1

1 Sayýn Teofilos,

2

3

4 Öyle ki, sana verilen bilgilerin doðruluðunu bilesin.

5 Yahudiye Kralý Hirodes* zamanýnda, Aviya bölüðünden Zekeriya adýnda bir kâhin* vardý. Harun soyundan gelen karýsýnýn adý ise Elizabet'ti.

6 Her ikisi de Tanrý'nýn gözünde doðru kiþilerdi, Rab'bin bütün buyruk ve kurallarýna eksiksizce uyarlardý.

7 Elizabet kýsýr olduðu için çocuklarý olmuyordu. Ýkisinin de yaþý ilerlemiþti.

8 Zekeriya, hizmet sýrasýnýn kendi bölüðünde olduðu bir gün, Tanrý'nýn önünde kâhinlik görevini yerine getiriyordu.

9 Kâhinlik geleneði uyarýnca Rab'bin Tapýnaðý'na girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmiþti.

10 Buhur yakma saatinde bütün halk topluluðu dýþarýda dua ediyordu.

11 Bu sýrada, Rab'bin bir meleði buhur sunaðýnýn saðýnda durup Zekeriya'ya göründü.

12 Zekeriya onu görünce þaþýrdý, korkuya kapýldý.

13 Melek, 'Korkma, Zekeriya' dedi, 'Duan kabul edildi. Karýn Elizabet sana bir oðul doðuracak, adýný Yahya koyacaksýn.

14 Sevinip coþacaksýn. Birçoklarý da onun doðumuna sevinecek.

15 O, Rab'bin gözünde büyük olacak. Hiç þarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh'la dolacak.

16 Ýsrailoðullarý'ndan birçoðunu, Tanrýlarý Rab'be döndürecek.

17 Babalarýn yüreklerini çocuklarýna döndürmek, söz dinlemeyenleri doðru kiþilerin anlayýþýna yöneltmek ve Rab için hazýrlanmýþ bir halk yetiþtirmek üzere, Ýlyas'ýn ruhu ve gücüyle Rab'bin önünden gidecektir.'

18 Zekeriya meleðe, 'Bundan nasýl emin olabilirim?' dedi. 'Çünkü ben yaþlandým, karýmýn da yaþý ilerledi.'

19 Melek ona þöyle karþýlýk verdi: 'Ben Tanrý'nýn huzurunda duran Cebrail'im. Seninle konuþmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.

20 Ýþte, belirlenen zamanda yerine gelecek olan sözlerime inanmadýðýn için dilin tutulacak, bunlarýn gerçekleþeceði güne dek konuþamayacaksýn.'

21 Zekeriya'yý bekleyen halk, onun tapýnakta bu kadar uzun süre kalmasýna þaþtý.

22 Zekeriya ise dýþarý çýktýðýnda onlarla konuþamadý. O zaman tapýnakta bir görüm gördüðünü anladýlar. Kendisi onlara iþaretler yapýyor, ama konuþamýyordu.

23 Görev süresi bitince Zekeriya evine döndü.

24 Bir süre sonra karýsý Elizabet gebe kaldý ve beþ ay evine kapandý.

25 'Bunu benim için yapan Rab'dir' dedi. 'Bu günlerde benimle ilgilenerek insanlar arasýnda utancýmý giderdi.'

26 Elizabet'in hamileliðinin altýncý ayýnda Tanrý, Melek Cebrail'i Celile'de bulunan Nasýra adlý kente, Davut'un soyundan Yusuf adýndaki adamla niþanlý kýza gönderdi. Kýzýn adý Meryem'di.

27

28 Onun yanýna giren melek, 'Selam, ey Tanrý'nýn lütfuna eriþen kýz! Rab seninledir' dedi.

29 Söylenenlere çok þaþýran Meryem, bu selamýn ne anlama gelebileceðini düþünmeye baþladý.

30 Ama melek ona, 'Korkma Meryem' dedi, 'Sen Tanrý'nýn lütfuna eriþtin.

31 Bak, gebe kalýp bir oðul doðuracak, adýný Ýsa koyacaksýn.

32 O büyük olacak, kendisine denecek. Rab Tanrý O'na, atasý Davut'un tahtýný verecek.

33 O da sonsuza dek Yakup'un soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliðinin sonu gelmeyecektir.'

34 Meryem meleðe, 'Bu nasýl olur? Ben erkeðe varmadým ki' dedi.

35 Melek ona þöyle yanýt verdi: 'Kutsal Ruh senin üzerine gelecek, Yüceler Yücesi'nin gücü sana gölge salacak. Bunun için doðacak olana kutsal, Tanrý Oðlu denecek.

36 Bak, senin akrabalarýndan Elizabet de yaþlýlýðýnda bir oðula gebe kaldý. Kýsýr bilinen bu kadýn þimdi altýncý ayýndadýr.

37 Tanrý'nýn yapamayacaðý hiçbir þey yoktur.'

38 'Ben Rab'bin kuluyum' dedi Meryem, 'Bana dediðin gibi olsun.' Bundan sonra melek onun yanýndan ayrýldý.

39 O günlerde Meryem kalkýp aceleyle Yahuda'nýn daðlýk bölgesindeki bir kente gitti.

40 Zekeriya'nýn evine girip Elizabet'i selamladý.

41 Elizabet Meryem'in selamýný duyunca rahmindeki çocuk hopladý. Kutsal Ruh'la dolan Elizabet yüksek sesle þöyle dedi: 'Kadýnlar arasýnda kutsanmýþ bulunuyorsun, rahminin ürünü de kutsanmýþtýr!

42

43 Nasýl oldu da Rabbim'in annesi yanýma geldi?

44 Bak, selamýn kulaklarýma eriþtiði an, çocuk rahmimde sevinçle hopladý.

45 Ýman eden kadýna ne mutlu! Çünkü Rab'bin ona söylediði sözler gerçekleþecektir.'

46 Meryem de þöyle dedi: 'Caným Rab'bi yüceltir; Ruhum, Kurtarýcým Tanrý sayesinde sevinçle coþar.

47

48 Çünkü O, sýradan biri olan kuluyla ilgilendi. Ýþte, bundan böyle bütün kuþaklar beni mutlu sayacak.

49 Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük iþler yaptý. O'nun adý kutsaldýr.

50 Kuþaklar boyunca kendisinden korkanlara merhamet eder.

51 Bileðiyle büyük iþler yaptý; Gururlularý yüreklerindeki kuruntularla darmadaðýn etti.

52 Hükümdarlarý tahtlarýndan indirdi, Sýradan insanlarý yükseltti.

53 Aç olanlarý iyiliklerle doyurdu, Zenginleri ise elleri boþ çevirdi.

54 Atalarýmýza söz verdiði gibi, Ýbrahim'e ve onun soyuna sonsuza dek Merhamet etmeyi unutmayarak Kulu Ýsrail'in yardýmýna yetiþti.'

55

56 Meryem, üç ay kadar Elizabet'in yanýnda kaldý, sonra kendi evine döndü.

57 Elizabet'in doðurma vakti geldi ve bir oðul doðurdu.

58 Komþularýyla akrabalarý, Rab'bin ona ne büyük merhamet gösterdiðini duyunca, onun sevincine katýldýlar.

59 Sekizinci gün çocuðun sünnetine geldiler. Ona babasý Zekeriya'nýn adýný vereceklerdi.

60 Ama annesi, 'Hayýr, adý Yahya olacak' dedi.

61 Ona, 'Akrabalarýn arasýnda bu adý taþýyan kimse yok ki' dediler.

62 Bunun üzerine babasýna iþaretle çocuðun adýný ne koymak istediðini sordular.

63 Zekeriya bir yazý levhasý istedi ve, 'Adý Yahya'dýr' diye yazdý. Herkes þaþakaldý.

64 O anda Zekeriya'nýn aðzý açýldý, dili çözüldü. Tanrý'yý överek konuþmaya baþladý.

65 Çevrede oturanlarýn hepsi korkuya kapýldý. Bütün bu olaylar, Yahudiye'nin daðlýk bölgesinin her yanýnda konuþulur oldu.

66 Duyan herkes derin derin düþünüyor, 'Acaba bu çocuk ne olacak?' diyordu. Çünkü Rab*fx* onunla birlikteydi.

67 Çocuðun babasý Zekeriya, Kutsal Ruh'la dolarak þu peygamberlikte bulundu:

68 'Ýsrail'in Tanrýsý Rab'be övgüler olsun! Çünkü halkýnýn yardýmýna gelip onlarý fidyeyle kurtardý.

69 Eski çaðlardan beri Kutsal peygamberlerinin aðzýndan bildirdiði gibi, Kulu Davut'un soyundan Bizim için güçlü bir kurtarýcý*fx* çýkardý; Düþmanlarýmýzdan, Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden Kurtuluþumuzu saðladý.

70

71

72 Böylece atalarýmýza merhamet ederek Kutsal antlaþmasýný anmýþ oldu.

73 Nitekim bizi düþmanlarýmýzýn elinden kurtaracaðýna Ve ömrümüz boyunca Kendi önünde kutsallýk ve doðruluk içinde, Korkusuzca kendisine tapýnmamýzý saðlayacaðýna dair Atamýz Ýbrahim'e ant içerek söz vermiþti.

74

75

76 Sen de, ey çocuk, Yüceler Yücesi'nin peygamberi diye anýlacaksýn. Rab'bin yollarýný hazýrlamak üzere önünden gidecek Ve O'nun halkýna, Günahlarýnýn baðýþlanmasýyla kurtulacaklarýný bildireceksin.

77

78 Çünkü Tanrýmýz'ýn yüreði merhamet doludur. O'nun merhameti sayesinde, Yücelerden doðan Güneþ*fx*, Karanlýkta ve ölümün gölgesinde yaþayanlara ýþýk saçmak Ve ayaklarýmýzý esenlik yoluna yöneltmek üzere Yardýmýmýza gelecektir.'

79

80 Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. Ýsrail halkýna görüneceði güne dek ýssýz yerlerde yaþadý.

2

1 O günlerde Sezar* Avgustus bütün Roma dünyasýnda bir nüfus sayýmýnýn yapýlmasý için buyruk çýkardý.

2 Bu ilk sayým, Kirinius'un Suriye valiliði zamanýnda yapýldý.

3 Herkes yazýlmak için kendi kentine gitti.

4 Böylece Yusuf da, Davut'un soyundan ve torunlarýndan olduðu için Celile'nin Nasýra Kenti'nden Yahudiye bölgesine, Davut'un kenti Beytlehem'e gitti.

5 Orada, hamile olan niþanlýsý Meryem'le birlikte yazýlacaktý.

6 Onlar oradayken, Meryem'in doðurma vakti geldi ve ilk oðlunu doðurdu. Onu kundaða sarýp bir yemliðe yatýrdý. Çünkü handa*fx* yer yoktu.

7

8 Ayný yörede, sürülerinin yanýnda nöbet tutarak geceyi kýrlarda geçiren çobanlar vardý.

9 Rab'bin bir meleði onlara göründü ve Rab'bin görkemi çevrelerini aydýnlattý. Büyük bir korkuya kapýldýlar.

10 Melek onlara, 'Korkmayýn!' dedi. 'Size, bütün halký çok sevindirecek bir haber müjdeliyorum: Bugün size, Davut'un kentinde bir Kurtarýcý doðdu. Bu, Rab olan Mesih'tir*.

11

12 Ýþte size bir iþaret: Kundaða sarýlmýþ ve yemlikte yatan bir bebek bulacaksýnýz.'

13 Birdenbire meleðin yanýnda, göksel ordulardan oluþan büyük bir topluluk belirdi. Tanrý'yý överek, 'En yücelerde Tanrý'ya yücelik olsun, Yeryüzünde O'nun hoþnut kaldýðý insanlara Esenlik olsun!' dediler.

14

15 Melekler yanlarýndan ayrýlýp göðe çekildikten sonra çobanlar birbirlerine, 'Haydi, Beytlehem'e gidelim, Rab'bin bize bildirdiði bu olayý görelim' dediler.

16 Aceleyle gidip Meryem'le Yusuf'u ve yemlikte yatan bebeði buldular.

17 Onlarý görünce, çocukla ilgili kendilerine anlatýlanlarý bildirdiler.

18 Bunu duyanlarýn hepsi, çobanlarýn söylediklerine þaþýp kaldýlar.

19 Meryem ise bütün bu sözleri derin derin düþünerek yüreðinde saklýyordu.

20 Çobanlar, iþitip gördüklerinin tümü için Tanrý'yý yüceltip överek geri döndüler. Her þeyi, kendilerine anlatýldýðý gibi bulmuþlardý.

21 Sekizinci gün, çocuðu sünnet etme zamaný gelince, O'na Ýsa adý verildi. Bu, O'nun anne rahmine düþmesinden önce meleðin kendisine verdiði isimdi.

22 Musa'nýn Yasasý'na göre arýnma günlerinin*fx* bitiminde Yusuf'la Meryem çocuðu Rab'be adamak için Yeruþalim'e* götürdüler.

23 Nitekim Rab'bin Yasasý'nda, 'Ýlk doðan her erkek çocuk Rab'be adanmýþ sayýlacak' diye yazýlmýþtýr.

24 Ayrýca Rab'bin Yasasý'nda buyrulduðu gibi, kurban olarak 'bir çift kumru ya da iki güvercin yavrusu' sunacaklardý.

25 O sýrada Yeruþalim'de Þimon adýnda bir adam vardý. Doðru ve dindar biriydi. Ýsrail'in avutulmasýný özlemle bekliyordu. Kutsal Ruh onun üzerindeydi.

26 Rab'bin Mesihi'ni görmeden ölmeyeceði Kutsal Ruh aracýlýðýyla kendisine bildirilmiþti.

27 Böylece Þimon, Ruh'un yönlendirmesiyle tapýnaða geldi. Küçük Ýsa'nýn annesi babasý, Kutsal Yasa'nýn ilgili kuralýný yerine getirmek üzere O'nu içeri getirdiklerinde, Þimon O'nu kucaðýna aldý, Tanrý'yý överek þöyle dedi:

28

29 'Ey Rabbim, verdiðin sözü tuttun; Artýk ben, kulun huzur içinde ölebilirim*fx*.

30 Çünkü senin saðladýðýn, Bütün halklarýn gözü önünde hazýrladýðýn kurtuluþu, Uluslarý aydýnlatýp Halkýn Ýsrail'e yücelik kazandýracak ýþýðý Gözlerimle gördüm.'

31

32

33 Ýsa'nýn annesiyle babasý, O'nun hakkýnda söylenenlere þaþtýlar.

34 Þimon onlarý kutsayýp çocuðun annesi Meryem'e þöyle dedi: 'Bu çocuk, Ýsrail'de birçok kiþinin düþmesine ya da yükselmesine yol açmak ve aleyhinde konuþulacak bir belirti olmak üzere belirlenmiþtir.

35 Senin kalbine de adeta bir kýlýç saplanacak. Bütün bunlar, birçoklarýnýn yüreðindeki düþüncelerin açýða çýkmasý için olacak.'

36 Anna adýnda çok yaþlý bir kadýn peygamber vardý. Aþer oymaðýndan Fanuel'in kýzýydý. Genç kýz olarak evlenip kocasýyla yedi yýl yaþadýktan sonra dul kalmýþtý. Þimdi seksen dört yaþýndaydý. Tapýnaktan ayrýlmaz, oruç tutup dua ederek gece gündüz Tanrý'ya tapýnýrdý.

37

38 Tam o sýrada ortaya çýkan Anna, Tanrý'ya þükrederek Yeruþalim'in kurtuluþunu bekleyen herkese Ýsa'dan söz etmeye baþladý.

39 Yusuf'la Meryem, Rab'bin Yasasý'nda öngörülen her þeyi yerine getirdikten sonra Celile'ye, kendi kentleri Nasýra'ya döndüler.

40 Çocuk büyüyor, güçleniyor ve bilgelikte yetkinleþiyordu. Tanrý'nýn lütfu O'nun üzerindeydi.

41 Ýsa'nýn annesi babasý her yýl Fýsýh Bayramý'nda* Yeruþalim'e giderlerdi.

42 Ýsa on iki yaþýna gelince, bayram geleneðine uyarak yine gittiler.

43 Bayramdan sonra eve dönerlerken küçük Ýsa Yeruþalim'de kaldý. Bunu farketmeyen annesiyle babasý, çocuðun yol arkadaþlarýyla birlikte olduðunu sanarak bir günlük yol gittiler. Sonra O'nu akrabalar ve dostlar arasýnda aramaya baþladýlar.

44

45 Bulamayýnca O'nu araya araya Yeruþalim'e döndüler.

46 Üç gün sonra O'nu tapýnakta buldular. Din öðretmenleri arasýnda oturmuþ, onlarý dinliyor, sorular soruyordu.

47 O'nu dinleyen herkes, zekâsýna ve verdiði yanýtlara hayran kalýyordu.

48 Annesiyle babasý O'nu görünce þaþýrdýlar. Annesi, 'Çocuðum, bize bunu niçin yaptýn? Bak, babanla ben büyük kaygý içinde seni arayýp durduk' dedi.

49 O da onlara, 'Beni niçin arayýp durdunuz?' dedi. 'Babam'ýn evinde bulunmam gerektiðini bilmiyor muydunuz?'

50 Ne var ki onlar ne demek istediðini anlamadýlar.

51 Ýsa onlarla birlikte yola çýkýp Nasýra'ya döndü. Onlarýn sözünü dinlerdi. Annesi bütün bu olup bitenleri yüreðinde sakladý.

52 Ýsa bilgelikte ve boyda geliþiyor, Tanrý'nýn ve insanlarýn beðenisini kazanýyordu.

3

1 Sezar* Tiberius'un egemenliðinin on beþinci yýlýydý. Yahudiye'de Pontius Pilatus valilik yapýyordu. Celile'yi Hirodes*, Ýtureya ve Trahonitis bölgesini Hirodes'in kardeþi Filipus, Avilini'yi Lisanias yönetiyordu.

2 Hanan ile Kayafa baþkâhinlik ediyorlardý. Bu sýrada Tanrý çölde bulunan Zekeriya oðlu Yahya'ya seslendi.

3 O da Þeria Irmaðý'nýn çevresindeki bütün bölgeyi dolaþarak insanlarý, günahlarýnýn baðýþlanmasý için tövbe edip vaftiz* olmaya çaðýrdý.

4 Nitekim Peygamber Yeþaya'nýn sözlerini içeren kitapta þöyle yazýlmýþtýr: 'Çölde haykýran, diye sesleniyor.

5 6 Ve bütün insanlar Tanrý'nýn saðladýðý kurtuluþu görecektir.> '

7 Yahya, vaftiz olmak için kendisine gelen kalabalýklara þöyle seslendi: 'Ey engerekler soyu! Gelecek gazaptan kaçmak için sizi kim uyardý?

8 Bundan böyle tövbeye yaraþýr meyveler verin! Kendi kendinize, demeye kalkmayýn. Ben size þunu söyleyeyim: Tanrý, Ýbrahim'e þu taþlardan da çocuk yaratabilir.

9 Balta aðaçlarýn köküne dayanmýþ bile. Ýyi meyve vermeyen her aðaç kesilip ateþe atýlýr.'

10 Halk ona, 'Öyleyse biz ne yapalým?' diye sordu.

11 Yahya onlara, 'Ýki mintaný olan birini mintaný olmayana versin; yiyeceði olan yiyeceði olmayanla paylaþsýn' yanýtýný verdi.

12 Bazý vergi görevlileri* de vaftiz olmaya gelerek, 'Öðretmenimiz, biz ne yapalým?' dediler.

13 Yahya, 'Size buyrulandan çok vergi almayýn' dedi.

14 Bazý askerler de, 'Ya biz ne yapalým?' diye sordular.

15 Halk umut içinde bekliyordu. Yahya'yla ilgili olarak herkesin aklýnda, 'Acaba Mesih* bu mu?' sorusu vardý.

16 Yahya ise hepsine þöyle yanýt verdi: 'Ben sizi suyla vaftiz ediyorum, ama benden daha güçlü Olan geliyor. Ben O'nun çarýklarýnýn baðýný çözmeye bile layýk deðilim. O sizi Kutsal Ruh'la ve ateþle vaftiz edecek.

17 Harman yerini temizlemek ve buðdayý toplayýp ambarýna yýðmak için yabasý elinde hazýr duruyor. Samaný ise sönmeyen ateþte yakacak.'

