
15 Rab ona, 'Git!' dedi. 'Bu adam, benim adýmý öteki uluslara*, krallara ve Ýsrailoðullarý'na duyurmak üzere seçilmiþ bir aracýmdýr.
16 Benim adým uðruna ne kadar sýkýntý çekmesi gerekeceðini ona göstereceðim.'
17 Bunun üzerine Hananya gitti, eve girdi ve ellerini Saul'un üzerine koydu. 'Saul kardeþ' dedi, 'Sen buraya gelirken yolda sana görünen Rab, yani Ýsa, gözlerin açýlsýn ve Kutsal Ruh'la dolasýn diye beni yolladý.'
18 O anda Saul'un gözlerinden balýk pulunu andýran þeyler düþtü. Saul yeniden görmeye baþladý. Kalkýp vaftiz* oldu.
19 Sonra yemek yiyip kuvvet buldu.
20 Havralarda Ýsa'nýn Tanrý'nýn Oðlu olduðunu hemen duyurmaya baþladý.
21 Onu duyanlarýn hepsi þaþkýna döndü. 'Yeruþalim'de bu adý ananlarý kýrýp geçiren adam bu deðil mi? Buraya da, öylelerini tutuklayýp baþkâhinlere götürmek amacýyla gelmedi mi?' diyorlardý.
22 Saul ise günden güne güçleniyordu. Ýsa'nýn Mesih* olduðuna dair kanýtlar göstererek Þam'da yaþayan Yahudiler'i þaþkýna çeviriyordu.
23 Aradan günler geçti. Yahudiler Saul'u öldürmek için bir düzen kurdular.
24 Ne var ki, kurduklarý düzenle ilgili haber Saul'a ulaþtý. Yahudiler onu öldürmek için gece gündüz kentin kapýlarýný gözlüyorlardý.
25 Ama Saul'un öðrencileri geceleyin kendisini aldýlar, kentin surlarýndan sarkýttýklarý bir küfe içinde aþaðý indirdiler.
26 Saul Yeruþalim'e varýnca oradaki öðrencilere katýlmaya çalýþtý. Ama hepsi ondan korkuyor, Ýsa'nýn öðrencisi olduðuna inanamýyorlardý.
27 O zaman Barnaba onu alýp elçilere götürdü. Onlara, Saul'un Þam yolunda Rab'bi nasýl gördüðünü, Rab'bin de onunla konuþtuðunu, Þam'da ise onun Ýsa adýný nasýl korkusuzca duyurduðunu anlattý.
28 Böylelikle Saul, Yeruþalim'de girip çýktýklarý her yerde öðrencilerle birlikte bulunarak Rab'bin adýný korkusuzca duyurmaya baþladý.
29 Dili Grekçe olan Yahudiler'le konuþup tartýþýyordu. Ama onlar onu öldürmeyi tasarlýyorlardý.
30 Kardeþler bunu öðrenince onu Sezariye'ye götürüp oradan Tarsus'a yolladýlar.
31 Bütün Yahudiye, Celile ve Samiriye'deki* inanlýlar topluluðu* esenliðe kavuþtu. Geliþen ve Rab korkusu içinde yaþayan topluluk Kutsal Ruh'un yardýmýyla sayýca büyüyordu.
32 Bu arada her tarafý dolaþan Petrus, Lidda'da yaþayan kutsallara da uðradý.
33 Orada Eneas adýnda birine rastladý. Eneas felçliydi. Sekiz yýldan beri yatalaktý.
34 Petrus ona, 'Eneas, Ýsa Mesih seni iyileþtiriyor' dedi. 'Kalk, yataðýný topla.' Eneas hemen ayaða kalktý.
35 Lidda ve Þaron'da yaþayan herkes onu gördü ve Rab'be döndü.
36 Yafa'da, Ýsa öðrencisi olan Tabita adýnda bir kadýn vardý. Tabita, ceylan anlamýna gelir. Bu kadýn her zaman iyilik yapýp yoksullara yardým ederdi.
37 O günlerde hastalanýp öldü. Ölüsünü yýkayýp üst kattaki odaya koydular.
38 Lidda Yafa'ya yakýn olduðundan, Petrus'un Lidda'da bulunduðunu duyan öðrenciler ona iki kiþi yollayýp, 'Vakit kaybetmeden yanýmýza gel' diye yalvardýlar.
39 Petrus kalkýp onlarla birlikte gitti. Eve varýnca onu üst kattaki odaya çýkardýlar. Bütün dul kadýnlar aðlayarak Petrus'un çevresinde toplandýlar. Ona, Ceylan'ýn kendileriyle birlikteyken diktiði entarilerle üstlükleri gösterdiler.
40 Petrus, herkesi dýþarý çýkarttý, diz çöküp dua etti. Sonra ölüye doðru dönerek, 'Tabita, kalk' dedi. Kadýn gözlerini açtý, Petrus'u görünce doðrulup oturdu.
