1

1 Otuzuncu yýlda*fa*, dördüncü ayýn* beþinci günü Kevar Irmaðý kýyýsýnda sürgünde yaþayanlar arasýndayken gökler açýldý, Tanrý'dan gelen görümler gördüm.

2 Kral Yehoyakin'in sürgünlüðünün beþinci yýlýnda, ayýn beþinci günü,

3 Kildan* ülkesinde, Kevar Irmaðý kýyýsýnda RAB Buzi oðlu Kâhin* Hezekiel'e seslendi. RAB'bin eli orada onun üzerindeydi.

4 Kuzeyden esen kasýrganýn göz alýcý bir ýþýkla çevrelenmiþ, ateþ saçan büyük bir bulutla geldiðini gördüm. Ateþin ortasý ýþýldayan madeni andýrýyordu.

5 En ortasýnda insana benzer dört canlý yaratýk duruyordu;

6 her birinin dört yüzü, dört kanadý vardý.

7 Bacaklarý dimdikti, ayaklarý buzaðý ayaðýna benziyor ve cilalý tunç* gibi parlýyordu.

8 Dört yanlarýnda, kanatlarýn altýnda insan elleri vardý. Dördünün de yüzleri, kanatlarý vardý.

9 Kanatlarý birbirine deðerek dosdoðru ilerliyor, ilerlerken saða sola dönmüyordu.

10 Her yaratýðýn dört yüzü vardý: Önde dördünün yüzü insan yüzüne, saðda dördünün aslan yüzüne, solda dördünün öküz yüzüne, arkada dördünün kartal yüzüne benzer bir yüzü vardý.

11 Yüzleri böyleydi. Kanatlarý yukarýya doðru açýlmýþtý. Her yaratýðýn iki kanadý yanda öbür yaratýklarýn kanadýna deðiyor, iki kanatla da bedenlerini örtüyordu.

12 Her biri dosdoðru ilerliyordu. Ruhlarý onlarý nereye yönlendirirse, saða sola sapmadan oraya gidiyorlardý.

13 Canlý yaratýklarýn görünüþü yanan ateþ közleri ya da meþale gibiydi. Ateþ yaratýklarýn ortasýnda hareket ediyordu; ýþýk saçýyor ve içinden þimþekler çakýyordu.

14 Yaratýklar þimþek çakar gibi hýzla ileri geri gidip geliyorlardý.

15 Bu dört yüzlü yaratýklara bakarken, her birinin yanýnda, yere deðen bir tekerlek gördüm.

16 Tekerleklerin görünüþü ve yapýsý þöyleydi: Sarý yakut gibi parlýyorlardý ve dördü de birbirine benziyordu. Görünüþleri ve yapýlýþlarý iç içe girmiþ bir tekerlek gibiydi.

17 Hareket edince yaratýklarýn baktýklarý dört yönden birine doðru saða sola sapmadan ilerliyordu.

18 Tekerleklerin kenarý yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.

19 Canlý yaratýklar hareket edince, yanlarýndaki tekerlekler de hareket ediyordu; yaratýklar yerden yükseldikçe, tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu.

20 Ruhlarý onlarý nereye yönlendirirse oraya gidiyorlardý. Tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu. Çünkü yaratýklarýn ruhu tekerleklerdeydi.

21 Yaratýklar hareket ettiðinde onlar da hareket ediyor, yaratýklar durduðunda onlar da duruyor, yaratýklar yerden yükseldiðinde onlar da yükseliyordu. Çünkü yaratýklarýn ruhu tekerleklerdeydi.

22 Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir þey canlý yaratýklarýn baþlarý üzerine yayýlmýþtý.

23 Kubbenin altýnda kanatlarýnýn biri öbürünün kanatlarýna doðru açýlmýþtý. Her birinin bedenini örten baþka iki kanadý vardý.

24 Yaratýklar hareket edince, kanatlarýnýn çýkardýðý sesi duydum. Gürül gürül akan sularýn çaðýltýsýný, Her Þeye Gücü Yeten'in sesini, bir ordunun gürültüsünü ansýtýyordu. Durunca kanatlarýný indiriyorlardý.

25 Kanatlarý inik dururken, baþlarý üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.

26 Baþlarý üzerindeki kubbenin üstünde laciverttaþýndan yapýlmýþ tahta benzer bir nesne vardý. Yüksekte, tahtý andýran nesnede insana benzer biri oturuyordu.

27 Gördüm ki, beli andýran kýsmýnýn yukarýsý içi ateþ dolu maden gibi ýþýldýyordu, belden aþaðýsý ateþe benziyordu ve çevresi göz alýcý bir ýþýkla kuþatýlmýþtý.

28 Görünüþü yaðmurlu bir gün bulutlarýn arasýnda oluþan gökkuþaðýna benziyordu. Öyleydi çevresini saran parlaklýk.

2

1 Bana, 'Ey insanoðlu, ayaða kalk, seninle konuþacaðým' dedi.

2 O benimle konuþur konuþmaz Ruh içime girdi, beni ayaklarýmýn üzerinde durdurdu; benimle konuþaný duydum.

3 Bana, 'Ey insanoðlu, seni Ýsrail halkýna, bana baþkaldýran o asi ulusa gönderiyorum' dedi, 'Onlar ve atalarý bugüne kadar bana karþý geldiler.

4 Bu halk dikbaþlý ve inatçýdýr. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, diyeceksin.

5 Bu asi halk seni ister dinlesin, ister dinlemesin, yine de aralarýnda bir peygamber olduðunu bilecektir.

6 Sen, ey insanoðlu, onlardan ve sözlerinden korkma! Çevrende çalýlar, dikenler olsa, akrepler arasýnda yaþasan bile korkma. Asi bir halk olsalar bile, onlarýn söyleyeceklerinden korkma, onlar yüzünden yýlgýnlýða düþme.

7 Seni ister dinlesinler, ister dinlemesinler, onlara sözlerimi söyleyeceksin. Çünkü onlar asi bir halktýr.

8 Sen, ey insanoðlu, sana söyleyeceðimi dinle! Bu baþkaldýran halk gibi asi olma! Aðzýný aç, sana vereceðimi ye!'

9 Baktým, bana doðru uzanmýþ bir el gördüm; içinde tomar halinde bir kitap vardý.

10 Tomarý önümde açtý, her iki yaný da yazýlýydý. Orada aðýtlar, iniltiler, figanlar yazýlýydý.

3

1 Bana, 'Ey insanoðlu, sana verileni ye. Bu tomarý yedikten sonra git, Ýsrail halkýna seslen' dedi.

2 Böylece aðzýmý açtým, yemem için tomarý bana verdi.

3 Bana, 'Ey insanoðlu, sana verdiðim tomarý ye, mideni onunla doldur' dedi. Bunun üzerine tomarý yedim. Bal gibi tatlý geldi bana.

4 Sonra þöyle dedi: 'Ey insanoðlu, Ýsrail halkýna git, onlara sözlerimi ilet.

5 Çünkü seni konuþmasý anlaþýlmaz, dili zor bir halka deðil, Ýsrail halkýna gönderiyorum.

6 Evet, seni konuþmasý anlaþýlmaz, dili zor, dediklerini anlamadýðýn halklara göndermiyorum. Onlara gönderseydim, seni dinlerlerdi.

7 Ýsrail halký seni dinlemek istemeyecektir, çünkü o beni dinlemek istemiyor. Bütün Ýsrail halký dikbaþlý ve inatçýdýr.

8 Seni onlar kadar inatçý yapacaðým, senin alnýný onlarýnki kadar katýlaþtýracaðým.

9 Alnýný çakmak taþýndan daha sert bir kaya gibi yapacaðým. Her ne kadar asi bir halksalar da onlardan korkma, yýlma.'

10 Bana, 'Ey insanoðlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreðine yerleþtir' dedi,

11 'Þimdi sürgünde yaþayan halkýna git ve seni ister dinlesinler, ister dinlemesinler, onlara, de.'

12 Sonra Ruh beni kaldýrdý ve arkamda, 'RAB'bin görkemine kendi yerinde övgüler olsun!' diye büyük bir gürleme duydum.

13 Canlý yaratýklarýn birbirine çarpan kanatlarýnýn çýkardýðý sesi, yanlarýndaki tekerleklerin gürültüsünü, büyük bir gürleme duydum.

14 Ruh beni kaldýrýp götürdü. RAB'bin güçlü eli üzerimde olduðu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.

15 Kevar Irmaðý kýyýsýndaki Tel-Abib'de yaþayan sürgünlerin yanýna geldim. Orada, yaþadýklarý yerde onlarýn arasýnda þaþkýnlýk içinde yedi gün kaldým.

16 Yedi gün sonra RAB bana þöyle seslendi:

17 'Ýnsanoðlu, seni Ýsrail halkýna bekçi atadým. Benden bir söz duyar duymaz onlarý benim yerime uyaracaksýn.

18 Kötü kiþiye, dediðim zaman onu uyarmaz, yaþamýný kurtarmak amacýyla onu kötü yolundan döndürmek için konuþmazsan, o kiþi günahý içinde ölecek; ama onun kanýndan seni sorumlu tutacaðým.

19 Ancak kötü kiþiyi uyardýðýn halde kötülüðünden ve kötü yolundan dönmezse, o günahý içinde ölecek. Ama sen canýný kurtarmýþ olacaksýn.

20 'Doðru kiþi doðruluðundan döner de kötülük yaparsa, onu yýkýma uðratacaðým, o da ölecek. Onu uyarmadýðýn için günahý içinde ölecek, yaptýðý doðru iþler anýlmayacak. Ancak onun kanýndan seni sorumlu tutacaðým.

21 Ama doðru kiþiyi günah iþlemesin diye uyarýrsan, o da günah iþlemezse, kesinlikle yaþayacak. Çünkü o uyarýlara kulak vermiþtir; sen de canýný kurtarmýþ olacaksýn.'

22 RAB'bin eli orada üzerimdeydi. Bana, 'Kalk, ovaya git' dedi, 'Orada seninle konuþacaðým.'

23 Böylece kalkýp ovaya gittim. RAB'bin görkemi týpký Kevar Irmaðý kýyýsýnda gördüðüm gibi orada durmaktaydý. Yüzüstü yere yýðýldým.

24 Ruh içime girdi, beni ayaklarýmýn üzerinde durdurdu. Benimle þöyle konuþtu: 'Git, evine kapan.

25 Halkýn arasýna çýkmaman için seni halatlarla baðlayacaklar, ey insanoðlu.

26 Dilini damaðýna yapýþtýracaðým; konuþmayacak, onlarý paylayamayacaksýn. Çünkü bu halk asidir.

27 Ama seninle konuþtuðumda dilini çözeceðim. Onlara, diyeceksin. Dinleyen dinlesin, dinlemeyen dinlemesin. Çünkü bu halk asidir.'

4

1 'Sen, ey insanoðlu, bir tuðla al, önüne koy, üzerine Yeruþalim Kenti'ni çiz.

2 Kenti kuþat, duvarla çevir. Kente karþý toprak rampalar yap, ordugah kur, çevresine kütükler yerleþtir.

3 Sonra demir bir sac al; demirden bir duvar gibi kendinle kentin arasýna koy. Yüzünü ona doðru çevir. Kent kuþatma altýnda tutulacak, onu sen kuþatacaksýn. Bu Ýsrail halký için bir belirti olacak.

4 'Sonra sol yanýna uzan, Ýsrail halkýnýn günahýný yüklen. Sol yanýna uzanacaðýn günler kadar onlarýn suçunun cezasýný çekeceksin.

5 Suçlarýnýn yýl sayýsý kadar sana gün ayýrdým. Böylece üç yüz doksan gün Ýsrail halkýnýn suçunun cezasýný çekeceksin.

6 'Bunu yaptýktan sonra, bu kez sað yanýna uzan, Yahuda halkýnýn suçunun cezasýný çek. Sana kýrk gün, her yýl için bir gün ayýrdým.

7 Yüzünü Yeruþalim kuþatmasýna çevir, çýplak kollarýný kaldýrýp Yeruþalim'e karþý peygamberlik et.

8 Kuþatma günlerini bitirinceye dek bir yandan öbür yana dönmemen için seni halatlarla baðlayacaðým.

9 'Buðday, arpa, bakla, mercimek, darý, kýzýl buðday al, bir kaba koy. Bunlardan kendine ekmek yap. Bir yanýna uzanacaðýn üç yüz doksan gün boyunca bu ekmekten yiyeceksin.

10 Her gün belirli zamanda yemen için yirmi þekel*fb* ekmek tartacaksýn.

11 Bunun gibi suyu da belirli zamanda, ölçüyle, bir hinin altýda biri*fc* kadar içeceksin.

12 Yiyeceðini arpa pidesi yer gibi ye ve insan dýþkýsýndan ateþ yakýp üzerinde halkýn gözü önünde piþir.'

13 RAB, 'Uluslar arasýna daðýtacaðým Ýsrail halký böylelikle kirli sayýlan yiyecekleri yiyecek' dedi.

14 Ben, 'Eyvah, ey Egemen RAB!' diye karþýlýk verdim, 'Hiçbir zaman kirli sayýlan bir þeye dokunmadým. Gençliðimden bu yana kendiliðinden ölmüþ ya da yabanýl bir hayvan tarafýndan öldürülmüþ bir hayvanýn etini yemedim, aðzýma kirli sayýlan et koymadým.'

15 'Peki' dedi, 'Ekmeðini insan dýþkýsý yerine tezek yakýp üzerinde piþirmene izin vereceðim.'

16 Sonra, 'Ýnsanoðlu, Yeruþalim'i her türlü yiyecekten yoksun býrakacaðým' dedi, 'Bu halk yiyeceðini tartýyla ve kaygý içinde yiyecek, suyunu ölçüyle ve þaþkýnlýk içinde içecek.

17 Yiyeceði de suyu da azalacak. Hepsi þaþkýnlýða düþecek, günahlarý içinde eriyip yok olacak.

5

1 'Ey insanoðlu, keskin bir kýlýç al, berber usturasý gibi kullanarak baþýný, sakalýný týraþ et. Sonra bir terazi getir, kýllarý bölümlere ayýr.

2 Yeruþalim'in kuþatýlmasý bitince, kýllarýn üçte birini kentin ortasýnda yakacaksýn. Üçte birini kýlýçla kentin çevresine fýrlatacak, kalan üçte birini de rüzgara savuracaksýn. Ben de yalýn kýlýç onlarýn peþine düþeceðim.

3 Birkaç tel kýl býrak, giysinin kývrýmlarýna tak.

4 Yine birkaçýný alýp ateþe at, yansýn. O kýllardan bütün Ýsrail halkýna ateþ yayýlacak.

5 'Egemen RAB diyor ki: Bu Yeruþalim'i uluslarýn ortasýna yerleþtirdim, çevresini ülkelerle kuþattým.

6 Öyleyken Yeruþalim çevresindeki bütün uluslardan ve ülkelerden daha çok kötülük yaparak ilkelerimi, kurallarýmý çiðnedi. Ýlkelerime karþý geldi, kurallarým uyarýnca davranmadý.

7 Bundan ötürü Egemen RAB diyor ki: Çevrenizde yaþayan uluslardan daha azgýndýnýz, kurallarýmý izlemediniz, ilkelerime uymadýnýz. Çevrenizde yaþayan uluslarýn ilkelerine de uymadýnýz.

8 'Bundan ötürü Egemen RAB diyor ki: Ýþte ben size karþýyým, uluslarýn gözü önünde sizi cezalandýracaðým.

9 Yaptýðýnýz bütün iðrençlikler yüzünden önceden yapmadýðýmý, bir daha yapmayacaðýmý size yapacaðým.

10 Böylece aranýzda babalar çocuklarýný, çocuklar da babalarýný yiyecekler. Sizi cezalandýracaðým, sað kalanlarýnýzý her yana daðýtacaðým.

11 Egemen RAB varlýðým hakký için diyor, madem tapýnaðýmý iðrenç put ve uygulamalarýnýzla kirlettiniz, ben de sizi esirgemeyecek, size acýmayacak, sizi kayýrmayacaðým.

12 Kentte yaþayanlarýnýzýn üçte biri salgýn hastalýk ya da kýtlýk yüzünden yok olacak; üçte biriniz çevrede kýlýçtan geçirilecek; üçte birinizi de her yana daðýtýp yalýn kýlýç peþinize düþeceðim.

13 'Böylece kýzgýnlýðým son bulacak, onlara karþý öfkemi yatýþtýracaðým. O zaman ben de rahata kavuþacaðým. Öfkemi onlarýn üzerine boþaltýnca, ben RAB'bin kýskançlýðýmdan onlarla konuþtuðumu anlayacaklar.

14 'Çevrenizdeki uluslar arasýnda, yoldan her geçenin gözü önünde sizi yýkýma uðratacak, aþaðýlayacaðým.

15 Öfke, kýzgýnlýk ve acý paylamalarla sizi cezalandýrdýðýmda çevrenizdeki uluslar arasýnda alay konusu olacak, aþaðýlanacaksýnýz; ders alýnacak, þaþýlacak bir duruma düþeceksiniz. Ben, RAB bunu söyledim.

16 Sizi yok etmek için üzerinize öldürücü, yýkýcý kýtlýk oklarýný salacaðým. Üzerinize salacaðým kýtlýðý daha da artýracak, sizi her türlü yiyecekten yoksun býrakacaðým.

17 Üzerinize kýtlýk ve yabanýl hayvanlar salacaðým, sizi çocuklarýnýzdan edecekler. Salgýn hastalýk ve dökülen kan sizi süpürüp yok edecek; baþýnýza da kýlýç getireceðim. Ben, RAB böyle söyledim.'

6

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ey insanoðlu, yüzünü Ýsrail daðlarýna doðru çevir ve onlara karþý peygamberlik et.

3 De ki, 4 Sunaklarýnýzý devirecek, buhur sunaklarýnýzý paramparça edeceðim. Kýlýçtan geçirilmiþ halkýnýzý putlarýnýzýn önüne düþüreceðim.

5 Ýsrailliler'in cesetlerini putlarýnýn önüne atacak, kemiklerini sunaklarýnýn çevresine daðýtacaðým.

6 Yaþadýðýnýz her yerde kentleriniz yakýlýp yýkýlacak, tapýnma yerleriniz yerle bir edilecek. Öyle ki, sunaklarýnýz devrilip yýkýlsýn*fç*, putlarýnýz ezilip paramparça olsun, buhur sunaklarýnýz yok edilsin, el emeðiniz boþa çýksýn.

7 Halkýnýz her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

8 ' 9 Kurtulanlar tutsak alýndýklarý uluslarda beni anýmsayacaklar. Benden dönen sadakatsiz yüreklerinden, putlarý ardýnca þehvete sürükleyen gözlerinden derin acý duydum. Yaptýklarý kötülükler ve iðrenç uygulamalar yüzünden kendilerinden tiksinecekler.

10 Benim RAB olduðumu, baþlarýna bu felaketi getireceðimi boþuna söylemediðimi anlayacaklar.

11 ' 12 Uzaktakiler salgýn hastalýktan ölecek, yakýndakiler kýlýçtan geçirilecek, kuþatma sýrasýnda sað kalanlar kýtlýktan ölecek. Böylece onlara duyduðum öfkeye son vereceðim.

13 Putlarýnýn arasýna, sunaklarýnýn çevresine, her yüksek tepeye, dað doruðuna, her yeþeren bol yapraklý aðacýn altýna cesetleri serilince, benim RAB olduðumu anlayacaklar. Oralarda putlarýna güzel kokulu buhur sundular.

14 Elimi onlara karþý uzatacak, çölden Rivla'ya kadar yaþadýklarý ülkeyi yerle bir edip ýssýz býrakacaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.> '

7

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ey insanoðlu, Egemen RAB Ýsrail ülkesine þöyle diyor: Son yaklaþtý! Ülkenin dört köþesinin sonu geldi.

3 Senin de sonun geldi! Senin üzerine öfkemi yaðdýracaðým. Yaptýklarýna göre seni yargýlayacak, bütün iðrenç uygulamalarýnýn karþýlýðýný vereceðim.

4 Sana acýmayacak, seni esirgemeyeceðim. Yaptýklarýnýn ve sendeki iðrenç uygulamalarýn karþýlýðýný vereceðim. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

5 'Egemen RAB þöyle diyor: Yýkým! Ýþte duyulmamýþ bir yýkým geliyor.

6 Sonun geldi! Evet, sonun geldi! Sana karþý uyanýyor. Ýþte geliyor.

7 Ey ülkede yaþayan halk, yýkýma uðrayacaksýn. Yýkým zamaný yaklaþtý! Gün yakýn! Daðlarýn üzerinden sevinç sesi yerine kargaþa sesi geliyor.

8 Çok yakýnda kýzgýnlýðýmý üzerine boþaltacak, sana duyduðum öfkeyi üzerine dökeceðim. Yaptýklarýna göre seni yargýlayacak, bütün iðrenç uygulamalarýnýn karþýlýðýný vereceðim.

9 Sana acýmayacak, seni esirgemeyeceðim. Yaptýklarýnýn ve sendeki iðrenç uygulamalarýn karþýlýðýný vereceðim. O zaman seni cezalandýranýn ben RAB olduðumu anlayacaksýn.

10 'Ýþte o gün! Gün yaklaþtý! Yýkým hazýr. Deðnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandý.

11 Zorbalýk ayaklanýp kötülüðün sopasý oldu. Halktan, o kalabalýktan kimse kalmayacak; mallarýndan, görkemlerinden bir þey kalmayacak.

12 'Son yaklaþtý! Gün geldi! Alýcý sevinmesin, satýcý üzülmesin. Çünkü öfkem bütün halkýn üzerine yaðacak.

13 Satýcý yaþadýðý sürece sattýðýný geri alamayacak. Çünkü herkesi ilgilendiren bu görüm deðiþtirilmeyecek. Ýþlediði günahlar yüzünden kimse canýný koruyamayacak.

14 Borazan çalýndý, herkes hazýr, ama kimse savaþa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkýn üzerindedir.

15 'Ýþte dýþarda kýlýç, içerde salgýn hastalýk ve kýtlýk. Kentin dýþýndakiler kýlýçla öldürülecek, kenttekilerse kýtlýktan, salgýn hastalýktan yok olacak.

16 Sað kalanlar vadilerdeki güvercinler gibi daðlara kaçacak; her biri günahýndan ötürü inleyecek.

17 Eller gevþeyecek, dizler titreyecek.

18 Çul kuþanacak, dehþete düþecekler. Yüzleri utançtan kýzaracak, baþlarý týraþ edilecek.

19 Gümüþlerini sokaða atacaklar. Altýnlarý kirli sayýlacak. RAB'bin öfkesini boþalttýðý gün onlarý ne altýnlarý, ne gümüþleri kurtarabilir. Bunlarla ne açlýklarýný giderebilir, ne karýnlarýný doyurabilirler. Altýn ve gümüþ onlarý suça sürükledi.

20 Mücevherlerinin güzelliðiyle gururlanýrlardý. Ýðrenç, tiksindirici putlarýný bunlardan yaptýlar. Bu yüzden mücevherlerini kirli bir nesneye çevireceðim.

21 Hepsini yaðma mal olarak yabancý uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceðim; onlarý kirletecekler.

22 Yüzümü onlardan çevireceðim. Deðerli tapýnaðýmý kirletecekler; zorbalar içeri girip orayý kirletecekler.

23 'Kendinize zincirler hazýrlayýn! Ülkede kan akýtýlýyor, kent zorbalýk dolu.

24 Uluslarýn en kötülerini buraya getireceðim; evlerinizi mülk edinecekler. Güçlülerin gururuna son vereceðim. Kutsal yerleri kirletilecek.

25 Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.

26 Yýkým üstüne yýkým gelecek. Kötü haberler birbirini kovalayacak. Peygamberden görüm isteyecekler; kâhin Kutsal Yasa'yý öðretemeyecek, ileri gelenler öðüt veremeyecek.

27 Kral yas tutacak, önder umutsuzluða düþecek, ülkedeki halkýn korkudan elleri titreyecek. Onlarý yaptýklarýna göre cezalandýracak, yargýladýklarý gibi yargýlayacaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.'

8

1 Sürgünlüðün altýncý yýlý, altýncý ayýn* beþinci günü evde Yahuda'nýn ileri gelenleriyle otururken Egemen RAB'bin eli bana dokundu.

2 Baktým, insana*fd* benzer birini gördüm: Görünüþü, belinden aþaðýsý ateþi andýrýyor, belinden yukarýsý maden gibi ýþýldýyordu.

3 Eli andýran bir þey uzatýp beni saçlarýmdan tuttu. Ruh beni yerle gök arasýna kaldýrdý ve Tanrý'dan gelen görümlerde Yeruþalim'e, iç avlunun kuzeye bakan kapýsýnýn giriþ bölümüne götürdü. Tanrý'nýn kýskançlýðýný uyandýran kýskançlýk putu orada dikiliydi.

4 Ovada gördüðüm görümdeki gibi, Ýsrail'in Tanrýsý'nýn görkemi oradaydý.

5 Sonra bana, 'Ey insanoðlu, kuzeye bak!' dedi. Baktým, sunak kapýsýnýn kuzeye bakan giriþ bölümünde duran kýskançlýk putunu gördüm.

6 Bana, 'Ýnsanoðlu, ne yaptýklarýný görüyor musun?' dedi, 'Tapýnaðýmdan uzaklaþayým diye Ýsrail halký çok iðrenç þeyler yapýyor. Bundan daha iðrenç þeyler göreceksin.'