18 Yahya baþka birçok konuda halka çaðrýda bulunuyor, Müjde'yi duyuruyordu.

19 Ne var ki bölgenin kralý* Hirodes, kardeþinin karýsý Hirodiya'yla ilgili olayý ve kendi yapmýþ olduðu bütün kötülükleri yüzüne vuran Yahya'yý hapse attýrarak kötülüklerine bir yenisini ekledi.

20

21 Bütün halk vaftiz olduktan sonra Ýsa da vaftiz oldu. Dua ederken gök açýldý ve Kutsal Ruh, bedensel görünümde, güvercin gibi O'nun üzerine indi. Gökten, 'Sen benim sevgili Oðlum'sun, senden hoþnudum' diyen bir ses duyuldu.

22

23 Ýsa görevine baþladýðý zaman otuz yaþlarýndaydý. Yusuf'un oðlu olduðu sanýlýyordu.

24 Mattat oðlu, Levi oðlu, Malki oðlu, Yannay oðlu, Yusuf oðlu,

25 Mattitya oðlu, Amos oðlu, Nahum oðlu, Hesli oðlu, Nagay oðlu,

26 Mahat oðlu, Mattitya oðlu, Þimi oðlu, Yosek oðlu, Yoda oðlu,

27 Yohanan oðlu, Reþa oðlu, Zerubbabil oðlu, Þealtiel oðlu, Neri oðlu,

28 Malki oðlu, Addi oðlu, Kosam oðlu, Elmadam oðlu, Er oðlu,

29 Yeþu oðlu, Eliezer oðlu, Yorim oðlu, Mattat oðlu, Levi oðlu,

30 Þimon oðlu, Yahuda oðlu, Yusuf oðlu, Yonam oðlu, Elyakim oðlu,

31 Mala oðlu, Menna oðlu, Mattata oðlu, Natan oðlu, Davut oðlu,

32 Ýþay oðlu, Ovet oðlu, Boaz oðlu, Salmon*fx* oðlu, Nahþon oðlu,

33 Amminadav oðlu, Ram oðlu*fx*, Hesron oðlu, Peres oðlu, Yahuda oðlu,

34 Yakup oðlu, Ýshak oðlu, Ýbrahim oðlu, Terah oðlu, Nahor oðlu,

35 Seruk oðlu, Reu oðlu, Pelek oðlu, Ever oðlu, Þelah oðlu,

36 Kenan oðlu, Arpakþat oðlu, Sam oðlu, Nuh oðlu, Lemek oðlu,

37 Metuþelah oðlu, Hanok oðlu, Yeret oðlu, Mahalalel oðlu, Kenan oðlu,

38 Enoþ oðlu, Þit oðlu, Adem oðlu, Tanrý Oðlu'ydu.

4

1 Kutsal Ruh'la dolu olarak Þeria Irmaðý'ndan dönen Ýsa, Ruh'un yönlendirmesiyle çölde dolaþtýrýlarak kýrk gün Ýblis tarafýndan denendi. O günlerde hiçbir þey yemedi. Dolayýsýyla bu süre sonunda acýktý.

2

3 Bunun üzerine Ýblis O'na, 'Tanrý'nýn Oðlu'ysan, þu taþa söyle ekmek olsun' dedi.

4 Ýsa, ' <Ýnsan yalnýz ekmekle yaþamaz> diye yazýlmýþtýr' karþýlýðýný verdi.

5 Sonra Ýblis Ýsa'yý yükseklere çýkararak bir anda O'na dünyanýn bütün ülkelerini gösterdi.

6 O'na, 'Bütün bunlarýn yönetimini ve zenginliðini sana vereceðim' dedi. 'Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediðim kiþiye veririm.

7 Bana taparsan, hepsi senin olacak.'

8 Ýsa ona þu karþýlýðý verdi: ' diye yazýlmýþtýr.'

9 Ýblis O'nu Yeruþalim'e götürüp tapýnaðýn tepesine çýkardý. 'Tanrý'nýn Oðlu'ysan, kendini buradan aþaðý at' dedi.

10 'Çünkü þöyle yazýlmýþtýr:

11 '

12 Ýsa ona þöyle karþýlýk verdi: ' diye buyrulmuþtur.'

13 Ýblis, Ýsa'yý her bakýmdan denedikten sonra bir süre için O'nun yanýndan ayrýldý.

14 Ýsa, Ruh'un gücüyle donanmýþ olarak Celile'ye döndü. Haber bütün bölgeye yayýldý.

15 Oranýn havralarýnda öðretiyor, herkes tarafýndan övülüyordu.

16 Ýsa, büyüdüðü Nasýra Kenti'ne geldiðinde her zamanki gibi Þabat Günü* havraya gitti. Kutsal Yazýlar'ý okumak üzere ayaða kalkýnca O'na Peygamber Yeþaya'nýn Kitabý verildi. Kitabý açarak þu sözlerin yazýlý olduðu yeri buldu:

17

18 'Rab'bin Ruhu üzerimdedir. Çünkü O beni yoksullara Müjde'yi iletmek için meshetti*. Tutsaklara serbest býrakýlacaklarýný, Körlere gözlerinin açýlacaðýný duyurmak için, Ezilenleri özgürlüðe kavuþturmak Ve Rab'bin lütuf yýlýný ilan etmek için Beni gönderdi.'

19

20 Sonra kitabý kapattý, görevliye geri verip oturdu. Havradakilerin hepsi dikkatle O'na bakýyordu.

21 Ýsa, 'Dinlediðiniz bu Yazý bugün yerine gelmiþtir' diye konuþmaya baþladý.

22 Herkes Ýsa'yý övüyor, aðzýndan çýkan lütufkâr sözlere hayran kalýyordu. 'Yusuf'un oðlu deðil mi bu?' diyorlardý.

23 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Kuþkusuz bana þu deyimi hatýrlatacaksýnýz: '

24 'Size doðrusunu söyleyeyim' diye devam etti Ýsa, 'Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.

25 Yine size gerçeði söyleyeyim, gökyüzünün üç yýl altý ay kapalý kaldýðý, bütün ülkede korkunç bir kýtlýðýn baþ gösterdiði Ýlyas zamanýnda Ýsrail'de çok sayýda dul kadýn vardý.

26 Ýlyas bunlardan hiçbirine gönderilmedi; yalnýz Sayda bölgesinin Sarefat Kenti'nde bulunan dul bir kadýna gönderildi.

27 Peygamber Eliþa'nýn zamanýnda Ýsrail'de çok sayýda cüzamlý* vardý. Bunlardan hiçbiri iyileþtirilmedi; yalnýz Suriyeli Naaman iyileþtirildi.'

28 Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.

29 Ayaða kalkýp Ýsa'yý kentin dýþýna kovdular. O'nu uçurumdan aþaðý atmak için kentin kurulduðu tepenin yamacýna götürdüler.

30 Ama Ýsa onlarýn arasýndan geçerek oradan uzaklaþtý.

31 Sonra Ýsa Celile'nin Kefarnahum Kenti'ne gitti. Þabat Günü* halka öðretiyordu.

32 Yetkiyle konuþtuðu için O'nun öðretiþine þaþýp kaldýlar.

33 Havrada cinli, içinde kötü ruh olan bir adam vardý. Adam yüksek sesle, 'Ey Nasýralý Ýsa, býrak bizi! Bizden ne istiyorsun?' diye baðýrdý. 'Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduðunu biliyorum, Tanrý'nýn Kutsalý'sýn sen!'

34

35 Ýsa, 'Sus, çýk adamdan!' diyerek cini azarladý. Cin adamý herkesin önünde yere vurduktan sonra, ona hiç zarar vermeden içinden çýktý.

36 Herkes þaþkýna dönmüþtü. Birbirlerine, 'Bu nasýl söz? Güç ve yetkiyle kötü ruhlara çýkmalarýný buyuruyor, onlar da çýkýyor!' diyorlardý.

37 Ýsa'yla ilgili haber o bölgenin her yanýnda yankýlandý.

38 Ýsa havradan ayrýlarak Simun'un evine gitti. Simun'un kaynanasý hastaydý, ateþler içindeydi. Onun için Ýsa'dan yardým istediler.

39 Ýsa kadýnýn baþucunda durup ateþi azarladý, kadýnýn ateþi düþtü. Kadýn hemen ayaða kalkýp onlara hizmet etmeye baþladý.

40 Güneþ batarken herkes çeþitli hastalýklara yakalanmýþ akrabalarýný Ýsa'ya getirdi. Ýsa her birinin üzerine ellerini koyarak onlarý iyileþtirdi.

41 Birçoðunun içinden cinler de, 'Sen Tanrý'nýn Oðlu'sun!' diye baðýrarak çýkýyordu. Ne var ki, Ýsa onlarý azarladý, konuþmalarýna izin vermedi. Çünkü kendisinin Mesih* olduðunu biliyorlardý.

42 Sabah olunca Ýsa dýþarý çýkýp ýssýz bir yere gitti. Halk ise O'nu arýyordu. Bulunduðu yere geldiklerinde O'nu yanlarýnda alýkoymaya çalýþtýlar.

43 Ama Ýsa, 'Öbür kentlerde de Tanrý'nýn Egemenliði'yle ilgili Müjde'yi yaymam gerek' dedi. 'Çünkü bunun için gönderildim.'

44 Böylece Yahudiye'deki*fx* havralarda Tanrý sözünü duyurmaya devam etti.

5

1 Halk, Ginnesar Gölü'nün kýyýsýnda duran Ýsa'nýn çevresini sarmýþ, Tanrý'nýn sözünü dinliyordu.

2 Ýsa, gölün kýyýsýnda iki tekne gördü. Balýkçýlar teknelerinden inmiþ aðlarýný yýkýyorlardý.

3 Ýki tekneden Simun'a ait olanýna binen Ýsa, ona kýyýdan biraz açýlmasýný rica etti. Sonra oturdu, teknenin içinden halka öðretmeye devam etti.

4 Konuþmasýný bitirince Simun'a, 'Derin sulara açýlýn, balýk tutmak için aðlarýnýzý atýn' dedi.

5 Simun þu karþýlýðý verdi: 'Efendimiz, bütün gece çabaladýk, hiçbir þey tutamadýk. Yine de senin sözün üzerine aðlarý atacaðým.'

6 Bunu yapýnca öyle çok balýk yakaladýlar ki, aðlarý yýrtýlmaya baþladý.

7 Öbür teknedeki ortaklarýna iþaret ederek gelip yardým etmelerini istediler. Onlar da geldiler ve her iki tekneyi balýkla doldurdular; tekneler neredeyse batýyordu.

8 Simun Petrus bunu görünce, 'Ya Rab, benden uzak dur, ben günahlý bir adamým' diyerek Ýsa'nýn dizlerine kapandý.

9 Kendisi ve yanýndakiler, tutmuþ olduklarý balýklarýn çokluðuna þaþýp kalmýþlardý.

10 Simun'un ortaklarý olan Zebedi oðullarý Yakup'la Yuhanna'yý da ayný þaþkýnlýk almýþtý.

11 Sonra onlar tekneleri karaya çektiler ve her þeyi býrakýp Ýsa'nýn ardýndan gittiler.

12 Ýsa kentlerden birindeyken, her yanýný cüzam* kaplamýþ bir adamla karþýlaþtý. Adam Ýsa'yý görünce yüzüstü yere kapanýp yalvardý: 'Ya Rab, istersen beni temiz kýlabilirsin' dedi.

13 Ýsa elini uzatýp adama dokundu, 'Ýsterim, temiz ol!' dedi. Adam anýnda cüzamdan kurtuldu.

14 Ýsa ona, bundan kimseye söz etmemesini buyurdu. 'Git, kâhine* görün ve cüzamdan temizlendiðini herkese kanýtlamak için Musa'nýn buyurduðu sunularý sun' dedi.

15 Ne var ki, Ýsa'yla ilgili haber daha da çok yayýldý. Kalabalýk halk topluluklarý Ýsa'yý dinlemek ve hastalýklarýndan kurtulmak amacýyla akýn akýn geliyordu.

16 Kendisi ise ýssýz yerlere çekilip dua ediyordu.

17 Bir gün Ýsa öðretiyordu. Celile'nin ve Yahudiye'nin bütün köylerinden ve Yeruþalim'den gelen Ferisiler'le* Kutsal Yasa öðretmenleri O'nun çevresinde oturuyorlardý. Ýsa, Rab'bin gücü sayesinde hastalarý iyileþtiriyordu.

18 O sýrada birkaç kiþi, yatak üzerinde taþýdýklarý felçli bir adamý evden içeri sokup Ýsa'nýn önüne koymaya çalýþýyordu.

19 Kalabalýktan ötürü onu içeri sokacak yol bulamayýnca dama çýktýlar, kiremitleri kaldýrýp adamý yatakla birlikte orta yere, Ýsa'nýn önüne indirdiler.

20 Ýsa onlarýn imanýný görünce, 'Dostum, günahlarýn baðýþlandý' dedi.

21 Din bilginleriyle* Ferisiler, 'Tanrý'ya küfreden bu adam kim? Tanrý'dan baþka kim günahlarý baðýþlayabilir?' diye düþünmeye baþladýlar.

22 Akýllarýndan geçenleri bilen Ýsa onlara þöyle seslendi: 'Aklýnýzdan neden böyle þeyler geçiriyorsunuz?

23 Hangisi daha kolay, demek mi, yoksa demek mi?

24 Ne var ki, Ýnsanoðlu'nun* yeryüzünde günahlarý baðýþlama yetkisine sahip olduðunu bilesiniz diye...' Sonra felçli adama, 'Sana söylüyorum, kalk, yataðýný toplayýp evine git!' dedi.

25 Adam onlarýn gözü önünde hemen ayaða kalktý, üzerinde yattýðý yataðý topladý ve Tanrý'yý yücelterek evine gitti.

26 Herkesi bir þaþkýnlýk almýþtý. Tanrý'yý yüceltiyor, büyük korku içinde, 'Bugün þaþýlacak iþler gördük!' diyorlardý.

27 Bu olaydan sonra Ýsa dýþarý çýktý, vergi toplama yerinde oturan Levi adýnda bir vergi görevlisini* gördü. Adama, 'Ardýmdan gel' dedi.

28 O da kalktý, her þeyi býrakýp Ýsa'nýn ardýndan gitti.

29 Sonra Levi, evinde Ýsa'nýn onuruna büyük bir þölen verdi. Vergi görevlileriyle baþka kiþilerden oluþan büyük bir kalabalýk onlarla birlikte yemeðe oturmuþtu.

30 Ferisiler'le onlarýn din bilginleri söylenmeye baþladýlar. Ýsa'nýn öðrencilerine, 'Siz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yiyip içiyorsunuz?' dediler.

31 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Saðlýklý olanlarýn deðil, hastalarýn hekime ihtiyacý var.

32 Ben doðru kiþileri deðil, günahkârlarý tövbeye çaðýrmaya geldim.'

33 Onlar Ýsa'ya, 'Yahya'nýn öðrencileri sýk sýk oruç tutup dua ediyorlar, Ferisiler'in öðrencileri de öyle. Seninkiler ise yiyip içiyor' dediler.

34 Ýsa þöyle karþýlýk verdi: 'Güvey aralarýnda olduðu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?

35 Ama güveyin aralarýndan alýnacaðý günler gelecek, onlar iþte o zaman, o günler oruç tutacaklar.'

36 Ýsa onlara þu benzetmeyi de anlattý: 'Hiç kimse yeni giysiden bir parça yýrtýp eski giysiyi yamamaz. Yoksa hem yeni giysi yýrtýlýr, hem de o giysiden koparýlan yama eskisine uymaz.

37 Hiç kimse yeni þarabý eski tulumlara doldurmaz. Yoksa yeni þarap tulumlarý patlatýr; hem þarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur.

38 Yeni þarabý yeni tulumlara doldurmak gerek.

39 Üstelik hiç kimse eski þarabý içtikten sonra yenisini istemez. der.'

6

1 Bir Þabat Günü* Ýsa ekinler arasýndan geçiyordu. Öðrencileri baþaklarý koparýyor, avuçlarýnda ufalayýp yiyorlardý.

2 Ferisiler'den bazýlarý, 'Þabat Günü yasak olaný neden yapýyorsunuz?' dediler.

3 Ýsa onlara þöyle karþýlýk verdi: 'Davut'la yanýndakiler acýkýnca Davut'un ne yaptýðýný okumadýnýz mý?

4 Tanrý'nýn evine girdi, kâhinlerden baþkasýnýn yemesi yasak olan adak ekmeklerini* alýp yedi ve yanýndakilere de verdi.'

5 Sonra Ýsa onlara, 'Ýnsanoðlu* Þabat Günü'nün de Rabbi'dir' dedi.

6 Bir baþka Þabat Günü Ýsa havraya girmiþ öðretiyordu. Orada sað eli sakat bir adam vardý.

7 Ýsa'yý suçlamak için fýrsat kollayan din bilginleriyle Ferisiler, Þabat Günü hastalarý iyileþtirecek mi diye O'nu gözlüyorlardý.

8 Ýsa, onlarýn ne düþündüklerini biliyordu. Eli sakat olan adama, 'Ayaða kalk, öne çýk' dedi. O da kalktý, orta yerde durdu.

9 Ýsa onlara, 'Size sorayým' dedi, 'Kutsal Yasa'ya göre Þabat Günü iyilik yapmak mý doðru, kötülük yapmak mý? Can kurtarmak mý doðru, öldürmek mi?'

10 Gözlerini hepsinin üzerinde gezdirdikten sonra adama, 'Elini uzat' dedi. Adam elini uzattý, eli yine sapasaðlam oluverdi.

11 Onlar ise öfkeden deliye döndüler ve aralarýnda Ýsa'ya ne yapabileceklerini tartýþmaya baþladýlar.

12 O günlerde Ýsa, dua etmek için daða çýktý ve bütün geceyi Tanrý'ya dua ederek geçirdi.

13 Gün doðunca öðrencilerini yanýna çaðýrdý ve onlarýn arasýndan, elçi diye adlandýrdýðý þu on iki kiþiyi seçti: Petrus adýný verdiði Simun, onun kardeþi Andreas, Yakup, Yuhanna, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oðlu Yakup, Yurtsever* diye tanýnan Simun, Yakup oðlu Yahuda ve Ýsa'ya ihanet eden Yahuda Ýskariot.

14

15

16

17 Ýsa bunlarla birlikte aþaðý inip düzlük bir yerde durdu. Öðrencilerinden büyük bir kalabalýk ve bütün Yahudiye'den, Yeruþalim'den, Sur'la Sayda yakýnlarýndaki kýyý bölgesinden gelen büyük bir halk topluluðu da oradaydý.

18 Ýsa'yý dinlemek ve hastalýklarýna þifa bulmak için gelmiþlerdi. Kötü ruhlar yüzünden sýkýntý çekenler de iyileþtiriliyordu.

19 Kalabalýkta herkes Ýsa'ya dokunmak için çabalýyordu. Çünkü O'nun içinden akan bir güç herkese þifa veriyordu.

20 Ýsa, gözlerini öðrencilerine çevirerek þöyle dedi: 'Ne mutlu size, ey yoksullar! Çünkü Tanrý'nýn Egemenliði sizindir.

21 Ne mutlu size, þimdi açlýk çekenler! Çünkü doyurulacaksýnýz. Ne mutlu size, þimdi aðlayanlar! Çünkü güleceksiniz.

22 Ýnsanoðlu'na* baðlýlýðýnýz yüzünden Ýnsanlar sizden nefret ettikleri, Sizi toplum dýþý edip aþaðýladýklarý Ve adýnýzý kötüleyip sizi reddettikleri zaman Ne mutlu size!

23 O gün sevinin, coþkuyla zýplayýn! Çünkü gökteki ödülünüz büyüktür. Nitekim onlarýn atalarý da Peygamberlere böyle davrandýlar.

24 Ama vay halinize, ey zenginler, Çünkü tesellinizi almýþ bulunuyorsunuz!

25 Vay halinize, þimdi karný tok olan sizler, Çünkü açlýk çekeceksiniz! Vay halinize, ey þimdi gülenler, Çünkü yas tutup aðlayacaksýnýz!

26 Bütün insanlar sizin için iyi sözler söyledikleri zaman, Vay halinize! Çünkü onlarýn atalarý da Sahte peygamberlere böyle davrandýlar.'

