1 Sayýn Teofilos,
2
3
4 Öyle ki, sana verilen bilgilerin doðruluðunu bilesin.
5 Yahudiye Kralý Hirodes* zamanýnda, Aviya bölüðünden Zekeriya adýnda bir kâhin* vardý. Harun soyundan gelen karýsýnýn adý ise Elizabet'ti.
6 Her ikisi de Tanrý'nýn gözünde doðru kiþilerdi, Rab'bin bütün buyruk ve kurallarýna eksiksizce uyarlardý.
7 Elizabet kýsýr olduðu için çocuklarý olmuyordu. Ýkisinin de yaþý ilerlemiþti.
8 Zekeriya, hizmet sýrasýnýn kendi bölüðünde olduðu bir gün, Tanrý'nýn önünde kâhinlik görevini yerine getiriyordu.
9 Kâhinlik geleneði uyarýnca Rab'bin Tapýnaðý'na girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmiþti.
10 Buhur yakma saatinde bütün halk topluluðu dýþarýda dua ediyordu.
11 Bu sýrada, Rab'bin bir meleði buhur sunaðýnýn saðýnda durup Zekeriya'ya göründü.
12 Zekeriya onu görünce þaþýrdý, korkuya kapýldý.
13 Melek, 'Korkma, Zekeriya' dedi, 'Duan kabul edildi. Karýn Elizabet sana bir oðul doðuracak, adýný Yahya koyacaksýn.
14 Sevinip coþacaksýn. Birçoklarý da onun doðumuna sevinecek.
15 O, Rab'bin gözünde büyük olacak. Hiç þarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh'la dolacak.
16 Ýsrailoðullarý'ndan birçoðunu, Tanrýlarý Rab'be döndürecek.
17 Babalarýn yüreklerini çocuklarýna döndürmek, söz dinlemeyenleri doðru kiþilerin anlayýþýna yöneltmek ve Rab için hazýrlanmýþ bir halk yetiþtirmek üzere, Ýlyas'ýn ruhu ve gücüyle Rab'bin önünden gidecektir.'
18 Zekeriya meleðe, 'Bundan nasýl emin olabilirim?' dedi. 'Çünkü ben yaþlandým, karýmýn da yaþý ilerledi.'
19 Melek ona þöyle karþýlýk verdi: 'Ben Tanrý'nýn huzurunda duran Cebrail'im. Seninle konuþmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.
20 Ýþte, belirlenen zamanda yerine gelecek olan sözlerime inanmadýðýn için dilin tutulacak, bunlarýn gerçekleþeceði güne dek konuþamayacaksýn.'
21 Zekeriya'yý bekleyen halk, onun tapýnakta bu kadar uzun süre kalmasýna þaþtý.
22 Zekeriya ise dýþarý çýktýðýnda onlarla konuþamadý. O zaman tapýnakta bir görüm gördüðünü anladýlar. Kendisi onlara iþaretler yapýyor, ama konuþamýyordu.
23 Görev süresi bitince Zekeriya evine döndü.
24 Bir süre sonra karýsý Elizabet gebe kaldý ve beþ ay evine kapandý.
25 'Bunu benim için yapan Rab'dir' dedi. 'Bu günlerde benimle ilgilenerek insanlar arasýnda utancýmý giderdi.'
26 Elizabet'in hamileliðinin altýncý ayýnda Tanrý, Melek Cebrail'i Celile'de bulunan Nasýra adlý kente, Davut'un soyundan Yusuf adýndaki adamla niþanlý kýza gönderdi. Kýzýn adý Meryem'di.
27
28 Onun yanýna giren melek, 'Selam, ey Tanrý'nýn lütfuna eriþen kýz! Rab seninledir' dedi.
29 Söylenenlere çok þaþýran Meryem, bu selamýn ne anlama gelebileceðini düþünmeye baþladý.
30 Ama melek ona, 'Korkma Meryem' dedi, 'Sen Tanrý'nýn lütfuna eriþtin.
31 Bak, gebe kalýp bir oðul doðuracak, adýný Ýsa koyacaksýn.
32 O büyük olacak, kendisine 33 O da sonsuza dek Yakup'un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliðinin sonu gelmeyecektir.'
34 Meryem meleðe, 'Bu nasýl olur? Ben erkeðe varmadým ki' dedi.
35 Melek ona þöyle yanýt verdi: 'Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi'nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doðacak olana kutsal, Tanrý Oðlu denecek.
36 Bak, senin akrabalarýndan Elizabet de yaþlýlýðýnda bir oðula gebe kaldý. Kýsýr bilinen bu kadýn þimdi altýncý ayýndadýr.
37 Tanrý'nýn yapamayacaðý hiçbir þey yoktur.'
38 'Ben Rab'bin kuluyum' dedi Meryem, 'Bana dediðin gibi olsun.' Bundan sonra melek onun yanýndan ayrýldý.
39 O günlerde Meryem kalkýp aceleyle Yahuda'nýn daðlýk bölgesindeki bir kente gitti.
40 Zekeriya'nýn evine girip Elizabet'i selamladý.
41 Elizabet Meryem'in selamýný duyunca rahmindeki çocuk hopladý. Kutsal Ruh'la dolan Elizabet yüksek sesle þöyle dedi: 'Kadýnlar arasýnda kutsanmýþ bulunuyorsun, rahminin ürünü de kutsanmýþtýr!
42
43 Nasýl oldu da Rabbim'in annesi yanýma geldi?
44 Bak, selamýn kulaklarýma eriþtiði an, çocuk rahmimde sevinçle hopladý.
45 Ýman eden kadýna ne mutlu! Çünkü Rab'bin ona söylediði sözler gerçekleþecektir.'
46 Meryem de þöyle dedi: 'Caným Rab'bi yüceltir; Ruhum, Kurtarýcým Tanrý sayesinde sevinçle coþar.
47
48 Çünkü O, sýradan biri olan kuluyla ilgilendi. Ýþte, bundan böyle bütün kuþaklar beni mutlu sayacak.
49 Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük iþler yaptý. O'nun adý kutsaldýr.
50 Kuþaklar boyunca kendisinden korkanlara merhamet eder.
51 Bileðiyle büyük iþler yaptý; Gururlularý yüreklerindeki kuruntularla darmadaðýn etti.
52 Hükümdarlarý tahtlarýndan indirdi, Sýradan insanlarý yükseltti.
53 Aç olanlarý iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boþ çevirdi.
54 Atalarýmýza söz verdiði gibi, Ýbrahim'e ve onun soyuna sonsuza dek Merhamet etmeyi unutmayarak Kulu Ýsrail'in yardýmýna yetiþti.'
55
56 Meryem, üç ay kadar Elizabet'in yanýnda kaldý, sonra kendi evine döndü.
57 Elizabet'in doðurma vakti geldi ve bir oðul doðurdu.
58 Komþularýyla akrabalarý, Rab'bin ona ne büyük merhamet gösterdiðini duyunca, onun sevincine katýldýlar.
59 Sekizinci gün çocuðun sünnetine geldiler. Ona babasý Zekeriya'nýn adýný vereceklerdi.
60 Ama annesi, 'Hayýr, adý Yahya olacak' dedi.
61 Ona, 'Akrabalarýn arasýnda bu adý taþýyan kimse yok ki' dediler.
62 Bunun üzerine babasýna iþaretle çocuðun adýný ne koymak istediðini sordular.
63 Zekeriya bir yazý levhasý istedi ve, 'Adý Yahya'dýr' diye yazdý. Herkes þaþakaldý.
64 O anda Zekeriya'nýn aðzý açýldý, dili çözüldü. Tanrý'yý överek konuþmaya baþladý.
65 Çevrede oturanlarýn hepsi korkuya kapýldý. Bütün bu olaylar, Yahudiye'nin daðlýk bölgesinin her yanýnda konuþulur oldu.
66 Duyan herkes derin derin düþünüyor, 'Acaba bu çocuk ne olacak?' diyordu. Çünkü Rab*fx* onunla birlikteydi.
67 Çocuðun babasý Zekeriya, Kutsal Ruh'la dolarak þu peygamberlikte bulundu:
68 'Ýsrail'in Tanrýsý Rab'be övgüler olsun! Çünkü halkýnýn yardýmýna gelip onlarý fidyeyle kurtardý.
69 Eski çaðlardan beri Kutsal peygamberlerinin aðzýndan bildirdiði gibi, Kulu Davut'un soyundan Bizim için güçlü bir kurtarýcý*fx* çýkardý; Düþmanlarýmýzdan, Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden Kurtuluþumuzu saðladý.
70
71
72 Böylece atalarýmýza merhamet ederek Kutsal antlaþmasýný anmýþ oldu.
73 Nitekim bizi düþmanlarýmýzýn elinden kurtaracaðýna Ve ömrümüz boyunca Kendi önünde kutsallýk ve doðruluk içinde, Korkusuzca kendisine tapýnmamýzý saðlayacaðýna dair Atamýz Ýbrahim'e ant içerek söz vermiþti.
74
75
76 Sen de, ey çocuk, Yüceler Yücesi'nin peygamberi diye anýlacaksýn. Rab'bin yollarýný hazýrlamak üzere önünden gidecek Ve O'nun halkýna, Günahlarýnýn baðýþlanmasýyla kurtulacaklarýný bildireceksin.
77
78 Çünkü Tanrýmýz'ýn yüreði merhamet doludur. O'nun merhameti sayesinde, Yücelerden doðan Güneþ*fx*, Karanlýkta ve ölümün gölgesinde yaþayanlara ýþýk saçmak Ve ayaklarýmýzý esenlik yoluna yöneltmek üzere Yardýmýmýza gelecektir.'
79
80 Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. Ýsrail halkýna görüneceði güne dek ýssýz yerlerde yaþadý.
1 O günlerde Sezar* Avgustus bütün Roma dünyasýnda bir nüfus sayýmýnýn yapýlmasý için buyruk çýkardý.
2 Bu ilk sayým, Kirinius'un Suriye valiliði zamanýnda yapýldý.
3 Herkes yazýlmak için kendi kentine gitti.
4 Böylece Yusuf da, Davut'un soyundan ve torunlarýndan olduðu için Celile'nin Nasýra Kenti'nden Yahudiye bölgesine, Davut'un kenti Beytlehem'e gitti.
5 Orada, hamile olan niþanlýsý Meryem'le birlikte yazýlacaktý.
6 Onlar oradayken, Meryem'in doðurma vakti geldi ve ilk oðlunu doðurdu. Onu kundaða sarýp bir yemliðe yatýrdý. Çünkü handa*fx* yer yoktu.
7
8 Ayný yörede, sürülerinin yanýnda nöbet tutarak geceyi kýrlarda geçiren çobanlar vardý.
9 Rab'bin bir meleði onlara göründü ve Rab'bin görkemi çevrelerini aydýnlattý. Büyük bir korkuya kapýldýlar.
10 Melek onlara, 'Korkmayýn!' dedi. 'Size, bütün halký çok sevindirecek bir haber müjdeliyorum: Bugün size, Davut'un kentinde bir Kurtarýcý doðdu. Bu, Rab olan Mesih'tir*.