7 Beni avlunun giriþ bölümüne getirdi. Baktým, duvarda bir delik gördüm.

8 Bana, 'Haydi duvarý del, insanoðlu' dedi. Duvarý deldim, orada bir kapý gördüm.

9 Bana, 'Ýçeri gir de burada yaptýklarý kötü ve iðrenç þeyleri gör' dedi.

10 Böylece içeriye girip baktým. Duvarýn her yanýna çeþit çeþit sürüngen*, iðrenç hayvan þekilleri ve Ýsrail halkýnýn bütün putlarý oyulmuþtu.

11 Ýsrail ileri gelenlerinden yetmiþ kiþiyle Þafan oðlu Yaazanya orada, putlarýn önünde duruyordu. Her birinin elinde bir buhurdan vardý; buhurun kokusu bulut gibi yükseliyordu.

12 'Ýnsanoðlu, Ýsrail halkýnýn ileri gelenlerinin kendi putlarýnýn odalarýnda, karanlýkta neler yaptýklarýný gördün mü?' dedi, 'Onlar, diyorlar.'

13 Bana yine, 'Daha iðrenç þeyler yaptýklarýný da göreceksin' dedi.

14 Bundan sonra beni RAB'bin Tapýnaðý'nýn kuzeye bakan kapýsýnýn giriþ bölümüne götürdü. Orada oturup Tammuz*fe* için aðlayan kadýnlarý gördüm.

15 Bana, 'Ýnsanoðlu, bunu gördün mü? Bundan daha iðrenç þeyler de göreceksin' dedi.

16 Beni RAB'bin Tapýnaðý'nýn iç avlusuna götürdü. Tapýnaðýn giriþinde, eyvanla sunak arasýnda yirmi beþ kadar adam vardý. Sýrtlarýný RAB'bin Tapýnaðý'na, yüzlerini doðuya dönmüþ, güneþe tapýnýyorlardý.

17 Bana, 'Ýnsanoðlu, bunlarý gördün mü?' dedi, 'Yahuda halký burada yaptýðý iðrenç þeyler yetmiyormuþ gibi, ülkeyi zorbalýkla doldurup beni sürekli öfkelendiriyor. Bak, dalý nasýl burunlarýna uzatýyorlar*ff*!

18 Bundan ötürü onlara öfkeyle davranacak, acýmayacaðým, onlarý esirgemeyeceðim. Yüksek sesle beni çaðýrsalar bile onlarý dinlemeyeceðim.'

9

1 Sonra yüksek sesle, 'Kenti cezalandýracak olanlar, ellerinde yok edici silahlarýyla buraya gelsin' diye seslendiðini duydum.

2 Kuzeye bakan yukarý kapý yolundan altý kiþinin geldiðini gördüm. Her birinin elinde ölümcül bir silah vardý. Aralarýnda keten giysili, belinde yazý takýmý olan bir adam vardý. Ýçeriye girip tunç* sunaðýn yanýnda durdular.

3 Ýsrail Tanrýsý'nýn görkemi bulunduðu yerden, Keruvlar'ýn* üzerinden ayrýlýp tapýnaðýn eþiðine gitti. RAB keten giysili, belinde yazý takýmý olan adama seslendi:

4 'Yeruþalim Kenti'nin içinden geç, orada yapýlan iðrenç þeylerden ötürü dövünüp aðlayanlarýn alýnlarýna iþaret koy' dedi.

5 Öbürlerine, 'Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acýmadan, kimseyi esirgemeden öldürün' dediðini duydum.

6 'Yaþlýyý, genci, genç kýzý, kadýný, çocuklarý öldürün. Yalnýz alýnlarýnda iþaret olanlara dokunmayýn. Ýþe tapýnaðýmdan baþlayýn.' Onlar da tapýnaðýn önünde duran Ýsrail ileri gelenlerinden iþe baþladýlar.

7 Onlara, 'Tapýnaðý kirletin, avlularýný cesetlerle doldurun. Haydi baþlayýn!' dedi. Bunun üzerine onlar gidip kenttekileri öldürmeye baþladýlar.

8 Onlar halký öldürürken ben tek baþýma kaldým. Yüzüstü yere kapanýp, 'Ah, ey Egemen RAB! Öfkeni Yeruþalim üzerine boþaltýrken, geri kalan bütün Ýsrailliler'i de mi yok edeceksin?' diye haykýrdým.

9 'Ýsrail ve Yahuda halkýnýn günahý pek büyük' diye karþýlýk verdi, 'Ülke kan, kent haksýzlýk dolu. Onlar, diyorlar.

10 Ben de onlara acýmayacak, onlarý esirgemeyeceðim. Yaptýklarýný kendi baþlarýna getireceðim.'

11 Derken keten giysili, belinde yazý takýmý olan adam, 'Buyruklarýný yerine getirdim' diye haber verdi.

10

1 Baktým, Keruvlar'ýn* baþý üzerindeki kubbenin üzerinde laciverttaþýndan tahta benzer bir nesne gördüm.

2 RAB keten giysili adama, 'Keruvlar'ýn altýndaki tekerleklerin arasýna gir. Avuçlarýný Keruvlar'ýn arasýndaki ateþ közleriyle doldurup kentin üzerine közleri saç' dedi. Adamýn oraya girdiðini gördüm.

3 Adam oraya girdiðinde, Keruvlar tapýnaðýn güney tarafýnda duruyordu. Bulut tapýnaðýn iç avlusunu doldurdu.

4 RAB'bin görkemi Keruvlar'ýn üzerinden ayrýlýp tapýnaðýn eþiðine gitti. Tapýnak bulutla doldu. Avlu RAB'bin görkeminin parýltýsýyla doluydu.

5 Keruvlar'ýn kanatlarýnýn sesi dýþ avludan bile duyuluyordu; týpký Her Þeye Gücü Yeten Tanrý'nýn sesi gibiydi.

6 RAB keten giysili adama, 'Keruvlar'dan ve tekerleklerin arasýndan ateþ al' diye buyurunca, adam oraya girip bir tekerleðin yanýnda durdu.

7 Sonra Keruvlar'dan biri aralarýndaki ateþe elini uzattý, biraz ateþ alýp keten giysili adamýn avuçlarýna koydu. Adam ateþi alýp oradan ayrýldý.

8 Keruvlar'ýn kanatlarý altýnda insan eline benzer bir þekil göründü.

9 Baktým, her Keruv'un yanýnda birer tane olmak üzere dört tekerlek gördüm. Tekerlekler sarý yakut gibi parýldýyordu.

10 Dördü de birbirine benziyor, iç içe girmiþ bir tekerleði andýrýyordu.

11 Hareket edince Keruvlar'ýn baktýklarý dört yönden birine doðru, saða sola dönmeden ilerliyordu. Ön tekerlek nereye yönelirse, öbür tekerlekler de onun ardýnca gidiyordu.

12 Keruvlar'ýn bedenleri -sýrtlarý, elleri, kanatlarý- ve dördünün de tekerlekleri çepeçevre gözlerle doluydu.

13 Tekerleklere 'Dönen tekerlekler' dendiðini duydum.

14 Her Keruv'un dört yüzü vardý: Birinci yüz öküz*fg* yüzüne, ikincisi insan yüzüne, üçüncüsü aslan yüzüne, dördüncüsü kartal yüzüne benziyordu.

15 Keruvlar yukarýya doðru yükseldi. Bunlar daha önce Kevar Irmaðý kýyýsýnda gördüðüm canlý yaratýklardý.

16 Keruvlar hareket edince, yanlarýndaki tekerlekler de hareket ediyor, Keruvlar yerden yükselmek için kanatlarýný açýnca, tekerlekler de yanlarýndan ayrýlmýyordu.

17 Keruvlar durduðunda onlar da duruyor, Keruvlar yerden yükseldiðinde onlar da yükseliyordu. Çünkü yaratýklarýn ruhu tekerleklerdeydi.

18 RAB'bin görkemi tapýnaðýn eþiðinden ayrýlýp Keruvlar'ýn üzerinde durdu.

19 Ben bakarken Keruvlar kanatlarýný açýp yerden yükseldi, tekerlekler de onlarla yükseldi. RAB'bin Tapýnaðý'nýn Doðu Kapýsý'nýn giriþinde durdular. Ýsrail Tanrýsý'nýn görkemi onlarýn üzerindeydi.

20 Kevar Irmaðý kýyýsýnda, Ýsrail Tanrýsý'nýn altýnda gördüðüm ve Keruvlar olduðunu anladýðým canlý yaratýklar bunlardý.

21 Her birinin dört yüzü, dört kanadý vardý. Kanatlarýnýn altýnda insan elini andýran bir þey vardý.

22 Yüzleri Kevar Irmaðý kýyýsýnda gördüðüm yüzlere benziyordu. Her biri dosdoðru ilerliyordu.

11

1 Ruh beni yine yukarýya kaldýrýp RAB'bin Tapýnaðý'nýn Doðu Kapýsý'na götürdü. Kapýnýn giriþ bölümünde yirmi beþ adam vardý. Aralarýnda halkýn önderlerinden Azzur oðlu Yaazanya'yý, Benaya oðlu Pelatya'yý gördüm.

2 RAB bana, 'Ýnsanoðlu, bunlar kötülük tasarlayan ve bu kentte kötü öðüt veren adamlardýr' dedi,

3 'Onlar, diyorlar.

4 Bundan ötürü onlarý uyar, ey insanoðlu, onlarý uyar.'

5 Sonra RAB'bin Ruhu üzerime inip þunlarý söylememi buyurdu: 'RAB þöyle diyor: Ey Ýsrail halký, neler söylediðinizi ve neler düþündüðünüzü bilirim.

6 Bu kentte birçok kiþi öldürdünüz, kentin sokaklarýný ölülerle doldurdunuz.

7 'Bundan ötürü Egemen RAB þöyle diyor: Oraya attýðýnýz ölüler et, kent de kazandýr. Ama sizi kentin dýþýna süreceðim.

8 Kýlýçtan korktunuz, ama ben üzerinize kýlýç göndereceðim. Egemen RAB böyle diyor.

9 Sizi kentten çýkarýp yabancýlarýn eline teslim edeceðim. Sizi cezalandýracaðým.

10 Kýlýçla öldürüleceksiniz. Sizi Ýsrail sýnýrýnda cezalandýracaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

11 Bu kent sizin için kazan olmayacak, siz de onun içinde et olmayacaksýnýz. Sizi Ýsrail sýnýrýnda cezalandýracaðým.

12 O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz. Kurallarýmý izlemediniz, ilkelerime uymadýnýz; çevrenizdeki uluslarýn ilkelerine uydunuz.'

13 Ben peygamberlikte bulunurken Benaya oðlu Pelatya öldü. Yüzüstü yere kapanýp, 'Ah, ey Egemen RAB! Geri kalan Ýsrailliler'i büsbütün mü yok edeceksin?' diye yüksek sesle haykýrdým.

14 RAB bana þöyle seslendi:

15 'Ey insanoðlu, Yeruþalim'de yaþayanlar senin kardeþlerin, akrabalarýn ve öbür Ýsrailliler için, demiþler.'

16 'Bu yüzden de ki,

17 'De ki,

18 'Ülkeye dönecek, tiksindirici, iðrenç putlarý oradan söküp atacaklar.

19 Onlara tek bir yürek vereceðim, içlerine yeni bir ruh koyacaðým. Ýçlerindeki taþ yüreði çýkarýp onlara etten bir yürek vereceðim.

20 O zaman kurallarýmý izleyecek, ilkelerime uymaya özen gösterecekler. Onlar halkým olacak, ben de onlarýn Tanrýsý olacaðým.

21 Tiksindirici, iðrenç putlara gönülden yönelenlere gelince, yaptýklarýnýn aynýsýný baþlarýna getireceðim. Böyle diyor Egemen RAB.'

22 Keruvlar* kanatlarýný açtý, tekerlekler yanlarýnda duruyordu. Ýsrail Tanrýsý'nýn görkemi onlarýn üzerindeydi.

23 RAB'bin görkemi kentin ortasýndan yükselip kentin doðusundaki daða kondu.

24 Görümde Tanrý'nýn Ruhu beni yukarý kaldýrýp Kildan* ülkesindeki sürgünlerin yanýna götürdü. Sonra gördüðüm görüm kayboldu.

25 Ben de RAB'bin bana gösterdiði her þeyi sürgündekilere anlattým.

12

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, asi bir halkýn arasýnda yaþýyorsun. Gözleri varken görmüyor, kulaklarý varken iþitmiyorlar. Çünkü bu halk asidir.

3 'Sen, insanoðlu, sürgüne gidecekmiþ gibi eþyaný topla, onlarýn gözü önünde, gündüzün yola çýk, bulunduðun yerden baþka bir yere git. Kim bilir, asi bir halk olmalarýna karþýn seni görüp anlayabilirler.

4 Gündüzün, halkýn gözü önünde topladýðýn sürgün eþyaný çýkar. Akþam yine onlarýn gözü önünde sürgüne giden biri gibi yola çýk.

5 Onlar seni izlerken duvarý delip eþyaný çýkar.

6 Seni izlerlerken eþyaný sýrtlayýp karanlýkta taþý. Ülkeyi görmemek için yüzünü ört. Çünkü yapacaklarýn Ýsrail halký için bir uyarý olacaktýr.'

7 Bana verilen buyruk uyarýnca davrandým. Gündüzün sürgüne gidecekmiþ gibi eþyalarýmý çýkardým. Akþam elimle duvarý deldim. Eþyalarýmý karanlýkta çýkarýp onlar izlerken sýrtýmda taþýdým.

8 Ertesi sabah RAB bana seslendi:

9 'Ýnsanoðlu, o asi Ýsrail halký sana, diye sormadý mý?

10 'Onlara de ki, 11 Ben sizin için bir uyarýyým> de. Sana yaptýðýmýn týpkýsý onlara da yapýlacak. Tutsak olarak sürgüne gidecekler.

12 'Onlarýn önderi karanlýkta eþyasýný sýrtýnda taþýyarak yola koyulacak. Eþyasýný çýkarmak için duvarda bir gedik açacak. Ülkeyi görmemek için yüzünü örtecek.

13 Onun üzerine aðýmý atacaðým, kurduðum tuzaða düþecek. Onu Babil'e, Kildan* ülkesine götüreceðim, ama ülkeyi göremeden orada ölecek.

14 Çevresindekilerin tümünü -yardýmcýlarýný, ordusunu- dünyanýn dört bucaðýna daðýtacaðým. Yalýn kýlýç onlarýn peþlerine düþeceðim.

15 Onlarý uluslar arasýna daðýtýp ülkelere sürdüðümde, benim RAB olduðumu anlayacaklar.

16 Gittikleri uluslarda yaptýklarý bütün iðrenç uygulamalarý anlatmalarý için aralarýndan birkaç kiþiyi kýlýçtan, kýtlýktan, salgýn hastalýktan sað býrakacaðým. Böylece benim RAB olduðumu anlayacaklar.'

17 RAB bana þöyle seslendi:

18 'Ýnsanoðlu, yiyeceðini titreyerek ye, suyunu korkudan ürpererek iç.

19 Ülkede yaþayan halka de ki, 20 Halkýn içinde yaþadýðý kentler yakýlacak, ülke çöle dönüþecek. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.> '

21 RAB bana þöyle seslendi:

22 'Ýnsanoðlu, Ýsrail'de yaygýn olan, deyiþinin anlamý nedir?

23 Onlara de ki, Yine onlara de ki, 24 Artýk Ýsrail halký arasýnda yalan görüm ya da aldatýcý falcýlýk olmayacak.

25 Ama ben RAB, ne dersem gecikmeden olacak. Siz, ey asi Ýsrail halký, söylediklerimin tümünü sizin günlerinizde yerine getireceðim. Böyle diyor Egemen RAB.> '

26 RAB bana þöyle seslendi:

27 'Ýnsanoðlu, Ýsrail halký, diyor.

28 'Bundan ötürü onlara de ki, '

13

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, peygamberlikte bulunan Ýsrail peygamberlerine karþý sen peygamberlik et. Kendiliðinden peygamberlik eden o peygamberlere de ki, 3 Egemen RAB þöyle diyor: Hiçbir görüm görmemiþ ama kurduklarý hayaller uyarýnca davranan akýlsýz peygamberlerin vay baþýna!

4 Ey Ýsrail, peygamberlerin yýkýntýlar arasýndaki çakallara benziyor.

5 RAB'bin gününde Ýsrail halkýnýn savaþta direnmesi için gidip duvardaki gedikleri onarmadýnýz.

6 Onlarýn görümleri uydurmadýr. Yaptýklarý yalan peygamberliklere RAB'bin sözüdür diyorlar. Oysa onlarý ben göndermedim. Yine de söylediklerinin yerine geleceðini umuyorlar.

7 Ben söylemediðim halde, RAB'bin sözüdür diyorsunuz. Oysa gördüðünüz görümler uydurma, yaptýðýnýz falcýlýk yalan deðil mi?

8 ' 9 Elim uydurma görüm gören, yalan yere falcýlýk eden peygamberlere karþý olacak. Onlar halkýmýn topluluðunda bulunmayacak, Ýsrail halkýnýn kütüðüne yazýlmayacak, Ýsrail ülkesine girmeyecekler. O zaman benim Egemen RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

10 ' 11 Duvarý sývayanlara de ki: Duvar yýkýlacak; saðanak yaðmur yaðacak, ardýndan dolu yaðdýracaðým. Þiddetli bir rüzgar çýkýp duvara karþý esecek.

12 Duvar çökünce size, nerede duvara vurduðunuz sýva demeyecekler mi?

13 ' 14 Sýva vurduðunuz duvarý yýkýp yerle bir edeceðim. Temeli açýlýp ortaya çýkacak. Yýkýlacak ve altýnda yok olacaksýnýz. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

15 Böylece öfkemi duvarýn ve duvara sýva vuranlarýn üzerine boþaltacaðým. Size duvar da duvara sýva vuran da Yeruþalim'de esenlik yokken esenlik görümleri gören Ýsrailli peygamberler de yok oldu diyeceðim. Egemen RAB böyle diyor.> '

16

17 'Sen, ey insanoðlu, kendiliðinden peygamberlik eden halkýnýn kýzlarýna yüzünü çevir. Onlara karþý peygamberlik et.

18 De ki, 19 Birkaç avuç arpayla birkaç dilim ekmek için halkýmýn arasýnda beni küçük düþürdünüz. Yalana kulak veren halkýma yalan söyleyerek ölümü hak etmemiþ canlarý öldürdünüz, ölümü hak etmiþ canlarý yaþattýnýz.

20 ' 21 Örtülerinizi yýrtacak, halkýmý elinizden kurtaracaðým. Bir daha tuzaðýnýza düþmeyecekler. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

22 Madem incitmek istemediðim doðru kiþinin cesaretini yalanlarýnýzla kýrdýnýz ve canýný kurtarmak için kötü kiþiyi kötü yolundan dönmemeye yüreklendirdiniz,

23 bir daha uydurma görümler görmeyecek, falcýlýk etmeyeceksiniz. Halkýmý elinizden kurtaracaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.> '

14

1 Ýsrail ileri gelenlerinden kimisi gelip yanýma oturdu.

2 O sýrada RAB bana þöyle seslendi:

3 'Ýnsanoðlu, bu adamlarýn yüreði putlara baðlý. Diktikleri putlarýn kendilerini günaha sokmasýna olanak veriyorlar. Öyleyse onlarýn bana danýþmasýna izin vermeli miyim?

4 Bunun için onlarla konuþ ve de ki, 5 Bunu, putlarý yüzünden bana sýrt çeviren Ýsrail halkýnýn yüreðini yeniden kendime çekmek için yapacaðým.>

6 'Bu yüzden Ýsrail halkýna de ki, 7 ' <Ýsrail halkýndan biri ya da Ýsrail'de yaþayan bir yabancý benden ayrýlýr, yüreðini putlara baðlar, diktiði putlarýn kendisini günaha sokmasýna olanak verir, sonra da bana danýþmak üzere bir peygambere giderse, ben RAB kendim ona karþýlýk vereceðim.

8 O kiþiye karþý çýkacaðým. Onu bir belirti, bir alay konusu yapýp halkýmýn arasýndan atacaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

9 ' 10 Suçlarýnýn cezasýný çekecekler. Peygamber de ona danýþan da ayný þekilde cezalandýrýlacak.

11 Böylece Ýsrail halký bir daha benden ayrýlmayacak, günahlarýyla kendilerini kirletmeyecekler. Onlar halkým olacaklar, ben de onlarýn Tanrýsý olacaðým. Egemen RAB böyle diyor.> '

12 RAB bana þöyle seslendi:

13 'Ýnsanoðlu, eðer bir ülke bana sadakatsizlik eder, günah iþlerse, ben de o ülkeye karþý elimi uzatýr, onu her türlü yiyecekten yoksun býrakýr, üzerine kýtlýk gönderir, insanlarý ve hayvanlarý yok edersem;

14 þu üç adam -Nuh, Daniel*fh*, Eyüp- orada olsalar bile, doðruluklarýyla ancak kendi canlarýný kurtarabilirler. Egemen RAB böyle diyor.

15 'Ya da ülkeye yabanýl hayvanlar gönderirsem ve ülkeyi kimsesiz býrakýrlarsa, ülke viraneye döner, hayvanlar yüzünden kimse içinden geçemezse;

16 Varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, bu üç kiþi o ülkede yaþasa bile, ne oðullarýný ne de kýzlarýný kurtarabilirler. Ancak kendi canlarýný kurtarabilirler. Ülke ise viraneye döner.

17 'Ya da o ülkeye kýlýç gönderir, der, oradaki insanlarý ve hayvanlarý yok edersem;

18 varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, bu üç kiþi orada olsa bile, ne oðullarýný ne de kýzlarýný kurtarabilirler. Ancak kendi canlarýný kurtarabilirler.

19 'O ülkeye salgýn hastalýk gönderir, kan dökerek öfkemi yaðdýrýr, oradaki insanlarý ve hayvanlarý yok edersem;

20 varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, Nuh, Daniel*fh* ve Eyüp orada olsa bile, ne oðullarýný ne de kýzlarýný kurtarabilirler. Doðruluklarýyla ancak kendi canlarýný kurtarabilirler.

21 'Egemen RAB þöyle diyor: Yeruþalim'deki insanlarý ve hayvanlarý yok etmek için üzerine dört aðýr yargýmý -kýlýcý, kýtlýðý, yabanýl hayvanlarý, salgýn hastalýðý- gönderdiðimde daha neler neler olacak!

22 Orada sað býrakýlacak kimi oðullarýnýz, kýzlarýnýz olacak, çýkýp yanýnýza gelecekler. Onlarýn davranýþlarýný ve yaptýklarýný görünce, Yeruþalim'in baþýna getirdiðim yýkýmdan ve her tür felaketten avuntu bulacaksýnýz.

23 Onlarýn davranýþlarýný ve yaptýklarýný görünce avutulacak, Yeruþalim'in baþýna getirdiklerimin amaçsýz olmadýðýný anlayacaksýnýz. Egemen RAB böyle diyor.'

15

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, asma odununun herhangi bir orman aðacýnýn dalýndan daha fazla deðeri var mý?

3 Asma odunundan yararlý bir þey yapýlabilir mi? Ya da üzerine eþya asmak için ondan aský yaparlar mý?

4 Yakýt olarak ateþe atýlýr da ateþ odunun iki ucunu yakýp ortasýný kömürleþtirince, iþe yarar mý?

5 Yanmadan önce iþe yaramadýysa, yanýp kömür haline geldikten sonra bir iþe yarar mý?

6 'Bu nedenle Egemen RAB þöyle diyor: Orman aðaçlarý arasýnda asma odununu nasýl yakýt olarak ateþe verdimse, Yeruþalim'de yaþayan halka da aynýsýný yapacaðým.

7 Onlara yüz çevireceðim. Þimdi ateþten kurtulsalar bile, ateþ onlarý yine de yakýp yok edecek. Onlara yüz çevirince, benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

8 Ülkeyi viraneye çevireceðim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.'

16

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, Yeruþalim'e yaptýðý iðrenç uygulamalarý bildir.

3 De ki, 4 Doðduðun gün göbek baðýn kesilmedi, temizlemek için seni yýkamadýlar, tuzla ovalamadýlar, kundaða sarmadýlar.

5 Kimse bunlardan birini yapacak kadar sana acýmadý, sevecenlik göstermedi. Senden tiksindikleri için doðduðun gün seni kýra attýlar.

6 ' 7 Kýrda yetiþen bir bitki gibi seni geliþtirdim. Geliþtin, büyüdün, kusursuz bir güzelliðe eriþtin. Göðüslerin oluþtu, saçlarýn uzadý. Ama çýrýlçýplaktýn.

8 ' 9 ' 10 Sana iþlemeli giysiler giydirdim, deriden*fý* çarýk verdim. Beline ince keten kuþak baðladým, seni pahalý giysilerle örttüm,

11 takýlarla süsledim. Bileklerine bilezikler, boynuna gerdanlýk taktým.

12 Burnuna halka, kulaklarýna küpeler, baþýna görkemli bir taç taktým.

13 Altýnla gümüþle süslendin; giysilerin ince ketenden, pahalý, iþlemeli kumaþtandý. Ýnce unla, balla, zeytinyaðýyla beslendin. Gitgide güzelleþtin, krallýða yaraþtýn.

14 Güzelliðinden ötürü ünün uluslar arasýnda yayýldý. Çünkü seni görkemimle donattýðým için güzelliðin kusursuzdu. Egemen RAB böyle diyor.

15 ' 16 Giysilerinden alýp kendine süslü tapýnma yerleri yaptýn, oralarda fahiþelik ettin. Böylesi ne olmuþtur, ne de olacaktýr.

17 Sana verdiðim altýn, gümüþ süslerden erkek suretleri yaptýn, onlarla fahiþelik ettin.

18 Ýþlemeli giysilerini alýp onlarýn üzerine örttün. Onlara zeytinyaðýmý, buhurumu sundun.

