1

1 Efrayim daðlýk bölgesindeki Ramatayim Kasabasý'nda yaþayan, Efrayim oymaðýnýn Suf boyundan Yeroham oðlu Elihu oðlu Tohu oðlu Suf oðlu Elkana adýnda bir adam vardý.

2 Elkana'nýn Hanna ve Peninna adýnda iki karýsý vardý. Peninna'nýn çocuklarý olduðu halde, Hanna'nýn çocuðu olmuyordu.

3 Elkana Her Þeye Egemen RAB'be tapýnýp kurban sunmak üzere her yýl kendi kentinden Þilo'ya giderdi. Eli'nin RAB'bin kâhinleri* olan Hofni ve Pinehas adýndaki iki oðlu da oradaydý.

4 Elkana kurban sunduðu gün karýsý Peninna'ya ve oðullarýyla kýzlarýna etten birer pay verirken,

5 Hanna'ya iki pay verirdi. Çünkü RAB Hanna'nýn rahmini kapamasýna karþýn, Elkana onu severdi.

6 Ama RAB Hanna'nýn rahmini kapadýðýndan, kumasý Peninna Hanna'yý öfkelendirmek için ona sürekli sataþýrdý.

7 Bu yýllarca böyle sürdü. Hanna RAB'bin Tapýnaðý'na her gittiðinde kumasý ona sataþýrdý. Böylece Hanna aðlar, yemek yemezdi.

8 Kocasý Elkana, 'Hanna, neden aðlýyorsun, neden yemek yemiyorsun?' derdi, 'Neden bu kadar üzgünsün? Ben senin için on oðuldan daha iyi deðil miyim?'

9 Bir gün onlar Þilo'da yiyip içtikten sonra, Hanna kalktý. Kâhin Eli RAB'bin Tapýnaðý'nýn kapý sövesi yanýndaki sandalyede oturuyordu.

10 Hanna, gönlü buruk, acý acý aðlayarak RAB'be yakardý

11 ve þu adaðý adadý: 'Ey Her Þeye Egemen RAB, kulunun üzüntüsüne gerçekten bakýp beni anýmsar, kulunu unutmayýp bana bir erkek çocuk verirsen, yaþamý boyunca onu sana adayacaðým. Onun baþýna hiç ustura deðmeyecek*fa*.'

12 Hanna RAB'be yakarýþýný sürdürürken, Eli onun dudaklarýný gözetliyordu.

13 Hanna içinden yakarýyor, yalnýz dudaklarý kýmýldýyor, sesi duyulmuyordu. Bu yüzden Eli, Hanna'yý sarhoþ sanarak,

14 'Sarhoþluðunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artýk þarabý býrak' dedi.

15 Hanna, 'Ah, öyle deðil efendim!' diye yanýtladý, 'Ben yüreði acýlarla dolu bir kadýným. Ne þarap içtim, ne de baþka bir içki. Sadece yüreðimi RAB'be döküyordum.

16 Kulunu kötü bir kadýn sanma. Yakarýþýmý þimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygýlý, üzüntülü olmamdýr.'

17 Eli, 'Öyleyse esenlikle git' dedi, 'Ýsrail'in Tanrýsý dileðini yerine getirsin.'

18 Hanna, 'Senin gözünde lütuf bulayým' deyip yoluna gitti. Sonra yemek yedi. Artýk üzgün deðildi.

19 Ertesi sabah erkenden kalkýp RAB'be tapýndýlar. Ondan sonra Rama'daki evlerine döndüler. Elkana karýsý Hanna'yla birleþti ve RAB Hanna'yý anýmsadý.

20 Zamaný gelince Hanna gebe kaldý ve bir erkek çocuk doðurdu. 'Onu RAB'den diledim' diyerek adýný Samuel*fb* koydu.

21 Elkana RAB'be yýllýk kurbanýný ve adaðýný sunmak üzere ev halkýyla birlikte Þilo'ya gitti.

22 Ama Hanna gitmedi. Kocasýna, 'Çocuk sütten kesildikten sonra onu RAB'bin hizmetinde bulunmak üzere götüreceðim. Yaþamý boyunca orada kalacak' dedi.

23 Kocasý Elkana, 'Nasýl istersen öyle yap' diye karþýlýk verdi, 'Çocuk sütten kesilinceye dek burada kal. RAB sözünü yerine getirsin.' Böylece Hanna oðlu sütten kesilinceye dek evde kalýp onu emzirdi.

24 Küçük çocuk sütten kesildikten sonra Hanna üç yaþýnda bir boða*fc*, bir efa*fç* un ve bir tulum þarap alarak onu kendisiyle birlikte RAB'bin Þilo'daki tapýnaðýna götürdü.

25 Boðayý kestikten sonra çocuðu Eli'ye getirdiler.

26 Hanna, 'Ey efendim, yaþamýn hakký için derim ki, burada yanýnda durup RAB'be yakaran kadýným ben' dedi,

27 'Bu çocuk için yakarmýþtým; RAB dileðimi yerine getirdi.

28 Ben de onu RAB'be adýyorum. Yaþamý boyunca RAB'be adanmýþ kalacaktýr.' Sonra çocuk orada RAB'be tapýndý.

2

1 Hanna þöyle dua etti: 'Yüreðim RAB'de bulduðum sevinçle coþuyor; Gücümü*fd* yükselten RAB'dir. Düþmanlarýmýn karþýsýnda övünüyor, Kurtarýþýnla seviniyorum!

2 Kutsallýkta RAB'bin benzeri yok, Evet, senin gibisi yok, ya RAB! Tanrýmýz gibi dayanak yok.

3 Artýk büyük konuþmayýn, Aðzýnýzdan küstahça sözler çýkmasýn. Çünkü RAB her þeyi bilen Tanrý'dýr; O'dur davranýþlarý tartan.

4 Güçlülerin yaylarý kýrýlýr; Güçsüzlerse güçle donatýlýr.

5 Toklar yiyecek uðruna gündelikçi olur, Açlar doyurulur. Kýsýr kadýn yedi çocuk doðururken, Çok çocuklu kadýn kimsesiz kalýr.

6 RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarýna indirir ve çýkarýr.

7 O kimini yoksul, kimini varsýl kýlar; Kimini alçaltýr, kimini yükseltir.

8 Düþkünü yerden kaldýrýr, Yoksulu çöplükten çýkarýr; Soylularla oturtsun Ve kendilerine onur tahtýný miras olarak baðýþlasýn diye. Çünkü yeryüzünün temelleri RAB'bindir, O dünyayý onlarýn üzerine kurmuþtur.

9 RAB sadýk kullarýnýn adýmlarýný korur, Ama kötüler karanlýkta susturulur. Çünkü güçle zafere ulaþamaz insan.

10 RAB'be karþý gelenler paramparça olacak, RAB onlara karþý gökleri gürletecek, Bütün dünyayý yargýlayacak, Kralýný güçle donatacak, Meshettiði* kralýn gücünü yükseltecek.'

11 Sonra Elkana Rama'ya, evine döndü. Küçük Samuel ise Kâhin Eli'nin gözetiminde RAB'bin hizmetinde kaldý.

12 Eli'nin oðullarý deðersiz kiþilerdi. RAB'bi ve kâhinlerin halkla ilgili kurallarýný önemsemiyorlardý. Biri sunduðu kurbanýn etini haþlarken, kâhinin hizmetkârý elinde üç diþli büyük bir çatalla gelir,

13

14 çatalý kap, tencere, tava ya da kazana daldýrýrdý. Çatalla çýkarýlan her þey kâhin için ayýrýlýrdý. Þilo'ya gelen Ýsrailliler'in hepsine böyle davranýrlardý.

15 Üstelik kurbanýn yaðlarý yakýlmadan önce, kâhinin hizmetkârý gelip kurban sunan adama, 'Kâhine kýzartmalýk et ver. Senden haþlanmýþ et deðil, çið et alacak' derdi.

16 Kurban sunan, 'Önce hayvanýn yaðlarý yakýlmalý, sonra dilediðin kadar al' diyecek olsa, hizmetkâr, 'Hayýr, þimdi vereceksin, yoksa zorla alýrým' diye karþýlýk verirdi.

17 Gençlerin RAB'be karþý iþledikleri günah çok büyüktü; çünkü RAB'be sunulan sunularý küçümsüyorlardý.

18 Bu arada genç Samuel, keten efod* giymiþ, RAB'bin önünde hizmet ediyordu.

19 Yýllýk kurbaný sunmak için annesi her yýl kocasýyla birlikte oraya gider, diktiði cüppeyi oðluna getirirdi.

20 Kâhin Eli de, Elkana ile karýsýna iyi dilekte bulunarak, 'Dilediði ve RAB'be adadýðý çocuðun yerine RAB sana bu kadýndan baþka çocuklar versin' derdi. Bundan sonra evlerine dönerlerdi.

21 RAB'bin lütfuna eren Hanna gebe kalýp üç erkek, iki kýz daha doðurdu. Küçük Samuel ise RAB'bin hizmetinde büyüdü.

22 Eli artýk çok yaþlanmýþtý. Oðullarýnýn Ýsrailliler'e bütün yaptýklarýný, Buluþma Çadýrý'nýn giriþinde görevli kadýnlarla düþüp kalktýklarýný duymuþtu.

23 Onlara, 'Neden böyle þeyler yapýyorsunuz?' dedi, 'Yaptýðýnýz kötülükleri herkesten iþitiyorum.

24 Olmaz bu, oðullarým! RAB'bin halký arasýnda yayýldýðýný duyduðum haber iyi deðil.

25 Ýnsan insana karþý günah iþlerse, Tanrý onun için aracýlýk yapar. Ama RAB'be karþý günah iþleyeni kim savunacak?' Ne var ki, onlar babalarýnýn sözünü dinlemediler. Çünkü RAB onlarý öldürmek istiyordu.

26 Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RAB'bin de halkýn da beðenisini kazanmaktaydý.

27 O sýralarda bir Tanrý adamý Eli'ye gelip þöyle dedi: 'RAB diyor ki, 28 Sunaðýma çýkmasý, buhur yakýp önümde efod* giymesi için bütün Ýsrail oymaklarý arasýndan yalnýz ataný kendime kâhin seçtim. Üstelik Ýsrailliler'in yakýlan bütün sunularýný da atanýn soyuna verdim.

29 Öyleyse neden konutum için buyurduðum kurbaný ve sunuyu küçümsüyorsunuz? Halkým Ýsrail'in sunduðu bütün sunularýn en iyi kýsýmlarýyla kendinizi semirterek neden oðullarýný benden daha çok sayýyorsun?>

30 'Bu nedenle Ýsrail'in Tanrýsý RAB þöyle diyor: Ama þimdi RAB þöyle buyuruyor: 31 Soyundan hiç kimsenin yaþlanacak kadar yaþamamasý için senin ve atanýn soyunun gücünü kýracaðým günler yaklaþýyor.

32 Ýsrail'e yapýlacak bütün iyiliðe karþýn, sen konutumda sýkýntý göreceksin. Artýk soyundan hiç kimse yaþlanacak kadar yaþamayacak.

33 Sunaðýmdan bütün soyunu yok edeceðim, yalnýz bir kiþiyi esirgeyeceðim. Gözleri aðlamaktan kör olacak, yüreði yanacak*fe*. Ama soyundan gelenlerin hepsi kýlýçla*ff* ölecekler.

34 Ýki oðlun Hofni ile Pinehas'ýn baþýna gelecek olay senin için bir belirti olacak: Ýkisi de ayný gün ölecek.

35 Ýsteklerimi ve amaçlarýmý yerine getirecek güvenilir bir kâhin çýkaracaðým kendime. Onun soyunu sürdüreceðim; o da meshettiðim* kiþinin önünde sürekli hizmet edecek.

36 Ailenden sað kalan herkes bir parça gümüþ ve bir somun ekmek için gelip ona boyun eðecek ve, Ne olur, karýn tokluðuna beni herhangi bir kâhinlik görevine ata! diye yalvaracak.> '

3

1 Genç Samuel Eli'nin yönetimi altýnda RAB'be hizmet ediyordu. O günlerde RAB'bin sözü seyrek geliyordu; görümler de azalmýþtý.

