1 Tanrý'nýn Oðlu Ýsa Mesih'le* ilgili Müjde'nin baþlangýcý.
2 Peygamber Yeþaya'nýn Kitabý'nda þöyle yazýlmýþtýr: 'Ýþte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O senin yolunu hazýrlayacak.'
3 'Çölde haykýran, 4 Böylece Vaftizci Yahya çölde ortaya çýktý. Ýnsanlarý, günahlarýnýn baðýþlanmasý için tövbe edip vaftiz* olmaya çaðýrýyordu.
5 Bütün Yahudiye halký ve Yeruþalimliler'in hepsi ona geliyor, günahlarýný itiraf ediyor, onun tarafýndan Þeria Irmaðý'nda vaftiz ediliyordu.
6 Yahya'nýn deve tüyünden giysisi, belinde deri kuþaðý vardý. Çekirge ve yaban balý yerdi.
7 Þu haberi yayýyordu: 'Benden sonra benden daha güçlü olan geliyor. Eðilip O'nun çarýklarýnýn baðýný çözmeye bile layýk deðilim.
8 Ben sizi suyla vaftiz ettim, ama O sizi Kutsal Ruh'la vaftiz edecektir.'
9 O günlerde Celile'nin Nasýra Kenti'nden çýkýp gelen Ýsa, Yahya tarafýndan Þeria Irmaðý'nda vaftiz edildi.
10 Tam sudan çýkarken, göklerin yarýldýðýný ve Ruh'un güvercin gibi üzerine indiðini gördü.
11 Göklerden, 'Sen benim sevgili Oðlum'sun, senden hoþnudum' diyen bir ses duyuldu.
12 O an Ruh, Ýsa'yý çöle gönderdi.
13 Ýsa çölde kaldýðý kýrk gün boyunca Þeytan tarafýndan denendi. Yabanýl hayvanlar arasýndaydý, melekler O'na hizmet ediyordu.
14 Yahya'nýn tutuklanmasýndan sonra Ýsa, Tanrý'nýn Müjdesi'ni duyura duyura Celile'ye gitti.
15 'Zaman doldu' diyordu, 'Tanrý'nýn Egemenliði yaklaþtý. Tövbe edin, Müjde'ye inanýn!'
16 Ýsa, Celile Gölü'nün kýyýsýndan geçerken, göle að atmakta olan Simun ile kardeþi Andreas'ý gördü. Bu adamlar balýkçýydý.
17 Ýsa onlara, 'Ardýmdan gelin' dedi, 'Sizleri insan tutan balýkçýlar yapacaðým.'
18 Onlar da hemen aðlarýný býrakýp O'nun ardýndan gittiler.
19 Ýsa biraz ileri gidince Zebedi'nin oðullarý Yakup'la Yuhanna'yý gördü. Teknede aðlarýný onarýyorlardý.
20 Hemen onlarý çaðýrdý. Onlar da babalarý Zebedi'yi iþçilerle birlikte teknede býrakýp Ýsa'nýn ardýndan gittiler.
21 Kefarnahum'a girdiler. Þabat Günü* Ýsa havraya gidip öðretmeye baþladý.
22 Halk O'nun öðretiþine þaþýp kaldý. Çünkü onlara din bilginleri* gibi deðil, yetkili biri gibi öðretiyordu.
23 Tam o sýrada havrada bulunan ve kötü ruha tutulmuþ bir adam, 'Ey Nasýralý Ýsa, bizden ne istiyorsun?' diye baðýrdý. 'Bizi mahvetmeye mi geldin? Senin kim olduðunu biliyorum, Tanrý'nýn Kutsalý'sýn sen!'
24
25 Ýsa, 'Sus, çýk adamdan!' diyerek kötü ruhu azarladý.
26 Kötü ruh adamý sarstý ve büyük bir çýðlýk atarak içinden çýktý.
27 Herkes þaþýp kaldý. Birbirlerine, 'Bu nasýl þey?' diye sormaya baþladýlar. 'Yepyeni bir öðreti! Kötü ruhlara bile yetkiyle buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyor.'
28 Böylece Ýsa'yla ilgili haber, Celile bölgesinin her yerine hýzla yayýldý.
29 Ýsa havradan çýkar çýkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreas'ýn evine gitti.
30 Simun'un kaynanasý ateþler içinde yatýyordu. Durumu hemen Ýsa'ya bildirdiler.
31 O da hastaya yaklaþtý, elinden tutup kaldýrdý. Kadýnýn ateþi düþtü, onlara hizmet etmeye baþladý.
32 Akþam olup güneþ batýnca, bütün hastalarý ve cinlileri Ýsa'ya getirdiler.
33 Bütün kent halký kapýya toplanmýþtý.
34 Ýsa, çeþitli hastalýklara yakalanmýþ birçok kiþiyi iyileþtirdi, birçok cini kovdu. Cinlerin konuþmasýna izin vermiyordu. Çünkü onlar kendisinin kim olduðunu biliyorlardý.
35 Sabah çok erkenden, ortalýk henüz aðarmadan Ýsa kalktý, evden çýkýp ýssýz bir yere gitti, orada dua etmeye baþladý.
36 Simun ile yanýndakiler Ýsa'yý aramaya çýktýlar.
37 O'nu bulunca, 'Herkes seni arýyor!' dediler.
38 Ýsa onlara, 'Baþka yerlere, yakýn kasabalara gidelim' dedi. 'Oralarda da Tanrý sözünü duyurayým. Bunun için çýkýp geldim.'
39 Böylece havralarýnda Tanrý sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaþtý.
40 Ýsa'ya cüzamlý* biri geldi, diz çökerek, 'Ýstersen beni temiz kýlabilirsin' diye yalvardý.
41 Ýsa'nýn yüreði sýzladý, elini uzatýp adama dokundu, 'Ýsterim, temiz ol!' dedi.
42 Adam anýnda cüzamdan kurtulup tertemiz oldu.
43 Ýsa onu sýkýca uyararak hemen yanýndan uzaklaþtýrdý.
44 'Sakýn kimseye bir þey söyleme!' dedi. 'Git, kâhine* görün ve cüzamdan temizlendiðini herkese kanýtlamak için Musa'nýn buyurduðu sunularý sun.'
45 Ne var ki, adam çýkýp gitti, olayla ilgili haberi her tarafa yayýp duyurmaya baþladý. Öyle ki, Ýsa artýk hiçbir kente açýkça giremez oldu. Ancak dýþarýda, ýssýz yerlerde kalýyordu. Ve halk her yerden O'na akýn ediyordu.
1 Birkaç gün sonra Ýsa tekrar Kefarnahum'a geldiðinde, evde olduðu duyuldu.
2 O kadar çok insan toplandý ki, artýk kapýnýn önünde bile duracak yer kalmamýþtý. Ýsa onlara Tanrý sözünü anlatýyordu.
3 Bu arada O'na dört kiþinin taþýdýðý felçli bir adamý getirdiler.
4 Kalabalýktan O'na yaklaþamadýklarý için, bulunduðu yerin üzerindeki damý delip açarak felçliyi üstünde yattýðý þilteyle birlikte aþaðý indirdiler.
5 Ýsa onlarýn imanýný görünce felçliye, 'Oðlum, günahlarýn baðýþlandý' dedi.
6 Orada oturan bazý din bilginleri ise içlerinden þöyle düþündüler: 'Bu adam neden böyle konuþuyor? Tanrý'ya küfrediyor! Tanrý'dan baþka kim günahlarý baðýþlayabilir?'
7
8 Akýllarýndan geçeni hemen ruhunda sezen Ýsa onlara, 'Aklýnýzdan neden böyle þeyler geçiriyorsunuz?' dedi.
9 'Hangisi daha kolay, felçliye, 10 Ne var ki, Ýnsanoðlu'nun* yeryüzünde günahlarý baðýþlama yetkisine sahip olduðunu bilesiniz diye...' Sonra felçliye, 'Sana söylüyorum, kalk, þilteni topla, evine git!' dedi.
11
12 Adam kalktý, hemen þiltesini topladý, hepsinin gözü önünde çýkýp gitti. Herkes þaþakalmýþtý. Tanrý'yý övüyorlar, 'Böylesini hiç görmemiþtik' diyorlardý.
13 Ýsa yine çýkýp göl kýyýsýna gitti. Bütün halk yanýna geldi, O da onlara öðretmeye baþladý.
14 Yoldan geçerken, vergi toplama yerinde oturan Alfay oðlu Levi'yi gördü. Ona, 'Ardýmdan gel' dedi. Levi de kalkýp Ýsa'nýn ardýndan gitti.
15 Sonra Ýsa, Levi'nin evinde yemek yerken, birçok vergi görevlisiyle* günahkâr O'nunla ve öðrencileriyle birlikte sofraya oturmuþtu. O'nu izleyen böyle birçok kiþi vardý.
16 Ferisiler'den* bazý din bilginleri, O'nu günahkârlar ve vergi görevlileriyle birlikte yemekte görünce öðrencilerine, 'Niçin vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yemek yiyor?' diye sordular.
17 Bunu duyan Ýsa onlara, 'Saðlamlarýn deðil, hastalarýn hekime ihtiyacý var' dedi. 'Ben doðru kiþileri deðil, günahkârlarý çaðýrmaya geldim.'
18 Yahya'nýn öðrencileriyle Ferisiler oruç tutarken, bazý kiþiler Ýsa'ya gelip, 'Yahya'nýn ve Ferisiler'in öðrencileri oruç tutuyor da senin öðrencilerin neden tutmuyor?' diye sordular.
19 Ýsa þöyle karþýlýk verdi: 'Güvey aralarýnda olduðu sürece davetliler oruç tutar mý? Güvey aralarýnda oldukça oruç tutmazlar!
20 Ama güveyin aralarýndan alýnacaðý günler gelecek, onlar iþte o zaman, o gün oruç tutacaklar.
21 Hiç kimse eski giysiyi yeni kumaþ parçasýyla yamamaz. Yoksa yeni yama çeker, eski giysiden kopar, yýrtýk daha beter olur.
22 Hiç kimse yeni þarabý eski tulumlara doldurmaz. Yoksa þarap tulumlarý patlatýr, þarap da tulumlar da mahvolur. Yeni þarap yeni tulumlara doldurulur.'
23 Bir Þabat Günü* Ýsa ekinler arasýndan geçiyordu. Öðrencileri yolda giderken baþaklarý koparmaya baþladýlar.
24 Ferisiler Ýsa'ya, 'Bak, Þabat Günü yasak olaný neden yapýyorlar?' dediler.
25 Ýsa onlara, 'Davut'la yanýndakiler aç ve muhtaç kalýnca Davut'un ne yaptýðýný hiç okumadýnýz mý?' diye sordu.
26 'Baþkâhin Aviyatar'ýn zamanýnda Davut, Tanrý'nýn evine girdi, kâhinlerden baþkasýnýn yemesi yasak olan adak ekmeklerini* yedi ve yanýndakilere de verdi.'
27 Sonra onlara, 'Ýnsan Þabat Günü için deðil, Þabat Günü insan için yaratýldý' dedi.
28 'Bu nedenle Ýnsanoðlu* Þabat Günü'nün de Rabbi'dir.'
1 Ýsa yine havraya girdi. Orada eli sakat bir adam vardý.
2 Bazýlarý Ýsa'yý suçlamak amacýyla, Þabat Günü* hastayý iyileþtirecek mi diye O'nu gözlüyorlardý.
3 Ýsa, eli sakat adama, 'Kalk, öne çýk!' dedi.
4 Sonra havradakilere, 'Kutsal Yasa'ya göre Þabat Günü iyilik yapmak mý doðru, kötülük yapmak mý? Can kurtarmak mý doðru, can almak mý?' diye sordu. Onlardan ses çýkmadý.
5 Ýsa, çevresindekilere öfkeyle baktý. Yüreklerinin duygusuzluðu O'nu kederlendirmiþti. Adama, 'Elini uzat!' dedi. Adam elini uzattý, eli yine sapasaðlam oluverdi.
6 Bunun üzerine Ferisiler dýþarý çýktýlar, Ýsa'yý yok etmek için Hirodes yanlýlarýyla hemen görüþmeye baþladýlar.
7 Ýsa, öðrencileriyle birlikte göl kýyýsýna çekildi. Celile'den büyük bir kalabalýk O'nun ardýndan geldi. Ayrýca, bütün yaptýklarýný duyan büyük kalabalýklar Yahudiye'den, Yeruþalim'den, Ýdumeya'dan, Þeria Irmaðý'nýn karþý yakasýndan, Sur ve Sayda bölgelerinden kendisine akýn etti.