11
12 Ýþte size bir iþaret: Kundaða sarýlmýþ ve yemlikte yatan bir bebek bulacaksýnýz.'
13 Birdenbire meleðin yanýnda, göksel ordulardan oluþan büyük bir topluluk belirdi. Tanrý'yý överek, 'En yücelerde Tanrý'ya yücelik olsun, Yeryüzünde O'nun hoþnut kaldýðý insanlara Esenlik olsun!' dediler.
14
15 Melekler yanlarýndan ayrýlýp göðe çekildikten sonra çobanlar birbirlerine, 'Haydi, Beytlehem'e gidelim, Rab'bin bize bildirdiði bu olayý görelim' dediler.
16 Aceleyle gidip Meryem'le Yusuf'u ve yemlikte yatan bebeði buldular.
17 Onlarý görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatýlanlarý bildirdiler.
18 Bunu duyanlarýn hepsi, çobanlarýn söylediklerine þaþýp kaldýlar.
19 Meryem ise bütün bu sözleri derin derin düþünerek yüreðinde saklýyordu.
20 Çobanlar, iþitip gördüklerinin tümü için Tanrý'yý yüceltip överek geri döndüler. Her þeyi, kendilerine anlatýldýðý gibi bulmuþlardý.
21 Sekizinci gün, çocuðu sünnet etme zamaný gelince, O'na Ýsa adý verildi. Bu, O'nun anne rahmine düþmesinden önce meleðin kendisine verdiði isimdi.
22 Musa'nýn Yasasý'na göre arýnma günlerinin*fx* bitiminde Yusuf'la Meryem çocuðu Rab'be adamak için Yeruþalim'e* götürdüler.
23 Nitekim Rab'bin Yasasý'nda, 'Ýlk doðan her erkek çocuk Rab'be adanmýþ sayýlacak' diye yazýlmýþtýr.
24 Ayrýca Rab'bin Yasasý'nda buyrulduðu gibi, kurban olarak 'bir çift kumru ya da iki güvercin yavrusu' sunacaklardý.
25 O sýrada Yeruþalim'de Þimon adýnda bir adam vardý. Doðru ve dindar biriydi. Ýsrail'in avutulmasýný özlemle bekliyordu. Kutsal Ruh onun üzerindeydi.
26 Rab'bin Mesihi'ni görmeden ölmeyeceði Kutsal Ruh aracýlýðýyla kendisine bildirilmiþti.
27 Böylece Þimon, Ruh'un yönlendirmesiyle tapýnaða geldi. Küçük Ýsa'nýn annesi babasý, Kutsal Yasa'nýn ilgili kuralýný yerine getirmek üzere O'nu içeri getirdiklerinde, Þimon O'nu kucaðýna aldý, Tanrý'yý överek þöyle dedi:
28
29 'Ey Rabbim, verdiðin sözü tuttun; Artýk ben, kulun huzur içinde ölebilirim*fx*.
30 Çünkü senin saðladýðýn, Bütün halklarýn gözü önünde hazýrladýðýn kurtuluþu, Uluslarý aydýnlatýp Halkýn Ýsrail'e yücelik kazandýracak ýþýðý Gözlerimle gördüm.'
31
32
33 Ýsa'nýn annesiyle babasý, O'nun hakkýnda söylenenlere þaþtýlar.
34 Þimon onlarý kutsayýp çocuðun annesi Meryem'e þöyle dedi: 'Bu çocuk, Ýsrail'de birçok kiþinin düþmesine ya da yükselmesine yol açmak ve aleyhinde konuþulacak bir belirti olmak üzere belirlenmiþtir.
35 Senin kalbine de adeta bir kýlýç saplanacak. Bütün bunlar, birçoklarýnýn yüreðindeki düþüncelerin açýða çýkmasý için olacak.'
36 Anna adýnda çok yaþlý bir kadýn peygamber vardý. Aþer oymaðýndan Fanuel'in kýzýydý. Genç kýz olarak evlenip kocasýyla yedi yýl yaþadýktan sonra dul kalmýþtý. Þimdi seksen dört yaþýndaydý. Tapýnaktan ayrýlmaz, oruç tutup dua ederek gece gündüz Tanrý'ya tapýnýrdý.
37
38 Tam o sýrada ortaya çýkan Anna, Tanrý'ya þükrederek Yeruþalim'in kurtuluþunu bekleyen herkese Ýsa'dan söz etmeye baþladý.
39 Yusuf'la Meryem, Rab'bin Yasasý'nda öngörülen her þeyi yerine getirdikten sonra Celile'ye, kendi kentleri Nasýra'ya döndüler.
40 Çocuk büyüyor, güçleniyor ve bilgelikte yetkinleþiyordu. Tanrý'nýn lütfu O'nun üzerindeydi.
41 Ýsa'nýn annesi babasý her yýl Fýsýh Bayramý'nda* Yeruþalim'e giderlerdi.
42 Ýsa on iki yaþýna gelince, bayram geleneðine uyarak yine gittiler.
43 Bayramdan sonra eve dönerlerken küçük Ýsa Yeruþalim'de kaldý. Bunu farketmeyen annesiyle babasý, çocuðun yol arkadaþlarýyla birlikte olduðunu sanarak bir günlük yol gittiler. Sonra O'nu akrabalar ve dostlar arasýnda aramaya baþladýlar.
44
45 Bulamayýnca O'nu araya araya Yeruþalim'e döndüler.
46 Üç gün sonra O'nu tapýnakta buldular. Din öðretmenleri arasýnda oturmuþ, onlarý dinliyor, sorular soruyordu.
47 O'nu dinleyen herkes, zekâsýna ve verdiði yanýtlara hayran kalýyordu.
48 Annesiyle babasý O'nu görünce þaþýrdýlar. Annesi, 'Çocuðum, bize bunu niçin yaptýn? Bak, babanla ben büyük kaygý içinde seni arayýp durduk' dedi.
49 O da onlara, 'Beni niçin arayýp durdunuz?' dedi. 'Babam'ýn evinde bulunmam gerektiðini bilmiyor muydunuz?'
50 Ne var ki onlar ne demek istediðini anlamadýlar.
51 Ýsa onlarla birlikte yola çýkýp Nasýra'ya döndü. Onlarýn sözünü dinlerdi. Annesi bütün bu olup bitenleri yüreðinde sakladý.
52 Ýsa bilgelikte ve boyda geliþiyor, Tanrý'nýn ve insanlarýn beðenisini kazanýyordu.
1 Sezar* Tiberius'un egemenliðinin on beþinci yýlýydý. Yahudiye'de Pontius Pilatus valilik yapýyordu. Celile'yi Hirodes*, Ýtureya ve Trahonitis bölgesini Hirodes'in kardeþi Filipus, Avilini'yi Lisanias yönetiyordu.
2 Hanan ile Kayafa baþkâhinlik ediyorlardý. Bu sýrada Tanrý çölde bulunan Zekeriya oðlu Yahya'ya seslendi.
3 O da Þeria Irmaðý'nýn çevresindeki bütün bölgeyi dolaþarak insanlarý, günahlarýnýn baðýþlanmasý için tövbe edip vaftiz* olmaya çaðýrdý.
4 Nitekim Peygamber Yeþaya'nýn sözlerini içeren kitapta þöyle yazýlmýþtýr: 'Çölde haykýran, 5 7 Yahya, vaftiz olmak için kendisine gelen kalabalýklara þöyle seslendi: 'Ey engerekler soyu! Gelecek gazaptan kaçmak için sizi kim uyardý?
8 Bundan böyle tövbeye yaraþýr meyveler verin! Kendi kendinize, 9 Balta aðaçlarýn köküne dayanmýþ bile. Ýyi meyve vermeyen her aðaç kesilip ateþe atýlýr.'
10 Halk ona, 'Öyleyse biz ne yapalým?' diye sordu.
11 Yahya onlara, 'Ýki mintaný olan birini mintaný olmayana versin; yiyeceði olan yiyeceði olmayanla paylaþsýn' yanýtýný verdi.
12 Bazý vergi görevlileri* de vaftiz olmaya gelerek, 'Öðretmenimiz, biz ne yapalým?' dediler.
13 Yahya, 'Size buyrulandan çok vergi almayýn' dedi.
14 Bazý askerler de, 'Ya biz ne yapalým?' diye sordular.
15 Halk umut içinde bekliyordu. Yahya'yla ilgili olarak herkesin aklýnda, 'Acaba Mesih* bu mu?' sorusu vardý.
16 Yahya ise hepsine þöyle yanýt verdi: 'Ben sizi suyla vaftiz ediyorum, ama benden daha güçlü Olan geliyor. Ben O'nun çarýklarýnýn baðýný çözmeye bile layýk deðilim. O sizi Kutsal Ruh'la ve ateþle vaftiz edecek.
17 Harman yerini temizlemek ve buðdayý toplayýp ambarýna yýðmak için yabasý elinde hazýr duruyor. Samaný ise sönmeyen ateþte yakacak.'
18 Yahya baþka birçok konuda halka çaðrýda bulunuyor, Müjde'yi duyuruyordu.
19 Ne var ki bölgenin kralý* Hirodes, kardeþinin karýsý Hirodiya'yla ilgili olayý ve kendi yapmýþ olduðu bütün kötülükleri yüzüne vuran Yahya'yý hapse attýrarak kötülüklerine bir yenisini ekledi.
20
21 Bütün halk vaftiz olduktan sonra Ýsa da vaftiz oldu. Dua ederken gök açýldý ve Kutsal Ruh, bedensel görünümde, güvercin gibi O'nun üzerine indi. Gökten, 'Sen benim sevgili Oðlum'sun, senden hoþnudum' diyen bir ses duyuldu.
22
23 Ýsa görevine baþladýðý zaman otuz yaþlarýndaydý. Yusuf'un oðlu olduðu sanýlýyordu.