2 Bir gece Eli yataðýnda uyuyordu. Gözleri öyle zayýflamýþtý ki, güçlükle görebiliyordu.

3 Samuel ise RAB'bin Tapýnaðý'nda, Tanrý'nýn Sandýðý'nýn bulunduðu yerde uyuyordu. Tanrý'nýn kandili daha sönmemiþti.

4 RAB Samuel'e seslendi. Samuel, 'Buradayým' diye karþýlýk verdi.

5 Ardýndan Eli'ye koþup, 'Beni çaðýrdýn, iþte buradayým' dedi.

6 RAB yine, 'Samuel!' diye seslendi. Samuel kalkýp Eli'ye gitti ve, 'Ýþte, buradayým, beni çaðýrdýn' dedi.

7 Samuel RAB'bi daha tanýmýyordu; RAB'bin sözü henüz ona açýklanmamýþtý.

8 RAB yine üçüncü kez Samuel'e seslendi. Samuel kalkýp Eli'ye gitti. 'Ýþte buradayým, beni çaðýrdýn' dedi.

9 Bunun üzerine Samuel'e, 'Git yat' dedi, 'Sana yine seslenirse, dersin.' Samuel gidip yerine yattý.

10 RAB gelip orada durdu ve önceki gibi, 'Samuel, Samuel!' diye seslendi.

11 RAB Samuel'e þöyle dedi: 'Ben Ýsrail'de her duyaný þaþkýna çevirecek bir þey yapmak üzereyim.

12 O gün Eli'nin ailesine karþý söylediðim her þeyi baþtan sona dek yerine getireceðim.

13 Çünkü farkýnda olduðu günahtan ötürü ailesini sonsuza dek yargýlayacaðýmý Eli'ye bildirdim. Oðullarý Tanrý'ya saygýsýzlýk ettiler*fg*. Eli de onlara engel olmadý.

14 Bu nedenle, diyerek Eli'nin ailesi hakkýnda ant içtim.'

15 Samuel sabaha kadar yattý, sonra RAB'bin Tapýnaðý'nýn kapýlarýný açtý. Gördüðü görümü Eli'ye söylemekten çekiniyordu.

16 Ama Eli ona, 'Oðlum Samuel!' diye seslendi.

17 Eli, 'RAB sana neler söyledi?' diye sordu, 'Lütfen benden gizleme. Sana söylediklerinden birini bile benden gizlersen, Tanrý sana aynýsýný, hatta daha kötüsünü yapsýn!'

18 Bunun üzerine Samuel hiçbir þey gizlemeden ona her þeyi anlattý. Eli de, 'O RAB'dir, gözünde iyi olaný yapsýn' dedi.

19 Samuel büyürken RAB onunla birlikteydi. RAB ona verdiði sözlerin hiçbirinin boþa çýkmasýna izin vermedi.

20 Samuel'in RAB'bin bir peygamberi olarak onaylandýðýný Dan'dan Beer-Þeva'ya kadar bütün Ýsrail anladý.

21 RAB Þilo'da görünmeyi sürdürdü. Orada sözü aracýlýðýyla kendisini Samuel'e tanýttý.

4

1 Samuel'in sözü bütün Ýsrail'de yayýldý*fh*.

2 Filistliler Ýsrail'e karþý savaþ düzenine girdiler. Savaþ her yere yayýlýnca, Filistliler Ýsrailliler'i bozguna uðrattý. Savaþ alanýnda dört bine yakýn Ýsrailli'yi öldürdüler.

3 Askerler ordugaha dönünce, Ýsrail'in ileri gelenleri, 'Neden bugün RAB bizi Filistliler'in önünde bozguna uðrattý?' diye sordular, 'RAB'bin Antlaþma Sandýðý'ný* Þilo'dan buraya getirelim ki, aramýza geldiðinde bizi düþmanlarýmýzýn elinden kurtarsýn.'

4 Halk Þilo'ya adamlar gönderdi. Keruvlar* arasýnda taht kurmuþ, Her Þeye Egemen RAB'bin Antlaþma Sandýðý'ný oradan getirdiler. Eli'nin iki oðlu, Hofni ile Pinehas da Tanrý'nýn Antlaþma Sandýðý'nýn yanýndaydýlar.

5 RAB'bin Antlaþma Sandýðý ordugaha varýnca, bütün Ýsrailliler öyle yüksek sesle baðýrdýlar ki, yer yerinden oynadý.

6 Filistliler baðrýþmalarý duyunca, 'Ýbraniler'in ordugahýndaki bu yüksek baðrýþmalarýn anlamý ne?' diye sordular. RAB'bin Sandýðý'nýn ordugaha getirildiðini öðrenince,

7 korkarak, 'Tanrýlar ordugaha gelmiþ' dediler, 'Vay baþýmýza! Daha önce buna benzer bir olay olmamýþtý.

8 Vay baþýmýza! Bu güçlü tanrýlarýn elinden bizi kim kurtarabilir? Çölde Mýsýrlýlar'ý her tür belaya çarptýran tanrýlar bunlar.

9 Güçlü olun, ey Filistliler! Yiðitçe davranýn! Yoksa, Ýbraniler size nasýl boyun eðdiyse, siz de onlara öyle boyun eðeceksiniz. Bu yüzden yiðitçe davranýn ve savaþýn!'

10 Böylece Filistliler savaþýp Ýsrailliler'i bozguna uðrattýlar. Ýsrailliler'in hepsi evlerine kaçtý. Yenilgi öyle büyüktü ki, Ýsrailliler otuz bin yaya asker yitirdi,

11 Tanrý'nýn Sandýðý alýndý, Eli'nin iki oðlu, Hofni ile Pinehas öldü.

12 Benyaminli bir adam savaþ alanýndan koþarak ayný gün Þilo'ya ulaþtý. Giysileri yýrtýlmýþ, baþý toz toprak içindeydi.

13 Adam Þilo'ya vardýðýnda, Tanrý'nýn Sandýðý için yüreði titreyen Eli, yol kenarýnda bir sandalyeye oturmuþ, kaygýyla bekliyordu. Adam kente girip olup bitenleri anlatýnca, kenttekilerin tümü haykýrdý.

14 Eli haykýrýþlarý duyunca, 'Bu gürültünün anlamý ne?' diye sordu.

15 O sýrada Eli doksan sekiz yaþýndaydý. Gözleri zayýflamýþ, göremiyordu.

16 Adam Eli'ye, 'Ben savaþ alanýndan geliyorum' dedi, 'Savaþ alanýndan bugün kaçtým.'

17 Haber getiren adam þöyle yanýtladý: 'Ýsrailliler Filistliler'in önünden kaçtý. Askerler büyük bir yenilgiye uðradý. Ýki oðlun, Hofni'yle Pinehas öldü. Tanrý'nýn Sandýðý da ele geçirildi.'

18 Adam Tanrý'nýn Sandýðý'ndan söz edince, Eli sandalyeden geriye, kapýnýn yanýna düþtü. Yaþlý ve þiþman olduðundan boynu kýrýlýp öldü. Ýsrail halkýný kýrk yýl süreyle yönetmiþti.

19 Eli'nin gelini -Pinehas'ýn karýsý- gebeydi, doðurmak üzereydi. Tanrý'nýn Sandýðý'nýn ele geçirildiðini, kayýnbabasýyla kocasýnýn öldüðünü duyunca birden sancýlarý tuttu, yere çömelip doðurdu.

20 Ölmek üzereyken ona yardým eden kadýnlar, 'Korkma, bir oðlun oldu' dediler. Ama o aldýrmadý, karþýlýk da vermedi.

21 Tanrý'nýn Sandýðý ele geçirilmiþ, kayýnbabasýyla kocasý ölmüþtü. Bu yüzden, 'Yücelik Ýsrail'den ayrýldý!' diyerek çocuða Ýkavot*fý* adýný verdi.

22 'Yücelik Ýsrail'den ayrýldý!' dedi, 'Çünkü Tanrý'nýn Sandýðý ele geçirildi.'

5

1 Filistliler, Tanrý'nýn Sandýðý'ný ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezer'den Aþdot'a götürdüler.

2 Tanrý'nýn Sandýðý'ný Dagon Tapýnaðý'na taþýyýp Dagon heykelinin yanýna yerleþtirdiler.

3 Ertesi gün erkenden kalkan Aþdotlular, Dagon'u RAB'bin Sandýðý'nýn önünde yüzüstü yere düþmüþ buldular. Dagon'u alýp yerine koydular.

4 Ama ertesi sabah erkenden kalktýklarýnda, Dagon'u yine RAB'bin Sandýðý'nýn önünde yüzüstü yere düþmüþ buldular. Bu kez Dagon'un baþýyla iki eli kýrýlmýþ, eþiðin üzerinde duruyordu; yalnýzca gövdesi kalmýþtý.

5 Dagon kâhinleri de, Aþdot'taki Dagon Tapýnaðý'na bütün gelenler de bu yüzden bugün de tapýnaðýn eþiðine basmýyorlar.

6 RAB Aþdotlular'ý ve çevrelerindeki halký aðýr biçimde cezalandýrdý; onlarý urlarla cezalandýrýp sýkýntýya soktu*fi*.

7 Aþdotlular olup bitenleri görünce, 'Ýsrail Tanrýsý'nýn Sandýðý yanýmýzda kalmamalý; çünkü O bizi de, ilahýmýz Dagon'u da aðýr bir biçimde cezalandýrýyor' dediler.

8 Bunun üzerine ulaklar gönderip bütün Filist beylerini çaðýrttýlar ve, 'Ýsrail Tanrýsý'nýn Sandýðý'ný ne yapalým?' diye sordular.

9 Ama sandýk oraya götürüldükten sonra, RAB o kenti de cezalandýrdý. Kenti çok büyük bir korku sardý. RAB kent halkýný, büyük küçük herkesi urlarla cezalandýrdý.

10 Bu yüzden Tanrý'nýn Sandýðý'ný Ekron'a gönderdiler.

11 Bütün Filist beylerini toplayarak, 'Ýsrail Tanrýsý'nýn Sandýðý'ný buradan uzaklaþtýrýn' dediler, 'Sandýk yerine geri gönderilsin; öyle ki, bizi de halkýmýzý da yok etmesin.' Çünkü kentin her yanýný ölüm korkusu sarmýþtý. Tanrý'nýn onlara verdiði ceza çok aðýrdý.

12 Sað kalanlarda urlar çýktý. Kent halkýnýn haykýrýþý göklere yükseldi.

6

1 RAB'bin Sandýðý Filist ülkesinde yedi ay kaldýktan sonra,

2 Filistliler kâhinlerle falcýlarý çaðýrtýp, 'RAB'bin Sandýðý'ný ne yapalým? Onu nasýl yerine göndereceðimizi bize bildirin' dediler.

3 Kâhinlerle falcýlar, 'Ýsrail Tanrýsý'nýn Sandýðý'ný geri gönderecekseniz, boþ göndermeyin' diye yanýtladýlar, 'O'na bir suç sunusu* sunmalýsýnýz. O zaman iyileþecek ve O'nun sizi neden sürekli cezalandýrdýðýný anlayacaksýnýz.'

4 Filistliler, 'Ona suç sunusu olarak ne göndermeliyiz?' diye sordular.

5 Onun için, urlarýn ve ülkeyi yýkan farelerin benzerlerini yapýn. Böylelikle Ýsrail'in Tanrýsý'ný onurlandýrýn. Belki sizin, ilahlarýnýzýn ve ülkenizin üzerindeki cezayý hafifletir.

6 Neden Mýsýrlýlar'ýn ve firavunun yaptýðý gibi inat ediyorsunuz? Tanrý Mýsýrlýlar'ý alaya aldýktan sonra, Ýsrail halkýnýn Mýsýr'dan çýkmasý için onlarý serbest býrakmadýlar mý?

7 'Þimdi yeni bir arabayla boyunduruk vurulmamýþ, süt veren iki inek hazýrlayýn. Ýnekleri arabaya koþun; buzaðýlarýný artlarýndan ayýrýp ahýra götürün.

8 RAB'bin Sandýðý'ný alýp arabaya koyun; suç sunusu olarak O'na göndereceðiniz altýn eþyalarý da bir kutuya koyup yanýna yerleþtirin. Sonra býrakýn arabayý yoluna gitsin.

9 Ama ardýndan gözetleyin. Eðer kendi ülkesine, Beytþemeþ'e giden yoldan ilerlerse, demek ki, üzerimize bu büyük yýkýmý getiren O'dur. Yoksa bu yýkýmýn O'ndan gelmediðini, bize bir rastlantý olduðunu anlayacaðýz.'

10 Adamlar denileni yaptýlar. Süt veren iki inek getirip arabaya koþtular, buzaðýlarýný da ahýra kapadýlar.

11 Ýçinde farelerle urlarýn altýn benzerlerinin bulunduðu kutuyu RAB'bin Sandýðý'yla birlikte arabaya koydular.