8
9 Ýsa, kalabalýðýn arasýnda sýkýþýp kalmamak için öðrencilerine bir kayýk hazýr bulundurmalarýný söyledi.
10 Birçoklarýný iyileþtirmiþ olduðundan, çeþitli hastalýklara yakalananlar O'na dokunmak için üzerine üþüþüyordu.
11 Kötü ruhlar O'nu görünce ayaklarýna kapanýyor, 'Sen Tanrý'nýn Oðlu'sun!' diye baðýrýyorlardý.
12 Ama Ýsa, kim olduðunu açýklamamalarý için onlarý sýký sýkýya uyardý.
13 Ýsa, daða çýkarak istediði kiþileri yanýna çaðýrdý. Onlar da yanýna gittiler.
14 Ýsa bunlardan on iki kiþiyi yanýnda bulundurmak, Tanrý sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili kýlmak üzere seçti. Seçtiði bu on iki kiþi þunlardýr: Petrus adýný verdiði Simun, Beni-Regeþ, yani Gökgürültüsü Oðullarý adýný verdiði Zebedi'nin oðullarý Yakup ve Yuhanna, Andreas, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oðlu Yakup, Taday, Yurtsever* Simun ve Ýsa'ya ihanet eden Yahuda Ýskariot.
15
16
17
18
19
20 Ýsa bundan sonra eve gitti. Yine öyle büyük bir kalabalýk toplandý ki, Ýsa'yla öðrencileri yemek bile yiyemediler.
21 Yakýnlarý bunu duyunca, 'Aklýný kaçýrmýþ' diyerek O'nu almaya geldiler.
22 Yeruþalim'den gelen din bilginleri ise, 'Baalzevul* O'nun içine girmiþ' ve 'Cinleri, cinlerin önderinin gücüyle kovuyor' diyorlardý.
23 Bunun üzerine Ýsa din bilginlerini yanýna çaðýrýp onlara benzetmelerle seslendi. 'Þeytan, Þeytan'ý nasýl kovabilir?' dedi.
24 'Bir ülke kendi içinde bölünmüþse, ayakta kalamaz.
25 Bir ev kendi içinde bölünmüþse, ayakta kalamaz.
26 Þeytan da kendine karþý gelip kendi içinde bölünmüþse, artýk ayakta kalamaz; sonu gelmiþ demektir.
27 Hiç kimse güçlü adamýn evine girip malýný çalamaz. Ancak onu baðladýktan sonra evini soyabilir.
28 Size doðrusunu söyleyeyim, insanlarýn iþlediði her günah, ettiði her küfür baðýþlanacak, ama Kutsal Ruh'a küfreden asla baðýþlanmayacak. Bunu yapan, asla silinmeyecek bir günah iþlemiþ olur.'
29
30 Ýsa bu sözleri, 'O'nda kötü ruh var' dedikleri için söyledi.
31 Daha sonra Ýsa'nýn annesiyle kardeþleri geldi. Dýþarýda durdular, haber gönderip O'nu çaðýrdýlar.
32 Ýsa'nýn çevresinde oturan kalabalýktan bazýlarý, 'Bak' dediler, 'Annenle kardeþlerin dýþarýda, seni istiyorlar.'
33 Ýsa buna karþýlýk onlara, 'Kimdir annem ve kardeþlerim?' dedi.
34 Sonra çevresinde oturanlara bakýp þöyle dedi: 'Ýþte annem, iþte kardeþlerim!
35 Tanrý'nýn isteðini kim yerine getirirse, kardeþim, kýzkardeþim ve annem odur.'
1 Ýsa göl kýyýsýnda halka yine öðretmeye baþladý. Çevresinde çok büyük bir kalabalýk toplandý. Bu yüzden Ýsa göldeki bir tekneye binip oturdu. Bütün kalabalýk göl kýyýsýnda duruyordu.
2 Ýsa onlara benzetmelerle birçok þey öðretiyordu. Öðretirken, 'Þunu dinleyin' dedi. 'Ekincinin biri tohum ekmeye çýktý.
3
4 Ektiði tohumlardan kimi yol kenarýna düþtü. Kuþlar gelip bunlarý yedi.
5 Kimi, topraðý az kayalýk yerlere düþtü. Toprak derin olmadýðýndan hemen filizlendi.
6 Ne var ki, güneþ doðunca kavruldular, kök salamadýklarý için kuruyup gittiler.
7 Kimi, dikenler arasýna düþtü. Dikenler büyüdü, filizleri boðdu ve filizler ürün vermedi.
8 Kimi ise iyi topraða düþtü, büyüyüp çoðaldý, ürün verdi. Bazýsý otuz, bazýsý altmýþ, bazýsý da yüz kat ürün verdi.'
9 Sonra Ýsa þunu ekledi: 'Ýþitecek kulaðý olan iþitsin!'
10 Onikiler'le* öbür izleyicileri Ýsa'yla yalnýz kalýnca, kendisinden benzetmelerin anlamýný sordular.
11 O da onlara þöyle dedi: 'Tanrý'nýn Egemenliði'nin sýrrý sizlere açýklandý, ama dýþarýda olanlara her þey benzetmelerle anlatýlýr.
12 Öyle ki, 13 Ýsa sonra onlara, 'Siz bu benzetmeyi anlamýyor musunuz?' dedi. 'Öyleyse bütün benzetmeleri nasýl anlayacaksýnýz?
14 Ekincinin ektiði, Tanrý sözüdür.
15 Bazý insanlar sözün ekildiði yerde yol kenarýna düþen tohumlara benzer. Bunlar sözü iþitir iþitmez, Þeytan gelir, yüreklerine ekilen sözü alýr götürür.
16 Kayalýk yerlere ekilenler ise, iþittikleri sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadýklarý için ancak bir süre dayanan kiþilerdir. Böyleleri Tanrý sözünden ötürü sýkýntý ya da zulme uðrayýnca hemen sendeleyip düþerler.
17
18 Yine bazýlarý dikenler arasýnda ekilen tohumlara benzerler. Bunlar sözü iþitirler, ama dünyasal kaygýlar, zenginliðin aldatýcýlýðý ve daha baþka hevesler araya girip sözü boðar ve ürün vermesini engeller.
19
20 Ýyi topraða ekilenler ise, sözü iþiten, onu benimseyen, kimi otuz, kimi altmýþ, kimi de yüz kat ürün veren kiþilerdir.'
21 Onlara, 'Kandili, tahýl ölçeðinin ya da yataðýn altýna koymak için mi getirirler?' dedi. 'Kandilliðe koymak için deðil mi?
22 Gizli olan ne varsa, açýða çýkarýlmak üzere gizlenmiþtir; saklý olan ne varsa, aydýnlýða çýkmak üzere saklanmýþtýr.
23 Ýþitecek kulaðý olan iþitsin!'
24 Ýsa þöyle devam etti: 'Ýþittiklerinize dikkat edin! Hangi ölçekle verirseniz, ayný ölçekle alacaksýnýz. Hatta size daha fazlasý verilecek.
25 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alýnacak.'
26 Sonra Ýsa þöyle dedi: 'Tanrý'nýn Egemenliði, topraða tohum saçan adama benzer.
27 Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasýl olduðunu bilmez ama, tohum filizlenir, geliþir.
28 Toprak kendiliðinden ürün verir. Önce filizi, sonra baþaðý, sonunda da baþaðý dolduran taneleri verir.
29 Ürün olgunlaþýnca, adam hemen oraðý vurur. Çünkü biçim vakti gelmiþtir.'
30 Ýsa sonra þöyle dedi: 'Tanrý'nýn Egemenliði'ni neye benzetelim, nasýl bir benzetmeyle anlatalým?
31 Tanrý'nýn Egemenliði, hardal tanesine benzer. Hardal, yeryüzünde topraða ekilen tohumlarýn en küçüðü olmakla birlikte, ekildikten sonra geliþir, bütün bahçe bitkilerinin boyunu aþar. Öylesine dal budak salar ki, kuþlar gölgesinde barýnabilir.'
32
33 Ýsa, Tanrý sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkýn anlayabildiði ölçüde anlatýrdý.
34 Benzetme kullanmadan onlara hiçbir þey anlatmazdý. Ama kendi öðrencileriyle yalnýz kaldýðýnda, onlara her þeyi açýklardý.
35 O gün akþam olunca öðrencilerine, 'Karþý yakaya geçelim' dedi.
36 Öðrenciler kalabalýðý geride býrakarak Ýsa'yý, içinde bulunduðu tekneyle götürdüler. Yanýnda baþka tekneler de vardý.
37 Bu sýrada büyük bir fýrtýna koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuþtu.
38 Ýsa, teknenin kýç tarafýnda bir yastýða yaslanmýþ uyuyordu. Öðrenciler O'nu uyandýrýp, 'Öðretmenimiz, öleceðiz! Hiç aldýrmýyor musun?' dediler.
39 Ýsa kalkýp rüzgarý azarladý, göle, 'Sus, sakin ol!' dedi. Rüzgar dindi, ortalýk sütliman oldu.
40 Ýsa öðrencilerine, 'Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanýnýz yok mu?' dedi.
41 Onlar ise büyük korku içinde birbirlerine, 'Bu adam kim ki, rüzgar da göl de O'nun sözünü dinliyor?' dediler.
1 Gölün karþý yakasýna, Gerasalýlar'ýn memleketine vardýlar.
2 Ýsa tekneden iner inmez, kötü ruha tutulmuþ bir adam mezarlýk maðaralardan çýkýp O'nu karþýladý.
3 Mezarlarýn içinde yaþayan bu adamý artýk kimse zincirle bile baðlý tutamýyordu.
4 Birçok kez zincir ve kösteklerle baðlandýðý halde, zincirleri koparmýþ, köstekleri parçalamýþtý. Hiç kimse onunla baþa çýkamýyordu.
5 Gece gündüz mezarlarda, daðlarda baðýrýp duruyor, kendini taþlarla yaralýyordu.
6 Uzaktan Ýsa'yý görünce koþup geldi, O'nun önünde yere kapandý.
7 Yüksek sesle haykýrarak, 'Ey Ýsa, yüce Tanrý'nýn Oðlu, benden ne istiyorsun? Tanrý hakký için sana yalvarýrým, bana iþkence etme!' dedi.
8 Çünkü Ýsa, 'Ey kötü ruh, adamýn içinden çýk!' demiþti.
9 Sonra Ýsa adama, 'Adýn ne?' diye sordu.
10 Ruhlarý o bölgeden çýkarmamasý için Ýsa'ya yalvarýp yakardý.
11 Orada, daðýn yamacýnda otlayan büyük bir domuz sürüsü vardý.
12 Kötü ruhlar Ýsa'ya, 'Bizi þu domuzlara gönder, onlara girelim' diye yalvardýlar.
13 Ýsa'nýn izin vermesi üzerine kötü ruhlar adamdan çýkýp domuzlarýn içine girdiler. Yaklaþýk iki bin domuzdan oluþan sürü, dik yamaçtan aþaðý koþuþarak göle atlayýp boðuldu.
14 Domuzlarý güdenler kaçýp kentte ve köylerde olayýn haberini yaydýlar. Halk olup biteni görmeye çýktý.
15 Ýsa'nýn yanýna geldiklerinde, önceleri bir tümen cine tutulan adamý giyinmiþ, aklý baþýna gelmiþ, oturmuþ görünce korktular.
16 Olayý görenler, cinli adama olanlarý ve domuzlarýn baþýna gelenleri halka anlattýlar.
17 Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrýlmasý için Ýsa'ya yalvarmaya baþladý.
18 Ýsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam O'na, 'Seninle geleyim' diye yalvardý.
19 Ama Ýsa adama izin vermedi. Ona, 'Evine, yakýnlarýnýn yanýna dön' dedi. 'Rab'bin senin için neler yaptýðýný, sana nasýl merhamet ettiðini onlara anlat.'
20 Adam da gitti, Ýsa'nýn kendisi için neler yaptýðýný Dekapolis'te duyurmaya baþladý. Anlattýklarýna herkes þaþýp kalýyordu.
21 Ýsa tekneyle karþý yakaya dönünce, çevresinde büyük bir kalabalýk toplandý. Kendisi gölün kýyýsýnda duruyordu.
