1

1 Ýbrahim oðlu, Davut oðlu Ýsa Mesih'in soy kaydý þöyledir: Ýbrahim Ýshak'ýn babasýydý, Ýshak Yakup'un babasýydý, Yakup Yahuda ve kardeþlerinin babasýydý,

2

3 Yahuda, Tamar'dan doðan Peres'le Zerah'ýn babasýydý, Peres Hesron'un babasýydý, Hesron Ram'ýn babasýydý,

4 Ram Amminadav'ýn babasýydý, Amminadav Nahþon'un babasýydý, Nahþon Salmon'un babasýydý,

5 Salmon, Rahav'dan doðan Boaz'ýn babasýydý, Boaz, Rut'tan doðan Ovet'in babasýydý, Ovet Ýþay'ýn babasýydý,

6 Ýþay Kral Davut'un babasýydý, Davut, Uriya'nýn karýsýndan doðan Süleyman'ýn babasýydý,

7 Süleyman Rehavam'ýn babasýydý, Rehavam Aviya'nýn babasýydý, Aviya Asa'nýn babasýydý,

8 Asa Yehoþafat'ýn babasýydý, Yehoþafat Yoram'ýn babasýydý, Yoram Uzziya'nýn babasýydý,

9 Uzziya Yotam'ýn babasýydý, Yotam Ahaz'ýn babasýydý, Ahaz Hizkiya'nýn babasýydý,

10 Hizkiya Manaþþe'nin babasýydý, Manaþþe Amon'un babasýydý, Amon Yoþiya'nýn babasýydý,

11 Yoþiya, Babil sürgünü* sýrasýnda doðan Yehoyakin'le kardeþlerinin babasýydý,

12 Yehoyakin, Babil sürgününden sonra doðan Þealtiel'in babasýydý, Þealtiel Zerubbabil'in babasýydý,

13 Zerubbabil Avihut'un babasýydý, Avihut Elyakim'in babasýydý, Elyakim Azor'un babasýydý,

14 Azor Sadok'un babasýydý, Sadok Ahim'in babasýydý, Ahim Elihut'un babasýydý,

15 Elihut Elazar'ýn babasýydý, Elazar Mattan'ýn babasýydý, Mattan Yakup'un babasýydý,

16 Yakup Meryem'in kocasý Yusuf'un babasýydý. Meryem'den Mesih* diye tanýnan Ýsa doðdu.

17 Buna göre, Ýbrahim'den Davut'a kadar toplam on dört kuþak, Davut'tan Babil sürgününe kadar on dört kuþak, Babil sürgününden Mesih'e kadar on dört kuþak vardýr.

18 Ýsa Mesih'in doðumu þöyle oldu: Annesi Meryem, Yusuf'la niþanlýydý. Ama birlikte olmalarýndan önce Meryem'in Kutsal Ruh'tan gebe olduðu anlaþýldý.

19 Niþanlýsý Yusuf, doðru bir adam olduðu ve onu herkesin önünde utandýrmak istemediði için ondan sessizce ayrýlmak niyetindeydi.

20 Ama böyle düþünmesi üzerine Rab'bin bir meleði rüyada ona görünerek þöyle dedi: 'Davut oðlu Yusuf, Meryem'i kendine eþ olarak almaktan korkma. Çünkü onun rahminde oluþan, Kutsal Ruh'tandýr.

21 Meryem bir oðul doðuracak. Adýný Ýsa*fx* koyacaksýn. Çünkü halkýný günahlarýndan O kurtaracak.'

22 Bütün bunlar, Rab'bin peygamber aracýlýðýyla bildirdiði þu söz yerine gelsin diye oldu:

23 'Ýþte, kýz gebe kalýp bir oðul doðuracak; adýný Ýmmanuel koyacaklar.' Ýmmanuel, Tanrý bizimle demektir.

24 Yusuf uyanýnca Rab'bin meleðinin buyruðuna uydu ve Meryem'i eþ olarak yanýna aldý.

25 Ama oðlunu doðuruncaya dek Yusuf ona dokunmadý. Doðan çocuðun adýný Ýsa koydu.

2

1 Ýsa'nýn Kral Hirodes* devrinde Yahudiye'nin Beytlehem Kenti'nde doðmasýndan sonra bazý yýldýzbilimciler doðudan Yeruþalim'e* gelip þöyle dediler: 'Yahudiler'in Kralý olarak doðan çocuk nerede? Doðuda O'nun yýldýzýný gördük*fx* ve O'na tapýnmaya geldik.'

2

3 Kral Hirodes bunu duyunca kendisi de bütün Yeruþalim halký da tedirgin oldu.

4 Bütün baþkâhinleri ve halkýn din bilginlerini* toplayarak onlara Mesih'in nerede doðacaðýný sordu.

5 'Yahudiye'nin Beytlehem Kenti'nde' dediler. 'Çünkü peygamber aracýlýðýyla þöyle yazýlmýþtýr:

6 '

7 Bunun üzerine Hirodes yýldýzbilimcileri gizlice çaðýrýp onlardan yýldýzýn göründüðü aný tam olarak öðrendi.

8 'Gidin, çocuðu dikkatle arayýn, bulunca bana haber verin, ben de gelip O'na tapýnayým' diyerek onlarý Beytlehem'e gönderdi.

9 Yýldýzbilimciler, kralý dinledikten sonra yola çýktýlar. Doðuda*fx* görmüþ olduklarý yýldýz onlara yol gösteriyordu, çocuðun bulunduðu yerin üzerine varýnca durdu.

10 Yýldýzý gördüklerinde olaðanüstü bir sevinç duydular.

11 Eve girip çocuðu annesi Meryem'le birlikte görünce yere kapanarak O'na tapýndýlar. Hazinelerini açýp O'na armaðan olarak altýn, günnük ve mür* sundular.

12 Sonra gördükleri bir düþte Hirodes'in yanýna dönmemeleri için uyarýlýnca ülkelerine baþka yoldan döndüler.

13 Yýldýzbilimciler gittikten sonra Rab'bin bir meleði Yusuf'a rüyada görünerek, 'Kalk!' dedi, 'Çocukla annesini al, Mýsýr'a kaç. Ben sana haber verinceye dek orada kal. Çünkü Hirodes öldürmek için çocuðu aratacak.'

14 Böylece Yusuf kalktý, ayný gece çocukla annesini alýp Mýsýr'a doðru yola çýktý.

15 Hirodes'in ölümüne dek orada kaldý. Bu, Rab'bin peygamber aracýlýðýyla bildirdiði þu söz yerine gelsin diye oldu: 'Oðlumu Mýsýr'dan çaðýrdým.'

16 Hirodes, yýldýzbilimciler tarafýndan aldatýldýðýný anlayýnca çok öfkelendi. Onlardan öðrendiði vakti göz önüne alarak Beytlehem ve bütün yöresinde bulunan iki ve iki yaþýndan küçük erkek çocuklarýn hepsini öldürttü.

17 Böylelikle Peygamber Yeremya aracýlýðýyla bildirilen þu söz yerine gelmiþ oldu:

18 'Rama'da bir ses duyuldu, Aðlayýþ ve acý feryat sesleri! Çocuklarý için aðlayan Rahel Avutulmak istemiyor. Çünkü onlar yok artýk!'

19 Hirodes öldükten sonra, Rab'bin bir meleði Mýsýr'da Yusuf'a rüyada görünerek, 'Kalk!' dedi, 'Çocukla annesini al, Ýsrail'e dön. Çünkü çocuðun canýna kýymak isteyenler öldü.'

20

21 Bunun üzerine Yusuf kalktý, çocukla annesini alýp Ýsrail'e döndü.

22 Ama Yahudiye'de Hirodes'in yerine oðlu Arhelas'ýn kral olduðunu duyunca oraya gitmekten korktu. Rüyada uyarýlýnca Celile bölgesine gitti.

23 Oraya varýnca Nasýra denen kente yerleþti. Bu, peygamberler aracýlýðýyla bildirilen, 'O'na Nasýralý denecektir' sözü yerine gelsin diye oldu.

3

1 O günlerde Vaftizci Yahya Yahudiye Çölü'nde ortaya çýktý. Þu çaðrýyý yapýyordu: 'Tövbe edin! Göklerin Egemenliði yaklaþmýþtýr.'

2

3 Nitekim Peygamber Yeþaya aracýlýðýyla sözü edilen kiþi Yahya'dýr. Yeþaya þöyle demiþti: 'Çölde haykýran, diye sesleniyor.'

4 Yahya'nýn deve tüyünden giysisi, belinde deri kuþaðý vardý. Yediði, çekirge ve yaban balýydý.

5 Yeruþalim, bütün Yahudiye ve Þeria yöresinin halký ona geliyor, günahlarýný itiraf ediyor, onun tarafýndan Þeria Irmaðý'nda vaftiz ediliyordu.

6

7 Ne var ki, birçok Ferisi'yle Saduki'nin* vaftiz olmak için kendisine geldiðini gören Yahya onlara þöyle seslendi: 'Ey engerekler soyu! Gelecek gazaptan kaçmak için sizi kim uyardý?

8 Bundan böyle tövbeye yaraþýr meyveler verin.

9 Kendi kendinize, diye düþünmeyin. Ben size þunu söyleyeyim: Tanrý, Ýbrahim'e þu taþlardan da çocuk yaratabilir.

10 Balta aðaçlarýn köküne dayanmýþ bile. Ýyi meyve vermeyen her aðaç kesilip ateþe atýlýr.

11 Gerçi ben sizi tövbe için suyla vaftiz ediyorum, ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. Ben O'nun çarýklarýný çýkarmaya bile layýk deðilim. O sizi Kutsal Ruh'la ve ateþle vaftiz edecek.

12 Yabasý elindedir. Harman yerini temizleyecek, buðdayýný toplayýp ambara yýðacak, samaný ise sönmeyen ateþte yakacak.'

13 Bu sýrada Ýsa, Yahya tarafýndan vaftiz edilmek üzere Celile'den Þeria Irmaðý'na, Yahya'nýn yanýna geldi.

14 Ne var ki Yahya, 'Benim senin tarafýndan vaftiz edilmem gerekirken sen mi bana geliyorsun?' diyerek O'na engel olmak istedi.

15 Ýsa ona þu karþýlýðý verdi: 'Þimdilik buna razý ol! Çünkü doðru olan her þeyi bu þekilde yerine getirmemiz gerekir.' O zaman Yahya O'nun dediðine razý oldu.

16 Ýsa vaftiz olur olmaz sudan çýktý. O anda gökler açýldý ve Ýsa, Tanrý'nýn Ruhu'nun güvercin gibi inip üzerine konduðunu gördü.

17 Göklerden gelen bir ses, 'Sevgili Oðlum budur, O'ndan hoþnudum' dedi.

4

1 Bundan sonra Ýsa, Ýblis tarafýndan denenmek üzere Ruh aracýlýðýyla çöle götürüldü.

2 Ýsa kýrk gün kýrk gece oruç* tuttuktan sonra acýktý.

3 O zaman Ayartýcý*fx* yaklaþýp, 'Tanrý'nýn Oðlu'ysan, söyle þu taþlar ekmek olsun' dedi.

4 Ýsa ona þu karþýlýðý verdi: ' <Ýnsan yalnýz ekmekle yaþamaz, Tanrý'nýn aðzýndan çýkan her sözle yaþar> diye yazýlmýþtýr.'

5 Sonra Ýblis O'nu kutsal kente* götürdü. Tapýnaðýn tepesine çýkarýp, 'Tanrý'nýn Oðlu'ysan, kendini aþaðý at' dedi, 'Çünkü þöyle yazýlmýþtýr: '

6

7 Ýsa Ýblis'e þu karþýlýðý verdi: ' diye de yazýlmýþtýr.'

8 Ýblis bu kez Ýsa'yý çok yüksek bir daða çýkardý. O'na bütün görkemiyle dünya ülkelerini göstererek,

9 'Yere kapanýp bana taparsan, bütün bunlarý sana vereceðim' dedi.

10 Ýsa ona þöyle karþýlýk verdi: 'Çekil git, Þeytan! diye yazýlmýþtýr.'

11 Bunun üzerine Ýblis Ýsa'yý býrakýp gitti. Melekler gelip Ýsa'ya hizmet ettiler.

12 Ýsa, Yahya'nýn tutuklandýðýný duyunca Celile'ye döndü.

13 Nasýra'dan ayrýlarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kýyýsýnda bulunan Kefarnahum'a yerleþti.

14 Bu, Peygamber Yeþaya aracýlýðýyla bildirilen þu söz yerine gelsin diye oldu: 'Zevulun ve Naftali bölgeleri, Þeria Irmaðý'nýn ötesinde, Deniz Yolu'nda, Uluslarýn yaþadýðý Celile!

15

16 Karanlýkta yaþayan halk, Büyük bir ýþýk gördü. Ölümün gölgelediði diyarda Yaþayanlara ýþýk doðdu.'

17 O günden sonra Ýsa þu çaðrýda bulunmaya baþladý: 'Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliði yaklaþtý.'

18 Ýsa, Celile Gölü'nün kýyýsýnda yürürken Petrus diye de anýlan Simun'la kardeþi Andreas'ý gördü. Balýkçý olan bu iki kardeþ göle að atýyorlardý.

19 Onlara, 'Ardýmdan gelin' dedi, 'Sizleri insan tutan balýkçýlar yapacaðým.'

20 Onlar da hemen aðlarýný býrakýp O'nun ardýndan gittiler.

21 Ýsa daha ileri gidince baþka iki kardeþi, Zebedi'nin oðullarý Yakup'la Yuhanna'yý gördü. Babalarý Zebedi'yle birlikte teknede aðlarýný onarýyorlardý. Onlarý da çaðýrdý.

22 Hemen tekneyi ve babalarýný býrakýp Ýsa'nýn ardýndan gittiler.

23 Ýsa, Celile bölgesinin her tarafýný dolaþtý. Buralardaki havralarda öðretiyor, göksel egemenliðin Müjdesi'ni duyuruyor, halk arasýnda rastlanan her hastalýðý, her illeti iyileþtiriyordu.

24 Ünü bütün Suriye'ye yayýlmýþtý. Türlü hastalýklara yakalanmýþ bütün hastalarý, acý çekenleri, cinlileri, saralýlarý, felçlileri O'na getirdiler; hepsini iyileþtirdi.

25 Celile, Dekapolis, Yeruþalim, Yahudiye ve Þeria Irmaðý'nýn karþý yakasýndan gelen büyük kalabalýklar O'nun ardýndan gidiyordu.

5

1 Ýsa kalabalýklarý görünce daða çýktý. Oturunca öðrencileri yanýna geldi.

2 Ýsa konuþmaya baþlayýp onlara þunlarý öðretti:

3 'Ne mutlu ruhta yoksul olanlara! Çünkü Göklerin Egemenliði onlarýndýr.

4 Ne mutlu yaslý olanlara! Çünkü onlar teselli edilecekler.

5 Ne mutlu yumuþak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.

6 Ne mutlu doðruluða acýkýp susayanlara! Çünkü onlar doyurulacaklar.

7 Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.

8 Ne mutlu yüreði temiz olanlara! Çünkü onlar Tanrý'yý görecekler.

9 Ne mutlu barýþý saðlayanlara! Çünkü onlara Tanrý oðullarý denecek.

10 Ne mutlu doðruluk uðruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliði onlarýndýr.

11 'Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karþý her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size!

12 Sevinin, sevinçle coþun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaþayan peygamberlere de böyle zulmettiler.'

13 'Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadýný yitirirse, bir daha ona nasýl tuz tadý verilebilir? Artýk dýþarý atýlýp ayak altýnda çiðnenmekten baþka iþe yaramaz.

14 'Dünyanýn ýþýðý sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.

15 Kimse kandil yakýp tahýl ölçeðinin altýna koymaz. Tersine, kandilliðe koyar; evdekilerin hepsine ýþýk saðlar.

16 Sizin ýþýðýnýz insanlarýn önünde öyle parlasýn ki, iyi iþlerinizi görerek göklerdeki Babanýz'ý yüceltsinler!'

17 'Kutsal Yasa'yý* ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kýlmak için geldiðimi sanmayýn. Ben geçersiz kýlmaya deðil, tamamlamaya geldim.

18 Size doðrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her þey gerçekleþmeden, Kutsal Yasa'dan ufacýk bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak.

19 Bu nedenle, bu buyruklarýn en küçüðünden birini kim çiðner ve baþkalarýna öyle öðretirse, Göklerin Egemenliði'nde en küçük sayýlacak. Ama bu buyruklarý kim yerine getirir ve baþkalarýna öðretirse, Göklerin Egemenliði'nde büyük sayýlacak.

20 Size þunu söyleyeyim: Doðruluðunuz din bilginleriyle* Ferisiler'inkini* aþmadýkça, Göklerin Egemenliði'ne asla giremezsiniz!'

21 'Atalarýmýza, dendiðini duydunuz.

22 Ama ben size diyorum ki, kardeþine öfkelenen herkes yargýlanacaktýr. Kim kardeþine aþaðýlayýcý bir söz*fx* söylerse, Yüksek Kurul'da* yargýlanacaktýr. Kim kardeþine ahmak derse, cehennem ateþini hak edecektir.

23 Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeþinin sana karþý bir þikâyeti olduðunu anýmsarsan, adaðýný orada, sunaðýn önünde býrak, git önce kardeþinle barýþ; sonra gelip adaðýný sun.

24

25 Senden davacý olanla daha yoldayken çabucak anlaþ. Yoksa o seni yargýca, yargýç da gardiyana teslim edebilir; sonunda da hapse atýlabilirsin.

26 Sana doðrusunu söyleyeyim, borcunun son kuruþunu*fx* ödemeden oradan asla çýkamazsýn.'

27 ' dendiðini duydunuz.

28 Ama ben size diyorum ki, bir kadýna þehvetle bakan her adam, yüreðinde o kadýnla zina etmiþ olur.

29 Eðer sað gözün günah iþlemene neden olursa, onu çýkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olmasý, bütün vücudunun cehenneme atýlmasýndan iyidir.

30 Eðer sað elin günah iþlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olmasý, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.

31 ' denmiþtir.

32 Ama ben size diyorum ki, karýsýný fuhuþ dýþýnda bir nedenle boþayan onu zinaya itmiþ olur. Boþanmýþ bir kadýnla evlenen de zina etmiþ olur.'