19 Yemen için saðladýðým yiyeceði -ince unu, zeytinyaðýný, balý- güzel kokulu bir sunu olarak onlara sundun. Böyle yaptýn diyor Egemen RAB.

20 ' 21 çocuklarýmý kesip sunu olarak ateþte putlara kurban ettin.

22 Bütün iðrenç uygulamalarýný, fahiþeliklerini yaparken gençlik günlerini, çýrýlçýplak olduðun, kanýnýn içinde kýmýldandýðýn zamaný anýmsamadýn.

23 ' 24 kendine fuhuþ yuvalarý kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapýnma yerleri yaptýn.

25 Her yolun baþýna kendin için yüksek tapýnma yerleri kurdun, güzelliðini kirlettin, her geçene kendini teslim ettin, fahiþeliklerini artýrdýn.

26 Þehvet düþkünü komþularýn Mýsýrlýlar'la fahiþelik ettin. Fahiþeliklerini artýrmakla beni öfkelendirdin.

27 Ýþte bu yüzden elimi sana karþý uzattým, yiyecek payýný azalttým. Ahlaksýz davranýþýndan utanç duyan düþmanlarýn Filist kýzlarý dilediklerini yapsýnlar diye seni onlara teslim ettim.

28 Asurlular'la da fahiþelik ettin, çünkü doymamýþtýn. Evet, onlarla fahiþelik ettin, yine doymadýn.

29 Fahiþeliðini ticaret diyarý olan Kildan* ülkesine dek artýrdýn, yine de doymadýn.

30 ' diyor Egemen RAB, 31 Her yolun baþýna fuhuþ yuvalarý kurarken, bütün meydanlarda yüksek tapýnma yerleri yaparken, fahiþe gibi bile deðildin, ücretini küçümsedin.

32 ' 33 Fahiþelere ücret ödenir. Oysa sen bütün oynaþlarýna armaðanlar daðýttýn. Fahiþelik etmek için her yandan sana gelsinler diye rüþvet verdin.

34 Fahiþeliðinde öbür kadýnlara benzemiyorsun. Çünkü fahiþelik edesin diye kimse senin peþine düþmüyor. Ücret ödeyen sensin, kimse sana ücret ödemiyor. Bu yüzden öbürlerine benzemiyorsun.

35 ' 36 Egemen RAB þöyle diyor: Yüzsüzlüðün ortaya döküldüðü, oynaþlarýnla fahiþelik ederken çýplaklýðýn meydana çýktýðý için, bütün iðrenç putlarýn yüzünden, onlara çocuklarýnýn kanýný verdiðin için,

37 düþüp kalktýðýn bütün oynaþlarýný -sevdiklerini de nefret ettiklerini de- toplayacaðým. Sana karþý onlarý her yandan toplayacak, çýplaklýðýný onlarýn önüne sereceðim; bütün çýplaklýðýný görecekler.

38 Sana zina eden, kan döken kadýnlara verilen cezayý vereceðim. Kanýný akýtarak seni öfkemin ve kýskançlýðýmýn öcüne terk edeceðim.

39 Seni oynaþlarýnýn eline teslim edeceðim. Fuhuþ yuvalarýný yýkacak, yüksek tapýnma yerlerini bozacaklar. Üzerindeki giysileri soyacak, güzel mücevherlerini alýp seni çýrýlçýplak býrakacaklar.

40 Halký sana karþý kýþkýrtacaklar. Seni taþlayacak, kýlýçlarýyla delik deþik edecekler.

41 Evlerini ateþe verecek, seni birçok kadýnýn gözü önünde yargýlayacaklar. Fahiþeliklerine son vereceðim, artýk oynaþlarýna ücret ödemeyeceksin.

42 Böylece sana karþý öfkem yatýþacak, kýskançlýðým dinecek. Susacak, bir daha öfkelenmeyeceðim.

43 ' 44 ' 45 Sen kocasýndan ve çocuklarýndan tiksinen annenin kýzýsýn; kocalarýndan ve çocuklarýndan tiksinen kýzkardeþlerinin kýzkardeþisin. Annen Hititli, baban Amorlu'ydu.

46 Kýzlarýyla senin kuzeyinde yaþayan Samiriye ablan, kýzlarýyla senin güneyinde yaþayan Sodom kýzkardeþindir.

47 Sen yalnýz onlarýn yolunda yürümekle, onlarýn iðrenç uygulamalarýna uymakla kalmadýn, bütün yaptýklarýnla kýsa sürede onlardan daha büyük kötülük ettin.

48 Varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, kýzkardeþin Sodom'la kýzlarý, kýzlarýnla senin yaptýklarýný asla yapmadýlar.

49 ' 50 Kendilerini beðenmiþlerdi. Önümde iðrenç þeyler yaptýlar. Bu nedenle, gördüðün gibi onlarý önümden süpürüp attým.

51 Samiriye iþlediðin günahýn yarýsýný bile iþlemedi. Sen onlardan çok daha iðrenç þeyler yaptýn. Yaptýðýn iðrençliklerle kýzkardeþlerini suçsuz çýkardýn.

52 Düþeceðin utanca katlanacaksýn. Çünkü kýzkardeþlerini haklý gibi gösterdin. Ýþlediðin günahlar onlarýnkinden daha iðrenç olduðundan senin yanýnda suçsuz kalýyorlar. Bunun için utan ve düþeceðin utanca katlan. Çünkü kýzkardeþlerini suçsuz çýkardýn!

53 ' 54 Utanca boðulacaksýn. Bütün yaptýklarýndan ötürü kýzkardeþlerine avuntu olacak ve utanacaksýn.

55 Kýzkardeþlerin Sodom ve Samiriye ile kýzlarý eski durumlarýna dönecekler; kýzlarýnla sen de öyle.

56 Kötülüðün açýða çýkmadan önce, gururlu olduðun günlerde kýzkardeþin Sodom'un adýný bile anmýyordun. Þimdi sen de Edom kýzlarýyla komþularý ve Filist kýzlarýnca -çevrende seninle alay edenlerce- küçümseniyorsun.

57

58 Ahlaksýzlýðýnýn ve yaptýðýn iðrençliklerin sonuçlarýna katlanacaksýn. RAB böyle diyor.

59 ' 60 Gençlik günlerinde seninle yaptýðým antlaþmayý anýmsayacaðým. Seninle sonsuza dek kalýcý bir antlaþma yapacaðým.

61 Büyük, küçük kýzkardeþlerini yanýna aldýðýnda yaptýklarýný anýmsayacak ve utanacaksýn. Seninle yaptýðým antlaþmada olmadýðý halde onlarý kýzlarýn olsunlar diye sana vereceðim.

62 Seninle yeniden antlaþma yapacaðým, benim RAB olduðumu anlayacaksýn.

63 Bütün yaptýklarýný baðýþladýðýmda, anýmsayacak ve utanacaksýn. Utancýndan bir daha aðzýný açmayacaksýn. Egemen RAB böyle diyor.> '

17

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ey insanoðlu, Ýsrail halkýna bir bilmece sor, simgesel bir öykü anlat.

3 De ki, 4 Aðacýn tepesindeki filizleri koparýp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleþtirdi.

5 ' <Ülkenin tohumundan alýp verimli topraða ekti; onu söðüt aðacý gibi akarsularýn kýyýsýna dikti.

6 Tohum filizlenip yerde yayýlan bodur bir asma oldu. Dallarý kartala doðru yayýldý, kökleriyse aþaðýya, derine indi. Böylece dal salan, filiz veren bir asma oldu.

7 ' 8 Dallansýn, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsularýn kýyýsýndaki verimli topraða dikilmiþti.>

9 'Onlara de ki, 10 Evet, asma dikilmiþ, ama serpilip geliþecek mi? Doðu rüzgarý ona çarpýnca büsbütün kurumayacak mý? Evet, filizlendiði yerde solup kuruyacak.> '

11 RAB bana þöyle seslendi:

12 'O asi halka de ki, Onlara de ki, 13 Sonra kralýn soyundan gelen birini alýp ant içirerek onunla bir antlaþma yaptý. Ülkenin önderlerini de tutsak aldý.

14 Öyle ki, ülke gerilesin, bir daha yükselmesin, ancak yaptýðý antlaþmayý yerine getirerek yaþayabilsin.

15 Ne var ki, Yahuda Kralý, kendisine at ve çok sayýda asker vermesi için Mýsýr'a elçiler göndererek Babil Kralý'na baþkaldýrdý. Yahuda Kralý baþaracak mý? Böyle þeyler yapan kurtulur mu? Yaptýðý antlaþmayý bozan kurtulur mu?

16 ' 17 Babilliler birçok kiþiyi yok etmek için toprak rampalar, kuþatma duvarlarý yaptýðýnda, firavun güçlü ordusu ve büyük kalabalýklarla savaþta ona yardýmcý olmayacak.

18 Yaptýðý antlaþmayý bozarak içtiði andý küçümsedi. Söz verdiði halde, bütün bunlarý yaptý. Bu yüzden kurtulmayacak.

19 ' 20 Aðýmý gereceðim, tuzaðýma düþecek. Onu Babil'e getirecek, bana sadakatsizliðinden ötürü orada yargýlayacaðým.

21 En seçkin askerleri kýlýçtan geçirilecek, sað kalanlar dünyanýn dört bucaðýna daðýlacak. O zaman konuþanýn ben RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

22 ' 23 Onu Ýsrail'in en yüksek daðýnýn üzerine dikeceðim. Dal budak salýp ürün verecek, Görkemli bir sedir aðacý olacak. Her çeþit kuþ dallarýna tüneyecek, Gölgesinde barýnacak.

24 Bütün orman aðaçlarý Her yüksek aðacý bodurlaþtýranýn, Her bodur aðacý yükseltenin, Her yeþil aðacý kurutanýn Ve kuru aðacý yeþertenin Ben RAB olduðumu anlayacaklar. Bunu ben RAB söylüyorum ve dediðimi yapacaðým.> '

18

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýsrail için, diyorsunuz. Bu deyiþle ne demek istiyorsunuz?

3 'Varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, Ýsrail'de artýk bu deyiþi aðzýnýza almayacaksýnýz.

4 Her yaþayan can benimdir. Babanýn caný da, çocuðun caný da benimdir. Ölecek olan, günah iþleyen candýr.

5 'Diyelim ki, adil ve doðru olaný yapan doðru bir adam var.

6 Daðlarda putlara sunulan kurbandan yemez, Ýsrail halkýnýn putlarýna bel baðlamaz. Komþusunun karýsýný kirletmez, Âdet gören kadýna yaklaþmaz.

7 Kimseye haksýzlýk etmez, Rehin olarak aldýðýný geri verir, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeðini verir, Çýplaðý giydirir.

8 Faizle para vermez, Aþýrý kâr gütmez. Elini kötülükten çeker, Ýki kiþi arasýnda doðrulukla yargýlar.

9 Kurallarýmý izler, Ýlkelerimi özenle uygular. Ýþte böyle biri doðru kiþidir. O yaþayacaktýr. Egemen RAB böyle diyor.

10 'Diyelim ki, bu adamýn zorba, kan döken, Kardeþine bunlardan birini yapan bir oðlu var.

11 Babasý bunlardan hiçbirini yapmazken, Oðul daðlarda putlara sunulan kurbandan yer, Komþusunun karýsýný kirletir.

12 Düþküne, yoksula haksýzlýk eder, Soygunculuk eder, Rehini geri vermez. Putlara bel baðlar, Ýðrenç þeyler yapar.

13 Faizle para verir, aþýrý kâr güder. Böyle biri yaþayacak mý? Hayýr, yaþamayacak! Bütün bu iðrençlikleri yapmýþtýr, öldürülecektir. Onun kanýndan kendisi sorumlu olacaktýr.

14 'Diyelim ki, bu oðulun da bir oðlu olur ve babasýnýn iþlediði bütün günahlarý görür, Ama hiçbirini yapmaz;

15 Daðlarda putlara sunulan kurbandan yemez, Ýsrail halkýnýn putlarýna bel baðlamaz, Komþusunun karýsýný kirletmez;

16 Kimseye haksýzlýk etmez, Rehin almaz, Soygunculuk etmez, Aç olana ekmeðini verir, Çýplaðý giydirir.

17 Böyle biri elini kötülükten*fi* çeker, Faiz almaz, aþýrý kâr gütmez, Kurallarýmý izler, Ýlkelerimi uygularsa, Babasýnýn günahý yüzünden ölmeyecek, Kesinlikle yaþayacaktýr.

18 Ama babasý kendi günahý yüzünden ölecektir. Çünkü zorbalýk etti, kardeþini soydu, Halký arasýnda iyi olmayaný yaptý.

19 'Ama siz, dersiniz. Bu oðul adil ve doðru olaný yapmýþ, bütün kurallarýmý dikkatle izlemiþtir. Böyle biri kesinlikle yaþayacaktýr.

20 Ölecek olan günah iþleyen kiþidir. Oðul babasýnýn suçundan sorumlu tutulamaz, baba da oðlunun suçundan sorumlu tutulamaz. Doðru kiþi doðruluðunun, kötü kiþi kötülüðünün karþýlýðýný alacaktýr.

21 'Kötü kiþi iþlediði bütün günahlardan döner, buyruklarýma uyar, adil ve doðru olaný yaparsa, kesinlikle yaþayacak, ölmeyecektir.

22 Ýþlediði günahlardan hiçbiri ona karþý anýlmayacaktýr. Doðruluðu sayesinde yaþayacaktýr.

23 Ben kötü kiþinin ölümünden sevinç duymam, ancak kötü kiþinin kötü yollarýndan dönüp yaþamasýndan sevinç duyarým. Egemen RAB böyle diyor.

24 'Doðru kiþi doðruluðundan döner, günah iþler, kötü kiþinin yaptýðý bütün iðrenç þeyleri yaparsa, yaþayacak mý? Onun yaptýðý doðru iþlerin hiçbiri anýlmayacaktýr. Sadakatsizliði yüzünden suçludur, günahlarý yüzünden ölecektir.

25 'Siz yine de, diyorsunuz. Ey Ýsrail halký, dinle: Benim yolum mu doðru deðil? Doðru olmayan sizin yollarýnýz deðil mi?

26 Doðru kiþi doðruluðundan döner de kötülük yaparsa, bu yüzden ölecek. Evet, iþlediði günah yüzünden ölecektir.

27 Ama kötü kiþi, yaptýðý kötülükten döner, adil ve doðru olaný yaparsa, canýný kurtaracaktýr.

28 Çünkü isyanlarýnýn farkýna varýyor ve onlardan dönüyor. Böyle biri kesinlikle yaþayacak, ölmeyecektir.

29 Öyleyken, Ýsrail halký, diyor. Ey Ýsrail halký, benim yollarým mý doðru deðil? Doðru olmayan sizin yollarýnýz deðil mi?

30 'Bu yüzden, ey Ýsrail halký, sizleri, her birinizi yolunuza göre yargýlayacaðým. Egemen RAB böyle diyor. Dönün! Ýsyanlarýnýzdan dönün! Günahýn sizi yýkýma sürüklemesine izin vermeyin.

31 Ýsyanlarýnýzý kendinizden uzaklaþtýrýn. Yeni bir yürek, yeni bir ruh edinin. Neden öleceksin, ey Ýsrail halký?

32 Çünkü ben kimsenin ölümünden sevinç duymam. Egemen RAB böyle diyor. Öyleyse günahýnýzdan dönün de yaþayýn!'

19

1 'Sen Ýsrail önderleri için þu aðýtý yak

2 ve de ki, ' 3 Büyüttüðü yavrulardan biri Genç bir aslan oldu. Avýný kapýp parçalamayý öðrendi, Ýnsan yiyen bir aslan oldu.

4 Haberi uluslar arasýnda duyuldu. Kurduklarý tuzaða düþtü, Onu çengellerle Mýsýr'a sürüklediler.

5 Diþi aslan bekledi, umudunun boþa çýktýðýný görünce, Yavrularýndan baþka birini alýp Genç bir aslan olarak yetiþtirdi.

6 Yavru aslanlar arasýnda dolaþmaya baþladý, Genç bir aslan oldu. Avýný kapýp parçalamayý öðrendi, Ýnsan yiyen bir aslan oldu.

7 Onlarýn kalelerini yýktý*fj*, Kentlerini viraneye çevirdi. Ülkede yaþayan herkes Onun kükreyiþinden dehþete düþtü.

8 Çevredeki uluslar üzerine geldiler, Aðlarýný gerdiler, Onu tuzaða düþürdüler.

9 Çengel takýp onu kafese koydular Ve Babil Kralý'na götürdüler. Ýsrail daðlarýnda kükreyiþi bir daha duyulmasýn diye Onu gözetim altýnda tuttular.

10 ' 11 Dallarý kral asasý olacak kadar güçlendi. Asma boy attý, Bulutlara dek yükseldi. Yüksekliði ve dallarýnýn çokluðu Herkesçe görüldü.

12 Ama onu öfkeyle kökünden söküp yere attýlar. Doðu rüzgarý ürününü kuruttu. Güçlü dallarý koparýlýp kurudu, Ateþ onlarý yakýp yok etti.

13 Þimdi çöle, Kurak, susuz bir yere dikildi.

14 Gövdesi ateþ aldý, Filizini, ürününü yakýp yok etti. Kral asasý olacak kadar güçlü dalý kalmadý.> Bu bir aðýttýr ve aðýt olarak kalacaktýr.'

20

1 Sürgünlüðümüzün yedinci yýlý, beþinci ayýn* onuncu günü, Ýsrail ileri gelenlerinden bazý kiþiler RAB'be danýþmak için gelip önüme oturdular.

2 RAB o sýrada bana seslendi:

3 'Ýnsanoðlu, Ýsrail ileri gelenlerine de ki,

4 'Onlarý yargýlayacak mýsýn? Ey insanoðlu, onlarý yargýlayacak mýsýn? Öyleyse onlara atalarýnýn iðrenç uygulamalarýný anýmsat.

5 Onlara de ki, 6 O gün, onlarý Mýsýr'dan çýkaracaðýma, kendileri için seçtiðim en güzel ülkeye, süt ve bal akan ülkeye götüreceðime söz verdim.

7 Onlara, herkes bel baðladýðý iðrenç putlarý atsýn, Mýsýr putlarýyla kendinizi kirletmeyin, Tanrýnýz RAB benim dedim.

8 ' 9 Ama aralarýnda yaþadýklarý uluslarýn gözünde adýma leke gelmesin diye bunu yapmadým. Bu uluslarýn gözü önünde Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkararak kendimi onlara açýklamýþtým.

10 Bu yüzden Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkarýp çöle götürdüm.

11 Uygulayan kiþiye yaþam veren kurallarýmý onlara verdim, ilkelerimi tanýttým.

12 Kendilerini kutsal kýlanýn ben RAB olduðumu anlasýnlar diye aramýzda bir belirti olarak Þabat* günlerimi de onlara verdim.

13 ' 14 Ama Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkardýðýmý gören uluslarýn gözünde adýma leke gelmesin diye bunu yapmadým.

15 Ben de kendilerine verdiðim en güzel ülkeye, süt ve bal akan ülkeye onlarý götürmeyeceðime çölde ant içtim.

16 Çünkü ilkelerimi reddettiler, kurallarýmý izlemediler, Þabat günlerimi hiçe saydýlar. Yürekleri putlarýna baðlýydý.

17 Yine de onlara acýdým, onlarý yok etmedim, çölde iþlerine son vermedim.

18 Çölde çocuklarýna atalarýnýzýn kurallarýný izlemeyin, ilkelerine göre yaþamayýn, putlarýyla kendinizi kirletmeyin dedim.

19 Ben Tanrýnýz RAB'bim, benim kurallarýmý izleyin, benim ilkelerim uyarýnca yaþayýn.

20 Aramýzda bir belirti olsun diye Þabat günlerimi kutsal sayýn. O zaman benim Tanrýnýz RAB olduðumu anlayacaksýnýz dedim.

21 ' 22 Ama elimi geri çektim, Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkardýðýmý gören uluslarýn gözünde adýma leke gelmesin diye bunu yapmadým.

23 Onlarý uluslarýn arasýna daðýtacaðýma, baþka ülkelere göndereceðime çölde ant içtim.

24 Çünkü ilkelerimi izlemediler, kurallarýmý reddettiler. Þabat günlerimi hiçe saydýlar, gözlerini atalarýnýn putlarýna diktiler.

25 Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaþam vermeyen ilkeler verdim.

26 Her ilk doðan çocuðu ateþte kurban ederek sunduklarý sunularla kendilerini kirletmelerine izin verdim. Öyle ki, onlarý dehþete düþüreyim de benim RAB olduðumu anlasýnlar.>

27 'Bu nedenle, ey insanoðlu, Ýsrail halkýna de ki, 28 Kendilerine vermeye ant içtiðim ülkeye onlarý getirdiðimde, gördükleri her yüksek tepede, sýk yapraklý her aðacýn altýnda kurbanlarýný kestiler. Beni öfkelendiren sunularýný, güzel kokulu sunularýyla dökmelik sunularýný orada sundular.

29 Onlara gittikleri bu puta tapýlan yerin ne olduðunu sordum.> ' Orasý bugün de Bama*fk* adýyla anýlýyor.

30 'Bu nedenle Ýsrail halkýna de ki, 31 Þimdiye dek oðullarýnýzý ateþte kurban edip sunularýnýzý sunmakla, putlarýnýzla kendinizi kirlettiniz. Öyleyken gelip bana danýþmanýza izin verir miyim, ey Ýsrail halký? Varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, bana danýþmanýza izin vermeyeceðim.

32 ' 33 Varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, sizi güçlü ve kudretli elle, þiddetli öfkeyle yöneteceðim.

34 Güçlü ve kudretli elle, þiddetli öfkeyle sizi uluslar arasýndan çýkaracak, daðýlmýþ olduðunuz ülkelerden toplayacaðým.

35 Sizi uluslarýn çölüne getirecek, orada yüz yüze yargýlayacaðým.

36 Atalarýnýzý Mýsýr Çölü'nde nasýl yargýladýysam, sizi de öyle yargýlayacaðým. Egemen RAB böyle diyor.

37 Sizi yoklayýp antlaþmama baðlý kalmanýzý saðlayacaðým.

38 Aranýzda bana karþý gelenlerle baþkaldýranlarý ayýracaðým. Onlarý yaþadýklarý ülkelerden çýkaracaðým. Ama Ýsrail ülkesine girmeyecekler. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

39 ' 40 Çünkü kutsal daðýmda, Ýsrail'in yüksek daðýnda, diyor Egemen RAB, bütün Ýsrail halký orada, ülkede bana kulluk edecek. Orada onlarý kabul edeceðim. Orada sunularýnýzý, seçme armaðanlarýnýzý, bütün kutsal adaklarýnýzý isteyeceðim.

41 Sizi uluslarýn arasýndan çýkarýp daðýlmýþ olduðunuz ülkelerden topladýðýmda, beni hoþnut eden bir koku gibi kabul edeceðim. Uluslarýn gözü önünde aranýzda kutsallýðýmý göstereceðim.

42 Sizleri atalarýnýza vermeye ant içtiðim ülkeye, Ýsrail ülkesine getirdiðimde, benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

43 Bütün yaptýklarýnýzý, kendinizi kirlettiðiniz bütün uygulamalarý orada anýmsayacak, yaptýðýnýz kötülüklerden ötürü kendinizden tiksineceksiniz.

44 Ey Ýsrail halký, kötü yollarýnýza, yozlaþmýþ uygulamalarýnýza göre deðil, adým uðruna sizinle ilgilendiðimde, benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz. Egemen RAB böyle diyor.> '

45 RAB bana þöyle seslendi:

46 'Ýnsanoðlu, yüzünü güneye çevir, güneye seslen, Negev Ormaný'na karþý peygamberlik et.

47 Negev Ormaný'na de ki, 48 Ateþi tutuþturanýn ben RAB olduðumu herkes görecek, ateþ söndürülmeyecek.> '

49 Bunun üzerine, 'Ah, ey Egemen RAB!' dedim, 'Onlar benim için, diyorlar.'

21

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ey insanoðlu, yüzünü Yeruþalim'e çevir, kutsal yerlerine karþý konuþ, Ýsrail ülkesine karþý peygamberlik et.

3 Ona de ki, 4 Doðru kiþiyi de kötü kiþiyi de kesip yok etmek için kýlýcým kýnýndan çýkacak ve güneyden kuzeye herkese karþý olacak.

5 Böylece herkes kýlýcýný kýnýndan çýkaranýn ben RAB olduðumu anlayacak. Onu bir daha yerine koymayacaðým.>

6 'Sen, ey insanoðlu, inle! Onlarýn gözü önünde ezik bir yürekle acý acý inle!

7 Sana, diye sorduklarýnda, diye yanýtlayacaksýn. Egemen RAB böyle diyor.'

8 RAB bana þöyle seslendi:

9 'Ýnsanoðlu, peygamberlik et ve de ki, 10 Öldürmek için bilendi, Þimþek gibi çaksýn diye cilalandý. Nasýl sevinebiliriz? Kýlýç oðlumun asasýný sýradan bir sopa gibi küçümsedi.

11 Kýlýç kullanýlmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandý.

12 Ýnsanoðlu, baðýr, haykýr! Çünkü bu kýlýç halkýma karþý; Bütün Ýsrail önderlerine karþý. Onlar halkýmla birlikte kýlýca teslim edildiler. Bunun için baðrýný döv.

13 '

14 'Sen, ey insanoðlu, peygamberlik et, el çýrp. Býrak kýlýç iki, üç kez vursun. Bu öldüren bir kýlýçtýr, Çok sayýda insan kýran, Ýnsaný her yandan saran kýlýçtýr.

15 Yürekleri erisin, Tökezleyip düþenler çok olsun diye Bütün kapýlarýnda öldürmek için Görevlendirdim kýlýcý. Ah, kýlýç þimþek gibi parladý, Öldürmek için bilendi.