22 Bu sýrada havra yöneticilerinden Yair adýnda biri geldi. Ýsa'yý görünce ayaklarýna kapandý, 'Küçük kýzým can çekiþiyor. Gelip ellerini onun üzerine koy da kurtulsun, yaþasýn!' diye yalvardý.
23
24 Ýsa adamla birlikte gitti. Büyük bir kalabalýk da ardýndan gidiyor, O'nu sýkýþtýrýyordu.
25 Orada, on iki yýldýr kanamasý olan bir kadýn vardý.
26 Birçok hekimin elinden çok çekmiþ, varýný yoðunu harcamýþ, ama iyileþeceðine daha da kötüleþmiþti.
27 Kadýn, Ýsa hakkýnda anlatýlanlarý duymuþtu. Bu nedenle, kalabalýkta O'nun arkasýndan gelip giysisine dokundu.
28 Ýçinden, 'Giysilerine bile dokunsam kurtulurum' diyordu.
29 O anda kanamasý kesiliverdi. Kadýn, bedeninin derinliðinde acýdan kurtulduðunu hissetti.
30 Ýsa ise, kendisinden bir gücün akýp gittiðini hemen anladý. Kalabalýðýn ortasýnda dönüp, 'Giysilerime kim dokundu?' diye sordu.
31 Öðrencileri O'na, 'Seni sýkýþtýran kalabalýðý görüyorsun! Nasýl oluyor da, 32 Ýsa kendisine dokunaný görmek için çevresine bakýndý.
33 Kadýn da kendisindeki deðiþikliði biliyordu. Korkuyla titreyerek geldi, Ýsa'nýn ayaklarýna kapandý ve O'na bütün gerçeði anlattý.
34 Ýsa ona, 'Kýzým' dedi, 'Ýmanýn seni kurtardý. Esenlikle git. Acýlarýn son bulsun.'
35 Ýsa daha konuþurken, havra yöneticisinin evinden adamlar geldi. Yöneticiye, 'Kýzýn öldü' dediler. 'Öðretmeni neden hâlâ rahatsýz ediyorsun?'
36 Ýsa bu sözlere aldýrmadan havra yöneticisine, 'Korkma, yalnýz iman et!' dedi.
37 Ýsa, Petrus, Yakup ve Yakup'un kardeþi Yuhanna'dan baþka hiç kimsenin kendisiyle birlikte gitmesine izin vermedi.
38 Havra yöneticisinin evine vardýklarýnda Ýsa, acý acý aðlayýp feryat eden gürültülü bir kalabalýkla karþýlaþtý.
39 Ýçeri girerek onlara, 'Niye gürültü edip aðlýyorsunuz?' dedi. 'Çocuk ölmedi, uyuyor.'
40 Onlar ise kendisiyle alay ettiler. Ama Ýsa hepsini dýþarý çýkardýktan sonra çocuðun annesini babasýný ve kendisiyle birlikte olanlarý alýp çocuðun bulunduðu odaya girdi.
41 Çocuðun elini tutarak ona, 'Talita kumi!' dedi. Bu söz, 'Kýzým, sana söylüyorum, kalk' demektir.
42 On iki yaþýnda olan kýz hemen ayaða kalktý, yürümeye baþladý.
43 Ýsa, 'Bunu kimse bilmesin' diyerek onlarý sýký sýkýya uyardý ve kýza yemek verilmesini buyurdu.
1 Ýsa oradan ayrýlarak kendi memleketine gitti. Öðrencileri de ardýndan gittiler.
2 Þabat Günü* olunca Ýsa havrada öðretmeye baþladý. Söylediklerini iþiten birçok kiþi þaþýp kaldý. 'Bu adam bunlarý nereden öðrendi?' diye soruyorlardý. 'Kendisine verilen bu bilgelik nedir? Nasýl böyle mucizeler yapabiliyor?
3 Meryem'in oðlu, Yakup, Yose, Yahuda ve Simun'un kardeþi olan marangoz deðil mi bu? Kýzkardeþleri burada, aramýzda yaþamýyor mu?' Ve gücenip O'nu reddettiler.
4 Ýsa da onlara, 'Bir peygamber, kendi memleketinden, akraba çevresinden ve kendi evinden baþka yerde hor görülmez' dedi.
5 Orada birkaç hastayý, üzerlerine ellerini koyarak iyileþtirmekten baþka hiçbir mucize yapamadý.
6 Halkýn imansýzlýðýna þaþýyordu.
7 On iki öðrencisini yanýna çaðýrdý ve onlarý ikiþer ikiþer halk arasýna göndermeye baþladý. Onlara kötü ruhlar üzerinde yetki verdi.
8 Yolculuk için yanlarýna deðnekten baþka bir þey almamalarýný söyledi. Ne ekmek, ne torba, ne de kuþaklarýnda para götüreceklerdi.
9 Onlara çarýk giymelerini söyledi. Ama, 'Ýki mintan giymeyin' dedi.
10 'Bir yere gittiðiniz zaman, oradan ayrýlýncaya dek hep ayný evde kalýn' diye devam etti.
11 'Ýnsanlarýn sizi kabul etmedikleri, sizi dinlemedikleri bir yerden ayrýlýrken, onlara uyarý olsun diye ayaðýnýzýn altýndaki tozu silkin!'
12 Böylece öðrenciler yola çýkýp insanlarý tövbeye çaðýrmaya baþladýlar.
13 Birçok cin kovdular; birçok hastayý, üzerlerine yað sürerek iyileþtirdiler.
14 Kral Hirodes* de olup bitenleri duydu. Çünkü Ýsa'nýn ünü her tarafa yayýlmýþtý. Bazýlarý, 'Bu adam, ölümden dirilen Vaftizci Yahya'dýr. Olaðanüstü güçlerin onda etkin olmasýnýn nedeni budur' diyordu.
15 Baþkalarý, 'O Ýlyas'týr' diyor, yine baþkalarý, 'Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir' diyordu.
16 Hirodes bunlarý duyunca, 'Baþýný kestirdiðim Yahya dirildi!' dedi.
17 Hirodes'in kendisi, kardeþi Filipus'un karýsý Hirodiya'nýn yüzünden adam gönderip Yahya'yý tutuklatmýþ, zindana attýrýp zincire vurdurmuþtu. Çünkü Hirodes bu kadýnla evlenince Yahya ona, 'Kardeþinin karýsýyla evlenmen Kutsal Yasa'ya aykýrýdýr' demiþti.
18
19 Hirodiya bu yüzden Yahya'ya kin baðlamýþtý; onu öldürtmek istiyor, ama baþaramýyordu.
20 Çünkü Yahya'nýn doðru ve kutsal bir adam olduðunu bilen Hirodes ondan korkuyor ve onu koruyordu. Yahya'yý dinlediði zaman büyük bir þaþkýnlýk içinde kalýyor, yine de onu dinlemekten zevk alýyordu.
21 Ne var ki, Hirodes'in kendi doðum gününde saray büyükleri, komutanlar ve Celile'nin ileri gelenleri için verdiði þölende beklenen fýrsat doðdu.
22 Hirodiya'nýn kýzý içeri girip dans etti. Bu, Hirodes'le konuklarýnýn hoþuna gitti.
23 Ant içerek, 'Benden ne dilersen, krallýðýmýn yarýsý da olsa, veririm' dedi.
24 Kýz dýþarý çýkýp annesine, 'Ne isteyeyim?' diye sordu.
25 Kýz hemen koþup kralýn yanýna girdi, 'Vaftizci Yahya'nýn baþýný bir tepsi üzerinde hemen bana vermeni istiyorum' diyerek dileðini açýkladý.
26 Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarýnýn önünde içtiði anttan ötürü kýzý reddetmek istemedi.
27 Hemen bir cellat gönderip Yahya'nýn baþýný getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahya'nýn baþýný kesti.
28 Kesik baþý bir tepsi üzerinde getirip genç kýza verdi, kýz da annesine götürdü.
29 Yahya'nýn öðrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldýlar ve mezara koydular.
30 Elçiler, Ýsa'nýn yanýna dönerek yaptýklarý ve öðrettikleri her þeyi O'na anlattýlar.
31 Ýsa onlara, 'Gelin, tek baþýmýza tenha bir yere gidelim de biraz dinlenin' dedi. Gelen giden öyle çoktu ki, yemek yemeye bile vakit bulamýyorlardý.
32 Tekneye binip tek baþlarýna tenha bir yere doðru yol aldýlar.
33 Gittiklerini gören birçok kiþi onlarý tanýdý. Halk civardaki bütün kentlerden yaya olarak yola dökülüp onlardan önce oraya vardý.
34 Ýsa tekneden inince büyük bir kalabalýkla karþýlaþtý. Çobansýz koyunlara benzeyen bu insanlara acýdý ve onlara birçok konuda öðretmeye baþladý.
35 Vakit ilerlemiþti. Öðrencileri Ýsa'ya gelip, 'Burasý ýssýz bir yer' dediler, 'Vakit de ilerledi. Halký salýver de çevredeki çiftlik ve köylere gidip kendilerine yiyecek alsýnlar.'
36
37 Ýsa ise, 'Onlara siz yiyecek verin' diye karþýlýk verdi.
38 Ýsa onlara, 'Kaç ekmeðiniz var, gidin bakýn' dedi.
39 Ýsa herkesi küme küme yeþil çayýra oturtmalarýný buyurdu.
40 Halk yüzer elliþer kiþilik bölükler halinde oturdu.
41 Ýsa beþ ekmekle iki balýðý aldý, gözlerini göðe kaldýrarak þükretti; sonra ekmekleri böldü ve halka daðýtmalarý için öðrencilerine verdi. Ýki balýðý da hepsinin arasýnda paylaþtýrdý.
42 Herkes yiyip doydu. Artakalan ekmek ve balýktan on iki sepet dolusu topladýlar.
43
44 Yemek yiyen erkeklerin sayýsý beþ bin kadardý.
45 Bundan hemen sonra Ýsa öðrencilerine, tekneye binip kendisinden önce karþý yakada bulunan Beytsayda'ya geçmelerini buyurdu. Bu arada kendisi halký evlerine gönderecekti.
46 Onlarý uðurladýktan sonra, dua etmek için daða çýktý.
47 Akþam olduðunda, tekne gölün ortasýna varmýþtý. Yalnýz baþýna karada kalan Ýsa, öðrencilerinin kürek çekmekte çok zorlandýklarýný gördü. Çünkü rüzgar onlara karþý esiyordu. Sabaha karþý*fx* Ýsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaþtý. Yanlarýndan geçip gidecekti.
48
49 Onlar ise, gölün üstünde yürüdüðünü görünce O'nu hayalet sanarak baðrýþtýlar.
50 Hepsi O'nu görmüþ ve dehþete kapýlmýþtý. Ýsa hemen onlara seslenerek, 'Cesur olun, benim, korkmayýn!' dedi.
51 Tekneye binip onlara katýlýnca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir þaþkýnlýk içindeydi.
52 Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamýþlardý; zihinleri körelmiþti.
53 Ýsa'yla öðrencileri gölü aþtýlar, Ginnesar'da karaya çýkýp tekneyi baðladýlar.
54 Onlar tekneden inince, halk Ýsa'yý hemen tanýdý.
55 Bazýlarý koþarak bütün yöreyi dolaþtý. Ýsa'nýn bulunduðu yeri öðrenenler, hastalarý þilteleriyle oraya götürmeye baþladýlar.
56 Köy olsun, kent ya da çiftlik olsun, Ýsa'nýn gittiði her yerde, hastalarý meydanlara yatýrýyor, sadece giysisinin eteðine dokunmalarýna izin vermesi için yalvarýyorlardý. Dokunanlarýn hepsi de iyileþti.
1 Yeruþalim'den gelen Ferisiler ve bazý din bilginleri, Ýsa'nýn çevresinde toplandýlar.
2 O'nun öðrencilerinden bazýlarýnýn murdar*, yani yýkanmamýþ ellerle yemek yediklerini gördüler.
3 Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarýnýn töresi uyarýnca ellerini iyice yýkamadan yemek yemezler.
4 Çarþýdan dönünce de, yýkanmadan yemek yemezler. Ayrýca kâse, testi ve bakýr kaplarýn yýkanmasýyla ilgili baþka birçok töreye de uyarlar.