33 'Yine atalarýmýza, dendiðini duydunuz.

34 Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin: Ne gök üzerine, çünkü orasý Tanrý'nýn tahtýdýr; ne yer üzerine, çünkü orasý O'nun ayak taburesidir; ne de Yeruþalim üzerine, çünkü orasý Büyük Kral'ýn kentidir.

35

36 Baþýnýzýn üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçýnýzýn tek telini ak ya da kara edemezsiniz.

37 iniz evet, ýnýz hayýr olsun. Bundan fazlasý Þeytan'dandýr*fx*.'

38 ' dendiðini duydunuz.

39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karþý direnmeyin. Sað yanaðýnýza bir tokat atana öbür yanaðýnýzý da çevirin.

40 Size karþý davacý olup mintanýnýzý almak isteyene abanýzý da verin.

41 Sizi bin adým yol yürümeye zorlayanla iki bin adým yürüyün.

42 Sizden bir þey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin.'

43 ' dendiðini duydunuz.

44 Ama ben size diyorum ki, düþmanlarýnýzý sevin, size zulmedenler için dua edin.

45 Öyle ki, göklerdeki Babanýz'ýn oðullarý olasýnýz. Çünkü O, güneþini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doðdurur; yaðmurunu hem doðrularýn hem eðrilerin üzerine yaðdýrýr.

46 Eðer yalnýz sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri* de öyle yapmýyor mu?

47 Yalnýz kardeþlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmýþ olursunuz? Putperestler de öyle yapmýyor mu?

48 Bu nedenle, göksel Babanýz yetkin olduðu gibi, siz de yetkin olun.'

6

1 'Doðruluðunuzu insanlarýn gözü önünde gösteriþ amacýyla sergilemekten kaçýnýn. Yoksa göklerdeki Babanýz'dan ödül alamazsýnýz.

2 'Bu nedenle, birisine sadaka verirken bunu borazan çaldýrarak ilan etmeyin. Ýkiyüzlüler, insanlarýn övgüsünü kazanmak için havralarda ve sokaklarda böyle yaparlar. Size doðrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almýþlardýr.

3 Siz sadaka verirken, sol eliniz sað elinizin ne yaptýðýný bilmesin.

4 Öyle ki, verdiðiniz sadaka gizli kalsýn. Gizlice yapýlaný gören Babanýz sizi ödüllendirecektir.'

5 'Dua ettiðiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayýn. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köþe baþlarýnda dikilip dua etmekten zevk alýrlar. Size doðrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almýþlardýr.

6 Ama siz dua edeceðiniz zaman iç odanýza çekilip kapýyý örtün ve gizlide olan Babanýz'a dua edin. Gizlilik içinde yapýlaný gören Babanýz sizi ödüllendirecektir.

7 Dua ettiðinizde, putperestler gibi boþ sözler tekrarlayýp durmayýn. Onlar söz kalabalýðýyla seslerini duyurabileceklerini sanýrlar.

8 Siz onlara benzemeyin! Çünkü Babanýz nelere gereksinmeniz olduðunu siz daha O'ndan dilemeden önce bilir.

9 'Bunun için siz þöyle dua edin: 10 Egemenliðin gelsin. Gökte olduðu gibi, yeryüzünde de Senin istediðin olsun.

11 Bugün bize gündelik ekmeðimizi ver.

12 Bize karþý suç iþleyenleri baðýþladýðýmýz gibi, Sen de bizim suçlarýmýzý baðýþla.

13 Ayartýlmamýza izin verme. Bizi kötü olandan kurtar. Çünkü egemenlik, güç ve yücelik Sonsuzlara dek senindir! Amin*fx*>.

14 'Baþkalarýnýn suçlarýný baðýþlarsanýz, göksel Babanýz da sizin suçlarýnýzý baðýþlar.

15 Ama siz baþkalarýnýn suçlarýný baðýþlamazsanýz, Babanýz da sizin suçlarýnýzý baðýþlamaz.'

16 'Oruç* tuttuðunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayýn. Onlar oruç tuttuklarýný insanlara belli etmek için kendilerine periþan bir görünüm verirler. Size doðrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almýþlardýr.

17 Siz oruç tuttuðunuz zaman, baþýnýza yað sürüp yüzünüzü yýkayýn.

18 Öyle ki, insanlara deðil, gizlide olan Babanýz'a oruçlu görünesiniz. Gizlilik içinde yapýlaný gören Babanýz sizi ödüllendirecektir.'

19 'Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin. Burada güve ve pas onlarý yiyip bitirir, hýrsýzlar da girip çalarlar.

20 Bunun yerine kendinize gökte hazineler biriktirin. Orada ne güve ne pas onlarý yiyip bitirir, ne de hýrsýzlar girip çalar.

21 Hazineniz neredeyse, yüreðiniz de orada olacaktýr.

22 'Bedenin ýþýðý gözdür. Gözünüz saðlamsa*fx*, bütün bedeniniz aydýnlýk olur.

23 Gözünüz bozuksa*fx*, bütün bedeniniz karanlýk olur. Buna göre, içinizdeki <ýþýk> karanlýksa, ne korkunçtur o karanlýk!

24 'Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine baðlanýp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrý'ya, hem de paraya*fx* kulluk edemezsiniz.'

25 'Bu nedenle size þunu söylüyorum: diye canýnýz için, diye bedeniniz için kaygýlanmayýn. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli deðil mi?

26 Gökte uçan kuþlara bakýn! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanýz yine de onlarý doyurur. Siz onlardan çok daha deðerli deðil misiniz?

27 Hangi biriniz kaygýlanmakla ömrünü bir anlýk*fx* uzatabilir?

28 Giyecek konusunda neden kaygýlanýyorsunuz? Kýr zambaklarýnýn nasýl büyüdüðüne bakýn! Ne çalýþýrlar, ne de iplik eðirirler.

29 Ama size þunu söyleyeyim, bütün görkemine karþýn Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiþ deðildi.

30 Bugün var olup yarýn ocaða atýlacak olan kýr otunu böyle giydiren Tanrý'nýn sizi de giydireceði çok daha kesin deðil mi, ey kýt imanlýlar?

31 'Öyleyse, ya da diyerek kaygýlanmayýn.

32 Uluslar hep bu þeylerin peþinden giderler. Oysa göksel Babanýz bütün bunlara gereksinmeniz olduðunu bilir.

33 Siz öncelikle O'nun egemenliðinin ve doðruluðunun ardýndan gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.

34 O halde yarýn için kaygýlanmayýn. Yarýnýn kaygýsý yarýnýn olsun. Her günün derdi kendine yeter.'

7

1 'Baþkasýný yargýlamayýn ki, siz de yargýlanmayasýnýz.

2 Çünkü nasýl yargýlarsanýz öyle yargýlanacaksýnýz. Hangi ölçekle verirseniz, ayný ölçekle alacaksýnýz.

3 Sen neden kardeþinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteði farketmezsin?

4 Kendi gözünde mertek varken kardeþine nasýl, <Ýzin ver, gözündeki çöpü çýkarayým> dersin?

5 Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteði çýkar, o zaman kardeþinin gözündeki çöpü çýkarmak için daha iyi görürsün.

6 'Kutsal olaný köpeklere vermeyin. Ýncilerinizi domuzlarýn önüne atmayýn. Yoksa bunlarý ayaklarýyla çiðnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.'

7 'Dileyin, size verilecek; arayýn, bulacaksýnýz; kapýyý çalýn, size açýlacaktýr.

8 Çünkü her dileyen alýr, arayan bulur, kapý çalana açýlýr.

9 Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oðluna taþ verir?

10 Ya da balýk isterse yýlan verir?

11 Sizler kötü yürekli olduðunuz halde çocuklarýnýza güzel armaðanlar vermeyi biliyorsanýz, göklerdeki Babanýz'ýn, kendisinden dileyenlere güzel armaðanlar vereceði çok daha kesin deðil mi?

12 'Ýnsanlarýn size nasýl davranmasýný istiyorsanýz, siz de onlara öyle davranýn. Çünkü Kutsal Yasa'nýn ve peygamberlerin söylediði budur.'

13 'Dar kapýdan girin. Çünkü yýkýma götüren kapý geniþ ve yol enlidir. Bu kapýdan girenler çoktur.

14 Oysa yaþama götüren kapý dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdýr.'

15 'Sahte peygamberlerden sakýnýn! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaþýrlar, ama özde yýrtýcý kurtlardýr.

16 Onlarý meyvelerinden tanýyacaksýnýz. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?

17 Bunun gibi, her iyi aðaç iyi meyve verir, kötü aðaç ise kötü meyve verir.

18 Ýyi aðaç kötü meyve, kötü aðaç da iyi meyve veremez.

19 Ýyi meyve vermeyen her aðaç kesilip ateþe atýlýr.

20 Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanýyacaksýnýz.

21 'Bana, diye seslenen herkes Göklerin Egemenliði'ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam'ýn isteðini yerine getiren girecektir.

22 O gün birçoklarý bana diyecek ki,

23 O zaman ben de onlara açýkça, diyeceðim.'

24 'Ýþte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akýllý adama benzer.

25 Yaðmur yaðar, seller basar, yeller eser, eve saldýrýr; ama ev yýkýlmaz. Çünkü kaya üzerine kurulmuþtur.

26 Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.

27 Yaðmur yaðar, seller basar, yeller eser, evi sarsar. Ev yýkýlýr; yýkýlýþý da korkunç olur.'

28 Ýsa konuþmasýný bitirince, halk O'nun öðretiþine þaþýp kaldý.

29 Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi deðil, yetkili biri gibi öðretiyordu.

8

1 Ýsa daðdan inince büyük bir kalabalýk O'nun ardýndan gitti.

2 Bu sýrada cüzamlý* bir adam yaklaþýp, 'Ya Rab, istersen beni temiz kýlabilirsin' diyerek O'nun ayaklarýna kapandý.

3 Ýsa elini uzatýp adama dokundu, 'Ýsterim, temiz ol!' dedi. Adam anýnda cüzamdan temizlendi.

4 Sonra Ýsa adama, 'Sakýn kimseye bir þey söyleme!' dedi. 'Git, kâhine* görün ve cüzamdan temizlendiðini herkese kanýtlamak için Musa'nýn buyurduðu sunuyu sun.'

5 Ýsa Kefarnahum'a varýnca bir yüzbaþý O'na gelip, 'Ya Rab' diye yalvardý, 'Uþaðým felç oldu, evde yatýyor; korkunç acý çekiyor.'

6

7 Ýsa, 'Gelip onu iyileþtireceðim' dedi.

8 Ama yüzbaþý, 'Ya Rab, evime girmene layýk deðilim' dedi, 'Yeter ki bir söz söyle, uþaðým iyileþir.

9 Ben de buyruk altýnda bir adamým, benim de buyruðumda askerlerim var. Birine, derim, gider; ötekine, derim, gelir; köleme, <Þunu yap> derim, yapar.'

10 Ýsa, duyduðu bu sözlere hayran kaldý. Ardýndan gelenlere, 'Size doðrusunu söyleyeyim' dedi, 'Ben Ýsrail'de böyle imaný olan birini görmedim.

11 Size þunu söyleyeyim, doðudan ve batýdan birçok insan gelecek, Göklerin Egemenliði'nde Ýbrahim'le, Ýshak'la ve Yakup'la birlikte sofraya oturacaklar.

12 Ama bu egemenliðin asýl mirasçýlarý dýþarýdaki karanlýða atýlacak. Orada aðlayýþ ve diþ gýcýrtýsý olacak.'

13 Sonra Ýsa yüzbaþýya, 'Git, inandýðýn gibi olsun' dedi.

14 Ýsa Petrus'un evine geldiðinde onun kaynanasýnýn ateþler içinde yattýðýný gördü.

15 Eline dokununca kadýnýn ateþi düþtü. Kadýn kalkýp Ýsa'ya hizmet etmeye baþladý.

16 Akþam olunca birçok cinliyi kendisine getirdiler. Ýsa onlardaki kötü ruhlarý tek sözle kovdu, hastalarýn hepsini iyileþtirdi.

17 Bu, Peygamber Yeþaya aracýlýðýyla bildirilen þu söz yerine gelsin diye oldu: 'Zayýflýklarýmýzý O kaldýrdý, Hastalýklarýmýzý O üstlendi.'

18 Ýsa, çevresindeki kalabalýðý görünce gölün karþý yakasýna geçilmesini buyurdu.

19 O sýrada din bilginlerinden* biri O'na yaklaþýp, 'Öðretmenim' dedi, 'Nereye gidersen, senin ardýndan geleceðim.'

20 Ýsa ona, 'Tilkilerin ini, kuþlarýn yuvasý var, ama Ýnsanoðlu'nun* baþýný yaslayacak bir yeri yok' dedi.

21 Baþka bir öðrencisi Ýsa'ya, 'Ya Rab, izin ver, önce gidip babamý gömeyim' dedi.

22 Ýsa ona, 'Ardýmdan gel' dedi. 'Býrak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.'

23 Ýsa tekneye binince, ardýndan öðrencileri de bindi.

24 Gölde ansýzýn büyük bir fýrtýna koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aþýyordu. Ýsa bu arada uyuyordu.

25 Öðrenciler gidip O'nu uyandýrarak, 'Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceðiz!' dediler.

26 Ýsa, 'Neden korkuyorsunuz, ey kýt imanlýlar?' dedi. Sonra kalkýp rüzgarý ve gölü azarladý. Ortalýk sütliman oldu.

27 Hepsi hayret içinde kaldý. 'Bu nasýl bir adam ki, rüzgar da göl de O'nun sözünü dinliyor?' dediler.

28 Ýsa gölün karþý yakasýnda Gadaralýlar'ýn memleketine vardý. Orada O'nu mezarlýk maðaralardan çýkan iki cinli karþýladý. Bunlar öyle tehlikeliydi ki, kimse o yoldan geçemiyordu.

29 Ýsa'ya, 'Ey Tanrý'nýn Oðlu, bizden ne istiyorsun?' diye baðýrdýlar. 'Buraya, vaktinden önce bize iþkence etmek için mi geldin?'

30 Onlardan uzakta otlayan büyük bir domuz sürüsü vardý.

31 Cinler Ýsa'ya, 'Bizi kovacaksan, þu domuz sürüsüne gönder' diye yalvardýlar.

32 Ýsa onlara, 'Gidin!' dedi. Cinler de adamlardan çýkýp domuzlarýn içine girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aþaðý koþuþarak göle atlayýp boðuldu.

33 Domuzlarý güdenler kaçýp kente gittiler. Cinli adamlarla ilgili haberler dahil, olup bitenlerin hepsini anlattýlar.

34 Bunun üzerine bütün kent halký Ýsa'yý karþýlamaya çýktý. O'nu görünce bölgelerinden ayrýlmasý için yalvardýlar.

9

1 Ýsa tekneye binip karþý kýyýya geçti ve kendi kentine gitti.

2 Kendisine, yatak üzerinde felçli bir adam getirdiler. Ýsa onlarýn imanýný görünce felçliye, 'Cesur ol, oðlum, günahlarýn baðýþlandý' dedi.

3 Bunun üzerine bazý din bilginleri içlerinden, 'Bu adam Tanrý'ya küfrediyor!' dediler.

4 Onlarýn ne düþündüklerini bilen Ýsa dedi ki, 'Yüreðinizde neden kötü düþüncelere yer veriyorsunuz?

5 Hangisi daha kolay? demek mi, yoksa demek mi?

6 Ne var ki, Ýnsanoðlu'nun* yeryüzünde günahlarý baðýþlama yetkisine sahip olduðunu bilesiniz diye...' Sonra felçliye, 'Kalk, yataðýný topla, evine git!' dedi.

7 Adam da kalkýp evine gitti.

8 Halk bunu görünce korkuya kapýldý. Ýnsana böyle bir yetki veren Tanrý'yý yücelttiler.

9 Ýsa oradan geçerken, vergi toplama yerinde oturan birini gördü. Matta adýndaki bu adama, 'Ardýmdan gel' dedi. Adam da kalkýp Ýsa'nýn ardýndan gitti.

10 Sonra Ýsa, Matta'nýn evinde sofrada otururken, birçok vergi görevlisiyle* günahkâr gelip O'nunla ve öðrencileriyle birlikte sofraya oturdu.

11 Bunu gören Ferisiler, Ýsa'nýn öðrencilerine, 'Sizin öðretmeniniz neden vergi görevlileri ve günahkârlarla birlikte yemek yiyor?' diye sordular.

12 Ýsa bunu duyunca þöyle dedi: 'Saðlamlarýn deðil, hastalarýn hekime ihtiyacý var.

13 Gidin de, sözünün anlamýný öðrenin. Çünkü ben doðru kiþileri deðil, günahkârlarý çaðýrmaya geldim.'

14 Bu arada Yahya'nýn öðrencileri gelip Ýsa'ya, 'Neden biz ve Ferisiler oruç tutuyoruz da senin öðrencilerin tutmuyor?' diye sordular.

15 Ýsa þöyle karþýlýk verdi: 'Güvey aralarýndayken, davetliler yas tutar mý? Ama güveyin aralarýndan alýnacaðý günler gelecek, o zaman oruç tutacaklar.

16 Hiç kimse eski giysiyi yeni kumaþ parçasýyla yamamaz. Çünkü yeni kumaþ çeker, giysiden kopar, yýrtýk daha beter olur.

17 Hiç kimse yeni þarabý eski tulumlara doldurmaz. Yoksa tulumlar patlar; hem þarap dökülür, hem de tulumlar mahvolur. Yeni þarap yeni tulumlara konur, böylece her ikisi de korunmuþ olur.'

18 Ýsa onlara bu sözleri söylerken bir havra yöneticisi gelip O'nun önünde yere kapanarak, 'Kýzým az önce öldü. Ama sen gelip elini onun üzerine koyarsan, dirilecek' dedi.

19 Ýsa kalkýp öðrencileriyle birlikte adamýn ardýndan gitti.

20 Tam o sýrada, on iki yýldýr kanamasý olan bir kadýn Ýsa'nýn arkasýndan yetiþip giysisinin eteðine dokundu.

21 Ýçinden, 'Giysisine bir dokunsam kurtulurum' diyordu.

22 Ýsa arkasýna dönüp onu görünce, 'Cesur ol, kýzým! Ýmanýn seni kurtardý' dedi. Ve kadýn o anda iyileþti.