24 Mattat oðlu, Levi oðlu, Malki oðlu, Yannay oðlu, Yusuf oðlu,
25 Mattitya oðlu, Amos oðlu, Nahum oðlu, Hesli oðlu, Nagay oðlu,
26 Mahat oðlu, Mattitya oðlu, Þimi oðlu, Yosek oðlu, Yoda oðlu,
27 Yohanan oðlu, Reþa oðlu, Zerubbabil oðlu, Þealtiel oðlu, Neri oðlu,
28 Malki oðlu, Addi oðlu, Kosam oðlu, Elmadam oðlu, Er oðlu,
29 Yeþu oðlu, Eliezer oðlu, Yorim oðlu, Mattat oðlu, Levi oðlu,
30 Þimon oðlu, Yahuda oðlu, Yusuf oðlu, Yonam oðlu, Elyakim oðlu,
31 Mala oðlu, Menna oðlu, Mattata oðlu, Natan oðlu, Davut oðlu,
32 Ýþay oðlu, Ovet oðlu, Boaz oðlu, Salmon*fx* oðlu, Nahþon oðlu,
33 Amminadav oðlu, Ram oðlu*fx*, Hesron oðlu, Peres oðlu, Yahuda oðlu,
34 Yakup oðlu, Ýshak oðlu, Ýbrahim oðlu, Terah oðlu, Nahor oðlu,
35 Seruk oðlu, Reu oðlu, Pelek oðlu, Ever oðlu, Þelah oðlu,
36 Kenan oðlu, Arpakþat oðlu, Sam oðlu, Nuh oðlu, Lemek oðlu,
37 Metuþelah oðlu, Hanok oðlu, Yeret oðlu, Mahalalel oðlu, Kenan oðlu,
38 Enoþ oðlu, Þit oðlu, Adem oðlu, Tanrý Oðlu'ydu.
1 Kutsal Ruh'la dolu olarak Þeria Irmaðý'ndan dönen Ýsa, Ruh'un yönlendirmesiyle çölde dolaþtýrýlarak kýrk gün Ýblis tarafýndan denendi. O günlerde hiçbir þey yemedi. Dolayýsýyla bu süre sonunda acýktý.
2
3 Bunun üzerine Ýblis O'na, 'Tanrý'nýn Oðlu'ysan, þu taþa söyle ekmek olsun' dedi.
4 Ýsa, ' <Ýnsan yalnýz ekmekle yaþamaz> diye yazýlmýþtýr' karþýlýðýný verdi.
5 Sonra Ýblis Ýsa'yý yükseklere çýkararak bir anda O'na dünyanýn bütün ülkelerini gösterdi.
6 O'na, 'Bütün bunlarýn yönetimini ve zenginliðini sana vereceðim' dedi. 'Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediðim kiþiye veririm.
7 Bana taparsan, hepsi senin olacak.'
8 Ýsa ona þu karþýlýðý verdi: ' 9 Ýblis O'nu Yeruþalim'e götürüp tapýnaðýn tepesine çýkardý. 'Tanrý'nýn Oðlu'ysan, kendini buradan aþaðý at' dedi.
10 'Çünkü þöyle yazýlmýþtýr: 11 12 Ýsa ona þöyle karþýlýk verdi: ' 13 Ýblis, Ýsa'yý her bakýmdan denedikten sonra bir süre için O'nun yanýndan ayrýldý.
14 Ýsa, Ruh'un gücüyle donanmýþ olarak Celile'ye döndü. Haber bütün bölgeye yayýldý.
15 Oranýn havralarýnda öðretiyor, herkes tarafýndan övülüyordu.
16 Ýsa, büyüdüðü Nasýra Kenti'ne geldiðinde her zamanki gibi Þabat Günü* havraya gitti. Kutsal Yazýlar'ý okumak üzere ayaða kalkýnca O'na Peygamber Yeþaya'nýn Kitabý verildi. Kitabý açarak þu sözlerin yazýlý olduðu yeri buldu:
17
18 'Rab'bin Ruhu üzerimdedir. Çünkü O beni yoksullara Müjde'yi iletmek için meshetti*. Tutsaklara serbest býrakýlacaklarýný, Körlere gözlerinin açýlacaðýný duyurmak için, Ezilenleri özgürlüðe kavuþturmak Ve Rab'bin lütuf yýlýný ilan etmek için Beni gönderdi.'
19
20 Sonra kitabý kapattý, görevliye geri verip oturdu. Havradakilerin hepsi dikkatle O'na bakýyordu.
21 Ýsa, 'Dinlediðiniz bu Yazý bugün yerine gelmiþtir' diye konuþmaya baþladý.
22 Herkes Ýsa'yý övüyor, aðzýndan çýkan lütufkâr sözlere hayran kalýyordu. 'Yusuf'un oðlu deðil mi bu?' diyorlardý.
23 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Kuþkusuz bana þu deyimi hatýrlatacaksýnýz: 24 'Size doðrusunu söyleyeyim' diye devam etti Ýsa, 'Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.
25 Yine size gerçeði söyleyeyim, gökyüzünün üç yýl altý ay kapalý kaldýðý, bütün ülkede korkunç bir kýtlýðýn baþ gösterdiði Ýlyas zamanýnda Ýsrail'de çok sayýda dul kadýn vardý.
26 Ýlyas bunlardan hiçbirine gönderilmedi; yalnýz Sayda bölgesinin Sarefat Kenti'nde bulunan dul bir kadýna gönderildi.
27 Peygamber Eliþa'nýn zamanýnda Ýsrail'de çok sayýda cüzamlý* vardý. Bunlardan hiçbiri iyileþtirilmedi; yalnýz Suriyeli Naaman iyileþtirildi.'
28 Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.
29 Ayaða kalkýp Ýsa'yý kentin dýþýna kovdular. O'nu uçurumdan aþaðý atmak için kentin kurulduðu tepenin yamacýna götürdüler.
30 Ama Ýsa onlarýn arasýndan geçerek oradan uzaklaþtý.
31 Sonra Ýsa Celile'nin Kefarnahum Kenti'ne gitti. Þabat Günü* halka öðretiyordu.
32 Yetkiyle konuþtuðu için O'nun öðretiþine þaþýp kaldýlar.
33 Havrada cinli, içinde kötü ruh olan bir adam vardý. Adam yüksek sesle, 'Ey Nasýralý Ýsa, býrak bizi! Bizden ne istiyorsun?' diye baðýrdý. 'Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduðunu biliyorum, Tanrý'nýn Kutsalý'sýn sen!'
34
35 Ýsa, 'Sus, çýk adamdan!' diyerek cini azarladý. Cin adamý herkesin önünde yere vurduktan sonra, ona hiç zarar vermeden içinden çýktý.
36 Herkes þaþkýna dönmüþtü. Birbirlerine, 'Bu nasýl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çýkmalarýný buyuruyor, onlar da çýkýyor!' diyorlardý.
37 Ýsa'yla ilgili haber o bölgenin her yanýnda yankýlandý.
38 Ýsa havradan ayrýlarak Simun'un evine gitti. Simun'un kaynanasý hastaydý, ateþler içindeydi. Onun için Ýsa'dan yardým istediler.
39 Ýsa kadýnýn baþucunda durup ateþi azarladý, kadýnýn ateþi düþtü. Kadýn hemen ayaða kalkýp onlara hizmet etmeye baþladý.
40 Güneþ batarken herkes çeþitli hastalýklara yakalanmýþ akrabalarýný Ýsa'ya getirdi. Ýsa her birinin üzerine ellerini koyarak onlarý iyileþtirdi.
41 Birçoðunun içinden cinler de, 'Sen Tanrý'nýn Oðlu'sun!' diye baðýrarak çýkýyordu. Ne var ki, Ýsa onlarý azarladý, konuþmalarýna izin vermedi. Çünkü kendisinin Mesih* olduðunu biliyorlardý.
42 Sabah olunca Ýsa dýþarý çýkýp ýssýz bir yere gitti. Halk ise O'nu arýyordu. Bulunduðu yere geldiklerinde O'nu yanlarýnda alýkoymaya çalýþtýlar.
43 Ama Ýsa, 'Öbür kentlerde de Tanrý'nýn Egemenliði'yle ilgili Müjde'yi yaymam gerek' dedi. 'Çünkü bunun için gönderildim.'
44 Böylece Yahudiye'deki*fx* havralarda Tanrý sözünü duyurmaya devam etti.
1 Halk, Ginnesar Gölü'nün kýyýsýnda duran Ýsa'nýn çevresini sarmýþ, Tanrý'nýn sözünü dinliyordu.
2 Ýsa, gölün kýyýsýnda iki tekne gördü. Balýkçýlar teknelerinden inmiþ aðlarýný yýkýyorlardý.
3 Ýki tekneden Simun'a ait olanýna binen Ýsa, ona kýyýdan biraz açýlmasýný rica etti. Sonra oturdu, teknenin içinden halka öðretmeye devam etti.
4 Konuþmasýný bitirince Simun'a, 'Derin sulara açýlýn, balýk tutmak için aðlarýnýzý atýn' dedi.
5 Simun þu karþýlýðý verdi: 'Efendimiz, bütün gece çabaladýk, hiçbir þey tutamadýk. Yine de senin sözün üzerine aðlarý atacaðým.'
6 Bunu yapýnca öyle çok balýk yakaladýlar ki, aðlarý yýrtýlmaya baþladý.
7 Öbür teknedeki ortaklarýna iþaret ederek gelip yardým etmelerini istediler. Onlar da geldiler ve her iki tekneyi balýkla doldurdular; tekneler neredeyse batýyordu.
8 Simun Petrus bunu görünce, 'Ya Rab, benden uzak dur, ben günahlý bir adamým' diyerek Ýsa'nýn dizlerine kapandý.
9 Kendisi ve yanýndakiler, tutmuþ olduklarý balýklarýn çokluðuna þaþýp kalmýþlardý.
10 Simun'un ortaklarý olan Zebedi oðullarý Yakup'la Yuhanna'yý da ayný þaþkýnlýk almýþtý.
11 Sonra onlar tekneleri karaya çektiler ve her þeyi býrakýp Ýsa'nýn ardýndan gittiler.
12 Ýsa kentlerden birindeyken, her yanýný cüzam* kaplamýþ bir adamla karþýlaþtý. Adam Ýsa'yý görünce yüzüstü yere kapanýp yalvardý: 'Ya Rab, istersen beni temiz kýlabilirsin' dedi.
13 Ýsa elini uzatýp adama dokundu, 'Ýsterim, temiz ol!' dedi. Adam anýnda cüzamdan kurtuldu.
14 Ýsa ona, bundan kimseye söz etmemesini buyurdu. 'Git, kâhine* görün ve cüzamdan temizlendiðini herkese kanýtlamak için Musa'nýn buyurduðu sunularý sun' dedi.
15 Ne var ki, Ýsa'yla ilgili haber daha da çok yayýldý. Kalabalýk halk topluluklarý Ýsa'yý dinlemek ve hastalýklarýndan kurtulmak amacýyla akýn akýn geliyordu.
16 Kendisi ise ýssýz yerlere çekilip dua ediyordu.
17 Bir gün Ýsa öðretiyordu. Celile'nin ve Yahudiye'nin bütün köylerinden ve Yeruþalim'den gelen Ferisiler'le* Kutsal Yasa öðretmenleri O'nun çevresinde oturuyorlardý. Ýsa, Rab'bin gücü sayesinde hastalarý iyileþtiriyordu.
18 O sýrada birkaç kiþi, yatak üzerinde taþýdýklarý felçli bir adamý evden içeri sokup Ýsa'nýn önüne koymaya çalýþýyordu.
19 Kalabalýktan ötürü onu içeri sokacak yol bulamayýnca dama çýktýlar, kiremitleri kaldýrýp adamý yatakla birlikte orta yere, Ýsa'nýn önüne indirdiler.