27 'Ama beni dinleyen sizlere þunu söylüyorum: Düþmanlarýnýzý sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapýn, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin.

28

29 Bir yanaðýnýza vurana öbür yanaðýnýzý da çevirin. Abanýzý alandan mintanýnýzý da esirgemeyin.

30 Sizden bir þey dileyen herkese verin, malýnýzý alandan onu geri istemeyin.

31 Ýnsanlarýn size nasýl davranmasýný istiyorsanýz, siz de onlara öyle davranýn.

32 'Eðer yalnýz sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandýrýr? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever.

33 Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanýz, bu size ne övgü kazandýrýr? Günahkârlar bile böyle yapar.

34 Geri alacaðýnýzý umduðunuz kiþilere ödünç verirseniz, bu size ne övgü kazandýrýr? Günahkârlar bile verdiklerini geri almak koþuluyla günahkârlara ödünç verirler.

35 Ama siz düþmanlarýnýzý sevin, iyilik yapýn, hiçbir karþýlýk beklemeden ödünç verin. Alacaðýnýz ödül büyük olacak, Yüceler Yücesi'nin oðullarý olacaksýnýz. Çünkü O, nankör ve kötü kiþilere karþý iyi yüreklidir.

36 Babanýz merhametli olduðu gibi, siz de merhametli olun.'

37 'Baþkasýný yargýlamayýn, siz de yargýlanmazsýnýz. Suçlu çýkarmayýn, siz de suçlu çýkarýlmazsýnýz. Baþkasýný baðýþlayýn, siz de baðýþlanýrsýnýz.

38 Verin, size verilecektir. Ýyice bastýrýlmýþ, silkelenmiþ ve taþmýþ, dolu bir ölçekle kucaðýnýza boþaltýlacak. Hangi ölçekle verirseniz, ayný ölçekle alacaksýnýz.'

39 Ýsa onlara þu benzetmeyi de anlattý: 'Kör köre kýlavuzluk edebilir mi? Ýkisi de çukura düþmez mi?

40 Öðrenci öðretmeninden üstün deðildir, ama eðitimini tamamlayan her öðrenci öðretmeni gibi olacaktýr.

41 'Sen neden kardeþinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteði farketmezsin?

42 Kendi gözündeki merteði görmezken, kardeþine nasýl, dersin? Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteði çýkar, o zaman kardeþinin gözündeki çöpü çýkarmak için daha iyi görürsün.'

43 'Ýyi aðaç kötü meyve, kötü aðaç da iyi meyve vermez.

44 Her aðaç meyvesinden tanýnýr. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalýlardan üzüm devþirilmez.

45 Ýyi insan yüreðindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan içindeki kötülük hazinesinden kötülük çýkarýr. Ýnsanýn aðzý, yüreðinden taþaný söyler.

46 'Niçin beni diye çaðýrýyorsunuz da söylediklerimi yapmýyorsunuz?

47 Bana gelen ve sözlerimi duyup uygulayan kiþinin kime benzediðini size anlatayým.

48 Böyle bir kiþi, evini yaparken topraðý kazan, derinlere inip temeli kaya üzerine atan adama benzer. Sel sularýyla kabaran ýrmak o eve saldýrsa da, onu sarsamaz. Çünkü ev saðlam yapýlmýþtýr.

49 Ama sözlerimi duyup da uygulamayan kiþi, evini temel koymaksýzýn topraðýn üzerine kuran adama benzer. Kabaran ýrmak saldýrýnca ev hemen çöker. Evin yýkýlýþý da korkunç olur.'

7

1 Ýsa, kendisini dinleyen halka bütün bu sözleri söyledikten sonra Kefarnahum'a gitti.

2 Orada bir yüzbaþýnýn çok deðer verdiði kölesi ölüm döþeðinde hasta yatýyordu.

3 Ýsa'yla ilgili haberleri duyan yüzbaþý, gelip kölesini iyileþtirmesini rica etmek üzere O'na Yahudiler'in bazý ileri gelenlerini gönderdi.

4 Bunlar Ýsa'nýn yanýna gelince içten bir yalvarýþla O'na þöyle dediler: 'Bu adam senin yardýmýna layýktýr.

5 Çünkü ulusumuzu seviyor. Havramýzý yaptýran da kendisidir.'

6 Ýsa onlarla birlikte yola çýktý. Eve yaklaþtýðý sýrada, yüzbaþý bazý dostlarýný yollayýp O'na þu haberi gönderdi: 'Ya Rab, zahmet etme; evime girmene layýk deðilim.

7 Bu yüzden yanýna gelmeye de kendimi layýk görmedim. Sen yeter ki bir söz söyle, uþaðým iyileþir.

8 Ben de buyruk altýnda bir görevliyim, benim de buyruðumda askerlerim var. Birine, derim, gider; ötekine, derim, gelir; köleme, <Þunu yap> derim, yapar.'

9 Bu sözleri duyan Ýsa yüzbaþýya hayran kaldý. Ardýndan gelen kalabalýða dönerek, 'Size þunu söyleyeyim' dedi, 'Ýsrail'de bile böyle iman görmedim.'

10 Gönderilenler eve döndüklerinde köleyi iyileþmiþ buldular.

11 Bundan kýsa bir süre sonra Ýsa, Nain denilen bir kente gitti. Öðrencileriyle büyük bir kalabalýk O'na eþlik ediyordu.

12 Ýsa kentin kapýsýna tam yaklaþtýðý sýrada, dul annesinin tek oðlu olan bir adamýn cenazesi kaldýrýlýyordu. Kent halkýndan büyük bir kalabalýk da kadýnla birlikteydi.

13 Rab kadýný görünce ona acýdý. Kadýna, 'Aðlama' dedi.

14 Yaklaþýp cenaze sedyesine dokununca sedyeyi taþýyanlar durdu. Ýsa, 'Delikanlý' dedi, 'Sana söylüyorum, kalk!'

15 Ölü doðrulup oturdu ve konuþmaya baþladý. Ýsa onu annesine geri verdi.

16 Herkesi bir korku almýþtý. 'Aramýzda büyük bir peygamber ortaya çýktý!' ve 'Tanrý, halkýnýn yardýmýna geldi!' diyerek Tanrý'yý yüceltmeye baþladýlar.

17 Ýsa'yla ilgili bu haber bütün Yahudiye'ye ve çevre bölgelere yayýldý.

18 Yahya'nýn öðrencileri bütün bu olup bitenleri kendisine bildirdiler. Öðrencilerinden ikisini yanýna çaðýran Yahya, 'Gelecek Olan sen misin, yoksa baþkasýný mý bekleyelim?' diye sormalarý için onlarý Rab'be gönderdi.

19

20 Adamlar Ýsa'nýn yanýna gelince þöyle dediler: 'Bizi sana Vaftizci Yahya gönderdi. diye soruyor.'

21 Tam o sýrada Ýsa, çeþitli hastalýklara, illetlere ve kötü ruhlara tutulmuþ birçok kiþiyi iyileþtirdi, birçok körün gözünü açtý.

22 Sonra Yahya'nýn öðrencilerine þöyle karþýlýk verdi: 'Gidin, görüp iþittiklerinizi Yahya'ya bildirin. Körlerin gözleri açýlýyor, kötürümler yürüyor, cüzamlýlar temiz kýlýnýyor, saðýrlar iþitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor.

23 Benden ötürü sendeleyip düþmeyene ne mutlu!'

24 Yahya'nýn gönderdiði haberciler gittikten sonra Ýsa, halka Yahya'dan söz etmeye baþladý. 'Çöle ne görmeye gittiniz?' dedi. 'Rüzgarda sallanan bir kamýþ mý?

25 Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalý giysiler giymiþ bir adam mý? Oysa þahane giysiler giyip bolluk içinde yaþayanlar kral saraylarýnda bulunur.

26 Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size þunu söyleyeyim, gördüðünüz kiþi peygamberden de üstündür.

27 'Ýþte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazýrlayacak'

28 Size þunu söyleyeyim, kadýndan doðanlar arasýnda Yahya'dan daha üstün olaný yoktur. Bununla birlikte, Tanrý'nýn Egemenliði'nde en küçük olan ondan üstündür.'

29 Yahya tarafýndan vaftiz edilen halk, hatta vergi görevlileri* bile bunu duyunca Tanrý'nýn adil olduðunu doðruladýlar.

30 Oysa Yahya tarafýndan vaftiz edilmeye yanaþmayan Ferisiler'le Kutsal Yasa uzmanlarý, Tanrý'nýn kendileriyle ilgili tasarýsýný reddettiler.

31 Ýsa, 'Bu kuþaðýn insanlarýný neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?' dedi.

32 'Çarþý meydanýnda oturup birbirlerine,

33 Vaftizci Yahya geldiði zaman oruç tutup þaraptan kaçýndý, ona diyorsunuz.

34 Ýnsanoðlu* geldiði zaman yiyip içti. Bu kez de diyorsunuz ki, <Þu obur ve ayyaþ adama bakýn! Vergi görevlileri* ve günahkârlarla dost oldu!>

35 Ne var ki bilgelik, onu benimseyen herkes tarafýndan doðrulanýr.'

36 Ferisiler'den biri Ýsa'yý yemeðe çaðýrdý. O da Ferisi'nin evine gidip sofraya oturdu.

37 O sýrada, kentte günahkâr olarak tanýnan bir kadýn, Ýsa'nýn, Ferisi'nin evinde yemek yediðini öðrenince kaymaktaþýndan bir kap içinde güzel kokulu yað getirdi. Ýsa'nýn arkasýnda, ayaklarýnýn dibinde durup aðlayarak, gözyaþlarýyla O'nun ayaklarýný ýslatmaya baþladý. Saçlarýyla ayaklarýný sildi, öptü ve yaðý üzerlerine sürdü.

38

39 Ýsa'yý evine çaðýrmýþ olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, 'Bu adam peygamber olsaydý, kendisine dokunan bu kadýnýn kim ve ne tür bir kadýn olduðunu, günahkâr biri olduðunu anlardý' dedi.

40 Bunun üzerine Ýsa Ferisi'ye, 'Simun' dedi, 'Sana bir söyleyeceðim var.'

41 'Tefeciye borçlu iki kiþi vardý. Biri beþ yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.

42 Borçlarýný ödeyecek güçte olmadýklarýndan, tefeci her ikisinin de borcunu baðýþladý. Buna göre, hangisi onu çok sever?'

43 Simun, 'Sanýrým, kendisine daha çok baðýþlanan' diye yanýtladý.

44 Sonra kadýna bakarak Simun'a þunlarý söyledi: 'Bu kadýný görüyor musun? Ben senin evine geldim, ayaklarým için bana su vermedin. Bu kadýn ise ayaklarýmý gözyaþlarýyla ýslatýp saçlarýyla sildi.

45 Sen beni öpmedin, ama bu kadýn eve girdiðimden beri ayaklarýmý öpüp duruyor.

46 Sen baþýma zeytinyaðý sürmedin, ama bu kadýn ayaklarýma güzel kokulu yað sürdü.

47 Bu nedenle sana þunu söyleyeyim, kendisinin çok olan günahlarý baðýþlanmýþtýr. Çok sevgi göstermesinin nedeni budur. Oysa kendisine az baðýþlanan, az sever.'

48 Sonra kadýna, 'Günahlarýn baðýþlandý' dedi.

49 Ýsa'yla birlikte sofrada oturanlar kendi aralarýnda, 'Kim bu adam? Günahlarý bile baðýþlýyor!' þeklinde konuþmaya baþladýlar.

50 Ýsa ise kadýna, 'Ýmanýn seni kurtardý, esenlikle git' dedi.

8

1 Bundan kýsa bir süre sonra Ýsa on iki öðrencisiyle birlikte köy kent dolaþmaya baþladý. Tanrý'nýn Egemenliði'ni duyurup müjdeliyordu.

2 Kötü ruhlardan ve hastalýklardan kurtulan bazý kadýnlar, içinden yedi cin çýkmýþ olan Mecdelli denilen Meryem, Hirodes'in* kâhyasý Kuza'nýn karýsý Yohanna, Suzanna ve daha birçoklarý Ýsa'yla birlikte dolaþýyordu. Bunlar, kendi olanaklarýyla Ýsa'ya ve öðrencilerine yardým ediyorlardý.

3

4 Büyük bir kalabalýðýn toplandýðý, insanlarýn her kentten kendisine akýn akýn geldiði bir sýrada Ýsa þu benzetmeyi anlattý: 'Ekincinin biri tohum ekmeye çýktý. Ektiði tohumlardan kimi yol kenarýna düþtü, ayak altýnda çiðnenip gökteki kuþlara yem oldu.

5

6 Kimi kayalýk yere düþtü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.

7 Kimi, dikenler arasýna düþtü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boðdu.

8 Kimi ise iyi topraða düþtü, büyüyünce yüz kat ürün verdi.' Bunlarý söyledikten sonra, 'Ýþitecek kulaðý olan iþitsin!' diye seslendi.

9 Ýsa, bu benzetmenin anlamýný kendisinden soran öðrencilerine, 'Tanrý Egemenliði'nin sýrlarýný bilme ayrýcalýðý size verildi' dedi. 'Ama baþkalarýna benzetmelerle sesleniyorum. Öyle ki,

10

11 'Benzetmenin anlamý þudur: Tohum Tanrý'nýn sözüdür.

12 Yol kenarýndakiler sözü iþiten kiþilerdir. Ama sonra Ýblis gelir, inanýp kurtulmasýnlar diye sözü yüreklerinden alýr götürür.

13 Kayalýk yere düþenler, iþittikleri sözü sevinçle kabul eden, ama kök salamadýklarý için ancak bir süre inanan kiþilerdir. Böyleleri denendikleri zaman imandan dönerler.

14 Dikenler arasýna düþenler, sözü iþiten ama zamanla yaþamýn kaygýlarý, zenginlikleri ve zevkleri içinde boðulan, dolayýsýyla olgun ürün vermeyenlerdir.

15 Ýyi topraða düþenler ise, sözü iþitince onu iyi ve saðlam bir yürekte saklayanlardýr. Bunlar sabýrla dayanarak ürün verirler.'

16 'Hiç kimse kandil yakýp bunu bir kapla örtmez, ya da yataðýn altýna koymaz. Tersine, içeri girenler ýþýðý görsünler diye onu kandilliðe koyar.

17 Çünkü açýða çýkarýlmayacak gizli hiçbir þey yok; bilinmeyecek, aydýnlýða çýkmayacak saklý hiçbir þey yoktur.

18 Bunun için, nasýl dinlediðinize dikkat edin. Kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde var sandýðý bile elinden alýnacak.'

19 Ýsa'nýn annesiyle kardeþleri O'na geldiler, ama kalabalýktan ötürü kendisine yaklaþamadýlar.

20 Ýsa'ya, 'Annenle kardeþlerin dýþarýda duruyor, seni görmek istiyorlar' diye haber verildi.

21 Ýsa haberi getirenlere þöyle karþýlýk verdi: 'Annemle kardeþlerim, Tanrý'nýn sözünü duyup yerine getirenlerdir.'

22 Bir gün Ýsa öðrencileriyle birlikte bir tekneye binerek onlara, 'Gölün karþý yakasýna geçelim' dedi. Böylece kýyýdan açýldýlar.

23 Teknede giderlerken Ýsa uykuya daldý. O sýrada gölde fýrtýna koptu. Tekne su almaya baþlayýnca tehlikeli bir duruma düþtüler.

24 Gidip Ýsa'yý uyandýrarak, 'Efendimiz, Efendimiz, öleceðiz!' dediler. Ýsa kalkýp rüzgarý ve kabaran dalgalarý azarladý. Fýrtýna dindi ve ortalýk sütliman oldu.

25 Ýsa öðrencilerine, 'Nerede imanýnýz?' dedi.

26 Celile'nin karþýsýnda bulunan Gerasalýlar'ýn memleketine vardýlar.

27 Ýsa karaya çýkýnca kentten bir adam O'nu karþýladý. Cinli ve uzun zamandan beri giysi giymeyen bu adam evde deðil, mezarlýk maðaralarda yaþýyordu.

28 Adam Ýsa'yý görünce çýðlýk atýp önünde yere kapandý. Yüksek sesle, 'Ey Ýsa, yüce Tanrý'nýn Oðlu, benden ne istiyorsun?' dedi. 'Sana yalvarýrým, bana iþkence etme!'

29 Çünkü Ýsa, kötü ruha adamýn içinden çýkmasýný buyurmuþtu. Kötü ruh adamý sýk sýk etkisi altýna alýyordu. Adam zincir ve kösteklerle baðlanýp baþýna nöbetçi konulduðu halde baðlarýný paralýyor ve cin tarafýndan ýssýz yerlere sürülüyordu.

30 Ýsa ona, 'Adýn ne?' diye sordu.

31 Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasýn diye Ýsa'ya yalvarýp durdular.

32 Orada, daðýn yamacýnda otlayan büyük bir domuz sürüsü vardý. Cinler, domuzlarýn içine girmelerine izin vermesi için Ýsa'ya yalvardýlar. O da onlara izin verdi.

33 Adamdan çýkan cinler domuzlarýn içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aþaðý koþuþarak göle atlayýp boðuldu.

34 Domuzlarý güdenler olup biteni görünce kaçtýlar, kentte ve köylerde olayýn haberini yaydýlar.

35 Bunun üzerine halk olup biteni görmeye çýktý. Ýsa'nýn yanýna geldikleri zaman, cinlerden kurtulan adamý giyinmiþ ve aklý baþýna gelmiþ olarak Ýsa'nýn ayaklarý dibinde oturmuþ buldular ve korktular.

36 Olayý görenler, cinli adamýn nasýl kurtulduðunu halka anlattýlar.

37 O zaman Gerasa yöresinden gelen bütün kalabalýk büyük bir korkuya kapýlarak Ýsa'nýn yanlarýndan ayrýlmasýný rica ettiler. O da geri dönmek üzere tekneye bindi.

38 Cinlerden kurtulan adam Ýsa'nýn yanýnda kalmak için O'na yalvardý. Ama Ýsa, 'Evine dön, Tanrý'nýn senin için neler yaptýðýný anlat' diyerek onu salýverdi. Adam da gitti, Ýsa'nýn kendisi için neler yaptýðýný bütün kentte duyurdu.

39

40 Karþý yakaya dönen Ýsa'yý halk karþýladý. Çünkü herkes O'nu bekliyordu.

41 O sýrada, havra yöneticisi olan Yair adýnda bir adam gelip Ýsa'nýn ayaklarýna kapandý, evine gelmesi için yalvardý.

42 Çünkü on iki yaþlarýndaki biricik kýzý ölmek üzereydi.

43 On iki yýldýr kanamasý olan bir kadýn da oradaydý. Varýný yoðunu hekimlere harcamýþtý; ama hiçbiri onu iyileþtirememiþti.

44 Ýsa'nýn arkasýndan yetiþip giysisinin eteðine dokundu ve o anda kanamasý kesildi.

45 Ýsa, 'Bana kim dokundu?' dedi.

46 Ama Ýsa, 'Birisi bana dokundu' dedi. 'Ýçimden bir gücün akýp gittiðini hissettim.'

47 Yaptýðýný gizleyemeyeceðini anlayan kadýn titreyerek geldi, Ýsa'nýn ayaklarýna kapandý. Bütün halkýn önünde, O'na neden dokunduðunu ve o anda nasýl iyileþtiðini anlattý.

48 Ýsa ona, 'Kýzým' dedi, 'Ýmanýn seni kurtardý. Esenlikle git.'

49 Ýsa daha konuþurken havra yöneticisinin evinden biri geldi. Yöneticiye, 'Kýzýn öldü' dedi, 'Artýk öðretmeni rahatsýz etme.'

50 Ýsa bunu duyunca havra yöneticisine þöyle dedi: 'Korkma, yalnýz iman et, kýzýn kurtulacak.'

51 Ýsa adamýn evine gelince Petrus, Yuhanna, Yakup ve kýzýn annesi babasý dýþýnda hiç kimsenin kendisiyle birlikte içeri girmesine izin vermedi.