23 Ýsa, yöneticinin evine varýp kaval çalanlarla gürültülü kalabalýðý görünce, 'Çekilin!' dedi. 'Kýz ölmedi, uyuyor.' Onlar ise kendisiyle alay ettiler.

24

25 Kalabalýk dýþarý çýkarýlýnca Ýsa içeri girip kýzýn elini tuttu, kýz ayaða kalktý.

26 Bu haber bütün bölgeye yayýldý.

27 Ýsa oradan ayrýlýrken iki kör, 'Ey Davut Oðlu, halimize acý!' diye feryat ederek O'nun ardýndan gittiler.

28 Ýsa eve girince körler yanýna geldi. Onlara, 'Ýstediðinizi yapabileceðime inanýyor musunuz?' diye sordu.

29 Bunun üzerine Ýsa körlerin gözlerine dokunarak, 'Ýmanýnýza göre olsun' dedi.

30 Ve adamlarýn gözleri açýldý.

31 Onlar ise çýkýp Ýsa'yla ilgili haberi bütün bölgeye yaydýlar.

32 Adamlar çýkarken Ýsa'ya dilsiz bir cinli getirdiler.

33 Cin kovulunca adamýn dili çözüldü. Halk hayret içinde, 'Ýsrail'de böylesi hiç görülmemiþtir' diyordu.

34 Ferisiler ise, 'Cinleri, cinlerin önderinin gücüyle kovuyor' diyorlardý.

35 Ýsa bütün kent ve köyleri dolaþarak havralarda öðretiyor, göksel egemenliðin Müjdesi'ni duyuruyor, her hastalýðý, her illeti iyileþtiriyordu.

36 Kalabalýklarý görünce onlara acýdý. Çünkü çobansýz koyunlar gibi þaþkýn ve periþandýlar.

37 O zaman Ýsa öðrencilerine, 'Ürün bol, ama iþçi az' dedi,

38 'Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarýn, ürününü kaldýracak iþçiler göndersin.'

10

1 Ýsa on iki öðrencisini yanýna çaðýrýp onlara kötü ruhlar üzerinde yetki verdi. Böylece kötü ruhlarý kovacak, her hastalýðý, her illeti iyileþtireceklerdi.

2 Bu on iki elçinin adlarý þöyle: Birincisi Petrus adýyla bilinen Simun, onun kardeþi Andreas, Zebedi'nin oðullarý Yakup ve Yuhanna, Filipus ve Bartalmay, Tomas ve vergi görevlisi Matta, Alfay oðlu Yakup ve Taday, Yurtsever* Simun ve Ýsa'ya ihanet eden Yahuda Ýskariot.

3

4

5 Ýsa Onikiler'i þu buyrukla halkýn arasýna gönderdi: 'Öteki uluslarýn arasýna girmeyin. Samiriyeliler'in kentlerine de uðramayýn.

6 Bunun yerine, Ýsrail halkýnýn yitik koyunlarýna gidin.

7 Gittiðiniz her yerde Göklerin Egemenliði'nin yaklaþtýðýný duyurun.

8 Hastalarý iyileþtirin, ölüleri diriltin, cüzamlýlarý* temiz kýlýn, cinleri kovun. Karþýlýksýz aldýnýz, karþýlýksýz verin.

9 Kuþaðýnýza altýn, gümüþ, ya da bakýr para koymayýn.

10 Yolculuk için ne torba, ne yedek mintan, ne çarýk, ne de deðnek alýn. Çünkü iþçi yiyeceðini hak eder.

11 Hangi kent ya da köye girerseniz, orada saygýdeðer birini arayýn ve ayrýlýncaya dek onunla kalýn.

12 Onun evine girerken, evdekilere esenlik dileyin.

13 Eðer evdekiler buna layýksa, dilediðiniz esenlik üzerlerinde kalsýn; layýk deðillerse, size geri dönsün.

14 Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrýlýrken, ayaklarýnýzýn tozunu silkin.

15 Size doðrusunu söyleyeyim, yargý günü o kentin hali Sodom'la Gomora bölgesinin halinden beter olacaktýr.'

16 'Ýþte, sizi koyunlar gibi kurtlarýn arasýna gönderiyorum. Yýlan gibi zeki, güvercin gibi saf olun.

17 Ýnsanlardan sakýnýn. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarýnda kamçýlayacaklar.

18 Benden ötürü valilerin, krallarýn önüne çýkarýlacak, böylece onlara ve uluslara tanýklýk edeceksiniz.

19 Sizleri mahkemeye verdiklerinde, neyi nasýl söyleyeceðinizi düþünerek kaygýlanmayýn. Ne söyleyeceðiniz o anda size bildirilecek.

20 Çünkü konuþan siz deðil, aracýlýðýnýzla konuþan Babanýz'ýn Ruhu olacak.

21 'Kardeþ kardeþi, baba çocuðunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babaya baþkaldýrýp onlarý öldürtecek.

22 Benim adýmdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktýr.

23 Bir kentte size zulmettikleri zaman ötekine kaçýn. Size doðrusunu söyleyeyim, Ýnsanoðlu* gelinceye dek Ýsrail'in bütün kentlerini dolaþmýþ olmayacaksýnýz.

24 'Öðrenci öðretmeninden, köle efendisinden üstün deðildir.

25 Öðrencinin öðretmeni gibi, kölenin de efendisi gibi olmasý yeterlidir. Ýnsanlar evin efendisine Baalzevul* derlerse, ev halkýna neler demezler!'

26 'Bu yüzden onlardan korkmayýn. Çünkü örtülü olup da açýða çýkarýlmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir þey yoktur.

27 Size karanlýkta söylediklerimi, siz gün ýþýðýnda söyleyin. Kulaðýnýza fýsýldananý, damlardan duyurun.

28 Bedeni öldüren, ama caný öldüremeyenlerden korkmayýn. Caný da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrý'dan korkun.

29 Ýki serçe bir meteliðe satýlmýyor mu? Ama Babanýz'ýn izni olmadan bunlardan bir teki bile yere düþmez.

30 Size gelince, baþýnýzdaki bütün saçlar bile sayýlýdýr.

31 Onun için korkmayýn, siz birçok serçeden daha deðerlisiniz.

32 'Ýnsanlarýn önünde beni açýkça kabul eden herkesi, ben de göklerdeki Babam'ýn önünde açýkça kabul edeceðim.

33 Ýnsanlarýn önünde beni inkâr edeni, ben de göklerdeki Babam'ýn önünde inkâr edeceðim.'

34 'Yeryüzüne barýþ getirmeye geldiðimi sanmayýn! Barýþ deðil, kýlýç getirmeye geldim.

35 Çünkü ben babayla oðulun, anneyle kýzýn, gelinle kaynananýn arasýna ayrýlýk sokmaya geldim.

36 <Ýnsanýn düþmaný kendi ev halký olacak.>

37 Annesini ya da babasýný beni sevdiðinden çok seven bana layýk deðildir. Oðlunu ya da kýzýný beni sevdiðinden çok seven bana layýk deðildir.

38 Çarmýhýný yüklenip ardýmdan gelmeyen bana layýk deðildir.

39 Canýný kurtaran onu yitirecek. Canýný benim uðruma yitiren ise onu kurtaracaktýr.

40 'Sizi kabul eden beni kabul etmiþ olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiþ olur.

41 Bir peygamberi peygamber olduðu için kabul eden, peygambere yaraþan bir ödül alacaktýr. Doðru birini doðru olduðu için kabul eden, doðru kiþiye yaraþan bir ödül alacaktýr.

42 Bu sýradan kiþilerden birine, öðrencim olduðu için bir bardak soðuk su bile veren, size doðrusunu söyleyeyim, ödülsüz kalmayacaktýr.'

11

1 Ýsa, on iki öðrencisine bu buyruklarý verdikten sonra onlarýn kentlerinde öðretmek ve Tanrý sözünü duyurmak üzere oradan ayrýldý.

2 Tutukevinde bulunan Yahya, Mesih'in yaptýðý iþleri duyunca, O'na gönderdiði öðrencileri aracýlýðýyla þunu sordu: 'Gelecek Olan sen misin, yoksa baþkasýný mý bekleyelim?'

3

4 Ýsa onlara þöyle karþýlýk verdi: 'Gidin, iþitip gördüklerinizi Yahya'ya bildirin.

5 Körlerin gözleri açýlýyor, kötürümler yürüyor, cüzamlýlar temiz kýlýnýyor, saðýrlar iþitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor.

6 Benden ötürü sendeleyip düþmeyene ne mutlu!'

7 Yahya'nýn öðrencileri ayrýlýrken Ýsa halka Yahya'dan söz etmeye baþladý. 'Çöle ne görmeye gittiniz?' dedi. 'Rüzgarda sallanan bir kamýþ mý?

8 Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalý giysiler giymiþ bir adam mý? Oysa pahalý giysi giyenler, kral saraylarýnda bulunur.

9 Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size þunu söyleyeyim, gördüðünüz kiþi peygamberden de üstündür.

10 <Ýþte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazýrlayacak>

11 Size doðrusunu söyleyeyim, kadýndan doðanlar arasýnda Vaftizci Yahya'dan daha üstün biri çýkmamýþtýr. Bununla birlikte, Göklerin Egemenliði'nde en küçük olan ondan üstündür.

12 Vaftizci Yahya'nýn ortaya çýktýðý günden bu yana Göklerin Egemenliði zorlanýyor, zorlu kiþiler onu ele geçirmeye çalýþýyor*fx*.

13 Yahya'ya dek bütün peygamberlerle Kutsal Yasa, olacaklarý önceden bildirdiler.

14 Eðer bunu kabul etmek isterseniz, gelecek olan Ýlyas odur.

15 Kulaðý olan, iþitsin!

16 'Bu kuþaðýn insanlarýný neye benzeteyim? Çarþý meydanlarýnda oturup arkadaþlarýna,

17

18 Yahya geldiði zaman oruç tutup içkiden kaçýndý, ona diyorlar.

19 Ýnsanoðlu* geldiði zaman yiyip içti. Bu kez de diyorlar ki, <Þu obur ve ayyaþ adama bakýn! Vergi görevlileri* ve günahkârlarla dost oldu!> Ne var ki bilgelik, ortaya koyduðu iþlerle doðrulanýr.'

20 Sonra Ýsa, mucizelerinin çoðunu yapmýþ olduðu kentleri, tövbe etmedikleri için þöyle azarlamaya baþladý: 'Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Sizlerde yapýlan mucizeler Sur ve Sayda'da yapýlmýþ olsaydý, çoktan çul* kuþanýp kül içinde oturarak tövbe etmiþ olurlardý.

21

22 Size þunu söyleyeyim, yargý günü sizin haliniz Sur ve Sayda'nýn halinden beter olacaktýr!

23 Ya sen, ey Kefarnahum, göðe mi çýkarýlacaksýn? Hayýr, ölüler diyarýna indirileceksin! Çünkü sende yapýlan mucizeler Sodom'da yapýlmýþ olsaydý, bugüne dek ayakta kalýrdý.

24 Sana þunu söyleyeyim, yargý günü senin halin Sodom bölgesinin halinden beter olacaktýr!'

25 Ýsa bundan sonra þöyle dedi: 'Baba, yerin ve göðün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akýllý kiþilerden gizleyip küçük çocuklara açtýðýn için sana þükrederim.

26 Evet Baba, senin isteðin buydu.

27 'Babam her þeyi bana teslim etti. Oðul'u, Baba'dan baþka kimse tanýmaz. Baba'yý da Oðul'dan ve Oðul'un O'nu tanýtmak istediði kiþilerden baþkasý tanýmaz.

28 'Ey bütün yorgunlar ve yükü aðýr olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm.

29 Boyunduruðumu yüklenin, benden öðrenin. Çünkü ben yumuþak huylu, alçakgönüllüyüm. Böylece canlarýnýz rahata kavuþur.

30 Boyunduruðumu taþýmak kolay, yüküm hafiftir.'

12

1 O sýralarda, bir Þabat Günü* Ýsa ekinler arasýndan geçiyordu. Öðrencileri acýkýnca baþaklarý koparýp yemeye baþladýlar.

2 Bunu gören Ferisiler Ýsa'ya, 'Bak, öðrencilerin Þabat Günü yasak olaný yapýyor' dediler.

3 Ýsa onlara, 'Davut'la yanýndakiler acýkýnca Davut'un ne yaptýðýný okumadýnýz mý?' diye sordu.

4 'Tanrý'nýn evine girdi, kendisinin ve yanýndakilerin yemesi yasak olan, ancak kâhinlerin yiyebileceði adak ekmeklerini* yedi.

5 Ayrýca kâhinlerin her hafta tapýnakta Þabat Günü'yle ilgili buyruðu çiðnedikleri halde suçlu sayýlmadýklarýný Kutsal Yasa'da okumadýnýz mý?

6 Size þunu söyleyeyim, burada tapýnaktan daha üstün bir þey var.

7 Eðer siz, sözünün anlamýný bilseydiniz, suçsuzlarý yargýlamazdýnýz.

8 Çünkü Ýnsanoðlu* Þabat Günü'nün de Rabbi'dir.'

9 Ýsa oradan ayrýlýp onlarýn havrasýna gitti.

10 Orada eli sakat bir adam vardý. Ýsa'yý suçlamak amacýyla kendisine, 'Þabat Günü bir hastayý iyileþtirmek Kutsal Yasa'ya uygun mudur?' diye sordular.

11 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Hanginizin bir koyunu olur da Þabat Günü çukura düþerse onu tutup çýkarmaz?

12 Ýnsan koyundan çok daha deðerlidir! Demek ki, Þabat Günü iyilik yapmak Yasa'ya uygundur.'

13 Sonra adama, 'Elini uzat' dedi. Adam elini uzattý. Eli öteki gibi yine sapasaðlam oluverdi.

14 Bunun üzerine Ferisiler dýþarý çýktýlar, Ýsa'yý yok etmek için anlaþtýlar.

15 Ýsa bunu bildiði için oradan ayrýldý. Birçok kiþi ardýndan gitti. Ýsa hepsini iyileþtirdi.

16 Kim olduðunu açýklamamalarý için onlarý uyardý.

17 Bu, Peygamber Yeþaya aracýlýðýyla bildirilen þu söz yerine gelsin diye oldu: 'Ýþte Kulum, O'nu ben seçtim. Gönlümün hoþnut olduðu sevgili Kulum O'dur. Ruhum'u O'nun üzerine koyacaðým, O da adaleti uluslara bildirecek.

18

19 Çekiþip baðýrmayacak, Sokaklarda kimse O'nun sesini duymayacak.

20 Ezilmiþ kamýþý kýrmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaþtýracak.

21 Uluslar da O'nun adýna umut baðlayacak.'

22 Daha sonra Ýsa'ya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. Ýsa adamý iyileþtirdi. Adam konuþmaya, görmeye baþladý.

23 Bütün kalabalýk þaþýrýp kaldý. 'Bu, Davut'un Oðlu* olabilir mi?' diye soruyorlardý.

24 Ferisiler bunu duyunca, 'Bu adam cinleri, ancak cinlerin önderi Baalzevul'un* gücüyle kovuyor' dediler.

25 Onlarýn ne düþündüðünü bilen Ýsa þöyle dedi: 'Kendi içinde bölünen ülke yýkýlýr. Kendi içinde bölünen kent ya da ev ayakta kalamaz.

26 Eðer Þeytan Þeytan'ý kovarsa, kendi içinde bölünmüþ demektir. Bu durumda onun egemenliði nasýl ayakta kalabilir?

27 Eðer ben cinleri Baalzevul'un gücüyle kovuyorsam, sizin adamlarýnýz kimin gücüyle kovuyor? Bu durumda sizi kendi adamlarýnýz yargýlayacak.

28 Ama ben cinleri Tanrý'nýn Ruhu'yla kovuyorsam, Tanrý'nýn Egemenliði üzerinize gelmiþ demektir.

29 'Bir kimse güçlü adamýn evine girip malýný nasýl çalabilir? Ancak onu baðladýktan sonra evini soyabilir.

30 'Benden yana olmayan bana karþýdýr. Benimle birlikte toplamayan daðýtýyor demektir.

31 Bunun için size diyorum ki, insanlarýn iþlediði her günah, ettiði her küfür baðýþlanacak; ama Ruh'a edilen küfür baðýþlanmayacaktýr.

32 Ýnsanoðlu'na* karþý bir söz söyleyen, baðýþlanacak; ama Kutsal Ruh'a karþý bir söz söyleyen, ne bu çaðda, ne de gelecek çaðda baðýþlanacaktýr.

33 'Ya aðacý iyi, meyvesini de iyi sayýn; ya da aðacý kötü, meyvesini de kötü sayýn. Çünkü her aðaç meyvesinden tanýnýr.

34 Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasýl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü aðýz yürekten taþaný söyler.

35 Ýyi insan içindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan içindeki kötülük hazinesinden kötülük çýkarýr.

36 Size þunu söyleyeyim, insanlar söyledikleri her boþ söz için yargý günü hesap verecekler.

37 Kendi sözlerinizle aklanacak, yine kendi sözlerinizle suçlu çýkarýlacaksýnýz.'

38 Bunun üzerine bazý din bilginleri ve Ferisiler, 'Öðretmenimiz, senden doðaüstü bir belirti görmek istiyoruz' dediler.

39 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Kötü ve vefasýz kuþak bir belirti istiyor! Ama ona Peygamber Yunus'un belirtisinden baþka bir belirti gösterilmeyecektir.

40 Yunus, nasýl üç gün üç gece o koca balýðýn karnýnda kaldýysa, Ýnsanoðlu* da üç gün üç gece yerin baðrýnda kalacaktýr.

41 Ninova halký, yargý günü bu kuþakla birlikte kalkýp bu kuþaðý yargýlayacak. Çünkü Ninovalýlar, Yunus'un çaðrýsý üzerine tövbe ettiler. Bakýn, Yunus'tan daha üstün olan buradadýr.

42 Güney Kraliçesi, yargý günü bu kuþakla birlikte kalkýp bu kuþaðý yargýlayacak. Çünkü kraliçe, Süleyman'ýn bilgece sözlerini dinlemek için dünyanýn ta öbür ucundan gelmiþti. Bakýn, Süleyman'dan daha üstün olan buradadýr.

43 'Kötü ruh insandan çýkýnca kurak yerlerde dolanýp huzur arar, ama bulamaz.