12 Ýnekler dosdoðru Beytþemeþ yolundan gittiler. Saða sola sapmadan, böðüre böðüre ana yoldan ilerlediler. Filist beyleri onlarý Beytþemeþ sýnýrýna dek izledi.

13 O sýrada Beytþemeþliler vadide buðday biçiyorlardý. Gözlerini kaldýrýp sandýðý görünce sevindiler.

14 Beytþemeþli Yeþu'nun tarlasýna giren araba oradaki büyük bir taþýn yanýnda durdu. Beytþemeþliler arabanýn odununu yardýlar, inekleri de RAB'be yakmalýk sunu* olarak sundular.

15 Levililer RAB'bin Sandýðý'ný ve içinde altýn eþyalarýn bulunduðu yanýndaki kutuyu indirip büyük taþýn üzerine koymuþlardý. O gün Beytþemeþliler RAB'be yakmalýk sunular sunup kurbanlar kestiler.

16 Filistliler'in beþ beyi olup bitenleri gördükten sonra ayný gün Ekron'a döndüler.

17 Filistliler Aþdot, Gazze, Aþkelon, Gat ve Ekron kentleri için RAB'be suç sunusu olarak ur biçiminde birer altýn gönderdiler.

18 Altýn farelerse, surlu kentlerle çevre köyler dahil beþ Filistli beye ait kentlerin sayýsý kadardý. Beytþemeþli Yeþu'nun tarlasýnda RAB'bin Antlaþma Sandýðý'nýn* üzerine konduðu büyük taþ tanýk olarak bugün de duruyor.

19 RAB'bin Antlaþma Sandýðý'nýn içine baktýklarý için, RAB Beytþemeþliler'den bazýlarýný cezalandýrýp yetmiþ kiþiyi*fj* yok etti. Halk RAB'bin baþlarýna getirdiði bu büyük yýkýmdan dolayý yas tuttu.

20 Beytþemeþliler, 'Bu kutsal Tanrý'nýn, RAB'bin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?' diyorlardý.

21 Sonunda Kiryat-Yearim'de oturanlara ulaklar göndererek, 'Filistliler RAB'bin Sandýðý'ný geri getirdiler; gelin, onu alýp götürün' dediler.

7

1 Bunun üzerine Kiryat-Yearim halký varýp RAB'bin Sandýðý'ný aldý. Onu Avinadav'ýn tepedeki evine götürdüler. RAB'bin Antlaþma Sandýðý'na bakmasý için Avinadav oðlu Elazar'ý görevlendirdiler.

2 Sandýk uzun bir süre, yirmi yýl boyunca Kiryat-Yearim'de kaldý. Bu arada bütün Ýsrail halký RAB'bin özlemini çekti.

3 Samuel Ýsrail halkýna þöyle dedi: 'Eðer bütün yüreðinizle RAB'be dönmeye istekliyseniz, yabancý ilahlarý ve Aþtoret'in* putlarýný aranýzdan kaldýrýn. Kendinizi RAB'be adayýp yalnýz O'na kulluk edin. RAB de sizi Filistliler'in elinden kurtaracaktýr.'

4 Bunun üzerine Ýsrailliler Baal'ýn* ve Aþtoret'in putlarýný atýp yalnýzca RAB'be kulluk etmeye baþladýlar.

5 O zaman Samuel, 'Bütün Ýsrail halkýný Mispa'da toplayýn, ben de sizin için RAB'be yakaracaðým' dedi.

6 Mispa'da toplanan Ýsrailliler kuyudan su çekip RAB'bin önüne döktüler. O gün oruç* tuttular ve, 'RAB'be karþý günah iþledik' dediler. Samuel Mispa'da Ýsrail halkýna önderlik etti.

7 Filistliler Ýsrail halkýnýn Mispa'da toplandýðýný duydular. Filist beyleri Ýsrailliler'e karþý savaþmaya çýktýlar. Ýsrailliler bunu duyunca Filistliler'den korktular.

8 Samuel'e, 'Bizi Filistliler'in elinden kurtarmasý için Tanrýmýz RAB'be yakarmayý býrakma' dediler.

9 Bunun üzerine Samuel bir süt kuzusu alýp RAB'be tümüyle yakmalýk sunu* olarak sundu ve Ýsrailliler adýna RAB'be yakardý. RAB de ona karþýlýk verdi.

10 Samuel yakmalýk sunuyu sunarken, Filistliler, Ýsrailliler'e saldýrmak üzere yaklaþmýþlardý. Ama RAB o an korkunç bir sesle gürleyerek Filistliler'i öyle þaþkýna çevirdi ki, Ýsrailliler'in önünde bozguna uðradýlar.

11 Mispa'dan çýkan Ýsrailliler Filistliler'i Beytkar'ýn altýna kadar kovalayýp öldürdüler.

12 Samuel bir taþ alýp Mispa ile Þen arasýna dikti. 'RAB buraya kadar bize yardým etmiþtir' diyerek taþa Even-Ezer*fk* adýný verdi.

13 Yenilgiye uðrayan Filistliler bir daha Ýsrail topraklarýna saldýrmadýlar. Samuel yaþadýðý sürece RAB Filistliler'in saldýrmasýný engelledi.

14 Ekron'dan Gat'a kadar Filistliler'in ele geçirdiði kentler Ýsrail'e geri verildi. Bunun yanýsýra Ýsrail'in sýnýr topraklarý da Filistliler'in elinden kurtarýldý. Ýsrailliler'le Amorlular arasýnda ise barýþ vardý.

15 Samuel yaþadýðý sürece Ýsrail'e önderlik yaptý.

16 Her yýl gidip Beytel'i, Gilgal'ý, Mispa'yý dolaþýr, bu kentlerden Ýsrail'i yönetirdi.

17 Sonra Rama'daki evine döner, Ýsrail'i oradan yönetirdi. Orada RAB'be bir sunak yaptý.

8

1 Samuel yaþlanýnca oðullarýný Ýsrail'e önder atadý.

2 Beer-Þeva'da görev yapan ilk oðlunun adý Yoel, ikinci oðlunun adýysa Aviya'ydý.

3 Ama oðullarý onun yolunda yürümediler. Tersine, haksýz kazanca yönelip rüþvet alýr, yargýda yan tutarlardý.

4 Bu yüzden Ýsrail'in bütün ileri gelenleri toplanýp Rama'ya, Samuel'in yanýna vardýlar.

5 Ona, 'Bak, sen yaþlandýn' dediler, 'Oðullarýn da senin yolunda yürümüyor. Þimdi, öteki uluslarda olduðu gibi, bizi yönetecek bir kral ata.'

6 Ne var ki, 'Bizi yönetecek bir kral ata' demeleri Samuel'in hoþuna gitmedi. Samuel RAB'be yakardý.

7 RAB, Samuel'e þu karþýlýðý verdi: 'Halkýn sana bütün söylediklerini dinle. Çünkü reddettikleri sen deðilsin; krallarý olarak beni reddettiler.

8 Onlarý Mýsýr'dan çýkardýðým günden bu yana bütün yaptýklarýnýn aynýsýný sana da yapýyorlar. Beni býrakýp baþka ilahlara kulluk ettiler.

9 Þimdi onlarý dinle. Ancak onlarý açýkça uyar ve kendilerine krallýk yapacak kiþinin onlarý nasýl yöneteceðini söyle.'

10 Samuel kendisinden kral isteyen halka RAB'bin bütün söylediklerini bildirdi:

11 'Size krallýk yapacak kiþinin yönetimi þöyle olacak: Oðullarýnýzý alýp savaþ arabalarýnda ve atlý birliklerinde görevlendirecek. Onun savaþ arabalarýnýn önünde koþacaklar.

12 Bazýlarýný biner, bazýlarýný elliþer kiþilik birliklere komutan atayacak. Kimisini topraðýný sürüp ekinini biçmek, kimisini de silahlarýn ve savaþ arabalarýnýn donatýmýný yapmak için görevlendirecek.

13 Kýzlarýnýzý ýtriyatçý, aþçý, fýrýncý olmak üzere alacak.

14 Seçkin tarlalarýnýzý, baðlarýnýzý, zeytinliklerinizi alýp hizmetkârlarýna verecek.

15 Tahýllarýnýzýn, üzümlerinizin ondalýðýný alýp saray görevlileriyle öbür hizmetkârlarýna daðýtacak.

16 Kadýn erkek kölelerinizi, seçkin boðalarýnýzý*fl*, eþeklerinizi alýp kendi iþinde çalýþtýracak.

17 Sürülerinizin de ondalýðýný alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksýnýz.

18 Bunlar gerçekleþtiðinde, seçtiðiniz kral yüzünden feryat edeceksiniz. Ama RAB o gün size karþýlýk vermeyecek.'

19 Ne var ki, halk Samuel'in sözünü dinlemek istemedi. 'Hayýr, bizi yönetecek bir kral olsun' dediler,

20 'Böylece biz de bütün uluslar gibi olacaðýz. Kralýmýz bizi yönetecek, önümüzden gidip savaþlarýmýzý sürdürecek.'

21 Halkýn bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunlarý RAB'be aktardý.

22 RAB Samuel'e, 'Onlarýn sözünü dinle ve baþlarýna bir kral ata' diye buyurdu.

9

1 Benyamin oymaðýndan Afiyah oðlu Bekorat oðlu Seror oðlu Aviel oðlu Kiþ adýnda bir adam vardý. Benyaminli Kiþ sözü geçen biriydi.

2 Saul adýnda genç, yakýþýklý bir oðlu vardý. Ýsrail halký arasýnda ondan daha yakýþýklýsý yoktu. Boyu herkesten bir baþ daha uzundu.

3 Bir gün Saul'un babasý Kiþ'in eþekleri kayboldu. Kiþ, oðlu Saul'a, 'Hizmetkârlardan birini yanýna al da git, eþekleri ara' dedi.

4 Saul Efrayim daðlýk bölgesinden geçip Þaliþa topraklarýný dolaþtý. Ama eþekleri bulamadýlar. Þaalim bölgesine geçtiler. Eþekler orada da yoktu. Sonra Benyamin bölgesinden geçtilerse de, hayvanlarý bulamadýlar.

5 Suf bölgesine varýnca, Saul yanýndaki hizmetkârýna, 'Haydi dönelim! Yoksa babam eþekleri düþünmekten vazgeçip bizim için kaygýlanmaya baþlar' dedi.

6 Hizmetkâr, 'Bak, bu kentte saygýn bir Tanrý adamý vardýr' diye karþýlýk verdi, 'Bütün söyledikleri bir bir yerine geliyor. Þimdi ona gidelim. Belki gideceðimiz yolu o bize gösterir.'

7 Saul, 'Gidersek, adama ne götüreceðiz?' dedi, 'Torbalarýmýzdaki ekmek tükendi. Tanrý adamýna götürecek bir armaðanýmýz yok. Neyimiz kaldý ki?'

8 Hizmetkâr, 'Bak, bende çeyrek þekel*fm* gümüþ var' diye karþýlýk verdi, 'Gideceðimiz yolu bize göstermesi için bunu Tanrý adamýna vereceðim.'

9 -Eskiden Ýsrail'de biri Tanrý'ya bir þey sormak istediðinde, 'Haydi, biliciye* gidelim' derdi. Çünkü bugün peygamber denilene o zaman bilici denirdi.-

10 Saul hizmetkârýna, 'Ýyi, haydi gidelim' dedi. Böylece Tanrý adamýnýn yaþadýðý kente gittiler.

11 Yokuþtan kente doðru çýkarlarken, kuyudan su çekmeye giden kýzlarla karþýlaþtýlar. Onlara, 'Bilici burada mý?' diye sordular.

12 Kýzlar, 'Evet, ilerde' diye karþýlýk verdiler, 'Þimdi çabuk davranýn. Kentimize bugün geldi. Çünkü halk bugün tapýnma yerinde bir kurban sunacak.

13 Kente girer girmez, yemek için tapýnma yerine çýkmadan önce onu bulacaksýnýz. Kurbaný o kutsayacaðý için, kendisi gelmeden halk yemek yemez. Çaðrýlý olanlar o geldikten sonra yemeye baþlar. Þimdi gidin, onu hemen bulursunuz.'

14 Saul'la hizmetkârý kente gittiler. Kente girdiklerinde, tapýnma yerine çýkmaya hazýrlanan Samuel onlara doðru ilerliyordu.