20 Ýsa onlarýn imanýný görünce, 'Dostum, günahlarýn baðýþlandý' dedi.
21 Din bilginleriyle* Ferisiler, 'Tanrý'ya küfreden bu adam kim? Tanrý'dan baþka kim günahlarý baðýþlayabilir?' diye düþünmeye baþladýlar.
22 Akýllarýndan geçenleri bilen Ýsa onlara þöyle seslendi: 'Aklýnýzdan neden böyle þeyler geçiriyorsunuz?
23 Hangisi daha kolay, 24 Ne var ki, Ýnsanoðlu'nun* yeryüzünde günahlarý baðýþlama yetkisine sahip olduðunu bilesiniz diye...' Sonra felçli adama, 'Sana söylüyorum, kalk, yataðýný toplayýp evine git!' dedi.
25 Adam onlarýn gözü önünde hemen ayaða kalktý, üzerinde yattýðý yataðý topladý ve Tanrý'yý yücelterek evine gitti.
26 Herkesi bir þaþkýnlýk almýþtý. Tanrý'yý yüceltiyor, büyük korku içinde, 'Bugün þaþýlacak iþler gördük!' diyorlardý.
27 Bu olaydan sonra Ýsa dýþarý çýktý, vergi toplama yerinde oturan Levi adýnda bir vergi görevlisini* gördü. Adama, 'Ardýmdan gel' dedi.
28 O da kalktý, her þeyi býrakýp Ýsa'nýn ardýndan gitti.
29 Sonra Levi, evinde Ýsa'nýn onuruna büyük bir þölen verdi. Vergi görevlileriyle baþka kiþilerden oluþan büyük bir kalabalýk onlarla birlikte yemeðe oturmuþtu.
30 Ferisiler'le onlarýn din bilginleri söylenmeye baþladýlar. Ýsa'nýn öðrencilerine, 'Siz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yiyip içiyorsunuz?' dediler.
31 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Saðlýklý olanlarýn deðil, hastalarýn hekime ihtiyacý var.
32 Ben doðru kiþileri deðil, günahkârlarý tövbeye çaðýrmaya geldim.'
33 Onlar Ýsa'ya, 'Yahya'nýn öðrencileri sýk sýk oruç tutup dua ediyorlar, Ferisiler'in öðrencileri de öyle. Seninkiler ise yiyip içiyor' dediler.
34 Ýsa þöyle karþýlýk verdi: 'Güvey aralarýnda olduðu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?
35 Ama güveyin aralarýndan alýnacaðý günler gelecek, onlar iþte o zaman, o günler oruç tutacaklar.'
36 Ýsa onlara þu benzetmeyi de anlattý: 'Hiç kimse yeni giysiden bir parça yýrtýp eski giysiyi yamamaz. Yoksa hem yeni giysi yýrtýlýr, hem de o giysiden koparýlan yama eskisine uymaz.
37 Hiç kimse yeni þarabý eski tulumlara doldurmaz. Yoksa yeni þarap tulumlarý patlatýr; hem þarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur.
38 Yeni þarabý yeni tulumlara doldurmak gerek.
39 Üstelik hiç kimse eski þarabý içtikten sonra yenisini istemez. 1 Bir Þabat Günü* Ýsa ekinler arasýndan geçiyordu. Öðrencileri baþaklarý koparýyor, avuçlarýnda ufalayýp yiyorlardý.
2 Ferisiler'den bazýlarý, 'Þabat Günü yasak olaný neden yapýyorsunuz?' dediler.
3 Ýsa onlara þöyle karþýlýk verdi: 'Davut'la yanýndakiler acýkýnca Davut'un ne yaptýðýný okumadýnýz mý?
4 Tanrý'nýn evine girdi, kâhinlerden baþkasýnýn yemesi yasak olan adak ekmeklerini* alýp yedi ve yanýndakilere de verdi.'
5 Sonra Ýsa onlara, 'Ýnsanoðlu* Þabat Günü'nün de Rabbi'dir' dedi.
6 Bir baþka Þabat Günü Ýsa havraya girmiþ öðretiyordu. Orada sað eli sakat bir adam vardý.
7 Ýsa'yý suçlamak için fýrsat kollayan din bilginleriyle Ferisiler, Þabat Günü hastalarý iyileþtirecek mi diye O'nu gözlüyorlardý.
8 Ýsa, onlarýn ne düþündüklerini biliyordu. Eli sakat olan adama, 'Ayaða kalk, öne çýk' dedi. O da kalktý, orta yerde durdu.
9 Ýsa onlara, 'Size sorayým' dedi, 'Kutsal Yasa'ya göre Þabat Günü iyilik yapmak mý doðru, kötülük yapmak mý? Can kurtarmak mý doðru, öldürmek mi?'
10 Gözlerini hepsinin üzerinde gezdirdikten sonra adama, 'Elini uzat' dedi. Adam elini uzattý, eli yine sapasaðlam oluverdi.
11 Onlar ise öfkeden deliye döndüler ve aralarýnda Ýsa'ya ne yapabileceklerini tartýþmaya baþladýlar.
12 O günlerde Ýsa, dua etmek için daða çýktý ve bütün geceyi Tanrý'ya dua ederek geçirdi.
13 Gün doðunca öðrencilerini yanýna çaðýrdý ve onlarýn arasýndan, elçi diye adlandýrdýðý þu on iki kiþiyi seçti: Petrus adýný verdiði Simun, onun kardeþi Andreas, Yakup, Yuhanna, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oðlu Yakup, Yurtsever* diye tanýnan Simun, Yakup oðlu Yahuda ve Ýsa'ya ihanet eden Yahuda Ýskariot.
14
15
16
17 Ýsa bunlarla birlikte aþaðý inip düzlük bir yerde durdu. Öðrencilerinden büyük bir kalabalýk ve bütün Yahudiye'den, Yeruþalim'den, Sur'la Sayda yakýnlarýndaki kýyý bölgesinden gelen büyük bir halk topluluðu da oradaydý.
18 Ýsa'yý dinlemek ve hastalýklarýna þifa bulmak için gelmiþlerdi. Kötü ruhlar yüzünden sýkýntý çekenler de iyileþtiriliyordu.
19 Kalabalýkta herkes Ýsa'ya dokunmak için çabalýyordu. Çünkü O'nun içinden akan bir güç herkese þifa veriyordu.
20 Ýsa, gözlerini öðrencilerine çevirerek þöyle dedi: 'Ne mutlu size, ey yoksullar! Çünkü Tanrý'nýn Egemenliði sizindir.
21 Ne mutlu size, þimdi açlýk çekenler! Çünkü doyurulacaksýnýz. Ne mutlu size, þimdi aðlayanlar! Çünkü güleceksiniz.
22 Ýnsanoðlu'na* baðlýlýðýnýz yüzünden Ýnsanlar sizden nefret ettikleri, Sizi toplum dýþý edip aþaðýladýklarý Ve adýnýzý kötüleyip sizi reddettikleri zaman Ne mutlu size!
23 O gün sevinin, coþkuyla zýplayýn! Çünkü gökteki ödülünüz büyüktür. Nitekim onlarýn atalarý da Peygamberlere böyle davrandýlar.
24 Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almýþ bulunuyorsunuz!
25 Vay halinize, þimdi karný tok olan sizler, Çünkü açlýk çekeceksiniz! Vay halinize, ey þimdi gülenler, Çünkü yas tutup aðlayacaksýnýz!
26 Bütün insanlar sizin için iyi sözler söyledikleri zaman, Vay halinize! Çünkü onlarýn atalarý da Sahte peygamberlere böyle davrandýlar.'
27 'Ama beni dinleyen sizlere þunu söylüyorum: Düþmanlarýnýzý sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapýn, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin.
28
29 Bir yanaðýnýza vurana öbür yanaðýnýzý da çevirin. Abanýzý alandan mintanýnýzý da esirgemeyin.
30 Sizden bir þey dileyen herkese verin, malýnýzý alandan onu geri istemeyin.
31 Ýnsanlarýn size nasýl davranmasýný istiyorsanýz, siz de onlara öyle davranýn.
32 'Eðer yalnýz sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandýrýr? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever.
33 Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanýz, bu size ne övgü kazandýrýr? Günahkârlar bile böyle yapar.
34 Geri alacaðýnýzý umduðunuz kiþilere ödünç verirseniz, bu size ne övgü kazandýrýr? Günahkârlar bile verdiklerini geri almak koþuluyla günahkârlara ödünç verirler.
35 Ama siz düþmanlarýnýzý sevin, iyilik yapýn, hiçbir karþýlýk beklemeden ödünç verin. Alacaðýnýz ödül büyük olacak, Yüceler Yücesi'nin oðullarý olacaksýnýz. Çünkü O, nankör ve kötü kiþilere karþý iyi yüreklidir.
36 Babanýz merhametli olduðu gibi, siz de merhametli olun.'
37 'Baþkasýný yargýlamayýn, siz de yargýlanmazsýnýz. Suçlu çýkarmayýn, siz de suçlu çýkarýlmazsýnýz. Baþkasýný baðýþlayýn, siz de baðýþlanýrsýnýz.
38 Verin, size verilecektir. Ýyice bastýrýlmýþ, silkelenmiþ ve taþmýþ, dolu bir ölçekle kucaðýnýza boþaltýlacak. Hangi ölçekle verirseniz, ayný ölçekle alacaksýnýz.'
39 Ýsa onlara þu benzetmeyi de anlattý: 'Kör köre kýlavuzluk edebilir mi? Ýkisi de çukura düþmez mi?
40 Öðrenci öðretmeninden üstün deðildir, ama eðitimini tamamlayan her öðrenci öðretmeni gibi olacaktýr.
41 'Sen neden kardeþinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteði farketmezsin?
42 Kendi gözündeki merteði görmezken, kardeþine nasýl, 43 'Ýyi aðaç kötü meyve, kötü aðaç da iyi meyve vermez.
44 Her aðaç meyvesinden tanýnýr. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalýlardan üzüm devþirilmez.
45 Ýyi insan yüreðindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan içindeki kötülük hazinesinden kötülük çýkarýr. Ýnsanýn aðzý, yüreðinden taþaný söyler.
46 'Niçin beni 47 Bana gelen ve sözlerimi duyup uygulayan kiþinin kime benzediðini size anlatayým.
48 Böyle bir kiþi, evini yaparken topraðý kazan, derinlere inip temeli kaya üzerine atan adama benzer. Sel sularýyla kabaran ýrmak o eve saldýrsa da, onu sarsamaz. Çünkü ev saðlam yapýlmýþtýr.
49 Ama sözlerimi duyup da uygulamayan kiþi, evini temel koymaksýzýn topraðýn üzerine kuran adama benzer. Kabaran ýrmak saldýrýnca ev hemen çöker. Evin yýkýlýþý da korkunç olur.'