44 O zaman, <Çýktýðým eve, kendi evime döneyim> der. Eve gelince orayý bomboþ, süpürülmüþ, düzeltilmiþ bulur.

45 Bunun üzerine gider, yanýna kendisinden kötü yedi ruh daha alýr ve eve girip yerleþirler. Böylece o kiþinin son durumu ilkinden beter olur. Bu kötü kuþaðýn baþýna gelecek olan da budur.'

46 Ýsa daha halka konuþurken, annesiyle kardeþleri geldi. Dýþarýda durmuþ, O'nunla konuþmak istiyorlardý.

47 Birisi Ýsa'ya, 'Bak, annenle kardeþlerin dýþarýda duruyor, seninle görüþmek istiyorlar' dedi.

48 Ýsa, kendisiyle konuþana, 'Kimdir annem, kimdir kardeþlerim?' karþýlýðýný verdi.

49 Eliyle öðrencilerini göstererek, 'Ýþte annem, iþte kardeþlerim!' dedi.

50 'Göklerdeki Babam'ýn isteðini kim yerine getirirse, kardeþim, kýzkardeþim ve annem odur.'

13

1 Ayný gün Ýsa evden çýktý, gidip göl kýyýsýnda oturdu.

2 Çevresinde büyük bir kalabalýk toplandý. Bu yüzden Ýsa tekneye binip oturdu. Bütün kalabalýk kýyýda duruyordu.

3 Ýsa onlara benzetmelerle birçok þey anlattý. 'Bakýn' dedi, 'Ekincinin biri tohum ekmeye çýktý.

4 Ektiði tohumlardan kimi yol kenarýna düþtü. Kuþlar gelip bunlarý yedi.

5 Kimi, topraðý az, kayalýk yerlere düþtü; toprak derin olmadýðýndan hemen filizlendi.

6 Ne var ki, güneþ doðunca kavruldular, kök salamadýklarý için kuruyup gittiler.

7 Kimi, dikenler arasýna düþtü. Dikenler büyüdü, filizleri boðdu.

8 Kimi ise iyi topraða düþtü. Bazýsý yüz, bazýsý altmýþ, bazýsý da otuz kat ürün verdi.

9 Kulaðý olan iþitsin!'

10 Öðrencileri gelip Ýsa'ya, 'Halka neden benzetmelerle konuþuyorsun?' diye sordular.

11 Ýsa þöyle yanýtladý: 'Göklerin Egemenliði'nin sýrlarýný bilme ayrýcalýðý size verildi, ama onlara verilmedi.

12 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluða kavuþturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alýnacak.

13 Onlara benzetmelerle konuþmamýn nedeni budur. Çünkü,

14 'Böylece Yeþaya'nýn peygamberlik sözü onlar için gerçekleþmiþ oldu: 15 Çünkü bu halkýn yüreði duygusuzlaþtý, Kulaklarý aðýrlaþtý. Gözlerini kapadýlar. Öyle ki, gözleri görmesin, Kulaklarý duymasýn, yürekleri anlamasýn Ve bana dönmesinler. Dönselerdi, onlarý iyileþtirirdim.>

16 'Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarýnýz iþitiyor!

17 Size doðrusunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice doðru kiþiler sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin iþittiklerinizi iþitmek istediler, ama iþitemediler.

18 'Þimdi ekinciyle ilgili benzetmeyi siz dinleyin.

19 Kim göksel egemenlikle ilgili sözü iþitir de anlamazsa, kötü olan* gelir, onun yüreðine ekileni söker götürür. Yol kenarýna ekilen tohum iþte budur.

20 Kayalýk yerlere ekilen ise iþittiði sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadýðý için ancak bir süre dayanan kiþidir. Böyle biri Tanrý sözünden ötürü sýkýntý ya da zulme uðrayýnca hemen sendeleyip düþer.

21

22 Dikenler arasýnda ekilen de þudur: Sözü iþitir, ama dünyasal kaygýlar ve zenginliðin aldatýcýlýðý sözü boðar ve ürün vermesini engeller.

23 Ýyi topraða ekilen tohum ise, sözü iþitip anlayan birine benzer. Böylesi elbette ürün verir, kimi yüz, kimi altmýþ, kimi de otuz kat.'

24 Ýsa onlara baþka bir benzetme anlattý: 'Göklerin Egemenliði, tarlasýna iyi tohum eken adama benzer' dedi.

25 'Herkes uyurken, adamýn düþmaný geldi, buðdayýn arasýna delice ekip gitti.

26 Ekin geliþip baþak salýnca, deliceler de göründü.

27 'Mal sahibinin köleleri gelip ona þöyle dediler:

28 'Mal sahibi, dedi.

29 ' dedi adam. 30 Býrakýn biçim vaktine dek birlikte büyüsünler. Biçim vakti orakçýlara, önce deliceleri toplayýn diyeceðim, yakmak için demet yapýn. Buðdayý ise toplayýp ambarýma koyun.> '

31 Ýsa onlara bir benzetme daha anlattý: 'Göklerin Egemenliði, bir adamýn tarlasýna ektiði hardal tanesine benzer' dedi.

32 'Hardal tohumlarýn en küçüðü olduðu halde, geliþince bahçe bitkilerinin boyunu aþar, aðaç olur. Böylece kuþlar gelip dallarýnda barýnýr.'

33 Ýsa onlara baþka bir benzetme anlattý: 'Göklerin Egemenliði, bir kadýnýn üç ölçek*fx* una karýþtýrdýðý mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarýr.'

34 Ýsa bütün bunlarý halka benzetmelerle anlattý. Benzetme kullanmadan onlara hiçbir þey anlatmazdý.

35 Bu, peygamber aracýlýðýyla bildirilen þu söz yerine gelsin diye oldu: 'Aðzýmý benzetmeler anlatarak açacaðým, Dünyanýn kuruluþundan beri Gizli kalmýþ sýrlarý dile getireceðim.'

36 Bundan sonra Ýsa halktan ayrýlýp eve gitti. Öðrencileri yanýna gelip, 'Tarladaki delicelerle ilgili benzetmeyi bize açýkla' dediler.

37 Ýsa, 'Ýyi tohumu eken, Ýnsanoðlu'dur*' diye karþýlýk verdi.

38 'Tarla ise dünyadýr. Ýyi tohum, göksel egemenliðin oðullarý, deliceler de kötü olanýn* oðullarýdýr.

39 Deliceleri eken düþman, Ýblis'tir. Biçim vakti, çaðýn sonu; orakçýlar ise meleklerdir.

40 'Deliceler nasýl toplanýp yakýlýrsa, çaðýn sonunda da böyle olacaktýr.

41 Ýnsanoðlu meleklerini gönderecek, onlar da insanlarý günaha düþüren her þeyi, kötülük yapan herkesi O'nun egemenliðinden toplayýp kýzgýn fýrýna atacaklar. Orada aðlayýþ ve diþ gýcýrtýsý olacaktýr.

42

43 Doðru kiþiler o zaman Babalarý'nýn egemenliðinde güneþ gibi parlayacaklar. Kulaðý olan iþitsin!'

44 'Göklerin Egemenliði, tarlada saklý bir defineye benzer. Onu bulan yeniden sakladý, sevinçle koþup gitti, varýný yoðunu satýp tarlayý satýn aldý.

45 'Yine Göklerin Egemenliði, güzel inciler arayan bir tüccara benzer.

46 Tüccar, çok deðerli bir inci bulunca gitti, varýný yoðunu satýp o inciyi satýn aldý.'

47 'Yine Göklerin Egemenliði, denize atýlan ve her çeþit balýðý toplayan aða benzer.

48 Að dolunca onu kýyýya çekerler. Oturup iþe yarayan balýklarý kaplara koyar, yaramayanlarý atarlar.

49 Çaðýn sonunda da böyle olacak. Melekler gelecek, kötü kiþileri doðrularýn arasýndan ayýrýp kýzgýn fýrýna atacaklar. Orada aðlayýþ ve diþ gýcýrtýsý olacaktýr.'

50

51 Ýsa, 'Bütün bunlarý anladýnýz mý?' diye sordu.

52 O da onlara, 'Ýþte böylece Göklerin Egemenliði için eðitilmiþ her din bilgini, hazinesinden hem yeni hem eski deðerler çýkaran bir mal sahibine benzer' dedi.

53 Ýsa bütün bu benzetmeleri anlattýktan sonra oradan ayrýldý.

54 Kendi memleketine gitti ve oradaki havrada halka öðretmeye baþladý. Halk þaþýp kalmýþtý. 'Adamýn bu bilgeliði ve mucizeler yaratan gücü nereden geliyor?' diyorlardý.

55 'Marangozun oðlu deðil mi bu? Annesinin adý Meryem deðil mi? Yakup, Yusuf, Simun ve Yahuda O'nun kardeþleri deðil mi?

56 Kýzkardeþlerinin hepsi aramýzda yaþamýyor mu? O halde O'nun bütün bu yaptýklarý nereden geliyor?'

57 Ve gücenip O'nu reddettiler.

58 Ýmansýzlýklarý yüzünden Ýsa orada pek fazla mucize yapmadý.

14

1 O günlerde Ýsa'yla ilgili haberleri duyan bölge kralý* Hirodes, adamlarýna, 'Bu, Vaftizci Yahya'dýr' dedi. 'Ölümden dirildi. Olaðanüstü güçlerin onda etkin olmasýnýn nedeni budur.'

2

3 Hirodes, kardeþi Filipus'un karýsý Hirodiya yüzünden Yahya'yý tutuklatmýþ, baðlatýp zindana attýrmýþtý.

4 Çünkü Yahya Hirodes'e, 'O kadýnla evlenmen Kutsal Yasa'ya aykýrýdýr' demiþti.

5 Hirodes Yahya'yý öldürtmek istemiþ, ama halktan korkmuþtu. Çünkü halk Yahya'yý peygamber sayýyordu.

6 Hirodes'in doðum günü þenliði sýrasýnda Hirodiya'nýn kýzý ortaya çýkýp dans etti. Bu, Hirodes'in öyle hoþuna gitti ki, ant içerek kýza ne dilerse vereceðini söyledi.

7

8 Kýz, annesinin kýþkýrtmasýyla, 'Bana þimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahya'nýn baþýný ver' dedi.

9 Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarýnýn önünde içtiði anttan ötürü bu dileðin yerine getirilmesini buyurdu.

10 Adam gönderip zindanda Yahya'nýn baþýný kestirdi.

11 Kesik baþ tepsiyle getirilip kýza verildi, kýz da bunu annesine götürdü.

12 Yahya'nýn öðrencileri gelip cesedi aldýlar ve gömdüler. Sonra gidip Ýsa'ya haber verdiler.

13 Ýsa bunu duyunca, tek baþýna tenha bir yere çekilmek üzere bir tekneyle oradan ayrýldý. Bunu öðrenen halk, kentlerden çýkýp O'nu yaya olarak izledi.

14 Ýsa tekneden inince büyük bir kalabalýkla karþýlaþtý. Onlara acýdý ve hasta olanlarýný iyileþtirdi.

15 Akþama doðru öðrencileri yanýna gelip, 'Burasý ýssýz bir yer' dediler, 'Vakit de geç oldu. Halký salýver de köylere gidip kendilerine yiyecek alsýnlar.'

16 Ýsa, 'Gitmelerine gerek yok, onlara siz yiyecek verin' dedi.

17 Öðrenciler, 'Burada beþ ekmekle iki balýktan baþka bir þeyimiz yok ki' dediler.

18 Ýsa, 'Onlarý buraya, bana getirin' dedi.

19 Halka çayýra oturmalarýný buyurduktan sonra, beþ ekmekle iki balýðý aldý, gözlerini göðe kaldýrarak þükretti; sonra ekmekleri bölüp öðrencilerine verdi, onlar da halka daðýttýlar.

20 Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan on iki sepet dolusu topladýlar.

21 Yemek yiyenlerin sayýsý, kadýn ve çocuklar hariç, yaklaþýk beþ bin erkekti.

22 Bundan hemen sonra Ýsa öðrencilerine, tekneye binip kendisinden önce karþý yakaya geçmelerini buyurdu. Bu arada halký evlerine gönderecekti.

23 Halký gönderdikten sonra dua etmek için tek baþýna daða çýktý. Akþam olurken orada yalnýzdý.

24 O sýrada tekne kýyýdan bir hayli uzakta*fx* dalgalarla boðuþuyordu. Çünkü rüzgar karþý yönden esiyordu.

25 Sabaha karþý*fx* Ýsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaþtý.

26 Öðrenciler, O'nun gölün üstünde yürüdüðünü görünce dehþete kapýldýlar. 'Bu bir hayalet!' diyerek korkuyla baðrýþtýlar.

27 Ama Ýsa hemen onlara seslenerek, 'Cesur olun, benim, korkmayýn!' dedi.

28 Petrus buna karþýlýk, 'Ya Rab' dedi, 'Eðer sen isen, buyruk ver suyun üstünden yürüyerek sana geleyim.'

29 Ýsa, 'Gel!' dedi.

30 Ama rüzgarýn ne kadar güçlü estiðini görünce korktu, batmaya baþladý. 'Ya Rab, beni kurtar!' diye baðýrdý.

31 Ýsa hemen elini uzatýp onu tuttu. Ona, 'Ey kýt imanlý, neden kuþku duydun?' dedi.

32 Onlar tekneye bindikten sonra rüzgar dindi.

33 Teknedekiler, 'Sen gerçekten Tanrý'nýn Oðlu'sun' diyerek O'na tapýndýlar.

34 Gölü aþýp Ginnesar'da karaya çýktýlar.

35 Yöre halký Ýsa'yý tanýyýnca çevreye haber saldý. Bütün hastalarý O'na getirdiler.

36 Giysisinin eteðine bir dokunsak diye yalvarýyorlardý. Dokunanlarýn hepsi iyileþti.

15

1 Bu sýrada Yeruþalim'den bazý Ferisiler ve din bilginleri Ýsa'ya gelip, 'Öðrencilerin neden atalarýmýzýn töresini çiðniyor?' diye sordular, 'Yemekten önce ellerini yýkamýyorlar.'

2

3 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Ya siz, neden töreniz uðruna Tanrý buyruðunu çiðniyorsunuz?

4 Çünkü Tanrý þöyle buyurdu: ;

5 Ama siz, diyorsunuz. Böylelikle, töreniz uðruna Tanrý'nýn sözünü geçersiz kýlmýþ oluyorsunuz.

6

7 Ey ikiyüzlüler! Yeþaya'nýn sizinle ilgili þu peygamberlik sözü ne kadar yerindedir: 8

9 Bana boþuna taparlar. Çünkü öðrettikleri, sadece insan buyruklarýdýr.> '

10 Ýsa, halký yanýna çaðýrýp onlara, 'Dinleyin ve þunu belleyin' dedi.

11 'Aðýzdan giren þey insaný kirletmez. Ýnsaný kirleten aðýzdan çýkandýr.'

12 Bu sýrada öðrencileri O'na gelip, 'Biliyor musun?' dediler, 'Ferisiler bu sözü duyunca gücendiler.'

13 Ýsa þu karþýlýðý verdi: 'Göksel Babam'ýn dikmediði her fidan kökünden sökülecektir.

14 Býrakýn onlarý; onlar körlerin kör kýlavuzlarýdýr. Eðer kör köre kýlavuzluk ederse, ikisi de çukura düþer.'

15 Petrus, 'Bu benzetmeyi bize açýkla' dedi.

16 'Siz de mi hâlâ anlamýyorsunuz?' diye sordu Ýsa.

17 'Aðza giren her þeyin mideye indiðini, oradan da helaya atýldýðýný bilmiyor musunuz?

18 Ne var ki aðýzdan çýkan, yürekten kaynaklanýr. Ýnsaný kirleten de budur.

19 Çünkü kötü düþünceler, cinayet, zina, fuhuþ, hýrsýzlýk, yalan yere tanýklýk ve iftira hep yürekten kaynaklanýr.

20 Ýnsaný kirleten bunlardýr. Yýkanmamýþ ellerle yemek yemek insaný kirletmez.'

21 Ýsa oradan ayrýlýp Sur ve Sayda bölgesine geçti.

22 O yöreden Kenanlý bir kadýn Ýsa'ya gelip, 'Ya Rab, ey Davut Oðlu, halime acý! Kýzým cine tutuldu, çok kötü durumda' diye feryat etti.

23 Ýsa kadýna hiçbir karþýlýk vermedi. Öðrencileri yaklaþýp, 'Sal þunu, gitsin!' diye rica ettiler. 'Arkamýzdan baðýrýp duruyor.'

24 Ýsa, 'Ben yalnýz Ýsrail halkýnýn kaybolmuþ koyunlarýna gönderildim' diye yanýtladý.

25 Kadýn ise yaklaþýp, 'Ya Rab, bana yardým et!' diyerek O'nun önünde yere kapandý*fx*.

26 Ýsa ona, 'Çocuklarýn ekmeðini alýp köpeklere atmak doðru deðildir' dedi.

27 Kadýn, 'Haklýsýn, ya Rab' dedi. 'Ama köpekler de efendilerinin sofrasýndan düþen kýrýntýlarý yer.'

28 O zaman Ýsa ona þu karþýlýðý verdi: 'Ey kadýn, imanýn büyük! Dilediðin gibi olsun.' Ve kadýnýn kýzý o saatte iyileþti.

29 Ýsa oradan ayrýldý, Celile Gölü'nün kýyýsýndan geçerek daða çýkýp oturdu.

30 Yanýna büyük bir kalabalýk geldi. Beraberlerinde kötürüm, kör, çolak, dilsiz ve daha birçok hasta getirdiler. Hastalarý O'nun ayaklarýnýn dibine býraktýlar. O da onlarý iyileþtirdi.

31 Halk, dilsizlerin konuþtuðunu, çolaklarýn iyileþtiðini, körlerin gördüðünü, kötürümlerin yürüdüðünü görünce þaþtý ve Ýsrail'in Tanrýsý'ný yüceltti.

32 Ýsa öðrencilerini yanýna çaðýrýp, 'Halka acýyorum' dedi. 'Üç gündür yanýmdalar, yiyecek hiçbir þeyleri yok. Onlarý aç aç evlerine göndermek istemiyorum, yolda bayýlabilirler.'

33 Öðrenciler kendisine, 'Böyle ýssýz bir yerde bu kadar kalabalýðý doyuracak ekmeði nereden bulalým?' dediler.