16 Ey kýlýç, saða, sonra sola savrul, Aðzýn nereye dönerse, oraya savrul!

17 Ben de elimi çýrpacaðým Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.'

18 RAB bana þöyle seslendi:

19 'Ýnsanoðlu, Babil Kralý'nýn kýlýcý gelsin diye iki yol belirle; ikisi de ayný ülkeden baþlamalý. Kent yolunun baþladýðý yere bir iþaret koy.

20 Ammonlular'ýn Rabba Kenti'ne ya da Yahuda'ya ve surlarla çevrili Yeruþalim'e ilerlesin diye kýlýç için yol belirle.

21 Çünkü Babil Kralý iki yolun ayrýldýðý, yollarýn çatallaþtýðý yerde fala bakmak için duracak. Oklarý silkeleyecek, aile putlarýna danýþacak, kurban edilen bir hayvanýn ciðerine bakacak.

22 Kütük yerleþtirmek, öldür buyruðunu vermek, savaþ naralarý atmak, kapýlara kütük yerleþtirmek, toprak rampalar oluþturmak, kuþatma duvarlarý yapmak için sað elinde Yeruþalim'i gösteren ok olacak.

23 Onunla ant içerek antlaþma yapanlar fala yanlýþ bakýldýðýný sanacak. Ama kral suçlarýný anýmsatýp onlarý tutsak alacak.

24 'Bundan ötürü Egemen RAB þöyle diyor: 25 ' 26 Egemen RAB þöyle diyor: Sarýðý çýkar, tacý kaldýr. Artýk eskisi gibi olmayacak. Alçakgönüllü yükseltilecek, gururlu alçaltýlacak.

27 Yýkým! Yýkým! Kenti yerle bir edeceðim! Hak sahibi gelinceye dek onarýlmayacak. Kenti ona vereceðim.>

28 'Sen, ey insanoðlu, peygamberlik et ve de ki, 29 Size iliþkin görümler aldatýcýdýr, Açýlan fal yalandýr. Öldürülecek kötülerin enseleri üzerine Yerleþtirileceksin, ey kýlýç! Onlarýn günü yaklaþtý, Sonunda yargý günleri geldi.

30 Kýlýç kýnýna koyulsun! Yaratýldýðýnýz yerde, Atalarýnýzýn ülkesinde Yargýlayacaðým sizi.

31 Öfkemi üzerinize dökeceðim, Kýzgýnlýðýmý üzerinize üfleyeceðim; Acýmasýz adamlarýn, Yakýp yok etmekte usta kiþilerin eline Teslim edeceðim sizi.

32 Ateþe yakýt olacaksýnýz, Kanýnýz ülkenizin ortasýnda dökülecek, Bir daha anýlmayacaksýnýz. Çünkü bunu ben RAB söylüyorum.> '

22

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, Yeruþalim'i yargýlayacak mýsýn? Kan döken bu kenti yargýlayacak mýsýn? Öyleyse bütün iðrenç uygulamalarýný ona bildir.

3 Þöyle diyeceksin: 4 Döktüðün kan yüzünden suçlu bulundun, yaptýðýn putlarla kirlendin. Böylece günlerin yaklaþtý, yýllarýnýn sonuna ulaþtýn. Bu yüzden seni uluslara alay konusu edeceðim, bütün ülkelerin gözünde seni gülünç duruma düþüreceðim.

5 Ey adý kötüye çýkmýþ, kargaþa dolu kent, yakýndakiler de uzaktakiler de seninle alay edecekler.

6 ' <Ýþte içindeki her Ýsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.

7 Senin içinde anneye, babaya kötü davrandýlar, yabancýya baský yaptýlar, öksüze, dul kadýna haksýzlýk ettiler.

8 Benim kutsal eþyalarýma saygýsýzlýk ettin, Þabat* günlerimi hiçe saydýn.

9 Kan dökmek için iftira edenler, daðlarda putlara kurban edilen hayvanlarý yiyenler, kendilerini þehvete kaptýranlar senin içinde yaþýyor.

10 Babalarýnýn karýlarýyla yatanlar, âdet gören dinsel açýdan kirli kadýnlarla cinsel iliþki kuranlar senin içinde yaþýyor.

11 Senin içinde kimi komþusunun karýsýyla iðrenç þeyler yaptý; kimi utanmadan gelinini kirletti; kimi öz kýzkardeþiyle iliþki kurdu.

12 Senin içinde kan dökmek için rüþvet aldýlar. Faiz aldýn, tefecilik yaptýn, zorbalýkla komþularýndan haksýz kazanç saðladýn. Beni unuttun. Egemen RAB böyle diyor.

13 ' 14 Sizinle uðraþacaðým gün cesaretiniz kalacak mý? Elleriniz güçlü olabilecek mi? Bunu ben RAB söylüyorum ve dediðimi yapacaðým.

15 Sizi uluslar arasýna daðýtýp ülkelere süreceðim. Sizdeki ruhsal kirliliðe son vereceðim.

16 Uluslarýn gözünde aþaðýlanacak ve benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.> '

17 RAB bana þöyle seslendi:

18 'Ýnsanoðlu, Ýsrail halký benim için cüruf gibi oldu. Hepsi potada tunç*, kalay, demir, kurþundur; gümüþün cürufudur.

19 Bundan ötürü Egemen RAB þöyle diyor: 20 Eritmek için ateþi üfleyerek gümüþü, tuncu, demiri, kurþunu, kalayý nasýl potaya atýyorlarsa, ben de öfkemle, kýzgýnlýðýmla sizi toplayacak, kentin ortasýna koyup eriteceðim.

21 Sizi toplayacak, öfkemin ateþini üzerinize üfleyeceðim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksýnýz.

22 Gümüþ potada nasýl erirse, siz de kentin içinde öyle eriyeceksiniz. O zaman üzerinize kýzgýnlýðýný dökenin ben, RAB olduðumu anlayacaksýnýz.> '

23 RAB bana þöyle seslendi:

24 'Ýnsanoðlu, ülkeye de ki,

25 Önderleri*fl* kükreyen, avýný parçalayan aslan gibi orada düzen kurdular. Canlara kýydýlar, hazineler, deðerli nesneler aldýlar, birçok kadýný dul býraktýlar.

26 Kâhinleri yasamý hiçe saydýlar, kutsal eþyalarýmý kirlettiler, kutsalla bayaðý arasýndaki ayrýmý yapmadýlar, kirliyle temiz arasýndaki farký öðretmediler, Þabat günlerimden gözlerini çevirdiler. Kutsallýðýmý önemsemediler.

27 Yöneticileri avýný parçalayan kurt gibidir. Haksýz kazanç elde etmek için kan döküyor, canlara kýyýyorlar.

28 Peygamberleri uydurma görümlerle, yalan fal açarak bu suçlarý gizlediler; ben RAB konuþmadýðým halde, diyorlar.

29 Ülke halký baský uyguladý, soygunculuk etti. Düþküne, yoksula baský yaptý, yabancýya haksýz yere kötü davrandý.

30 'Ýçlerinde duvarý örecek, gedikte durup önümde ülkeyi savunacak, onu yerle bir etmemi engelleyecek bir adam aradým, ama hiç kimseyi bulmadým.

31 Bunun için öfkemi üzerlerine boþaltacak, kýzgýnlýðýmla onlarý yakýp yok edeceðim. Yaptýklarýný kendi baþlarýna getireceðim.' Egemen RAB böyle diyor.

23

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, bir anneden doðma iki kadýn vardý.

3 Gençliklerinde Mýsýr'da fahiþelik ettiler. Memeleri orada okþandý, erdenliklerini orada yitirdiler.

4 Büyüðünün adý Ohola, küçüðünün Oholiva'ydý. Benim oldular; oðullar, kýzlar doðurdular. Ohola Samiriye'dir, Oholiva da Yeruþalim.

5 'Ohola benimken fahiþelik etti. Oynaþlarý olan Asurlular'a gönül verdi. Hepsi de genç, yakýþýklý, lacivertler kuþanmýþ savaþçýlar, valiler, komutanlar, atlý askerlerdi.

6

7 Asurlular'ýn en seçkin adamlarýna fahiþe olarak kendini verdi. Gönül verdiði bu kiþilerin putlarýna baðlanarak kendini kirletti.

8 Mýsýr'da baþladýðý fahiþeliði býrakmadý. Gençken onunla yattýlar, erdenliðini bozdular, þehvetlerini onun üzerine boþalttýlar.

9 'Bu nedenle onu oynaþlarýnýn, gönül verdiði Asurlular'ýn eline teslim ettim.

10 Çýplaklýðýný açtýlar, oðullarýný, kýzlarýný aldýlar, onu kýlýçla öldürdüler. Kendisine verilen cezadan ötürü kadýnlar arasýnda adý kötüye çýktý.

11 'Kýzkardeþi Oholiva bunu gördü, ama þehveti ve fahiþelikleri kýzkardeþininkinden daha utanç vericiydi.

12 O da hepsi de genç, yakýþýklý Asurlular'a -valilere, komutanlara, iyi donanmýþ savaþçýlara, atlýlara- gönül verdi.

13 Kendisini ne kadar kirlettiðini gördüm. Ýkisi de ayný yolu izlediler.

14 'Oholiva fahiþeliklerini giderek artýrdý. Duvara oyulmuþ insan resimlerini -bellerine kuþak, baþlarýna geniþ sarýk baðlamýþ kýrmýzý renkli Kildani* resimlerini- gördü. Hepsi kökeni Kildan ülkesine dayanan Babil subaylarýna benziyordu.

15

16 Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.

17 Bunun üzerine Babilliler onunla yatakta seviþmek üzere geldiler, zina ederek onu kirlettiler. Onu öyle kirlettiler ki, sonunda hepsinden tiksinip yüzünü çevirdi.

18 Fahiþeliklerini sergileyip çýplaklýðýný açýnca kýzkardeþinden tiksinerek yüzümü çevirdiðim gibi, ondan da tiksinerek yüzümü çevirdim.

19 Gençliðinde Mýsýr'da yaptýðý fahiþelikleri anýmsayarak, fahiþeliðini daha da artýrdý.

20 Erkeklik organlarý eþeðinkine, menileri aygýrýnkine benzeyen oynaþlarýna gönül verdi.

21 Öyle ki, Mýsýr'da gençliðindeki þehvet düþkünlüðünü özledin. Memelerin orada okþanmýþ, erdenliðini orada yitirmiþtin.

22 'Bundan ötürü, ey Oholiva, Egemen RAB þöyle diyor: Tiksindiðin oynaþlarýný sana karþý kýþkýrtacaðým. Onlarý her yandan sana karþý ayaklandýracaðým.

23 Babilliler'i, bütün Kildaniler'i, Pekotlular'ý, Þoalýlar'ý, Koalýlar'ý, onlarla birlikte bütün Asurlular'ý, yakýþýklý gençleri -valileri, komutanlarý, subaylarý, ünlü adamlarý, atlýlarý- sana karþý ayaklandýracaðým.

24 Silahlarla, savaþ ve yük arabalarýyla, çok uluslu bir orduyla sana saldýracaklar. Seni her yandan büyük, küçük kalkanlarla, miðferlerle saracaklar. Cezalandýrmalarý için seni onlarýn eline teslim edeceðim. Seni kendi kurallarýna göre yargýlayacaklar.

25 Öfkemi sana yönelteceðim, onlarýn sana kýzgýnlýkla davranmalarýný saðlayacaðým. Burnunu, kulaklarýný kesecekler. Sað kalanlarý kýlýçla öldürecekler. Oðullarýný, kýzlarýný alacaklar, sað kalanlarý ateþ yakýp yok edecek.

26 Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.

27 Mýsýr'da yaptýðýn ahlaksýzlýklara, fahiþeliklere son vereceðim. Böyle þeylere özlem duymayacak, bir daha Mýsýr'ý anýmsamayacaksýn.

28 'Egemen RAB þöyle diyor: Seni nefret ettiðin, tiksindiðin adamlarýn eline teslim edeceðim.

29 Sana düþman gibi davranacak, emeðinin bütün ürününü alacaklar. Seni çýrýlçýplak býrakacaklar. Böylece utanç verici fahiþeliklerin açýða çýkacak. Bütün bunlar þehvet düþkünlüðünden, fahiþeliðin yüzünden baþýna geldi. Çünkü uluslarla fahiþelik ettin, onlarýn putlarýyla kendini kirlettin.

30

31 Kýzkardeþinin yolunu izledin. Bu nedenle, sana onun kâsesinden* içireceðim.

32 'Egemen RAB þöyle diyor: Kýzkardeþinin kâsesinden içeceksin, O derin ve geniþtir; Sana gülecek, seninle alay edecekler, Dopdolu bir kâse.

33 Sarhoþ olacak, umutsuzluða boðulacaksýn, Kýzkardeþin Samiriye'nin kâsesi Yýkým, periþanlýk kâsesidir.

34 Ondan içecek, tüketeceksin; Parçalarýný kemirecek Ve göðsünü paralayacaksýn. Bunu ben söylüyorum diyor Egemen RAB.

35 'Bundan ötürü Egemen RAB þöyle diyor: Madem beni unuttun, bana sýrt çevirdin, sen de ahlaksýzlýðýnýn, fahiþeliðinin cezasýný yükleneceksin.'

36 RAB bana seslendi: 'Ýnsanoðlu, Ohola'yla Oholiva'yý yargýlayacak mýsýn? Öyleyse onlara iðrenç uygulamalarýný bildir.

37 Çünkü fahiþelik ettiler, kan döktüler. Putlarýyla fahiþelik ettiler; bana doðurduklarý çocuklarý yiyecek olarak putlarýna sundular.

38 Bununla kalmayarak, þunlarý da yaptýlar: Çocuklarýný putlara sunduklarý gün tapýnaðýmý kirlettiler, Þabat* günlerimi hiçe saydýlar. Ayný gün tapýnaðýma girip onu kirlettiler. Ýþte tapýnaðýmda bunlarý yaptýlar.

39

40 'Siz iki kýzkardeþ uzaklarda yaþayan adamlarýn gelmesi için ulaklar gönderdiniz. Adamlar gelince, onlar için yýkanýp gözlerinize sürme çektiniz, mücevherlerinizi taktýnýz.

41 Þýk bir divanýn üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyaðýmý koydunuz.

42 'Kaygýsýz kalabalýðýn sesi yankýlandý çevresinde. Düzeysiz bir yýðýn kalabalýkla birlikte çölden Sabalýlar getirildi. Ýki kýzkardeþin koluna bilezikler taktýlar, baþlarýna güzel bir taç koydular.

43 Fahiþelikten yýpranmýþ kadýn için, dedim.

44 Onunla yattýlar. Fahiþeye gider gibi, bu iki ahlaksýz kadýnýn -Ohola'yla Oholiva'nýn- yanýna gittiler.

45 Ama doðru adamlar zina eden, kan döken kadýnlara verilen cezayla onlarý cezalandýracaklar. Çünkü bu iki kadýn fahiþelik ettiler, elleri kanlýdýr.

46 'Egemen RAB þöyle diyor: Onlarý dehþete düþürecek, mallarýný yaðmalayacak bir kalabalýk salacaðým üzerlerine.

47 Onlarý taþa tutacak, kýlýçlarýyla parçalayacaklar; oðullarýný, kýzlarýný öldürecek, evlerini ateþe verecekler.

48 'Ülkede ahlaksýzlýða son vereceðim. Öyle ki, bütün kadýnlar için bir uyarý olsun bu, sizin yaptýðýnýz ahlaksýzlýðý yapmasýnlar.

49 Yaptýðýnýz fahiþeliklerin karþýlýðýný ödeyecek, putlara tapýnarak iþlediðiniz günahlarýn cezasýný çekeceksiniz. Böylece benim Egemen RAB olduðumu anlayacaksýnýz.'

24

1 Sürgünlüðümüzün dokuzuncu yýlý, onuncu ayýn* onuncu günü RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ey insanoðlu, bu günü, bu günün tarihini tam olarak yaz. Çünkü Babil Kralý tam bu gün Yeruþalim'i kuþatmaya baþladý.

3 Bu asi halka simgesel bir öykü anlat. Onlara de ki, 4 Etin parçalarýný da koyun, Etin en iyi parçalarýný, Budu ve döþü. Seçme kemikleri de doldurun.

5 Sürünün en iyilerini seçin, Kazanýn altýna odun*fm* yýðýn, Býrakýn su kaynasýn, Kemikler piþsin.

6 Egemen RAB diyor ki, Kan döken o kentin vay baþýna! Pas tutmuþ, Pasýndan temizlenmemiþ o kazanýn vay baþýna! Kazandan eti kura çekmeden Parça parça çýkarýn.

7 Çünkü döktüðü kan ortalýkta duruyor; Çýplak bir kayanýn üzerine döktü kaný, Toprakla örtülebilecek bir yere dökmedi.

8 Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanýný çýplak bir kayanýn üzerine döktüm ki, örtülemesin.

9 Egemen RAB þöyle diyor: Kan döken kentin vay baþýna! Ben kendim ateþ için odun yýðacaðým.

10 Odunlarý yýð! Ateþi tutuþtur! Eti iyice piþir! Baharatý kat! Kemikler kavrulsun!

11 Sonra boþ kazaný Ateþ közlerinin üzerine koy. Kýzsýn, bakýrý yansýn, Ýçindeki pislik erisin, Pasý yok olsun.

12 Bütün emekler boþa çýktý, Kazanýn kalýn pasý çýkmýyor. Ateþ bile pasý temizlemiyor.

13 Yaptýðýn ahlaksýzlýk seni kirletti. Seni temizlemek istedim, Ama sen pisliðinden temizlenmek istemedin. Sana karþý öfkem yatýþýncaya dek Pisliðinden temizlenmeyeceksin.

14 Bunu ben RAB söylüyorum. Harekete geçmenin zamaný geldi, Esirgemeyeceðim, Acýmayacak, piþman olmayacaðým. Yollarýna ve yaptýklarýna göre yargýlanacaksýn. Böyle diyor Egemen RAB.> '

15 RAB bana þöyle seslendi:

16 'Ýnsanoðlu, en çok sevdiðin kiþiyi bir vuruþta senin elinden alacaðým. Yas tutmayacak, aðlamayacak, gözyaþý dökmeyeceksin.

17 Ýçin için inle; ölüler için yas tutmayacaksýn. Sarýðýn baþýnda, çarýðýn ayaklarýnda kalsýn; yüzünün alt kýsmýný örtme, yas tutanlarýn*fn* yiyeceðini yeme.'

18 Sabah halka seslendim, akþam karým öldü. Ertesi sabah bana söyleneni yaptým.

19 Halk bana, 'Bu yaptýklarýnýn bizimle ilgisi ne? Bize açýklamayacak mýsýn?' diye sordu.

20 Bunun üzerine, 'RAB bana þöyle seslendi' dedim,

21 'Ýsrail halkýna de ki, 22 Ben ne yaptýysam, siz de aynýsýný yapacaksýnýz. Yüzünüzün alt kýsmýný örtmeyeceksiniz, yas tutanlarýn*fn* yiyeceðini yemeyeceksiniz.

23 Sarýklarýnýz baþlarýnýzda, çarýklarýnýz ayaklarýnýzda olacak. Yas tutmayacak, aðlamayacaksýnýz. Ancak günahlarýnýzýn içinde eriyip yok olacaksýnýz, kendi aranýzda inleyip duracaksýnýz.

24 Hezekiel sizin için bir belirti olacak; o ne yaptýysa, siz de aynýsýný yapacaksýnýz. Bunlar olunca, benim Egemen RAB olduðumu anlayacaksýnýz.>

25 'Övündükleri güç kaynaðýný, sevinçlerini, yüceliklerini, gözlerinde deðerli olaný, yüreklerinin dilediðini, oðullarýyla kýzlarýný onlardan aldýðým gün, yýkýmdan kaçýp kurtulan biri gelip sana haberleri bildirecek, ey insanoðlu.

26

27 O gün dilin çözülecek, kaçýp kurtulanla konuþacak, bir daha suskun olmayacaksýn. O gün onlar için bir belirti olacaksýn. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.'

25

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, yüzünü Ammonlular'a çevir, onlara karþý peygamberlik et.

3 Onlara de ki, 4 ben de sizi miras olarak doðuda yaþayan halka teslim edeceðim. Obalarýný, çadýrlarýný ülkenizde kuracaklar; ürününüzü yiyecek, sütünüzü içecekler.

5 Rabba Kenti'ni develer için otlak, Ammon ülkesini sürüler için aðýl yapacaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

6 Egemen RAB þöyle diyor: Madem Ýsrail'le alay ederek ellerinizi çýrptýnýz, ayaklarýnýzý yere vurdunuz, bütün yüreðinizle sevindiniz,

7 ben de size karþý elimi uzatacak, çapul malý olarak sizi uluslara teslim edeceðim. Sizi halklar arasýndan süpürüp atacak, ülkeler arasýndan söküp çýkaracak, yok edeceðim. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.> '

8 'Egemen RAB þöyle diyor: 9 ben de Moav'ýn sýnýrýný, ülkenin süsü olan sýnýr kentlerini, Beytyeþimot, Baal-Meon ve Kiryatayim'i savunmasýz býrakacaðým.

10 Ammonlular uluslar arasýnda bir daha anýlmasýn diye Moav'ý Ammonlular'la birlikte mülk olarak doðuda yaþayan halka vereceðim.

11 Böylece Moav'ý cezalandýracaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.> '

12 'Egemen RAB þöyle diyor: 13 Egemen RAB þöyle diyor: Ben de Edom'a karþý elimi uzatacak, insanlarý da hayvanlarý da yok edecek, ülkeyi viraneye çevireceðim. Teman'dan Dedan'a kadar Edomlular kýlýçla vurulup yok olacaklar.

14 Halkým Ýsrail aracýlýðýyla Edom'dan öç alacaðým. Ýsrailliler onlara öfkem, kýzgýnlýðým uyarýnca davranacak. Böylece Edomlular öcümü anlayacaklar. Egemen RAB böyle diyor.> '

15 'Egemen RAB þöyle diyor: 16 Egemen RAB þöyle diyor: Elimi Filistliler'e karþý uzatacaðým, Keretliler'i*fo* söküp atacaðým, kýyýda yaþayanlardan sað kalanlarýný yok edeceðim.

17 Onlardan aðýr bir öç alacak, onlarý öfkeyle paylayacaðým. Kendilerinden öç alýnca, benim RAB olduðumu anlayacaklar.> '

26

1 Sürgünlüðümüzün on birinci yýlý, ayýn birinci günü RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, madem Sur Kenti, Yeruþalim için, dedi,

3 Egemen RAB þöyle diyor: Ey Sur, sana karþýyým! Deniz dalgalarýný nasýl kabartýrsa, ben de uluslarý senin üzerine öyle saldýrtacaðým.

4 Sur'un duvarlarýný yýkacak, kulelerini yerle bir edecekler. Topraðýný kazýp süpürecek, seni çýplak bir kayalýk haline getireceðim.

5 Sur denizin ortasýnda, balýkçýlarýn að gerdikleri bir yer olacak. Egemen RAB böyle diyor. Uluslar Sur'u yaðmalayacak,

6 Sur'a baðlý kýyý kentlerinde yaþayanlarý kýlýçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduðumu anlayacaklar.

7 'Egemen RAB þöyle diyor: Krallar kralý Babil Kralý Nebukadnessar'ý atlarla, savaþ arabalarýyla, atlýlarla, büyük bir orduyla kuzeyden Sur'a getiriyorum.

8 Sur'a baðlý kýyý kentlerinde yaþayanlarý kýlýçtan geçirecek, size karþý kuþatma duvarlarý, toprak rampalar yapacak, kalkanýný size karþý kaldýracak.

9 Duvarlarýnýzda gedik açmak için kütükler yerleþtirecek, silahlarýyla kulelerinizi yýkacak.

10 Sayýsýz atýnýn çýkardýðý toz sizi örtecek. Duvarlarýnda gedik açýlmýþ bir kente girer gibi kent kapýlarýnýzdan girdiðinde, atlýlarýn, tekerleklerin, savaþ arabalarýnýn gürültüsünden duvarlarýnýz sarsýlacak.

11 Atlarýnýn týrnaklarý bütün sokaklarýnýzý çiðneyecek. Halkýnýz kýlýçtan geçirilecek, güçlü sütunlarýnýz devrilecek.

12 Servetinizi alacak, mallarýnýzý yaðmalayacaklar. Duvarlarýnýzý yýkacak, güzel evlerinizi yerle bir edecekler. Taþlarýnýzý, kerestenizi, topraðýnýzý denize atacaklar.

13 Okuduðunuz gürültülü þarkýlara son vereceðim. Lirlerinizin sesi bir daha duyulmayacak.

14 Sizi çýplak bir kayalýk haline getireceðim, balýkçýlarýn að gerdikleri bir yer olacaksýnýz. Bir daha kurulmayacaksýnýz. Çünkü ben RAB söylüyorum. Egemen RAB böyle diyor.

15 'Egemen RAB Sur'a þöyle diyor: Yýkýmýnýn sesinden, yaralýlarýn iniltisinden, senin içinde yapýlan kýyým yüzünden kýyý halklarý titreyecek.

16 Kýyýda yaþayan bütün önderler tahtlarýndan inecek; kaftanlarýný, iþlemeli giysilerini çýkaracaklar. Dehþet içinde yere oturup her an titreyerek baþlarýna gelenlere þaþacaklar.