52 Herkes kýz için aðlýyor, dövünüyordu. Ýsa, 'Aðlamayýn' dedi, 'Kýz ölmedi, uyuyor.'

53 Kýzýn öldüðünü bildikleri için Ýsa'yla alay ettiler.

54 O ise kýzýn elini tutarak, 'Kýzým, kalk!' diye seslendi.

55 Ruhu yeniden bedenine dönen kýz hemen ayaða kalktý. Ýsa, kýza yemek verilmesini buyurdu.

56 Kýzýn annesiyle babasý þaþkýnlýk içindeydi. Ýsa, olanlarý hiç kimseye anlatmamalarý için onlarý uyardý.

9

1 Ýsa, Onikiler'i* yanýna çaðýrýp onlara bütün cinler üzerinde ve hastalýklarý iyileþtirmek için güç ve yetki verdi.

2 Sonra onlarý Tanrý'nýn Egemenliði'ni duyurmaya ve hastalara þifa vermeye gönderdi.

3 Onlara þöyle dedi: 'Yolculuk için yanýnýza hiçbir þey almayýn: Ne deðnek, ne torba, ne ekmek, ne para, ne de yedek mintan.

4 Hangi eve girerseniz, kentten ayrýlýncaya dek orada kalýn.

5 Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrýlýrken onlara uyarý olsun diye ayaklarýnýzýn tozunu silkin.'

6 Onlar da yola çýktýlar, her yerde Müjde'yi yayarak ve hastalarý iyileþtirerek köy köy dolaþtýlar.

7 Bölgenin kralý* Hirodes bütün bu olanlarý duyunca þaþkýna döndü. Çünkü bazýlarý Yahya'nýn ölümden dirildiðini, bazýlarý Ýlyas'ýn göründüðünü, baþkalarý ise eski peygamberlerden birinin dirildiðini söylüyordu.

8

9 Hirodes, 'Yahya'nýn baþýný ben kestirdim. Þimdi hakkýnda böyle haberler duyduðum bu adam kim?' diyor ve Ýsa'yý görmenin bir yolunu arýyordu.

10 Elçiler geri dönünce, yaptýklarý her þeyi Ýsa'ya anlattýlar. Sonra Ýsa yalnýzca onlarý yanýna alýp Beytsayda denilen bir kente çekildi.

11 Bunu öðrenen halk O'nun ardýndan gitti. Ýsa onlarý ilgiyle karþýladý, kendilerine Tanrý'nýn Egemenliði'nden söz etti ve þifaya ihtiyacý olanlarý iyileþtirdi.

12 Günbatýmýna doðru Onikiler gelip O'na, 'Halký salýver de çevredeki köylere ve çiftliklere gidip kendilerine barýnak ve yiyecek bulsunlar. Çünkü ýssýz bir yerdeyiz' dediler.

13 Ýsa, 'Onlara siz yiyecek verin' dedi.

14 Orada yaklaþýk beþ bin erkek vardý.

15 Öðrenciler öyle yapýp herkesi yere oturttular.

16 Ýsa, beþ ekmekle iki balýðý aldý, gözlerini göðe kaldýrarak þükretti; sonra bunlarý böldü ve halka daðýtmalarý için öðrencilerine verdi.

17 Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan on iki sepet dolusu toplandý.

18 Bir gün Ýsa tek baþýna dua ediyordu, öðrencileri de yanýndaydý. Ýsa onlara, 'Halk benim kim olduðumu söylüyor?' diye sordu.

19 Þöyle yanýtladýlar: 'Vaftizci Yahya diyorlar. Ama kimi Ýlyas, kimi de eski peygamberlerden biri dirilmiþ, diyor.'

20 Ýsa onlara, 'Siz ne dersiniz' dedi, 'Sizce ben kimim?'

21 Ýsa, onlarý uyararak bunu hiç kimseye söylememelerini buyurdu.

22 Ýnsanoðlu'nun* çok acý çekmesi, ileri gelenler, baþkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiðini söyledi.

23 Sonra hepsine, 'Ardýmdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, her gün çarmýhýný yüklenip beni izlesin' dedi,

24 'Canýný kurtarmak isteyen onu yitirecek, canýný benim uðruma yitiren ise onu kurtaracaktýr.

25 Ýnsan bütün dünyayý kazanýp da canýný yitirirse, canýndan olursa, bunun kendisine ne yararý olur?

26 Kim benden ve benim sözlerimden utanýrsa, Ýnsanoðlu da kendisinin, Babasý'nýn ve kutsal meleklerin görkemi içinde geldiðinde o kiþiden utanacaktýr.

27 Size gerçeði söyleyeyim, burada bulunanlar arasýnda, Tanrý'nýn Egemenliði'ni görmeden ölümü tatmayacak olanlar var.'

28 Bu sözleri söyledikten yaklaþýk sekiz gün sonra Ýsa, yanýna Petrus, Yuhanna ve Yakup'u alarak dua etmek üzere daða çýktý.

29 Ýsa dua ederken yüzünün görünümü deðiþti, giysileri þimþek gibi parýldayan bir beyazlýða büründü.

30 O anda görkem içinde beliren iki kiþi Ýsa'yla konuþmaya baþladýlar. Bunlar Musa ile Ýlyas'tý. Ýsa'nýn yakýnda Yeruþalim'de gerçekleþecek olan ayrýlýþýný*fx* konuþuyorlardý.

31

32 Petrus ile yanýndakilerin üzerine uyku çökmüþtü. Ama uykularý iyice daðýlýnca Ýsa'nýn görkemini ve yanýnda duran iki kiþiyi gördüler.

33 Bunlar Ýsa'nýn yanýndan ayrýlýrken Petrus Ýsa'ya, 'Efendimiz' dedi, 'Burada bulunmamýz ne iyi oldu! Üç çardak kuralým: Biri sana, biri Musa'ya, biri de Ýlyas'a.' Aslýnda ne söylediðinin farkýnda deðildi.

34 Petrus daha bunlarý söylerken bir bulut gelip onlara gölge saldý. Bulut onlarý sarýnca korktular.

35 Buluttan gelen bir ses, 'Bu benim Oðlum'dur, seçilmiþ Olan'dýr. O'nu dinleyin!' dedi.

36 Ses kesilince Ýsa'nýn tek baþýna olduðu görüldü. Öðrenciler bunu gizli tuttular ve o günlerde hiç kimseye gördüklerinden söz etmediler.

37 Ertesi gün daðdan indikleri zaman, Ýsa'yý büyük bir kalabalýk karþýladý.

38 Kalabalýðýn içinden bir adam, 'Öðretmenim' diye seslendi, 'Yalvarýrým, oðlumu bir gör, o tek çocuðumdur.

39 Bir ruh onu yakalýyor, o da birdenbire çýðlýk atýyor. Ruh onu, aðzýndan köpükler gelene dek þiddetle sarsýyor. Bedenini yara bere içinde býrakarak güçbela ayrýlýyor.

40 Ruhu kovmalarý için öðrencilerine yalvardým, ama baþaramadýlar.'

41 Ýsa þöyle karþýlýk verdi: 'Ey imansýz ve sapmýþ kuþak! Sizinle daha ne kadar kalýp size katlanacaðým? Oðlunu buraya getir.'

42 Çocuk daha Ýsa'ya yaklaþýrken cin onu yere vurup þiddetle sarstý. Ama Ýsa kötü ruhu azarladý, çocuðu iyileþtirerek babasýna geri verdi.

43 Herkes Tanrý'nýn büyük gücüne þaþýp kaldý.

44

45 Onlar bu sözü anlamadýlar. Sözü kavramasýnlar diye anlamý kendilerinden gizlenmiþti. Üstelik Ýsa'ya bu sözle ilgili soru sormaktan korkuyorlardý.

46 Öðrenciler, aralarýnda kimin en büyük olduðunu tartýþmaya baþladýlar.

47 Akýllarýndan geçeni bilen Ýsa, küçük bir çocuðu tutup yanýna çekti ve onlara þöyle dedi: 'Bu çocuðu benim adým uðruna kabul eden, beni kabul etmiþ olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiþ olur. Aranýzda en küçük kim ise, iþte en büyük odur.'

48

49 Yuhanna buna karþýlýk, 'Efendimiz' dedi, 'Senin adýnla cin kovan birini gördük, ama bizimle birlikte seni izlemediði için ona engel olmaya çalýþtýk.'

50 Ýsa, 'Ona engel olmayýn!' dedi. 'Size karþý olmayan, sizden yanadýr.'

51 Göðe alýnacaðý gün yaklaþýnca Ýsa, kararlý adýmlarla Yeruþalim'e doðru yola çýktý.

52 Kendi önünden haberciler gönderdi. Bunlar, kendisi için hazýrlýk yapmak üzere gidip Samiriyeliler'e* ait bir köye girdiler.

53 Ama Samiriyeliler Ýsa'yý kabul etmediler. Çünkü Yeruþalim'e doðru gidiyordu.

54 Öðrencilerden Yakup'la Yuhanna bunu görünce, 'Rab, bunlarý yok etmek için bir buyrukla gökten ateþ yaðdýrmamýzý ister misin?' dediler.

55 Ama Ýsa dönüp onlarý azarladý.

56 Sonra*fx* baþka bir köye gittiler.

57 Yolda giderlerken bir adam Ýsa'ya, 'Nereye gidersen, senin ardýndan geleceðim' dedi.

58 Ýsa ona, 'Tilkilerin ini, kuþlarýn yuvasý var, ama Ýnsanoðlu'nun baþýný yaslayacak bir yeri yok' dedi.

59 Bir baþkasýna, 'Ardýmdan gel' dedi.

60 Ýsa ona þöyle dedi: 'Býrak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün. Sen gidip Tanrý'nýn Egemenliði'ni duyur.'

61 Bir baþkasý, 'Ya Rab' dedi, 'Senin ardýndan geleceðim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaþayým.'

62 Ýsa ona, 'Sabaný tutup da geriye bakan, Tanrý'nýn Egemenliði'ne layýk deðildir' dedi.

10

1 Bu olaylardan sonra Rab yetmiþ kiþi daha görevlendirdi. Bunlarý ikiþer ikiþer, kendisinin gideceði her kente, her yere kendi önünden gönderdi.

2 Onlara, 'Ürün bol, ama iþçi az' dedi, 'Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarýn, ürününü kaldýracak iþçiler göndersin.

3 Haydi gidin! Ýþte, sizi kuzular gibi kurtlarýn arasýna gönderiyorum.

4 Yanýnýza ne kese, ne torba, ne de çarýk alýn. Yolda hiç kimseyle selamlaþmayýn.

5 Hangi eve girerseniz, önce, deyin.

6 Orada esenliksever biri varsa, dilediðiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.

7 Girdiðiniz evde kalýn, size ne verirlerse onu yiyip için. Çünkü iþçi ücretini hak eder. Evden eve taþýnmayýn.

8 'Bir kente girdiðinizde sizi kabul ederlerse, önünüze konulaný yiyin.

9 Orada bulunan hastalarý iyileþtirin ve kendilerine, deyin.

10 Ama bir kente girdiðinizde sizi kabul etmezlerse, o kentin caddelerine çýkýp þöyle deyin:

11

12 Size þunu söyleyeyim, yargý günü o kentin hali Sodom Kenti'nin halinden beter olacaktýr.

13 'Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Sizlerde yapýlan mucizeler Sur ve Sayda'da yapýlmýþ olsaydý, çoktan çul* kuþanýp kül içinde oturarak tövbe etmiþ olurlardý.

14 Ama yargý günü sizin haliniz Sur ve Sayda'nýn halinden beter olacaktýr.

15 Ya sen, ey Kefarnahum, göðe mi çýkarýlacaksýn? Hayýr, ölüler diyarýna indirileceksin!

16 'Sizi dinleyen beni dinlemiþ olur, sizi reddeden beni reddetmiþ olur. Beni reddeden de beni göndereni reddetmiþ olur.'

17 Yetmiþler sevinç içinde döndüler. 'Ya Rab' dediler, 'Senin adýný andýðýmýzda cinler bile bize boyun eðiyor.'

18 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Þeytan'ýn gökten yýldýrým gibi düþtüðünü gördüm.

19 Ben size, yýlanlarý ve akrepleri ayak altýnda ezmek ve düþmanýn bütün gücünü alt etmek için yetki verdim. Hiçbir þey size zarar vermeyecektir.

20 Bununla birlikte, ruhlarýn size boyun eðmesine sevinmeyin, adlarýnýzýn gökte yazýlmýþ olmasýna sevinin.'

21 O anda Ýsa Kutsal Ruh'un etkisiyle coþarak þöyle dedi: 'Baba, yerin ve göðün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akýllý kiþilerden gizleyip küçük çocuklara açtýðýn için sana þükrederim. Evet Baba, senin isteðin buydu.

22 'Babam her þeyi bana teslim etti. Oðul'un kim olduðunu Baba'dan baþka kimse bilmez. Baba'nýn kim olduðunu da Oðul'dan ve Oðul'un O'nu tanýtmak istediði kiþilerden baþkasý bilmez.'

23 Sonra öðrencilerine dönüp özel olarak þöyle dedi: 'Sizin gördüklerinizi gören gözlere ne mutlu!

24 Size þunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice krallar sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin iþittiklerinizi iþitmek istediler, ama iþitemediler.'

25 Bir Kutsal Yasa uzmaný Ýsa'yý denemek amacýyla gelip þöyle dedi: 'Öðretmenim, sonsuz yaþamý miras almak için ne yapmalýyým?'

26 Ýsa ona, 'Kutsal Yasa'da ne yazýlmýþtýr?' diye sordu. 'Orada ne okuyorsun?'

27 Adam þöyle karþýlýk verdi: 'Tanrýn Rab'bi bütün yüreðinle, bütün canýnla, bütün gücünle ve bütün aklýnla seveceksin. Komþunu da kendin gibi seveceksin.'

28 Ýsa ona, 'Doðru yanýt verdin' dedi. 'Bunu yap ve yaþayacaksýn.'

29 Oysa adam kendini haklý çýkarmak isteyerek Ýsa'ya, 'Peki, komþum kim?' dedi.

30 Ýsa þöyle yanýt verdi: 'Adamýn biri Yeruþalim'den Eriha'ya inerken haydutlarýn eline düþtü. Onu soyup dövdüler, yarý ölü býrakýp gittiler.

31 Bir rastlantý olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamý görünce yolun öbür yanýndan geçip gitti.

32 Bir Levili* de oraya varýp adamý görünce ayný þekilde geçip gitti.

33 O yoldan geçen bir Samiriyeli* ise adamýn bulunduðu yere gelip onu görünce, yüreði sýzladý.

34 Adamýn yanýna gitti, yaralarýnýn üzerine yaðla þarap dökerek sardý. Sonra adamý kendi hayvanýna bindirip hana götürdü, onunla ilgilendi.

35 Ertesi gün iki dinar çýkararak hancýya verdi. dedi,

36 'Sence bu üç kiþiden hangisi haydutlar arasýna düþen adama komþu gibi davrandý?'

37 Yasa uzmaný, 'Ona acýyýp yardým eden' dedi.

38 Ýsa, öðrencileriyle birlikte yola devam edip bir köye girdi. Marta adýnda bir kadýn Ýsa'yý evinde konuk etti.

39 Marta'nýn Meryem adýndaki kýzkardeþi, Rab'bin ayaklarý dibine oturmuþ O'nun konuþmasýný dinliyordu.

40 Marta ise iþlerinin çokluðundan ötürü telaþ içindeydi. Ýsa'nýn yanýna gelerek, 'Ya Rab' dedi, 'Kardeþimin beni hizmet iþlerinde yalnýz býrakmasýna aldýrmýyor musun? Ona söyle de bana yardým etsin.'

41 Rab ona þu karþýlýðý verdi: 'Marta, Marta, sen çok þey için kaygýlanýp telaþlanýyorsun.

42 Oysa gerekli olan tek bir þey vardýr. Meryem iyi olaný seçti ve bu kendisinden alýnmayacak.'

11

1 Ýsa bir yerde dua ediyordu. Duasýný bitirince öðrencilerinden biri, 'Ya Rab' dedi, 'Yahya'nýn kendi öðrencilerine öðrettiði gibi sen de bize dua etmesini öðret.'

2 Ýsa onlara, 'Dua ederken þöyle söyleyin' dedi: 'Baba, adýn kutsal kýlýnsýn. Egemenliðin gelsin.

3 Her gün bize gündelik ekmeðimizi ver.

4 Günahlarýmýzý baðýþla. Çünkü biz de bize karþý suç iþleyen herkesi baðýþlýyoruz. Ayartýlmamýza izin verme.'

5 Sonra þöyle dedi: 'Sizlerden birinin bir arkadaþý olur da gece yarýsý ona gidip, derse, öbürü içerden, der mi hiç?

6

7

8 Size þunu söyleyeyim, arkadaþlýk gereði kalkýp ona istediðini vermese bile, adamýn yüzsüzlüðünden ötürü kalkar, ihtiyacý neyse ona verir.

9 'Ben size þunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayýn, bulacaksýnýz; kapýyý çalýn, size açýlacaktýr.

10 Çünkü her dileyen alýr, arayan bulur, kapý çalana açýlýr.

11 'Aranýzda hangi baba, ekmek isteyen oðluna taþ verir? Ya da balýk isterse balýk yerine yýlan verir?

12 Ya da yumurta isterse ona akrep verir?

13 Sizler kötü yürekli olduðunuz halde çocuklarýnýza güzel armaðanlar vermeyi biliyorsanýz, gökteki Baba'nýn, kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh'u vereceði çok daha kesin deðil mi?'

14 Ýsa adamýn birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çýkýnca adamýn dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldý.

15 Ama içlerinden bazýlarý, 'Cinleri, cinlerin önderi Baalzevul'un* gücüyle kovuyor' dediler.

16 Bazýlarý ise O'nu denemek amacýyla gökten bir belirti göstermesini istediler.

17 Onlarýn ne düþündüðünü bilen Ýsa þöyle dedi: 'Kendi içinde bölünen ülke yýkýlýr, kendi içinde bölünen ev çöker.

18 Þeytan da kendi içinde bölünmüþse, onun egemenliði nasýl ayakta kalabilir? Siz, benim Baalzevul'un gücüyle cinleri kovduðumu söylüyorsunuz.

19 Eðer ben cinleri Baalzevul'un gücüyle kovuyorsam, sizin adamlarýnýz kimin gücüyle kovuyor? Sizi bu durumda kendi adamlarýnýz yargýlayacak.

20 Ama ben cinleri Tanrý'nýn eliyle kovuyorsam, Tanrý'nýn Egemenliði üzerinize gelmiþ demektir.

21 'Tepeden týrnaða silahlanmýþ güçlü bir adam kendi evini koruduðu sürece, mallarý güvenlik içinde olur.

22 Ne var ki, ondan daha güçlü biri saldýrýp onu alt ettiðinde güvendiði bütün silahlarý elinden alýr ve mallarýný yaðmalayarak bölüþtürür.

23 Benden yana olmayan bana karþýdýr, benimle birlikte toplamayan daðýtýyor demektir.

24 'Kötü ruh insandan çýkýnca kurak yerlerde dolanýp huzur arar. Bulamayýnca da, <Çýktýðým eve, kendi evime döneyim> der.

25 Eve gelince orayý süpürülmüþ, düzeltilmiþ bulur.

26 Bunun üzerine gider, kendisinden kötü yedi ruh daha alýr ve eve girip yerleþirler. Böylece o kiþinin son durumu ilkinden beter olur.'

27 Ýsa bu sözleri söylerken kalabalýðýn içinden bir kadýn O'na, 'Ne mutlu seni taþýmýþ olan rahme, emzirmiþ olan memelere!' diye seslendi.

28 Ýsa, 'Daha doðrusu, ne mutlu Tanrý'nýn sözünü dinleyip uygulayanlara!' dedi.

29 Çevredeki kalabalýk büyürken Ýsa konuþmaya baþladý. 'Þimdiki kuþak kötü bir kuþaktýr' dedi. 'Doðaüstü bir belirti istiyor, ama ona Yunus'un belirtisinden baþka bir belirti gösterilmeyecek.

30 Yunus nasýl Ninova halkýna bir belirti olduysa, Ýnsanoðlu* da bu kuþak için öyle olacaktýr.

31 Güney Kraliçesi, yargý günü bu kuþaðýn adamlarýyla birlikte kalkýp onlarý yargýlayacak. Çünkü kraliçe, Süleyman'ýn bilgece sözlerini dinlemek için dünyanýn ta öbür ucundan gelmiþti. Bakýn, Süleyman'dan daha üstün olan buradadýr.