5 Ferisiler ve din bilginleri Ýsa'ya, 'Öðrencilerin neden atalarýmýzýn töresine uymuyorlar, niçin murdar ellerle yemek yiyorlar?' diye sordular.
6 Ýsa onlarý þöyle yanýtladý: 'Yeþaya'nýn siz ikiyüzlülerle ilgili peygamberlik sözü ne kadar yerindedir! Yazmýþ olduðu gibi, 8 Siz Tanrý buyruðunu bir yana býrakmýþ, insan töresine uyuyorsunuz.'
9 Ýsa onlara ayrýca þunu söyledi: 'Kendi törenizi sürdürmek için Tanrý buyruðunu bir kenara itmeyi ne de güzel beceriyorsunuz!
10 Musa, 11 Ama siz, 12
13 Böylece kuþaktan kuþaða aktardýðýnýz törelerle Tanrý'nýn sözünü geçersiz kýlýyorsunuz. Buna benzer daha birçok þey yapýyorsunuz.'
14 Ýsa, halký yine yanýna çaðýrýp onlara, 'Hepiniz beni dinleyin ve þunu belleyin' dedi.
15 'Ýnsanýn dýþýnda olup içine giren hiçbir þey onu kirletemez. Ýnsaný kirleten, insanýn içinden çýkandýr.'*fx*
16
17 Ýsa kalabalýðý býrakýp eve girince, öðrencileri O'na bu benzetmenin anlamýný sordular.
18 O da onlara, 'Demek siz de anlamýyorsunuz, öyle mi?' dedi. 'Dýþarýdan insanýn içine giren hiçbir þeyin onu kirletemeyeceðini bilmiyor musunuz?
19 Dýþtan giren, insanýn yüreðine deðil, midesine gider, oradan da helaya atýlýr.' Ýsa bu sözlerle, bütün yiyeceklerin temiz olduðunu bildirmiþ oluyordu.
20 Ýsa þöyle devam etti: 'Ýnsaný kirleten, insanýn içinden çýkandýr.
21 Çünkü kötü düþünceler, fuhuþ, hýrsýzlýk, cinayet, zina, açgözlülük, kötülük, hile, sefahat, kýskançlýk, iftira, kibir ve akýlsýzlýk içten, insanýn yüreðinden kaynaklanýr.
22
23 Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanýr ve insaný kirletir.'
24 Ýsa oradan ayrýlarak Sur*fx* bölgesine gitti. Burada bir eve girdi. Kimsenin bunu bilmesini istemiyordu, ama gizlenemedi.
25 Küçük kýzý kötü ruha tutulmuþ bir kadýn, Ýsa'yla ilgili haberi duyar duymaz geldi, ayaklarýna kapandý.
26 Yahudi olmayan bu kadýn Suriye-Fenike ýrkýndandý. Kýzýndan cini kovmasý için Ýsa'ya rica etti.
27 Ýsa ona, 'Býrak, önce çocuklar doysunlar' dedi. 'Çocuklarýn ekmeðini alýp köpeklere atmak doðru deðildir.'
28 Kadýn buna karþýlýk, 'Haklýsýn, Rab' dedi. 'Ama köpekler de sofranýn altýnda çocuklarýn ekmek kýrýntýlarýný yer.'
29 Ýsa ona, 'Bu sözden ötürü cin kýzýndan çýktý, gidebilirsin' dedi.
30 Kadýn evine gittiðinde çocuðunu cinden kurtulmuþ, yatakta yatar buldu.
31 Sur bölgesinden ayrýlan Ýsa, Sayda yoluyla Dekapolis bölgesinin ortasýndan geçerek tekrar Celile Gölü'ne geldi.
32 Ona saðýr ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koymasý için yalvardýlar.
33 Ýsa adamý kalabalýktan ayýrýp bir yana çekti. Parmaklarýný adamýn kulaklarýna soktu, tükürüp onun diline dokundu.
34 Sonra göðe bakarak içini çekti ve adama, 'Effata', yani 'Açýl!' dedi.
35 Adamýn kulaklarý hemen açýldý, dili çözüldü ve düzgün bir þekilde konuþmaya baþladý.
36 Ýsa orada bulunanlarý, bunu kimseye söylememeleri için uyardý. Ama onlarý ne kadar uyardýysa, onlar da haberi o kadar yaydýlar.
37 Halk büyük bir hayret içinde kalmýþtý. 'Yaptýðý her þey iyi. Saðýrlarýn kulaklarýný açýyor, dilsizleri konuþturuyor!' diyorlardý.
1 O günlerde yine büyük bir kalabalýk toplanmýþtý. Yiyecek bir þeyleri olmadýðý için Ýsa öðrencilerini yanýna çaðýrýp, 'Halka acýyorum' dedi. 'Üç gündür yanýmdalar, yiyecek hiçbir þeyleri yok.
2
3 Onlarý aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayýlýrlar. Hem bazýlarý uzak yoldan geliyor.'
4 Öðrencileri buna karþýlýk, 'Böyle ýssýz bir yerde bu kadar kiþiyi doyuracak ekmeði insan nereden bulabilir?' dediler.
5 Ýsa, 'Kaç ekmeðiniz var?' diye sordu.
6 Bunun üzerine Ýsa, halka yere oturmalarýný buyurdu. Sonra yedi ekmeði aldý, þükredip bunlarý böldü, daðýtmalarý için öðrencilerine verdi. Onlar da halka daðýttýlar.
7 Birkaç küçük balýklarý da vardý. Ýsa þükredip bunlarý da daðýtmalarýný söyledi.
8 Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan yedi küfe dolusu topladýlar.
9 Orada yaklaþýk dört bin kiþi vardý. Ýsa onlarý evlerine gönderdikten sonra öðrencileriyle birlikte hemen tekneye binip Dalmanuta bölgesine geçti.
10
11 Ferisiler* gelip Ýsa'yla tartýþmaya baþladýlar. O'nu denemek amacýyla gökten bir belirti göstermesini istediler.
12 Ýsa içten bir ah çekerek, 'Bu kuþak neden bir belirti istiyor?' dedi. 'Size doðrusunu söyleyeyim, bu kuþaða hiçbir belirti gösterilmeyecek.'
13 Sonra onlarý orada býrakýp yine tekneye bindi ve karþý yakaya yöneldi.
14 Öðrenciler ekmek almayý unutmuþlardý. Teknede, yanlarýnda yalnýz bir ekmek vardý.
15 Ýsa onlara þu uyarýda bulundu: 'Dikkatli olun, Ferisiler'in mayasýndan ve Hirodes'in* mayasýndan sakýnýn!'
16 Onlar ise kendi aralarýnda, 'Ekmeðimiz olmadýðý için böyle diyor' þeklinde tartýþtýlar.
17 Bunun farkýnda olan Ýsa, 'Ekmeðiniz yok diye niçin tartýþýyorsunuz?' dedi. 'Hâlâ akýl erdiremiyor, anlamýyor musunuz? Zihniniz köreldi mi?
18 Gözleriniz olduðu halde görmüyor musunuz? Kulaklarýnýz olduðu halde iþitmiyor musunuz? Hatýrlamýyor musunuz, beþ ekmeði beþ bin kiþiye bölüþtürdüðümde kaç sepet dolusu yemek fazlasý topladýnýz?'
19
20 'Yedi ekmeði dört bin kiþiye bölüþtürdüðümde kaç küfe dolusu yemek fazlasý topladýnýz?'
21 Ýsa onlara, 'Hâlâ anlamýyor musunuz?' dedi.
22 Ýsa ile öðrencileri Beytsayda'ya geldiler. Orada bazý kiþiler Ýsa'ya kör bir adam getirip ona dokunmasý için yalvardýlar.
23 Ýsa körün elinden tutarak onu köyün dýþýna çýkardý. Gözlerine tükürüp ellerini üzerine koydu ve, 'Bir þey görüyor musun?' diye sordu.
24 Adam baþýný kaldýrýp, 'Ýnsanlar görüyorum' dedi, 'Aðaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.'
25 Sonra Ýsa ellerini yeniden adamýn gözleri üzerine koydu. Adam gözlerini açtý, baktý; iyileþmiþ ve her þeyi açýk seçik görmeye baþlamýþtý.
26 Ýsa, 'Köye bile girme!' diyerek onu evine gönderdi.
27 Ýsa, öðrencileriyle birlikte Filipus Sezariyesi'ne baðlý köylere gitti. Yolda öðrencilerine, 'Halk benim kim olduðumu söylüyor?' diye sordu.
28 Öðrencileri O'na þu karþýlýðý verdiler: 'Vaftizci Yahya diyorlar. Ama kimi Ýlyas, kimi de peygamberlerden biri olduðunu söylüyor.'
29 O da onlara, 'Siz ne dersiniz, sizce ben kimim?' diye sordu.
30 Bunun üzerine Ýsa bu konuda kimseye bir þey söylememeleri için onlarý uyardý.
31 Ýsa, Ýnsanoðlu'nun* çok acý çekmesi, ileri gelenler, baþkâhinler ve din bilginlerince* reddedilmesi, öldürülmesi ve üç gün sonra dirilmesi gerektiðini onlara anlatmaya baþladý.
32 Bunlarý açýkça söylüyordu. Bunun üzerine Petrus O'nu bir kenara çekip azarlamaya baþladý.
33 Ýsa dönüp öteki öðrencilerine baktý; Petrus'u azarlayarak, 'Çekil önümden, Þeytan!' dedi. 'Düþüncelerin Tanrý'ya deðil, insana özgüdür.'
34 Öðrencileriyle birlikte halký da yanýna çaðýrýp þöyle konuþtu: 'Ardýmdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmýhýný yüklenip beni izlesin.
35 Canýný kurtarmak isteyen onu yitirecek, canýný benim ve Müjde'nin uðruna yitiren ise onu kurtaracaktýr.
36 Ýnsan bütün dünyayý kazanýp da canýndan olursa, bunun kendisine ne yararý olur?
37 Ýnsan kendi canýna karþýlýk ne verebilir?
38 Bu vefasýz ve günahkâr kuþaðýn ortasýnda, kim benden ve benim sözlerimden utanýrsa, Ýnsanoðlu da, Babasý'nýn görkemi içinde kutsal meleklerle birlikte geldiðinde o kiþiden utanacaktýr.'
1 Ýsa, 'Size doðrusunu söyleyeyim' diye devam etti, 'Burada bulunanlar arasýnda, Tanrý Egemenliði'nin güçlü biçimde gerçekleþtiðini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var.'
2 Altý gün sonra Ýsa, yanýna yalnýz Petrus, Yakup ve Yuhanna'yý alarak yüksek bir daða çýktý. Onlarýn gözü önünde Ýsa'nýn görünümü deðiþti.
3 Giysileri göz kamaþtýrýcý bir beyazlýða büründü; yeryüzünde hiçbir çamaþýrcýnýn eriþemeyeceði bir beyazlýktý bu.
4 O anda Musa'yla Ýlyas öðrencilere göründü. Ýsa'yla konuþuyorlardý.
5 Petrus Ýsa'ya, 'Rabbî*, burada bulunmamýz ne iyi oldu! Üç çardak kuralým: Biri sana, biri Musa'ya, biri de Ýlyas'a' dedi.
6 Ne söyleyeceðini bilmiyordu. Çünkü çok korkmuþlardý.
7 Bu sýrada bir bulut gelip onlara gölge saldý. Buluttan gelen bir ses, 'Sevgili Oðlum budur, O'nu dinleyin!' dedi.
8 Öðrenciler birden çevrelerine baktýlar, ama bu kez yanlarýnda Ýsa'dan baþka kimseyi göremediler.
9 Daðdan inerlerken Ýsa, Ýnsanoðlu* ölümden dirilmeden orada gördüklerini hiç kimseye söylememeleri için onlarý uyardý.
10 Bu uyarýya uymakla birlikte kendi aralarýnda, 'Ölümden dirilmek ne demek?' diye tartýþýp durdular.
11 Ýsa'ya, 'Din bilginleri* neden önce Ýlyas'ýn gelmesi gerektiðini söylüyorlar?' diye sordular.
12 O da onlara þöyle dedi: 'Gerçekten de önce Ýlyas gelir ve her þeyi yeniden düzene koyar. Ama nasýl oluyor da Ýnsanoðlu'nun çok acý çekeceði ve hiçe sayýlacaðý yazýlmýþtýr?