17 Sonra senin için þöyle bir aðýt yakacaklar: ' 18 Yýkýmýn olduðu gün Kýyý halklarý titreyecek, Orada yaþayanlar Çöküþüne þaþacaklar.>

19 'Egemen RAB þöyle diyor: Issýz kalmýþ kentler gibi seni viran bir kent yaptýðým, engin denizleri üzerine boþalttýðým, derin sular seni örttüðü zaman,

20 ölüm çukuruna inenlerle birlikte seni eski zaman insanlarýnýn yanýna indireceðim. Ölüm çukuruna inenlerle birlikte eski kalýntýlar arasýna, yeryüzünün derinliklerine yerleþtireceðim. Öyle ki, bir daha dönüp yaþayanlar diyarýnda yerini almayasýn*fö*.

21 Seni yýlgýnlýða düþüreceðim, bu senin sonun olacak. Seni arayacaklar ama bulamayacaklar. Egemen RAB böyle diyor.'

27

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, Sur Kenti için bir aðýt yak.

3 Denizin kýyýsýnda kurulmuþ, kýyý halklarýyla ticaret yapan Sur Kenti'ne de ki, 4 Sýnýrlarýn denizin baðrýndaydý, Kurucularýn güzelliðini doruða ulaþtýrdýlar.

5 Bütün kerestelerini Senir'in çam aðaçlarýndan yaptýlar, Sana direk yapmak için Lübnan'dan sedir aðaçlarý aldýlar.

6 Küreklerini Baþan meþelerinden, Güverteni Kittim*fp* kýyýlarýndan getirilen Selvi aðaçlarýndan yaptýlar, Fildiþiyle süslediler.

7 Mýsýr'ýn iþlemeli ince keteninden yelkenin, Bayraðýn oldu senin. Güvertenin gölgeliði Eliþa kýyýlarýnýn Lacivert, mor kumaþýndandý.

8 Kürekçilerin Saydalý ve Arvatlý'ydý, Gemicilerin, içindeki becerikli kiþilerdi, ey Sur.

9 Gemilerindeki gedikleri onaranlar Geval'ýn deneyimli, usta adamlarýydý. Denizdeki bütün gemiler ve denizciler Mallarýný deðiþ tokuþ etmek için sana geldiler.

10 Persli, Ludlu, Pûtlu askerler Ordunda hizmet etti. Kalkanlarýný, miðferlerini Duvarlarýna astýlar, Sana görkem kazandýrdýlar.

11 Arvat'tan, Helek'ten gelen adamlar Çepeçevre duvarlarýný korudular. Gammat'tan gelen adamlar Kulelerinde beklediler. Kalkanlarýný duvarlarýna astýlar. Güzelliðini doruða ulaþtýrdýlar.

12 ' 13 Yâvan, Tuval, Meþek seninle ticaret yaptý, Mallarýna karþýlýk Sana köle ve tunç* kaplar verdiler.

14 Beyttogarma halký Mallarýna karþýlýk Sana at, savaþ atý, katýr verdi.

15 Rodos*fr* halký seninle ticaret yaptý. Birçok kýyý halký senin müþterindi. Senden aldýklarý mala karþýlýk Fildiþi ve abanoz verdiler.

16 Sende çok çeþit ürün olduðundan, Edom seninle ticaret yaptý. Mallarýna karþýlýk Sana firuze, mor kumaþ, iþlemeli giysiler, Ýnce keten, mercan, yakut verdiler.

17 Yahuda ve Ýsrail seninle ticaret yaptý. Mallarýna karþýlýk Sana Minnit buðdayý, darý, bal, zeytinyaðý, pelesenk verdiler.

18 Ürünlerinin çeþitliliði, malýnýn bolluðundan ötürü Þam seninle ticaret yaptý. Mallarýna karþýlýk Sana Helbon þarabýyla Sahar yünü, Uzal'dan getirilmiþ þarap tekneleri verdi*fs*. Sana getirilen mallar arasýnda Ýþlenmiþ demir, tarçýn, güzel kokulu kamýþ vardý.

19

20 Dedan halký mallarýna karþýlýk Sana eyerlik kumaþ verdi.

21 Arabistan ve Kedar önderleri müþterindi, Mallarýna karþýlýk Sana kuzu, koç, teke verdiler.

22 Saba ve Raama tüccarlarý seninle ticaret yaptý, Mallarýna karþýlýk Sana her çeþit baharatýn en iyisini, deðerli taþlar, altýn verdiler.

23 Harran, Kanne, Eden, Saba, Aþur, Kilmat tüccarlarý Seninle ticaret yaptý.

24 Pazarlarýndaki mallara karþýlýk Güzel giysiler, lacivert kumaþ, iþlemeler, Sýk dokunmuþ, iplerle sarýlmýþ renkli halýlar verdiler.

25 Ticaret gemileri senin mallarýný taþýdý, Denizin baðrýnda büyük yükle doldun.

26 Kürekçilerin seni açýk denizlere götürdü, Ama doðu rüzgarý Denizin baðrýnda parçaladý seni.

27 Gemin kazaya uðrayacaðý gün, Zenginliðin, mallarýn, ticari eþyalarýn, Gemicilerin, kýlavuzlarýn, kalafatçýlarýn, Seninle ticaret yapanlar, Askerlerin ve gemide olan herkes Denizin derinliklerine batacak.

28 Gemicilerinin baðýrýþýndan Kýyýlar titreyecek.

29 Kürekçiler gemilerini býrakacak, Gemicilerle kýlavuzlar kýyýda duracak.

30 Yüksek sesle haykýrýp Senin için acý acý aðlayacaklar; Baþlarýna toprak serpecek, Külde yuvarlanacaklar.

31 Senin yüzünden baþlarýný týraþ edecek, Çul kuþanacaklar. Senin için acý acý aðlayacak, Yas tutacaklar.

32 Aðlayýp yas tutarken, Senin için bir aðýt yakacaklar: Her yaný denizle çevrili Sur Kenti gibi Susturulmuþ bir kent var mý?

33 Mallarýn denizaþýrý ülkelere vardýðýnda Birçok ulusu doyurdun, Büyük zenginliðin, çeþit çeþit malýnla Dünya krallarýný zenginleþtirdin.

34 Þimdiyse denizde, sularýn derinliklerinde Darmadaðýn oldun, Mallarýn ve çalýþanlarýnýn tümü Seninle birlikte battý.

35 Kýyý halklarý Baþýna gelenlere þaþtýlar; Krallarýnýn tüyleri korkudan diken diken oldu, Yüzleri sarardý.

36 Uluslarýn arasýndaki tüccarlar, Baþýna gelenlere þaþacaklar; Sonun korkunç oldu. Bir daha var olmayacaksýn.> '

28

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, Sur önderine de ki, 3 Ýþte, Daniel'den*fþ* daha bilgesin, Kimse senden bir giz saklayamaz.

4 Bilgeliðin, anlayýþýn sayesinde, Kendine servet biriktirdin, Hazinelerine altýn, gümüþ yýðdýn.

5 Ticaretteki üstün becerilerin sayesinde Servetini çoðalttýn, Zenginliðin seni gurura sürükledi.

6 Bu yüzden Egemen RAB þöyle diyor: Madem kendini Tanrý gibi bilge sandýn,

7 Ben de yabancýlarý, en acýmasýz uluslarý Üzerine göndereceðim. Bilgeliðinin güzelliðine kýlýç çekecek, Görkemini kirletecekler.

8 Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin baðrýnda korkunç bir ölümle öleceksin.

9 O zaman seni öldürenlerin önünde Ben Tanrý'yým diyecek misin? Seni öldürenlerin elinde Sen Tanrý deðil, insansýn.

10 Yabancýlarýn elinde, Sünnetsizin* ölümüyle öleceksin. Egemen RAB böyle diyor.> '

11 RAB bana þöyle seslendi:

12 'Ýnsanoðlu, Sur Kralý için bir aðýt yak. Ona diyeceksin ki, 13 Sen Tanrý'nýn bahçesi Aden'deydin. Yakut, topaz, aytaþý, Sarý yakut, oniks, yeþim, Laciverttaþý, firuze, zümrütle, çeþit çeþit deðerli taþla bezenmiþtin. Kakma ve oyma iþlerin hep altýndandý. Bunlar yaratýldýðýn gün hazýrlanmýþlardý.

14 Meshedilmiþ*, koruyucu bir Keruv* olarak Seni oraya yerleþtirdim. Tanrý'nýn kutsal daðýndaydýn, Yanan taþlar arasýnda dolaþtýn.

15 Yaratýldýðýn günden Sende kötülük bulunana dek Yollarýnda kusursuzdun.

16 Ticaretinin bolluðundan Zorbalýkla doldun Ve günah iþledin. Bu yüzden kirli bir þey gibi Seni Tanrý'nýn daðýndan attým, Yanan taþlarýn arasýndan kovdum, Ey koruyucu Keruv.

17 Güzelliðinden ötürü Gurura kapýldýn, Görkeminden ötürü Bilgeliðini bozdun. Böylece seni yere attým, Krallarýn önünde seni yüzkarasý yaptým.

18 Ýþlediðin pek çok günah Ve ticaretteki hileciliðin yüzünden Kutsal yerlerini kirlettin. Seni yakýp yok edecek Bir ateþ çýkardým içinden, Bütün seyredenlerin gözü önünde Seni yeryüzünde küle çevirdim.

19 Seni tanýyan bütün uluslar sana þaþtý, Sonun korkunç oldu. Bir daha var olmayacaksýn.> '

20 RAB bana þöyle seslendi:

21 'Ýnsanoðlu, yüzünü Sayda'ya çevir, ona karþý peygamberlik et.

22 Diyeceksin ki, 23 Üzerine salgýn hastalýk gönderecek, Sokaklarýnda kan akýtacaðým. Kentin içinde, her yanýnda Kýlýçla yaralananlar düþüp ölecekler. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.> '

24 ' <Ýsrail halkýný küçümseyen Çevre uluslardan hiçbiri Bir daha Ýsrail için batan bir çalý, Acýtan bir diken olmayacak. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.

25 ' 26 Orada güvenlik içinde yaþayacak, evler yapacak, baðlar dikecekler. Onlarý küçümseyen bütün çevre uluslarý cezalandýrdýðýmda güvenlik içinde yaþayacaklar. O zaman benim Tanrýlarý RAB olduðumu anlayacaklar.> '

29

1 Sürgünlüðümüzün onuncu yýlý, onuncu ayýn* on ikinci günü RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, yüzünü firavuna çevir, ona ve Mýsýr'a karþý peygamberlik et.

3 Onlara de ki, 4 Çenelerine çengeller takacak, Kanallarýndaki balýklarý Senin pullarýna yapýþtýracaðým. Pullarýna yapýþmýþ balýklarla birlikte Seni kanallarýndan çýkaracaðým.

5 Seni de kanallarýndaki bütün balýklarý da Çöle atacaðým. Kýrlara düþeceksin, Toplanmayacak, gömülmeyeceksin. Seni yem olarak yabanýl hayvanlara Ve yýrtýcý kuþlara vereceðim.

6 O zaman Mýsýr'da yaþayan herkes Benim RAB olduðumu anlayacak.

7 Seni elleriyle tuttuklarýnda parçalanýp onlarýn omuzlarýný yardýn. Sana dayandýklarýnda parçalanýp bellerini burktun*ft*.

8 ' 9 Mýsýr kimsesiz býrakýlacak, viraneye çevrilecek. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.

10 ben de sana ve kanallarýna karþýyým. Mýsýr'ý Migdol'dan Asvan'a, Kûþ* sýnýrýna dek kimsesiz býrakacak, viraneye çevireceðim.

11 Ýçinden insan ayaðý da, hayvan ayaðý da geçmeyecek. Kýrk yýl orada kimse yaþamayacak.

12 Mýsýr'ý ýssýz kalmýþ ülkeler gibi ýssýz býrakacaðým. Kentleri, viran olmuþ kentler arasýnda kýrk yýl kimsesiz kalacak. Mýsýrlýlar'ý uluslar arasýna gönderecek, ülkelere daðýtacaðým.

13 ' 14 Sürgündekileri geri getirip Patros'a, yurtlarýna döndüreceðim. Orada güçsüz bir krallýk oluþturacaklar.

15 Krallýklarýn en güçsüzü olacak, bir daha uluslarýn üzerinde egemenlik sürmeyecek. Uluslarý yönetmesinler diye onlarý küçük düþüreceðim.

16 Mýsýr bir daha Ýsrail halkýnýn güveneceði bir yer olmayacak. Ancak Mýsýrlýlar onlara Mýsýr'a dönmekle iþledikleri günahý anýmsatacaklar. O zaman Ýsrailliler benim Egemen RAB olduðumu anlayacaklar.> '

17 Sürgünlüðümüzün yirmi yedinci yýlý, birinci ayýn birinci günü RAB bana þöyle seslendi:

18 'Ýnsanoðlu, Babil Kralý Nebukadnessar ordusunu Sur Kenti'ne karþý büyük bir saldýrýya geçirdi; herkesin saçý döküldü, aðýr yük yüzünden omuz derileri yüzüldü. Ama Sur'a karþý ordusunu saldýrýya geçirmesine karþýn, bundan ne kendisi ne de ordusu yararlandý.

19 Bu yüzden Egemen RAB þöyle diyor: Mýsýr'ý Babil Kralý Nebukadnessar'a vereceðim, onun servetini alýp götürecek. Ordusuna ücret olarak ülkeden yaðmaladýðý çapul malýný daðýtacak.

20 Hizmetine karþýlýk Mýsýr'ý ona verdim; çünkü o da ordusu da bana hizmet ettiler. Egemen RAB böyle diyor.

21 'O gün Ýsrail halkýný güçle donatacaðým. Onlarýn arasýnda senin dilini çözeceðim. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.'

30

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, peygamberlik et ve de ki, 3 Çünkü o gün yakýn. RAB'bin günü yakýn, Bulutlarýn günü, Uluslarýn yýkým zamaný.

4 Bir kýlýç Mýsýr'a karþý çýkacak. Kûþ'u* acýlar saracak. Mýsýr'da vurulanlar yere serilince Ülkenin serveti alýnýp götürülecek, Temelleri yok edilecek.

5 Mýsýr'la birlikte Kûþ, Pût, Lud, Arabistan, Kuv*fu* ve antlaþma yaptýðým halkým Kýlýçtan geçirilecek.

6 ' 7 Kimsesiz kalmýþ ülkeler arasýnda Kimsesiz kalacaklar. Kentleri viran olmuþ kentler gibi olacak.

8 Mýsýr'ý ateþe verdiðimde, Onu destekleyenler ezildiðinde, Benim RAB olduðumu anlayacaklar.

9 ' 10 ' 11 O ve ordusu, uluslarýn en acýmasýzý, Ülkeyi yerle bir etmek için gelecekler. Mýsýr'a karþý kýlýçlarýný çekecek, Ülkeyi öldürülenlerle dolduracaklar.

12 Nil'in kanallarýný kurutup Ülkeyi kötü kiþilere teslim edeceðim, Ülkeyi de içindeki her þeyi de Yabancýlar eliyle viran edeceðim. Bunu ben RAB söylüyorum.

13 Egemen RAB þöyle diyor: Putlarý yok edecek, Nof'taki*fü* deðersiz putlara son vereceðim. Mýsýr'da artýk önder olmayacak, Ülkeye korku salacaðým.

14 Patros'u viraneye çevirecek, Soan'ý*fv* ateþe verecek, No*fy* Kenti'ni cezalandýracaðým.

15 Öfkemi Mýsýr'ýn kalesi Sin üzerine boþaltacak, Kalabalýk No halkýna son vereceðim.

16 Mýsýr'ý ateþe vereceðim, Sin acýdan kývranacak, No*fy* Kenti'nin surlarý yarýlacak, Nof*fü* sürekli tedirgin olacak.

17 On Kenti*fz* ve Pi-Beset gençleri Kýlýçtan geçirilecek, Oradaki halk sürgüne gönderilecek.

18 Tahpanhes'te Mýsýr'ýn boyunduruðunu kýrdýðým zaman, Orada gündüz geceye dönecek, Övündüðü orduya son verilecek, Kent bulutlarla kaplanacak, Köylerindeki halk sürgüne gönderilecek.

19 Mýsýr'ý böyle cezalandýrdýðýmda Benim RAB olduðumu anlayacaklar.> '

20 Sürgünlüðümüzün on birinci yýlý, birinci ayýn* yedinci günü RAB bana þöyle seslendi:

21 'Ýnsanoðlu, firavunun kolunu kýrdým. Ýyileþmesin, kýlýç tutacak kadar güçlenmesin diye kimse onu baðlamadý, sargý beziyle sarmadý.

22 Bu yüzden Egemen RAB þöyle diyor: Firavuna karþýyým. Her iki kolunu, saðlam olaný da kýrýk olaný da kýracaðým. Kýlýcý elinden düþüreceðim.

23 Mýsýrlýlar'ý uluslar arasýna gönderecek, ülkelere daðýtacaðým.

24 Babil Kralý'nýn kollarýný güçlendirip kýlýcýmý onun eline vereceðim. Firavunun ise kollarýný kýracaðým. Babil Kralý'nýn önünde aðýr yaralý biri gibi inleyecek.

25 Babil Kralý'nýn gücüne güç katacak, firavunun gücünü zayýflatacaðým. Kýlýcýmý Babil Kralý'nýn eline verdiðimde ve o kýlýcý Mýsýr'a doðru uzattýðýnda, benim RAB olduðumu anlayacaklar.

26 Mýsýrlýlar'ý uluslar arasýna gönderecek, ülkelere daðýtacaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.'

31

1 Sürgünlüðümüzün on birinci yýlý, üçüncü ayýn* birinci günü RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, firavuna ve halkýna de ki, ' 3 Asur'a bak! Lübnan'da bir sedir aðacýydý, Ormana gölge salan güzel dallarý vardý. Çok yüksekti, tepesi bulutlara eriþiyordu.

4 Sular aðacý besledi, Derin su kaynaklarý büyüttü. Akarsular dikili olduðu yerin çevresine akýyor, Kanallarý kýrdaki bütün aðaçlara eriþiyordu.

5 Kýrdaki bütün aðaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiði için Dal budak saldý, dallarý uzadý.

6 Kuþlar dallarýna yuva yaptý, Yabanýl hayvanlar dallarý altýnda yavruladý, Büyük uluslar gölgesinde yaþadý.

7 Güzellikte eþsizdi. Dallarý giderek uzadý, Çünkü kökleri bol su alýyordu.

8 Tanrý'nýn bahçesindeki sedir aðaçlarýndan hiçbiri Onunla boy ölçüþemezdi, Çam aðaçlarý dallarý kadar bile deðildi. Çýnarlar onun dallarýyla boy ölçüþemezdi. Tanrý'nýn bahçesindeki aðaçlarýn hiçbiri Onun kadar güzel deðildi.

9 Sýk dallarla o sedir aðacýný güzelleþtirdim. Tanrý'nýn bahçesi Aden'deki bütün aðaçlar onu kýskandý.

10 ' 11 ben de onu kovdum, uluslarýn önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüðü uyarýnca davranacak.

12 Yabancý uluslarýn en acýmasýzý onu kesip yalnýz býraktý. Dallarý daðlara, derelere düþtü; ülkenin vadilerinde kesilmiþ duruyor. Yeryüzündeki bütün uluslar gölgesinden çekilip onu býraktýlar.

13 Bütün kuþlar devrik aðaca kondu, yabanýl hayvanlar dallarý arasýna yerleþti.

14 Öyle ki, sularýn yakýnýnda yetiþen hiçbir aðaç böylesi büyüyüp boy atmasýn, tepesini bulutlara eriþtirmesin; bol suyla sulanan hiçbir aðaç bu denli yükselmesin. Çünkü hepsi ölüm çukuruna inen insanlarla birlikte ölüme, yerin derinliklerine gidecek.

15 ' 16 Ölüm çukuruna inenlerle birlikte onu ölüler diyarýna indirdiðimde, yýkýlýþýnýn gürültüsünden uluslarý titrettim. O zaman Aden Bahçesi'ndeki bütün aðaçlar, Lübnan'ýn en seçkin, en iyi, bol sulanan aðaçlarý yerin derinliklerinde avunç buldu.

17 Gölgesinde yaþayanlar, uluslar arasýnda onu destekleyenler de onunla birlikte ölüler diyarýna, kýlýçla öldürülmüþlerin yanýna indiler.

18 ' 32

1 Sürgünlüðümüzün on ikinci yýlý, on ikinci ayýn* birinci günü RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, firavun için bir aðýt yak. Ona de ki, ' '

3 Egemen RAB þöyle diyor: 'Büyük bir kalabalýkla Aðýmý senin üzerine atacaðým; Onlar seni aðýmla çekecekler.

4 Seni karaya atacak, Kýrlara fýrlatacaðým. Gökte uçan kuþlarýn senin üzerine konmalarýný saðlayacaðým, Yeryüzündeki yabanýl hayvanlara Seni yem olarak vereceðim.

5 Bedenini daðlarýn üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracaðým.

6 Ülkeyi daðlara dek akan kanýnla ýslatacaðým, Vadiler seninle dolacak.

7 Seni ortadan kaldýrdýðým zaman Gökleri örtecek, Yýldýzlarý karartacak, Güneþi bulutla kapatacaðým. Ay ýþýðýný vermeyecek.

8 Senin yüzünden gökte ýþýk veren bütün cisimleri karartacak, Ülkeni karanlýða gömeceðim.' Böyle diyor Egemen RAB.

9 'Seni tanýmadýðýn ülkelere, Uluslarýn arasýna sürgüne gönderdiðimde*fa*, Pek çok halkýn yüreði üzüntüyle sarsýlacak.

10 Baþýna gelenlerden ötürü Pek çok halký þaþkýna çevireceðim. Kýlýcýmý önlerinde salladýðým zaman, Senin yüzünden krallar dehþetle ürperecek. Yýkýma uðradýðýn gün Hepsi kendi caný için Her an korkuyla titreyecek.

11 Egemen RAB þöyle diyor: Babil Kralý'nýn kýlýcý üzerine gelecek.

12 Yiðitlerin, uluslarýn en acýmasýzýnýn, Senin halkýný kýlýçtan geçirmesine izin vereceðim. Mýsýr'ýn gururunu kýracak, Bütün ordusunu yok edecekler.

13 Bol sularýn yanýnda bütün sýðýrlarýný yok edeceðim. Bundan böyle insan ayaðý da hayvan ayaðý da Sularý karýþtýrýp bulandýrmayacak.

14 O zaman sularýný dupduru kýlacak, Irmaklarýný yað gibi akýtacaðým. Egemen RAB böyle diyor.

15 Mýsýr'ý viraneye çevirdiðimde, Ülkeyi her þeyden yoksun býraktýðýmda, Orada yaþayan herkesi yok ettiðimde, Benim RAB olduðumu anlayacaklar.>

16 'Ona yakacaklarý aðýt budur. Uluslarýn kýzlarý bu aðýtý yakacaklar. Mýsýr için, halký için bu aðýtý yakacaklar.' Egemen RAB böyle diyor.

17 Sürgünlüðümüzün on ikinci yýlý, ayýn on beþinci günü RAB bana þöyle seslendi:

18 'Ey insanoðlu, Mýsýr halký için yas tut. Onlarý ve güçlü uluslarýn kýzlarýný ölüm çukuruna inenlerle birlikte yerin derinliklerine indir.

19 Onlara de ki,

20 Mýsýr halký kýlýçla öldürülenlerin arasýna düþecek. Kýlýç hazýr, býrakýn Mýsýr bütün halkýyla birlikte sürüklensin.

21 Güçlü önderler, ölüler diyarýndan, Mýsýr ve onu destekleyenler için, diyecekler.

22 'Asur bütün ordusuyla orada. Kýlýçtan geçirilmiþ, ölmüþ askerlerinin mezarlarý çevresini sarmýþ.

23 Mezarlarý ölüm çukurunun en dibinde, ordusu mezarýnýn çevresinde duruyor. Yaþayanlar diyarýnda korku salanlarýn hepsi kýlýçtan geçirilmiþ, ölmüþ.

24 'Elam bütün halkýyla kendi mezarýnýn çevresinde duruyor. Hepsi kýlýçtan geçirilmiþ, ölmüþ, sünnetsiz olarak yerin derinliklerine inmiþ. Yaþayanlar diyarýnda korku salmýþlardý, þimdiyse utanç içinde ölüm çukuruna inenlere katýldýlar.

25 Elam için öldürülenler arasýnda bir yatak yapýldý. Bütün halký mezarýnýn çevresinde. Hepsi sünnetsiz, kýlýçtan geçirilerek ölmüþ. Yaþayanlar diyarýnda korku salmýþlardý, þimdiyse utanç içinde ölüm çukuruna inenlere katýldýlar, öldürülenlerin arasýna yerleþtirildiler.

26 'Meþek ve Tuval bütün halkýyla kendi mezarlarý çevresinde duruyor. Hepsi sünnetsiz, kýlýçtan geçirilerek öldürülmüþ. Yaþayanlar diyarýnda korku salmýþlardý.

27 Ölüler diyarýna savaþ silahlarýyla inen, kýlýçlarý baþlarýnýn altýna konan, kalkanlarý*fb* kemikleri üzerine yerleþtirilen öbür öldürülmüþ sünnetsiz yiðitlerle birlikte mezara konmayacak mý onlar? Oysa bu yiðitler yaþayanlar diyarýnda korku salmýþlardý.

28 'Sen de, ey firavun, düþecek ve kýlýçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin arasýna konacaksýn.

29 'Edom, krallarý ve önderleriyle orada. Güçlü olmalarýna karþýn kýlýçla öldürülenlerin yanýna kondular. Ölüm çukuruna inenlerin, sünnetsizlerin yanýnda yatýyorlar.

30 'Bütün kuzey önderleri, bütün Saydalýlar orada. Güçleriyle korku saldýklarý halde öldürülenlerle birlikte utanç içinde indiler. Sünnetsiz olarak kýlýçla öldürülenlerle birlikte utanç içinde ölüm çukuruna inenlerin yanýna kondular.