32 Ninova halký, yargý günü bu kuþakla birlikte kalkýp bu kuþaðý yargýlayacak. Çünkü Ninovalýlar, Yunus'un çaðrýsý üzerine tövbe ettiler. Bakýn, Yunus'tan daha üstün olan buradadýr.'

33 'Hiç kimse kandil yakýp onu gizli yere ya da tahýl ölçeðinin altýna koymaz. Tersine, içeri girenler ýþýðý görsünler diye onu kandilliðe koyar.

34 Bedenin ýþýðý gözdür. Gözün saðlamsa, bütün bedenin de aydýnlýk olur. Gözün bozuksa, bedenin de karanlýk olur.

35 Öyleyse dikkat et, sendeki <ýþýk> karanlýk olmasýn.

36 Eðer bütün bedenin aydýnlýk olur ve hiçbir yaný karanlýk kalmazsa, kandilin seni ýþýnlarýyla aydýnlattýðý zamanki gibi, bedenin tümden aydýnlýk olur.'

37 Ýsa konuþmasýný bitirince bir Ferisi* O'nu evine yemeðe çaðýrdý. O da içeri girerek sofraya oturdu.

38 Ýsa'nýn yemekten önce yýkanmadýðýný gören Ferisi þaþtý.

39 Rab ona þöyle dedi: 'Siz Ferisiler, bardaðýn ve tabaðýn dýþýný temizlersiniz, ama içiniz açgözlülük ve kötülükle doludur.

40 Ey akýlsýzlar! Dýþý yapanla içi yapan ayný deðil mi?

41 Siz kaplarýnýzýn içindekini*fx* sadaka olarak verin, o zaman sizin için her þey temiz olur.

42 'Ama vay halinize, ey Ferisiler! Siz nanenin, sedefotunun ve her tür sebzenin ondalýðýný verirsiniz de, adaleti ve Tanrý sevgisini ihmal edersiniz. Ondalýk vermeyi ihmal etmeden esas bunlarý yerine getirmeniz gerekirdi.

43 Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayýlýrsýnýz.

44 Vay halinize! Ýnsanlarýn, farkýnda olmadan üzerlerinde gezindiði belirsiz mezarlara benziyorsunuz.'

45 Kutsal Yasa uzmanlarýndan biri söz alýp Ýsa'ya, 'Öðretmenim, bunlarý söylemekle bize de hakaret etmiþ oluyorsun' dedi.

46 Ýsa, 'Sizin de vay halinize, ey Yasa uzmanlarý!' dedi. 'Ýnsanlara taþýnmasý güç yükler yüklersiniz, kendiniz ise bu yükleri kaldýrmak için parmaðýnýzý bile kýpýrdatmazsýnýz.

47 Vay halinize! Peygamberlerin anýtlarýný yaparsýnýz, oysa onlarý sizin atalarýnýz öldürmüþtür.

48 Böylelikle atalarýnýzýn yaptýklarýna tanýklýk ederek bunlarý onaylamýþ oluyorsunuz. Çünkü onlar peygamberleri öldürdüler, siz de anýtlarýný yapýyorsunuz.

49 Ýþte bunun için Tanrý'nýn Bilgeliði þöyle demiþtir:

50 Böylece bu kuþak, Habil'in kanýndan tutun da, sunakla tapýnak arasýnda öldürülen Zekeriya'nýn kanýna deðin, dünyanýn kuruluþundan beri akýtýlan bütün peygamberlerin kanýndan sorumlu tutulacaktýr. Evet, size söylüyorum, bu kuþak sorumlu tutulacaktýr.

51

52 Vay halinize, ey Yasa uzmanlarý! Bilgi kapýsýnýn anahtarýný alýp götürdünüz. Kendiniz bu kapýdan girmediniz, girmek isteyenlere de engel oldunuz.'

53 Ýsa oradan ayrýlýnca, din bilginleriyle Ferisiler O'nu þiddetle sýkýþtýrarak birçok konuda aðzýný aramaya baþladýlar.

54 Aðzýndan çýkacak bir sözle O'nu tuzaða düþürmek için fýrsat kolluyorlardý.

12

1 O sýrada halktan binlerce kiþi birbirlerini ezercesine toplanmýþtý. Ýsa önce kendi öðrencilerine þunlarý söylemeye baþladý: 'Ferisiler'in mayasýndan -yani, ikiyüzlülükten- kaçýnýn.

2 Örtülü olup da açýða çýkarýlmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir þey yoktur.

3 Bunun için karanlýkta söylediðiniz her söz gün ýþýðýnda duyulacak, kapalý kapýlar ardýnda kulaða fýsýldadýklarýnýz damlardan duyurulacaktýr.

4 'Siz dostlarýma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra baþka bir þey yapamayanlardan korkmayýn.

5 Kimden korkmanýz gerektiðini size açýklayayým: Kiþiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrý'dan korkun. Evet, size söylüyorum, O'ndan korkun.

6 Beþ serçe iki meteliðe satýlmýyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrý katýnda unutulmuþ deðildir.

7 Nitekim baþýnýzdaki bütün saçlar bile sayýlýdýr. Korkmayýn, siz birçok serçeden daha deðerlisiniz.

8 'Size þunu söyleyeyim, insanlarýn önünde beni açýkça kabul eden herkesi, Ýnsanoðlu* da Tanrý'nýn melekleri önünde açýkça kabul edecek.

9 Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrý'nýn melekleri önünde inkâr edilecek.

10 Ýnsanoðlu'na karþý bir söz söyleyen herkes baðýþlanacak. Oysa Kutsal Ruh'a küfreden baðýþlanmayacaktýr.

11 'Sizi havra topluluklarýnýn, yöneticilerin ve yetkililerin önüne çýkardýklarýnda, ya da, diye kaygýlanmayýn.

12 Kutsal Ruh o anda size ne söylemeniz gerektiðini öðretecektir.'

13 Kalabalýðýn içinden biri Ýsa'ya, 'Öðretmenim, kardeþime söyle de mirasý benimle paylaþsýn' dedi.

14 Ýsa ona þöyle dedi: 'Ey adam! Kim beni üzerinizde yargýç ya da hakem yaptý?'

15 Sonra onlara, 'Dikkatli olun!' dedi. 'Her türlü açgözlülükten sakýnýn. Çünkü insanýn yaþamý, malýnýn çokluðuna baðlý deðildir.'

16 Ýsa onlara þu benzetmeyi anlattý: 'Zengin bir adamýn topraklarý bol ürün verdi.

17 Adam kendi kendine, diye düþündü.

18 Sonra, <Þöyle yapacaðým> dedi. 19 Kendime, ey caným, yýllarca yetecek kadar bol malýn var. Rahatýna bak, ye, iç, yaþamýn tadýný çýkar diyeceðim.>

20 'Ama Tanrý ona, dedi.

21 'Kendisi için servet biriktiren, ama Tanrý katýnda zengin olmayan kiþinin sonu böyle olur.'

22 Ýsa öðrencilerine þöyle dedi: 'Bu nedenle size þunu söylüyorum: diye canýnýz için, diye bedeniniz için kaygýlanmayýn.

23 Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemlidir.

24 Kargalara bakýn! Ne eker, ne biçerler; ne kilerleri, ne ambarlarý vardýr. Tanrý yine de onlarý doyurur. Siz kuþlardan çok daha deðerlisiniz!

25 Hangi biriniz kaygýlanmakla ömrünü bir anlýk*fx* uzatabilir?

26 Bu küçücük iþe bile gücünüz yetmediðine göre, öbür konularda neden kaygýlanýyorsunuz?

27 'Zambaklarýn nasýl büyüdüðüne bakýn! Ne çalýþýrlar, ne de iplik eðirirler. Ama size þunu söyleyeyim, bütün görkemine karþýn Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiþ deðildi.

28 Ey kýt imanlýlar, bugün var olup yarýn ocaða atýlacak olan kýr otunu böyle giydiren Tanrý'nýn sizi de giydireceði çok daha kesindir.

29 diye düþünüp tasalanmayýn.

30 Dünya uluslarý hep bu þeylerin peþinden giderler. Oysa Babanýz, bunlara gereksinmeniz olduðunu bilir.

31 Siz O'nun egemenliðinin ardýndan gidin, o zaman size bunlar da verilecektir.

32 'Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanýz, egemenliði size vermeyi uygun gördü.

33 Mallarýnýzý satýn, sadaka olarak verin. Kendinize eskimeyen keseler, göklerde tükenmeyen bir hazine edinin. Orada ne hýrsýz ona yaklaþýr, ne de güve onu yer.

34 Hazineniz neredeyse, yüreðiniz de orada olacaktýr.'

35 'Kuþaklarýnýz belinizde baðlý ve kandilleriniz yanar durumda hazýr olun.

36 Düðün þenliðinden dönecek olan efendilerinin gelip kapýyý çaldýðý an kapýyý açmak için hazýr bekleyen köleler gibi olun.

37 Efendileri geldiðinde uyanýk bulunan kölelere ne mutlu! Size doðrusunu söyleyeyim, efendileri beline kuþaðýný baðlayacak, kölelerini sofraya oturtacak ve gelip onlara hizmet edecek.

38 Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde*fx* gelsin, uyanýk bulacaðý kölelere ne mutlu!

39 Ama þunu bilin ki, ev sahibi, hýrsýzýn hangi saatte geleceðini bilse, evinin soyulmasýna fýrsat vermez.

40 Siz de hazýr olun. Çünkü Ýnsanoðlu* beklemediðiniz saatte gelecektir.'

41 Petrus, 'Ya Rab' dedi, 'Bu benzetmeyi bizim için mi anlatýyorsun, yoksa herkes için mi?'

42 Rab de þöyle dedi: 'Efendinin, uþaklarýna vaktinde azýk vermek için baþlarýna atadýðý güvenilir ve akýllý kâhya kimdir?

43 Efendisi eve döndüðünde iþinin baþýnda bulacaðý o köleye ne mutlu!

44 Size gerçeði söyleyeyim, efendisi onu bütün malýnýn üzerinde yetkili kýlacak.

45 Ama o köle içinden, der, kadýn ve erkek hizmetkârlarý dövmeye, yiyip içip sarhoþ olmaya baþlarsa, efendisi, onun beklemediði günde, ummadýðý saatte gelecek, onu þiddetle cezalandýrýp imansýzlarla bir tutacaktýr.

46

47 'Efendisinin isteðini bilip de hazýrlýk yapmayan, onun isteðini yerine getirmeyen köle çok dayak yiyecek.

48 Oysa bilmeden dayaðý hak eden davranýþlarda bulunan, az dayak yiyecek. Kime çok verilmiþse, ondan çok istenecek. Kime çok þey emanet edilmiþse, kendisinden daha fazlasý istenecektir.

49 'Ben dünyaya ateþ yaðdýrmaya geldim. Keþke bu ateþ daha þimdiden alevlenmiþ olsaydý!

50 Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleþinceye dek nasýl da sýkýntý çekiyorum!*fx*

51 Yeryüzüne barýþ getirmeye mi geldiðimi sanýyorsunuz? Size hayýr diyorum, ayrýlýk getirmeye geldim.

52 Bundan böyle bir evde beþ kiþi, ikiye karþý üç, üçe karþý iki bölünmüþ olacak.

53 Baba oðluna karþý, oðul babasýna karþý, anne kýzýna karþý, kýz annesine karþý, kaynana gelinine karþý, gelin kaynanasýna karþý olacaktýr.'

54 Ýsa halka þunlarý da söyledi: 'Batýda bir bulutun yükseldiðini görünce siz hemen, diyorsunuz, ve öyle oluyor.

55 Rüzgarýn güneyden estiðini görünce, <Çok sýcak olacak> diyorsunuz, ve öyle oluyor.

56 Sizi ikiyüzlüler! Yeryüzünün ve gökyüzünün görünümünden bir anlam çýkarabiliyorsunuz da, þimdiki zamanýn anlamýný nasýl oluyor da çýkaramýyorsunuz?

57 'Doðru olana neden kendiniz karar vermiyorsunuz?

58 Sizden davacý olanla birlikte yargýca giderken, yolda onunla anlaþmak için elinizden geleni yapýn. Yoksa o sizi yargýcýn önüne sürükler, yargýç gardiyanýn eline verir, gardiyan da sizi hapse atar.

59 Size þunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruþunu*fx* ödemedikçe oradan asla çýkamazsýnýz.'

13

1 O sýrada bazý kiþiler gelip Ýsa'ya bir haber getirdiler. Pilatus'un nasýl bazý Celileliler'i öldürüp kanlarýný kendi kestikleri kurbanlarýn kanýna kattýðýný anlattýlar.

2 Ýsa onlara þöyle karþýlýk verdi: 'Böyle acý çeken bu Celileliler'in, bütün öbür Celileliler'den daha günahlý olduðunu mu sanýyorsunuz?

3 Size hayýr diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz böyle mahvolacaksýnýz.

4 Ya da, Þiloah'taki kule üzerlerine yýkýlýnca ölen o on sekiz kiþinin, Yeruþalim'de yaþayan öbür insanlarýn hepsinden daha suçlu olduðunu mu sanýyorsunuz?

5 Size hayýr diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz böyle mahvolacaksýnýz.'

6 Ýsa þu benzetmeyi anlattý: 'Adamýn birinin baðýnda dikili bir incir aðacý vardý. Adam gelip aðaçta meyve aradý, ama bulamadý.

7 Baðcýya, dedi,

8 'Baðcý, diye karþýlýk verdi, 9 Gelecek yýl meyve verirse, ne iyi; vermezse, onu kesersin.> '

10 Bir Þabat Günü* Ýsa, havralardan birinde öðretiyordu.

11 On sekiz yýldýr içinde hastalýk ruhu bulunan bir kadýn da oradaydý. Ýki büklüm olmuþ, belini hiç doðrultamýyordu.

12 Ýsa onu görünce yanýna çaðýrdý. 'Kadýn' dedi, 'Hastalýðýndan kurtuldun.'

13 Ellerini kadýnýn üzerine koydu. Kadýn hemen doðruldu ve Tanrý'yý yüceltmeye baþladý.

14 Ýsa'nýn hastayý Þabat Günü iyileþtirmesine kýzan havra yöneticisi kalabalýða seslenerek, 'Çalýþmak için altý gün vardýr' dedi. 'O günler gelip iyileþin, Þabat Günü deðil.'

15 Rab ona þu karþýlýðý verdi: 'Sizi ikiyüzlüler! Her biriniz Þabat Günü kendi öküzünü ya da eþeðini yemlikten çözüp suya götürmez mi?

16 Buna göre, Þeytan'ýn on sekiz yýldýr baðlý tuttuðu, Ýbrahim'in bir kýzý olan bu kadýnýn da Þabat Günü bu baðdan çözülmesi gerekmez miydi?'

17 Ýsa'nýn bu sözleri, kendisine karþý gelenlerin hepsini utandýrdý. Bütün kalabalýk ise O'nun yaptýðý görkemli iþlerin tümünü sevinçle karþýladý.

18 Sonra Ýsa þunlarý söyledi: 'Tanrý'nýn Egemenliði neye benzer, onu neye benzeteyim?

19 Tanrý'nýn Egemenliði, bir adamýn bahçesine ektiði hardal tanesine benzer. Tane geliþip aðaç olur, kuþlar dallarýnda barýnýr.'

20 Ýsa yine, 'Tanrý'nýn Egemenliði'ni neye benzeteyim?' dedi.

21 'O, bir kadýnýn üç ölçek*fx* una karýþtýrdýðý mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarýr.'

22 Ýsa köy kent dolaþarak öðretiyor, Yeruþalim'e doðru ilerliyordu.

23 Biri O'na, 'Ya Rab' dedi, 'Kurtulanlarýn sayýsý az mý olacak?'

24

25 Ev sahibi kalkýp kapýyý kapattýktan sonra dýþarýda durup, diyerek kapýyý vurmaya baþlayacaksýnýz.

26 'O zaman, demeye baþlayacaksýnýz.

27 'O da size þöyle diyecek:

28 'Ýbrahim'i, Ýshak'ý, Yakup'u ve bütün peygamberleri Tanrý'nýn Egemenliði'nde, kendinizi ise dýþarý atýlmýþ gördüðünüz zaman, aranýzda aðlayýþ ve diþ gýcýrtýsý olacaktýr.

29 Ýnsanlar doðudan batýdan, kuzeyden güneyden gelecek ve Tanrý'nýn Egemenliði'nde sofraya oturacaklar.

30 Ve iþte, sonuncu olan bazýlarý birinci, birinci olan bazýlarý da sonuncu olacak.'

31 Tam o sýrada bazý Ferisiler gelip Ýsa'ya, 'Buradan ayrýlýp baþka yere git. Hirodes* seni öldürmek istiyor' dediler.

32 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Gidin, o tilkiye söyleyin,

33 Yine de bugün, yarýn ve öbür gün yoluma devam etmeliyim. Çünkü bir peygamberin Yeruþalim'in dýþýnda ölmesi düþünülemez!

34 'Ey Yeruþalim! Peygamberleri öldüren, kendisine gönderilenleri taþlayan Yeruþalim! Tavuðun civcivlerini kanatlarý altýna topladýðý gibi ben de kaç kez senin çocuklarýný toplamak istedim, ama siz istemediniz.

35 Bakýn, eviniz ýssýz býrakýlacak! Size þunu söyleyeyim: diyeceðiniz zamana dek beni bir daha görmeyeceksiniz.'

14

1 Bir Þabat Günü* Ýsa Ferisiler'in ileri gelenlerinden birinin evine yemek yemeye gitti. Herkes O'nu dikkatle gözlüyordu.

2 Önünde, vücudu su toplamýþ bir adam vardý.

3 Ýsa, Kutsal Yasa uzmanlarýna ve Ferisiler'e, 'Þabat Günü bir hastayý iyileþtirmek Kutsal Yasa'ya uygun mudur, deðil midir?' diye sordu.

4 Onlar ses çýkarmadýlar. Ýsa adamý tutup iyileþtirdi, sonra eve gönderdi.

5 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Hanginiz oðlu ya da öküzü Þabat Günü kuyuya düþer de hemen çýkarmaz?'

6 Onlar buna hiçbir karþýlýk veremediler.

7 Yemeðe çaðrýlanlarýn baþköþeleri seçtiðini farkeden Ýsa, onlara þu benzetmeyi anlattý: 'Biri seni düðüne çaðýrdýðý zaman baþköþeye kurulma. Belki senden daha saygýn birini de çaðýrmýþtýr. Ýkinizi de çaðýran gelip, diyebilir. O zaman utançla kalkýp en arkaya geçersin.

8

9

10 Bir yere çaðrýldýðýn zaman git, en arkada otur. Öyle ki, seni çaðýran gelince, desin. O zaman seninle birlikte sofrada oturan herkesin önünde onurlandýrýlmýþ olursun.

11 Kendini yücelten herkes alçaltýlacak, kendini alçaltan yüceltilecektir.'

12 Ýsa kendisini yemeðe çaðýrmýþ olana da þöyle dedi: 'Bir öðlen ya da akþam yemeði verdiðin zaman dostlarýný, kardeþlerini, akrabalarýný ve zengin komþularýný çaðýrma. Yoksa onlar da seni çaðýrarak karþýlýk verirler.

13 Ama ziyafet verdiðin zaman yoksullarý, kötürümleri, sakatlarý, körleri çaðýr.

14 Böylece mutlu olursun. Çünkü bunlar sana karþýlýk verecek durumda deðildirler. Karþýlýðý sana, doðru kiþiler dirildiði zaman verilecektir.'

15 Sofrada oturanlardan biri bunu duyunca Ýsa'ya, 'Tanrý'nýn Egemenliði'nde yemek yiyecek olana ne mutlu!' dedi.

16 Ýsa ona þöyle dedi: 'Adamýn biri büyük bir þölen hazýrlayýp birçok konuk çaðýrdý.

17 Þölen saati gelince davetlilere, diye haber vermek üzere kölesini gönderdi.

18 'Ne var ki, hepsi anlaþmýþçasýna özür dilemeye baþladýlar. Birincisi, dedi.

19 'Bir baþkasý, dedi.

20 'Yine bir baþkasý, dedi.

21 'Köle geri dönüp durumu efendisine bildirdi. Bunun üzerine ev sahibi öfkelenerek kölesine, dedi,

22 'Köle, dedi.

23 'Efendisi köleye, <Çýkýp yollarý ve çit boylarýný dolaþ, bulduklarýný gelmeye zorla da evim dolsun> dedi.