15 Saul gelmeden bir gün önce RAB Samuel'e þunu açýklamýþtý:

16 'Yarýn bu saatlerde sana Benyamin bölgesinden birini göndereceðim. Onu halkým Ýsrail'in önderi olarak meshedeceksin*. Halkýmý Filistliler'in elinden o kurtaracak. Halkýmýn durumuna baktým; çünkü haykýrýþlarý bana ulaþtý.'

17 Samuel Saul'u görünce, RAB, 'Ýþte sana sözünü ettiðim adam!' dedi, 'Halkýma o önderlik edecek.'

18 Saul kent kapýsýnda duran Samuel'e yaklaþtý. 'Bilicinin evi nerede, lütfen söyler misin?' dedi.

19 Samuel, 'Bilici benim' diye yanýtladý, 'Önümden tapýnma yerine çýkýn. Bugün benimle birlikte yemek yiyeceksiniz. Yarýn sabah düþündüðün her þeyi sana bildirip seni geri gönderirim.

20 Üç gün önce kaybolan eþeklerin için kaygýlanma. Onlar bulundu. Ýsrail'in özlemi kime yönelik? Sana ve babanýn ailesine deðil mi?'

21 Saul þu karþýlýðý verdi: 'Ben Ýsrail oymaklarýnýn en küçüðü olan Benyamin oymaðýndan deðil miyim? Ait olduðum boy da Benyamin oymaðýna baðlý bütün boylarýn en küçüðü deðil mi? Bana neden böyle þeyler söylüyorsun?'

22 Samuel Saul ile hizmetkârýný alýp yemek odasýna götürdü; yaklaþýk otuz çaðrýlý arasýnda ilk sýrayý onlara verdi.

23 Sonra aþçýya, 'Sana verdiðim ve bir kenara ayýrmaný söylediðim payý getir' dedi.

24 Aþçý budu getirip Saul'un önüne koydu. Samuel, 'Ýþte senin için ayrýlan parça, buyur ye!' dedi, 'Çünkü bunu belirtilen gün çaðýrdýðým halkla birlikte yemen için sakladým.' O gün Saul Samuel'le yemek yedi.

25 Tapýnma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damýnda Saul'la konuþtu*fn*.

26 Sabah erkenden, þafak sökerken kalktýlar. Samuel, damdan Saul'u çaðýrýp, 'Hazýrlan, seni göndereceðim' dedi. Saul kalktý. Samuel'le birlikte dýþarý çýktýlar.

27 Kentin sýnýrýna yaklaþýrken Samuel Saul'a, 'Hizmetkâra önümüzden gitmesini söyle' dedi. Hizmetkâr öne geçince, Samuel, 'Ama sen dur' diye ekledi, 'Sana Tanrý'nýn sözünü bildireceðim.'

10

1 Sonra Samuel yað kabýný alýp yaðý Saul'un baþýna döktü. Onu öpüp þöyle dedi: 'RAB seni kendi halkýna önder olarak meshetti.

2 Bugün benden ayrýldýktan sonra Benyamin sýnýrýnda, Selsah'taki Rahel'in mezarý yanýnda iki kiþiyle karþýlaþacaksýn. Sana, diyecekler,

3 Oradan daha ilerleyip Tavor'daki meþe aðacýna varacaksýn. Orada biri üç oðlak, biri üç somun ekmek, öbürü de bir tulum þarapla Tanrý'nýn huzuruna, Beytel'e çýkan üç adamla karþýlaþacaksýn.

4 Seni selamlayýp iki somun ekmek verecekler. Sen de kabul edeceksin.

5 Sonra Filist ordugahýnýn bulunduðu Givat-Elohim'e varacaksýn. Kente girince, önlerinde çenk, tef, kaval ve lir çalanlarla birlikte peygamberlik ederek tapýnma yerinden inen bir peygamber topluluðuyla karþýlaþacaksýn.

6 RAB'bin Ruhu senin üzerine güçlü bir biçimde inecek. Onlarla birlikte peygamberlikte bulunacak ve baþka bir kiþiliðe bürüneceksin.

7 Bu belirtiler gerçekleþtiðinde, duruma göre gerekeni yap. Çünkü Tanrý seninledir.

8 Þimdi benden önce Gilgal'a git. Yakmalýk sunularý* sunmak ve esenlik kurbanlarýný kesmek için ben de yanýna geleceðim. Ancak, ben yanýna gelip ne yapacaðýný bildirene dek yedi gün beklemen gerekecek.'

9 Saul, Samuel'in yanýndan ayrýlmak üzere ona sýrtýný döner dönmez, Tanrý ona baþka bir kiþilik verdi. O gün bütün bu belirtiler gerçekleþti.

10 Giva'ya varýnca, Saul'u bir peygamber topluluðu karþýladý. Tanrý'nýn Ruhu güçlü bir biçimde üzerine indi ve Saul onlarla birlikte peygamberlikte bulunmaya baþladý.

11 Onu önceden tanýyanlarýn hepsi, peygamberlerle birlikte peygamberlikte bulunduðunu görünce, birbirlerine, 'Ne oldu Kiþ oðluna? Saul da mý peygamber oldu?' diye sordular.

12 Orada oturanlardan biri, 'Ya onlarýn babasý kim?' dedi. Ýþte, 'Saul da mý peygamber oldu?' sözü buradan gelir.

13 Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapýnma yerine çýktý.

14 Amcasý, Saul ile hizmetkârýna, 'Nerede kaldýnýz?' diye sordu.

15 Amcasý, 'Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat' dedi.

16 Saul, 'Eþeklerin bulunduðunu bize açýkça bildirdi' diye yanýtladý. Ama Samuel'in krallýkla ilgili sözlerini amcasýna açýklamadý.

17 Sonra Samuel, Ýsrail halkýný Mispa'da RAB için bir araya getirip þöyle dedi: 'Ýsrail'in Tanrýsý RAB diyor ki,

18

19 Ama siz bugün bütün zorluk ve sýkýntýlarýnýzdan sizi kurtaran Tanrýnýz'a sýrt çevirdiniz ve, dediniz. Þimdi RAB'bin önünde oymak oymak, boy boy dizilin.'

20 Samuel bütün Ýsrail oymaklarýný bir bir öne çýkardý. Bunlardan Benyamin oymaðý kurayla seçildi.

21 Sonra Benyamin oymaðýný boy boy öne çaðýrdý. Matri'nin boyu seçildi. En sonunda da Matri boyundan Kiþ oðlu Saul seçildi. Onu aradýlarsa da bulamadýlar.

22 Yine RAB'be, 'O daha buraya gelmedi mi?' diye sordular.

23 Bunun üzerine koþup Saul'u oradan getirdiler. Saul halkýn arasýna geldi. Boyu hepsinden bir baþ uzundu.

24 Samuel halka, 'RAB'bin seçtiði adamý görüyor musunuz?' dedi, 'Bütün halkýn arasýnda bir benzeri yok.'

25 Samuel krallýðýn ilkelerini halka açýkladý. Bunlarý kitap haline getirip RAB'bin önüne koydu. Sonra herkesi evine gönderdi.

26 Saul da Giva'ya, kendi evine döndü. Tanrý'nýn isteklendirdiði yiðitler ona eþlik ettiler.

27 Ama bazý kötü kiþiler, 'O bizi nasýl kurtarabilir?' diyerek Saul'u küçümsediler ve ona armaðan vermediler. Saul ise buna aldýrmadý.

11

1 Ammon Kralý Nahaþ Yaveþ-Gilat üzerine yürüyüp kenti kuþattý. Bütün Yaveþliler, Nahaþ'a, 'Bizimle bir antlaþma yap, sana kulluk ederiz' dediler.

2 Ama Ammonlu Nahaþ, 'Ancak bir koþulla sizinle antlaþma yaparým' diye karþýlýk verdi, 'Bütün Ýsrail halkýný küçük düþürmek için her birinizin sað gözünü oyup çýkaracaðým.'

3 Yaveþ Kenti'nin ileri gelenleri ona, 'Ýsrail'in her bölgesine ulaklar göndermemiz için bize yedi günlük bir süre taný' dediler, 'Eðer bizi kurtaracak kimse çýkmazsa o zaman sana teslim oluruz.'

4 Ulaklar Saul'un yaþadýðý Giva Kenti'ne gelip olanlarý halka bildirince, herkes hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý.

5 Tam o sýrada Saul, öküzlerinin ardýnda, tarladan dönüyordu. 'Halka ne oldu? Neden böyle aðlýyorlar?' diye sordu. Yaveþliler'in söylediklerini ona anlattýlar.

6 Saul bu sözleri duyunca, Tanrý'nýn Ruhu güçlü bir biçimde onun üzerine indi. Saul çok öfkelendi.

7 Bir çift öküz alýp parçaladý. Ulaklar aracýlýðýyla Ýsrail'in her bölgesine bu parçalarý gönderip þöyle dedi: 'Saul ile Samuel'in ardýnca gelmeyen herkesin öküzlerine de ayný þey yapýlacaktýr.'

8 Saul onlarý Bezek'te topladý. Ýsrail halký üç yüz bin, Yahudalýlar ise otuz bin kiþiydi.

9 Oraya gelen Yaveþli ulaklara þöyle dediler: 'Yaveþ-Gilat halkýna, deyin.'

10 Ammonlular'a, 'Yarýn size teslim olacaðýz' dediler, 'Bize ne dilerseniz yapýn.'

11 Ertesi gün Saul adamlarýný üç bölüðe ayýrdý. Adamlar sabah nöbetinde Ammonlular'ýn ordugahýna girdi. Kýrým günün en sýcak zamanýna dek sürdü. Sað kalanlar daðýldý; iki kiþi bile bir arada kalmadý.

12 Bundan sonra halk Samuel'e, ' diyenler kimdi? Getirin onlarý, öldürelim' dedi.

13 Ama Saul, 'Bugün hiç kimse öldürülmeyecek' diye yanýtladý, 'Çünkü RAB bugün Ýsrail halkýna kurtuluþ verdi.'

14 Samuel halka, 'Haydi, Gilgal'a gidip orada krallýðý yeniden onaylayalým' dedi.

15 Böylece bütün halk Gilgal'a gidip RAB'bin önünde Saul'un kral olduðunu onayladý. Orada, RAB'bin önünde esenlik kurbanlarý kestiler; Saul da bütün Ýsrailliler de büyük bir sevinç yaþadýlar.

12

1 Bundan sonra Samuel Ýsrail halkýna þöyle dedi: 'Bana söylediðiniz her þeye kulak verdim: Size bir kral atadým.

2 Þimdi size önderlik yapan bir kralýnýz var. Bense yaþlandým, saçým aðardý. Oðullarým da sizlerle birlikte. Gençliðimden bu güne dek size önderlik yaptým.

3 Ýþte karþýnýzda duruyorum. Hanginizin öküzünü aldým? Kimin eþeðine el koydum? Kimi dolandýrdým? Kime baský yaptým? Göz yummak için kimden rüþvet aldým? RAB'bin ve O'nun meshettiðinin* önünde bana karþý tanýklýk edin de size karþýlýðýný vereyim.'

4 Halk, 'Bizi dolandýrmadýn' diye karþýlýk verdi, 'Bize baský da yapmadýn. Kimsenin elinden hiçbir þey almadýn.'

5 Samuel, 'Bana karþý bir þey bulamadýðýnýza bugün hem RAB, hem de O'nun meshettiði kral tanýktýr' dedi.

6 Samuel konuþmasýný þöyle sürdürdü: 'Musa ile Harun'u görevlendiren, atalarýnýzý Mýsýr'dan çýkaran RAB'dir.

7 Þimdi burada durun, RAB'bin önünde, O'nun sizi ve atalarýnýzý tekrar tekrar nasýl kurtardýðýna dair kanýtlar göstereyim size.

8 'Yakup Mýsýr'a gittikten sonra, atalarýnýz RAB'be yakardý. O da atalarýnýzý Mýsýr'dan çýkarýp burada yerleþmelerini saðlayan Musa ile Harun'u gönderdi.

9 Ama atalarýnýz Tanrýlarý RAB'bi unuttular. Bu yüzden RAB onlarý Hasor ordusunun komutaný Sisera'nýn, Filistliler'in ve Moav Kralý'nýn eline teslim etti. Bunlar atalarýnýza karþý savaþtýlar.

10 Atalarýnýz RAB'be, diye seslendiler.

11 RAB de Yerubbaal'ý*fo*, Bedan'ý*fö*, Yiftah'ý ve ben Samuel'i*fp* gönderdi. Güvenlik içinde yaþamanýz için sizi saran düþmanlarýnýzýn elinden kurtardý.