31 'Firavunla ordusu kýlýçla öldürülmüþ bu büyük kalabalýðý görünce avunç bulacak.' Böyle diyor Egemen RAB.

32 'Yaþayanlar diyarýnda korku salmasýný saðladýðým halde, firavunla halký, kýlýçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin yanýna konacak.' Böyle diyor Egemen RAB.

33

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, kendi halkýna þöyle diyeceksin: 3 bekçi kýlýcýn ülkenin üzerine yaklaþtýðýný görüp halký uyarmak için boru çaldýðý zaman;

4 kim boru sesini iþitip de uyarýyý dikkate almazsa, kýlýç da gelip onu öldürürse, kanýndan kendisi sorumludur.

5 Boru sesini duymuþ, ama uyarýyý dikkate almamýþtýr; kanýndan kendisi sorumludur. Uyarýyý dikkate alsaydý, canýný kurtaracaktý.

6 Ne var ki, bekçi kýlýcýn ülkenin üzerine yaklaþtýðýný görüp halký uyarmak için boru çalmazsa, kýlýç da gelip halktan birini öldürürse, o kiþi kendi günahý içinde öldürülmüþtür; kanýndan bekçiyi sorumlu tutacaðým.>

7 'Ýnsanoðlu, seni Ýsrail halkýna bekçi atadým. Benden bir söz duyar duymaz onlarý benim yerime uyaracaksýn.

8 Kötü kiþiye, dediðim zaman, onu uyarmaz, kötü yolundan döndürmek için konuþmazsan, o kiþi günahý içinde ölecek; ama onun kanýndan seni sorumlu tutacaðým.

9 Ancak kötü kiþiyi uyardýðýn halde yolundan dönmezse, o günahý içinde ölecek. Ama sen canýný kurtarmýþ olacaksýn.

10 'Ýnsanoðlu, Ýsrail halkýna de ki,

11 Onlara de ki,

12 'Sen, ey insanoðlu, halkýna de ki,

13 Doðru kiþi için, desem, ama o doðruluðuna güvenip de kötülük yapsa, yaptýðý doðru iþlerin hiçbiri anýmsanmayacak. Yaptýðý kötülükten ötürü ölecek.

14 Kötü kiþiye, desem, ama o günahýndan dönüp adil ve doðru olaný yapsa,

15 aldýðý rehini geri verse, çaldýðýný ödese, yaþam veren kurallar uyarýnca davranýp günah iþlemese kesinlikle yaþayacak, ölmeyecektir.

16 Ýþlediði günahlardan hiçbiri ona karþý anýmsanmayacaktýr, adil ve doðru olaný yapmýþtýr; kesinlikle yaþayacaktýr.

17 'Senin halkýn, diyor. Oysa doðru olmayan onlarýn yolu.

18 Doðru kiþi doðruluðundan döner de kötülük yaparsa, yaptýðý kötülüðün içinde ölecektir.

19 Kötü kiþi yaptýðý kötülükten döner de adil ve doðru olaný yaparsa, yaptýðý bu iþlerle yaþayacaktýr.

20 Ey Ýsrail halký, diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargýlayacaðým.'

21 Sürgünlüðümüzün on ikinci yýlý, onuncu ayýn* beþinci günü Yeruþalim'den kaçýp kurtulan biri yanýma gelip, 'Kent düþtü!' dedi.

22 Akþam, Yeruþalim'den kaçýp kurtulan adam gelmeden önce, RAB'bin eli üzerimdeydi, konuþamýyordum. Sabah o yanýma gelmeden RAB dilimi çözdü. Dilim açýldý, artýk konuþabilirdim.

23 RAB bana þöyle seslendi:

24 'Ýnsanoðlu, Ýsrail'in viran olmuþ kentlerinde yaþayanlar, <Ýbrahim tek kiþiyken ülkeyi miras almýþtý. Oysa biz kalabalýðýz, ülke miras olarak bize verilmiþtir> diyorlar.

25 Bu nedenle onlara de ki, 26 Kýlýcýnýza güveniyor, iðrenç þeyler yapýyor, komþunuzun karýsýný kirletiyorsunuz. Yine de ülkeyi miras almayý mý umuyorsunuz?>

27 'Onlara de ki, 28 Ülkeyi ýssýz, kimsesiz býrakacaðým, övündükleri güç son bulacak. Ýsrail daðlarý ýssýz kalacak, oradan kimse geçmeyecek.

29 Yaptýklarý iðrenç þeylerden ötürü ülkeyi ýssýz, kimsesiz býraktýðým zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.>

30 'Sen, ey insanoðlu, halkýn duvar diplerinde, evlerin kapýlarý önünde senin hakkýnda konuþuyor. Birbirlerine, diyorlar.

31 Halk her zamanki gibi sana geliyor. Benim halkým olarak önünde oturuyor, sözlerini dinliyor, ama dediklerini yapmýyorlar. Aðýzlarýyla istekli olduklarýný açýklýyorlar, ama yürekleri haksýz kazanç peþinde.

32 Sen onlar için güzel sesle sevgi ezgileri okuyan, iyi çalgý çalan biri gibisin. Sözlerini dinliyor, ama dediklerini yapmýyorlar.

33 'Bütün bunlar gerçekleþince -ki gerçekleþecek- aralarýnda bir peygamber bulunduðunu anlayacaklar.'

34

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, Ýsrail'in çobanlarýna karþý peygamberlik et ve onlara, bu çobanlara þöyle de: 3 Yaðý yiyor, yünü giyiyor, besili koyunlarý*fc* kesiyorsunuz, ama sürüyü kayýrmýyorsunuz.

4 Zayýflarý güçlendirmediniz, hastalarý iyileþtirmediniz, yaralýlarýn yarasýný sarmadýnýz. Yolunu þaþýranlarý geri getirmediniz, yitikleri aramadýnýz. Ancak sertlik ve þiddetle onlara egemen oldunuz.

5 Çobanlarý olmadýðý için daðýldýlar, yabanýl hayvanlara yem oldular.

6 Koyunlarým bütün daðlarda, yüksek tepelerde baþýboþ dolandýlar. Koyunlarým yeryüzüne daðýldý. Onlarý ne arayan var, ne soran.

7 ' 8 Varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, çoban olmadýðýndan koyunlarým yaðma edildi, yabanýl hayvanlara yem oldu. Çobanlarým koyunlarýmý aramadýlar, onlarý güdeceklerine kendi kendilerini güttüler.

9 Onun için, ey çobanlar, RAB'bin sözünü dinleyin.

10 Egemen RAB þöyle diyor: Ben çobanlara karþýyým! Koyunlarýmdan onlarý sorumlu tutacaðým, koyunlarýmý gütmelerine son vereceðim. Öyle ki, artýk kendi kendilerini güdemeyecekler. Koyunlarýmý onlarýn aðzýndan kurtaracaðým, artýk onlara yem olmayacaklar.

11 ' 12 Daðýlmýþ koyunlarýnýn arasýndaki bir çoban sürüsüyle nasýl ilgilenirse, ben de koyunlarýmla öyle ilgileneceðim. Bulutlu, karanlýk bir gün daðýlmýþ olduklarý her yerden onlarý kurtaracaðým.

13 Onlarý uluslarýn arasýndan çýkaracak, ülkelerden toplayacak, kendi yurtlarýna geri getireceðim. Onlarý Ýsrail daðlarýnda, vadilerde, ülkenin bütün oturulabilir yerlerinde güdeceðim.

14 Onlarý iyi bir otlakta güdeceðim; yaylalarý Ýsrail'in yüksek daðlarý üzerinde olacak. Orada iyi bir otlakta yatacak, Ýsrail'in yüksek daðlarýndaki verimli otlaklarda otlayacaklar.

15 Ben kendim koyunlarýmý güdeceðim, onlarý kendim yatýracaðým. Egemen RAB böyle diyor.

16 Yiteni arayacak, yolunu þaþýraný geri getireceðim. Yaralýnýn yarasýný saracak, zayýfý güçlendireceðim. Ama semizlerle güçlüleri yok edeceðim. Koyunlarýmý adaletle güdeceðim.

17 ' 18 iyi otlakta otlamanýz yetmiyor mu ki, otlaklarýnýzýn geri kalanýný ayaklarýnýzla çiðniyorsunuz? Duru su içmeniz yetmiyor mu ki, geri kalan suyu ayaklarýnýzla bulandýrýyorsunuz?

19 Koyunlarým ayaklarýnýzýn çiðnediðini otlamak, ayaklarýnýzýn bulandýrdýðýný içmek zorunda kalýyor.

20 ' 21 Madem bütün cýlýz koyunlarý kovup daðýtýncaya dek böðrünüzle vuruyor, omuzunuzla itiyor, boynuzlarýnýzla kakýyorsunuz,

22 ben de koyunlarýmý kurtaracaðým, artýk çapul malý olmayacaklar. Koyunla koyun arasýnda ben yargýçlýk yapacaðým.

23 Baþlarýna, onlarý güdecek tek çoban olarak kulum Davut'u koyacaðým. Onlarý o güdecek, çobanlarý o olacak.

24 Ben RAB onlarýn Tanrýsý olacaðým, kulum Davut da onlarýn arasýnda önder olacak. Ben RAB, böyle diyorum.

25 ' 26 Onlarý da daðýmýn çevresini de bereketli kýlacaðým. Yaðmuru zamanýnda yaðdýracaðým. Bereketli yaðmurlar olacak.

27 Kýrdaki aðaçlar meyve verecek, toprak ürün verecek. Halk ülkesinde güvenlik içinde olacak. Boyunduruklarýnýn baðlarýný koparýp onlarý köle edenlerin elinden kurtardýðým zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.

28 Artýk uluslarýn çapul malý, yabanýl hayvanlarýn yemi olmayacaklar. Güvenlik içinde yaþayacaklar, kimse onlarý korkutmayacak.

29 Onlar için ünlü bir fidanlýk yetiþtireceðim. Artýk ülke kýtlýktan yok olmayacak, uluslarýn aþaðýlamasýna uðramayacaklar.

30 O zaman ben Tanrýlarý RAB'bin onlarla birlikte olduðumu ve Ýsrail soyunun da benim halkým olduðunu anlayacaklar.> Böyle diyor Egemen RAB.

31 Böyle diyor Egemen RAB.'

35

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, yüzünü Seir Daðý'na çevir, ona karþý peygamberlik et.

3 Ona de ki, 4 Kentlerini yerle bir edeceðim, kimsesiz kalacaksýn. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýn.

5 ' 6 varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, senin kanýný akýtacaðým, kan peþini býrakmayacak. Madem kan dökmekten nefret etmedin, kan peþini býrakmayacak.

7 Seir Daðý'ný viran edip kimsesiz býrakacaðým, oraya gidip geleni kesip atacaðým.

8 Daðlarýný ölülerle dolduracaðým; kýlýçtan geçirilenler senin tepelerinde, vadilerinde, derelerinde düþüp ölecekler.

9 Seni sonsuza dek viran edeceðim, kentlerinde kimse oturmayacak. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýn.

10 ' 11 Bundan ötürü varlýðým hakký için diyor Egemen RAB, beslediðiniz kin yüzünden halkýma nasýl öfkeyle, kýskançlýkla davrandýysanýz, ben de size öyle davranacaðým. Sizi yargýladýðým zaman onlara kendimi tanýtacaðým.

12 O zaman Ýsrail daðlarýna sövgülerinizi duyduðumu anlayacaksýnýz. Þöyle demiþtiniz: 'Yerle bir oldular, yutalým diye bize verildiler.'

13 Bana karþý böbürlendiðinizi, saygýsýzca konuþtuðunuzu da duydum.

14 Egemen RAB þöyle diyor: Bütün yeryüzü sevinirken, seni yerle bir edeceðim.

15 Ýsrail halkýnýn mirasý yerle bir olduðunda nasýl sevindinse, ben de sana öyle davranacaðým. Ey Seir Daðý, viran olacaksýn; bütün Edom da viran olacak. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.> '

36

1 'Ýnsanoðlu, Ýsrail daðlarýna peygamberlik et ve de ki, 2 Egemen RAB þöyle diyor: Düþman sizin hakkýnýzda, Hah, hah! Bu eski tepeler mülkümüz oldu! dediði için

3 peygamberlik et ve de ki, Egemen RAB þöyle diyor: Daðlarýnýzý viran ettiler, sizi her yandan sýkýþtýrýp çiðnediler; böylece uluslarýn mülkü oldunuz, dile düþtünüz, alay konusu oldunuz,

4 ey Ýsrail daðlarý, Egemen RAB'bin sözünü dinleyin! Egemen RAB daðlarla tepelere, vadilerle derelere, yýkýntýlara, çevrenizdeki uluslarýn yaðmasýna, alayýna uðramýþ, terk edilmiþ kentlere þöyle diyor:

5 Egemen RAB þöyle diyor: Yürekleri sevinç dolu, aþaðýlayarak otlaklarýnýzý yaðmalamak için ülkeme sahip çýkan öteki uluslara, özellikle Edom'a karþý büyük bir kýskançlýkla konuþtum.>

6 Bu nedenle Ýsrail ülkesi için peygamberlik et ve daðlara, tepelere, vadilere, derelere de ki, 7 Bu nedenle Egemen RAB þöyle diyor: Ant içiyorum ki, çevrenizdeki uluslar da aþaðýlanacaktýr.

8 ' 9 Sizi kayýracak, size yöneleceðim. Ýþlenecek, ekileceksiniz.

10 Ülkenizde yaþayanlarýn sayýsýný, evet, bütün Ýsrail halkýnýn sayýsýný çoðaltacaðým. Kentlerde insanlar yaþayacak, yýkýntýlar onarýlacak.

11 Ülkenizdeki insan ve hayvan sayýsýný çoðaltacaðým. Verimli olacak, çoðalacaklar. Geçmiþte olduðu gibi ülkeniz insanlarla dolup taþacak. Sizi eskisinden daha verimli kýlacaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.

12 Ülkenize insanlarýn, halkým Ýsrail'in girmesini saðlayacaðým. Sizi sahiplenecekler. Siz de onlarýn mirasý olacaksýnýz. Onlarý bir daha çocuklarýndan yoksun býrakmayacaksýnýz.

13 ' 14 Bundan böyle artýk sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz býrakmayacaksýn. Egemen RAB böyle diyor.

15 Artýk uluslarýn aþaðýlamalarýný size iþittirmeyeceðim. Uluslarýn aþaðýlamasýna uðramayacaksýnýz. Halkýnýzýn bir daha tökezlemesine izin vermeyeceksiniz.> Egemen RAB böyle diyor.'

16 RAB bana þöyle seslendi:

17 'Ýnsanoðlu, Ýsrail halký kendi ülkesinde yaþarken tutumu ve davranýþlarýyla ülkeyi kirletti. Onlarýn davranýþý benim gözümde âdet gören bir kadýnýn kirliliði gibiydi.

18 Bu yüzden öfkemi üzerlerine boþalttým. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarýyla onu kirlettiler.

19 Onlarý uluslara daðýttým, ülkelere yayýldýlar. Onlarý tutumlarýna ve davranýþlarýna göre yargýladým.

20 Uluslarýn arasýnda her gittikleri yerde kutsal adýmý kirlettiler. Çünkü onlar için, dendi.

21 Ýsrail halkýnýn gittiði uluslar arasýnda kirlettiði kutsal adýmýn onuru için kaygýlandým.

22 'Bu nedenle Ýsrail halkýna de ki, 23 Uluslar arasýnda kirlenen, onlar arasýnda kirlettiðiniz büyük adýmýn kutsallýðýný göstereceðim. Onlarýn gözü önünde kutsallýðýmý sizin aracýlýðýnýzla kanýtladýðýmda, uluslar benim RAB olduðumu anlayacaklar. Egemen RAB böyle diyor.

24 ' 25 Üzerinize temiz su dökeceðim, arýnacaksýnýz. Sizi bütün kirliliklerinizden ve putlarýnýzdan arýndýracaðým.

26 Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh koyacaðým. Ýçinizdeki taþtan yüreði çýkaracak, size etten bir yürek vereceðim.

27 Ruhumu içinize koyacaðým; kurallarýmý izlemenizi, buyruklarýma uyup onlarý uygulamanýzý saðlayacaðým.

28 Atalarýnýza verdiðim ülkede yaþayacak, benim halkým olacaksýnýz, ben de sizin Tanrýnýz olacaðým.

29 Sizi bütün kirliliklerinizden kurtaracaðým. Buðdaya seslenecek ve onu çoðaltacaðým. Artýk size kýtlýk göndermeyeceðim.

30 Uluslarýn arasýnda bir daha kýtlýk utancý çekmemeniz için aðaçlarýn meyvesini, tarlalarýn ürününü çoðaltacaðým.

31 O zaman kötü yollarýnýzý, kötü iþlerinizi anýmsayacaksýnýz. Günahlarýnýz, iðrenç uygulamalarýnýz yüzünden kendinizden tiksineceksiniz.

32 Bunu sizin hatýrýnýz için yapmadýðýmý iyi bilin. Egemen RAB böyle diyor. Davranýþlarýnýzdan utanýn, yüzünüz kýzarsýn, ey Ýsrail halký!

33 ' 34 Gelip geçenlerin gözünde viran olan ülkenin topraklarý iþlenecek.

35 Þöyle diyecekler: Viran olan bu ülke Aden bahçesi gibi oldu; yýkýlýp yerle bir olmuþ, kimsesiz kalmýþ kentler yeniden güçlendiriliyor, içinde oturuluyor.

36 O zaman çevrenizde kalan uluslar yýkýlaný yeniden yapanýn, çýplak yerleri yeniden dikenin ben RAB olduðumu anlayacaklar. Bunu ben RAB söylüyorum ve dediðimi yapacaðým.>

37 'Egemen RAB þöyle diyor: Ýsrail halkýnýn benden yine yardým dilemesini saðlayacak ve onlar için þunu yapacaðým: Onlarý bir koyun sürüsü gibi çoðaltacaðým.

38 Bayramlarda Yeruþalim nasýl kurbanlýk hayvanlarla doluyorsa, viran olmuþ kentler de insan topluluklarýyla öyle dolup taþacak. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.'

37

1 RAB'bin eli üzerimdeydi, Ruhu'yla*fç* beni dýþarý çýkardý, kemiklerle dolu bir ovanýn ortasýna koydu.

2 Beni onlarýn arasýnda her yöne dolaþtýrdý. Ovada her yere yayýlmýþ, tamamen kurumuþ pek çok kemik vardý.

3 RAB, 'Ýnsanoðlu, bu kemikler canlanabilir mi?' diye sordu.

4 Bunun üzerine, 'Bu kemikler üzerine peygamberlik et' dedi, 'Onlara de ki, 5 Egemen RAB bu kemiklere þöyle diyor: Ýçinize ruh koyacaðým, canlanacaksýnýz.

6 Size kaslar verecek, üzerinizde et oluþturacaðým, sizi deriyle kaplayacaðým. Ýçinize ruh koyacaðým, canlanacaksýnýz. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz.> '

7 Böylece bana verilen buyruk uyarýnca peygamberlik ettim. Ben peygamberlik ederken bir gürültü oldu, bir takýrtý duyuldu. Kemikler birbirleriyle birleþiyordu.

8 Baktým, iþte üzerlerinde kaslar, etler oluþuyor, üstlerini deri kaplýyordu. Ama onlarda ruh yoktu.

9 Sonra bana þöyle dedi: 'Rüzgara*fç* peygamberlik et, insanoðlu, peygamberlik et ve de ki, '

10 Böylece bana verilen buyruk uyarýnca peygamberlik ettim. Onlarýn içine soluk*fç* girince canlanýp ayaða kalktýlar. Çok, çok büyük bir kalabalýk oluþturuyorlardý.

11 Sonra bana, 'Ýnsanoðlu, bu kemikler bütün Ýsrail halkýný simgeliyor' dedi, 'Onlar, diyorlar.

12 Bu yüzden peygamberlik et ve onlara de ki, 13 Mezarlarýnýzý açýp sizi çýkardýðým zaman benim RAB olduðumu anlayacaksýnýz, ey halkým.

14 Ruhumu içinize koyacaðým, canlanacaksýnýz. Sizi kendi ülkenize yerleþtireceðim. O zaman, bunu söyleyenin ve yapanýn ben RAB olduðumu anlayacaksýnýz.> ' Böyle diyor RAB.

15 RAB bana þöyle seslendi:

16 'Ýnsanoðlu, bir deðnek al, üzerine diye yaz. Sonra baþka bir deðnek al, üzerine diye yaz.

17 Ýki deðneði yan yana getirerek birleþtir. Öyle ki, elinde bir deðnek gibi olsun.

18 'Halkýndan biri, diye sorarsa,

19 þöyle yanýtlayacaksýn:

20 Üzerine yazdýðýn deðnekleri görebilecekleri þekilde elinde tut.

21 Onlara de ki, 22 Onlarý ülkede, Ýsrail daðlarý üzerinde tek bir ulus yapacaðým. Hepsinin tek kralý olacak. Artýk iki ayrý ulus olmayacaklar, iki krallýða bölünmeyecekler.

23 Artýk putlarýyla, iðrenç uygulamalarýyla, isyanlarýyla kendilerini kirletmeyecekler. Onlarý yerleþtikleri, içinde günah iþledikleri yerlerden kurtarýp arýndýracaðým. Onlar halkým olacak, ben de onlarýn Tanrýsý olacaðým.

24 ' 25 Kulum Yakup'a verdiðim, atalarýnýzýn yaþadýðý ülkeye yerleþecekler. Kendileri, çocuklarý, çocuklarýnýn çocuklarý sonsuza dek orada yaþayacaklar. Kulum Davut da sonsuza dek onlarýn önderi olacak.

26 Onlarla esenlik antlaþmasý yapacaðým. Bu onlarla sonsuza dek geçerli bir antlaþma olacak. Onlarý yeniden oraya yerleþtirip sayýca çoðaltacaðým. Tapýnaðýmý sonsuza dek onlarýn ortasýna kuracaðým.

27 Konutum aralarýnda olacak; onlarýn Tanrýsý olacaðým, onlar da benim halkým olacak.

28 Tapýnaðým sonsuza dek onlarýn arasýnda oldukça uluslar Ýsrail'i kutsal kýlanýn ben RAB olduðumu anlayacaklar.> '

38

1 RAB bana þöyle seslendi:

2 'Ýnsanoðlu, yüzünü Magog ülkesinden Roþ'un, Meþek'in, Tuval'ýn önderi*fd* Gog'a çevir, ona karþý peygamberlik et.

3 De ki, 4 Seni geldiðin yoldan geri çevirecek, çenelerine çengel takacaðým. Seni ve bütün ordunu, atlarý, tam donanmýþ atlýlarý, küçük büyük kalkanlý, hepsi kýlýç kullanan büyük kalabalýðý dýþarýya sürükleyeceðim.

5 Onlarla birlikte hepsi kalkanlý, miðferli Persliler'i, Kûþlular'ý*, Pûtlular'ý,

6 Gomer'in bütün ordusunu, uzak kuzeydeki Beyttogarma'nýn bütün ordusunu ve yanýndaki birçok ulusu da sürükleyeceðim.

7 ' 8 Uzun zaman sonra savaþa çaðrýlacaksýn. Gelecek yýllarda, halký birçok ulustan uzun zamandýr ýssýz kalmýþ Ýsrail daðlarýnda toplanmýþ, savaþtan rahata kavuþmuþ bir ülkeye saldýracaksýn. Uluslar arasýndan çýkarýlmýþ olan bu halk, þimdi güvenlik içinde yaþýyor.

9 Sen, bütün askerlerin ve seninle olan birçok ulus çýkýp kasýrga gibi geleceksiniz; ülkeyi kaplayan bulut gibi olacaksýnýz.

10 ' 11 Diyeceksin ki: Sursuz köyleri olan bir ülkeye saldýracak, esenlik ve güvenlik içinde yaþayan insanlarýn üzerine yürüyeceðim. Bu köylerin tümü sursuz; kapýlarý da kapý sürgüleri de yok.

12 Viran olmuþ kentlerde yaþayan halký soyup malýný yaðma edeceðim. Sürüsü, malý olan, dünyanýn ortasýnda yaþayan bu uluslarýn arasýndan toplanmýþ halka karþý elimi uzatacaðým.

13 Saba, Dedan, Tarþiþ tüccarlarý ve köyleri sana, Yaðmalamak için mi geldin? Çapul malý toplamak, altýn, gümüþ taþýmak, hayvan, mal götürmek, bol ganimet elde etmek için mi bu kalabalýðý topladýn? diyecek.>

14 'Bu yüzden, ey insanoðlu, peygamberlik et ve Gog'a de ki, 15 Sen ve seninle birlikte birçok ulustan oluþan tümü ata binmiþ büyük bir kalabalýk, güçlü bir ordu uzak kuzeyden geleceksiniz.

16 Ülkeyi kaplayan bir bulut gibi halkým Ýsrail'in üzerine yürüyeceksiniz. Son günlerde, ey Gog, seni ülkeme saldýrtacaðým. Öyle ki, uluslarýn gözü önünde kutsallýðýmý senin aracýlýðýnla gösterdiðim zaman beni tanýyabilsinler.

17 ' 18 ' 19 Kýskançlýðýmla ve öfkemin þiddetiyle diyorum ki, o gün Ýsrail ülkesinde büyük bir yer sarsýntýsý olacak.

20 Denizdeki balýklar, gökteki kuþlar, kýrdaki hayvanlar, yerde sürünen bütün yaratýklar ve dünyadaki bütün insanlar önümde titreyecekler. Daðlar yerle bir edilecek, kayalýklar ufalanacak, her duvar çökecek.