34 Ýsa, 'Kaç ekmeðiniz var?' diye sordu.

35 Bunun üzerine Ýsa, halka yere oturmalarýný buyurdu.

36 Yedi ekmekle balýklarý aldý, þükredip bunlarý böldü, öðrencilerine verdi. Onlar da halka daðýttýlar.

37 Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan yedi küfe dolusu topladýlar.

38 Yemek yiyenlerin sayýsý, kadýn ve çocuklar hariç, dört bin erkekti.

39 Ýsa, halký evlerine gönderdikten sonra tekneye binip Magadan bölgesine geçti.

16

1 Ferisiler'le Sadukiler* Ýsa'nýn yanýna geldiler. O'nu denemek amacýyla kendilerine gökten bir belirti göstermesini istediler.

2 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Akþam, dersiniz.

3 Sabah, dersiniz. Gökyüzünün görünümünü yorumlayabiliyorsunuz da, zamanýn belirtilerini yorumlayamýyor musunuz?

4 Kötü ve vefasýz kuþak bir belirti istiyor! Ama ona Yunus'un belirtisinden baþka bir belirti gösterilmeyecek.' Sonra Ýsa onlarý býrakýp gitti.

5 Öðrenciler gölün karþý yakasýna geçerken ekmek almayý unutmuþlardý.

6 Ýsa onlara, 'Dikkatli olun, Ferisiler'in ve Sadukiler'in mayasýndan kaçýnýn!' dedi.

7 Onlar ise kendi aralarýnda tartýþarak, 'Ekmek almadýðýmýz için böyle diyor' dediler.

8 Bunun farkýnda olan Ýsa þöyle dedi: 'Ey kýt imanlýlar! Ekmeðiniz yok diye niçin tartýþýyorsunuz?

9 Hâlâ anlamýyor musunuz? Beþ ekmekle beþ bin kiþinin doyduðunu, kaç sepet dolusu yemek fazlasý topladýðýnýzý hatýrlamýyor musunuz? Yedi ekmekle dört bin kiþinin doyduðunu, kaç küfe dolusu yemek fazlasý topladýðýnýzý hatýrlamýyor musunuz?

10

11 Ben size, derken, ekmekten söz etmediðimi nasýl olur da anlamazsýnýz?'

12 Ekmek mayasýndan deðil de, Ferisiler'le Sadukiler'in öðretisinden kaçýnýn dediðini o zaman anladýlar.

13 Ýsa, Filipus Sezariyesi bölgesine geldiðinde öðrencilerine þunu sordu: 'Halk, Ýnsanoðlu'nun* kim olduðunu söylüyor?'

14 Öðrencileri þu karþýlýðý verdiler: 'Kimi Vaftizci Yahya, kimi Ýlyas, kimi de Yeremya ya da peygamberlerden biridir diyor.'

15 Ýsa onlara, 'Siz ne dersiniz' dedi, 'Sizce ben kimim?'

16 Simun Petrus, 'Sen, yaþayan Tanrý'nýn Oðlu Mesih'sin*' yanýtýný verdi.

17 Ýsa ona, 'Ne mutlu sana, Yunus oðlu Simun!' dedi. 'Bu sýrrý sana açan insan*fx* deðil, göklerdeki Babam'dýr.

18 Ben de sana þunu söyleyeyim, sen Petrus'sun*fx* ve ben kilisemi* bu kayanýn*fx* üzerine kuracaðým. Ölüler diyarýnýn kapýlarý ona karþý direnemeyecek.

19 Göklerin Egemenliði'nin anahtarlarýný sana vereceðim. Yeryüzünde baðlayacaðýn her þey göklerde de baðlanmýþ olacak; yeryüzünde çözeceðin her þey göklerde de çözülmüþ olacak.'

20 Bu sözlerden sonra Ýsa, kendisinin Mesih olduðunu kimseye söylememeleri için öðrencilerini uyardý.

21 Bundan sonra Ýsa, kendisinin Yeruþalim'e gitmesi, ileri gelenler, baþkâhinler ve din bilginlerinin elinden çok acý çekmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiðini öðrencilerine anlatmaya baþladý.

22 Bunun üzerine Petrus O'nu bir kenara çekip azarlamaya baþladý. 'Tanrý korusun, ya Rab! Senin baþýna asla böyle bir þey gelmeyecek!' dedi.

23 Ama Ýsa Petrus'a dönüp, 'Çekil önümden, Þeytan!' dedi, 'Bana engel oluyorsun. Düþüncelerin Tanrý'ya deðil, insana özgüdür.'

24 Sonra Ýsa, öðrencilerine þunlarý söyledi: 'Ardýmdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmýhýný yüklenip beni izlesin.

25 Canýný kurtarmak isteyen onu yitirecek, canýný benim uðruma yitiren ise onu kurtaracaktýr.

26 Ýnsan bütün dünyayý kazanýp da canýndan olursa, bunun kendisine ne yararý olur? Ýnsan kendi canýna karþýlýk ne verebilir?

27 Ýnsanoðlu*, Babasý'nýn görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptýðýnýn karþýlýðýný verecektir.

28 Size doðrusunu söyleyeyim, burada bulunanlar arasýnda, Ýnsanoðlu'nun kendi egemenliði içinde geliþini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var.'

17

1 Altý gün sonra Ýsa, yanýna yalnýz Petrus, Yakup ve Yakup'un kardeþi Yuhanna'yý alarak yüksek bir daða çýktý.

2 Onlarýn gözü önünde Ýsa'nýn görünümü deðiþti. Yüzü güneþ gibi parladý, giysileri ýþýk gibi bembeyaz oldu.

3 O anda Musa'yla Ýlyas öðrencilere göründü. Ýsa'yla konuþuyorlardý.

4 Petrus Ýsa'ya, 'Ya Rab' dedi, 'Burada bulunmamýz ne iyi oldu! Ýstersen burada üç çardak kurayým: Biri sana, biri Musa'ya, biri de Ýlyas'a.'

5 Petrus daha konuþurken parlak bir bulut onlara gölge saldý. Buluttan gelen bir ses, 'Sevgili Oðlum budur, O'ndan hoþnudum. O'nu dinleyin!' dedi.

6 Öðrenciler bunu iþitince, dehþet içinde yüzüstü yere kapandýlar.

7 Ýsa gelip onlara dokundu, 'Kalkýn, korkmayýn!' dedi.

8 Baþlarýný kaldýrýnca Ýsa'dan baþka kimseyi göremediler.

9 Daðdan inerlerken Ýsa onlara, 'Ýnsanoðlu* ölümden dirilmeden, gördüklerinizi kimseye söylemeyin' diye buyurdu.

10 Öðrencileri O'na þunu sordular: 'Peki, din bilginleri* neden önce Ýlyas'ýn gelmesi gerektiðini söylüyorlar?'

11 Ýsa, 'Ýlyas gerçekten gelecek ve her þeyi yeniden düzene koyacak' diye yanýtladý.

12 'Size þunu söyleyeyim, Ýlyas zaten geldi, ama onu tanýmadýlar, ona yapmadýklarýný býrakmadýlar. Ayný þekilde Ýnsanoðlu da onlarýn elinden acý çekecektir.'

13 O zaman öðrenciler Ýsa'nýn kendilerine Vaftizci Yahya'dan söz ettiðini anladýlar.

14 Kalabalýðýn yanýna vardýklarýnda bir adam Ýsa'ya yaklaþýp önünde diz çöktü.

15 'Ya Rab' dedi, 'Oðlumun haline acý! Sarasý var, çok acý çekiyor. Sýk sýk ateþe, suya düþüyor.

16 Onu senin öðrencilerine getirdim, ama iyileþtiremediler.'

17 Ýsa, 'Ey imansýz ve sapmýþ kuþak!' dedi. 'Sizinle daha ne kadar kalacaðým? Size daha ne kadar katlanacaðým? Çocuðu buraya, bana getirin.'

18 Ýsa cini azarlayýnca, cin çocuktan çýktý, çocuk o anda iyileþti.

19 Sonra öðrenciler tek baþlarýna Ýsa'ya gelip, 'Biz cini neden kovamadýk?' diye sordular.

20 Ýsa, 'Ýmanýnýz kýt olduðu için' karþýlýðýný verdi. 'Size doðrusunu söyleyeyim, bir hardal tanesi kadar imanýnýz olsa þu daða, derseniz, göçer; sizin için imkânsýz bir þey olmayacaktýr.'*fx*

21

22 Celile'de bir araya geldiklerinde Ýsa onlara, 'Ýnsanoðlu*, insanlarýn eline teslim edilecek ve öldürülecek, ama üçüncü gün dirilecek' dedi.

23

24 Kefarnahum'a geldiklerinde, iki dirhemlik tapýnak vergisini*fx* toplayanlar Petrus'a gelip, 'Öðretmeniniz tapýnak vergisini ödemiyor mu?' diye sordular.

25 Petrus, 'Ödüyor' dedi.

26 Petrus'un, 'Yabancýlardan' demesi üzerine Ýsa, 'O halde oðullar muaftýr' dedi.

27 'Ama vergi toplayanlarý gücendirmeyelim. Göle gidip oltaný at. Tuttuðun ilk balýðý çýkar, onun aðzýný aç, dört dirhemlik bir akçe*fx* bulacaksýn. Parayý al, ikimizin vergisi olarak onlara ver.'

18

1 Bu sýrada öðrencileri Ýsa'ya yaklaþýp, 'Göklerin Egemenliði'nde en büyük kimdir?' diye sordular.

2 Ýsa, yanýna küçük bir çocuk çaðýrdý, onu orta yere dikip þöyle dedi: 'Size doðrusunu söyleyeyim, yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanýz, Göklerin Egemenliði'ne asla giremezsiniz.

3

4 Kim bu çocuk gibi alçakgönüllü olursa, Göklerin Egemenliði'nde en büyük odur.

5 Böyle bir çocuðu benim adým uðruna kabul eden, beni kabul etmiþ olur.

6 'Ama kim bana iman eden bu küçüklerden birini günaha düþürürse, boynuna kocaman bir deðirmen taþý asýlýp denizin dibine atýlmasý kendisi için daha iyi olur.

7 Ýnsaný günaha düþüren tuzaklardan ötürü vay dünyanýn haline! Böyle tuzaklarýn olmasý kaçýnýlmazdýr. Ama bu tuzaklara aracýlýk eden kiþinin vay haline!

8 'Eðer elin ya da ayaðýn günah iþlemene neden olursa, onu kesip at. Tek el, tek ayakla yaþama kavuþman, iki elle, iki ayakla sönmez ateþe atýlmandan iyidir.

9 Eðer gözün günah iþlemene neden olursa, onu çýkar at. Tek gözle yaþama kavuþman, iki gözle cehennem ateþine atýlmandan iyidir.

10 'Bu küçüklerden birini bile hor görmekten sakýnýn! Size þunu söyleyeyim, onlarýn göklerdeki melekleri, göklerdeki Babam'ýn yüzünü her zaman görürler.'*fx*

11

12 'Siz ne dersiniz? Bir adamýn yüz koyunu olsa ve bunlardan biri yolunu þaþýrsa, doksan dokuzunu daðlarda býrakýp yolunu þaþýraný aramaya gitmez mi?

13 Size doðrusunu söyleyeyim, eðer onu bulursa, yolunu þaþýrmamýþ doksan dokuz koyun için sevindiðinden daha çok onun için sevinir.

14 Bunun gibi, göklerdeki Babanýz da bu küçüklerden hiçbirinin kaybolmasýný istemez.'

15 'Eðer kardeþin sana karþý günah iþlerse, ona git, suçunu kendisine göster. Her þey yalnýz ikinizin arasýnda kalsýn. Kardeþin seni dinlerse, onu kazanmýþ olursun.

16 Ama dinlemezse, yanýna bir ya da iki kiþi daha al ki, söylenen her þey iki ya da üç tanýðýn sözüyle doðrulansýn.

17 Onlarý da dinlemezse, durumu inanlýlar topluluðuna* bildir. Topluluðu da dinlemezse, onu putperest ya da vergi görevlisi* say.

18 'Size doðrusunu söyleyeyim, yeryüzünde baðlayacaðýnýz her þey gökte de baðlanmýþ olacak. Yeryüzünde çözeceðiniz her þey gökte de çözülmüþ olacak.

19 Yine size þunu söyleyeyim, yeryüzünde aranýzdan iki kiþi, dileyecekleri herhangi bir þey için anlaþýrlarsa, göklerdeki Babam dileklerini yerine getirir.

20 Nerede iki ya da üç kiþi benim adýmla toplanýrsa, ben de orada, aralarýndayým.'

21 Bunun üzerine Petrus Ýsa'ya gelip, 'Ya Rab' dedi, 'Kardeþim bana karþý kaç kez günah iþlerse onu baðýþlamalýyým? Yedi kez mi?'

22 Ýsa, 'Yedi kez deðil' dedi. 'Yetmiþ kere yedi kez derim sana.

23 Þöyle ki, Göklerin Egemenliði, köleleriyle hesaplaþmak isteyen bir krala benzer.

24 Kral hesap görmeye baþladýðýnda kendisine, borcu on bin talantý bulan bir köle getirildi.

25 Kölenin ödeme gücü olmadýðýndan efendisi onun, karýsýnýn, çocuklarýnýn ve bütün malýnýn satýlýp borcun ödenmesini buyurdu.

26 Köle yere kapanýp efendisine, dedi.

27 Efendisi köleye acýdý, borcunu baðýþlayýp onu salýverdi.

28 'Ama köle çýkýp gitti, kendisine yüz dinar borcu olan baþka bir köleye rastladý. Onu yakalayýp, diyerek boðazýna sarýldý.

29 Bu köle yüzüstü yere kapandý, diye yalvardý.

30 Ama ilk köle bunu reddetti. Gitti, borcunu ödeyinceye dek adamý zindana kapattý.

31 Öteki köleler, olanlarý görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattýlar.

32 'Bunun üzerine efendisi köleyi yanýna çaðýrdý. dedi. 33 Benim sana acýdýðým gibi, senin de köle arkadaþýna acýman gerekmez miydi?>

34 Bu öfkeyle efendisi, bütün borcunu ödeyinceye dek onu iþkencecilere teslim etti.

35 'Eðer her biriniz kardeþini gönülden baðýþlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktýr.'

19

1 Ýsa konuþmasýný bitirdikten sonra Celile'den ayrýlýp Yahudiye'nin* Þeria Irmaðý'nýn karþý yakasýndaki topraklarýna geçti.

2 Büyük halk topluluklarý da O'nun ardýndan gitti. Hasta olanlarý orada iyileþtirdi.

3 Ýsa'nýn yanýna gelen bazý Ferisiler*, O'nu denemek amacýyla þunu sordular: 'Bir adamýn, herhangi bir nedenle karýsýný boþamasý Kutsal Yasa'ya uygun mudur?'

4 Ýsa þu karþýlýðý verdi: 'Kutsal Yazýlar'ý okumadýnýz mý? Yaradan baþlangýçtan <Ýnsanlarý erkek ve diþi olarak yarattý> ve þöyle dedi:

5

6 Þöyle ki, onlar artýk iki deðil, tek bedendir. O halde Tanrý'nýn birleþtirdiðini, insan ayýrmasýn.'

7 Ferisiler Ýsa'ya, 'Öyleyse' dediler, 'Musa neden erkeðin boþanma belgesi verip karýsýný boþayabileceðini söyledi?'

8 Ýsa onlara, 'Ýnatçý olduðunuz için Musa karýlarýnýzý boþamanýza izin verdi' dedi. 'Baþlangýçta bu böyle deðildi.

9 Ben size þunu söyleyeyim, karýsýný fuhuþtan baþka bir nedenle boþayýp baþkasýyla evlenen, zina etmiþ olur. Boþanan kadýnla evlenen de zina etmiþ olur*fx*.'

10 Öðrenciler Ýsa'ya, 'Eðer erkekle karýsý arasýndaki iliþki buysa, hiç evlenmemek daha iyi!' dediler.

11 Ýsa onlara, 'Herkes bu sözü kabul edemez, ancak Tanrý'nýn güç verdiði kiþiler kabul edebilir' dedi.

12 'Çünkü kimisi doðuþtan hadýmdýr, kimisi insanlar tarafýndan hadým edilir, kimisi de Göklerin Egemenliði uðruna kendini hadým sayar. Bunu kabul edebilen etsin!'

13 O sýrada bazýlarý küçük çocuklarý Ýsa'nýn yanýna getirdiler; ellerini onlarýn üzerine koyup dua etmesini istediler. Öðrenciler onlarý azarlayýnca Ýsa, 'Býrakýn çocuklarý' dedi. 'Bana gelmelerine engel olmayýn! Çünkü Göklerin Egemenliði böylelerinindir.'

14

15 Ellerini onlarýn üzerine koyduktan sonra oradan ayrýldý.

16 Adamýn biri Ýsa'ya gelip, 'Öðretmenim, sonsuz yaþama kavuþmak için nasýl bir iyilik yapmalýyým?' diye sordu.

17 Ýsa, 'Bana neden iyilik hakkýnda soru soruyorsun?' dedi. 'Ýyi olan yalnýz biri var. Yaþama kavuþmak istiyorsan, O'nun buyruklarýný yerine getir.'

18 'Hangi buyruklarý?' diye sordu adam.

19

20 Genç adam, 'Bunlarýn hepsini yerine getirdim' dedi, 'Daha ne eksiðim var?'

21 Ýsa ona, 'Eðer eksiksiz olmak istiyorsan, git, varýný yoðunu sat, parasýný yoksullara ver; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle' dedi.

22 Genç adam bu sözleri iþitince üzüntü içinde oradan uzaklaþtý. Çünkü çok malý vardý.

23 Ýsa öðrencilerine, 'Size doðrusunu söyleyeyim' dedi, 'Zengin kiþi Göklerin Egemenliði'ne zor girecek.

24 Yine þunu söyleyeyim ki, devenin iðne deliðinden geçmesi, zenginin Tanrý Egemenliði'ne girmesinden daha kolaydýr.'

25 Bunu iþiten öðrenciler büsbütün þaþýrdýlar, 'Öyleyse kim kurtulabilir?' diye sordular.

26 Ýsa onlara bakarak, 'Ýnsanlar için bu imkânsýz, ama Tanrý için her þey mümkündür' dedi.