12 'Ama siz Ammon Kralý Nahaþ'ýn üzerinize yürüdüðünü görünce, Tanrýnýz RAB kralýnýz olduðu halde bana, dediniz.

13 Ýþte seçtiðiniz, dilediðiniz kral! Evet, RAB size bir kral verdi.

14 Eðer RAB'den korkar, O'na kulluk ederseniz, O'nun sözünü dinleyip buyruklarýna karþý gelmezseniz, hem siz hem de önderiniz olacak kral Tanrýnýz RAB'bin ardýnca giderseniz, ne âlâ!

15 Ama RAB'bin sözünü dinlemez, buyruklarýna karþý gelirseniz, RAB kralýnýzý*fr* cezalandýrdýðý gibi sizi de cezalandýracaktýr.

16 'Þimdi olduðunuz yerde durun ve RAB'bin gözlerinizin önünde yapacaðý þu olaðanüstü olayý görün.

17 Bugün buðday biçme zamaný deðil mi? Göðü gürletsin, yaðmur yaðdýrsýn diye RAB'be yalvaracaðým. Böylece bir kral istemekle yaptýðýnýz kötülüðün RAB'bin gözünde ne denli büyük olduðunu iyice anlayacaksýnýz.'

18 Samuel RAB'be yalvardý ve RAB o gün göðü gürletti, yaðmur yaðdýrdý. Halk RAB'den de Samuel'den de çok korktu.

19 Bunun üzerine Samuel'e, 'Yok olmayalým diye, biz kullarýn için Tanrýn RAB'be yakar' dediler, 'Çünkü bütün günahlarýmýza kendimize bir kral istemek kötülüðünü de ekledik.'

20 Samuel halka, 'Korkmayýn' dedi, 'Siz bu büyük kötülüðü yaptýnýz, ama yine de RAB'bin ardýnca gitmekten vazgeçmeyin; tersine, bütün yüreðinizle RAB'be kulluk edin.

21 Kimseyi kurtaramayan yararsýz putlarýn ardýnca gitmeyin; çünkü onlar deðersizdir.

22 RAB görkemli adýnýn hatýrýna halkýný býrakmayacak. Çünkü sizi kendi halký kýlmaktan hoþnut kaldý.

23 Bana gelince, sizin için RAB'be yalvarmaktan vazgeçip O'na karþý günah iþlemek benden uzak olsun! Ancak size iyi ve doðru yolu öðreteceðim.

24 Yalnýz RAB'den korkun, O'na baðlýlýkla ve bütün yüreðinizle kulluk edin. O'nun sizler için ne görkemli iþler yaptýðýný bir düþünün!

25 Ama kötülük yapmayý sürdürürseniz, hem siz yok olacaksýnýz, hem de kralýnýz.'

13

1 Saul*fs* Ýsrail'de iki yýl krallýk yaptýktan sonra

2 halktan üç bin kiþi seçti. Bunlardan iki binini Mikmas ve Beytel'in daðlýk bölgesinde yanýna aldý. Binini de Benyamin oymaðýna ait Giva Kenti'nde Yonatan'ýn yanýna býraktý. Halktan geri kalanlarý evlerine gönderdi.

3 Yonatan Giva'daki Filist birliðini yendi. Filistliler bunu duydular. Saul, bütün ülkede boru çaldýrarak, 'Ýbraniler bu haberi duysun' dedi.

4 Böylece Ýsrailliler'in hepsi Saul'un Filist birliðini yendiðini ve Filistliler'in Ýsrailliler'den iðrendiðini duydu. Bunun üzerine halk Gilgal'da Saul'un çevresinde toplandý.

5 Filistliler Ýsrailliler'le savaþmak üzere toplandýlar. Otuz bin*fþ* savaþ arabasý, altý bin atlý asker ve kýyýlardaki kum kadar kalabalýk bir orduya sahiptiler. Gidip Beytaven'in doðusundaki Mikmas'ta ordugah kurdular.

6 Durumlarýnýn tehlikeli olduðunu ve askerlerinin sýkýþtýrýldýðýný gören Ýsrailliler, maðaralarda, çalýlýklarda, kayalýklarda, çukurlarda, sarnýçlarda gizlendiler.

7 Bazý Ýbraniler de Þeria Irmaðý'ndan Gad ve Gilat bölgesine geçti. Ama Saul daha Gilgal'daydý. Bütün askerler onu titreyerek izliyordu.

8 Saul, Samuel tarafýndan belirlenen süreye uyarak, yedi gün bekledi. Ama Samuel Gilgal'a gelmeyince, halk Saul'un yanýndan daðýlmaya baþladý.

9 Saul, 'Yakmalýk sunularý* ve esenlik sunularýný* bana getirin' dedi. Sonra yakmalýk sunuyu sundu.

10 Saul yakmalýk sununun sunulmasýný bitirir bitirmez Samuel geldi. Saul selamlamak için onu karþýlamaya çýktý.

11 Samuel, 'Ne yaptýn?' diye sordu.

12 <Þimdi Filistliler Gilgal'da üzerime yürüyecek; oysa ben RAB'bin yardýmýný dilememiþtim> diye düþündüm. Bu nedenle, yakmalýk sunuyu sunma gerekliliðini duydum.'

13 Samuel, 'Akýlsýzca davrandýn' dedi, 'Tanrýn RAB'bin sana verdiði buyruða uymadýn; yoksa, RAB Ýsrail üzerinde senin krallýðýnýn sonsuza dek sürmesini saðlayacaktý.

14 Ama artýk krallýðýn sürmeyecek. RAB kendi gönlüne uygun birini arayýp onu kendi halkýna önder olarak atamaya kararlý. Çünkü sen RAB'bin buyruðunu tutmadýn.'

15 Bundan sonra Samuel Gilgal'dan ayrýlarak Benyaminoðullarý'nýn Giva Kenti'ne gitti*ft*. Saul yanýnda kalan halký saydý; yaklaþýk altý yüz kiþiydi.

16 Saul, oðlu Yonatan ve yanlarýndaki halk Benyaminoðullarý'nýn bölgesindeki Giva'da kalýyorlardý. Filistliler ise Mikmas'ta ordugah kurmuþlardý.

17 Akýncýlar üç koldan Filistliler'in ordugahýndan çýktýlar. Kollardan biri Þual bölgesindeki Ofra'ya,

18 biri Beythoron'a, öbürü ise çöle, Sevoyim Vadisi'ne bakan sýnýra doðru ilerledi.

19 Bütün Ýsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, 'Ýbraniler kýlýç, mýzrak yapmasýn' demiþlerdi.

20 Bu nedenle bütün Ýsrailliler saban demirlerini, kazma, balta ve oraklarýný*fu* biletmek için Filistliler'e gitmek zorundaydýlar.

21 Saban demiriyle kazmanýn bileme fiyatý, þekelin üçte ikisi*fü* kadardý. Beller, baltalar, üvendireler için istenilen fiyat ise þekelin üçte biriydi*fv*.

22 Ýþte bu yüzden, savaþ sýrasýnda Saul ile Yonatan dýþýnda, yanlarýndaki hiç kimsenin elinde kýlýç, mýzrak yoktu.

23 O sýrada Filistliler'in bir kolu Mikmas Geçidi'ne çýkmýþtý.

14

1 Bir gün Saul oðlu Yonatan, silahýný taþýyan genç hizmetkârýna, 'Gel, karþý taraftaki Filist ordugahýna geçelim' dedi. Ama bunu babasýna haber vermedi.

2 Saul, Giva Kenti yakýnýndaki Migron'da bir nar aðacýnýn altýnda oturmaktaydý. Yanýnda altý yüz kadar asker vardý.

3 Efod* giymiþ olan Ahiya da aralarýndaydý. Ahiya Þilo'da RAB'bin kâhini olan Eli oðlu Pinehas oðlu Ýkavot'un erkek kardeþi Ahituv'un oðluydu. Halk Yonatan'ýn gittiðini farketmemiþti.

4 Yonatan'ýn Filist ordugahýna ulaþmak için geçmeyi tasarladýðý geçidin her iki yanýnda iki sivri kaya vardý; birine Boses, öbürüne Sene denirdi.

5 Kayalardan biri kuzeyde Mikmas'a, öbürü güneyde Giva'ya bakardý.

6 Yonatan silahýný taþýyan genç hizmetkârýna, 'Gel, þu sünnetsizlerin* ordugahýna gidelim' dedi, 'Belki RAB bizim için bir þeyler yapar. Çünkü gerek çoklukta, gerekse azlýkta RAB'bin zafere ulaþtýrmasýna engel yoktur.'

7 Silahýný taþýyan genç, 'Ne düþünüyorsan öyle yap' diye yanýtladý, 'Haydi yürü! Düþündüðün her þeyde seninleyim.'

8 Yonatan, 'Bu adamlara gidelim, bizi görsünler' dedi,

9 'Eðer bize, derlerse, olduðumuz yerde kalýrýz, gitmeyiz.

10 Ama, derlerse, gideriz. Çünkü bu, RAB'bin Filistliler'i elimize teslim ettiðine iliþkin bir belirti olacak bizim için.'

11 Böylece ikisi de Filistliler'in askerlerine göründüler. Filistliler, 'Bakýn! Ýbraniler gizlendikleri çukurlardan çýkmaya baþlýyor!' dediler.

12 Sonra Yonatan'la silahýný taþýyan gence, 'Buraya, yanýmýza gelin, size bir þey söyleyeceðiz' diye seslendiler.

13 Yonatan elleriyle ayaklarýný kullanarak yukarýya týrmandý; silahýný taþýyan genç de onu izledi. Yonatan Filistliler'i yenilgiye uðrattý. Silahýný taþýyan genç de onu izliyor ve Filistliler'i öldürüyordu.

14 Yonatan'la silahýný taþýyan genç bu ilk saldýrýda iki dönümlük*fy* bir alanda yirmi kadar asker öldürdüler.

15 Ordugahta ve kýrsal alanda bütün Filist halký arasýnda dehþet hüküm sürüyordu. Askerlerle akýncýlar bile titriyordu. Derken yer sarsýldý; sanki Tanrý'dan gelen bir titremeydi bu.

16 Benyamin topraklarýndaki Giva Kenti'nde Saul'un nöbetçileri büyük bir kalabalýðýn oraya buraya daðýldýðýný gördüler.

17 Bunun üzerine Saul yanýndaki adamlara, 'Yoklama yapýn da aramýzdan kimin ayrýldýðýný görün' dedi. Yoklama yapýlýnca Yonatan'la silahýný taþýyan gencin orada olmadýðýný anladýlar.

18 Saul Ahiya'ya, 'Tanrý'nýn Sandýðý'ný*fz* getir' dedi. O sýrada Tanrý'nýn Sandýðý*fz* Ýsrail halkýndaydý.

19 Saul kâhinle konuþurken, Filistliler'in ordugahýndaki kargaþa da giderek artmaktaydý. Bunun üzerine Saul kâhine, 'Elini çek' dedi.

20 Saul'la yanýndaki askerlerin tümü toplanýp savaþ alanýna gittiler. Orada büyük bir kargaþa vardý. Herkes birbirine kýlýç çekiyordu.

21 Daha önce Filistliler'in yanýnda yer alýp onlarýn ordugahýna katýlan Ýbraniler bile saf deðiþtirerek Saul'la Yonatan'ýn yanýndaki Ýsrail birliklerine katýldýlar.

22 Efrayim daðlýk bölgesinde gizlenen Ýsrailliler de Filistliler'in kaçtýðýný duyunca onlarý savaþ alanýnda kovalamaya baþladýlar.

23 Böylece RAB Ýsrail'i o gün zafere ulaþtýrdý. Savaþ Beytaven'in ötesine dek yayýldý.

24 O gün Ýsrailliler bitkindi. Çünkü Saul, 'Ben düþmanlarýmdan öç alýncaya kadar, akþama dek kim yemek yerse lanetli olsun!' diye halka ant içirmiþti. Bu yüzden de kimse bir þey yememiþti.

25 Derken, her yaný bal dolu bir ormana vardýlar. Askerler ormana girince, toprakta akan ballarý gördüler. Ne var ki, içtikleri anttan korktuklarý için hiçbiri bala dokunmadý.

26

27 Yonatan babasýnýn halka ant içirdiðini duymamýþtý. Elindeki deðneði uzatýp ucunu bal gümecine batýrdý. Biraz bal tadar tatmaz gözleri parladý.

28 Bunun üzerine oradakilerden biri Yonatan'a, 'Baban askerlere, diye ant içirdi' dedi, 'Askerlerin bitkin düþmesi de bundan.'