1 Ýsa, kendisini dinleyen halka bütün bu sözleri söyledikten sonra Kefarnahum'a gitti.
2 Orada bir yüzbaþýnýn çok deðer verdiði kölesi ölüm döþeðinde hasta yatýyordu.
3 Ýsa'yla ilgili haberleri duyan yüzbaþý, gelip kölesini iyileþtirmesini rica etmek üzere O'na Yahudiler'in bazý ileri gelenlerini gönderdi.
4 Bunlar Ýsa'nýn yanýna gelince içten bir yalvarýþla O'na þöyle dediler: 'Bu adam senin yardýmýna layýktýr.
5 Çünkü ulusumuzu seviyor. Havramýzý yaptýran da kendisidir.'
6 Ýsa onlarla birlikte yola çýktý. Eve yaklaþtýðý sýrada, yüzbaþý bazý dostlarýný yollayýp O'na þu haberi gönderdi: 'Ya Rab, zahmet etme; evime girmene layýk deðilim.
7 Bu yüzden yanýna gelmeye de kendimi layýk görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uþaðým iyileþir.
8 Ben de buyruk altýnda bir görevliyim, benim de buyruðumda askerlerim var. Birine, 9 Bu sözleri duyan Ýsa yüzbaþýya hayran kaldý. Ardýndan gelen kalabalýða dönerek, 'Size þunu söyleyeyim' dedi, 'Ýsrail'de bile böyle iman görmedim.'
10 Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileþmiþ buldular.
11 Bundan kýsa bir süre sonra Ýsa, Nain denilen bir kente gitti. Öðrencileriyle büyük bir kalabalýk O'na eþlik ediyordu.
12 Ýsa kentin kapýsýna tam yaklaþtýðý sýrada, dul annesinin tek oðlu olan bir adamýn cenazesi kaldýrýlýyordu. Kent halkýndan büyük bir kalabalýk da kadýnla birlikteydi.
13 Rab kadýný görünce ona acýdý. Kadýna, 'Aðlama' dedi.
14 Yaklaþýp cenaze sedyesine dokununca sedyeyi taþýyanlar durdu. Ýsa, 'Delikanlý' dedi, 'Sana söylüyorum, kalk!'
15 Ölü doðrulup oturdu ve konuþmaya baþladý. Ýsa onu annesine geri verdi.
16 Herkesi bir korku almýþtý. 'Aramýzda büyük bir peygamber ortaya çýktý!' ve 'Tanrý, halkýnýn yardýmýna geldi!' diyerek Tanrý'yý yüceltmeye baþladýlar.
17 Ýsa'yla ilgili bu haber bütün Yahudiye'ye ve çevre bölgelere yayýldý.
18 Yahya'nýn öðrencileri bütün bu olup bitenleri kendisine bildirdiler. Öðrencilerinden ikisini yanýna çaðýran Yahya, 'Gelecek Olan sen misin, yoksa baþkasýný mý bekleyelim?' diye sormalarý için onlarý Rab'be gönderdi.
19
20 Adamlar Ýsa'nýn yanýna gelince þöyle dediler: 'Bizi sana Vaftizci Yahya gönderdi. 21 Tam o sýrada Ýsa, çeþitli hastalýklara, illetlere ve kötü ruhlara tutulmuþ birçok kiþiyi iyileþtirdi, birçok körün gözünü açtý.
22 Sonra Yahya'nýn öðrencilerine þöyle karþýlýk verdi: 'Gidin, görüp iþittiklerinizi Yahya'ya bildirin. Körlerin gözleri açýlýyor, kötürümler yürüyor, cüzamlýlar temiz kýlýnýyor, saðýrlar iþitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor.
23 Benden ötürü sendeleyip düþmeyene ne mutlu!'
24 Yahya'nýn gönderdiði haberciler gittikten sonra Ýsa, halka Yahya'dan söz etmeye baþladý. 'Çöle ne görmeye gittiniz?' dedi. 'Rüzgarda sallanan bir kamýþ mý?
25 Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalý giysiler giymiþ bir adam mý? Oysa þahane giysiler giyip bolluk içinde yaþayanlar kral saraylarýnda bulunur.
26 Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size þunu söyleyeyim, gördüðünüz kiþi peygamberden de üstündür.
27 'Ýþte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazýrlayacak'
28 Size þunu söyleyeyim, kadýndan doðanlar arasýnda Yahya'dan daha üstün olaný yoktur. Bununla birlikte, Tanrý'nýn Egemenliði'nde en küçük olan ondan üstündür.'
29 Yahya tarafýndan vaftiz edilen halk, hatta vergi görevlileri* bile bunu duyunca Tanrý'nýn adil olduðunu doðruladýlar.
30 Oysa Yahya tarafýndan vaftiz edilmeye yanaþmayan Ferisiler'le Kutsal Yasa uzmanlarý, Tanrý'nýn kendileriyle ilgili tasarýsýný reddettiler.
31 Ýsa, 'Bu kuþaðýn insanlarýný neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?' dedi.
32 'Çarþý meydanýnda oturup birbirlerine, 33 Vaftizci Yahya geldiði zaman oruç tutup þaraptan kaçýndý, ona 34 Ýnsanoðlu* geldiði zaman yiyip içti. Bu kez de diyorsunuz ki, <Þu obur ve ayyaþ adama bakýn! Vergi görevlileri* ve günahkârlarla dost oldu!>
35 Ne var ki bilgelik, onu benimseyen herkes tarafýndan doðrulanýr.'
36 Ferisiler'den biri Ýsa'yý yemeðe çaðýrdý. O da Ferisi'nin evine gidip sofraya oturdu.
37 O sýrada, kentte günahkâr olarak tanýnan bir kadýn, Ýsa'nýn, Ferisi'nin evinde yemek yediðini öðrenince kaymaktaþýndan bir kap içinde güzel kokulu yað getirdi. Ýsa'nýn arkasýnda, ayaklarýnýn dibinde durup aðlayarak, gözyaþlarýyla O'nun ayaklarýný ýslatmaya baþladý. Saçlarýyla ayaklarýný sildi, öptü ve yaðý üzerlerine sürdü.
38
39 Ýsa'yý evine çaðýrmýþ olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, 'Bu adam peygamber olsaydý, kendisine dokunan bu kadýnýn kim ve ne tür bir kadýn olduðunu, günahkâr biri olduðunu anlardý' dedi.
40 Bunun üzerine Ýsa Ferisi'ye, 'Simun' dedi, 'Sana bir söyleyeceðim var.'
41 'Tefeciye borçlu iki kiþi vardý. Biri beþ yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.
42 Borçlarýný ödeyecek güçte olmadýklarýndan, tefeci her ikisinin de borcunu baðýþladý. Buna göre, hangisi onu çok sever?'
43 Simun, 'Sanýrým, kendisine daha çok baðýþlanan' diye yanýtladý.
44 Sonra kadýna bakarak Simun'a þunlarý söyledi: 'Bu kadýný görüyor musun? Ben senin evine geldim, ayaklarým için bana su vermedin. Bu kadýn ise ayaklarýmý gözyaþlarýyla ýslatýp saçlarýyla sildi.
45 Sen beni öpmedin, ama bu kadýn eve girdiðimden beri ayaklarýmý öpüp duruyor.
46 Sen baþýma zeytinyaðý sürmedin, ama bu kadýn ayaklarýma güzel kokulu yað sürdü.
47 Bu nedenle sana þunu söyleyeyim, kendisinin çok olan günahlarý baðýþlanmýþtýr. Çok sevgi göstermesinin nedeni budur. Oysa kendisine az baðýþlanan, az sever.'
48 Sonra kadýna, 'Günahlarýn baðýþlandý' dedi.
49 Ýsa'yla birlikte sofrada oturanlar kendi aralarýnda, 'Kim bu adam? Günahlarý bile baðýþlýyor!' þeklinde konuþmaya baþladýlar.
50 Ýsa ise kadýna, 'Ýmanýn seni kurtardý, esenlikle git' dedi.
1 Bundan kýsa bir süre sonra Ýsa on iki öðrencisiyle birlikte köy kent dolaþmaya baþladý. Tanrý'nýn Egemenliði'ni duyurup müjdeliyordu.
2 Kötü ruhlardan ve hastalýklardan kurtulan bazý kadýnlar, içinden yedi cin çýkmýþ olan Mecdelli denilen Meryem, Hirodes'in* kâhyasý Kuza'nýn karýsý Yohanna, Suzanna ve daha birçoklarý Ýsa'yla birlikte dolaþýyordu. Bunlar, kendi olanaklarýyla Ýsa'ya ve öðrencilerine yardým ediyorlardý.
3
4 Büyük bir kalabalýðýn toplandýðý, insanlarýn her kentten kendisine akýn akýn geldiði bir sýrada Ýsa þu benzetmeyi anlattý: 'Ekincinin biri tohum ekmeye çýktý. Ektiði tohumlardan kimi yol kenarýna düþtü, ayak altýnda çiðnenip gökteki kuþlara yem oldu.
5
6 Kimi kayalýk yere düþtü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.
7 Kimi, dikenler arasýna düþtü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boðdu.
8 Kimi ise iyi topraða düþtü, büyüyünce yüz kat ürün verdi.' Bunlarý söyledikten sonra, 'Ýþitecek kulaðý olan iþitsin!' diye seslendi.
9 Ýsa, bu benzetmenin anlamýný kendisinden soran öðrencilerine, 'Tanrý Egemenliði'nin sýrlarýný bilme ayrýcalýðý size verildi' dedi. 'Ama baþkalarýna benzetmelerle sesleniyorum. Öyle ki, 10
11 'Benzetmenin anlamý þudur: Tohum Tanrý'nýn sözüdür.
12 Yol kenarýndakiler sözü iþiten kiþilerdir. Ama sonra Ýblis gelir, inanýp kurtulmasýnlar diye sözü yüreklerinden alýr götürür.
13 Kayalýk yere düþenler, iþittikleri sözü sevinçle kabul eden, ama kök salamadýklarý için ancak bir süre inanan kiþilerdir. Böyleleri denendikleri zaman imandan dönerler.
14 Dikenler arasýna düþenler, sözü iþiten ama zamanla yaþamýn kaygýlarý, zenginlikleri ve zevkleri içinde boðulan, dolayýsýyla olgun ürün vermeyenlerdir.
15 Ýyi topraða düþenler ise, sözü iþitince onu iyi ve saðlam bir yürekte saklayanlardýr. Bunlar sabýrla dayanarak ürün verirler.'
16 'Hiç kimse kandil yakýp bunu bir kapla örtmez, ya da yataðýn altýna koymaz. Tersine, içeri girenler ýþýðý görsünler diye onu kandilliðe koyar.
17 Çünkü açýða çýkarýlmayacak gizli hiçbir þey yok; bilinmeyecek, aydýnlýða çýkmayacak saklý hiçbir þey yoktur.
18 Bunun için, nasýl dinlediðinize dikkat edin. Kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde var sandýðý bile elinden alýnacak.'