27 Bunun üzerine Petrus O'na, 'Bak' dedi, 'Biz her þeyi býrakýp senin ardýndan geldik, kazancýmýz ne olacak?'

28 Ýsa onlara, 'Size doðrusunu söyleyeyim' dedi, 'Her þey yenilendiðinde, Ýnsanoðlu* görkemli tahtýna oturduðunda, siz, evet ardýmdan gelen sizler, on iki tahta oturup Ýsrail'in on iki oymaðýný yargýlayacaksýnýz.

29 Benim adým uðruna evlerini, kardeþlerini, anne ya da babasýný, çocuklarýný ya da topraklarýný býrakan herkes, bunlarýn yüz katýný elde edecek ve sonsuz yaþamý miras alacak.

30 Ne var ki, birincilerin birçoðu sonuncu, sonuncularýn birçoðu da birinci olacak.'

20

1 'Göklerin Egemenliði, sabah erkenden baðýnda çalýþacak iþçi aramaya çýkan toprak sahibine benzer.

2 Adam, iþçilerle günlüðü bir dinara anlaþýp onlarý baðýna gönderdi.

3 'Saat* dokuza doðru tekrar dýþarý çýktý, çarþý meydanýnda boþ duran baþka adamlar gördü.

4 Onlara, dedi, onlar da baða gittiler.

5

6 Saat beþe doðru çýkýnca, orada duran baþka iþçiler gördü. Onlara, diye sordu.

7 ' dediler.

8 'Akþam olunca, baðýn sahibi kâhyasýna, <Ýþçileri çaðýr> dedi.

9 'Saat beþe doðru iþe baþlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldýlar.

10 Ýlk baþlayanlar gelince daha çok alacaklarýný sandýlar, ama onlara da birer dinar verildi.

11 Paralarýný alýnca bað sahibine söylenmeye baþladýlar:

12 dediler.

13 'Bað sahibi onlardan birine þöyle karþýlýk verdi: 14 Hakkýný al, git! Sana verdiðimi sonuncuya da vermek istiyorum.

15 Kendi paramla istediðimi yapmaya hakkým yok mu? Yoksa cömertliðimi kýskanýyor musun?>

16 'Ýþte böylece sonuncular birinci, birinciler de sonuncu olacak.'

17 Ýsa Yeruþalim'e giderken, yolda on iki öðrencisini bir yana çekip onlara özel olarak þunu söyledi: 'Þimdi Yeruþalim'e gidiyoruz. Ýnsanoðlu*, baþkâhinlerin ve din bilginlerinin eline teslim edilecek, onlar da O'nu ölüm cezasýna çarptýracaklar.

18

19 O'nunla alay etmeleri, kamçýlayýp çarmýha germeleri için O'nu öteki uluslara teslim edecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek.'

20 O sýrada Zebedi oðullarýnýn annesi oðullarýyla birlikte Ýsa'ya yaklaþtý. Önünde yere kapanarak kendisinden bir dileði olduðunu söyledi.

21 Ýsa kadýna, 'Ne istiyorsun?' diye sordu.

22 'Siz ne dilediðinizi bilmiyorsunuz' diye karþýlýk verdi Ýsa. 'Benim içeceðim kâseden* siz içebilir misiniz?'

23 Ýsa onlara, 'Elbette benim kâsemden içeceksiniz' dedi, 'Ama saðýmda ya da solumda oturmanýza izin vermek benim elimde deðil. Babam bu yerleri belirli kiþiler için hazýrlamýþtýr.'

24 Bunu iþiten on öðrenci iki kardeþe kýzdýlar.

25 Ama Ýsa onlarý yanýna çaðýrýp þöyle dedi: 'Bilirsiniz ki, uluslarýn önderleri onlara egemen kesilir, ileri gelenleri de aðýrlýklarýný hissettirirler.

26 Sizin aranýzda böyle olmayacak. Aranýzda büyük olmak isteyen, ötekilerin hizmetkârý olsun.

27 Aranýzda birinci olmak isteyen, ötekilerin kulu olsun.

28 Nitekim Ýnsanoðlu*, hizmet edilmeye deðil, hizmet etmeye ve canýný birçoklarý için fidye olarak vermeye geldi.'

29 Eriha'dan ayrýlýrlarken büyük bir kalabalýk Ýsa'nýn ardýndan gitti.

30 Yol kenarýnda oturan iki kör, Ýsa'nýn oradan geçmekte olduðunu duyunca, 'Ya Rab, ey Davut Oðlu*, halimize acý!' diye baðýrdýlar.

31 Kalabalýk onlarý azarlayarak susturmak istediyse de onlar, 'Ya Rab, ey Davut Oðlu, halimize acý!' diyerek daha çok baðýrdýlar.

32 Ýsa durup onlarý çaðýrdý. 'Sizin için ne yapmamý istiyorsunuz?' diye sordu.

33 Onlar da, 'Ya Rab, gözlerimiz açýlsýn' dediler.

34 Ýsa onlara acýdý, gözlerine dokundu. O anda yeniden görmeye baþladýlar ve O'nun ardýndan gittiler.

21

1 Yeruþalim'e yaklaþýp Zeytin Daðý'nýn yamacýndaki Beytfaci Köyü'ne geldiklerinde Ýsa, iki öðrencisini önden gönderdi. Onlara, 'Karþýnýzdaki köye gidin' dedi, 'Hemen orada baðlý bir diþi eþek ve yanýnda bir sýpa bulacaksýnýz. Onlarý çözüp bana getirin.

2

3 Size bir þey diyen olursa, dersiniz.'

4 Bu olay, peygamber aracýlýðýyla bildirilen þu söz yerine gelsin diye oldu:

5 'Siyon* kýzýna deyin ki, <Ýþte, alçakgönüllü Kralýn, Eþeðe, evet sýpaya, Eþek yavrusuna binmiþ Sana geliyor.> '

6 Öðrenciler gidip Ýsa'nýn kendilerine buyurduðu gibi yaptýlar.

7 Eþekle sýpayý getirip üzerlerine giysilerini yaydýlar, Ýsa sýpaya bindi.

8 Halkýn büyük bir bölümü giysilerini yolun üzerine serdi. Bazýlarý da aðaçlardan dal kesip yola seriyordu.

9 Önden giden ve arkadan gelen kalabalýklar þöyle baðýrýyorlardý: 'Davut Oðlu'na hozana*! Rab'bin adýyla gelene övgüler olsun, En yücelerde hozana!'

10 Ýsa Yeruþalim'e girdiði zaman bütün kent, 'Bu kimdir?' diyerek çalkandý.

11 Kalabalýklar, 'Bu, Celile'nin Nasýra Kenti'nden Peygamber Ýsa'dýr' diyordu.

12 Ýsa, tapýnaðýn avlusuna girerek oradaki bütün alýcý ve satýcýlarý dýþarý kovdu. Para bozanlarýn* masalarýný, güvercin satanlarýn sehpalarýný devirdi.

13 Onlara þöyle dedi: ' diye yazýlmýþtýr. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz!'

14 Ýsa tapýnaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileþtirdi.

15 Ne var ki, baþkâhinlerle din bilginleri, O'nun yarattýðý harikalarý ve tapýnakta, 'Davut Oðlu'na hozana!' diye baðýran çocuklarý görünce öfkelendiler.

16 Ýsa'ya, 'Bunlarýn ne söylediðini duyuyor musun?' diye sordular.

17 Ýsa onlarý býrakýp kentten çýktý. Beytanya'ya dönüp geceyi orada geçirdi.

18 Ýsa sabah erkenden kente dönerken acýkmýþtý.

19 Yol kenarýnda gördüðü bir incir aðacýna yaklaþtý. Aðaçta yapraktan baþka bir þey bulamayýnca aðaca, 'Artýk sonsuza dek sende meyve yetiþmesin!' dedi. Ýncir aðacý o anda kurudu.

20 Öðrenciler bunu görünce þaþkýna döndüler. 'Ýncir aðacý birdenbire nasýl kurudu?' diye sordular.

21 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Size doðrusunu söyleyeyim, eðer imanýnýz olur da kuþku duymazsanýz, yalnýz incir aðacýna olaný yapmakla kalmazsýnýz; þu daða, derseniz, dediðiniz olacaktýr.

22 Ýmanla dua ederseniz, dilediðiniz her þeyi alýrsýnýz.'

23 Ýsa tapýnaða girmiþ öðretiyordu. Bu sýrada baþkâhinler ve halkýn ileri gelenleri O'nun yanýna gelerek, 'Bunlarý hangi yetkiyle yapýyorsun, bu yetkiyi sana kim verdi?' diye sordular.

24 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Ben de size bir soru soracaðým. Bana yanýt verirseniz, ben de size bunlarý hangi yetkiyle yaptýðýmý söylerim.

25 Yahya'nýn vaftiz etme yetkisi*fx* nereden geldi, Tanrý'dan mý*fx*, insanlardan mý?'

26 Yok eðer <Ýnsanlardan> dersek... Halkýn tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahya'yý peygamber sayýyor.'

27 Ýsa'ya, 'Bilmiyoruz' diye yanýt verdiler.

28 'Ama þuna ne dersiniz? Bir adamýn iki oðlu vardý. Adam birincisine gidip, dedi.

29 'Oðlu, dedi. Ama sonra piþman olup gitti.

30 'Adam ikinci oðluna gidip ayný þeyi söyledi. O, dedi, ama gitmedi.

31 'Ýkisinden hangisi babasýnýn isteðini yerine getirmiþ oldu?'

32 'Yahya size doðruluk yolunu göstermeye geldi, ona inanmadýnýz. Oysa vergi görevlileriyle fahiþeler ona inandýlar. Siz bunu gördükten sonra bile piþman olup ona inanmadýnýz.'

33 'Bir benzetme daha dinleyin: Toprak sahibi bir adam, bað dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sýkma çukuru kazdý, bir de bekçi kulesi yaptý. Sonra baðý baðcýlara kiralayýp yolculuða çýktý.

34 Baðbozumu yaklaþýnca, üründen kendisine düþeni almalarý için kölelerini baðcýlara yolladý.

35 Baðcýlar adamýn kölelerini yakaladý, birini dövdü, birini öldürdü, ötekini de taþladý.

36 Bað sahibi bu kez ilkinden daha çok sayýda köle yolladý. Baðcýlar bunlara da ayný þeyi yaptýlar.

37 Sonunda bað sahibi, diyerek baðcýlara onu yolladý.

38 'Ama baðcýlar adamýn oðlunu görünce birbirlerine, dediler.

39 Böylece onu yakaladýlar, baðdan atýp öldürdüler.

40 Bu durumda baðýn sahibi geldiði zaman baðcýlara ne yapacak?'

41 Ýsa'ya þu karþýlýðý verdiler: 'Bu korkunç adamlarý korkunç bir þekilde yok edecek; baðý da, ürününü kendisine zamanýnda verecek olan baþka baðcýlara kiralayacak.'

42 Ýsa onlara þunu sordu: 'Kutsal Yazýlar'da þu sözleri hiç okumadýnýz mý?

43 'Bu nedenle size þunu söyleyeyim, Tanrý'nýn Egemenliði sizden alýnacak ve bunun ürünlerini yetiþtiren bir ulusa verilecek.

44 'Bu taþýn üzerine düþen, paramparça olacak; taþ da kimin üzerine düþerse, onu ezip toz edecek.'

45 Baþkâhinler ve Ferisiler, Ýsa'nýn anlattýðý benzetmeleri duyunca bunlarý kendileri için söylediðini anladýlar.

46 O'nu tutuklamak istedilerse de, halkýn tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayýyordu.

22

1 Ýsa söz alýp onlara yine benzetmelerle þöyle seslendi: 'Göklerin Egemenliði, oðlu için düðün þöleni hazýrlayan bir krala benzer.

2

3 Kral þölene davet ettiklerini çaðýrmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.

4 'Kral yine baþka kölelerini gönderirken onlara dedi ki,

5 'Ama davetliler aldýrmadýlar. Biri tarlasýna, biri ticaretine gitti.

6 Öbürleri de kralýn kölelerini yakalayýp hýrpaladýlar ve öldürdüler.

7 Kral öfkelendi. Ordularýný gönderip o katilleri yok etti, kentlerini ateþe verdi.

8 'Sonra kölelerine þöyle dedi: 9 Gidin yol kavþaklarýna, kimi bulursanýz düðüne çaðýrýn.>

10 Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladýlar. Düðün yeri konuklarla doldu.

11 'Kral konuklarý görmeye geldiðinde, orada düðün giysisi giymemiþ bir adam gördü.

12 Ona, diye sorunca, adamýn dili tutuldu.

13 'O zaman kral, uþaklarýna, <Þunun ellerini ayaklarýný baðlayýn, dýþarýya, karanlýða atýn!> dedi.

14 'Çünkü çaðrýlanlar çok, ama seçilenler azdýr.'

15 Bunun üzerine Ferisiler çýkýp gittiler. Ýsa'yý, kendi söyleyeceði sözlerle tuzaða düþürmek amacýyla düzen kurdular.

16 Hirodes* yanlýlarýyla birlikte gönderdikleri kendi öðrencileri Ýsa'ya gelip, 'Öðretmenimiz' dediler, 'Senin dürüst biri olduðunu, Tanrý yolunu dürüstçe öðrettiðini, kimseyi kayýrmadýðýný biliyoruz. Çünkü insanlar arasýnda ayrým yapmazsýn.

17 Peki, söyle bize, sence Sezar'a* vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, deðil mi?'

18 Ýsa onlarýn kötü niyetlerini bildiðinden, 'Ey ikiyüzlüler!' dedi. 'Beni neden deniyorsunuz?

19 Vergi öderken kullandýðýnýz parayý gösterin bana!' O'na bir dinar getirdiler.

20 Ýsa, 'Bu resim, bu yazý kimin?' diye sordu.

21 'Sezar'ýn' dediler.

22 Bu sözleri duyunca þaþtýlar, Ýsa'yý býrakýp gittiler.

23 Ölümden sonra diriliþ olmadýðýný söyleyen Sadukiler*, ayný gün Ýsa'ya gelip þunu sordular: 'Öðretmenimiz, Musa þöyle buyurmuþtur:

24

25 Aramýzda yedi kardeþ vardý. Ýlki evlendi ve öldü. Çocuðu olmadýðýndan karýsýný kardeþine býraktý.

26 Ýkincisi, üçüncüsü, yedincisine kadar hepsine ayný þey oldu.

27 Hepsinden sonra kadýn da öldü.

28 Buna göre diriliþ günü kadýn bu yedi kardeþten hangisinin karýsý olacak? Çünkü hepsi de onunla evlendi.'

29 Ýsa onlara, 'Siz Kutsal Yazýlar'ý ve Tanrý'nýn gücünü bilmediðiniz için yanýlýyorsunuz' diye karþýlýk verdi.

30 'Diriliþten sonra insanlar ne evlenir, ne de evlendirilir, gökteki melekler gibidirler.

31 Ölülerin dirilmesi konusuna gelince, Tanrý'nýn size bildirdiði þu sözü okumadýnýz mý?

32 diyor. Tanrý ölülerin deðil, dirilerin Tanrýsý'dýr.'

33 Bunlarý iþiten halk, O'nun öðretiþine þaþýp kaldý.

34 Ferisiler, Ýsa'nýn Sadukiler'i susturduðunu duyunca bir araya toplandýlar.

35 Onlardan biri, bir Kutsal Yasa uzmaný, Ýsa'yý denemek amacýyla O'na þunu sordu: 'Öðretmenim, Kutsal Yasa'da en önemli buyruk hangisidir?'

36

37 Ýsa ona þu karþýlýðý verdi: '

38 Ýþte ilk ve en önemli buyruk budur.

39 Ýlkine benzeyen ikinci buyruk da þudur:

40 Kutsal Yasa'nýn tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruða dayanýr.'

41 Ferisiler toplu haldeyken Ýsa onlara þunu sordu: 'Mesih'le* ilgili olarak ne düþünüyorsunuz? O kimin oðludur?'

42

43 Ýsa þöyle dedi: 'O halde nasýl oluyor da Davut, Ruh'tan esinlenerek O'ndan diye söz ediyor? Þöyle diyor Davut:

44

45 Davut O'ndan Rab diye söz ettiðine göre, O nasýl Davut'un Oðlu olur?'

46 Ýsa'ya hiç kimse karþýlýk veremedi. O günden sonra artýk kimse de O'na bir þey sormaya cesaret edemedi.

23

1 Bundan sonra Ýsa halka ve öðrencilerine þöyle seslendi: 'Din bilginleri* ve Ferisiler* Musa'nýn kürsüsünde otururlar.

2

3 Bu nedenle size söylediklerinin tümünü yapýn ve yerine getirin, ama onlarýn yaptýklarýný yapmayýn. Çünkü söyledikleri þeyleri kendileri yapmazlar.

4 Aðýr ve taþýnmasý güç yükleri baðlayýp baþkalarýnýn sýrtýna yüklerler, kendileriyse bu yükleri taþýmak için parmaklarýný bile oynatmak istemezler.

5 'Yaptýklarýnýn tümünü gösteriþ için yaparlar. Örneðin, hamaillerini*fx* büyük, giysilerinin püsküllerini*fx* uzun yaparlar.

6 Þölenlerde baþköþeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayýlýrlar.

7 Meydanlarda selamlanmaktan ve insanlarýn kendilerini diye çaðýrmalarýndan zevk duyarlar.

8 'Kimse sizi diye çaðýrmasýn. Çünkü sizin tek öðretmeniniz var ve hepiniz kardeþsiniz.

9 Yeryüzünde kimseye demeyin. Çünkü tek Babanýz var, O da göksel Baba'dýr.

10 Kimse sizi <Önder> diye çaðýrmasýn. Çünkü tek önderiniz var, O da Mesih'tir.

11 Aranýzda en üstün olan, ötekilerin hizmetkârý olsun.

12 Kendini yücelten alçaltýlacak, kendini alçaltan yüceltilecektir.

13 'Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Göklerin Egemenliði'nin kapýsýný insanlarýn yüzüne kapýyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyor, ne de girmek isteyenleri býrakýyorsunuz!*fx*

14

15 'Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kiþiyi dininize döndürmek için denizleri, kýtalarý dolaþýrsýnýz. Dininize döneni de kendinizden iki kat cehennemlik yaparsýnýz.