13 Size þunu söyleyeyim, Ýlyas geldi bile, onun hakkýnda yazýlmýþ olduðu gibi, ona yapmadýklarýný býrakmadýlar.'
14 Öteki öðrencilerin yanýna döndüklerinde, onlarýn çevresinde büyük bir kalabalýðýn toplandýðýný, birtakým din bilginlerinin onlarla tartýþtýðýný gördüler.
15 Kalabalýk Ýsa'yý görünce büyük bir þaþkýnlýða kapýldý ve koþup O'nu selamladý.
16 Ýsa öðrencilerine, 'Onlarla ne tartýþýyorsunuz?' diye sordu.
17 Halktan biri O'na, 'Öðretmenim' diye karþýlýk verdi, 'Dilsiz bir ruha tutulan oðlumu sana getirdim.
18 Ruh onu nerede yakalarsa yere çarpýyor. Çocuk aðzýndan köpükler saçýyor, diþlerini gýcýrdatýyor ve kaskatý kesiliyor. Ruhu kovmalarý için öðrencilerine baþvurdum, ama baþaramadýlar.'
19 Ýsa onlara, 'Ey imansýz kuþak!' dedi. 'Sizinle daha ne kadar kalacaðým? Size daha ne kadar katlanacaðým? Çocuðu bana getirin!'
20 Çocuðu kendisine getirdiler. Ruh, Ýsa'yý görür görmez çocuðu þiddetle sarstý; çocuk yere düþtü, aðzýndan köpükler saçarak yuvarlanmaya baþladý.
21 Ýsa çocuðun babasýna, 'Bu hal çocuðun baþýna geleli ne kadar oldu?' diye sordu.
22 'Üstelik ruh onu öldürmek için sýk sýk ateþe, suya attý. Elinden bir þey gelirse, bize yardým et, halimize acý!'
23 Ýsa ona, 'Elimden gelirse mi? Ýman eden biri için her þey mümkün!' dedi.
24 Çocuðun babasý hemen, 'Ýman ediyorum, imansýzlýðýmý yenmeme yardým et!' diye feryat etti.
25 Ýsa, halkýn koþuþup geldiðini görünce kötü ruhu azarlayarak, 'Sana buyuruyorum, dilsiz ve saðýr ruh, çocuðun içinden çýk ve ona bir daha girme!' dedi.
26 Bunun üzerine ruh bir çýðlýk attý ve çocuðu þiddetle sarsarak çýktý. Çocuk ölü gibi hareketsiz kaldý, öyle ki oradakilerin birçoðu, 'Öldü!' diyordu.
27 Ama Ýsa elinden tutup kaldýrýnca, çocuk ayaða kalktý.
28 Ýsa eve girdikten sonra öðrencileri özel olarak O'na, 'Biz kötü ruhu neden kovamadýk?' diye sordular.
29 Ýsa onlara, 'Bu tür ruhlar ancak duayla*fx* kovulabilir' yanýtýný verdi.
30 Oradan ayrýlmýþ, Celile bölgesinden geçiyorlardý. Ýsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.
31 Öðrencilerine öðretirken þöyle diyordu: 'Ýnsanoðlu*, insanlarýn eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama öldürüldükten üç gün sonra dirilecek.'
32 Onlar bu sözleri anlamýyor, Ýsa'ya soru sormaktan da korkuyorlardý.
33 Kefarnahum'a vardýlar. Eve girdikten sonra Ýsa onlara, 'Yolda neyi tartýþýyordunuz?' diye sordu.
34 Hiç birinden ses çýkmadý. Çünkü yolda aralarýnda kimin en büyük olduðunu tartýþmýþlardý.
35 Ýsa oturup Onikiler'i* yanýna çaðýrdý. Onlara þöyle dedi: 'Birinci olmak isteyen en sonuncu olsun, herkesin hizmetkârý olsun.'
36 Küçük bir çocuðu alýp orta yere dikti, sonra onu kucaðýna alarak onlara þöyle dedi: 'Böyle bir çocuðu benim adým uðruna kabul eden, beni kabul etmiþ olur. Beni kabul eden de beni deðil, beni göndereni kabul etmiþ olur.'
37
38 Yuhanna O'na, 'Öðretmenim' dedi, 'Senin adýnla cin kovan birini gördük, ama bizi izleyenlerden olmadýðý için ona engel olmaya çalýþtýk.'
39 'Ona engel olmayýn!' dedi Ýsa. 'Çünkü benim adýmla mucize yapýp da ardýndan beni kötüleyecek kimse yoktur.
40 Bize karþý olmayan, bizden yanadýr.
41 Size doðrusunu söyleyeyim, Mesih'e ait olduðunuz için sizlere bir bardak su veren ödülsüz kalmayacaktýr.'
42 'Kim bana iman eden bu küçüklerden birini günaha düþürürse, boynuna kocaman bir deðirmen taþý geçirilip denize atýlmasý kendisi için daha iyi olur.
43 Eðer elin günah iþlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaþama kavuþman, iki elle sönmez ateþe, cehenneme gitmenden iyidir.
44
45 Eðer ayaðýn günah iþlemene neden olursa, onu kes. Tek ayakla yaþama kavuþman, iki ayakla cehenneme atýlmandan iyidir.
46
47 Eðer gözün günah iþlemene neden olursa, onu çýkar at. Tanrý'nýn Egemenliði'ne tek gözle girmen, iki gözle cehenneme atýlmandan iyidir.
48 49 Çünkü herkes ateþle tuzlanacaktýr.
50 Tuz yararlýdýr. Ama tuz tuzluluðunu yitirirse, bir daha ona nasýl tat verebilirsiniz? Ýçinizde tuz olsun ve birbirinizle barýþ içinde yaþayýn!'
1 Ýsa oradan ayrýlýp Yahudiye'nin* Þeria Irmaðý'nýn karþý yakasýndaki topraklarýna geçti. Çevresinde yine kalabalýklar toplanmýþtý; her zamanki gibi onlara öðretiyordu.
2 Yanýna gelen bazý Ferisiler O'nu denemek amacýyla, 'Bir erkeðin, karýsýný boþamasý Kutsal Yasa'ya uygun mudur?' diye sordular.
3 Ýsa karþýlýk olarak, 'Musa size ne buyurdu?' dedi.
4 Onlar, 'Musa, erkeðin bir boþanma belgesi yazarak karýsýný boþamasýna izin vermiþtir' dediler.
5 Ýsa onlara, 'Ýnatçý olduðunuz için Musa bu buyruðu yazdý' dedi.
6 'Tanrý, yaratýlýþýn baþlangýcýndan <Ýnsanlarý erkek ve diþi olarak yarattý.>
7 8
9 O halde Tanrý'nýn birleþtirdiðini insan ayýrmasýn.'
10 Öðrencileri evde O'na yine bu konuyla ilgili bazý sorular sordular.
11 Ýsa onlara, 'Karýsýný boþayýp baþkasýyla evlenen, karýsýna karþý zina etmiþ olur' dedi.
12 'Kocasýný boþayýp baþkasýyla evlenen kadýn da zina etmiþ olur.'
13 Bu arada bazýlarý küçük çocuklarý Ýsa'nýn yanýna getiriyor, onlara dokunmasýný istiyorlardý. Ne var ki, öðrenciler onlarý azarladýlar.
14 Ýsa bunu görünce kýzdý. Öðrencilerine, 'Býrakýn, çocuklar bana gelsin' dedi. 'Onlara engel olmayýn! Çünkü Tanrý'nýn Egemenliði böylelerinindir.
15 Size doðrusunu söyleyeyim, Tanrý'nýn Egemenliði'ni bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliðe asla giremez.'
16 Çocuklarý kucaðýna aldý, ellerini üzerlerine koyup onlarý kutsadý.
17 Ýsa yola çýkarken, biri koþarak yanýna geldi. Önünde diz çöküp O'na, 'Ýyi öðretmenim, sonsuz yaþama kavuþmak için ne yapmalýyým?' diye sordu.
18 Ýsa, 'Bana neden iyi diyorsun?' dedi. 'Ýyi olan yalnýz biri var, O da Tanrý'dýr.
19 O'nun buyruklarýný biliyorsun: 20 Adam, 'Öðretmenim, bunlarýn hepsini gençliðimden beri yerine getiriyorum' dedi.
21 Ona sevgiyle bakan Ýsa, 'Bir eksiðin var' dedi. 'Git neyin varsa sat, parasýný yoksullara ver; böylece gökte hazinen olur. Sonra gel, beni izle.'
22 Bu sözler üzerine adamýn yüzü asýldý, üzüntü içinde oradan uzaklaþtý. Çünkü çok malý vardý.
23 Ýsa çevresine göz gezdirdikten sonra öðrencilerine, 'Varlýklý kiþilerin Tanrý Egemenliði'ne girmesi ne güç olacak!' dedi.
24 Öðrenciler O'nun sözlerine þaþtýlar. Ama Ýsa onlara yine, 'Çocuklar' dedi, 'Tanrý'nýn Egemenliði'ne girmek ne güçtür!
25 Devenin iðne deliðinden geçmesi, zenginin Tanrý Egemenliði'ne girmesinden daha kolaydýr.'
26 Öðrenciler büsbütün þaþýrmýþlardý. Birbirlerine, 'Öyleyse kim kurtulabilir?' diyorlardý.
27 Ýsa onlara bakarak, 'Ýnsanlar için bu imkânsýz, ama Tanrý için deðil. Tanrý için her þey mümkündür' dedi.
28 Petrus O'na, 'Bak, biz her þeyi býrakýp senin ardýndan geldik' demeye baþladý.
29 'Size doðrusunu söyleyeyim' dedi Ýsa, 'Benim ve Müjde'nin uðruna evini, kardeþlerini, anne ya da babasýný, çocuklarýný ya da topraklarýný býrakýp da þimdi, bu çaðda çekeceði zulümlerle birlikte yüz kat daha fazla eve, kardeþe, anneye, çocuða, topraða ve gelecek çaðda sonsuz yaþama kavuþmayacak hiç kimse yoktur.
30
31 Ne var ki, birincilerin birçoðu sonuncu, sonuncularýn birçoðu da birinci olacak.'
32 Yola çýkmýþ Yeruþalim'e gidiyorlardý. Ýsa önlerinde yürüyordu. Öðrencileri þaþkýnlýk içindeydi, ardýndan gelenler ise korkuyorlardý. Ýsa Onikiler'i* yine bir yana çekip kendi baþýna gelecekleri anlatmaya baþladý: 'Þimdi Yeruþalim'e gidiyoruz' dedi. 'Ýnsanoðlu*, baþkâhinlerin ve din bilginlerinin eline teslim edilecek. Onlar da O'nu ölüm cezasýna çarptýracak ve öteki uluslara teslim edecekler.
33
34 O'nunla alay edecek, üzerine tükürecek ve O'nu kamçýlayýp öldürecekler. Ne var ki O, üç gün sonra dirilecek.'
35 Zebedi'nin oðullarý Yakup ile Yuhanna Ýsa'ya yaklaþýp, 'Öðretmenimiz, bir dileðimiz var, bunu yapmaný istiyoruz' dediler.
36 Ýsa onlara, 'Sizin için ne yapmamý istiyorsunuz?' diye sordu.
37 'Sen yüceliðine kavuþunca birimize saðýnda, ötekimize de solunda oturma ayrýcalýðýný ver' dediler.
38 'Siz ne dilediðinizi bilmiyorsunuz' dedi Ýsa. 'Benim içeceðim kâseden siz içebilir misiniz? Benim vaftiz olacaðým gibi siz de vaftiz olabilir misiniz?'*fx*
39 'Evet, olabiliriz' dediler.
40
41 Bunu iþiten on öðrenci Yakup'la Yuhanna'ya kýzmaya baþladýlar.
42 Ýsa onlarý yanýna çaðýrýp þöyle dedi: 'Bilirsiniz ki, uluslarýn önderleri sayýlanlar, onlara egemen kesilir, ileri gelenleri de onlara aðýrlýklarýný hissettirirler.
43 Sizin aranýzda böyle olmayacak. Aranýzda büyük olmak isteyen, ötekilerin hizmetkârý olsun.
44 Aranýzda birinci olmak isteyen, hepinizin kulu olsun.
45 Çünkü Ýnsanoðlu bile hizmet edilmeye deðil, hizmet etmeye ve canýný birçoklarý için fidye olarak vermeye geldi.'