24 '

25 Kalabalýk halk topluluklarý Ýsa'yla birlikte yol alýyordu. Ýsa dönüp onlara þöyle dedi: 'Biri bana gelip de babasýný, annesini, karýsýný, çocuklarýný, kardeþlerini, hatta kendi canýný bile gözden çýkarmazsa*fx*, öðrencim olamaz.

26

27 Çarmýhýný yüklenip ardýmdan gelmeyen, öðrencim olamaz.

28 'Aranýzdan biri bir kule yapmak isterse, bunu tamamlayacak kadar parasý var mý yok mu diye önce oturup yapacaðý masrafý hesap etmez mi?

29 Çünkü temel atýp da iþi bitiremezse, durumu gören herkes, diyerek onunla eðlenmeye baþlar.

30

31 'Ya da hangi kral baþka bir kralla savaþa gittiðinde, üzerine yirmi bin askerle yürüyen düþmana on bin askerle karþý koyabilir miyim diye önce oturup bir deðerlendirme yapmaz?

32 Eðer karþý koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barýþ koþullarýný ister.

33 Ayný þekilde sizden kim varýný yoðunu gözden çýkarmazsa, öðrencim olamaz.

34 'Tuz yararlýdýr. Ama tuz tadýný yitirirse, bir daha nasýl o tadý kazanabilir?

35 Ne topraða, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. Ýþitecek kulaðý olan iþitsin.'

15

1 Bütün vergi görevlileriyle* günahkârlar Ýsa'yý dinlemek için O'na akýn ediyordu.

2 Ferisiler'le din bilginleri ise, 'Bu adam günahkârlarý kabul ediyor, onlarla birlikte yemek yiyor' diye söyleniyorlardý.

3 Bunun üzerine Ýsa onlara þu benzetmeyi anlattý: 'Sizlerden birinin yüz koyunu olsa ve bunlardan bir tanesini kaybetse, doksan dokuzu bozkýrda býrakarak kaybolaný bulana dek onun ardýna düþmez mi?

4

5 Onu bulunca da sevinç içinde omuzlarýna alýr, evine döner; arkadaþlarýný, komþularýný çaðýrýp onlara, der.

6

7 Size þunu söyleyeyim, ayný þekilde gökte, tövbe eden tek bir günahkâr için, tövbeyi gereksinmeyen doksan dokuz doðru kiþi için duyulandan daha büyük sevinç duyulacaktýr.'

8 'Ya da on gümüþ parasý olan bir kadýn bunlardan bir tanesini kaybetse, kandil yakýp evi süpürerek parayý bulana dek her tarafý dikkatle aramaz mý?

9 Parayý bulunca da arkadaþlarýný, komþularýný çaðýrýp, der.

10 Size þunu söyleyeyim, ayný þekilde Tanrý'nýn melekleri de tövbe eden bir tek günahkâr için sevinç duyacaklar.'

11 Ýsa, 'Bir adamýn iki oðlu vardý' dedi.

12 'Bunlardan küçüðü babasýna, dedi, Baba da servetini iki oðlu arasýnda paylaþtýrdý.

13 'Bundan birkaç gün sonra küçük oðul her þeyini toplayýp uzak bir ülkeye gitti. Orada sefahat içinde bir yaþam sürerek varýný yoðunu çarçur etti.

14 Delikanlý her þeyini harcadýktan sonra, o ülkede þiddetli bir kýtlýk baþ gösterdi, o da yokluk çekmeye baþladý.

15 Bunun üzerine gidip o ülkenin vatandaþlarýndan birinin hizmetine girdi. Adam onu, domuz gütmek üzere otlaklarýna yolladý.

16 Delikanlý, domuzlarýn yediði keçiboynuzlarýyla karnýný doyurmaya can atýyordu. Ama hiç kimse ona bir þey vermedi.

17 'Aklý baþýna gelince þöyle dedi: 18 Kalkýp babamýn yanýna döneceðim, ona, Baba diyeceðim, Tanrý'ya*fx* ve sana karþý günah iþledim.

19 Ben artýk senin oðlun olarak anýlmaya layýk deðilim. Beni iþçilerinden biri gibi kabul et.>

20 'Böylece kalkýp babasýnýn yanýna döndü. Kendisi daha uzaktayken babasý onu gördü, ona acýdý, koþup boynuna sarýldý ve onu öptü.

21 Oðlu ona, dedi,

22 'Babasý ise kölelerine, <Çabuk, en iyi kaftaný getirip ona giydirin!> dedi. 23 Besili danayý getirip kesin, yiyelim, eðlenelim.

24 Çünkü benim bu oðlum ölmüþtü, yaþama döndü; kaybolmuþtu, bulundu.> Böylece eðlenmeye baþladýlar.

25 'Babanýn büyük oðlu ise tarladaydý. Gelip eve yaklaþtýðýnda çalgý ve oyun seslerini duydu.

26 Uþaklardan birini yanýna çaðýrýp, diye sordu.

27 'O da, dedi.

28 'Büyük oðul öfkelendi, içeri girmek istemedi. Babasý dýþarý çýkýp ona yalvardý. Ama o, babasýna þöyle yanýt verdi: 29

30 Oysa senin malýný fahiþelerle yiyen þu oðlun eve dönünce, onun için besili danayý kestin.>

31 'Babasý ona, dedi.

32 '

16

1 Ýsa öðrencilerine þunlarý da anlattý: 'Zengin bir adamýn bir kâhyasý vardý. Kâhya, efendisinin mallarýný çarçur ediyor diye efendisine ihbar edildi.

2 Efendisi kâhyayý çaðýrýp ona, dedi.

3 'Kâhya kendi kendine, dedi. 4 Kâhyalýktan kovulduðum zaman baþkalarý beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacaðýmý biliyorum.>

5 'Böylelikle efendisine borcu olanlarýn hepsini tek tek yanýna çaðýrdý. Birincisine, dedi.

6 'Adam, karþýlýðýný verdi.

7 'Sonra bir baþkasýna, dedi.

8 'Efendisi, dürüst olmayan kâhyayý, akýllýca davrandýðý için övdü. Gerçekten bu çaðýn insanlarý, kendilerine benzer kiþilerle iliþkilerinde, ýþýkta yürüyenlerden*fx* daha akýllý oluyorlar.

9 Size þunu söyleyeyim, dünyanýn aldatýcý servetini*fx* kendinize dost edinmek için kullanýn ki, bu servet yok olunca sizi sonsuza dek kalacak konutlara kabul etsinler.'

10 'En küçük iþte güvenilir olan kiþi, büyük iþte de güvenilir olur. En küçük iþte dürüst olmayan kiþi, büyük iþte de dürüst olmaz.

11 Dünyanýn aldatýcý serveti konusunda güvenilir deðilseniz, gerçek serveti size kim emanet eder?

12 Baþkasýnýn malý konusunda güvenilir deðilseniz, kendi malýnýz olmak üzere size kim bir þey verir?

13 'Hiçbir uþak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine baðlanýp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrý'ya, hem paraya*fx* kulluk edemezsiniz.'

14 Parayý seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca Ýsa'yla alay etmeye baþladýlar.

15 O da onlara þöyle dedi: 'Siz insanlar önünde kendinizi temize çýkarýyorsunuz, ama Tanrý yüreðinizi biliyor. Ýnsanlarýn gururlandýklarý ne varsa, Tanrý'ya iðrenç gelir.

16 'Kutsal Yasa ve peygamberlerin devri Yahya'nýn zamanýna dek sürdü. O zamandan bu yana Tanrý'nýn Egemenliði müjdeleniyor ve herkes oraya zorla girmeye çalýþýyor.

17 Yerin ve göðün ortadan kalkmasý, Kutsal Yasa'nýn ufacýk bir noktasýnýn yok olmasýndan daha kolaydýr.

18 'Karýsýný boþayýp baþkasýyla evlenen zina etmiþ olur. Kocasýndan boþanmýþ bir kadýnla evlenen de zina etmiþ olur.'

19 'Zengin bir adam vardý. Mor, ince keten giysiler giyer, bolluk içinde her gün eðlenirdi.

20 Her tarafý yara içinde olan Lazar adýnda yoksul bir adam bu zenginin kapýsýnýn önüne býrakýlýrdý; zenginin sofrasýndan düþen kýrýntýlarla karnýný doyurmaya can atardý. Bir yandan da köpekler gelip onun yaralarýný yalardý.

21

22 'Bir gün yoksul adam öldü, melekler onu alýp Ýbrahim'in yanýna götürdüler. Sonra zengin adam da öldü ve gömüldü.

23 Ölüler diyarýnda ýstýrap çeken zengin adam baþýný kaldýrýp uzakta Ýbrahim'i ve onun yanýnda Lazar'ý gördü.

24 diye seslendi.

25 'Ýbrahim, dedi, 26 Üstelik, aramýza öyle bir uçurum kondu ki, ne buradan size gelmek isteyenler gelebilir, ne de oradan kimse bize gelebilir.>

27 'Zengin adam þöyle dedi: <Öyleyse baba, sana rica ederim, Lazar'ý babamýn evine gönder.

28 Çünkü beþ kardeþim var. Lazar onlarý uyarsýn ki, onlar da bu ýstýrap yerine düþmesinler.>

29 'Ýbrahim, dedi.

30 'Zengin adam, dedi.

31 'Ýbrahim ona, dedi.'

17

1 Ýsa öðrencilerine þöyle dedi: 'Ýnsaný günaha düþüren tuzaklarýn olmasý kaçýnýlmazdýr. Ama bu tuzaklara aracýlýk eden kiþinin vay haline!

2 Böyle bir kiþi bu küçüklerden birini günaha düþüreceðine, boynuna bir deðirmen taþý geçirilip denize atýlsa, kendisi için daha iyi olur.

3 Yaþantýnýza dikkat edin! Kardeþiniz günah iþlerse, onu azarlayýn; tövbe ederse, baðýþlayýn.

4 Günde yedi kez size karþý günah iþler ve yedi kez size gelip, derse, onu baðýþlayýn.'

5 Elçiler Rab'be, 'Ýmanýmýzý artýr!' dediler.

6 Rab þöyle dedi: 'Bir hardal tanesi kadar imanýnýz olsa, þu dut aðacýna, dersiniz, o da sözünüzü dinler.

7 'Hanginizin çift süren ya da çobanlýk eden bir kölesi olur da, tarladan dönüþünde ona, <Çabuk gel, sofraya otur> der?

8 Tersine ona, demez mi?

9 Verdiði buyruklarý yerine getirdi diye köleye teþekkür eder mi?

10 Siz de böylece, size verilen buyruklarýn hepsini yerine getirdikten sonra, deyin.'

11 Yeruþalim'e doðru yoluna devam eden Ýsa, Samiriye ile Celile arasýndaki sýnýr bölgesinden geçiyordu.

12 Köyün birine girerken O'nu cüzamlý* on adam karþýladý. Bunlar uzakta durarak, 'Ýsa, Efendimiz, halimize acý!' diye seslendiler.

13

14 Ýsa onlarý görünce, 'Gidin, kâhinlere* görünün' dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.

15 Onlardan biri, iyileþtiðini görünce yüksek sesle Tanrý'yý yücelterek geri döndü, yüzüstü Ýsa'nýn ayaklarýna kapanýp O'na teþekkür etti. Bu adam Samiriyeli'ydi*.

16

17 Ýsa, 'Ýyileþenler on kiþi deðil miydi?' diye sordu. 'Öbür dokuzu nerede?

18 Tanrý'yý yüceltmek için bu yabancýdan baþka geri dönen olmadý mý?'

19 Sonra adama, 'Ayaða kalk, git' dedi. 'Ýmanýn seni kurtardý.'

20 Ferisiler Ýsa'ya, 'Tanrý'nýn Egemenliði ne zaman gelecek?' diye sordular.

21 Ýnsanlar da, <Ýþte burada> ya da, <Ýþte þurada> demeyecekler. Çünkü Tanrý'nýn Egemenliði içinizdedir.'

22 Ýsa öðrencilerine þöyle dedi: 'Öyle günler gelecek ki, Ýnsanoðlu'nun* günlerinden birini görmeyi özleyeceksiniz, ama görmeyeceksiniz.

23 Ýnsanlar size, <Ýþte orada>, <Ýþte burada> diyecekler. Gitmeyin, onlarýn arkasýndan koþmayýn.

24 Þimþek çakýp göðü bir ucundan öbür ucuna dek nasýl aydýnlatýrsa, Ýnsanoðlu kendi gününde öyle olacaktýr.

25 Ama önce O'nun çok acý çekmesi ve bu kuþak tarafýndan reddedilmesi gerekir.

26 'Nuh'un günlerinde nasýl olduysa, Ýnsanoðlu'nun günlerinde de öyle olacak.

27 Nuh'un gemiye bindiði güne dek insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardý. Sonra tufan gelip hepsini yok etti.

28 Lut'un günlerinde de durum aynýydý. Ýnsanlar yiyip içiyor, alýp satýyor, tohum ekiyor, ev yapýyorlardý.

29 Ama Lut'un Sodom'dan ayrýldýðý gün gökten ateþle kükürt yaðdý ve hepsini yok etti.

30 'Ýnsanoðlu'nun ortaya çýkacaðý gün durum ayný olacaktýr.

31 O gün damda olan, evdeki eþyalarýný almak için aþaðý inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin.

32 Lut'un karýsýný hatýrlayýn!

33 Canýný esirgemek isteyen onu yitirecek. Canýný yitiren ise onu yaþatacaktýr.

34 Size þunu söyleyeyim, o gece ayný yatakta olan iki kiþiden biri alýnacak, öbürü býrakýlacak.

35 Birlikte buðday öðüten iki kadýndan biri alýnacak, öbürü býrakýlacak.'*fx*

36

37 Onlar Ýsa'ya, 'Bu olaylar nerede olacak, Rab?' diye sordular.

18

1 Ýsa öðrencilerine, hiç usanmadan, her zaman dua etmeleri gerektiðini belirten þu benzetmeyi anlattý: 'Kentin birinde Tanrý'dan korkmayan, insana saygý duymayan bir yargýç vardý.

2

3 Yine o kentte bir dul kadýn vardý. Yargýca sürekli gidip, diyordu.

4 'Yargýç bir süre ilgisiz kaldý. Ama sonunda kendi kendine, dedi.'

5

6 Rab þöyle devam etti: 'Adaletsiz yargýcýn ne söylediðini duydunuz.

7 Tanrý da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmiþlerinin hakkýný almayacak mý? Onlarý çok bekletecek mi?

8 Size þunu söyleyeyim, onlarýn hakkýný tez alacaktýr. Ama Ýnsanoðlu* geldiði zaman acaba yeryüzünde iman bulacak mý?'

9 Kendi doðruluklarýna güvenip baþkalarýna tepeden bakan bazý kiþilere Ýsa þu benzetmeyi anlattý: 'Biri Ferisi*, öbürü vergi görevlisi* iki kiþi dua etmek üzere tapýnaða çýktý.

10

11 Ferisi ayakta kendi kendine þöyle dua etti: 12 Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancýmýn ondalýðýný veriyorum.>

13 'Vergi görevlisi ise uzakta durdu, gözlerini göðe kaldýrmak bile istemiyordu, ancak göðsünü döverek, diyordu.

14 'Size þunu söyleyeyim, Ferisi deðil, bu adam aklanmýþ olarak evine döndü. Çünkü kendini yücelten herkes alçaltýlacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir.'

15 Bazýlarý bebekleri bile Ýsa'ya getiriyor, onlara dokunmasýný istiyorlardý. Bunu gören öðrenciler onlarý azarladýlar.

16 Ama Ýsa çocuklarý yanýna çaðýrarak, 'Býrakýn, çocuklar bana gelsin, onlara engel olmayýn!' dedi. 'Çünkü Tanrý'nýn Egemenliði böylelerinindir.

17 Size doðrusunu söyleyeyim, Tanrý'nýn Egemenliði'ni bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliðe asla giremez.'

18 Ýleri gelenlerden biri Ýsa'ya, 'Ýyi öðretmenim, sonsuz yaþama kavuþmak için ne yapmalýyým?' diye sordu.

19 Ýsa, 'Bana neden iyi diyorsun?' dedi. 'Ýyi olan yalnýz biri var, O da Tanrý'dýr.

20 O'nun buyruklarýný biliyorsun: '

21 'Bunlarýn hepsini gençliðimden beri yerine getiriyorum' dedi adam.

22 Ýsa bunu duyunca ona, 'Hâlâ bir eksiðin var' dedi. 'Neyin varsa hepsini sat, parasýný yoksullara daðýt; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle.'

23 Adam bu sözleri duyunca çok üzüldü. Çünkü son derece zengindi.

24 Onun üzüntüsünü gören Ýsa, 'Varlýklý kiþilerin Tanrý Egemenliði'ne girmesi ne kadar güç!' dedi.

25 'Nitekim devenin iðne deliðinden geçmesi, zenginin Tanrý Egemenliði'ne girmesinden daha kolaydýr.'

26 Bunu iþitenler, 'Öyleyse kim kurtulabilir?' dediler.

27 Ýsa, 'Ýnsanlar için imkânsýz olan, Tanrý için mümkündür' dedi.

28 Petrus, 'Bak, biz her þeyimizi býrakýp senin ardýndan geldik' dedi.

29 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Size doðrusunu söyleyeyim, Tanrý'nýn Egemenliði uðruna evini, karýsýný, kardeþlerini, annesiyle babasýný ya da çocuklarýný býrakýp da bu çaðda bunlarýn kat kat fazlasýna ve gelecek çaðda sonsuz yaþama kavuþmayacak hiç kimse yoktur.'

30

31 Ýsa, Onikiler'i* bir yana çekip onlara þöyle dedi: 'Þimdi Yeruþalim'e gidiyoruz. Peygamberlerin Ýnsanoðlu'yla* ilgili yazdýklarýnýn tümü yerine gelecektir.

32 O, öteki uluslara teslim edilecek. O'nunla alay edecek, O'na hakaret edecekler; üzerine tükürecek ve O'nu kamçýlayýp öldürecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek.'

33

34 Öðrenciler bu sözlerden hiçbir þey anlamadýlar. Bu sözlerin anlamý onlardan gizlenmiþti, anlatýlanlarý kavrayamýyorlardý.

35 Ýsa Eriha'ya yaklaþýrken kör bir adam yol kenarýnda oturmuþ dileniyordu.

36 Adam oradan geçen kalabalýðý duyunca, 'Ne oluyor?' diye sordu.

37 Ona, 'Nasýralý Ýsa geçiyor' dediler.

38 O da, 'Ey Davut Oðlu Ýsa, halime acý!' diye baðýrdý.

39 Önden gidenler onu azarlayarak susturmak istedilerse de o, 'Ey Davut Oðlu, halime acý!' diyerek daha çok baðýrdý.

40 Ýsa durup adamýn kendisine getirilmesini buyurdu. Adam yaklaþýnca Ýsa, 'Senin için ne yapmamý istiyorsun?' diye sordu.

41

42 Ýsa, 'Gözlerin görsün' dedi. 'Ýmanýn seni kurtardý.'

43 Adam o anda yeniden görmeye baþladý ve Tanrý'yý yücelterek Ýsa'nýn ardýndan gitti. Bunu gören bütün halk Tanrý'ya övgüler sundu.

19

1 Ýsa Eriha'ya girdi. Kentin içinden geçiyordu.

2 Orada vergi görevlilerinin* baþý olan, Zakkay adýnda zengin bir adam vardý.

3 Ýsa'nýn kim olduðunu görmek istiyor, ama boyu kýsa olduðu için kalabalýktan ötürü göremiyordu.

4 Ýsa'yý görebilmek için önden koþup bir yabanýl incir aðacýna týrmandý. Çünkü Ýsa oradan geçecekti.

5 Ýsa oraya varýnca yukarý bakýp, 'Zakkay, çabuk aþaðý in!' dedi. 'Bugün senin evinde kalmam gerekiyor.'

6 Zakkay hýzla aþaðý indi ve sevinç içinde Ýsa'yý evine buyur etti.

7 Bunu görenlerin hepsi söylenmeye baþladý: 'Gidip günahkâr birine konuk oldu!' dediler.

8 Zakkay ayaða kalkýp Rab'be þöyle dedi: 'Ya Rab, iþte malýmýn yarýsýný yoksullara veriyorum. Bir kimseden haksýzlýkla bir þey aldýmsa, dört katýný geri vereceðim.'