29 Yonatan, 'Babam halka sýkýntý verdi' diye yanýtladý, 'Bakýn, bu baldan biraz tadýnca gözlerim nasýl da parladý!

30 Bugün halk düþmanlarýndan yaðmaladýðý yiyeceklerden özgürce yeseydi, çok daha iyi olurdu! O zaman Filistliler'in yenilgisi de daha aðýr olmaz mýydý?'

31 O gün Ýsrailliler, Filistliler'i Mikmas'tan Ayalon'a kadar yenilgiye uðrattýlar. Ama Ýsrail askerleri o kadar bitkindi ki,

32 yaðmaladýklarý mallara saldýrdýlar; davarlarý, sýðýrlarý, buzaðýlarý yakaladýklarý gibi hemen oracýkta kesip kanýný akýtmadan yediler.

33 Durumu Saul'a bildirerek, 'Bak, askerlerin kanlý eti yemekle RAB'be karþý günah iþliyor!' dediler.

34 Sonra ekledi: 'Halkýn arasýna varýp herkesin öküzünü, koyununu bana getirmesini söyleyin. Onlarý burada kesip yesinler. Eti kanýyla birlikte yiyerek RAB'be karþý günah iþlemeyin.' O gece herkes öküzünü getirip orada kesti.

35 O sýrada Saul RAB'be bir sunak yaptý. RAB'be yaptýðý ilk sunaktý bu.

36 Saul adamlarýna, 'Haydi, bu gece Filistliler'e saldýralým' dedi, 'Tan aðarýncaya dek mallarýný yaðmalayalým, onlardan bir tekini bile sað býrakmayalým.'

37 Bunun üzerine Saul Tanrý'ya, 'Filistliler'e saldýrmaya gideyim mi? Onlarý Ýsrailliler'in eline teslim edecek misin?' diye sordu. Ama Tanrý o gün yanýt vermedi.

38 Bunun için Saul, 'Ey halkýn önderleri! Buraya yaklaþýn da bugün iþlenen bu günahýn nasýl iþlendiðini ortaya çýkaralým' dedi,

39 'Ýsrail'i kurtaran yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, bu günaha yol açan oðlum Yonatan bile olsa kesinlikle öldürülecektir.' Ama kimse bir þey söylemedi.

40 Bunun üzerine Saul halka, 'Siz bir yanda durun, oðlum Yonatan'la ben öbür yanda duracaðýz' dedi.

41 Saul Ýsrail'in Tanrýsý RAB'be, 'Bana doðru yanýtý ver' dedi*fa*. Kura Yonatan'la Saul'a düþtü, halk aklandý.

42 Saul bu kez, 'Benimle oðlum Yonatan arasýnda kura çekin' dedi. Kura Yonatan'a düþtü.

43 Bunun üzerine Saul Yonatan'a, 'Söyle bana, ne yaptýn?' diye sordu.

44 Saul, 'Yonatan, eðer seni öldürtmezsem, Tanrý bana aynýsýný, hatta daha kötüsünü yapsýn!' dedi.

45 Ama halk Saul'a, 'Ýsrail'i bu büyük zafere ulaþtýran Yonatan'ý mý öldürteceksin?' dedi, 'Asla! Yaþayan RAB'bin adýyla deriz ki, saçýnýn bir teline bile zarar gelmeyecektir. Çünkü bugün o ne yaptýysa Tanrý'nýn yardýmýyla yapmýþtýr.' Böylece halk Yonatan'ý öldürülmekten kurtardý.

46 Bundan sonra Saul Filistliler'i kovalamaktan vazgeçti. Filistliler de yerlerine döndüler.

47 Saul Ýsrail'e kral atandýktan sonra, her yandaki düþmanlarýna -Moav, Ammon, Edom halklarý, Sova krallarý ve Filistliler'e- karþý savaþtý. Gittiði her yerde zafer kazandý*fb*.

48 Yiðitçe savaþarak Amalekliler'i yenilgiye uðrattý, Ýsrailliler'i düþmanýn yaðmasýndan kurtardý.

49 Saul'un oðullarý Yonatan, Yiþvi ve Malkiþua idi. Ýki kýzýndan büyüðünün adý Merav, küçüðünün adý Mikal'dý.

50 Karýsý, Ahimaas'ýn kýzý Ahinoam'dý. Ordusunun baþkomutaný amcasý Ner oðlu Avner'di.

51 Saul'un babasý Kiþ'le Avner'in babasý Ner, Aviel'in oðullarýydý.

52 Saul yaþamý boyunca Filistliler'le kýyasýya savaþtý. Nerede yiðit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattý.

15

1 Samuel Saul'a þöyle dedi: 'RAB seni kendi halký Ýsrail'in Kralý olarak meshetmek* için beni gönderdi. Þimdi RAB'bin sözlerine kulak ver.

2 Her Þeye Egemen RAB diyor ki, <Ýsrailliler'e yaptýklarý kötülükten ötürü Amalekliler'i cezalandýracaðým. Çünkü Mýsýr'dan çýkan Ýsrailliler'e karþý koydular.

3 Þimdi git, Amalekliler'e saldýr. Onlara ait her þeyi tümüyle yok et*fc*, hiçbir þeyi esirgeme. Kadýn erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eþek hepsini öldür.> '

4 Bunun üzerine Saul askerlerini toplayýp Telaim Kenti'nde saydý. Ýki yüz bin yaya askerin yanýsýra Yahudalýlar'dan da on bin kiþi vardý.

5 Saul Amalek Kenti'ne varýp vadide pusu kurdu.

6 Sonra Kenliler'e þu uyarýyý gönderdi: 'Haydi gidin, Amalekliler'i býrakýn; öyle ki, sizi de onlarla birlikte yok etmeyeyim. Çünkü siz Mýsýr'dan çýkan Ýsrail halkýna iyilik ettiniz.' Bunun üzerine Kenliler Amalekliler'den ayrýldýlar.

7 Saul Havila'dan Mýsýr'ýn doðusundaki Þur'a dek Amalekliler'i yenilgiye uðrattý.

8 Amalek Kralý Agak'ý sað olarak yakaladý. Halkýnýn tümünü de kýlýçtan geçirdi.

9 Ne var ki, Saul ile adamlarý Agak'ý ve en iyi koyunlarý, sýðýrlarý, besili danalarý, kuzularý -iyi olan ne varsa hepsini- esirgediler. Bunlarý tümüyle yok etmek istemediler. Ancak deðersiz ve zayýf ne varsa hepsini yok ettiler.

10 RAB Samuel'e þöyle seslendi:

11 'Saul'u kral yaptýðýma piþmaným. Beni izlemekten vazgeçti. Buyruklarýmý yerine getirmedi.' Samuel öfkelendi ve bütün geceyi RAB'be yakarmakla geçirdi.

12 Ertesi sabah Samuel Saul'la görüþmek için erkenden kalktý. Saul'un Karmel Kenti'ne gittiðini, orada kendisine bir anýt diktikten sonra aþaðý inip Gilgal'a döndüðünü öðrendi.

13 Saul kendisine gelen Samuel'e, 'RAB seni kutsasýn! Ben RAB'bin buyruðunu yerine getirdim' dedi.

14 Samuel, 'Öyleyse nedir kulaðýma gelen bu koyun melemesi? Nedir bu duyduðum sýðýr böðürmesi?' diye sordu.

15 Saul þöyle yanýtladý: 'Halk bunlarý Amalekliler'den getirdi. Tanrýn RAB'be kurban sunmak üzere davarlarýn, sýðýrlarýn en iyilerini esirgediler. Ama geri kalanlarý tümüyle yok ettik.'

16 Samuel, 'Dur da bu gece RAB'bin bana neler söylediðini sana bildireyim' dedi.

17 Samuel konuþmasýný þöyle sürdürdü: 'Kendini önemsiz saydýðýn halde, sen Ýsrail oymaklarýnýn önderi olmadýn mý? RAB seni Ýsrail'e kral meshetti.

18 RAB seni bir göreve gönderip, dedi.

19 Öyleyse neden RAB'bin sözüne kulak asmadýn? Neden yaðmalanan mallara saldýrarak RAB'bin gözünde kötü olaný yaptýn?'

20 Saul, 'Ama ben RAB'bin sözüne kulak verdim!' diye yanýtladý, 'RAB'bin beni gönderdiði yere gittim. Amalekliler'i tümüyle yok ettim, Amalek Kralý Agak'ý da buraya getirdim.

21 Ne var ki askerler, Gilgal'da Tanrýn RAB'be kurban sunmak üzere yaðmalanmýþ bazý mallarý, yok edilmeye adanmýþ en iyi davarlarla sýðýrlarý aldýlar.'

22 Samuel þöyle karþýlýk verdi: 'RAB kendi sözünün dinlenmesinden hoþlandýðý kadar Yakmalýk sunulardan*, kurbanlardan hoþlanýr mý? Ýþte söz dinlemek kurbandan, Sözü önemsemek de koçlarýn yaðlarýndan daha iyidir.

23 Çünkü baþkaldýrma, falcýlýk kadar günahtýr Ve dikbaþlýlýk, putperestlik*fç* kadar kötüdür. Sen RAB'bin buyruðunu reddettiðin için, RAB de senin kral olmaný reddetti.'

24 Bunun üzerine Saul, 'Günah iþledim! Evet, RAB'bin buyruðunu da, senin sözlerini de çiðnedim' dedi, 'Halktan korktuðum için onlarýn sözünü dinledim.

25 Ama þimdi yalvarýrým, günahýmý baðýþla ve benimle birlikte dön ki, RAB'be tapýnayým.'

26 Samuel, 'Seninle dönmem' dedi, 'Çünkü sen RAB'bin buyruðunu reddettin, RAB de Ýsrail Kralý olmaný reddetti!'

27 Samuel dönüp gitmeye davranýnca, Saul onun cüppesinin eteðini tuttu. Cüppe yýrtýldý.

28 Samuel, 'Bugün RAB Ýsrail Krallýðý'ný elinden aldý ve senden daha iyi birine verdi' dedi,

29 'Ýsrail'in yüce Tanrýsý yalan söylemez, düþüncesini de deðiþtirmez. Çünkü O insan deðil ki, düþüncesini deðiþtirsin.'

30 Saul, 'Günah iþledim!' dedi, 'Ama ne olur halkýmýn ileri gelenleri ve Ýsrailliler karþýsýnda beni onurlandýr. Tanrýn RAB'be tapýnmam için benimle dön.'

31 Böylece Samuel Saul'la birlikte geri döndü ve Saul RAB'be tapýndý.

32 Samuel, 'Amalek Kralý Agak'ý bana getirin' diye buyurdu.

33 Ama Samuel, 'Kýlýcýn kadýnlarý nasýl çocuksuz býraktýysa Senin annen de kadýnlar arasýnda Çocuksuz býrakýlacak'

34 Samuel Rama'ya, Saul da Giva'daki*fd* evine gitti.

35 Samuel ölümüne dek Saul'u bir daha görmediyse de, onun için üzüldü. RAB de Saul'u Ýsrail Kralý yaptýðýna piþmandý.

16

1 RAB Samuel'e, 'Ben Saul'un Ýsrail Kralý olmasýný reddettim diye sen daha ne zamana dek onun için üzüleceksin?' dedi, 'Yað boynuzunu yaðla doldurup yola çýk. Seni Beytlehemli Ýþay'ýn evine gönderiyorum. Çünkü onun oðullarýndan birini kral seçtim.'

2 Samuel, 'Nasýl gidebilirim? Saul bunu duyarsa beni öldürür!' dedi.

3 Ýþay'ý kurban törenine çaðýr. O zaman ne yapman gerektiðini ben sana bildireceðim. Sana belirteceðim kiþiyi benim adýma kral olarak meshedeceksin*.'

4 Samuel RAB'bin sözüne uyarak Beytlehem Kenti'ne gitti. Kentin ileri gelenleri onu titreyerek karþýladýlar ve, 'Barýþ için mi geldin?' diye sordular.

5 Samuel, 'Evet, barýþ için' diye yanýtladý, 'RAB'be kurban sunmaya geldim. Kendinizi kutsayýp benimle birlikte kurban törenine gelin.' Sonra Ýþay ile oðullarýný kutsayýp kurban törenine çaðýrdý.

6 Ýþay ile oðullarý gelince Samuel Eliav'ý gördü ve, 'Gerçekten RAB'bin önünde duran bu adam O'nun meshettiði kiþidir' diye düþündü.