46 Sonra Eriha'ya geldiler. Ýsa, öðrencileri ve büyük bir kalabalýkla birlikte Eriha'dan ayrýlýrken, Timay oðlu Bartimay adýnda kör bir dilenci yol kenarýnda oturuyordu.
47 Nasýralý Ýsa'nýn orada olduðunu duyunca, 'Ey Davut Oðlu Ýsa, halime acý!' diye baðýrmaya baþladý.
48 Birçok kimse onu azarlayarak susturmak istediyse de o, 'Ey Davut Oðlu, halime acý!' diyerek daha çok baðýrdý.
49 Ýsa durdu, 'Çaðýrýn onu' dedi.
50 Adam abasýný üstünden atarak ayaða fýrladý ve Ýsa'nýn yanýna geldi.
51 Ýsa, 'Senin için ne yapmamý istiyorsun?' diye sordu.
52 Ýsa, 'Gidebilirsin, imanýn seni kurtardý' dedi. Adam o anda yeniden görmeye baþladý ve yol boyunca Ýsa'nýn ardýndan gitti.
1 Yeruþalim'e yaklaþýp Zeytin Daðý'nýn yamacýndaki Beytfaci ile Beytanya'ya geldiklerinde Ýsa iki öðrencisini önden gönderdi. Onlara, 'Karþýnýzdaki köye gidin' dedi, 'Köye girer girmez, üzerine daha hiç kimsenin binmediði, baðlý duran bir sýpa bulacaksýnýz. Onu çözüp bana getirin.
2
3 Biri size, 4 Gittiler ve yol üzerinde, bir evin sokak kapýsýnýn yanýnda baðlý bulduklarý sýpayý çözdüler.
5 Orada duranlardan bazýlarý, 'Sýpayý ne diye çözüyorsunuz?' dediler.
6 Öðrenciler Ýsa'nýn kendilerine söylediklerini tekrarlayýnca, adamlar onlarý rahat býraktý.
7 Sýpayý Ýsa'ya getirip üzerine kendi giysilerini yaydýlar. Ýsa sýpaya bindi.
8 Birçoklarý giysilerini, bazýlarý da çevredeki aðaçlardan kestikleri dallarý yola serdiler.
9 Önden gidenler ve arkadan gelenler þöyle baðýrýyorlardý: 'Hozana*! Rab'bin adýyla gelene övgüler olsun!
10 Atamýz Davut'un yaklaþan egemenliði kutlu olsun! En yücelerde hozana!'
11 Ýsa Yeruþalim'e varýnca tapýnaða gitti, her tarafý gözden geçirdi. Sonra vakit ilerlemiþ olduðundan Onikiler'le* birlikte Beytanya'ya döndü.
12 Ertesi gün Beytanya'dan çýktýklarýnda Ýsa acýkmýþtý.
13 Uzakta, yapraklanmýþ bir incir aðacý görünce belki incir bulurum diye yaklaþtý. Aðacýn yanýna vardýðýnda yapraktan baþka bir þey bulamadý. Çünkü incir mevsimi deðildi.
14 Ýsa aðaca, 'Artýk sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!' dedi. Öðrencileri de bunu duydular.
15 Oradan Yeruþalim'e geldiler. Ýsa tapýnaðýn avlusuna girerek oradaki alýcý ve satýcýlarý dýþarý kovdu. Para bozanlarýn* masalarýný, güvercin satanlarýn sehpalarýný devirdi.
16 Yük taþýyan hiç kimsenin tapýnaðýn avlusundan geçmesine izin vermedi.
17 Halka öðretirken þunlarý söyledi: ' 18 Baþkâhinler ve din bilginleri bunu duyunca Ýsa'yý yok etmek için bir yol aramaya baþladýlar. O'ndan korkuyorlardý. Çünkü bütün halk O'nun öðretisine hayrandý.
19 Akþam olunca Ýsa'yla öðrencileri kentten ayrýldý.
20 Sabah erkenden incir aðacýnýn yanýndan geçerlerken, aðacýn kökten kurumuþ olduðunu gördüler.
21 Olayý hatýrlayan Petrus, 'Rabbî*, bak! Lanetlediðin incir aðacý kurumuþ!' dedi.
22 Ýsa onlara þöyle karþýlýk verdi: 'Tanrý'ya iman edin.
23 Size doðrusunu söyleyeyim, kim þu daða, 24 Bunun için size diyorum ki, duayla dilediðiniz her þeyi daha þimdiden almýþ olduðunuza inanýn, dileðiniz yerine gelecektir.
25 Kalkýp dua ettiðiniz zaman, birine karþý bir þikâyetiniz varsa onu baðýþlayýn ki, göklerdeki Babanýz da sizin suçlarýnýzý baðýþlasýn.'*fx*
26
27 Yine Yeruþalim'e geldiler. Ýsa tapýnakta gezinirken baþkâhinler, din bilginleri* ve ileri gelenler O'nun yanýna gelip, 'Bunlarý hangi yetkiyle yapýyorsun, bunlarý yapma yetkisini sana kim verdi?' diye sordular.
28
29 Ýsa da onlara, 'Size bir soru soracaðým' dedi. 'Bana yanýt verin, ben de size bunlarý hangi yetkiyle yaptýðýmý söylerim.
30 Yahya'nýn vaftiz etme yetkisi Tanrý'dan*fx* mýydý, insanlardan mý? Yanýt verin bana.'
31 Bunu aralarýnda þöyle tartýþmaya baþladýlar: ' 32 Yok eðer <Ýnsanlardan> dersek...'
33 Ýsa'ya, 'Bilmiyoruz' diye yanýt verdiler.
1 Ýsa onlara benzetmelerle konuþmaya baþladý. 'Adamýn biri bað dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sýkmak için bir çukur kazdý, bir de bekçi kulesi yaptý. Sonra baðý baðcýlara kiralayýp yolculuða çýktý.
2 Mevsimi gelince baðýn ürününden payýna düþeni almak üzere baðcýlara bir köle yolladý.
3 Baðcýlar köleyi yakalayýp dövdü ve eli boþ gönderdi.
4 Bað sahibi bu kez onlara baþka bir köle yolladý. Onu da baþýndan yaralayýp aþaðýladýlar.
5 Birini daha yolladý, onu öldürdüler. Daha birçok köle yolladý. Kimini dövüp kimini öldürdüler.
6 'Bað sahibinin yanýnda tek kiþi kaldý, o da sevgili oðluydu. 7 'Ama baðcýlar birbirlerine, 8 Böylece onu yakaladýlar, öldürüp baðdan dýþarý attýlar.
9 'Bu durumda baðýn sahibi ne yapacak? Gelip baðcýlarý yok edecek, baðý da baþkalarýna verecek.
10 Þu Kutsal Yazý'yý okumadýnýz mý? 11
12 Ýsa'nýn bu benzetmede kendilerinden söz ettiðini anlayan Yahudi önderler O'nu tutuklamak istediler; ama halkýn tepkisinden korktuklarý için O'nu býrakýp gittiler.
13 Daha sonra Ýsa'yý söyleyeceði sözlerle tuzaða düþürmek amacýyla Ferisiler'den ve Hirodes yanlýlarýndan bazýlarýný O'na gönderdiler.
14 Bunlar gelip Ýsa'ya, 'Öðretmenimiz' dediler, 'Senin dürüst biri olduðunu, kimseyi kayýrmadan, insanlar arasýnda ayrým yapmadan Tanrý yolunu dürüstçe öðrettiðini biliyoruz. Sezar'a* vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, deðil mi? Verelim mi, vermeyelim mi?'
15 Onlarýn ikiyüzlülüðünü bilen Ýsa þöyle dedi: 'Beni neden deniyorsunuz? Bana bir dinar getirin bakayým.'
16 Parayý getirdiler. Ýsa, 'Bu resim, bu yazý kimin?' diye sordu.
17 Ýsa da, 'Sezar'ýn hakkýný Sezar'a, Tanrý'nýn hakkýný Tanrý'ya verin' dedi.
18 Ölümden sonra diriliþ olmadýðýný söyleyen Sadukiler Ýsa'ya gelip þunu sordular: 'Öðretmenimiz, Musa yazýlarýnda bize þöyle buyurmuþtur: 19
20 Yedi kardeþ vardý. Birincisi evlendi ve çocuk býrakmadan öldü.
21 Ýkincisi ayný kadýný aldý, o da çocuk sahibi olmadan öldü. Üçüncüsüne de öyle oldu.
22 Yedisi de çocuksuz öldü. Hepsinden sonra kadýn da öldü.
23 Diriliþ günü, ölümden dirildiklerinde kadýn bunlardan hangisinin karýsý olacak? Çünkü yedisi de onunla evlendi.'
24 Ýsa onlara þöyle karþýlýk verdi: 'Ne Kutsal Yazýlar'ý ne de Tanrý'nýn gücünü biliyorsunuz. Yanýlmanýzýn nedeni de bu deðil mi?
25 Ýnsanlar ölümden dirilince ne evlenir ne evlendirilir, göklerdeki melekler gibidirler.
26 Ölülerin dirilmesi konusuna gelince, Musa'nýn Kitabý'nda, alevlenen çalýyla ilgili bölümde Tanrý'nýn Musa'ya söylediklerini okumadýnýz mý? 27 Tanrý ölülerin deðil, dirilerin Tanrýsý'dýr. Siz büyük bir yanýlgý içindesiniz.'
28 Onlarýn tartýþmalarýný dinleyen ve Ýsa'nýn onlara güzel yanýt verdiðini gören bir din bilgini* yaklaþýp O'na, 'Buyruklarýn en önemlisi hangisidir?' diye sordu.
29 Ýsa þöyle karþýlýk verdi: 'En önemlisi þudur: 31 Ýkincisi de þudur: 32 Din bilgini Ýsa'ya, 'Ýyi söyledin, öðretmenim' dedi. ' 33 Ýnsanýn Tanrý'yý bütün yüreðiyle, bütün anlayýþýyla ve bütün gücüyle sevmesi, komþusunu da kendi gibi sevmesi, bütün yakmalýk sunulardan* ve kurbanlardan daha önemlidir.'
34 Ýsa onun akýllýca yanýt verdiðini görünce, 'Sen Tanrý'nýn Egemenliði'nden uzak deðilsin' dedi.
35 Ýsa tapýnakta öðretirken þunu sordu: 'Nasýl oluyor da din bilginleri, 36 Davut'un kendisi, Kutsal Ruh'tan esinlenerek þöyle demiþti: 37 Davut'un kendisi O'ndan Rab diye söz ettiðine göre, O nasýl Davut'un Oðlu olur?'
38 Ýsa öðretirken þöyle dedi: 'Uzun kaftanlar içinde dolaþmaktan, meydanlarda selamlanmaktan, havralarda en seçkin yerlere ve þölenlerde baþköþelere kurulmaktan hoþlanan din bilginlerinden sakýnýn.
39
40 Dul kadýnlarýn malýný mülkünü sömüren, gösteriþ için uzun uzun dua eden bu kiþilerin cezasý daha aðýr olacaktýr.'
41 Ýsa tapýnakta baðýþ toplanan yerin karþýsýnda oturmuþ, kutulara para atan halký seyrediyordu. Birçok zengin kiþi kutuya bol para attý.
42 Yoksul bir dul kadýn da geldi, birkaç kuruþ deðerinde iki bakýr para*fx* attý.
43 Ýsa öðrencilerini yanýna çaðýrarak, 'Size doðrusunu söyleyeyim' dedi, 'Bu yoksul dul kadýn kutuya herkesten daha çok para attý.
44 Çünkü ötekilerin hepsi, zenginliklerinden artaný attýlar. Bu kadýn ise yoksulluðuna karþýn, varýný yoðunu, geçinmek için elinde ne varsa, tümünü verdi.'
1 Ýsa tapýnaktan çýkarken öðrencilerinden biri O'na, 'Öðretmenim' dedi, 'Þu güzel taþlara, þu görkemli yapýlara bak!'
2 Ýsa ona, 'Bu büyük yapýlarý görüyor musun? Burada taþ üstünde taþ kalmayacak, hepsi yýkýlacak!' dedi.
3 Ýsa, Zeytin Daðý'nda, tapýnaðýn karþýsýnda otururken Petrus, Yakup, Yuhanna ve Andreas özel olarak kendisine þunu sordular: 'Söyle bize, bu dediklerin ne zaman olacak, bütün bunlarýn gerçekleþmek üzere olduðunu gösteren belirti ne olacak?'