19 Ýsa'nýn annesiyle kardeþleri O'na geldiler, ama kalabalýktan ötürü kendisine yaklaþamadýlar.
20 Ýsa'ya, 'Annenle kardeþlerin dýþarýda duruyor, seni görmek istiyorlar' diye haber verildi.
21 Ýsa haberi getirenlere þöyle karþýlýk verdi: 'Annemle kardeþlerim, Tanrý'nýn sözünü duyup yerine getirenlerdir.'
22 Bir gün Ýsa öðrencileriyle birlikte bir tekneye binerek onlara, 'Gölün karþý yakasýna geçelim' dedi. Böylece kýyýdan açýldýlar.
23 Teknede giderlerken Ýsa uykuya daldý. O sýrada gölde fýrtýna koptu. Tekne su almaya baþlayýnca tehlikeli bir duruma düþtüler.
24 Gidip Ýsa'yý uyandýrarak, 'Efendimiz, Efendimiz, öleceðiz!' dediler. Ýsa kalkýp rüzgarý ve kabaran dalgalarý azarladý. Fýrtýna dindi ve ortalýk sütliman oldu.
25 Ýsa öðrencilerine, 'Nerede imanýnýz?' dedi.
26 Celile'nin karþýsýnda bulunan Gerasalýlar'ýn memleketine vardýlar.
27 Ýsa karaya çýkýnca kentten bir adam O'nu karþýladý. Cinli ve uzun zamandan beri giysi giymeyen bu adam evde deðil, mezarlýk maðaralarda yaþýyordu.
28 Adam Ýsa'yý görünce çýðlýk atýp önünde yere kapandý. Yüksek sesle, 'Ey Ýsa, yüce Tanrý'nýn Oðlu, benden ne istiyorsun?' dedi. 'Sana yalvarýrým, bana iþkence etme!'
29 Çünkü Ýsa, kötü ruha adamýn içinden çýkmasýný buyurmuþtu. Kötü ruh adamý sýk sýk etkisi altýna alýyordu. Adam zincir ve kösteklerle baðlanýp baþýna nöbetçi konulduðu halde baðlarýný paralýyor ve cin tarafýndan ýssýz yerlere sürülüyordu.
30 Ýsa ona, 'Adýn ne?' diye sordu.
31 Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasýn diye Ýsa'ya yalvarýp durdular.
32 Orada, daðýn yamacýnda otlayan büyük bir domuz sürüsü vardý. Cinler, domuzlarýn içine girmelerine izin vermesi için Ýsa'ya yalvardýlar. O da onlara izin verdi.
33 Adamdan çýkan cinler domuzlarýn içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aþaðý koþuþarak göle atlayýp boðuldu.
34 Domuzlarý güdenler olup biteni görünce kaçtýlar, kentte ve köylerde olayýn haberini yaydýlar.
35 Bunun üzerine halk olup biteni görmeye çýktý. Ýsa'nýn yanýna geldikleri zaman, cinlerden kurtulan adamý giyinmiþ ve aklý baþýna gelmiþ olarak Ýsa'nýn ayaklarý dibinde oturmuþ buldular ve korktular.
36 Olayý görenler, cinli adamýn nasýl kurtulduðunu halka anlattýlar.
37 O zaman Gerasa yöresinden gelen bütün kalabalýk büyük bir korkuya kapýlarak Ýsa'nýn yanlarýndan ayrýlmasýný rica ettiler. O da geri dönmek üzere tekneye bindi.
38 Cinlerden kurtulan adam Ýsa'nýn yanýnda kalmak için O'na yalvardý. Ama Ýsa, 'Evine dön, Tanrý'nýn senin için neler yaptýðýný anlat' diyerek onu salýverdi. Adam da gitti, Ýsa'nýn kendisi için neler yaptýðýný bütün kentte duyurdu.
39
40 Karþý yakaya dönen Ýsa'yý halk karþýladý. Çünkü herkes O'nu bekliyordu.
41 O sýrada, havra yöneticisi olan Yair adýnda bir adam gelip Ýsa'nýn ayaklarýna kapandý, evine gelmesi için yalvardý.
42 Çünkü on iki yaþlarýndaki biricik kýzý ölmek üzereydi.
43 On iki yýldýr kanamasý olan bir kadýn da oradaydý. Varýný yoðunu hekimlere harcamýþtý; ama hiçbiri onu iyileþtirememiþti.
44 Ýsa'nýn arkasýndan yetiþip giysisinin eteðine dokundu ve o anda kanamasý kesildi.
45 Ýsa, 'Bana kim dokundu?' dedi.
46 Ama Ýsa, 'Birisi bana dokundu' dedi. 'Ýçimden bir gücün akýp gittiðini hissettim.'
47 Yaptýðýný gizleyemeyeceðini anlayan kadýn titreyerek geldi, Ýsa'nýn ayaklarýna kapandý. Bütün halkýn önünde, O'na neden dokunduðunu ve o anda nasýl iyileþtiðini anlattý.
48 Ýsa ona, 'Kýzým' dedi, 'Ýmanýn seni kurtardý. Esenlikle git.'
49 Ýsa daha konuþurken havra yöneticisinin evinden biri geldi. Yöneticiye, 'Kýzýn öldü' dedi, 'Artýk öðretmeni rahatsýz etme.'
50 Ýsa bunu duyunca havra yöneticisine þöyle dedi: 'Korkma, yalnýz iman et, kýzýn kurtulacak.'
51 Ýsa adamýn evine gelince Petrus, Yuhanna, Yakup ve kýzýn annesi babasý dýþýnda hiç kimsenin kendisiyle birlikte içeri girmesine izin vermedi.
52 Herkes kýz için aðlýyor, dövünüyordu. Ýsa, 'Aðlamayýn' dedi, 'Kýz ölmedi, uyuyor.'
53 Kýzýn öldüðünü bildikleri için Ýsa'yla alay ettiler.
54 O ise kýzýn elini tutarak, 'Kýzým, kalk!' diye seslendi.
55 Ruhu yeniden bedenine dönen kýz hemen ayaða kalktý. Ýsa, kýza yemek verilmesini buyurdu.
56 Kýzýn annesiyle babasý þaþkýnlýk içindeydi. Ýsa, olanlarý hiç kimseye anlatmamalarý için onlarý uyardý.
1 Ýsa, Onikiler'i* yanýna çaðýrýp onlara bütün cinler üzerinde ve hastalýklarý iyileþtirmek için güç ve yetki verdi.
2 Sonra onlarý Tanrý'nýn Egemenliði'ni duyurmaya ve hastalara þifa vermeye gönderdi.
3 Onlara þöyle dedi: 'Yolculuk için yanýnýza hiçbir þey almayýn: Ne deðnek, ne torba, ne ekmek, ne para, ne de yedek mintan.
4 Hangi eve girerseniz, kentten ayrýlýncaya dek orada kalýn.
5 Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrýlýrken onlara uyarý olsun diye ayaklarýnýzýn tozunu silkin.'
6 Onlar da yola çýktýlar, her yerde Müjde'yi yayarak ve hastalarý iyileþtirerek köy köy dolaþtýlar.
7 Bölgenin kralý* Hirodes bütün bu olanlarý duyunca þaþkýna döndü. Çünkü bazýlarý Yahya'nýn ölümden dirildiðini, bazýlarý Ýlyas'ýn göründüðünü, baþkalarý ise eski peygamberlerden birinin dirildiðini söylüyordu.
8
9 Hirodes, 'Yahya'nýn baþýný ben kestirdim. Þimdi hakkýnda böyle haberler duyduðum bu adam kim?' diyor ve Ýsa'yý görmenin bir yolunu arýyordu.
10 Elçiler geri dönünce, yaptýklarý her þeyi Ýsa'ya anlattýlar. Sonra Ýsa yalnýzca onlarý yanýna alýp Beytsayda denilen bir kente çekildi.
11 Bunu öðrenen halk O'nun ardýndan gitti. Ýsa onlarý ilgiyle karþýladý, kendilerine Tanrý'nýn Egemenliði'nden söz etti ve þifaya ihtiyacý olanlarý iyileþtirdi.
12 Günbatýmýna doðru Onikiler gelip O'na, 'Halký salýver de çevredeki köylere ve çiftliklere gidip kendilerine barýnak ve yiyecek bulsunlar. Çünkü ýssýz bir yerdeyiz' dediler.
13 Ýsa, 'Onlara siz yiyecek verin' dedi.
14 Orada yaklaþýk beþ bin erkek vardý.
15 Öðrenciler öyle yapýp herkesi yere oturttular.
16 Ýsa, beþ ekmekle iki balýðý aldý, gözlerini göðe kaldýrarak þükretti; sonra bunlarý böldü ve halka daðýtmalarý için öðrencilerine verdi.
17 Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan on iki sepet dolusu toplandý.
18 Bir gün Ýsa tek baþýna dua ediyordu, öðrencileri de yanýndaydý. Ýsa onlara, 'Halk benim kim olduðumu söylüyor?' diye sordu.
19 Þöyle yanýtladýlar: 'Vaftizci Yahya diyorlar. Ama kimi Ýlyas, kimi de eski peygamberlerden biri dirilmiþ, diyor.'
20 Ýsa onlara, 'Siz ne dersiniz' dedi, 'Sizce ben kimim?'
21 Ýsa, onlarý uyararak bunu hiç kimseye söylememelerini buyurdu.
22 Ýnsanoðlu'nun* çok acý çekmesi, ileri gelenler, baþkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiðini söyledi.
23 Sonra hepsine, 'Ardýmdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, her gün çarmýhýný yüklenip beni izlesin' dedi,
24 'Canýný kurtarmak isteyen onu yitirecek, canýný benim uðruma yitiren ise onu kurtaracaktýr.
25 Ýnsan bütün dünyayý kazanýp da canýný yitirirse, canýndan olursa, bunun kendisine ne yararý olur?
26 Kim benden ve benim sözlerimden utanýrsa, Ýnsanoðlu da kendisinin, Babasý'nýn ve kutsal meleklerin görkemi içinde geldiðinde o kiþiden utanacaktýr.
27 Size gerçeði söyleyeyim, burada bulunanlar arasýnda, Tanrý'nýn Egemenliði'ni görmeden ölümü tatmayacak olanlar var.'
28 Bu sözleri söyledikten yaklaþýk sekiz gün sonra Ýsa, yanýna Petrus, Yuhanna ve Yakup'u alarak dua etmek üzere daða çýktý.
29 Ýsa dua ederken yüzünün görünümü deðiþti, giysileri þimþek gibi parýldayan bir beyazlýða büründü.
30 O anda görkem içinde beliren iki kiþi Ýsa'yla konuþmaya baþladýlar. Bunlar Musa ile Ýlyas'tý. Ýsa'nýn yakýnda Yeruþalim'de gerçekleþecek olan ayrýlýþýný*fx* konuþuyorlardý.