16 'Vay halinize kör kýlavuzlar! Diyorsunuz ki,

17 Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altýn mý, altýný kutsal kýlan tapýnak mý?

18 Yine diyorsunuz ki,

19 Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mý, adaðý kutsal kýlan sunak mý?

20 Öyleyse sunak üzerine ant içen, hem sunaðýn hem de sunaktaki her þeyin üzerine ant içmiþ olur.

21 Tapýnak üzerine ant içen de hem tapýnak, hem de tapýnakta yaþayan Tanrý üzerine ant içmiþ olur.

22 Gök üzerine ant içen, Tanrý'nýn tahtý ve tahtta oturanýn üzerine ant içmiþ olur.

23 'Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz nanenin, dereotunun ve kimyonun ondalýðýný verirsiniz de, Kutsal Yasa'nýn daha önemli konularýný -adaleti, merhameti, sadakati- ihmal edersiniz. Ondalýk vermeyi ihmal etmeden asýl bunlarý yerine getirmeniz gerekirdi.

24 Ey kör kýlavuzlar! Küçük sineði süzer ayýrýr, ama deveyi yutarsýnýz!

25 'Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Bardaðýn ve çanaðýn dýþýný temizlersiniz, oysa bunlarýn içi açgözlülük ve taþkýnlýkla doludur.

26 Ey kör Ferisi! Sen önce bardaðýn ve çanaðýn içini temizle ki, dýþtan da temiz olsunlar.

27 'Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz dýþtan güzel görünen, ama içi ölü kemikleri ve her türlü pislikle dolu badanalý mezarlara benzersiniz.

28 Dýþtan insanlara doðru görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.

29 'Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Peygamberlerin mezarlarýný yapar, doðru kiþilerin anýtlarýný donatýrsýnýz.

30 diyorsunuz.

31 Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunlarý olduðunuza kendiniz tanýklýk ediyorsunuz.

32 Haydi, atalarýnýzýn baþlattýðý iþi bitirin!

33 'Sizi yýlanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasýndan nasýl kaçacaksýnýz?

34 Ýþte bunun için size peygamberler, bilge kiþiler ve din bilginleri gönderiyorum. Bunlardan kimini öldürecek, çarmýha gereceksiniz. Kimini havralarýnýzda kamçýlayacak, kentten kente kovalayacaksýnýz.

35 Böylelikle, doðru kiþi olan Habil'in kanýndan, tapýnakla sunak arasýnda öldürdüðünüz Berekya oðlu Zekeriya'nýn kanýna kadar, yeryüzünde akýtýlan her doðru kiþinin kanýndan sorumlu tutulacaksýnýz.

36 Size doðrusunu söyleyeyim, bunlarýn hepsinden bu kuþak*fx* sorumlu tutulacaktýr.

37 'Ey Yeruþalim! Peygamberleri öldüren, kendisine gönderilenleri taþlayan Yeruþalim! Tavuðun civcivlerini kanatlarý altýna topladýðý gibi ben de kaç kez senin çocuklarýný toplamak istedim, ama siz istemediniz.

38 Bakýn, eviniz ýssýz býrakýlacak!

39 Size þunu söyleyeyim: diyeceðiniz zamana dek beni bir daha görmeyeceksiniz.'

24

1 Ýsa tapýnaktan çýkýp giderken, öðrencileri, tapýnaðýn binalarýný O'na göstermek için yanýna geldiler.

2 Ýsa onlara, 'Bütün bunlarý görüyor musunuz?' dedi. 'Size doðrusunu söyleyeyim, burada taþ üstünde taþ kalmayacak, hepsi yýkýlacak!'

3 Ýsa, Zeytin Daðý'nda otururken öðrencileri yalnýz olarak yanýna geldiler. 'Söyle bize' dediler, 'Bu dediklerin ne zaman olacak, senin geliþini ve çaðýn bitimini gösteren belirti ne olacak?'

4 Ýsa onlara þu karþýlýðý verdi: 'Sakýn kimse sizi saptýrmasýn!

5 Birçoklarý, diyerek benim adýmla gelip birçok kiþiyi aldatacaklar.

6 Savaþ gürültüleri, savaþ haberleri duyacaksýnýz. Sakýn korkmayýn! Bunlarýn olmasý gerek, ama bu daha son demek deðildir.

7 Ulus ulusa, devlet devlete savaþ açacak; yer yer kýtlýklar, depremler olacak.

8 Bütün bunlar, doðum sancýlarýnýn baþlangýcýdýr.

9 'O zaman sizi sýkýntýya sokacak, öldürecekler. Benim adýmdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.

10 O zaman birçok kiþi imandan sapacak, birbirlerini ele verecek ve birbirlerinden nefret edecekler.

11 Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kiþiyi saptýracak.

12 Kötülüklerin çoðalmasýndan ötürü birçoklarýnýn sevgisi soðuyacak.

13 Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktýr.

14 Göksel egemenliðin bu Müjdesi bütün uluslara tanýklýk olmak üzere dünyanýn her yerinde duyurulacak. Ýþte o zaman son gelecektir.

15 'Peygamber Daniel'in sözünü ettiði yýkýcý iðrenç þeyin* kutsal yerde dikildiðini gördüðünüz zaman -okuyan anlasýn- Yahudiye'de bulunanlar daðlara kaçsýn.

16

17 Damda olan, evindeki eþyalarýný almak için aþaðý inmesin.

18 Tarlada olan, abasýný almak için geri dönmesin.

19 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadýnlarýn vay haline!

20 Dua edin ki, kaçýþýnýz kýþa ya da Þabat Günü'ne* rastlamasýn.

21 Çünkü o günlerde öyle korkunç bir sýkýntý olacak ki, dünyanýn baþlangýcýndan bu yana böylesi olmamýþ, bundan sonra da olmayacaktýr.

22 O günler kýsaltýlmamýþ olsaydý, hiç kimse kurtulamazdý. Ama seçilmiþ olanlar uðruna o günler kýsaltýlacak.

23 Eðer o zaman biri size, <Ýþte Mesih burada>, ya da <Ýþte þurada> derse, inanmayýn.

24 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiþ olanlarý bile saptýracaklar.

25 Ýþte size önceden söylüyorum.

26 'Bunun için size, <Ýþte Mesih çölde> derlerse gitmeyin. derlerse inanmayýn.

27 Çünkü Ýnsanoðlu'nun* geliþi, doðuda çakýp batýya kadar her taraftan görülen þimþek gibi olacaktýr.

28 'Leþ neredeyse, akbabalar oraya üþüþecek.

29 'O günlerin sýkýntýsýndan hemen sonra,

30 'O zaman Ýnsanoðlu'nun belirtisi gökte görünecek. Yeryüzündeki bütün halklar aðlayýp dövünecek, Ýnsanoðlu'nun gökteki bulutlar üzerinde büyük güç ve görkemle geldiðini görecekler.

31 Kendisi güçlü bir borazan sesiyle meleklerini gönderecek. Melekler O'nun seçtiklerini göðün bir ucundan öbür ucuna dek, dünyanýn dört bucaðýndan toplayacaklar.

32 'Ýncir aðacýndan ders alýn! Dallarý filizlenip yapraklarý sürünce, yaz mevsiminin yakýn olduðunu anlarsýnýz.

33 Ayný þekilde, bütün bunlarýn gerçekleþtiðini gördüðünüzde bilin ki, Ýnsanoðlu yakýndýr, kapýdadýr.

34 Size doðrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuþak*fx* ortadan kalkmayacak.

35 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktýr.'

36 'O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oðul bilir; Baba'dan baþka kimse bilmez.

37 Nuh'un günlerinde nasýl olduysa, Ýnsanoðlu'nun* geliþinde de öyle olacak.

38 Nuh'un gemiye bindiði güne dek, tufandan önceki günlerde insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardý.

39 Tufan gelinceye, hepsini süpürüp götürünceye dek baþlarýna geleceklerden habersizdiler. Ýnsanoðlu'nun geliþi de öyle olacak.

40 O gün tarlada bulunan iki kiþiden biri alýnacak, biri býrakýlacak.

41 Deðirmende buðday öðüten iki kadýndan biri alýnacak, biri býrakýlacak.

42 'Bunun için uyanýk kalýn. Çünkü Rabbiniz'in geleceði günü bilemezsiniz.

43 Ama þunu bilin ki, ev sahibi, hýrsýzýn gece hangi saatte geleceðini bilse, uyanýk kalýr, evinin soyulmasýna fýrsat vermez.

44 Bunun için siz de hazýr olun! Çünkü Ýnsanoðlu beklemediðiniz saatte gelecektir.

45 'Efendinin, hizmetkârlarýna vaktinde yiyecek vermek için baþlarýna atadýðý güvenilir ve akýllý köle kimdir?

46 Efendisi eve döndüðünde iþinin baþýnda bulacaðý o köleye ne mutlu!

47 Size doðrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malýnýn üzerinde yetkili kýlacak.

48 Ama o köle kötü olur da içinden, der ve öteki köleleri dövmeye baþlarsa, sarhoþlarla birlikte yiyip içerse, efendisi, onun beklemediði günde, ummadýðý saatte gelecek, onu þiddetle cezalandýrýp ikiyüzlülerle bir tutacak. Orada aðlayýþ ve diþ gýcýrtýsý olacaktýr.'

25

1 'O zaman Göklerin Egemenliði, kandillerini alýp güveyi karþýlamaya çýkan on kýza benzeyecek.

2 Bunlarýn beþi akýllý, beþi akýlsýzdý.

3 Akýlsýzlar yanlarýna kandillerini aldýlar, ama yað almadýlar.

4 Akýllýlar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yað da aldýlar.

5 Güvey gecikince hepsini uyku bastý, dalýp uyudular.

6 'Gece yarýsý bir ses yankýlandý: <Ýþte güvey geliyor, onu karþýlamaya çýkýn!>

7 Bunun üzerine kýzlarýn hepsi kalkýp kandillerini tazelediler.

8 'Akýlsýzlar akýllýlara, dediler.

9 'Akýllýlar, dediler.

10 'Ne var ki, onlar yað satýn almaya giderlerken güvey geldi. Hazýrlýklý olan kýzlar, onunla birlikte düðün þölenine girdiler ve kapý kapandý.

11 'Daha sonra gelen öbür kýzlar, dediler.

12 'Güvey ise, dedi.

13 'Bu nedenle uyanýk kalýn. Çünkü o günü ve o saati bilemezsiniz.'

14 'Göksel egemenlik, yolculuða çýkan bir adamýn kölelerini çaðýrýp malýný onlara emanet etmesine benzer.

15 'Adam, her birinin yeteneðine göre, birine beþ, birine iki, birine de bir talant vererek yola çýktý.

16 Beþ talant alan, hemen gidip bu parayý iþletti ve beþ talant daha kazandý.

17 Ýki talant alan da iki talant daha kazandý.

18 Bir talant alan ise gidip topraðý kazdý ve efendisinin parasýný sakladý.

19 'Uzun zaman sonra bu kölelerin efendisi döndü, onlarla hesaplaþmaya oturdu.

20 Beþ talant alan gelip beþ talant daha getirdi, dedi,

21 'Efendisi ona, dedi.

22 'Ýki talant alan da geldi, dedi,

23 'Efendisi ona, dedi.

24 'Sonra bir talant alan geldi, dedi, 25 Bu nedenle korktum, gidip senin verdiðin talantý topraða gömdüm. Ýþte, al paraný!>

26 'Efendisi ona þu karþýlýðý verdi: 27

28 Haydi, elindeki talantý alýn, on talantý olana verin!

29 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek ve o bolluk içinde olacak. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alýnacak.

30 Þu yararsýz köleyi dýþarýya, karanlýða atýn. Orada aðlayýþ ve diþ gýcýrtýsý olacaktýr.> '

31 'Ýnsanoðlu* kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtýna oturacak.

32 Uluslarýn hepsi O'nun önünde toplanacak, O da koyunlarý keçilerden ayýran bir çoban gibi, insanlarý birbirinden ayýracak.

33 Koyunlarý saðýna, keçileri soluna alacak.

34 'O zaman Kral, saðýndaki kiþilere, diyecek. 35 Çünkü acýkmýþtým, bana yiyecek verdiniz; susamýþtým, bana içecek verdiniz; yabancýydým, beni içeri aldýnýz.

36 Çýplaktým, beni giydirdiniz; hastaydým, benimle ilgilendiniz; zindandaydým, yanýma geldiniz.>

37 'O vakit doðru kiþiler O'na þu karþýlýðý verecek: 38 Ne zaman seni yabancý görüp içeri aldýk, ya da çýplak görüp giydirdik?

39 Seni ne zaman hasta ya da zindanda görüp yanýna geldik?>

40 'Kral da onlarý þöyle yanýtlayacak:

41 'Sonra solundakilere þöyle diyecek: 42 Çünkü acýkmýþtým, bana yiyecek vermediniz; susamýþtým, bana içecek vermediniz; yabancýydým, beni içeri almadýnýz; çýplaktým, beni giydirmediniz; hastaydým, zindandaydým, benimle ilgilenmediniz.>

43

44 'O vakit onlar da þöyle karþýlýk verecekler:

45 'Kral da onlara þu yanýtý verecek:

46 'Bunlar sonsuz azaba, doðrular ise sonsuz yaþama gidecekler.'

26

1 Ýsa bütün bunlarý anlattýktan sonra öðrencilerine, 'Ýki gün sonra Fýsýh Bayramý* olduðunu biliyorsunuz' dedi, 'Ýnsanoðlu* çarmýha gerilmek üzere ele verilecek.'

2

3 Bu sýrada baþkâhinlerle halkýn ileri gelenleri, Kayafa adýndaki baþkâhinin sarayýnda toplandýlar.

4 Ýsa'yý hileyle tutuklayýp öldürmek için düzen kurdular.

5 Ama, 'Bayramda olmasýn ki, halk arasýnda kargaþalýk çýkmasýn' diyorlardý.

6 Ýsa Beytanya'da cüzamlý* Simun'un evindeyken, yanýna bir kadýn geldi. Kadýn kaymaktaþýndan bir kap içinde çok deðerli, güzel kokulu yað getirmiþti. Ýsa sofrada otururken, kadýn yaðý O'nun baþýna döktü.

7

8 Öðrenciler bunu görünce kýzdýlar. 'Nedir bu savurganlýk?' dediler.

9 'Bu yað pahalýya satýlabilir, parasý yoksullara verilebilirdi.'

10 Söylenenleri farkeden Ýsa, öðrencilerine, 'Kadýný neden üzüyorsunuz?' dedi. 'Benim için güzel bir þey yaptý.

11 Yoksullar her zaman aranýzdadýr, ama ben her zaman aranýzda olmayacaðým.

12 Kadýn bu güzel kokulu yaðý, beni gömülmeye hazýrlamak için bedenimin üzerine boþalttý.

13 Size doðrusunu söyleyeyim, bu Müjde dünyanýn neresinde duyurulursa, bu kadýnýn yaptýðý da onun anýlmasý için anlatýlacak.'

14 O sýrada Onikiler'den* biri -adý Yahuda Ýskariot olaný- baþkâhinlere giderek, 'O'nu ele verirsem bana ne verirsiniz?' dedi. Otuz gümüþ tartýp ona verdiler.

15

16 Yahuda o andan itibaren Ýsa'yý ele vermek için fýrsat kollamaya baþladý.

17 Mayasýz Ekmek Bayramý'nýn* ilk günü öðrenciler Ýsa'nýn yanýna gelerek, 'Fýsýh* yemeðini yemen için nerede hazýrlýk yapmamýzý istersin?' diye sordular.

18 Ýsa onlara, 'Kente varýp o adamýn evine gidin' dedi. 'Ona þöyle deyin: <Öðretmen diyor ki, zamaným yaklaþtý. Fýsýh Bayramý'ný, öðrencilerimle birlikte senin evinde kutlayacaðým.> '

19 Öðrenciler, Ýsa'nýn buyruðunu yerine getirerek Fýsýh yemeði için hazýrlýk yaptýlar.

20 Akþam olunca Ýsa on iki öðrencisiyle yemeðe oturdu.

21 Yemek yerlerken, 'Size doðrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek' dedi.

22 Bu söz onlarý kedere boðdu. Teker teker, 'Ya Rab, beni demek istemedin ya?' diye sormaya baþladýlar.

23 O da, 'Bana ihanet edecek olan' dedi, 'Elindeki ekmeði benimle birlikte sahana batýrandýr.

24 Ýnsanoðlu*, kendisi için yazýlmýþ olduðu gibi gidiyor, ama Ýnsanoðlu'na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doðmamýþ olsaydý, kendisi için daha iyi olurdu.'

25 O'na ihanet edecek olan Yahuda, 'Rabbî*, yoksa beni mi demek istedin?' diye sordu.

26 Yemek sýrasýnda Ýsa eline ekmek aldý, þükredip ekmeði böldü ve öðrencilerine verdi. 'Alýn, yiyin' dedi, 'Bu benim bedenimdir.'

27 Sonra bir kâse alýp þükretti ve bunu öðrencilerine vererek, 'Hepiniz bundan için' dedi.

28 'Çünkü bu benim kanýmdýr, günahlarýn baðýþlanmasý için birçoklarý uðruna akýtýlan antlaþma kanýdýr.

29 Size þunu söyleyeyim, Babam'ýn egemenliðinde sizinle birlikte tazesini içeceðim o güne dek, asmanýn bu ürününden bir daha içmeyeceðim.'

30 Ýlahi söyledikten sonra dýþarý çýkýp Zeytin Daðý'na doðru gittiler.

31 Bu arada Ýsa öðrencilerine, 'Bu gece hepiniz benden ötürü sendeleyip düþeceksiniz' dedi. 'Çünkü þöyle yazýlmýþtýr: <Çobaný vuracaðým, Sürüdeki koyunlar darmadaðýn olacak.>

32 Ama ben dirildikten sonra sizden önce Celile'ye gideceðim.'

33 Petrus O'na, 'Herkes senden ötürü sendeleyip düþse de ben asla düþmem' dedi.

34 'Sana doðrusunu söyleyeyim' dedi Ýsa, 'Bu gece horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin.'

35 Petrus, 'Seninle birlikte ölmem gerekse bile seni asla inkâr etmem' dedi. Öðrencilerin hepsi de ayný þeyi söyledi.

36 Sonra Ýsa öðrencileriyle birlikte Getsemani denen yere geldi. Öðrencilerine, 'Ben þuraya gidip dua edeceðim, siz burada oturun' dedi.