41 Petrus elini uzatarak onu ayaða kaldýrdý. Sonra kutsallarla dul kadýnlarý çaðýrdý, Ceylan'ý diri olarak onlara teslim etti.
42 Bu olayýn haberi bütün Yafa'ya yayýldý ve birçoklarý Rab'be inandý.
43 Petrus uzunca bir süre Yafa'da, Simun adýnda bir dericinin evinde kaldý.
1 Sezariye'de Kornelius adýnda bir adam vardý. 'Ýtalyan' taburunda yüzbaþýydý.
2 Dindar bir adamdý. Hem kendisi hem de bütün ev halký Tanrý'dan korkardý. Halka çok yardýmda bulunur, Tanrý'ya sürekli dua ederdi.
3 Bir gün saat* üç sularýnda, bir görümde Tanrý'nýn bir meleðinin kendisine geldiðini açýkça gördü. Melek ona, 'Kornelius' diye seslendi.
4 Kornelius korku içinde gözlerini ona dikti, 'Ne var, efendim?' dedi.
5 Þimdi Yafa'ya adam yolla, Petrus olarak da tanýnan Simun'u çaðýrt.
6 Petrus, evi deniz kýyýsýnda bulunan Simun adlý bir dericinin yanýnda kalýyor.'
7 Kendisiyle konuþan melek uzaklaþtýktan sonra Kornelius, iki uþaðýyla özel yardýmcýlarýndan dindar bir askeri çaðýrdý.
8 Kendilerine her þeyi anlattýktan sonra onlarý Yafa'ya gönderdi.
9 Ertesi gün onlar yol alýp kente yaklaþýrlarken, saat* on iki sularýnda Petrus dua etmek için dama çýktý.
10 Acýkýnca da yemek istedi. Yemek hazýrlanýrken Petrus kendinden geçti.
11 Göðün açýldýðýný ve büyük bir çarþafý andýran bir nesnenin dört köþesinden sarkýtýlarak yeryüzüne indirildiðini gördü.
12 Çarþafýn içinde, yeryüzünde yaþayan her türden dört ayaklý hayvanlar, sürüngenler ve kuþlar vardý.
13 Bir ses ona, 'Kalk Petrus, kes ve ye!' dedi.
14 'Asla olmaz, ya Rab!' dedi Petrus. 'Hiçbir zaman bayaðý ya da murdar* herhangi bir þey yemedim.'
15 Ses tekrar, ikinci kez duyuldu; Petrus'a, 'Tanrý'nýn temiz kýldýklarýna sen bayaðý deme' dedi.
16 Bu, üç kez tekrarlandý. Sonra çarþafý andýran nesne hemen göðe alýndý.
17 Petrus þaþkýnlýk içindeydi. Gördüðü görümün ne anlama gelebileceðini düþünürken, Kornelius'un gönderdiði adamlar sora sora Simun'un evinin kapýsýna kadar geldiler.
18 Evdekilere seslenerek, 'Petrus diye tanýnan Simun burada mý kalýyor?' diye sordular.
19 Petrus hâlâ görümün anlamýný düþünürken Ruh ona, 'Bak, üç kiþi seni arýyor' dedi.
20 'Haydi kalk, aþaðý in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onlarý ben gönderdim.'
21 Petrus aþaðý inip adamlara, 'Aradýðýnýz kiþi benim' dedi. 'Geliþinizin sebebi ne acaba?'
22 'Doðru ve Tanrý'dan korkan, bütün Yahudi ulusunca iyiliðiyle tanýnan, Kornelius adýnda bir yüzbaþý var' dediler. 'Kutsal bir melek ona, seni evine çaðýrtýp senin söyleyeceklerini dinlemesini buyurdu.'
23 Bunun üzerine Petrus onlarý içeri alýp konuk etti.
24 Ýkinci gün Sezariye'ye vardýlar. Bu arada Kornelius, akraba ve yakýn dostlarýný toplamýþ onlarý bekliyordu.
25 Eve giren Petrus'u karþýladý, tapýnýrcasýna ayaklarýna kapandý.
26 Petrus ise onu ayaða kaldýrarak, 'Kalk, ben de insaným' dedi.
27 Petrus Kornelius'la konuþa konuþa içeri girdiðinde birçok insanýn toplanmýþ olduðunu gördü.
28 Onlara þöyle dedi: 'Bir Yahudi'nin baþka ulustan biriyle iliþki kurmasýnýn, onu ziyaret etmesinin töremize aykýrý olduðunu bilirsiniz. Oysa Tanrý bana, hiç kimseye bayaðý ya da murdar* dememem gerektiðini gösterdi.
29 Bu nedenle, çaðrýldýðým zaman hiç itiraz etmeden geldim. Þimdi, beni ne amaçla çaðýrttýðýnýzý sorabilir miyim?'
30 Kornelius, 'Üç gün*fx* önce bu sýralarda, saat* üçte evimde dua ediyordum' dedi. 'Birdenbire, parlak giysili bir adam önüme çýkýverdi.
2
3
4
5
6
7
8
9
10