21 Bütün daðlarýmda Gog'a karþý kýlýcý çaðýracaðým. Egemen RAB böyle diyor. Herkes birbirine kýlýç çekecek.

22 Onu salgýn hastalýkla, kanla cezalandýracaðým; onun, ordusunun, ondan yana olan birçok ulusun üzerine saðanak yaðmur, dolu, ateþli kükürt yaðdýracaðým.

23 Böylece büyüklüðümü, kutsallýðýmý gösterecek, birçok ulusun gözünde kendimi tanýtacaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.> '

39

1 'Ýnsanoðlu, Gog'a karþý peygamberlik et ve ona de ki, 2 Seni geri çevirip sürükleyeceðim. Seni uzak kuzeyden çýkarýp Ýsrail'in daðlarýna getireceðim.

3 Sol elindeki yayýný vuracak, sað elindeki oklarýný düþüreceðim.

4 Sen de askerlerinle senden yana olan uluslar da Ýsrail daðlarýna serileceksiniz. Sizi yem olarak her çeþit yýrtýcý kuþa, yabanýl hayvana vereceðim.

5 Açýk kýrlarda düþüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim. Egemen RAB böyle diyor.

6 Magog'un ve kýyýda güvenlik içinde yaþayanlarýn üzerine ateþ yaðdýracaðým. O zaman benim RAB olduðumu anlayacaklar.

7 ' 8 O gün yaklaþtý! Söylediklerim olacak. Egemen RAB böyle diyor. Budur sözünü ettiðim gün!

9 ' 10 Kýrdan odun toplamayacak, ormandan odun kesmeyecekler. Yakmak için silahlarý kullanacaklar. Mallarýný yaðmalayanlarý yaðmalayacak, kendilerini soyanlarý soyacaklar. Egemen RAB böyle diyor.

11 ' 12 Ýsrail halký ülkeyi arýndýrmak için onlarý gömecek. Bu yedi ay sürecek.

13 Onlarý bütün ülke halký gömecek. Görkemimi açýkladýðým gün onlar için onur olacak. Egemen RAB böyle diyor.

14 ' <Ülkeyi arýndýrmak için adamlar görevlendirilecek. Bazýlarý ülkeyi sürekli dolaþacak, öbürleriyse yerde kalan cesetleri gömecekler. Yedi aylýk süre bitince, araþtýrma iþine baþlayacaklar.

15 Bu adamlar ülkenin her yanýný dolaþacak. Bir insan kemiði görünce, mezarcýlar onu Hamon-Gog Vadisi'ne gömünceye dek, yanýna bir iþaret koyacak.

16 Orada Hamona*fh* adýnda bir kent olacak. Böylelikle ülke arýndýrýlacak.>

17 'Ýnsanoðlu, Egemen RAB þöyle diyor: Her çeþit kuþa ve yabanýl hayvana seslen: 18 Baþan'ýn besili hayvanlarýnýn -koçlarýn, kuzularýn, tekelerin, boðalarýn- etini yiyip kanýný içer gibi yiðitlerin etini yiyecek, dünya önderlerinin kanýný içeceksiniz.

19 Sizin için hazýrlayacaðým kurbandan doyana dek yað yiyeceksiniz, sarhoþ oluncaya dek kan içeceksiniz.

20 Soframda atlardan, atlýlardan, yiðitlerden ve her çeþit askerden bol bol yiyip doyacaksýnýz.> Egemen RAB böyle diyor.

21 'Görkemimi uluslar arasýnda açýklayacaðým. Bütün uluslar kendilerine verdiðim cezayý, üzerlerine koyduðum elimi görecekler.

22 Ýsrail halký o günden baþlayarak benim Tanrýlarý RAB olduðumu anlayacak.

23 Uluslar Ýsrail halkýnýn iþlediði suç yüzünden, bana ihanet ettiði için sürgüne gittiðini anlayacaklar. Yüzümü onlardan gizledim, onlarý düþmanlarýnýn eline teslim ettim, hepsi kýlýçtan geçirildi.

24 Onlarý kirliliklerine, isyanlarýna göre cezalandýrdým, yüzümü onlardan gizledim.

25 'Bundan ötürü Egemen RAB þöyle diyor: Yakup'un sürgündeki soyunu geri getirecek, Ýsrail halkýna acýyacaðým. Kutsal adýmý kýskançlýkla koruyacaðým.

26 Ülkelerinde güvenlik içinde yaþayýnca, onlarý korkutan kimse olmayýnca, utançlarýný, bana ettikleri bütün ihanetleri unutacaklar.

27 Onlarý uluslar arasýndan geri getirip düþman ülkelerinden topladýðým zaman, onlar aracýlýðýyla birçok ulusa kutsallýðýmý göstereceðim.

28 O zaman benim Tanrýlarý RAB olduðumu anlayacaklar. Onlarý uluslar arasýna sürgüne göndermeme karþýn, hiçbirini býrakmadan ülkelerine geri getireceðim.

29 Onlardan bir daha yüzümü gizlemeyeceðim, çünkü Ýsrail halký üzerine Ruhum'u dökeceðim.' Egemen RAB böyle diyor.

40

1 Sürgünlüðümüzün yirmi beþinci yýlý, yýlýn baþýnda, ayýn onuncu günü, Yeruþalim Kenti'nin düþüþünün on dördüncü yýlý, tam o gün RAB'bin eli beni yakalayýp oraya götürdü.

2 Görümde Tanrý beni Ýsrail ülkesine götürüp çok yüksek bir daðýn üzerine koydu. Daðýn güneyinde kente benzer yapýlar vardý.

3 Tanrý beni oraya götürdü, tunca* benzer bir adam gördüm. Elinde keten ip ve bir ölçü deðneði tutarak kapýnýn giriþinde duruyordu.

4 Bana, 'Ýnsanoðlu, gözlerinle gör, kulaklarýnla iþit, sana göstereceðim her þeye dikkat et' dedi, 'Sen bunun için buraya getirildin. Göreceðin her þeyi Ýsrail halkýna anlat.'

5 Tapýnaðý çepeçevre kuþatan bir duvar gördüm. Adamýn elindeki ölçü deðneðinin uzunluðu altý arþýndý. Her arþýna bir elin eni kadar uzunluk eklenmiþti*fý*. Adam duvarý ölçtü; kalýnlýðý ve yüksekliði bir ölçü deðneði kadardý.

6 Sonra doðuya bakan kapýya gitti, basamaklarý çýkýp kapý eþiðini ölçtü. Eni bir ölçü deðneði kadardý*fi*.

7 Bekçi odalarýnýn her birinin uzunluðu ve geniþliði bir ölçü deðneði kadardý. Odalarýn arasýndaki duvarýn kalýnlýðý beþ arþýndý. Tapýnaða bakan eyvanýn kapý eþiði bir ölçü deðneði uzunluktaydý.

8 Eyvaný ölçtü;

9 geniþliði sekiz arþýn, kapý sövelerinin kalýnlýðý ikiþer arþýndý. Eyvan tapýnaða bakýyordu.

10 Doðu Kapýsý'nýn her yanýnda üçer bekçi odasý vardý. Hepsi ayný ölçüdeydi. Odalar arasýndaki duvarlarýn ölçüsü de aynýydý.

11 Adam kapýnýn geniþliðini ölçtü. Geniþliði on, iç giriþin geniþliði on üç arþýndý.

12 Her bekçi odasýnýn önünde bir arþýn yüksekliðinde bir duvar vardý. Odalar kare þeklindeydi, kenarlarý altýþar arþýndý.

13 Sonra giriþleri karþý karþýya olan odalarýn arka duvarlarýnýn arasýný ölçtü; yirmi beþ arþýndý.

14 Sütunlarý ölçtü, altmýþ arþýndý*fj*. Kapýnýn çevresindeki avlu sütunlara kadar uzanýyordu.

15 Kapý giriþinden eyvanýn sonuna kadarki uzaklýk elli arþýndý.

16 Her iki yandaki bekçi odalarýnda, odalar arasýndaki duvarlarda ve eyvanýn çepeçevre duvarlarýnda içe bakan kafesli pencereler vardý. Bölme duvarlarý hurma aðacý motifleriyle kaplýydý.

17 Adam bundan sonra beni dýþ avluya götürdü. Orada odalar ve dýþ avluyu çevreleyen taþ yol vardý. Taþ yol boyunca otuz oda vardý.

18 Giriþin iki yanýndaki taþ yolun geniþliði kapýlarýn uzunluðu kadardý. Bu aþaðý taþ yoldu.

19 Avlunun geniþliðini aþaðý giriþten iç avlunun giriþine dek ölçtü. Doðu ve kuzeydeki uzaklýk yüz arþýndý.

20 Adam dýþ avlunun kuzeye bakan kapýsýnýn uzunluðunu ve geniþliðini ölçtü.

21 Ýki yandaki üçer bekçi odasýnýn, aralarýndaki duvarlarýn ve eyvanýn ölçüsü, birinci kapýnýn ölçüsünün aynýsýydý. Uzunluðu elli arþýn, geniþliði yirmi beþ arþýndý.

22 Pencerelerin, eyvanýn, hurma aðacý motiflerinin ölçüsü, doðuya bakan kapýnýn ölçüsünün aynýsýydý. Oraya yedi basamakla çýkýlýyordu, eyvan bunlarýn karþýsýndaydý.

23 Doðu Kapýsý'na olduðu gibi, Kuzey Kapýsý'na da bakan bir iç avlu kapýsý vardý. Adam bu iki kapý arasýndaki uzaklýðý ölçtü, yüz arþýndý.

24 Adam beni güneye doðru götürdü. Orada güneye bakan bir kapý gördüm. Adam kapýnýn sövelerini ve eyvaný ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynýsýydý.

25 Öbürlerinde olduðu gibi, bu kapýnýn ve eyvanýn her yanýnda da pencereler vardý. Uzunluðu elli arþýn, geniþliði yirmi beþ arþýndý.

26 Oraya yedi basamakla çýkýlýyordu, eyvan bunlarýn karþýsýndaydý. Ýki kapý sövesi de hurma aðacý motifleriyle kaplýydý.

27 Ýç avlunun güneye bakan bir kapýsý vardý. Adam bu kapýdan güneydeki dýþ kapýya kadar olan uzaklýðý ölçtü, yüz arþýndý.

28 Adam beni Güney Kapýsý'ndan iç avluya götürdü. Güney Kapýsý'ný ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynýsýydý.

29 Bekçi odalarýnýn, odalar arasýndaki duvarlarýn, eyvanýn ölçüleri öbürlerinin aynýsýydý. Dýþ duvarlarda ve eyvanýn her yanýnda pencereler vardý. Giriþin uzunluðu elli arþýn, geniþliði yirmi beþ arþýndý.

30 Eyvan*fk* dýþ avluya bakýyordu. Kapý söveleri hurma aðacý motifleriyle kaplýydý. Oraya sekiz basamakla çýkýlýyordu.

31

32 Adam beni doðudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapýyý ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynýsýydý.

33 Bekçi odalarýnýn, odalar arasýndaki duvarlarýn, eyvanýn ölçüleri öbürlerinin aynýsýydý. Dýþ duvarlarda ve eyvanýn her yanýnda pencereler vardý. Giriþin uzunluðu elli arþýn, geniþliði yirmi beþ arþýndý.

34 Eyvan dýþ avluya bakýyordu. Kapý söveleri hurma aðacý motifleriyle kaplýydý. Oraya sekiz basamakla çýkýlýyordu.

35 Sonra adam beni Kuzey Kapýsý'na götürdü. Kapýyý ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynýsýydý.

36 Bunun da bekçi odalarý, aralarýndaki duvarlar, eyvaný aynýydý. Kapýnýn her yanýnda pencereler vardý. Giriþin uzunluðu elli arþýn, geniþliði yirmi beþ arþýndý.

37 Eyvan dýþ avluya bakýyordu. Kapý söveleri her yanda hurma aðacý motifleriyle kaplýydý. Oraya sekiz basamakla çýkýlýyordu.

38 Ýç avlu giriþlerindeki eyvanlarýn yanýnda kapýsý eyvana açýlan bir oda vardý. Yakmalýk sunular* burada yýkanýyordu.

39 Eyvanýn her iki yanýnda ikiþer masa vardý. Yakmalýk sunu, günah sunusu* ve suç sunusu* için hayvanlar bu masalarýn üzerinde kesiliyordu.

40 Eyvanýn dýþ duvarýnýn yanýnda, Kuzey Kapýsý'nýn basamaklarýnýn her iki yanýnda ikiþer olmak üzere dört masa daha vardý.

41 Böylece kurbanlýk hayvanlarýn kesimi için kapýnýn her iki yanýnda dörder olmak üzere sekiz masa vardý.

42 Yakmalýk sunular için yontma taþtan dört masa vardý. Her masanýn uzunluðu ve geniþliði birer buçuk arþýn, yüksekliði bir arþýndý. Yakmalýk sunularla öbür kurbanlarýn kesiminde kullanýlan aletleri bunlarýn üzerine koyuyorlardý.

43 Odanýn duvarlarýna çifte çengeller asýlmýþtý; her biri bir el geniþliðindeydi. Masalar sunulacak kurban eti için kullanýlýyordu.

44 Ýç kapýnýn dýþ bölümünde, iç avluda iki oda*fl* vardý. Bunlardan biri Kuzey Kapýsý'nýn yanýndaydý ve güneye bakýyordu, öbürü Güney*fm* Kapýsý'nýn yanýndaydý ve kuzeye bakýyordu.

45 Adam bana, 'Güneye bakan oda tapýnakta hizmet görecek kâhinler için' dedi,

46 'Kuzeye bakan oda da sunakta hizmet görecek kâhinler için. Bunlar Levi soyundan, RAB'be hizmet etmek için O'na yaklaþan Sadokoðullarý'dýr.'

47 Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluðu yüz arþýn, geniþliði yüz arþýndý. Sunak tapýnaðýn önündeydi.

48 Adam sonra beni tapýnaðýn eyvanýna götürüp eyvanýn kapý sövelerini ölçtü. Her iki yandaki sövelerin geniþliði beþer arþýndý. Giriþin geniþliði on dört arþýn, iki yandaki duvarlarýn geniþliði de üçer arþýndý*fn*.

49 Eyvanýn uzunluðu yirmi arþýn, geniþliði on iki arþýndý*fo*. Oraya basamaklarla çýkýlýyordu. Kapý sövelerinin her bir yanýnda sütunlar vardý.

41

1 Bundan sonra adam beni tapýnaðýn ana bölümüne götürüp kapý sövelerini ölçtü. Sövelerin*fö* geniþliði her yandan altý arþýndý.

2 Giriþinin geniþliði on arþýn, her yandan buna baðlý duvarlarýn geniþliði beþer arþýndý. Ana bölümü de ölçtü. Uzunluðu kýrk arþýn, geniþliði yirmi arþýndý.

3 Sonra iç odaya gidip giriþin sövelerini ölçtü. Her biri iki arþýn geniþliðindeydi. Giriþin geniþliði altý arþýn, her yandan buna baðlý duvarlarýn geniþliði yedi arþýndý.

4 Ana bölümün ötesindeki iç odayý ölçtü. Uzunluðu ve geniþliði yirmiþer arþýndý. Adam, 'Bu En Kutsal Yer'dir*' dedi.

5 Tapýnaðýn duvarýný ölçtü, kalýnlýðý altý arþýndý. Tapýnaðýn çevresindeki her yan odanýn geniþliði dört arþýndý.

6 Bu yan odalar üç kattý, her katta otuz oda vardý. Tapýnaðýn duvarlarý boyunca yan odalara destek görevi yapan çýkýntýlar vardý. Öyle ki, destekler tapýnak duvarlarýna girmesin.

7 Tapýnaðýn çevresindeki yan odalar yukarý kata doðru çýktýkça geniþliyordu. Tapýnaðýn çevresindeki yapýnýn yukarýya çýkan bir merdiveni vardý. Yukarýya doðru çýkýldýkça yan odalar geniþliyordu. Merdivenle alt kattan orta kata, oradan da üst kata çýkýlýyordu.

8 Tapýnaðýn çevresinde yan odalarýn temelini oluþturan yüksek bir kaldýrým gördüm. Uzunluðu bir deðnek kadar, yani altý arþýndý.

9 Yan odalarýn dýþ duvarýnýn kalýnlýðý beþ arþýndý. Tapýnaðýn yan odalarý ile kâhin odalarý arasýndaki açýk alanýn geniþliði tapýnak çevresi boyunca yirmi arþýndý.

10

11 Yan odalarýn giriþi açýk alana bakýyordu; biri kuzeyde, öbürü güneydeydi. Açýk alana bitiþik temelin geniþliði her yandan beþ arþýndý.

12 Tapýnaðýn batýsýnda açýk alana bakan bir yapý vardý. Geniþliði yetmiþ arþýndý; duvarýnýn kalýnlýðý her yandan beþ arþýn, uzunluðu doksan arþýndý.

13 Bundan sonra adam tapýnaðý ölçtü. Uzunluðu yüz arþýndý. Tapýnaðýn açýk alaný, yapý ve duvarlarý yüz arþýn uzunluktaydý.

14 Doðuda tapýnaðýn açýk alanýnýn tapýnaðýn önüyle birlikte geniþliði yüz arþýndý.

15 Adam tapýnaðýn arkasýndaki açýk alana bakan yapýnýn iki yanýndaki koridorlarýn uzunluðunu ölçtü; yüz arþýndý.

16 kapý eþikleri, kafesli pencereler, eþiðin karþýsýndaki üç katý çevreleyen koridorlar tabandan pencerelere dek aðaç kaplýydý. Pencereler açýlýp kapanabiliyordu.

17 Giriþin üstü, iç oda, dýþarýsý ve bütün iç ve dýþ duvarlar düzenli aralýklarla

18 Keruv* ve hurma aðacý motifleriyle kaplýydý. Ýki Keruv arasýnda bir hurma aðacý vardý. Her Keruv'un iki yüzü vardý:

19 Bir yanda hurma aðacýna bakan insan yüzü, öbür yanda hurma aðacýna bakan genç aslan yüzü. Tapýnak çepeçevre Keruv ve hurma aðacý oymalarýyla bezenmiþti.

20 Tabandan giriþin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarlarý Keruv ve hurma aðacý oymalarýyla kaplýydý.

21 Ana bölümün kapý söveleri kare þeklindeydi, En Kutsal Yer'in önündeki kapý söveleri bunlara benziyordu.

22 Üç arþýn yüksekliðinde, iki arþýn uzunluðunda aðaçtan yapýlmýþ bir sunak vardý. Köþeleri, ayaklarý*fp*, yanlarý aðaçtandý. Adam bana, 'RAB'bin önündeki masa budur' dedi.

23 Ana bölümün ve En Kutsal Yer'in çift kanatlý birer kapýsý vardý.

24 Her kapýnýn iki menteþeli kanadý vardý.

25 Duvarlara olduðu gibi, ana bölümün kapýlarýna da Keruv ve hurma aðacý oymalarý yapýlmýþtý. Dýþarda, eyvanýn önünde aðaçtan bir asma tavan vardý.

26 Eyvanýn yan duvarlarýndaki kafesli pencerelerin iki yaný hurma aðacý oymalarýyla kaplýydý. Tapýnaðýn yan odalarýyla asma tavanlarý böyleydi.

42

1 Adam beni kuzeye giden yoldan dýþ avluya çýkardý. Tapýnaðýn açýk alanýna ve dýþ avlunun kuzeyindeki yapýlara bakan odalara götürdü.

2 Kapýsý kuzeye bakan bu yapýnýn uzunluðu yüz arþýn, geniþliði elli arþýndý.

3 Ýç avlunun yirmi arþýnlýk bölümüyle dýþ avlunun taþ yoluna bakan üç katýn koridorlarý karþý karþýyaydý.

4 Odalarýn önünde geniþliði on arþýn, uzunluðu yüz arþýn*fr* olan bir iç koridor vardý. Kapýlarý kuzeye bakýyordu.

5 Yapýnýn üst kattaki odalarý alt ve orta kattaki odalardan daha dardý. Çünkü üst kattaki koridorlar daha çok yer kaplýyordu.

6 Avlularda sütunlar olmasýna karþýn, üçüncü kattaki odalarýn sütunlarý yoktu. Bu yüzden bu odalar alt ve orta kattaki odalardan daha dardý.

7 Odalarýn önünde, odalara ve dýþ avluya paralel bir dýþ duvar vardý, elli arþýn uzunluktaydý.

8 Dýþ avlu yanýndaki sýra odalarýn uzunluðu elli arþýnken, ana bölüme daha yakýn sýra odalarýn uzunluðu yüz arþýndý.

9 Alt kattaki odalarýn dýþ avludan girilecek gibi doðu yönünde bir giriþleri vardý.

10 Ýç avlunun güneyi*fs* boyunca, açýk alana ve dýþ avludaki yapýlara bakan baþka odalar vardý.

11 Kuzeydeki odalarda olduðu gibi, bu odalarýn önünde de bir geçit vardý. Odalarýn uzunluklarý, geniþlikleri aynýydý, çýkýþlarý ve boyutlarý kuzeydeki odalara benziyordu. Güneydeki odalarýn giriþleri kuzeydekiler gibiydi. Geçidin baþlangýcýnda bir giriþ vardý. Arka duvarlar boyunca doðuya uzanan bu geçit odalara açýlýyordu.

12

13 Bundan sonra adam, 'Tapýnaðýn açýk alanýna bakan kuzey ve güneydeki odalar kutsaldýr' dedi, 'RAB'bin önünde hizmet eden kâhinler orada en kutsal sunulardan yiyecekler. En kutsal sunularý -tahýl, günah ve suç sunularýný*- oraya koyacaklar. Çünkü orasý kutsaldýr.

14 Kâhinler kutsal alana girdikten sonra, hizmet ederken giydikleri giysileri orada býrakmadan dýþ avluya çýkmayacaklar. Çünkü bu giysiler kutsaldýr. Halkýn bulunduðu yerlere gitmeden önce baþka giysiler giymeliler.'

15 Adam iç tapýnaðý ölçmeyi bitirince, beni Doðu Kapýsý'ndan dýþarýya götürdü, o alaný her yandan ölçtü.

16 Doðu yanýný ölçü deðneðiyle ölçtü, beþ yüz arþýn*fþ* kadardý.

17 Kuzey yanýný ölçtü, beþ yüz arþýn*fþ* kadardý.

18 Güney yanýný ölçtü, beþ yüz arþýn*fþ* kadardý.

19 Sonra batýya dönüp ölçtü, beþ yüz arþýn*fþ* kadardý.

20 Böylece alanýn dört yanýný ölçtü. Kutsal olaný kutsal olmayandan ayýrmak için alanýn çevresinde bir duvar vardý; uzunluðu ve geniþliði beþer yüz arþýndý.

43

1 Adam beni doðuya bakan kapýya götürdü.

2 Ýsrail Tanrýsý'nýn görkeminin doðudan geldiðini gördüm. Sesi gürül gürül akan sularýn sesi gibiydi. Görkeminden yeryüzü aydýnlýkla doldu.

3 Gördüðüm görüm, Tanrý kenti yok etmeye geldiðinde ve Kevar Irmaðý kýyýsýnda gördüðüm görümlere benziyordu. Yüzüstü yere düþtüm.

4 RAB'bin görkemi doðuya bakan kapýdan tapýnaða girdi.

5 Ruh beni ayaða kaldýrýp iç avluya götürdü. RAB'bin görkemi tapýnaðý doldurdu.

6 Adam orada yanýmda dururken, tapýnaktan birinin bana seslendiðini duydum.

7 Bana þöyle dedi: 'Ýnsanoðlu, tahtýmýn yeri, ayaklarýmýn basacaðý, Ýsrail halkýyla sonsuza dek yaþayacaðým yer burasýdýr. Bundan böyle Ýsrail halký da krallarý da fahiþelikleriyle ve krallarýnýn cesetleriyle bir daha kutsal adýmý kirletmeyecek.

8 Onlar kapý eþiklerini kapý eþiðimin, sövelerini sövelerimin bitiþiðine yerleþtirdiler. Benimle aralarýnda yalnýzca bir duvar vardý. Ýðrenç uygulamalarýyla kutsal adýmý kirlettiler. Bu yüzden öfkemle onlarý yok ettim.

9 Þimdi fahiþeliklerini, krallarýnýn cesetlerini benden uzaklaþtýrsýnlar; ben de sonsuza dek aralarýnda yaþayayým.

10 'Ýnsanoðlu, günahlarýndan utanmalarý için bu tapýnaðý Ýsrail halkýna tanýt. Tapýnaðýn tasarýsýný incelesinler.

11 Eðer bütün yaptýklarýndan utanýyorlarsa, tapýnaðýn tasarýný -düzenlemesini, giriþlerini, çýkýþlarýný- kurallarýný, yasalarýný onlara bildir. Tasarý onlarýn gözü önünde yaz ki, bütün düzenine, kurallarýna baðlýlýkla uyabilsinler.

12 Tapýnakla ilgili yasa þudur: Daðýn tepesinde tapýnaðý çevreleyen bütün alan çok kutsal olacak. Ýþte tapýnakla ilgili yasa böyle.

13 'Arþýn ölçüsüyle sunaðýn ölçüleri þunlardýr: -Bu arþýn, bir arþýna ek olarak bir elin eni kadardýr.- Sunaðý çevreleyen hendeðin derinliði bir arþýn, geniþliði bir arþýn, çevresindeki kenarlýk bir karýþ. Sunaðýn yüksekliðiyse þöyle:

14 Sunaðýn yerdeki hendekten alt çýkýntýya kadarki bölümünün yüksekliði iki arþýn, geniþliði bir arþýn, küçük çýkýntýdan büyük çýkýntýya kadarki bölümün yüksekliði dört arþýn, geniþliði bir arþýn.