7 Ama RAB Samuel'e, 'Onun yakýþýklý ve uzun boylu olduðuna bakma' dedi, 'Ben onu reddettim. Çünkü RAB insanýn gördüðü gibi görmez; insan dýþ görünüþe, RAB ise yüreðe bakar.'

8 Ýþay, oðlu Avinadav'ý çaðýrýp Samuel'in önünden geçirdi.

9 Bunun üzerine Ýþay Þamma'yý da geçirdi. Samuel yine, 'RAB bunu da seçmedi' dedi.

10 Böylece Ýþay yedi oðlunu da Samuel'in önünden geçirdi. Ama Samuel, 'RAB bunlardan hiçbirini seçmedi' dedi.

11 Sonra Ýþay'a, 'Oðullarýnýn hepsi bunlar mý?' diye sordu.

12 Ýþay birini gönderip oðlunu getirtti. Çocuk kýzýl saçlý, yakýþýklý, gözleri pýrýl pýrýl bir delikanlýydý.

13 Samuel yað boynuzunu alýp kardeþlerinin önünde çocuðu meshetti. O günden baþlayarak RAB'bin Ruhu Davut'un üzerine güçlü bir biçimde indi. Bundan sonra Samuel kalkýp Rama'ya döndü.

14 Bu sýralarda RAB'bin Ruhu Saul'dan ayrýlmýþtý. RAB'bin gönderdiði kötü bir ruh ona sýkýntý çektiriyordu.

15 Hizmetkârlarý Saul'a, 'Bak, Tanrý'nýn gönderdiði kötü bir ruh sana sýkýntý çektiriyor' dediler,

16 'Efendimiz, biz hizmetkârlarýna buyruk ver, iyi lir çalan birini bulalým. Öyle ki, Tanrý'nýn gönderdiði kötü ruh üzerine gelince, o lir çalar, sen de rahatlarsýn.'

17 Saul hizmetkârlarýna, 'Ýyi lir çalan birini bulup bana getirin' diye buyurdu.

18 Hizmetkârlardan biri, 'Beytlehemli Ýþay'ýn oðullarýndan birini gördüm' dedi, 'Ýyi lir çalar. Üstelik yürekli, güçlü bir savaþçýdýr; akýllýca konuþur, yakýþýklýdýr. RAB de onunladýr.'

19 Bunun üzerine Saul Ýþay'a ulaklar göndererek, 'Sürüyü güden oðlun Davut'u bana gönder' dedi.

20 Ýþay ekmek yüklü bir eþek, bir tulum þarap, bir de oðlak alýp oðlu Davut'la birlikte Saul'a gönderdi.

21 Davut Saul'un yanýna varýp onun hizmetine girdi. Saul Davut'u çok sevdi ve ona silahlarýný taþýma görevini verdi.

22 Saul Ýþay'a þu haberi gönderdi: 'Ýzin ver de Davut hizmetimde kalsýn; ondan hoþnudum.'

23 O günden sonra, Tanrý'nýn gönderdiði kötü ruh ne zaman Saul'un üzerine gelse, Davut liri alýp çalar, Saul rahatlayýp kendine gelirdi. Kötü ruh da ondan uzaklaþýrdý.

17

1 Savaþmak üzere ordularýný bir araya getiren Filistliler, Yahuda'nýn Soko Kenti'nde toplandýlar. Soko ile Azeka Kenti arasýndaki Efes-Dammim'de ordugah kurdular.

2 Saul ile Ýsrailliler de toplandýlar. Ela Vadisi'nde ordugah kurup Filistliler'e karþý savaþ düzeni aldýlar.

3 Filistliler tepenin bir yanýnda, Ýsrailliler de karþý tepede yerlerini aldý. Aralarýnda vadi vardý.

4 Filist ordugahýndan Gatlý Golyat adýnda usta bir dövüþçü ortaya çýktý. Boyu altý arþýn bir karýþtý*fe*.

5 Baþýna tunç* miðfer takmýþ, pullu bir zýrh kuþanmýþtý. Tunç zýrhýn aðýrlýðý beþ bin þekeldi*ff*.

6 Baldýrlarý zýrhlarla korunmuþtu. Omuzlarý arasýnda tunç bir pala asýlýydý.

7 Mýzraðýnýn sapý dokumacý tezgahýnýn sýrýðý gibiydi. Mýzraðýn demir baþýnýn aðýrlýðý altý yüz þekeldi*fg*. Golyat'ýn önüsýra kalkanýný taþýyan bir adam yürüyordu.

8 Golyat durup Ýsrail ordusuna, 'Neden savaþ düzeni aldýnýz?' diye haykýrdý, 'Ben Filistli'yim, sizse Saul'un kölelerisiniz. Aranýzdan karþýma çýkacak birini seçin.

9 Dövüþte beni yenip öldürebilirse, biz sizin köleniz oluruz. Ama ben üstün gelip onu yok edebilirsem, siz bizim kölemiz olur, bize kulluk edersiniz.'

10 Filistli Golyat konuþmasýný þöyle sürdürdü: 'Bugün Ýsrail ordusuna meydan okuyorum! Benimle dövüþecek birini çýkarýn karþýma!'

11 Filistli'nin bu sözlerini duyunca, Saul da Ýsrailliler de çok korkup dehþet içinde kaldýlar.

12 Davut Yahuda'nýn Beytlehem Kenti'nden Efratlý Ýþay adýnda bir adamýn oðluydu. Ýþay'ýn sekiz oðlu vardý. Saul'un krallýðý döneminde Ýþay'ýn yaþý oldukça ilerlemiþti.

13 Ýþay'ýn üç büyük oðlu Saul'la birlikte savaþa katýlmýþtý. Savaþa giden en büyük oðlunun adý Eliav, ikincisinin adý Avinadav, üçüncüsünün adýysa Þamma'ydý.

14 Davut en küçükleriydi. Üç büyük oðul Saul'un yanýndaydý.

15 Davut ise babasýnýn sürüsüne bakmak için Saul'un yanýndan ayrýlýp Beytlehem'e gider gelirdi.

16 Filistli Golyat kýrk gün boyunca sabah akþam ortaya çýkýp meydan okudu.

17 Bir gün Ýþay, oðlu Davut'a þöyle dedi: 'Kardeþlerin için þu kavrulmuþ bir efa buðdayla*fh* on somun ekmeði al, çabucak ordugaha, kardeþlerinin yanýna git.

18 Þu on parça peyniri de birlik komutanýna götür. Kardeþlerinin ne durumda olduðunu öðren ve iyi olduklarýna iliþkin bir belirti getir.

19 Kardeþlerin Saul ve öbür Ýsrailliler'le birlikte Ela Vadisi'nde Filistliler'e karþý savaþýyorlar.'

20 Ertesi sabah Davut erkenden kalktý. Sürüyü bir çobana býraktý. Ýþay'ýn buyurduðu gibi erzaðý alýp yola koyuldu. Ordugaha vardýðý sýrada askerler savaþ naralarý atarak savaþ düzenine giriyorlardý.

21 Ýsrailliler'le Filistliler karþý karþýya savaþ düzeni almýþlardý.

22 Davut getirdiklerini levazým görevlisine býrakýp cepheye koþtu; kardeþlerinin yanýna varýp onlarý selamladý.

23 Davut onlarla konuþurken, Gatlý Filistli, Golyat adýndaki dövüþçü Filist cephesinden ileri çýkarak daha önce yaptýðý gibi meydan okudu. Davut bunu duydu.

24 Ýsrailliler Golyat'ý görünce büyük korkuyla önünden kaçýþtýlar.

25 Birbirlerine, 'Ýsrail'e meydan okumak için ortaya çýkan þu adamý görüyorsunuz ya!' diyorlardý, 'Kral onu öldürene büyük bir armaðanýn yanýsýra kýzýný da verecek. Babasýnýn ailesini de Ýsrail'e vergi ödemekten muaf tutacak.'

26 Davut yanýndakilere, 'Bu Filistli'yi öldürüp Ýsrail'den bu utancý kaldýracak kiþiye ne verilecek?' diye sordu, 'Bu sünnetsiz* Filistli kim oluyor da yaþayan Tanrý'nýn ordusuna meydan okuyor?'

27 Adamlar daha önce verilmiþ olan söze göre Golyat'ý öldürecek kiþiye neler verileceðini anlattýlar.

28 Aðabeyi Eliav Davut'un adamlarla konuþtuðunu duyunca öfkelendi. 'Ne iþin var burada?' dedi, 'Çöldeki üç beþ koyunu kime býraktýn? Ne kadar kendini beðenmiþ ve ne kadar kötü yürekli olduðunu biliyorum. Sadece savaþý görmeye geldin.'

29 Davut, 'Ne yaptým ki?' dedi, 'Bir soru sordum, o kadar.'

30 Sonra baþka birine dönüp ayný soruyu sordu. Adamlar öncekine benzer bir yanýt verdiler.

31 Davut'un söylediklerini duyanlar Saul'a ilettiler. Saul onu çaðýrttý.

32 Davut Saul'a, 'Bu Filistli yüzünden kimse yýlmasýn! Ben kulun gidip onunla dövüþeceðim!' dedi.

33 Saul, 'Sen bu Filistli'yle dövüþemezsin' dedi, 'Çünkü daha gençsin, o ise gençliðinden beri savaþçýdýr.'

34 Ama Davut, 'Kulun babasýnýn sürüsünü güder' diye karþýlýk verdi, 'Bir aslan ya da ayý gelip sürüden bir kuzu kaçýrýnca,

35 peþinden gidip ona saldýrýr, kuzuyu aðzýndan kurtarýrým. Eðer aslan ya da ayý üzerime gelirse, boðazýndan tuttuðum gibi vurur öldürürüm.

36 Kulun, aslan da ayý da öldürmüþtür. Bu sünnetsiz Filistli de onlar gibi olacak. Çünkü yaþayan Tanrý'nýn ordusuna meydan okudu.

37 Beni aslanýn, ayýnýn pençesinden kurtaran RAB, bu Filistli'nin elinden de kurtaracaktýr.'

38 Sonra kendi giysilerini Davut'a verdi; baþýna tunç miðfer taktý, ona bir zýrh giydirdi.

39 Davut giysilerinin üzerine kýlýcýný kuþanýp yürümeye çalýþtý. Çünkü bu giysilere alýþýk deðildi.

40 Deðneðini alýp dereden beþ çakýl taþý seçti. Bunlarý çoban daðarcýðýnýn cebine koyduktan sonra sapanýný alýp Filistli Golyat'a doðru ilerledi.

41 Filistli de, önünde kalkan taþýyýcýsý, Davut'a doðru ilerliyordu.

42 Davut'u tepeden týrnaða süzdü. Kýzýl saçlý, yakýþýklý bir genç olduðu için onu küçümsedi.

43 'Ben köpek miyim ki, üzerime deðnekle geliyorsun?' diyerek kendi ilahlarýnýn adýyla Davut'u lanetledi.

44 'Bana gelsene! Bedenini gökteki kuþlara ve kýrdaki hayvanlara yem edeceðim!' dedi.

45 Davut, 'Sen kýlýçla, mýzrakla, palayla üzerime geliyorsun' diye karþýlýk verdi, 'Bense meydan okuduðun Ýsrail ordusunun Tanrýsý, Her Þeye Egemen RAB'bin adýyla senin üzerine geliyorum.

46 Bugün RAB seni elime teslim edecek. Seni vurup baþýný gövdenden ayýracaðým. Bugün Filistli askerlerin leþlerini gökteki kuþlarla yerdeki hayvanlara yem edeceðim. Böylece bütün dünya Ýsrail'de Tanrý'nýn var olduðunu anlayacak.

47 Bütün bu topluluk RAB'bin kýlýçla, mýzrakla kurtarmadýðýný anlayacak. Çünkü savaþ zaten RAB'bindir! O sizi elimize teslim edecek.'

48 Golyat saldýrmak amacýyla Davut'a doðru ilerledi. Davut da onunla dövüþmek üzere hemen Filist cephesine doðru koþtu.

49 Elini daðarcýðýna sokup bir taþ çýkardý, sapanla fýrlattý. Taþ Filistli'nin alnýna çarpýp saplandý. Filistli yüzükoyun yere düþtü.

50 Böylece Davut Filistli Golyat'ý sapan ve taþla yendi. Elinde kýlýç olmaksýzýn onu yere serdi.

51 Sonra koþup üzerine çýktý. Golyat'ýn kýlýcýný tutup kýnýndan çektiði gibi onu öldürdü ve baþýný kesti.

52 Ýsrailliler'le Yahudalýlar kalkýp Gat'ýn*fý* giriþine ve Ekron kapýlarýna kadar nara atarak onlarý kovaladýlar. Filistliler'in ölüleri Gat'a, Ekron'a kadar Þaarayim yolunda yerlere serildi.