9 Ýsa dedi ki, 'Bu ev bugün kurtuluþa kavuþtu. Çünkü bu adam da Ýbrahim'in oðludur.

10 Nitekim Ýnsanoðlu*, kaybolaný arayýp kurtarmak için geldi.'

11 Oradakiler bu sözleri dinlerken Ýsa konuþmasýný bir benzetmeyle sürdürdü. Çünkü Yeruþalim'e yaklaþmýþtý ve onlar, Tanrý'nýn Egemenliði'nin hemen ortaya çýkacaðýný sanýyorlardý.

12 Bu nedenle Ýsa þöyle dedi: 'Soylu bir adam, kral atanýp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti.

13 Gitmeden önce kölelerinden onunu çaðýrýp onlara birer mina verdi. dedi.

14 'Ne var ki, ülkesinin halký adamdan nefret ediyordu. Arkasýndan temsilciler göndererek, diye haber ilettiler.

15 'Adam kral atanmýþ olarak geri döndüðünde, parayý vermiþ olduðu köleleri çaðýrtýp ne kazandýklarýný öðrenmek istedi.

16 Birincisi geldi, dedi,

17 'Efendisi ona, dedi.

18 'Ýkincisi gelip, dedi.

19 'Efendisi ona da, dedi.

20 'Baþka biri geldi, dedi, <Ýþte senin minan! Onu bir mendile sarýp sakladým.

21 Çünkü senden korktum, sert adamsýn; kendinden koymadýðýný alýr, ekmediðini biçersin.>

22 'Efendisi ona, dedi. 23 neden paramý faize vermedin? Ben de geldiðimde onu faiziyle geri alýrdým.>

24 'Sonra çevrede duranlara, dedi.

25 'Ona, dediler,

26 'O da, dedi.

27 '

28 Ýsa, bu sözleri söyledikten sonra önden yürüyerek Yeruþalim'e doðru ilerledi.

29 Zeytin Daðý'nýn yamacýndaki Beytfaci ile Beytanya'ya yaklaþtýðýnda iki öðrencisini önden gönderdi. Onlara, 'Karþýdaki köye gidin' dedi, 'Köye girince, üzerine daha hiç kimsenin binmediði, baðlý duran bir sýpa bulacaksýnýz. Onu çözüp bana getirin.

30

31 Biri size, diye sorarsa, dersiniz.'

32 Gönderilen öðrenciler gittiler, her þeyi Ýsa'nýn kendilerine anlattýðý gibi buldular.

33 Sýpayý çözerlerken hayvanýn sahipleri onlara, 'Sýpayý niye çözüyorsunuz?' dediler.

34 Onlar da, 'Rab'bin ona ihtiyacý var' karþýlýðýný verdiler.

35 Sýpayý Ýsa'ya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak Ýsa'yý üstüne bindirdiler.

36 Ýsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu.

37 Ýsa Zeytin Daðý'ndan aþaðý inen yola yaklaþtýðý sýrada, öðrencilerinden oluþan kalabalýðýn tümü, görmüþ olduklarý bütün mucizelerden ötürü, sevinç içinde yüksek sesle Tanrý'yý övmeye baþladýlar.

38 'Rab'bin adýyla gelen Kral'a övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!' diyorlardý.

39 Kalabalýðýn içinden bazý Ferisiler O'na, 'Öðretmen, öðrencilerini sustur!' dediler.

40 Ýsa, 'Size þunu söyleyeyim, bunlar susacak olsa, taþlar baðýracaktýr!' diye karþýlýk verdi.

41 Ýsa Yeruþalim'e yaklaþýp kenti görünce aðladý.

42 'Keþke bugün sen de esenliðe giden yolu bilseydin' dedi. 'Ama þimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.

43 Senin için öyle günler gelecek ki, düþmanlarýn seni setlerle çevirecek, kuþatýp her yandan sýkýþtýracaklar.

44 Seni de, baðrýndaki çocuklarý da yere çalacaklar. Sende taþ üstünde taþ býrakmayacaklar. Çünkü Tanrý'nýn senin yardýmýna geldiði zamaný farketmedin.'

45 Sonra Ýsa tapýnaðýn avlusuna girerek satýcýlarý dýþarý kovmaya baþladý.

46 Onlara, ' diye yazýlmýþtýr. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz' dedi.

47 Ýsa her gün tapýnakta öðretiyordu. Baþkâhinler, din bilginleri ve halkýn ileri gelenleri ise O'nu yok etmek istiyor, ama bunu nasýl yapacaklarýný bilemiyorlardý. Çünkü bütün halk O'nu can kulaðýyla dinliyordu.

20

1 O günlerden birinde, Ýsa tapýnakta halka öðretip Müjde'yi duyururken, baþkâhinler ve din bilginleri*, ileri gelenlerle birlikte çýkageldiler.

2 O'na, 'Söyle bize, bunlarý hangi yetkiyle yapýyorsun? Bu yetkiyi sana kim verdi?' diye sordular.

3 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Ben de size bir soru soracaðým. Söyleyin bana, Yahya'nýn vaftiz* etme yetkisi Tanrý'dan*fx* mýydý, insanlardan mý?'

4

5 Bunu aralarýnda þöyle tartýþtýlar: ' dersek, diyecek.

6 Yok eðer <Ýnsanlardan> dersek, bütün halk bizi taþa tutacak. Çünkü Yahya'nýn peygamber olduðuna inanmýþlardýr.'

7 Sonunda, 'Nereden olduðunu bilmiyoruz' yanýtýný verdiler.

8 Ýsa da onlara, 'Ben de size bunlarý hangi yetkiyle yaptýðýmý söylemeyeceðim' dedi.

9 Ýsa sözüne devam ederek halka þu benzetmeyi anlattý: 'Adamýn biri bað dikti, bunu baðcýlara kiralayýp uzun süre yolculuða çýktý.

10 Mevsimi gelince, baðýn ürününden payýna düþeni vermeleri için baðcýlara bir köle yolladý. Ama baðcýlar köleyi dövüp eli boþ gönderdiler.

11 Bað sahibi baþka bir köle daha yolladý. Baðcýlar onu da dövdüler, aþaðýlayýp eli boþ gönderdiler.

12 Adam bir üçüncüsünü yolladý, baðcýlar onu da yaralayýp kovdular.

13 'Baðýn sahibi, dedi.

14 'Ama baðcýlar onu görünce aralarýnda þöyle konuþtular:

15 Böylece, onu baðdan dýþarý atýp öldürdüler.

16 Gelip o baðcýlarý yok edecek, baðý da baþkalarýna verecek.'

17 Ýsa gözlerinin içine bakarak þöyle dedi: 'Öyleyse Kutsal Yazýlar'daki þu sözün anlamý nedir?

18 O taþýn üzerine düþen herkes paramparça olacak, taþ da kimin üzerine düþerse onu ezip toz edecek.'

19 Ýsa'nýn bu benzetmeyi kendilerine karþý anlattýðýný farkeden din bilginleriyle baþkâhinler O'nu o anda yakalamak istediler, ama halkýn tepkisinden korktular.

20 Ýsa'yý dikkatle gözlüyorlardý. O'na, kendilerine dürüst süsü veren muhbirler gönderdiler. O'nu, söyleyeceði bir sözle tuzaða düþürmek ve böylelikle valinin yetki ve yargýsýna teslim etmek istiyorlardý.

21 Muhbirler O'na, 'Öðretmenimiz, senin doðru olaný söyleyip öðrettiðini, insanlar arasýnda ayrým yapmaksýzýn Tanrý yolunu dürüstçe öðrettiðini biliyoruz. Sezar'a* vergi vermemiz Kutsal Yasa'ya uygun mu, deðil mi?' diye sordular.

22

23 Onlarýn hilesini anlayan Ýsa, 'Bana bir dinar gösterin' dedi. 'Üzerindeki resim ve yazý kimin?'

24

25 O da, 'Öyleyse Sezar'ýn hakkýný Sezar'a, Tanrý'nýn hakkýný Tanrý'ya verin' dedi.

26 Ýsa'yý, halkýn önünde söylediði sözlerle tuzaða düþüremediler. Verdiði yanýta þaþarak susup kaldýlar.

27 Ölümden sonra diriliþi yadsýyan Sadukiler'den bazýlarý Ýsa'ya gelip þunu sordular: 'Öðretmenimiz, Musa yazýlarýnda bize þöyle buyurmuþtur:

28

29 Yedi kardeþ vardý. Birincisi kendine bir eþ aldý, ama çocuksuz öldü.

30 Ýkincisi de, üçüncüsü de kadýný aldý; böylece kardeþlerin yedisi de çocuk býrakmadan öldü.

31

32 Son olarak kadýn da öldü.

33 Buna göre, diriliþ günü kadýn bunlardan hangisinin karýsý olacak? Çünkü yedisi de onunla evlendi.'

34 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Bu çaðýn insanlarý evlenip evlendirilirler.

35 Ama gelecek çaða ve ölülerin diriliþine eriþmeye layýk görülenler ne evlenir, ne evlendirilir.

36 Bir daha ölmeleri de söz konusu deðildir. Çünkü meleklere benzerler ve diriliþin çocuklarý olarak Tanrý'nýn çocuklarýdýrlar.

37 Musa bile alevlenen çalýyla ilgili bölümde Rab için, <Ýbrahim'in Tanrýsý, Ýshak'ýn Tanrýsý ve Yakup'un Tanrýsý> deyimini kullanarak ölülerin dirileceðine iþaret etmiþti.

38 Tanrý ölülerin deðil, dirilerin Tanrýsý'dýr. Çünkü O'na göre bütün insanlar yaþamaktadýr.'

39 Artýk O'na baþka soru sormaya cesaret edemeyen din bilginlerinden bazýlarý, 'Öðretmenimiz, güzel konuþtun' dediler.

40

41 Ýsa onlara þöyle dedi: 'Nasýl oluyor da, diyorlar?

42 Çünkü Davut'un kendisi Mezmurlar Kitabý'nda þöyle diyor:

43

44 Davut O'ndan diye söz ettiðine göre, O nasýl Davut'un Oðlu olur?'

45 Bütün halk dinlerken Ýsa öðrencilerine þöyle dedi: 'Uzun kaftanlar içinde dolaþmaktan hoþlanan, meydanlarda selamlanmaya, havralarda en seçkin yerlere, þölenlerde baþköþelere kurulmaya bayýlan din bilginlerinden sakýnýn.

46

47 Dul kadýnlarýn malýný mülkünü sömüren, gösteriþ için uzun uzun dua eden bu kiþilerin cezasý daha aðýr olacaktýr.'

21

1 Ýsa baþýný kaldýrdý ve baðýþ toplanan yerde baðýþlarýný býrakan zenginleri gördü.

2 Yoksul bir dul kadýnýn oraya iki bakýr para*fx* attýðýný görünce, 'Size gerçeði söyleyeyim' dedi, 'Bu yoksul dul kadýn herkesten daha çok verdi.

3

4 Çünkü bunlarýn hepsi kutuya, zenginliklerinden artaný attýlar. Bu kadýn ise yoksulluðuna karþýn, geçinmek için elinde ne varsa hepsini verdi.'

5 Bazý kiþiler tapýnaðýn nasýl güzel taþlar ve adaklarla süslenmiþ olduðundan söz edince Ýsa, 'Burada gördüklerinize gelince, öyle günler gelecek ki, taþ üstünde taþ kalmayacak, hepsi yýkýlacak!' dedi.

6

7 Onlar da, 'Peki, öðretmenimiz, bu dediklerin ne zaman olacak? Bunlarýn gerçekleþmek üzere olduðunu gösteren belirti ne olacak?' diye sordular.

8 Ýsa, 'Sakýn sizi saptýrmasýnlar' dedi. 'Birçoklarý, ve diyerek benim adýmla gelecekler. Onlarýn ardýndan gitmeyin.

9 Savaþ ve isyan haberleri duyunca telaþlanmayýn. Önce bunlarýn olmasý gerek, ama son hemen gelmeyecek.'

10 Sonra onlara þöyle dedi: 'Ulus ulusa, devlet devlete savaþ açacak.

11 Þiddetli depremler, yer yer kýtlýklar ve salgýn hastalýklar, korkunç olaylar ve gökte olaðanüstü belirtiler olacak.

12 'Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayýp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adýmdan ötürü krallarýn, valilerin önüne çýkarýlacaksýnýz.

13 Bu size tanýklýk etme fýrsatý olacak.

14 Buna göre kendinizi nasýl savunacaðýnýzý önceden düþünmemekte kararlý olun.

15 Çünkü ben size öyle bir konuþma yeteneði, öyle bir bilgelik vereceðim ki, size karþý çýkanlarýn hiçbiri buna karþý direnemeyecek, bir þey diyemeyecek.

16 Anne babanýz, kardeþleriniz, akraba ve dostlarýnýz bile sizi ele verecek ve bazýlarýnýzý öldürtecekler.

17 Benim adýmdan ötürü herkes sizden nefret edecek.

18 Ne var ki, baþýnýzdaki saçlardan bir tel bile yok olmayacaktýr.

19 Dayanmakla canlarýnýzý kazanacaksýnýz.

20 'Yeruþalim'in ordular tarafýndan kuþatýldýðýný görünce bilin ki, kentin yýkýlacaðý zaman yaklaþmýþtýr.

21 O zaman Yahudiye'de bulunanlar daðlara kaçsýn, kentte olanlar dýþarý çýksýn, kýrdakiler kente dönmesin.

22 Çünkü o günler, yazýlmýþ olanlarýn tümünün gerçekleþeceði ceza günleridir.

23 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadýnlarýn vay haline! Çünkü ülke büyük sýkýntýya düþecek ve bu halk gazaba uðrayacaktýr.

24 Kýlýçtan geçirilecek, tutsak olarak bütün uluslar arasýna sürülecekler. Yeruþalim, öteki uluslarýn dönemleri tamamlanýncaya dek onlarýn ayaklarý altýnda çiðnenecektir.

25 'Güneþte, ayda ve yýldýzlarda belirtiler görülecek. Yeryüzünde uluslar denizin ve dalgalarýn uðultusundan þaþkýna dönecek, dehþete düþecekler.

26 Dünyanýn üzerine gelecek felaketleri bekleyen insanlar korkudan bayýlacak. Çünkü göksel güçler sarsýlacak.

27 O zaman Ýnsanoðlu'nun* bulut içinde büyük güç ve görkemle geldiðini görecekler.

28 Bu olaylar gerçekleþmeye baþlayýnca doðrulun ve baþlarýnýzý kaldýrýn. Çünkü kurtuluþunuz yakýn demektir.'

29 Ýsa onlara þu benzetmeyi anlattý: 'Ýncir aðacýna ya da herhangi bir aðaca bakýn.

30 Bunlarýn yapraklandýðýný gördüðünüz zaman yaz mevsiminin yakýn olduðunu kendiliðinizden anlarsýnýz.

31 Ayný þekilde, bu olaylarýn gerçekleþtiðini gördüðünüzde bilin ki, Tanrý'nýn Egemenliði yakýndýr.

32 Size doðrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan, bu kuþak*fx* ortadan kalkmayacak.

33 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktýr.

34 'Kendinize dikkat edin! Yürekleriniz sefahat, sarhoþluk ve bu yaþamýn kaygýlarýyla aðýrlaþmasýn. O gün, üzerinize bir tuzak gibi aniden inmesin. Çünkü o gün bütün yeryüzünde yaþayan herkesin üzerine gelecektir.

35

36 Her an uyanýk kalýn, gerçekleþmek üzere olan bütün bu olaylardan kurtulabilmek ve Ýnsanoðlu'nun önünde durabilmek için dua edin.'

37 Ýsa gündüz tapýnakta öðretiyor, geceleri ise kentten dýþarý çýkýp Zeytin Daðý'nda sabahlýyordu.

38 Sabah erkenden bütün halk O'nu tapýnakta dinlemek için O'na akýn ediyordu.

22

1 Fýsýh* denilen Mayasýz Ekmek Bayramý* yaklaþmýþtý.

2 Baþkâhinlerle din bilginleri Ýsa'yý ortadan kaldýrmak için bir yol arýyor, ama halktan korkuyorlardý.

3 Þeytan, Onikiler'den* biri olup Ýskariot diye adlandýrýlan Yahuda'nýn yüreðine girdi.

4 Yahuda gitti, baþkâhinler ve tapýnak koruyucularýnýn komutanlarýyla Ýsa'yý nasýl ele verebileceðini görüþtü.

5 Onlar buna sevindiler ve kendisine para vermeye razý oldular.

6 Bunu kabul eden Yahuda, kalabalýðýn olmadýðý bir zamanda Ýsa'yý ele vermek için fýrsat kollamaya baþladý.

7 Fýsýh* kurbanýnýn kesilmesi gereken Mayasýz Ekmek Günü geldi.

8 Ýsa, Petrus'la Yuhanna'yý, 'Gidin, Fýsýh yemeðini yiyebilmemiz için hazýrlýk yapýn' diyerek önden gönderdi.

9 O'na, 'Nerede hazýrlýk yapmamýzý istersin?' diye sordular.

10 Ýsa onlara, 'Bakýn' dedi, 'Kente girdiðinizde karþýnýza su testisi taþýyan bir adam çýkacak. Adamý, gideceði eve kadar izleyin ve evin sahibine þöyle deyin: <Öðretmen, öðrencilerimle birlikte Fýsýh yemeðini yiyeceðim konuk odasý nerede? diye soruyor.>

11

12 Ev sahibi size üst katta, döþenmiþ büyük bir oda gösterecek. Orada hazýrlýk yapýn.'

13 Onlar da gittiler, her þeyi Ýsa'nýn kendilerine söylediði gibi buldular ve Fýsýh yemeði için hazýrlýk yaptýlar.

14 Yemek saati gelince Ýsa, elçileriyle birlikte sofraya oturdu ve onlara þöyle dedi: 'Ben acý çekmeden önce bu Fýsýh yemeðini sizinle birlikte yemeyi çok arzulamýþtým.

15

16 Size þunu söyleyeyim, Fýsýh yemeðini, Tanrý'nýn Egemenliði'nde yetkinliðe eriþeceði*fx* zamana dek, bir daha yemeyeceðim.'

17 Sonra kâseyi alarak þükretti ve, 'Bunu alýn, aranýzda paylaþýn' dedi.

18 'Size þunu söyleyeyim, Tanrý'nýn Egemenliði gelene dek, asmanýn ürününden bir daha içmeyeceðim.'

19 Sonra eline ekmek aldý, þükredip ekmeði böldü ve onlara verdi. 'Bu sizin uðrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapýn' dedi.

20 Ayný þekilde, yemekten sonra kâseyi alýp þöyle dedi: 'Bu kâse, sizin uðrunuza akýtýlan kanýmla gerçekleþen yeni antlaþmadýr.

21 Ama bana ihanet edecek kiþinin eli þu anda benimkiyle birlikte sofradadýr.

22 Ýnsanoðlu*, belirlenmiþ olan yoldan gidiyor. Ama O'na ihanet eden adamýn vay haline!'

23 Elçiler, aralarýnda bunu kimin yapabileceðini tartýþmaya baþladýlar.

24 Ayrýca aralarýnda hangisinin en üstün sayýlacaðý konusunda bir çekiþme oldu.

25 Ýsa onlara, 'Uluslarýn krallarý, kendi uluslarýna egemen kesilirler. Ýleri gelenleri de kendilerine iyiliksever unvanýný yakýþtýrýrlar' dedi.

26 'Ama siz böyle olmayacaksýnýz. Aranýzda en büyük olan, en küçük gibi olsun; yöneten, hizmet eden gibi olsun.

27 Hangisi daha büyük, sofrada oturan mý, hizmet eden mi? Sofrada oturan deðil mi? Oysa ben aranýzda hizmet eden biri gibi oldum.

28 Denendiðim zamanlar benimle birlikte dayanmýþ olanlar sizlersiniz.

29 Babam bana nasýl bir egemenlik verdiyse, ben de size bir egemenlik veriyorum.

30 Öyle ki, egemenliðimde benim soframda yiyip içesiniz ve tahtta oturarak Ýsrail'in on iki oymaðýný yargýlayasýnýz.

31 'Simun, Simun, Þeytan sizleri buðday gibi kalburdan geçirmek için izin almýþtýr.