37 Petrus ile Zebedi'nin iki oðlunu yanýna aldý. Kederlenmeye, aðýr bir sýkýntý duymaya baþlamýþtý.

38 Onlara, 'Ölesiye kederliyim' dedi. 'Burada kalýn, benimle birlikte uyanýk durun.'

39 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanýp dua etmeye baþladý. 'Baba' dedi, 'Mümkünse bu kâse* benden uzaklaþtýrýlsýn. Yine de benim deðil, senin istediðin olsun.'

40 Öðrencilerin yanýna döndüðünde onlarý uyumuþ buldu. Petrus'a, 'Demek ki benimle birlikte bir saat uyanýk kalamadýnýz!' dedi.

41 'Uyanýk durup dua edin ki, ayartýlmayasýnýz. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.'

42 Ýsa ikinci kez uzaklaþýp dua etti. 'Baba' dedi, 'Eðer ben içmeden bu kâsenin uzaklaþtýrýlmasý mümkün deðilse, senin istediðin olsun.'

43 Geri geldiðinde öðrencilerini yine uyumuþ buldu. Onlarýn göz kapaklarýna aðýrlýk çökmüþtü.

44 Onlarý býrakýp tekrar uzaklaþtý, yine ayný sözlerle üçüncü kez dua etti.

45 Sonra öðrencilerin yanýna dönerek, 'Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?' dedi. 'Ýþte saat yaklaþtý, Ýnsanoðlu* günahkârlarýn eline veriliyor.

46 Kalkýn, gidelim. Ýþte bana ihanet eden geldi!'

47 Ýsa daha konuþurken, Onikiler'den* biri olan Yahuda geldi. Yanýnda, baþkâhinlerle halkýn ileri gelenleri tarafýndan gönderilmiþ kýlýçlý sopalý büyük bir kalabalýk vardý.

48 Ýsa'ya ihanet eden Yahuda, 'Kimi öpersem, Ýsa O'dur, O'nu tutuklayýn' diye onlarla sözleþmiþti.

49 Dosdoðru Ýsa'ya gidip, 'Selam, Rabbî*!' diyerek O'nu öptü.

50 Ýsa, 'Arkadaþ, ne yapacaksan yap*fx*!' dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaþtý, Ýsa'yý yakalayýp tutukladýlar.

51 Ýsa'yla birlikte olanlardan biri, ani bir hareketle kýlýcýný çekti, baþkâhinin kölesine vurup kulaðýný uçurdu.

52 O zaman Ýsa ona, 'Kýlýcýný yerine koy!' dedi. 'Kýlýç çekenlerin hepsi kýlýçla ölecek.

53 Yoksa Babam'dan yardým isteyemez miyim sanýyorsun? Ýstesem, hemen þu an bana on iki tümenden* fazla melek gönderir.

54 Ama böyle olmasý gerektiðini bildiren Kutsal Yazýlar o zaman nasýl yerine gelir?'

55 Bundan sonra Ýsa kalabalýða dönüp þöyle seslendi: 'Niçin bir haydutmuþum gibi beni kýlýç ve sopalarla yakalamaya geldiniz? Her gün tapýnakta oturup öðretiyordum, beni tutuklamadýnýz.

56 Ama bütün bunlar, peygamberlerin yazdýklarý yerine gelsin diye oldu.' O zaman öðrencilerin hepsi O'nu býrakýp kaçtý.

57 Ýsa'yý tutuklayanlar, O'nu baþkâhin Kayafa'ya götürdüler. Din bilginleriyle ileri gelenler de orada toplanmýþlardý.

58 Petrus, Ýsa'yý uzaktan, ta baþkâhinin avlusuna kadar izledi. Sonucu görmek için içeri girip nöbetçilerin yanýna oturdu.

59 Baþkâhinlerle Yüksek Kurul'un* öteki üyeleri, Ýsa'yý ölüm cezasýna çarptýrmak için kendisine karþý yalancý tanýklar arýyorlardý.

60 Ortaya birçok yalancý tanýk çýktýðý halde, aradýklarýný bulamadýlar. Sonunda ortaya çýkan iki kiþi þöyle dedi: 'Bu adam, dedi.'

61

62 Baþkâhin ayaða kalkýp Ýsa'ya, 'Hiç yanýt vermeyecek misin?' dedi. 'Nedir bunlarýn sana karþý ettiði bu tanýklýklar?'

63 Ýsa susmaya devam etti. Baþkâhin ise O'na, 'Yaþayan Tanrý adýna ant içmeni buyuruyorum, söyle bize, Tanrý'nýn Oðlu Mesih* sen misin?' dedi.

64 Ýsa, 'Söylediðin gibidir' karþýlýðýný verdi. 'Üstelik size þunu söyleyeyim, bundan sonra Ýnsanoðlu'nun*, Kudretli Olan'ýn*fx* saðýnda oturduðunu ve göðün bulutlarý üzerinde geldiðini göreceksiniz.'

65 Bunun üzerine baþkâhin giysilerini yýrtarak, 'Tanrý'ya küfretti!' dedi. 'Artýk tanýklara ne ihtiyacýmýz var? Ýþte küfürü iþittiniz.

66 Buna ne diyorsunuz?'

67 Bunun üzerine Ýsa'nýn yüzüne tükürüp O'nu yumrukladýlar. Bazýlarý da O'nu tokatlayýp, 'Ey Mesih, peygamberliðini göster bakalým, sana vuran kim?' dediler.

68

69 Petrus ise dýþarýda, avluda oturuyordu. Bir hizmetçi kýz yanýna gelip, 'Sen de Celileli Ýsa'yla birlikteydin' dedi.

70 Ama Petrus bunu herkesin önünde inkâr ederek, 'Neden söz ettiðini anlamýyorum' dedi.

71 Sonra avlu kapýsýnýn önüne çýktý. Onu gören baþka bir hizmetçi kýz orada bulunanlara, 'Bu adam Nasýralý Ýsa'yla birlikteydi' dedi.

72 Petrus ant içerek, 'Ben o adamý tanýmýyorum' diye yine inkâr etti.

73 Orada duranlar az sonra Petrus'a yaklaþýp, 'Gerçekten sen de onlardansýn. Konuþman seni ele veriyor' dediler.

74 Petrus kendine lanet okuyup ant içerek, 'O adamý tanýmýyorum!' dedi.

75 Petrus, Ýsa'nýn, 'Horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin' dediðini hatýrladý ve dýþarý çýkýp acý acý aðladý.

27

1 Sabah olunca bütün baþkâhinlerle halkýn ileri gelenleri, Ýsa'yý ölüm cezasýna çarptýrmak konusunda anlaþtýlar.

2 O'nu baðladýlar ve götürüp Vali Pilatus'a teslim ettiler.

3 Ýsa'ya ihanet eden Yahuda, O'nun mahkûm edildiðini görünce yaptýðýna piþman oldu. Otuz gümüþü baþkâhinlere ve ileri gelenlere geri götürdü.

4 'Ben suçsuz birini*fx* ele vermekle günah iþledim' dedi.

5 Yahuda paralarý tapýnaðýn içine fýrlatarak oradan ayrýldý, gidip kendini astý.

6 Paralarý toplayan baþkâhinler, 'Kan bedeli olan bu paralarý tapýnaðýn hazinesine koymak doðru olmaz' dediler.

7 Kendi aralarýnda anlaþarak bu parayla yabancýlar için mezarlýk yapmak üzere Çömlekçi Tarlasý'ný satýn aldýlar.

8 Bunun için bu tarlaya bugüne dek 'Kan Tarlasý' denilmiþtir.

9 Böylece Peygamber Yeremya aracýlýðýyla bildirilen þu söz yerine gelmiþ oldu: 'Ýsrailoðullarý'ndan kimilerinin O'na biçtikleri deðerin karþýlýðý olan Otuz gümüþü aldýlar; Rab'bin bana buyurduðu gibi, Çömlekçi Tarlasý'ný satýn almak için harcadýlar.'

10

11 Ýsa valinin önüne çýkarýldý. Vali O'na, 'Sen Yahudiler'in Kralý mýsýn?' diye sordu.

12 Baþkâhinlerle ileri gelenler O'nu suçlayýnca hiç karþýlýk vermedi.

13 Pilatus O'na, 'Senin aleyhinde yaptýklarý bunca tanýklýðý duymuyor musun?' dedi.

14 Ýsa tek konuda bile ona yanýt vermedi. Vali buna çok þaþtý.

15 Her Fýsýh Bayramý'nda* vali, halkýn istediði bir tutukluyu salývermeyi adet edinmiþti.

16 O günlerde Barabba adýnda ünlü bir tutuklu vardý.

17 Halk bir araya toplandýðýnda, Pilatus onlara, 'Sizin için kimi salývermemi istersiniz, Barabba'yý mý, Mesih* denen Ýsa'yý mý?' diye sordu.

18 Ýsa'yý kýskançlýktan ötürü kendisine teslim ettiklerini biliyordu.

19 Pilatus yargý kürsüsünde otururken karýsý ona, 'O doðru adama dokunma. Dün gece rüyamda O'nun yüzünden çok sýkýntý çektim' diye haber gönderdi.

20 Baþkâhinler ve ileri gelenler ise, Barabba'nýn salýverilmesini ve Ýsa'nýn öldürülmesini istesinler diye halký kýþkýrttýlar.

21 Vali onlara þunu sordu: 'Sizin için hangisini salývermemi istersiniz?'

22 Pilatus, 'Öyleyse Mesih denen Ýsa'yý ne yapayým?' diye sordu.

23 Pilatus, 'O ne kötülük yaptý ki?' diye sordu.

24 Pilatus, elinden bir þey gelmediðini, tersine, bir kargaþalýðýn baþladýðýný görünce su aldý, kalabalýðýn önünde ellerini yýkayýp þöyle dedi: 'Bu adamýn kanýndan ben sorumlu deðilim. Bu iþe siz bakýn!'

25 Bütün halk þu karþýlýðý verdi: 'O'nun kanýnýn sorumluluðu bizim ve çocuklarýmýzýn üzerinde olsun!'

26 Bunun üzerine Pilatus onlar için Barabba'yý salýverdi. Ýsa'yý ise kamçýlattýktan sonra çarmýha gerilmek üzere askerlere teslim etti.

27 Sonra valinin askerleri Ýsa'yý vali konaðýna götürüp bütün taburu baþýna topladýlar.

28 O'nu soyup üzerine kýrmýzý bir kaftan geçirdiler.

29 Dikenlerden bir taç örüp baþýna koydular, sað eline de bir kamýþ tutturdular. Önünde diz çöküp, 'Selam, ey Yahudiler'in Kralý!' diyerek O'nunla alay ettiler.

30 Üzerine tükürdüler, kamýþý alýp baþýna vurdular.

31 O'nunla böyle alay ettikten sonra kaftaný üzerinden çýkarýp kendi giysilerini giydirdiler ve çarmýha germeye götürdüler.

32 Dýþarý çýktýklarýnda Simun adýnda Kireneli bir adama rastladýlar. Ýsa'nýn çarmýhýný ona zorla taþýttýlar.

33 Golgota, yani Kafatasý denilen yere vardýklarýnda içmesi için Ýsa'ya ödle karýþýk þarap verdiler. Ýsa bunu tadýnca içmek istemedi.

34

35 Askerler O'nu çarmýha gerdikten sonra kura çekerek giysilerini aralarýnda paylaþtýlar.

36 Sonra oturup yanýnda nöbet tuttular.

37 Baþýnýn üzerine,

38 Ýsa'yla birlikte, biri saðýnda öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmýha gerildi.

39 Oradan geçenler baþlarýný sallayýp Ýsa'ya sövüyor, 'Hani sen tapýnaðý yýkýp üç günde yeniden kuracaktýn? Haydi, kurtar kendini! Tanrý'nýn Oðlu'ysan çarmýhtan in!' diyorlardý.

40

41 Baþkâhinler, din bilginleri ve ileri gelenler de ayný þekilde O'nunla alay ederek, 'Baþkalarýný kurtardý, kendini kurtaramýyor' diyorlardý. 'Ýsrail'in Kralý imiþ! Þimdi çarmýhtan aþaðý insin de O'na iman edelim.

42

43 Tanrý'ya güveniyordu; Tanrý O'nu seviyorsa, kurtarsýn bakalým! Çünkü, demiþti.'

44 Ýsa'yla birlikte çarmýha gerilen haydutlar da O'na ayný þekilde hakaret ettiler.

45 Öðleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlýk çöktü.

46 Saat* üçe doðru Ýsa yüksek sesle, 'Eli, Eli, lema þevaktani?' yani, 'Tanrým, Tanrým, beni neden terk ettin?' diye baðýrdý.

47 Orada duranlardan bazýlarý bunu iþitince, 'Bu adam Ýlyas'ý çaðýrýyor' dediler.

48 Ýçlerinden biri hemen koþup bir sünger getirdi, ekþi þaraba batýrýp bir kamýþýn ucuna takarak Ýsa'ya içirdi.

49 Öbürleri ise, 'Dur bakalým, Ýlyas gelip O'nu kurtaracak mý?' dediler.

50 Ýsa, yüksek sesle bir kez daha baðýrdý ve ruhunu teslim etti.

51 O anda tapýnaktaki perde* yukarýdan aþaðýya yýrtýlarak ikiye bölündü. Yer sarsýldý, kayalar yarýldý.

52 Mezarlar* açýldý, ölmüþ olan birçok kutsal kiþinin cesetleri dirildi.

53 Bunlar mezarlarýndan çýkýp Ýsa'nýn diriliþinden sonra kutsal kente* girdiler ve birçok kimseye göründüler.

54 Ýsa'yý bekleyen yüzbaþý ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olaylarý görünce dehþete kapýldýlar, 'Bu gerçekten Tanrý'nýn Oðlu'ydu!' dediler.

55 Orada, olup bitenleri uzaktan izleyen birçok kadýn vardý. Bunlar, Celile'den Ýsa'nýn ardýndan gelip O'na hizmet etmiþlerdi.

56 Aralarýnda Mecdelli Meryem, Yakup ile Yusuf'un annesi Meryem ve Zebedi oðullarýnýn annesi de vardý.

57 Akþama doðru Yusuf adýnda zengin bir Aramatyalý geldi. O da Ýsa'nýn bir öðrencisiydi.

58 Pilatus'a gidip Ýsa'nýn cesedini istedi. Pilatus da cesedin ona verilmesini buyurdu.

59 Yusuf cesedi aldý, temiz keten beze sardý, kayaya oydurduðu kendi yeni mezarýna yatýrdý. Mezarýn giriþine büyük bir taþ yuvarlayýp oradan ayrýldý.

60

61 Mecdelli Meryem ile öteki Meryem ise orada, mezarýn karþýsýnda oturuyorlardý.

62 Ertesi gün, yani Hazýrlýk Günü'nden* sonraki gün, baþkâhinlerle Ferisiler Pilatus'un önünde toplanarak, 'Efendimiz' dediler, 'O aldatýcýnýn, daha yaþarken, dediðini hatýrlýyoruz.

63

64 Onun için buyruk ver de üçüncü güne dek mezarý güvenlik altýna alsýnlar. Yoksa öðrencileri gelir, cesedini çalar ve halka, <Ölümden dirildi> derler. Son aldatmaca ilkinden beter olur.'

65 Pilatus onlara, 'Yanýnýza asker alýn, gidip mezarý dilediðiniz gibi güvenlik altýna alýn' dedi.

66 Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taþý mühürleyip mezarý güvenlik altýna aldýlar.

28

1 Þabat Günü'nü* izleyen haftanýn ilk günü*, tan yeri aðarýrken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarý* görmeye gittiler.

2 Ansýzýn büyük bir deprem oldu. Rab'bin bir meleði gökten indi ve mezara gidip taþý bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu.

3 Görünüþü þimþek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdý.

4 Nöbetçiler korkudan titremeye baþladýlar, sonra ölü gibi yere yýkýldýlar.

5 Melek kadýnlara þöyle seslendi: 'Korkmayýn! Çarmýha gerilen Ýsa'yý aradýðýnýzý biliyorum.

6 O burada yok; söylemiþ olduðu gibi dirildi. Gelin, O'nun yattýðý yeri görün.

7 Çabuk gidin, öðrencilerine þöyle deyin: <Ýsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile'ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.> Ýþte ben size söylemiþ bulunuyorum.'

8 Kadýnlar korku ve büyük sevinç içinde hemen mezardan uzaklaþtýlar; koþarak Ýsa'nýn öðrencilerine haber vermeye gittiler.

9 Ýsa ansýzýn karþýlarýna çýktý, 'Selam!' dedi. Yaklaþýp Ýsa'nýn ayaklarýna sarýlarak O'na tapýndýlar.

10 O zaman Ýsa, 'Korkmayýn!' dedi. 'Gidip kardeþlerime haber verin, Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler.'

11 Kadýnlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazýlarý kente giderek olup bitenleri baþkâhinlere bildirdiler.

12 Baþkâhinler ileri gelenlerle birlikte toplanýp birbirlerine danýþtýktan sonra askerlere yüklü para vererek dediler ki, 'Siz þöyle diyeceksiniz: <Öðrencileri geceleyin geldi, biz uyurken O'nun cesedini çalýp götürdüler.>

13

14 Eðer bu haber valinin kulaðýna gidecek olursa biz onu yatýþtýrýr, size bir zarar gelmesini önleriz.'

15 Böylece askerler parayý aldýlar ve kendilerine söylendiði gibi yaptýlar. Bu söylenti Yahudiler arasýnda bugün de yaygýndýr.

16 On bir öðrenci Celile'ye, Ýsa'nýn kendilerine bildirdiði daða gittiler.

17 Ýsa'yý gördükleri zaman O'na tapýndýlar. Ama bazýlarý kuþku içindeydi.

18 Ýsa yanlarýna gelip kendilerine þunlarý söyledi: 'Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi.

19 Bu nedenle gidin, bütün uluslarý öðrencilerim olarak yetiþtirin; onlarý Baba, Oðul ve Kutsal Ruh'un adýyla*fx* vaftiz edin;

20 size buyurduðum her þeye uymayý onlara öðretin. Ýþte ben, dünyanýn sonuna dek her an sizinle birlikteyim.'