31
32 Petrus ile yanýndakilerin üzerine uyku çökmüþtü. Ama uykularý iyice daðýlýnca Ýsa'nýn görkemini ve yanýnda duran iki kiþiyi gördüler.
33 Bunlar Ýsa'nýn yanýndan ayrýlýrken Petrus Ýsa'ya, 'Efendimiz' dedi, 'Burada bulunmamýz ne iyi oldu! Üç çardak kuralým: Biri sana, biri Musa'ya, biri de Ýlyas'a.' Aslýnda ne söylediðinin farkýnda deðildi.
34 Petrus daha bunlarý söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldý. Bulut onlarý sarýnca korktular.
35 Buluttan gelen bir ses, 'Bu benim Oðlum'dur, seçilmiþ Olan'dýr. O'nu dinleyin!' dedi.
36 Ses kesilince Ýsa'nýn tek baþýna olduðu görüldü. Öðrenciler bunu gizli tuttular ve o günlerde hiç kimseye gördüklerinden söz etmediler.
37 Ertesi gün daðdan indikleri zaman, Ýsa'yý büyük bir kalabalýk karþýladý.
38 Kalabalýðýn içinden bir adam, 'Öðretmenim' diye seslendi, 'Yalvarýrým, oðlumu bir gör, o tek çocuðumdur.
39 Bir ruh onu yakalýyor, o da birdenbire çýðlýk atýyor. Ruh onu, aðzýndan köpükler gelene dek þiddetle sarsýyor. Bedenini yara bere içinde býrakarak güçbela ayrýlýyor.
40 Ruhu kovmalarý için öðrencilerine yalvardým, ama baþaramadýlar.'
41 Ýsa þöyle karþýlýk verdi: 'Ey imansýz ve sapmýþ kuþak! Sizinle daha ne kadar kalýp size katlanacaðým? Oðlunu buraya getir.'
42 Çocuk daha Ýsa'ya yaklaþýrken cin onu yere vurup þiddetle sarstý. Ama Ýsa kötü ruhu azarladý, çocuðu iyileþtirerek babasýna geri verdi.
43 Herkes Tanrý'nýn büyük gücüne þaþýp kaldý.
44
45 Onlar bu sözü anlamadýlar. Sözü kavramasýnlar diye anlamý kendilerinden gizlenmiþti. Üstelik Ýsa'ya bu sözle ilgili soru sormaktan korkuyorlardý.
46 Öðrenciler, aralarýnda kimin en büyük olduðunu tartýþmaya baþladýlar.
47 Akýllarýndan geçeni bilen Ýsa, küçük bir çocuðu tutup yanýna çekti ve onlara þöyle dedi: 'Bu çocuðu benim adým uðruna kabul eden, beni kabul etmiþ olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiþ olur. Aranýzda en küçük kim ise, iþte en büyük odur.'
48
49 Yuhanna buna karþýlýk, 'Efendimiz' dedi, 'Senin adýnla cin kovan birini gördük, ama bizimle birlikte seni izlemediði için ona engel olmaya çalýþtýk.'
50 Ýsa, 'Ona engel olmayýn!' dedi. 'Size karþý olmayan, sizden yanadýr.'
51 Göðe alýnacaðý gün yaklaþýnca Ýsa, kararlý adýmlarla Yeruþalim'e doðru yola çýktý.
52 Kendi önünden haberciler gönderdi. Bunlar, kendisi için hazýrlýk yapmak üzere gidip Samiriyeliler'e* ait bir köye girdiler.
53 Ama Samiriyeliler Ýsa'yý kabul etmediler. Çünkü Yeruþalim'e doðru gidiyordu.
54 Öðrencilerden Yakup'la Yuhanna bunu görünce, 'Rab, bunlarý yok etmek için bir buyrukla gökten ateþ yaðdýrmamýzý ister misin?' dediler.
55 Ama Ýsa dönüp onlarý azarladý.
56 Sonra*fx* baþka bir köye gittiler.
57 Yolda giderlerken bir adam Ýsa'ya, 'Nereye gidersen, senin ardýndan geleceðim' dedi.
58 Ýsa ona, 'Tilkilerin ini, kuþlarýn yuvasý var, ama Ýnsanoðlu'nun baþýný yaslayacak bir yeri yok' dedi.
59 Bir baþkasýna, 'Ardýmdan gel' dedi.
60 Ýsa ona þöyle dedi: 'Býrak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün. Sen gidip Tanrý'nýn Egemenliði'ni duyur.'
61 Bir baþkasý, 'Ya Rab' dedi, 'Senin ardýndan geleceðim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaþayým.'
62 Ýsa ona, 'Sabaný tutup da geriye bakan, Tanrý'nýn Egemenliði'ne layýk deðildir' dedi.
1 Bu olaylardan sonra Rab yetmiþ kiþi daha görevlendirdi. Bunlarý ikiþer ikiþer, kendisinin gideceði her kente, her yere kendi önünden gönderdi.
2 Onlara, 'Ürün bol, ama iþçi az' dedi, 'Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarýn, ürününü kaldýracak iþçiler göndersin.
3 Haydi gidin! Ýþte, sizi kuzular gibi kurtlarýn arasýna gönderiyorum.
4 Yanýnýza ne kese, ne torba, ne de çarýk alýn. Yolda hiç kimseyle selamlaþmayýn.
5 Hangi eve girerseniz, önce, 6 Orada esenliksever biri varsa, dilediðiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.
7 Girdiðiniz evde kalýn, size ne verirlerse onu yiyip için. Çünkü iþçi ücretini hak eder. Evden eve taþýnmayýn.
8 'Bir kente girdiðinizde sizi kabul ederlerse, önünüze konulaný yiyin.
9 Orada bulunan hastalarý iyileþtirin ve kendilerine, 10 Ama bir kente girdiðinizde sizi kabul etmezlerse, o kentin caddelerine çýkýp þöyle deyin: 11
12 Size þunu söyleyeyim, yargý günü o kentin hali Sodom Kenti'nin halinden beter olacaktýr.
13 'Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Sizlerde yapýlan mucizeler Sur ve Sayda'da yapýlmýþ olsaydý, çoktan çul* kuþanýp kül içinde oturarak tövbe etmiþ olurlardý.
14 Ama yargý günü sizin haliniz Sur ve Sayda'nýn halinden beter olacaktýr.
15 Ya sen, ey Kefarnahum, göðe mi çýkarýlacaksýn? Hayýr, ölüler diyarýna indirileceksin!
16 'Sizi dinleyen beni dinlemiþ olur, sizi reddeden beni reddetmiþ olur. Beni reddeden de beni göndereni reddetmiþ olur.'
17 Yetmiþler sevinç içinde döndüler. 'Ya Rab' dediler, 'Senin adýný andýðýmýzda cinler bile bize boyun eðiyor.'
18 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Þeytan'ýn gökten yýldýrým gibi düþtüðünü gördüm.
19 Ben size, yýlanlarý ve akrepleri ayak altýnda ezmek ve düþmanýn bütün gücünü alt etmek için yetki verdim. Hiçbir þey size zarar vermeyecektir.
20 Bununla birlikte, ruhlarýn size boyun eðmesine sevinmeyin, adlarýnýzýn gökte yazýlmýþ olmasýna sevinin.'
21 O anda Ýsa Kutsal Ruh'un etkisiyle coþarak þöyle dedi: 'Baba, yerin ve göðün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akýllý kiþilerden gizleyip küçük çocuklara açtýðýn için sana þükrederim. Evet Baba, senin isteðin buydu.
22 'Babam her þeyi bana teslim etti. Oðul'un kim olduðunu Baba'dan baþka kimse bilmez. Baba'nýn kim olduðunu da Oðul'dan ve Oðul'un O'nu tanýtmak istediði kiþilerden baþkasý bilmez.'
23 Sonra öðrencilerine dönüp özel olarak þöyle dedi: 'Sizin gördüklerinizi gören gözlere ne mutlu!
24 Size þunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice krallar sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin iþittiklerinizi iþitmek istediler, ama iþitemediler.'
25 Bir Kutsal Yasa uzmaný Ýsa'yý denemek amacýyla gelip þöyle dedi: 'Öðretmenim, sonsuz yaþamý miras almak için ne yapmalýyým?'
26 Ýsa ona, 'Kutsal Yasa'da ne yazýlmýþtýr?' diye sordu. 'Orada ne okuyorsun?'
27 Adam þöyle karþýlýk verdi: 'Tanrýn Rab'bi bütün yüreðinle, bütün canýnla, bütün gücünle ve bütün aklýnla seveceksin. Komþunu da kendin gibi seveceksin.'
28 Ýsa ona, 'Doðru yanýt verdin' dedi. 'Bunu yap ve yaþayacaksýn.'
29 Oysa adam kendini haklý çýkarmak isteyerek Ýsa'ya, 'Peki, komþum kim?' dedi.
30 Ýsa þöyle yanýt verdi: 'Adamýn biri Yeruþalim'den Eriha'ya inerken haydutlarýn eline düþtü. Onu soyup dövdüler, yarý ölü býrakýp gittiler.
31 Bir rastlantý olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamý görünce yolun öbür yanýndan geçip gitti.
32 Bir Levili* de oraya varýp adamý görünce ayný þekilde geçip gitti.
33 O yoldan geçen bir Samiriyeli* ise adamýn bulunduðu yere gelip onu görünce, yüreði sýzladý.
34 Adamýn yanýna gitti, yaralarýnýn üzerine yaðla þarap dökerek sardý. Sonra adamý kendi hayvanýna bindirip hana götürdü, onunla ilgilendi.
35 Ertesi gün iki dinar çýkararak hancýya verdi. 36 'Sence bu üç kiþiden hangisi haydutlar arasýna düþen adama komþu gibi davrandý?'
37 Yasa uzmaný, 'Ona acýyýp yardým eden' dedi.
38 Ýsa, öðrencileriyle birlikte yola devam edip bir köye girdi. Marta adýnda bir kadýn Ýsa'yý evinde konuk etti.
39 Marta'nýn Meryem adýndaki kýzkardeþi, Rab'bin ayaklarý dibine oturmuþ O'nun konuþmasýný dinliyordu.
40 Marta ise iþlerinin çokluðundan ötürü telaþ içindeydi. Ýsa'nýn yanýna gelerek, 'Ya Rab' dedi, 'Kardeþimin beni hizmet iþlerinde yalnýz býrakmasýna aldýrmýyor musun? Ona söyle de bana yardým etsin.'
41 Rab ona þu karþýlýðý verdi: 'Marta, Marta, sen çok þey için kaygýlanýp telaþlanýyorsun.
42 Oysa gerekli olan tek bir þey vardýr. Meryem iyi olaný seçti ve bu kendisinden alýnmayacak.'
1 Ýsa bir yerde dua ediyordu. Duasýný bitirince öðrencilerinden biri, 'Ya Rab' dedi, 'Yahya'nýn kendi öðrencilerine öðrettiði gibi sen de bize dua etmesini öðret.'