32 Ama ben, imanýný yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüðün zaman kardeþlerini güçlendir.'

33 Simun Ýsa'ya, 'Ya Rab, ben seninle birlikte zindana da, ölüme de gitmeye hazýrým' dedi.

34 Ýsa, 'Sana þunu söyleyeyim, Petrus, bu gece horoz ötmeden beni tanýdýðýný üç kez inkâr edeceksin' dedi.

35 Sonra Ýsa onlara, 'Ben sizi kesesiz, torbasýz ve çarýksýz gönderdiðim zaman, herhangi bir eksiðiniz oldu mu?' diye sordu.

36 O da onlara, 'Þimdi ise kesesi olan da, torbasý olan da yanýna alsýn' dedi. 'Kýlýcý olmayan, abasýný satýp bir kýlýç alsýn.

37 Size þunu söyleyeyim, yazýlmýþ olan þu sözün yaþamýmda yerine gelmesi gerekiyor: Gerçekten de benimle ilgili yazýlmýþ olanlar yerine gelmektedir.'

38 'Ya Rab, iþte burada iki kýlýç var' dediler.

39 Ýsa dýþarý çýktý, her zamanki gibi Zeytin Daðý'na gitti. Öðrenciler de O'nun ardýndan gittiler.

40 Oraya varýnca Ýsa onlara, 'Dua edin ki ayartýlmayasýnýz' dedi.

41 Onlardan bir taþ atýmý kadar uzaklaþtý ve diz çökerek þöyle dua etti: 'Baba, senin isteðine uygunsa, bu kâseyi* benden uzaklaþtýr. Yine de benim deðil, senin istediðin olsun.'

42

43 Gökten bir melek Ýsa'ya görünerek O'nu güçlendirdi.

44 Derin bir acý içinde olan Ýsa daha hararetle dua etti. Teri, topraða düþen kan damlalarýný andýrýyordu.

45 Ýsa duadan kalkýp öðrencilerin yanýna dönünce onlarý üzüntüden uyumuþ buldu.

46 Onlara, 'Niçin uyuyorsunuz?' dedi. 'Kalkýp dua edin ki ayartýlmayasýnýz.'

47 Ýsa daha konuþurken bir kalabalýk çýkageldi. Onikiler'den* biri, Yahuda adýndaki kiþi, kalabalýða öncülük ediyordu. Ýsa'yý öpmek üzere yaklaþýnca Ýsa, 'Yahuda' dedi, 'Ýnsanoðlu'na* bir öpücükle mi ihanet ediyorsun?'

48

49 Ýsa'nýn çevresindekiler olacaklarý anlayýnca, 'Ya Rab, kýlýçla vuralým mý?' dediler.

50 Ýçlerinden biri baþkâhinin kölesine vurarak sað kulaðýný uçurdu.

51 Ama Ýsa, 'Býrakýn, yeter!' dedi, sonra kölenin kulaðýna dokunarak onu iyileþtirdi.

52 Ýsa, üzerine yürüyen baþkâhinlere, tapýnak koruyucularýnýn komutanlarýna ve ileri gelenlere þöyle dedi: 'Niçin bir haydutmuþum gibi kýlýç ve sopalarla geldiniz?

53 Her gün tapýnakta sizinle birlikteydim, bana el sürmediniz. Ama bu saat sizindir, karanlýðýn egemen olduðu saattir.'

54 Ýsa'yý tutukladýlar, alýp baþkâhinin evine götürdüler. Petrus onlarý uzaktan izliyordu.

55 Avlunun ortasýnda ateþ yakýp çevresinde oturduklarýnda Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.

56 Bir hizmetçi kýz ateþin ýþýðýnda oturan Petrus'u gördü. Onu dikkatle süzerek, 'Bu da O'nunla birlikteydi' dedi.

57 Ama Petrus, 'Ben O'nu tanýmýyorum, kadýn!' diye inkâr etti.

58 Biraz sonra onu gören baþka biri, 'Sen de onlardansýn' dedi.

59 Yaklaþýk bir saat sonra yine bir baþkasý ýsrarla, 'Gerçekten bu da O'nunla birlikteydi' dedi. 'Çünkü Celileli'dir.'

60 Petrus, 'Sen ne diyorsun be adam, anlamýyorum!' dedi. Tam o anda, Petrus daha konuþurken horoz öttü.

61 Rab arkasýna dönüp Petrus'a baktý. O zaman Petrus, Rab'bin kendisine, 'Bu gece horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin' dediðini hatýrladý ve dýþarý çýkýp acý acý aðladý.

62

63 Ýsa'yý göz altýnda tutan adamlar O'nunla alay ediyor, O'nu dövüyorlardý.

64 Gözlerini baðlayýp, 'Peygamberliðini göster bakalým, sana vuran kim?' diye soruyorlardý.

65 Kendisine daha bir sürü küfür yaðdýrdýlar.

66 Gün doðunca halkýn ileri gelenleri, baþkâhinler ve din bilginleri toplandýlar. Ýsa, bunlardan oluþan Yüksek Kurul'un* önüne çýkarýldý.

67 O'na, 'Sen Mesih* isen, söyle bize' dediler.

68 Size soru sorsam, yanýt vermezsiniz.

69 Ne var ki, bundan böyle Ýnsanoðlu*, kudretli Tanrý'nýn saðýnda oturacaktýr.'

70 Onlarýn hepsi, 'Yani, sen Tanrý'nýn Oðlu musun?' diye sordular.

71 'Artýk tanýklýða ne ihtiyacýmýz var?' dediler. 'Ýþte kendi aðzýndan duyduk!'

23

1 Sonra bütün kurul üyeleri kalkýp Ýsa'yý Pilatus'a götürdüler.

2 O'nu þöyle suçlamaya baþladýlar: 'Bu adamýn ulusumuzu yoldan saptýrdýðýný gördük. Sezar'a* vergi ödenmesine engel oluyor, kendisinin de Mesih*, yani bir kral olduðunu söylüyor.'

3 Pilatus Ýsa'ya, 'Sen Yahudiler'in Kralý mýsýn?' diye sordu.

4 Pilatus, baþkâhinlerle halka, 'Bu adamda hiçbir suç görmüyorum' dedi.

5 Ama onlar üstelediler: 'Yahudiye'nin her tarafýnda öðretisini yayarak halký kýþkýrtýyor; Celile'den baþlayýp ta buraya kadar geldi' dediler.

6 Pilatus bunu duyunca, 'Bu adam Celileli mi?' diye sordu.

7 Ýsa'nýn, Hirodes'in* yönetimindeki bölgeden geldiðini öðrenince, kendisini o sýrada Yeruþalim'de bulunan Hirodes'e gönderdi.

8 Hirodes Ýsa'yý görünce çok sevindi. O'na iliþkin haberleri duyduðu için çoktandýr O'nu görmek istiyor, gerçekleþtireceði bir belirtiye tanýk olmayý umuyordu.

9 O'na birçok soru sordu, ama O hiç karþýlýk vermedi.

10 Orada duran baþkâhinlerle din bilginleri, Ýsa'yý aðýr bir dille suçladýlar.

11 Hirodes de askerleriyle birlikte O'nu aþaðýlayýp alay etti. O'na gösteriþli bir kaftan giydirip Pilatus'a geri gönderdi.

12 Bu olaydan önce birbirine düþman olan Hirodes'le Pilatus, o gün dost oldular.

13 Pilatus, baþkâhinleri, yöneticileri ve halký toplayarak onlara, 'Siz bu adamý bana, halký saptýrýyor diye getirdiniz' dedi. 'Oysa ben bu adamý sizin önünüzde sorguya çektim ve kendisinde öne sürdüðünüz suçlardan hiçbirini bulmadým.

14

15 Hirodes de bulmamýþ olmalý ki, O'nu bize geri gönderdi. Görüyorsunuz, ölüm cezasýný gerektiren hiçbir þey yapmadý.

16 Bu nedenle ben O'nu dövdürüp salývereceðim.'*fx*

17

18 Ama onlar hep bir aðýzdan, 'Yok et bu adamý, bize Barabba'yý salýver!' diye baðýrdýlar.

19 Barabba, kentte çýkan bir ayaklanmaya katýlmaktan ve adam öldürmekten hapse atýlmýþtý.

20 Ýsa'yý salývermek isteyen Pilatus onlara yeniden seslendi.

21 Onlar ise, 'O'nu çarmýha ger, çarmýha ger!' diye baðrýþýp durdular.

22 Pilatus üçüncü kez, 'Bu adam ne kötülük yaptý ki?' dedi. 'Ölüm cezasýný gerektirecek hiçbir suç bulmadým O'nda. Bu nedenle O'nu dövdürüp salývereceðim.'

23 Ne var ki onlar, yüksek sesle baðrýþarak Ýsa'nýn çarmýha gerilmesi için direttiler. Sonunda baðýrýþlarý baskýn çýktý ve Pilatus, onlarýn isteðinin yerine getirilmesine karar verdi.

24

25 Ýstedikleri kiþiyi, ayaklanmaya katýlmak ve adam öldürmekten hapse atýlan kiþiyi salýverdi. Ýsa'yý ise onlarýn isteðine býraktý.

26 Askerler Ýsa'yý götürürken, kýrdan gelmekte olan Simun adýnda Kireneli bir adamý yakaladýlar, çarmýhý sýrtýna yükleyip Ýsa'nýn arkasýndan yürüttüler.

27 Büyük bir halk topluluðu da Ýsa'nýn ardýndan gidiyordu. Aralarýnda Ýsa için dövünüp aðýt yakan kadýnlar vardý.

28 Ýsa bu kadýnlara dönerek, 'Ey Yeruþalim kýzlarý, benim için aðlamayýn' dedi. 'Kendiniz ve çocuklarýnýz için aðlayýn.

29 Çünkü öyle günler gelecek ki, diyecekler.

30 O zaman daðlara, <Üzerimize düþün!> ve tepelere, diyecekler.

31 Çünkü yaþ aðaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktýr?'

32 Ýsa'yla birlikte idam edilmek üzere ayrýca iki suçlu da götürülüyordu.

33 Kafatasý denilen yere vardýklarýnda Ýsa'yý, biri saðýnda öbürü solunda olmak üzere, iki suçluyla birlikte çarmýha gerdiler.

34 Ýsa, 'Baba, onlarý baðýþla' dedi. 'Çünkü ne yaptýklarýný bilmiyorlar.' O'nun giysilerini aralarýnda paylaþmak için kura çektiler.

35 Halk orada durmuþ, olanlarý seyrediyordu. Yöneticiler Ýsa'yla alay ederek, 'Baþkalarýný kurtardý; eðer Tanrý'nýn Mesihi*, Tanrý'nýn seçtiði O ise, kendini de kurtarsýn' diyorlardý.

36 Askerler de yaklaþýp Ýsa'yla eðlendiler. O'na ekþi þarap sunarak, 'Sen Yahudiler'in Kralý'ysan, kurtar kendini!' dediler.

37

38 Baþýnýn üzerinde þu yafta vardý:

39 Çarmýha asýlan suçlulardan biri, 'Sen Mesih deðil misin? Haydi, kendini de bizi de kurtar!' diye küfür etti.

40 Ne var ki, öbür suçlu onu azarladý. 'Sende Tanrý korkusu da mý yok?' diye karþýlýk verdi. 'Sen de ayný cezayý çekiyorsun.

41 Nitekim biz haklý olarak cezalandýrýlýyor, yaptýklarýmýzýn karþýlýðýný alýyoruz. Oysa bu adam hiçbir kötülük yapmadý.'

42 Sonra, 'Ey Ýsa, kendi egemenliðine girdiðinde beni an' dedi.

43 Ýsa ona, 'Sana doðrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksýn' dedi.

44 Öðleyin on iki sularýnda güneþ karardý, üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlýk çöktü. Tapýnaktaki perde* ortasýndan yýrtýldý.

45

46 Ýsa yüksek sesle, 'Baba, ruhumu ellerine býrakýyorum!' diye seslendi. Bunu söyledikten sonra son nefesini verdi.

47 Olanlarý gören yüzbaþý, 'Bu adam gerçekten doðru biriydi' diyerek Tanrý'yý yüceltmeye baþladý.

48 Olayý seyretmek için biriken halkýn tümü olup bitenleri görünce göðüslerini döve döve geri döndüler.

49 Ama Ýsa'nýn bütün tanýdýklarý ve Celile'den O'nun ardýndan gelen kadýnlar uzakta durmuþ, olanlarý seyrediyorlardý.

50 Yüksek Kurul* üyelerinden Yusuf adýnda iyi ve doðru bir adam vardý.

51 Bir Yahudi kenti olan Aramatya'dan olup Tanrý'nýn Egemenliði'ni umutla bekleyen Yusuf, Kurul'un kararýný ve eylemini onaylamamýþtý.

52 Pilatus'a gidip Ýsa'nýn cesedini istedi.

53 Cesedi çarmýhtan indirip keten beze sardý, hiç kimsenin konulmadýðý, kayaya oyulmuþ bir mezara yatýrdý.

54 Hazýrlýk Günü'ydü* ve Þabat Günü* baþlamak üzereydi.

55 Ýsa'yla birlikte Celile'den gelen kadýnlar da Yusuf'un ardýndan giderek mezarý ve Ýsa'nýn cesedinin oraya nasýl konulduðunu gördüler.

56 Evlerine dönerek baharat ve güzel kokulu yaðlar hazýrladýlar. Ama Þabat Günü, Tanrý'nýn buyruðu uyarýnca dinlendiler.

24

1 Kadýnlar haftanýn ilk günü*, sabah çok erkenden, hazýrlamýþ olduklarý baharatý alýp mezara gittiler.

2 Taþý mezarýn giriþinden yuvarlanmýþ buldular.

3 Ama içeri girince Rab Ýsa'nýn cesedini bulamadýlar.

4 Onlar bu durum karþýsýnda þaþýrýp kalmýþken, þimþek gibi parýldayan giysilere bürünmüþ iki kiþi yanlarýnda belirdi.

5 Korkuya kapýlan kadýnlar baþlarýný yere eðdiler. Adamlar ise onlara, 'Diri olaný neden ölüler arasýnda arýyorsunuz?' dediler.

6 'O burada yok, dirildi. Daha Celile'deyken size söylediðini anýmsayýn.

7 Ýnsanoðlu'nun* günahlý insanlarýn eline verilmesi, çarmýha gerilmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiðini bildirmiþti.'

8 O zaman Ýsa'nýn sözlerini anýmsadýlar.

9 Mezardan dönen kadýnlar bütün bunlarý Onbirler'e* ve ötekilerin hepsine bildirdiler.

10 Bunlarý elçilere anlatanlar, Mecdelli Meryem, Yohanna, Yakup'un annesi Meryem ve bunlarla birlikte bulunan öbür kadýnlardý.

11 Ne var ki, bu sözler elçilere saçma geldi ve kadýnlara inanmadýlar.

12 Yine de, Petrus kalkýp mezara koþtu. Eðilip içeri baktýðýnda keten bezlerden baþka bir þey görmedi. Olay karþýsýnda þaþkýna dönmüþ bir halde oradan uzaklaþtý.

13 Ayný gün öðrencilerden ikisi, Yeruþalim'den altmýþ ok atýmý*fx* uzaklýkta bulunan ve Emmaus denilen bir köye gitmekteydiler.

14 Bütün bu olup bitenleri kendi aralarýnda konuþuyorlardý.

15 Bunlarý konuþup tartýþýrlarken Ýsa yanlarýna geldi ve onlarla birlikte yürümeye baþladý.

16 Ama onlarýn gözleri O'nu tanýma gücünden yoksun býrakýlmýþtý.

17 Ýsa, 'Yolda birbirinizle ne tartýþýp duruyorsunuz?' dedi.

18 Bunlardan adý Kleopas olan O'na, 'Yeruþalim'de bulunup da bu günlerde orada olup bitenleri bilmeyen tek yabancý sen misin?' diye karþýlýk verdi.

19 Ýsa onlara, 'Hangi olup bitenleri?' dedi.

20 Baþkâhinlerle yöneticilerimiz O'nu, ölüm cezasýna çarptýrmak için valiye teslim ederek çarmýha gerdirdiler; oysa biz O'nun, Ýsrail'i kurtaracak kiþi olduðunu ummuþtuk. Dahasý var, bu olaylar olalý üç gün oldu ve aramýzdan bazý kadýnlar bizi þaþkýna çevirdiler. Bu sabah erkenden mezara gittiklerinde, O'nun cesedini bulamamýþlar. Sonra geldiler, bir görümde, Ýsa'nýn yaþamakta olduðunu bildiren melekler gördüklerini söylediler.

21

22

23

24 Bizimle birlikte olanlardan bazýlarý mezara gitmiþ ve durumu, tam kadýnlarýn anlatmýþ olduðu gibi bulmuþlar. Ama O'nu görmemiþler.'

25 Ýsa onlara, 'Sizi akýlsýzlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta aðýr davranan kiþiler!

26 Mesih'in* bu acýlarý çekmesi ve yüceliðine kavuþmasý gerekli deðil miydi?' dedi.

27 Sonra Musa'nýn ve bütün peygamberlerin yazýlarýndan baþlayarak, Kutsal Yazýlar'ýn hepsinde kendisiyle ilgili olanlarý onlara açýkladý.

28 Gitmekte olduklarý köye yaklaþtýklarý sýrada Ýsa, yoluna devam edecekmiþ gibi davrandý. Ama onlar, 'Bizimle kal. Neredeyse akþam olacak, gün batmak üzere' diyerek O'nu zorladýlar. Böylece Ýsa onlarla birlikte kalmak üzere içeri girdi.

29

30 Onlarla sofrada otururken Ýsa ekmek aldý, þükretti ve ekmeði bölüp onlara verdi.

31 O zaman onlarýn gözleri açýldý ve kendisini tanýdýlar. Ýsa ise gözlerinin önünden kayboldu.

32 Onlar birbirine, 'Yolda kendisi bizimle konuþurken ve Kutsal Yazýlar'ý bize açýklarken yüreklerimiz nasýl da sevinçle çarpýyordu, deðil mi?' dediler.

33 Kalkýp hemen Yeruþalim'e döndüler. Onbirler'i* ve onlarla birlikte olanlarý toplanmýþ buldular.

34 Bunlar, 'Rab gerçekten dirildi, Simun'a görünmüþ!' diyorlardý.

35 Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeði böldüðü zaman Ýsa'yý nasýl tanýdýklarýný anlattýlar.

36 Bunlarý anlatýrlarken Ýsa gelip aralarýnda durdu. Onlara, 'Size esenlik olsun!' dedi.

37 Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapýldýlar.

38 Ýsa onlara, 'Neden telaþlanýyorsunuz? Neden kuþkular doðuyor içinizde?' dedi.

39 'Ellerime, ayaklarýma bakýn; iþte benim! Dokunun da görün. Hayaletin eti kemiði olmaz, ama görüyorsunuz, benim var.'

40 Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve ayaklarýný gösterdi.

41 Sevinçten hâlâ inanamayan, þaþkýnlýk içindeki öðrencilerine, 'Sizde yiyecek bir þey var mý?' diye sordu.

42 Kendisine bir parça kýzarmýþ balýk verdiler.

43 Ýsa onu alýp gözlerinin önünde yedi.

44 Sonra onlara þöyle dedi: 'Daha sizlerle birlikteyken, demiþtim.'

45 Bundan sonra Kutsal Yazýlar'ý anlayabilmeleri için zihinlerini açtý.

46 Onlara dedi ki, 'Þöyle yazýlmýþtýr: Mesih acý çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahlarýn baðýþlanmasý için tövbe çaðrýsý da Yeruþalim'den baþlayarak bütün uluslara O'nun adýyla duyurulacak.

47

48 Sizler bu olaylarýn tanýklarýsýnýz.

49 Ben de Babam'ýn vaat ettiðini size göndereceðim. Ama siz, yücelerden gelecek güçle kuþanýncaya dek kentte kalýn.'

50 Ýsa onlarý kentin dýþýna, Beytanya'nýn yakýnlarýna kadar götürdü. Ellerini kaldýrarak onlarý kutsadý.

51 Ve onlarý kutsarken yanlarýndan ayrýldý, göðe alýndý.

52 Öðrencileri O'na tapýndýlar ve büyük sevinç içinde Yeruþalim'e döndüler.

53 Sürekli tapýnakta bulunuyor, Tanrý'yý övüyorlardý.