4
5 Ýsa onlara anlatmaya baþladý: 'Sakýn kimse sizi saptýrmasýn' dedi.
6 'Birçoklarý, 7 Savaþ gürültüleri, savaþ haberleri duyunca korkmayýn. Bunlarýn olmasý gerek, ama bu daha son demek deðildir.
8 Ulus ulusa, devlet devlete savaþ açacak; yer yer depremler, kýtlýklar olacak. Bunlar, doðum sancýlarýnýn baþlangýcýdýr.
9 'Ama siz kendinize dikkat edin! Ýnsanlar sizi mahkemelere verecek, havralarda dövecekler. Benden ötürü valilerin, krallarýn önüne çýkarýlacak, böylece onlara tanýklýk edeceksiniz.
10 Ne var ki, önce Müjde'nin bütün uluslara duyurulmasý gerekir.
11 Sizi tutuklayýp mahkemeye verdiklerinde, 12 Kardeþ kardeþi, baba çocuðunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarýna baþkaldýrýp onlarý öldürtecek.
13 Benim adýmdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktýr.
14 'Yýkýcý iðrenç þeyin*, bulunmamasý gereken yerde dikildiðini gördüðünüz zaman -okuyan anlasýn- Yahudiye'de bulunanlar daðlara kaçsýn.
15 Damda olan, evinden bir þey almak için aþaðý inmesin, içeri girmesin.
16 Tarlada olan, abasýný almak için geri dönmesin.
17 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadýnlarýn vay haline!
18 Dua edin ki, kaçýþýnýz kýþa rastlamasýn.
19 Çünkü o günlerde öyle bir sýkýntý olacak ki, Tanrý'nýn var ettiði yaratýlýþýn baþlangýcýndan bu yana böylesi olmamýþ, bundan sonra da olmayacaktýr.
20 Rab o günleri kýsaltmamýþ olsaydý, hiç kimse kurtulamazdý. Ama Rab, seçilmiþ olanlar, kendi seçtiði kiþiler uðruna o günleri kýsaltmýþtýr.
21 Eðer o zaman biri size, <Ýþte Mesih* burada>, ya da, <Ýþte þurada> derse, inanmayýn.
22 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar, belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse seçilmiþ olanlarý saptýracaklar.
23 Ama siz dikkatli olun. Ýþte size her þeyi önceden söylüyorum.'
24 'Ama o günlerde, o sýkýntýdan sonra, 25
26 'O zaman Ýnsanoðlu'nun* bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiðini görecekler.
27 Ýnsanoðlu o zaman meleklerini gönderecek, seçtiklerini yeryüzünün bir ucundan göðün öbür ucuna dek, dünyanýn dört bucaðýndan toplayacak.
28 'Ýncir aðacýndan ders alýn. Dallarý filizlenip yapraklarý sürünce, yaz mevsiminin yakýn olduðunu anlarsýnýz.
29 Ayný þekilde, bu olaylarýn gerçekleþtiðini gördüðünüzde bilin ki Ýnsanoðlu yakýndýr, kapýdadýr.
30 Size doðrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuþak*fx* ortadan kalkmayacak.
31 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktýr.'
32 'O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oðul bilir; Baba'dan baþka kimse bilmez.
33 Dikkat edin, uyanýk kalýn, dua edin. Çünkü o anýn ne zaman geleceðini bilemezsiniz.
34 Bu, yolculuða çýkan bir adamýn durumuna benzer. Evinden ayrýlýrken kölelerine yetki ve görev verir, kapýdaki nöbetçiye de uyanýk kalmasýný buyurur.
35 Siz de uyanýk kalýn. Çünkü ev sahibi ne zaman gelecek, akþam mý, gece yarýsý mý, horoz öttüðünde mi, sabaha doðru mu, bilemezsiniz.
36 Ansýzýn gelip sizi uykuda bulmasýn!
37 Size söylediklerimi herkese söylüyorum; uyanýk kalýn!'
1 Fýsýh ve Mayasýz Ekmek Bayramý'na* iki gün kalmýþtý. Baþkâhinlerle din bilginleri Ýsa'yý hileyle tutuklayýp öldürmenin bir yolunu arýyorlardý.
2 'Bayramda olmasýn, yoksa halk arasýnda kargaþalýk çýkar' diyorlardý.
3 Ýsa Beytanya'da cüzamlý* Simun'un evinde sofrada otururken yanýna bir kadýn geldi. Kadýn kaymaktaþýndan bir kap içinde çok deðerli, saf hintsümbülü yaðý getirmiþti. Kabý kýrarak yaðý O'nun baþýna döktü.
4 Bazýlarý buna kýzdýlar; birbirlerine, 'Bu yað niçin böyle boþ yere harcandý? Üç yüz dinardan fazlaya satýlabilir, parasý yoksullara verilebilirdi' diyerek kadýný azarlamaya baþladýlar.
5
6 'Kadýný rahat býrakýn' dedi Ýsa. 'Neden üzüyorsunuz onu? Benim için güzel bir þey yaptý.
7 Yoksullar her zaman aranýzdadýr, dilediðiniz anda onlara yardým edebilirsiniz; ama ben her zaman aranýzda olmayacaðým.
8 Kadýn elinden geleni yaptý, beni gömülmeye hazýrlamak üzere daha þimdiden bedenimi yaðladý.
9 Size doðrusunu söyleyeyim, Müjde dünyanýn neresinde duyurulursa, bu kadýnýn yaptýðý da onun anýlmasý için anlatýlacak.'
10 Bu arada Onikiler'den* biri olan Yahuda Ýskariot, Ýsa'yý ele vermek amacýyla baþkâhinlerin yanýna gitti.
11 Onlar bunu iþitince sevindiler, Yahuda'ya para vermeyi vaat ettiler. O da Ýsa'yý ele vermek için fýrsat kollamaya baþladý.
12 Fýsýh* kurbanýnýn kesildiði Mayasýz Ekmek Bayramý'nýn* ilk günü öðrencileri Ýsa'ya, 'Fýsýh yemeðini yemen için nereye gidip hazýrlýk yapmamýzý istersin?' diye sordular.
13 O da öðrencilerinden ikisini þu sözlerle önden gönderdi: 'Kente gidin, orada su testisi taþýyan bir adam çýkacak karþýnýza. Onu izleyin.
14 Adamýn gideceði evin sahibine þöyle deyin: <Öðretmen, öðrencilerimle birlikte Fýsýh yemeðini yiyeceðim konuk odasý nerede? diye soruyor.>
15 Ev sahibi size üst katta döþenmiþ, hazýr büyük bir oda gösterecek. Orada bizim için hazýrlýk yapýn.'
16 Öðrenciler yola çýkýp kente gittiler. Her þeyi, Ýsa'nýn kendilerine söylediði gibi buldular ve Fýsýh yemeði için hazýrlýk yaptýlar.
17 Akþam olunca Ýsa Onikiler'le* birlikte geldi.
18 Sofraya oturmuþ yemek yerlerken Ýsa, 'Size doðrusunu söyleyeyim' dedi, 'Sizden biri, benimle yemek yiyen biri bana ihanet edecek.'
19 Onlar da kederlenerek birer birer kendisine, 'Beni demek istemedin ya?' diye sormaya baþladýlar.
20 Ýsa onlara, 'Onikiler'den biridir, ekmeðini benimle birlikte sahana batýrandýr' dedi.
21 'Evet, Ýnsanoðlu* kendisi için yazýlmýþ olduðu gibi gidiyor, ama Ýnsanoðlu'na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doðmamýþ olsaydý, kendisi için daha iyi olurdu.'
22 Ýsa yemek sýrasýnda eline ekmek aldý, þükredip ekmeði böldü ve, 'Alýn, bu benim bedenimdir' diyerek öðrencilerine verdi.
23 Sonra bir kâse alýp þükretti ve bunu öðrencilerine verdi. Hepsi bundan içti.
24 'Bu benim kaným' dedi Ýsa, 'Birçoklarý uðruna akýtýlan antlaþma kanýdýr.
25 Size doðrusunu söyleyeyim, Tanrý'nýn Egemenliði'nde tazesini içeceðim o güne dek, asmanýn ürününden bir daha içmeyeceðim.'
26 Ýlahi söyledikten sonra dýþarý çýkýp Zeytin Daðý'na doðru gittiler.
27 Bu arada Ýsa öðrencilerine, 'Hepiniz sendeleyip düþeceksiniz' dedi. 'Çünkü þöyle yazýlmýþtýr: <Çobaný vuracaðým, Koyunlar darmadaðýn olacak.>
28 Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celile'ye gideceðim.'
29 Petrus O'na, 'Herkes sendeleyip düþse bile ben düþmem' dedi.
30 'Sana doðrusunu söyleyeyim' dedi Ýsa, 'Bugün, bu gece, horoz iki kez ötmeden sen beni üç kez inkâr edeceksin.'
31 Ama Petrus üsteleyerek, 'Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem' dedi. Öðrencilerin hepsi de ayný þeyi söyledi.
32 Sonra Getsemani denilen yere geldiler. Ýsa öðrencilerine, 'Ben dua ederken siz burada oturun' dedi.
33 Petrus'u, Yakup'u ve Yuhanna'yý yanýna aldý. Hüzünlenmeye ve aðýr bir sýkýntý duymaya baþlamýþtý.
34 Onlara, 'Ölesiye kederliyim' dedi. 'Burada kalýn, uyanýk durun.'
35 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanýp dua etmeye baþladý. 'Mümkünse o saati yaþamayayým' dedi.
36 'Abba*fx*, Baba, senin için her þey mümkün, bu kâseyi* benden uzaklaþtýr.*fx* Ama benim deðil, senin istediðin olsun.'
37 Öðrencilerinin yanýna döndüðünde onlarý uyumuþ buldu. Petrus'a, 'Simun' dedi, 'Uyuyor musun? Bir saat uyanýk kalamadýn mý?
38 Uyanýk durup dua edin ki, ayartýlmayasýnýz. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.'
39 Yine uzaklaþtý, ayný sözleri tekrarlayarak dua etti.
40 Geri geldiðinde öðrencilerini yine uyumuþ buldu. Onlarýn göz kapaklarýna aðýrlýk çökmüþtü. Ýsa'ya ne diyeceklerini bilemiyorlardý.
41 Ýsa üçüncü kez yanlarýna döndü, 'Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?' dedi. 'Yeter! Saat geldi. Ýþte Ýnsanoðlu* günahkârlarýn eline veriliyor.
42 Kalkýn, gidelim. Ýþte bana ihanet eden geldi!'
43 Tam o anda, Ýsa daha konuþurken, Onikiler'den* biri olan Yahuda çýkageldi. Yanýnda baþkâhinler, din bilginleri ve ileri gelenler tarafýndan gönderilmiþ kýlýçlý sopalý bir kalabalýk vardý.
44 Ýsa'ya ihanet eden Yahuda, 'Kimi öpersem, Ýsa O'dur. O'nu tutuklayýn, güvenlik altýna alýp götürün' diye onlarla sözleþmiþti.
45 Gelir gelmez Ýsa'ya yaklaþtý, 'Rabbî*' diyerek O'nu öptü.
46 Onlar da Ýsa'yý yakalayýp tutukladýlar.
47 Ýsa'nýn yanýnda bulunanlardan biri kýlýcýný çekti, baþkâhinin kölesine vurup kulaðýný uçurdu.
48 Ýsa onlara, 'Niçin bir haydutmuþum gibi beni kýlýç ve sopalarla yakalamaya geldiniz?' dedi.
49 'Her gün tapýnakta, yanýbaþýnýzda öðretiyordum, beni tutuklamadýnýz. Ama bu, Kutsal Yazýlar yerine gelsin diye oldu.'
50 O zaman öðrencilerinin hepsi O'nu býrakýp kaçtý.
51 Ýsa'nýn ardýndan sadece keten beze sarýnmýþ bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandý.
52 Ama keten bezden sýyrýlýp çýplak olarak kaçtý.
53 Ýsa'yý görevli baþkâhine götürdüler. Bütün baþkâhinler, ileri gelenler ve din bilginleri* de orada toplandý.
54 Petrus, Ýsa'yý baþkâhinin avlusunun içine kadar uzaktan izledi. Avluda nöbetçilerle birlikte ateþin baþýnda oturup ýsýnmaya baþladý.