15 Sunaðýn kurban yakýlan üst bölümünün yüksekliði dört arþýn; üst bölümden yukarý doðru dört boynuz uzanacak.

16 Sunaðýn üst bölümü kare þeklinde olacak. Uzunluðu on iki arþýn, geniþliði on iki arþýn.

17 Üst çýkýntýnýn dört yandan uzunluðu ve geniþliði de on dörder arþýn. Çevresindeki kenarlýk yarým arþýn, hendeðin çevresi bir arþýn. Sunaðýn basamaklarý doðuya bakacak.'

18 Adam konuþmasýný þöyle sürdürdü: 'Ýnsanoðlu, Egemen RAB þöyle diyor: 19 Bana hizmet etmek üzere önüme gelen Sadok soyundan Levili kâhinlere günah sunusu* olarak bir boða vereceksin. Egemen RAB böyle diyor.

20 Boðanýn kanýndan biraz alýp sunaðýn dört boynuzuna, çýkýntýnýn dört köþesine ve çevresindeki kenarlýðýn üzerine süreceksin. Böylece sunaðý pak kýlýp arýndýracaksýn.

21 Boðayý günah sunusu olarak alacak, tapýnaðýn dýþýnda, tapýnak alanýnda belirlenen yerde yakacaksýn.

22 ' <Ýkinci gün günah sunusu olarak kusursuz bir teke sunacaksýn. Sunaðý boðanýn kanýyla arýndýrdýðýn gibi tekenin kanýyla da arýndýr.

23 Arýndýrma iþlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boðayla bir koç sunacaksýn.

24 Bunlarý RAB'bin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalýk sunu olarak RAB'be sunacaklar.

25 ' 26 Yedi gün sunaðý arýndýrýp pak kýlacaklar. Böylece sunak adanmýþ olacak.

27 Yedi gün bitince, kâhinler sekizinci gün ve daha sonra yakmalýk ve esenlik sunularýnýzý* sunaðýn üzerinde sunacak. O zaman sizi kabul edeceðim. Egemen RAB böyle diyor.> '

44

1 Bundan sonra adam beni tapýnaðýn doðuya bakan dýþ kapýsýna geri getirdi. Kapý kapalýydý.

2 RAB bana, 'Bu kapý kapalý kalacak, açýlmayacak, buradan kimse girmeyecek!' dedi, 'Ýsrail'in Tanrýsý RAB bu kapýdan girdi, bu yüzden kapalý kalacak.

3 Yalnýz önder -önder olduðu için- RAB'bin önünde oturup ekmek yemek üzere eyvandan girebilir, ayný yoldan da çýkabilir.'

4 Adam Kuzey Kapýsý yolundan tapýnaðýn önüne getirdi beni. Baktým, RAB'bin görkeminin tapýnaðý doldurduðunu gördüm. Yüzüstü yere düþtüm.

5 RAB bana þöyle seslendi: 'Ýnsanoðlu, RAB'bin Tapýnaðý'nýn bütün kurallarý ve yasalarýyla ilgili söyleyeceklerimi iyi dinle, her þeye iyi bak, kulak ver. Tapýnaða kimin girip çýkacaðýna dikkat et.

6 Asi Ýsrail halkýna de ki, 7 Yüreði ve bedeni sünnet edilmemiþ yabancýlarý tapýnaðýma aldýnýz, bana yiyecek olarak yað, kan sunmakla tapýnaðýmý kirlettiniz. Böylece iðrenç uygulamalarýnýzla antlaþmamý bozdunuz.

8 Kutsal eþyalarýma iliþkin sorumluluðunuzu yerine getirmediniz. Tapýnaðýmda bu eþyalara bakmalarý için baþkalarýný görevlendirdiniz.

9 Egemen RAB þöyle diyor: Yüreði ve bedeni sünnet edilmemiþlerden, Ýsrail halký arasýnda yaþayan yabancýlardan hiçbiri tapýnaðýma girmeyecek.

10 ' <Ýsrail kötü yola saptýðý zaman beni býrakan, yoldan sapýp putlarýna baðlanan Levililer'se günahlarýnýn cezasýný çekecekler.

11 Ama tapýnaðýmda onlar hizmet edecek: Tapýnaðýn kapýlarýndan sorumlu olacaklar; tapýnaðýn hizmetini yapacak, yakmalýk sunu* ve kurbanlýk hayvanlarý halk için kesecek, halkýn önünde duracak, halka hizmet edecekler.

12 Putlarýnýn önünde Ýsrail halkýna hizmet ederek halký günaha soktular. Bu nedenle ben RAB onlarý günahlarý yüzünden cezalandýracaðýma ant içtim. Egemen RAB böyle diyor.

13 Kâhin olarak hizmet etmek üzere bana yaklaþmayacaklar. Kutsal eþyalarýma, en kutsal sunularýma dokunmayacaklar. Ýðrenç uygulamalarýnýn utancýný yüklenecekler.

14 Yine de tapýnaðýn hizmeti ve orada yapýlacak bütün iþler için onlarý görevlendireceðim.

15 ' 16 Yalnýz onlar girecek tapýnaðýma; önümde hizmet etmek için yalnýz onlar soframa yaklaþacak, görev yapacaklar.

17 ' 18 Baþlarýna keten sarýk saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir þey giymeyecekler.

19 Dýþ avluya halkýn yanýna çýkmadan önce, hizmet ederken giydikleri giysileri çýkarýp kutsal odalara koyacak, baþka giysiler giyecekler. Öyle ki, o giysilerin kutsallýðýný halka geçirmesinler.

20 ' 21 Ýç avluya gireceði zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.

22 Kâhinler dul ya da boþanmýþ kadýnla evlenmeyecek. Ýsrail soyundan erden bir kýzla ya da baþka bir kâhinden dul kalmýþ bir kadýnla evlenebilirler.

23 Kutsalla bayaðý arasýndaki ayrýmý halkýma onlar öðretecek, kirliyle temizi ayýrt etmeyi onlar gösterecekler.

24 ' 25 ' 26 Arýndýktan sonra yedi gün bekleyecek.

27 Tapýnakta hizmet etmek üzere iç avluya gireceði gün, kendisi için bir günah sunusu* sunacak. Egemen RAB böyle diyor.

28 ' 29 Kâhinler tahýl, günah ve suç sunularýný* yiyecekler. Ýsrail'de RAB'be adanan her þey onlarýn olacak.

30 Ýlk ürünlerin en iyileri ve bütün özel armaðanlarýnýz kâhinlerin olacak. Evinize bereket yaðsýn diye tahýlýnýzýn ilkini onlara vereceksiniz.

31 Kâhinler ölü bulunmuþ ya da yabanýl hayvan tarafýndan parçalanmýþ hiçbir kuþ ya da hayvan yemeyecek.> '

45

1 ' <Ülkeyi mülk olarak paylaþtýrdýðýnýz zaman, RAB'be ülkeden pay olarak 25 000 arþýn*ft* uzunlukta, 20 000 arþýn*fu* geniþlikte kutsal bir bölge ayýracaksýnýz. Bütün bu bölge kutsal olacak.

2 Uzunluðu ve geniþliði 500 arþýnlýk bir bölüm kutsal yer için, 50 arþýnlýk bir yer de çevresindeki alan için ayrýlacak.

3 Bu bölgeden uzunluðu 25 000 arþýnlýk*ft*, geniþliði 10 000 arþýnlýk*fü* bir bölüm ölçeceksiniz. Tapýnak, En Kutsal Yer* orada olacak.

4 Burasý tapýnakta hizmet etmek üzere RAB'be yaklaþan kâhinlere ayrýlacak ve ülkenin kutsal payý olacak. Kâhinlerin evleri de tapýnak da o kutsal bölgede olacak.

5 Tapýnakta hizmet eden Levililer'e miras olarak 25 000 arþýn*ft* uzunlukta, 10 000 arþýn*fü* geniþlikte bir bölge verilecek. Orada, yaþamalarý için kendilerine ait kentler olacak*fv*.

6 ' 7 ' 8 Bu toprak Ýsrail'de önderin payý olacak. Bundan böyle önderlerim halkýma bir daha baský yapmayacak, ama oymaklarýna göre Ýsrail halkýna ülkeyi miras olarak verecekler.

9 ' 10 Doðru ölçüler kullanýn, kullandýðýnýz efa*fz* ve bat*fa* doðru olsun.

11 Efa*fz* ile bat*fa* ayný ölçüde olsun. Bat homerin*fb* onda birine, efa da homerin onda birine eþit olmalý. Ýkisinin de ölçüsü homere göre olacak.

12 Bir þekel*fc* yirmi geraya eþit olmalý. Altmýþ þekel*fç* de bir minaya*fd* eþit olmalý.> '

13 ' 14 Bat ölçüsüne göre istenen zeytinyaðý miktarý, her kordan*fg* batýn onda biri*fh* kadardýr. Bir kor*fg* on bat ya da bir homere eþittir.

15 Ýsrail'in sulak otlaklarýndaki sürüden iki yüz koyundan bir koyun alýnacak. Halkýn günahlarýný baðýþlatmak için bu koyunlar yakmalýk sunular*, tahýl ve esenlik sunularý* için kullanýlacak. Egemen RAB böyle diyor.

16 Ülke halký bu armaðanlarý Ýsrail'deki öndere verecek.

17 Ýsrail'de kutlanan bütün bayramlarda -þenliklerde, Yeni Ay törenlerinde, Þabat* günlerinde- tahýl sunularýný*, yakmalýk ve dökmelik sunularý önder saðlayacak. Ýsrail halkýnýn günahlarýný baðýþlatmak için yakmalýk sunularý, günah, tahýl, esenlik sunularýný saðlayacak.

18 ' 19 Kâhin günah sunusunun* kanýndan alýp tapýnaðýn kapý sövelerine, sunaðýn üst çýkýntýsýnýn dört köþesine, iç avlunun kapý sövelerine sürecek.

20 Yanlýþlýkla ya da bilgisizlikten günah iþleyen biri için ayýn yedinci günü aynýsýný yapacaksýn. Böylece tapýnaðý arýndýracaksýn.

21 ' 22 O gün önder kendisi ve ülke halký için günah sunusu olarak bir boða saðlayacak.

23 Yedi gün bayram boyunca her gün RAB'be yakmalýk sunu* olarak kusursuz yedi boðayla yedi koç, günah sunusu olarak da bir teke saðlayacak.

24 Tahýl sunusu olarak her boða ve koç için birer efa*fý* tahýl, her efa için bir hin*fi* zeytinyaðý saðlayacak.

25 ' 46

1 ' 2 Önder dýþarýdan eyvana girip kapý sövesinin yanýnda duracak. Kâhinler onun yakmalýk ve esenlik sunularýný sunacaklar. Önder kapý eþiðinde tapýndýktan sonra çýkýp gidecek. Kapý akþama dek açýk kalacak.

3 Þabat günleri ve Yeni Ay törenlerinde ülke halký bu kapýnýn giriþinde RAB'bin önünde tapýnacak.

4 Önder Þabat Günü RAB'be sunacaðý yakmalýk sunu olarak kusursuz altý kuzu, bir koç sunacak.

5 Koç için verilecek tahýl sunusu bir efa*fj* tahýl olacak, kuzular için verebileceði kadar tahýl sunusu sunabilir. Her efa tahýl için bir hin*fk* zeytinyaðý verilecek.

6 Yeni Ay Günü kusursuz bir boða, altý kuzu ve bir koç sunacak.

7 Boða ve koç için tahýl sunusu olarak birer efa*fj* tahýl saðlayacak; kuzular için istediði kadar tahýl saðlayabilir. Her efa tahýl için bir hin*fk* zeytinyaðý saðlayacak.

8 Önder içeri gireceði zaman eyvandan girecek ve ayný yoldan dýþarý çýkacak.

9 ' <Ülke halký bayramlarda RAB'bin önüne geldiðinde, tapýnmak için Kuzey Kapýsý'ndan giren Güney Kapýsý'ndan çýkacak, Güney Kapýsý'ndan giren Kuzey Kapýsý'ndan çýkacak. Hiç kimse girdiði kapýdan çýkmayacak. Herkes girdiði kapýnýn karþýsýndaki kapýdan çýkacak.

10 Önder halkýn arasýnda olacak. Halkla birlikte girecek, halkla birlikte çýkacak.

11 ' 12 Önder RAB'be gönülden verilen yakmalýk sunular ya da esenlik sunularý sunacaðý zaman doðuya bakan kapý kendisine açýlacak. Yakmalýk sunularý ya da esenlik sunularýný Þabat Günü sunduðu gibi sunacak. Sonra dýþarý çýkacak; o çýktýktan sonra kapý kapanacak.

13 ' 14 Bununla birlikte her sabah tahýl sunusu olarak efanýn altýda biri*fl* tahýl ve ince unu ýslatmak için bir hinin üçte biri*fm* kadar zeytinyaðý saðlayacaksýn. Bu tahýl sunusunun RAB'be sunulmasý sürekli bir kural olacak.

15 Böylece günlük yakmalýk sunu olarak her sabah kuzu, tahýl sunusu ve zeytinyaðý sunulacak.> '

16 ' 17 Önder görevlilerinden birine kendi mülkünden armaðan ederse, görevli toprak parçasýný özgürlük yýlýna dek elinde tutacak. Sonra öndere geri verecek. Önderin mirasý ancak oðullarýna geçebilir, onlarýn olacak.

18 Önder halký mülkünden kovarak miraslarýndan etmemeli. Oðullarýna ancak kendi mülkünden miras verebilir. Öyle ki, halkýmdan hiç kimse mülkünden ayrýlýp daðýlmasýn.> '

19 Bundan sonra adam beni kapý yanýndaki giriþten kuzeye bakan, kâhinlere ait kutsal odalara getirdi. Bana batýda bir yer gösterdi.

20 'Kâhinlerin suç sunusuyla* günah sunusunun* etini haþlayacaklarý, tahýl sunusunu* piþirecekleri yer burasý' dedi, 'Öyle ki, bunlarý dýþ avluya çýkarýp kutsallýklarýný halka geçirmesinler.'

21 Daha sonra adam beni dýþ avluya çýkarýp sýrayla avlunun dört köþesine götürdü. Avlunun her köþesinde küçük birer avlu olduðunu gördüm.

22 Dýþ avlunun dört köþesinde kýrk arþýn uzunluðunda, otuz arþýn geniþliðinde birer kapalý avlu vardý. Köþelerdeki avlularýn ölçüsü aynýydý.

23 Dört avlunun çevresinde de taþ duvar vardý; duvarýn dibinde yemek piþirmek için yerler yapýlmýþtý.

24 Bana, 'Bunlar tapýnakta hizmet edenlerin halkýn sunduðu kurban etini piþirecekleri mutfaklar' dedi.

47

1 Adam beni tapýnaðýn giriþine geri getirdi. Doðuya doðru tapýnaðýn kapý eþiðinin altýndan sular aktýðýný gördüm. Tapýnak doðuya bakýyordu. Sular tapýnaðýn güney yanýnýn altýndan, sunaðýn güneyinden aþaðýya akýyordu.

2 Beni oradan, Kuzey Kapýsý'ndan çýkarýp dýþ yoldan doðuya bakan dýþ kapýya götürdü. Sular güney yönünden akýyordu.

3 Adam elinde bir ölçü ipiyle doðuya doðru gitti. Bin arþýn ölçtükten sonra beni ayak bileðine dek çýkan sulara getirdi.

4 Bin arþýn daha ölçtü ve beni dize kadar çýkan sulara getirdi. Bin arþýn daha ölçtü, beni bele kadar çýkan sulara getirdi.

5 Bin arþýn daha ölçtü, içinden geçemediðim bir ýrmak oluþtu. Sular yükselmiþti, içinden yürüyerek karþýya geçilemezdi, yüzülecek kadar derin bir ýrmak oluþmuþtu.

6 Bana, 'Ýnsanoðlu, bunu gördün mü?' diye sordu.

7 Oraya varýnca, ýrmaðýn her iki kýyýsýnda birçok aðaç gördüm.

8 Bana þöyle dedi: 'Bu sular doðu bölgesine doðru akýyor, oradan Arava Vadisi'ne, sonra Lut Gölü'ne dökülüyor. Göle dökülünce oradaki sular tatlý suya dönüþecek.

9 Irmaðýn aktýðý yerlerde her çeþit canlý yaratýk kaynaþacak. Çok sayýda balýk olacak. Çünkü bu sular oraya akýyor, oradaki tuzlu suyu tatlý suya dönüþtürüyor. Irmak aktýðý her yere yaþam getirecek.

10 Irmak kýyýsý boyunca balýkçýlar duracak; Eyn-Gedi'den Eyn- Eglayim'e dek að gerecek yerler olacak. Akdeniz'deki gibi çok sayýda balýk çeþidi olacak.

11 Ama Lut Gölü'nün çamurlu, bataklýk kesimi tatlý suya dönüþmeyecek, tuzla olarak kalacak.

12 Irmaðýn her iki yanýnda her çeþit meyve aðacý yetiþecek. Yapraklarý solmayacak, meyveleri tükenmeyecek. Her ay meyve verecekler, çünkü tapýnaktan çýkan sular oraya akýyor. Meyveleri yiyecek olarak, yapraklarý þifa için kullanýlacak.'

13 Egemen RAB þöyle diyor: 'Ülkeyi mülk olarak Ýsrail'in on iki oymaðýna böleceðiniz sýnýrlar þöyle*fn* olacak: Yusuf'a iki pay düþecek.

14 Ülkeyi on iki oymak arasýnda eþit olarak paylaþacaksýnýz. Ülkeyi atalarýnýza vereceðime ant içtim. Bu ülke size mülk olarak verilecek.

15 'Ülkenin sýnýrý þöyle olacak: Kuzeyde Akdeniz'den, Hetlon yoluyla Levo-Hamat'a, Sedat'a*fo*,

16 Berota'ya ve Þam'la Hama'nýn topraklarý arasýnda bulunan Sivrayim'e, Havran sýnýrýnda Haser-Hattikon'a kadar uzanacak.

17 Sýnýr denizden Hasar-Enan'a, Þam'ýn kuzey sýnýrý boyunca uzanacak, Hama sýnýrý kuzeyde olacak. Kuzey sýnýrý bu olacak.

18 'Doðuda sýnýr Havran'la Þam arasýnda Gilat'ý Ýsrail'den ayýran Þeria Irmaðý boyunca Lut Gölü'ne ve Tamar'a dek uzanacak*fö*. Doðu sýnýrý bu olacak.

19 'Güneyde sýnýr Tamar'dan Meriva-Kadeþ sularýna, Mýsýr Vadisi boyunca Akdeniz'e dek uzanacak. Güney sýnýrý bu olacak.

20 'Batýda Levo-Hamat'ýn karþýsýndaki noktaya dek Akdeniz sýnýr oluþturacak. Batý sýnýrý bu olacak.

21 'Bu ülkeyi Ýsrail oymaklarýna göre aranýzda paylaþacaksýnýz.

22 Ülkeyi içinizde yaþayan ve içinizdeyken çocuklarý olan yabancýlarla kendiniz arasýnda mülk olarak bölüþeceksiniz. Onlarý Ýsrail'de doðan yerliler sayacaksýnýz. Onlarýn da Ýsrail oymaklarý arasýnda sizin gibi mülkleri olacak.

23 Yabancý hangi oymaða yerleþmiþse, orada ona düþen payý mülk olarak vereceksiniz.' Egemen RAB böyle diyor.

48

1 'Oymaklarýn adlarý þunlardýr: Kuzey sýnýrýnda Dan'a bir pay verilecek. Dan sýnýrý Hetlon yolundan Levo-Hamat'a uzanacak; Hasar-Enan ve Hama'ya yakýn Þam'ýn kuzey sýnýrý doðudan batýya uzanan sýnýrýn bir bölümünü oluþturacak.

2 'Aþer'e bir pay verilecek; sýnýrý Dan'ýn doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

3 'Naftali'ye bir pay verilecek; sýnýrý Aþer'in doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

4 'Manaþþe'ye bir pay verilecek; sýnýrý Naftali'nin doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

5 'Efrayim'e bir pay verilecek; sýnýrý Manaþþe'nin doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

6 'Ruben'e bir pay verilecek; sýnýrý Efrayim'in doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

7 'Yahuda'ya bir pay verilecek; sýnýrý Ruben'in doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

8 'Yahuda'nýn doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik topraklar, RAB'be ayýracaðýnýz özel armaðan olacak. Geniþliði 25 000 arþýn*fp*, doðudan batýya uzunluðu bir oymaða düþen pay kadar olacak. Tapýnak bunun ortasýnda olacak.

9 'RAB'be özel olarak sunacaðýnýz payýn uzunluðu 25 000 arþýn*fp*, geniþliði 10 000 arþýn*fr* olacak.

10 Bu kâhinler için kutsal pay olacak. Kuzeyde uzunluðu 25 000 arþýn*fp*, batýda geniþliði 10 000 arþýn*fr*, doðuda geniþliði 10 000 arþýn, güneyde uzunluðu 25 000 arþýn olacak. RAB'bin Tapýnaðý bunun ortasýnda olacak.

11 Bu bölge Sadok soyundan gelen kutsanmýþ kâhinler için olacak. Onlar bana baðlýlýkla hizmet ettiler, Ýsrail halký yoldan saptýðýnda Levililer de yoldan saptý, ama onlar sapmadý.

12 Orasý ülkenin kutsal payýndan özel bir armaðan olarak onlara verilecek. Levililer'in topraklarýna bitiþik çok kutsal bir bölge olacak.

13 'Levililer'in kâhinlerin sýnýrý yakýnýnda 25 000 arþýn*fp* uzunlukta, 10 000 arþýn*fr* geniþlikte bir paylarý olacak. Bu bölgenin uzunluðu 25 000 arþýn, geniþliði 10 000 arþýn olacak.

14 Levililer orayý satmayacak, deðiþ tokuþ etmeyecekler. Bu, ülkenin en iyi bölümüdür, baþkasýnýn eline geçmemeli. Çünkü orasý RAB'be adanmýþtýr.

15 'Bölgenin geri kalan 25 000 arþýn*fp* uzunlukta, 5 000 arþýn*fs* geniþlikteki bölümü halkýn yerleþmesi içindir. Orasý evlere, otlaklara ayrýlacak. Kent bunun ortasýnda kurulacak.

16 Ölçüleri þöyle olacak: Kuzeyde, güneyde, doðuda, batýda 4 500'er arþýn*fþ*.

17 Kent için ayrýlan otlak da kuzeyde, güneyde, doðuda, batýda 250'þer arþýn olacak.

18 Kutsal bölgenin sýnýrýnda kalan yerin doðusu 10 000 arþýn*fr*, batýsý 10 000 arþýn olacak. Kutsal bölgeye bitiþik topraklarda yetiþen ürün kentte çalýþanlarýn olacak.

19 Ýsrail'in her oymaðýndan kentte çalýþanlar topraðý iþleyecekler.

20 Bu bölgenin tamamý kare þeklindedir. Her yaný 25 000 arþýndýr*fp*. Özel bir armaðan olarak kentin mülküyle birlikte kutsal bölgeye düþen payý ayýracaksýnýz.

21 'Kutsal bölgeye düþen pay ile kente düþen payýn iki yanýndaki topraklar öndere verilecek. Bu topraklar kutsal bölgeye düþen 25 000 arþýnlýk*fp* payýn doðusundan ve batýsýndan ülkenin doðu ve batý sýnýrlarýna uzanacak. Oymaklara düþen paylar boyunca uzanan bu iki bölge önderin olacak. Kutsal bölgeye düþen pay ile tapýnak bunun ortasýnda olacak.

22 Böylece Levililer'e düþen pay ile kente düþen pay öndere verilen topraklarýn ortasýnda kalacak. Öndere verilecek topraklar Yahuda'yla Benyamin sýnýrý arasýnda kalacak.

23 'Geri kalan oymaklara düþen pay þöyle: Benyamin'e bir pay verilecek; sýnýrý doðudan batýya uzanacak.

24 'Þimon'a bir pay verilecek; sýnýrý Benyamin'in doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

25 'Ýssakar'a bir pay verilecek; sýnýrý Þimon'un doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

26 'Zevulun'a bir pay verilecek; sýnýrý Ýssakar'ýn doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

27 'Gad'a bir pay verilecek; sýnýrý Zevulun'un doðudan batýya uzanan sýnýrýna bitiþik olacak.

28 'Gad'ýn güney sýnýrý Tamar'dan güneye, oradan Meriva-Kadeþ sularýna, oradan da Mýsýr Vadisi boyunca Akdeniz'e dek uzanacak.

29 'Mülk olarak Ýsrail oymaklarýna bölüþtüreceðiniz ülke budur. Onlara düþecek paylar bunlardýr.' Böyle diyor Egemen RAB.

30 'Kentin çýkýþ kapýlarý þunlar olacak: 4 500 arþýn*fx* uzunluktaki kuzey yanýnda üç kapý olacak. Kentin kapýlarýna Ýsrail oymaklarýnýn adlarý verilecek. Kuzeyde Ruben Kapýsý, Yahuda Kapýsý, Levi Kapýsý olacak.

31

32 4 500 arþýn*fx* uzunluktaki doðu yanýnda üç kapý olacak: Yusuf Kapýsý, Benyamin Kapýsý, Dan Kapýsý.

33 4 500 arþýn*fx* uzunluktaki güney yanýnda üç kapý olacak: Þimon Kapýsý, Ýssakar Kapýsý, Zevulun Kapýsý.

34 4 500 arþýn*fx* uzunluktaki batý yanýnda üç kapý olacak: Gad Kapýsý, Aþer Kapýsý, Naftali Kapýsý.

35 'Kentin çevresi 18 000 arþýn*ft* olacak ve o günden baþlayarak kentin adý olacak.'