2 Ýsa onlara, 'Dua ederken þöyle söyleyin' dedi: 'Baba, adýn kutsal kýlýnsýn. Egemenliðin gelsin.
3 Her gün bize gündelik ekmeðimizi ver.
4 Günahlarýmýzý baðýþla. Çünkü biz de bize karþý suç iþleyen herkesi baðýþlýyoruz. Ayartýlmamýza izin verme.'
5 Sonra þöyle dedi: 'Sizlerden birinin bir arkadaþý olur da gece yarýsý ona gidip, 6
7
8 Size þunu söyleyeyim, arkadaþlýk gereði kalkýp ona istediðini vermese bile, adamýn yüzsüzlüðünden ötürü kalkar, ihtiyacý neyse ona verir.
9 'Ben size þunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayýn, bulacaksýnýz; kapýyý çalýn, size açýlacaktýr.
10 Çünkü her dileyen alýr, arayan bulur, kapý çalana açýlýr.
11 'Aranýzda hangi baba, ekmek isteyen oðluna taþ verir? Ya da balýk isterse balýk yerine yýlan verir?
12 Ya da yumurta isterse ona akrep verir?
13 Sizler kötü yürekli olduðunuz halde çocuklarýnýza güzel armaðanlar vermeyi biliyorsanýz, gökteki Baba'nýn, kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh'u vereceði çok daha kesin deðil mi?'
14 Ýsa adamýn birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çýkýnca adamýn dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldý.
15 Ama içlerinden bazýlarý, 'Cinleri, cinlerin önderi Baalzevul'un* gücüyle kovuyor' dediler.
16 Bazýlarý ise O'nu denemek amacýyla gökten bir belirti göstermesini istediler.
17 Onlarýn ne düþündüðünü bilen Ýsa þöyle dedi: 'Kendi içinde bölünen ülke yýkýlýr, kendi içinde bölünen ev çöker.
18 Þeytan da kendi içinde bölünmüþse, onun egemenliði nasýl ayakta kalabilir? Siz, benim Baalzevul'un gücüyle cinleri kovduðumu söylüyorsunuz.
19 Eðer ben cinleri Baalzevul'un gücüyle kovuyorsam, sizin adamlarýnýz kimin gücüyle kovuyor? Sizi bu durumda kendi adamlarýnýz yargýlayacak.
20 Ama ben cinleri Tanrý'nýn eliyle kovuyorsam, Tanrý'nýn Egemenliði üzerinize gelmiþ demektir.
21 'Tepeden týrnaða silahlanmýþ güçlü bir adam kendi evini koruduðu sürece, mallarý güvenlik içinde olur.
22 Ne var ki, ondan daha güçlü biri saldýrýp onu alt ettiðinde güvendiði bütün silahlarý elinden alýr ve mallarýný yaðmalayarak bölüþtürür.
23 Benden yana olmayan bana karþýdýr, benimle birlikte toplamayan daðýtýyor demektir.
24 'Kötü ruh insandan çýkýnca kurak yerlerde dolanýp huzur arar. Bulamayýnca da, <Çýktýðým eve, kendi evime döneyim> der.
25 Eve gelince orayý süpürülmüþ, düzeltilmiþ bulur.
26 Bunun üzerine gider, kendisinden kötü yedi ruh daha alýr ve eve girip yerleþirler. Böylece o kiþinin son durumu ilkinden beter olur.'
27 Ýsa bu sözleri söylerken kalabalýðýn içinden bir kadýn O'na, 'Ne mutlu seni taþýmýþ olan rahme, emzirmiþ olan memelere!' diye seslendi.
28 Ýsa, 'Daha doðrusu, ne mutlu Tanrý'nýn sözünü dinleyip uygulayanlara!' dedi.
29 Çevredeki kalabalýk büyürken Ýsa konuþmaya baþladý. 'Þimdiki kuþak kötü bir kuþaktýr' dedi. 'Doðaüstü bir belirti istiyor, ama ona Yunus'un belirtisinden baþka bir belirti gösterilmeyecek.
30 Yunus nasýl Ninova halkýna bir belirti olduysa, Ýnsanoðlu* da bu kuþak için öyle olacaktýr.
31 Güney Kraliçesi, yargý günü bu kuþaðýn adamlarýyla birlikte kalkýp onlarý yargýlayacak. Çünkü kraliçe, Süleyman'ýn bilgece sözlerini dinlemek için dünyanýn ta öbür ucundan gelmiþti. Bakýn, Süleyman'dan daha üstün olan buradadýr.
32 Ninova halký, yargý günü bu kuþakla birlikte kalkýp bu kuþaðý yargýlayacak. Çünkü Ninovalýlar, Yunus'un çaðrýsý üzerine tövbe ettiler. Bakýn, Yunus'tan daha üstün olan buradadýr.'
33 'Hiç kimse kandil yakýp onu gizli yere ya da tahýl ölçeðinin altýna koymaz. Tersine, içeri girenler ýþýðý görsünler diye onu kandilliðe koyar.
34 Bedenin ýþýðý gözdür. Gözün saðlamsa, bütün bedenin de aydýnlýk olur. Gözün bozuksa, bedenin de karanlýk olur.
35 Öyleyse dikkat et, sendeki <ýþýk> karanlýk olmasýn.
36 Eðer bütün bedenin aydýnlýk olur ve hiçbir yaný karanlýk kalmazsa, kandilin seni ýþýnlarýyla aydýnlattýðý zamanki gibi, bedenin tümden aydýnlýk olur.'
37 Ýsa konuþmasýný bitirince bir Ferisi* O'nu evine yemeðe çaðýrdý. O da içeri girerek sofraya oturdu.
38 Ýsa'nýn yemekten önce yýkanmadýðýný gören Ferisi þaþtý.
39 Rab ona þöyle dedi: 'Siz Ferisiler, bardaðýn ve tabaðýn dýþýný temizlersiniz, ama içiniz açgözlülük ve kötülükle doludur.
40 Ey akýlsýzlar! Dýþý yapanla içi yapan ayný deðil mi?
41 Siz kaplarýnýzýn içindekini*fx* sadaka olarak verin, o zaman sizin için her þey temiz olur.
42 'Ama vay halinize, ey Ferisiler! Siz nanenin, sedefotunun ve her tür sebzenin ondalýðýný verirsiniz de, adaleti ve Tanrý sevgisini ihmal edersiniz. Ondalýk vermeyi ihmal etmeden esas bunlarý yerine getirmeniz gerekirdi.
43 Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayýlýrsýnýz.
44 Vay halinize! Ýnsanlarýn, farkýnda olmadan üzerlerinde gezindiði belirsiz mezarlara benziyorsunuz.'
45 Kutsal Yasa uzmanlarýndan biri söz alýp Ýsa'ya, 'Öðretmenim, bunlarý söylemekle bize de hakaret etmiþ oluyorsun' dedi.
46 Ýsa, 'Sizin de vay halinize, ey Yasa uzmanlarý!' dedi. 'Ýnsanlara taþýnmasý güç yükler yüklersiniz, kendiniz ise bu yükleri kaldýrmak için parmaðýnýzý bile kýpýrdatmazsýnýz.
47 Vay halinize! Peygamberlerin anýtlarýný yaparsýnýz, oysa onlarý sizin atalarýnýz öldürmüþtür.
48 Böylelikle atalarýnýzýn yaptýklarýna tanýklýk ederek bunlarý onaylamýþ oluyorsunuz. Çünkü onlar peygamberleri öldürdüler, siz de anýtlarýný yapýyorsunuz.
49 Ýþte bunun için Tanrý'nýn Bilgeliði þöyle demiþtir: 50 Böylece bu kuþak, Habil'in kanýndan tutun da, sunakla tapýnak arasýnda öldürülen Zekeriya'nýn kanýna deðin, dünyanýn kuruluþundan beri akýtýlan bütün peygamberlerin kanýndan sorumlu tutulacaktýr. Evet, size söylüyorum, bu kuþak sorumlu tutulacaktýr.
51
52 Vay halinize, ey Yasa uzmanlarý! Bilgi kapýsýnýn anahtarýný alýp götürdünüz. Kendiniz bu kapýdan girmediniz, girmek isteyenlere de engel oldunuz.'
53 Ýsa oradan ayrýlýnca, din bilginleriyle Ferisiler O'nu þiddetle sýkýþtýrarak birçok konuda aðzýný aramaya baþladýlar.
54 Aðzýndan çýkacak bir sözle O'nu tuzaða düþürmek için fýrsat kolluyorlardý.
1 O sýrada halktan binlerce kiþi birbirlerini ezercesine toplanmýþtý. Ýsa önce kendi öðrencilerine þunlarý söylemeye baþladý: 'Ferisiler'in mayasýndan -yani, ikiyüzlülükten- kaçýnýn.
2 Örtülü olup da açýða çýkarýlmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir þey yoktur.
3 Bunun için karanlýkta söylediðiniz her söz gün ýþýðýnda duyulacak, kapalý kapýlar ardýnda kulaða fýsýldadýklarýnýz damlardan duyurulacaktýr.
4 'Siz dostlarýma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra baþka bir þey yapamayanlardan korkmayýn.
5 Kimden korkmanýz gerektiðini size açýklayayým: Kiþiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrý'dan korkun. Evet, size söylüyorum, O'ndan korkun.
6 Beþ serçe iki meteliðe satýlmýyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrý katýnda unutulmuþ deðildir.
7 Nitekim baþýnýzdaki bütün saçlar bile sayýlýdýr. Korkmayýn, siz birçok serçeden daha deðerlisiniz.
8 'Size þunu söyleyeyim, insanlarýn önünde beni açýkça kabul eden herkesi, Ýnsanoðlu* da Tanrý'nýn melekleri önünde açýkça kabul edecek.
9 Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrý'nýn melekleri önünde inkâr edilecek.
10 Ýnsanoðlu'na karþý bir söz söyleyen herkes baðýþlanacak. Oysa Kutsal Ruh'a küfreden baðýþlanmayacaktýr.
11 'Sizi havra topluluklarýnýn, yöneticilerin ve yetkililerin önüne çýkardýklarýnda, 12 Kutsal Ruh o anda size ne söylemeniz gerektiðini öðretecektir.'
13 Kalabalýðýn içinden biri Ýsa'ya, 'Öðretmenim, kardeþime söyle de mirasý benimle paylaþsýn' dedi.
14 Ýsa ona þöyle dedi: 'Ey adam! Kim beni üzerinizde yargýç ya da hakem yaptý?'
15 Sonra onlara, 'Dikkatli olun!' dedi. 'Her türlü açgözlülükten sakýnýn. Çünkü insanýn yaþamý, malýnýn çokluðuna baðlý deðildir.'
16 Ýsa onlara þu benzetmeyi anlattý: 'Zengin bir adamýn topraklarý bol ürün verdi.
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12