55 Baþkâhinler ve Yüksek Kurul'un* öteki üyeleri, Ýsa'yý ölüm cezasýna çarptýrmak için kendisine karþý tanýk arýyor, ama bulamýyorlardý.
56 Birçok kiþi O'na karþý yalan yere tanýklýk ettiyse de, tanýklýklarý birbirini tutmadý.
57 Bazýlarý kalkýp O'na karþý yalan yere þöyle tanýklýk ettiler: 'Biz O'nun, 58
59 Ama bu noktada bile tanýklýklarý birbirini tutmadý.
60 Sonra baþkâhin topluluðun ortasýnda ayaða kalkarak Ýsa'ya, 'Hiç yanýt vermeyecek misin? Nedir bunlarýn sana karþý ettiði bu tanýklýklar?' diye sordu.
61 Ne var ki, Ýsa susmaya devam etti, hiç yanýt vermedi.
62 Ýsa, 'Benim' dedi. 'Ve sizler, Ýnsanoðlu'nun* Kudretli Olan'ýn*fx* saðýnda oturduðunu ve göðün bulutlarýyla geldiðini göreceksiniz.'
63 Baþkâhin giysilerini yýrtarak, 'Artýk tanýklara ne ihtiyacýmýz var?' dedi. 'Küfürü iþittiniz. Buna ne diyorsunuz?'
64
65 Bazýlarý O'nun üzerine tükürmeye, gözlerini baðlayarak O'nu yumruklamaya baþladýlar. 'Haydi, peygamberliðini göster!' diyorlardý. Nöbetçiler de O'nu aralarýna alýp tokatladýlar.
66 Petrus aþaðýda, avludayken, baþkâhinin hizmetçi kýzlarýndan biri geldi. Isýnmakta olan Petrus'u görünce onu dikkatle süzüp, 'Sen de Nasýralý Ýsa'yla birlikteydin' dedi.
67
68 Petrus ise bunu inkâr ederek, 'Senin neden söz ettiðini bilmiyorum, anlamýyorum' dedi ve dýþarýya, dýþ kapýnýn önüne çýktý. Bu arada horoz öttü.
69 Hizmetçi kýz Petrus'u görünce çevrede duranlara yine, 'Bu adam onlardan biri' demeye baþladý.
70 Petrus tekrar inkâr etti. Çevrede duranlar az sonra Petrus'a yine, 'Gerçekten onlardansýn; sen de Celileli'sin' dediler.
71 Petrus kendine lanet okuyup ant içerek, 'Sözünü ettiðiniz o adamý tanýmýyorum' dedi.
72 Tam o anda horoz ikinci kez öttü. Petrus, Ýsa'nýn kendisine, 'Horoz iki kez ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin' dediðini hatýrladý ve hüngür hüngür aðlamaya baþladý.
1 Sabah olunca baþkâhinler, ileri gelenler, din bilginleri ve Yüksek Kurul'un* öteki üyeleri bir danýþma toplantýsý yaptýktan sonra Ýsa'yý baðladýlar, götürüp Pilatus'a teslim ettiler.
2 Pilatus O'na, 'Sen Yahudiler'in Kralý mýsýn?' diye sordu.
3 Baþkâhinler O'na karþý birçok suçlamada bulundular.
4 Pilatus O'na yeniden, 'Hiç yanýt vermeyecek misin?' diye sordu. 'Bak, seni ne çok þeyle suçluyorlar!'
5 Ama Ýsa artýk yanýt vermiyordu. Pilatus buna þaþtý.
6 Pilatus, her Fýsýh Bayramý'nda* halkýn istediði bir tutukluyu salýverirdi.
7 Ayaklanma sýrasýnda adam öldüren isyancýlarla birlikte Barabba adýnda bir tutuklu da vardý.
8 Halk, Pilatus'a gelip her zamanki gibi kendileri için birini salývermesini istedi.
9 Pilatus onlara, 'Sizin için Yahudiler'in Kralý'ný salývermemi ister misiniz?' dedi.
10 Baþkâhinlerin Ýsa'yý kýskançlýktan ötürü kendisine teslim ettiklerini biliyordu.
11 Ne var ki baþkâhinler, Ýsa'nýn deðil, Barabba'nýn salýverilmesini istemeleri için halký kýþkýrttýlar.
12 Pilatus onlara tekrar seslenerek, 'Öyleyse Yahudiler'in Kralý dediðiniz adamý ne yapayým?' diye sordu.
13 'O'nu çarmýha ger!' diye baðýrdýlar yine.
14 Pilatus onlara, 'O ne kötülük yaptý ki?' dedi.
15 Halký memnun etmek isteyen Pilatus, onlar için Barabba'yý salýverdi. Ýsa'yý ise kamçýlattýktan sonra çarmýha gerilmek üzere askerlere teslim etti.
16 Askerler Ýsa'yý, Pretorium denilen vali konaðýna götürüp bütün taburu topladýlar.
17 O'na mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp baþýna geçirdiler.
18 'Selam, ey Yahudiler'in Kralý!' diyerek O'nu selamlamaya baþladýlar.
19 Baþýna bir kamýþla vuruyor, üzerine tükürüyor, diz çöküp önünde yere kapanýyorlardý.
20 O'nunla böyle alay ettikten sonra mor giysiyi üzerinden çýkarýp kendi giysilerini giydirdiler ve çarmýha germek üzere O'nu dýþarý götürdüler.
21 Kýrdan gelmekte olan Simun adýnda Kireneli bir adam oradan geçiyordu. Ýskender ve Rufus'un babasý olan bu adama Ýsa'nýn çarmýhýný zorla taþýttýlar.
22 Ýsa'yý Golgota, yani Kafatasý denilen yere götürdüler.
23 O'na mürle* karýþýk þarap vermek istediler, ama içmedi.
24 Sonra O'nu çarmýha gerdiler. Kim ne alacak diye kura çekerek giysilerini aralarýnda paylaþtýlar.
25 Ýsa'yý çarmýha gerdiklerinde saat dokuzdu.
26 Üzerindeki suç yaftasýnda,
27 Ýsa'yla birlikte, biri saðýnda öbürü solunda olmak üzere iki haydudu da çarmýha gerdiler.*fx*
28
29 Oradan geçenler baþlarýný sallayýp Ýsa'ya sövüyor, 'Hani sen tapýnaðý yýkýp üç günde yeniden kuracaktýn? Çarmýhtan in de kurtar kendini!' diyorlardý.
30
31 Ayný þekilde baþkâhinler ve din bilginleri de O'nunla alay ederek aralarýnda, 'Baþkalarýný kurtardý, kendini kurtaramýyor' diye konuþuyorlardý.
32 'Ýsrail'in Kralý Mesih þimdi çarmýhtan insin de görüp iman edelim.' Ýsa'yla birlikte çarmýha gerilenler de O'na hakaret ettiler.
33 Öðleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlýk çöktü.
34 Saat üçte Ýsa yüksek sesle, 'Elohi, Elohi, lema þevaktani' yani, 'Tanrým, Tanrým, beni neden terk ettin?' diye baðýrdý.
35 Orada duranlardan bazýlarý bunu iþitince, 'Bakýn, Ýlyas'ý çaðýrýyor' dediler.
36 Aralarýndan biri koþup bir süngeri ekþi þaraba batýrdý, bir kamýþýn ucuna takarak Ýsa'ya içirdi. 'Dur bakalým, Ýlyas gelip O'nu indirecek mi?' dedi.
37 Ama Ýsa yüksek sesle baðýrarak son nefesini verdi.
38 O anda tapýnaktaki perde* yukarýdan aþaðýya yýrtýlarak ikiye bölündü.
39 Ýsa'nýn karþýsýnda duran yüzbaþý, O'nun bu þekilde son nefesini verdiðini görünce, 'Bu adam gerçekten Tanrý'nýn Oðlu'ydu' dedi.
40 Olup bitenleri uzaktan izleyen bazý kadýnlar da vardý. Aralarýnda Mecdelli Meryem, küçük Yakup ile Yose'nin annesi Meryem ve Salome bulunuyordu.
41 Ýsa daha Celile'deyken bu kadýnlar O'nun ardýndan gitmiþ, O'na hizmet etmiþlerdi. O'nunla birlikte Yeruþalim'e gelmiþ olan daha birçok kadýn da olup bitenleri izliyordu.
42 O gün Hazýrlýk Günü, yani Þabat Günü'nden* önceki gündü. Artýk akþam oluyordu. Bu nedenle, Yüksek Kurul'un* saygýn bir üyesi olup Tanrý'nýn Egemenliði'ni umutla bekleyen Aramatyalý Yusuf geldi, cesaretini toplayarak Pilatus'un huzuruna çýktý, Ýsa'nýn cesedini istedi.
43
44 Pilatus, Ýsa'nýn bu kadar çabuk ölmüþ olmasýna þaþtý. Yüzbaþýyý çaðýrýp, 'Öleli çok oldu mu?' diye sordu.
45 Yüzbaþýdan durumu öðrenince Yusuf'a, cesedi almasý için izin verdi.
46 Yusuf keten bez satýn aldý, cesedi çarmýhtan indirip beze sardý, kayaya oyulmuþ bir mezara yatýrarak mezarýn giriþine bir taþ yuvarladý.
47 Mecdelli Meryem ile Yose'nin annesi Meryem, Ýsa'nýn nereye konulduðunu gördüler.
1 Þabat Günü* geçince, Mecdelli Meryem, Yakup'un annesi Meryem ve Salome gidip Ýsa'nýn cesedine sürmek üzere baharat satýn aldýlar.
2 Haftanýn ilk günü* sabah çok erkenden, güneþin doðuþuyla birlikte mezara gittiler.
3 Aralarýnda, 'Mezarýn giriþindeki taþý bizim için kim yana yuvarlayacak?' diye konuþuyorlardý.
4 Baþlarýný kaldýrýp bakýnca, o kocaman taþýn yana yuvarlanmýþ olduðunu gördüler.
5 Mezara girip sað tarafta, beyaz kaftan giyinmiþ genç bir adamýn oturduðunu görünce çok þaþýrdýlar.
6 Adam onlara, 'Þaþýrmayýn!' dedi. 'Çarmýha gerilen Nasýralý Ýsa'yý arýyorsunuz. O dirildi, burada yok. Ýþte O'nu yatýrdýklarý yer.
7 Þimdi öðrencilerine ve Petrus'a gidip þöyle deyin: <Ýsa sizden önce Celile'ye gidiyor. Size bildirdiði gibi, kendisini orada göreceksiniz.> '
8 Kadýnlar mezardan çýkýp kaçtýlar. Onlarý bir titreme, bir þaþkýnlýk almýþtý. Korkularýndan kimseye bir þey söylemediler.
9 Ýsa, haftanýn ilk günü* sabah erkenden dirildiði zaman önce Mecdelli Meryem'e göründü. Ondan yedi cin kovmuþtu.
10 Meryem gitti, Ýsa'yla bulunmuþ olan, þimdiyse yas tutup gözyaþý döken öðrencilerine haberi verdi.
11 Ne var ki onlar, Ýsa'nýn yaþadýðýný, Meryem'e göründüðünü duyunca inanmadýlar.
12 Bundan sonra Ýsa kýrlara doðru yürümekte olan öðrencilerinden ikisine deðiþik bir biçimde göründü.
13 Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadýlar.
14 Ýsa daha sonra, sofrada otururlarken Onbirler'e* göründü. Onlarý imansýzlýklarýndan ve yüreklerinin duygusuzluðundan ötürü azarladý. Çünkü kendisini diri görenlere inanmamýþlardý.
15 Ýsa onlara þöyle buyurdu: 'Dünyanýn her yanýna gidin, Müjde'yi bütün yaratýlýþa duyurun.
16 Ýman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.
17 Ýman edenlerle birlikte görülecek belirtiler þunlardýr: Benim adýmla cinleri kovacaklar, yeni dillerle konuþacaklar, yýlanlarý elleriyle tutacaklar. Öldürücü bir zehir içseler bile, zarar görmeyecekler. Ellerini hastalarýn üzerine koyacaklar ve hastalar iyileþecek.'
18
19 Rab Ýsa, onlara bu sözleri söyledikten sonra göðe alýndý ve Tanrý'nýn saðýnda oturdu.
20 Öðrencileri de gidip Tanrý sözünü her yere yaydýlar. Rab onlarla birlikte çalýþýyor, görülen belirtilerle sözünü doðruluyordu.*fx*
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16