53 Filistliler'i kovaladýktan sonra geri dönen Ýsrailliler Filist ordugahýný yaðmaladýlar.

54 Davut Filistli Golyat'ýn baþýný alýp Yeruþalim'e götürdü, silahlarýný da kendi çadýrýna koydu.

55 Saul, Davut'un Golyat'la dövüþmeye çýktýðýný görünce, ordu komutaný Avner'e, 'Ey Avner, kimin oðlu bu genç?' diye sormuþtu.

56 Kral Saul, 'Bu gencin kimin oðlu olduðunu öðren' diye buyurmuþtu.

57 Davut Golyat'ý öldürüp ordugaha döner dönmez, Avner onu alýp Saul'a götürdü. Golyat'ýn kesik baþý Davut'un elindeydi.

58 Saul, 'Kimin oðlusun, delikanlý?' diye sordu.

18

1 Saul'la Davut'un konuþmasý sona erdiðinde, Saul oðlu Yonatan'ýn yüreði Davut'a baðlandý. Yonatan onu caný gibi sevdi.

2 O günden sonra Saul Davut'u yanýnda tuttu ve babasýnýn evine dönmesine izin vermedi.

3 Yonatan, Davut'a beslediði derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaþmasý yaptý.

4 Üzerinden kaftanýný çýkarýp zýrhý, kýlýcý, yayý ve kuþaðýyla birlikte Davut'a verdi.

5 Davut Saul'un kendisini gönderdiði her yere gitti ve baþarýlý oldu. Bu yüzden Saul ona ordusunda üstün bir rütbe verdi. Bu olay bütün halký, Saul'un görevlilerini bile hoþnut etti.

6 Davut'un Filistli Golyat'ý öldürmesinden sonra, askerler geri dönerken, Ýsrail'in bütün kentlerinden gelen kadýnlar, tef ve çeþitli çalgýlar çalarak, sevinçli ezgiler söyleyip oynayarak Kral Saul'u karþýlamaya çýktýlar.

7 Bir yandan oynuyor, bir yandan da þu ezgiyi söylüyorlardý: 'Saul binlercesini öldürdü, Davut'sa on binlercesini.'

8 Bu sözlere gücenen Saul çok öfkelendi. 'Davut'a on binlercesini, banaysa ancak binlercesini verdiler. Artýk kral olmaktan baþka onun ne eksiði kaldý ki?' diye düþündü.

9 Böylece o günden sonra Saul Davut'u kýskanmaya baþladý.

10 Ertesi gün Tanrý'nýn gönderdiði kötü bir ruh Saul'un üzerine güçlü bir biçimde indi. Saul evinde sayýklamaya baþladý. Davut her zamanki gibi yine lir çalýyordu. Saul'un elinde bir mýzrak vardý.

11 'Davut'u vurup duvara çakacaðým' diye düþünerek mýzraðý ona fýrlattý. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.

12 Saul Davut'tan korkuyordu. Çünkü RAB Davut'laydý, oysa kendisinden ayrýlmýþtý.

13 Bu yüzden Saul Davut'u yanýndan uzaklaþtýrdý. Onu bin kiþilik birliðe komutan atadý. Davut askerlere öncülük yapýyordu.

14 RAB onunla birlikte olduðundan, yaptýðý her iþte baþarýlýydý.

15 Davut'un büyük baþarýsýný gördükçe Saul'un korkusu daha da artýyordu.

16 Ne var ki, bütün Ýsrail ve Yahuda halký Davut'u seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.

17 Saul Davut'a, 'Ýþte büyük kýzým Merav' dedi, 'Onu sana eþ olarak vereceðim. Yalnýz hatýrým için yiðitçe davran ve RAB'bin savaþlarýný sürdür.' Çünkü, 'Davut'un ölümü benim elimden deðil, Filistliler'in elinden olsun' diye düþünüyordu.

18 Davut, 'Ben kim oluyorum, Ýsrail'de ailem ve babamýn oymaðý ne ki, krala damat olayým?' diye karþýlýk verdi.

19 Ne var ki, Saul'un kýzý Merav'ýn Davut'a verileceði zaman geldiðinde, kýz Davut yerine Meholalý Adriel'e eþ olarak verildi.

20 Bu arada Saul'un öbür kýzý Mikal Davut'a gönül vermiþti. Bunu duyan Saul sevindi.

21 'Davut'a Mikal'ý veririm' diye düþündü, 'Öyle ki, Mikal Davut'u tuzaða düþürür; Filistliler de onu öldürür.' Davut'a, 'Bugün damadým olmak için yine fýrsatýn var' dedi.

22 Sonra görevlilerine, Davut'a gizlice þunlarý söylemelerini buyurdu: 'Bak, kral senden hoþnut, bütün görevlileri de seni seviyor. Kralýn damadý olmanýn zamaný geldi.'

23 Saul'un görevlileri bu sözleri Davut'a ilettiler. Davut, 'Yoksul ve önemsiz biriyken kralýn damadý olmak sizce küçük bir þey mi?' diye karþýlýk verdi.

24 Görevliler Davut'un dediklerini Saul'a bildirdiler.

25 Saul þöyle buyurdu: 'Davut'a deyin ki, ' Davut'un Filistliler'in eline düþüp öleceðini tasarlýyordu.

26 Görevliler Saul'un söylediklerini Davut'a ilettiler. Davut, kralýn damadý olacaðýna sevindi. Tanýnan süre dolmadan

27 Davut'la adamlarý gidip iki yüz Filistli öldürdüler. Kralýn damadý olabilmek için Davut, öldürülen Filistliler'in sünnet derilerini tam tamýna getirip krala sundu. Saul da buna karþýlýk kýzý Mikal'ý eþ olarak ona verdi.

28 Saul, RAB'bin Davut'la birlikte olduðunu ve kýzý Mikal'ýn onu sevdiðini apaçýk gördü.

29 Bu yüzden Davut'tan daha çok korktu ve yaþamý boyunca ona düþmanlýk besledi.

30 Filistli komutanlar saldýrdýkça Davut Saul'un öbür komutanlarýndan daha baþarýlý oluyordu. Bu yüzden büyük bir üne kavuþtu.

19

1 Saul, oðlu Yonatan'a ve bütün görevlilerine Davut'u öldürmeleri için buyruk verdi. Ama Davut'u çok seven Yonatan ona, 'Babam Saul seni öldürmek için fýrsat kolluyor' diye haber verdi, 'Lütfen yarýn sabah dikkatli ol; gizlenebileceðin bir yere gidip saklan.

2

3 Ben de saklandýðýn tarlaya gidip babamýn yanýnda duracaðým ve onunla senin hakkýnda konuþacaðým. Bir þey öðrenirsem, sana bildiririm.'

4 Yonatan babasý Saul'a Davut'u överek þunlarý söyledi: 'Kral kulu Davut'a haksýzlýk etmesin. Çünkü o sana hiç haksýzlýk etmedi ve yaptýðý her þeyde sana büyük yararý dokundu.

5 Yaþamýný tehlikeye atarak Filistli'yi öldürdü. RAB de bütün Ýsrail'i büyük bir zafere ulaþtýrdý. Sen de bunu görüp sevindin. Öyleyse neden Davut'u yok yere öldürerek suçsuz birine haksýzlýk edesin?'

6 Saul Yonatan'ýn söylediklerinden etkilenerek ant içti: 'Yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, Davut öldürülmeyecektir.'

7 Bunun üzerine Yonatan Davut'u çaðýrýp ona her þeyi anlattý. Sonra Davut'u Saul'un yanýna getirdi. Davut da önceden olduðu gibi kralýn hizmetine girdi.

8 Savaþ yine patlak verdi. Davut gidip Filistliler'e karþý savaþtý. Onlarý öyle büyük bir bozguna uðrattý ki, önünden kaçtýlar.

9 Bir gün Saul, mýzraðý elinde evinde oturuyor, Davut da lir çalýyordu. Derken RAB'bin gönderdiði kötü bir ruh Saul'u yakaladý.

10 Saul mýzraðýyla Davut'u duvara çakmaya çalýþtý. Ancak Davut yana kaçýnca Saul'un mýzraðý duvara saplandý. O gece Davut kaçýp kurtuldu.

11 Saul, Davut'u gözetlemeleri, ertesi sabah da öldürmeleri için evine ulaklar gönderdi. Ama karýsý Mikal Davut'a, 'Bu gece kaçýp kurtulamazsan, yarýn öldürüleceksin' dedi.

12 Sonra Davut'u pencereden aþaðýya indirdi. Böylece Davut kaçýp kurtuldu.

13 Mikal aile putunu alýp yataða koydu, üstüne yorganý örttü, baþ tarafýna da keçi kýlýndan bir yastýk yerleþtirdi.

14 Saul'un gönderdiði ulaklar Davut'u yakalamaya geldiðinde, Mikal, 'Davut hasta' dedi.

15 Saul Davut'u görmeleri için ulaklarý yeniden göndererek, 'Onu yataðýyla buraya getirin de öldüreyim' diye buyurdu.

16 Ulaklar eve girince, yatakta baþýnda keçi kýlýndan yastýk olan putu gördüler.

17 Saul Mikal'a 'Neden beni böyle kandýrýp düþmanýmýn kaçmasýný saðladýn?' diye sordu.

18 Kaçýp kurtulan Davut, Rama'da yaþayan Samuel'in yanýna gitti. Saul'un kendisine bütün yaptýklarýný ona anlattý. Sonra Samuel'le birlikte Nayot Mahallesi'ne gidip orada kaldý.

19 Davut'un Rama'nýn Nayot Mahallesi'nde olduðu haberi Saul'a ulaþtýrýldý.

20 Bunun üzerine Saul Davut'u yakalamalarý için ulaklarýný oraya gönderdi. Ulaklar Samuel'in önderliðinde bir peygamber topluluðunun oynayýp coþtuðunu*fi* gördüler. Ýþte o zaman Tanrý'nýn Ruhu Saul'un ulaklarýnýn üzerine indi. Onlar da oynayýp coþmaya*fi* baþladýlar.

21 Saul olup bitenleri duyunca, baþka ulaklar gönderdi. Onlar da oynayýp coþtular*fi*. Saul'un üçüncü kez gönderdiði ulaklar da öncekiler gibi yaptý.

22 Sonunda Saul kendisi Rama'ya doðru yola çýktý. Seku'daki büyük sarnýca varýnca, 'Samuel'le Davut neredeler?' diye sordu.

23 Saul Rama'daki Nayot'a doðru ilerlerken, Tanrý'nýn Ruhu onun üzerine de indi. Nayot'a varýncaya dek yol boyunca oynayýp coþtu*fi*.

24 Giysilerini de çýkarýp Samuel'in önünde oynayýp coþtu*fi*. Bütün gün ve gece çýplak yattý. Halkýn, 'Saul da mý peygamber oldu?' demesi bundandýr.

20

1 Davut Rama'nýn Nayot Mahallesi'nden kaçtýktan sonra Yonatan'a gitti. Ona, 'Ne yaptým? Suçum ne?' diye sordu, 'Babana karþý ne günah iþledim ki, beni öldürmek istiyor?'

2 Yonatan, 'Bu senden uzak olsun, ölmeyeceksin!' diye yanýtladý, 'Babam bana bildirmeden ister büyük, ister küçük olsun hiçbir iþ yapmaz. Neden bunu benden gizlesin? Olmaz öyle þey!'

3 Ancak Davut ant içerek, 'Senin beni sevdiðini baban çok iyi biliyor' diye yanýtladý, ' diye düþünmüþtür. RAB'bin ve senin yaþamýn hakký için derim ki, ölüm ile aramda yalnýz bir adým var.'

4 Yonatan Davut'a, 'Ne dilersen dile, senin için yaparým' diye karþýlýk verdi.

5 Davut Yonatan'a, 'Bak, yarýn Yeni Ay Töreni' dedi, 'Kralla birlikte yemeðe oturmam gerekir. Ama izin ver, ertesi günün akþamýna dek tarlada gizleneyim.

6 Eðer baban yokluðumu sezerse ona, dersin.

7 Baban, <Ýyi> derse, kulun güvenlikte demektir. Ama öfkelenirse, bil ki, bana kötülük yapmaya karar vermiþtir.

8 Sana gelince, bana yardým et; çünkü RAB'bin önünde benimle antlaþma yaptýn. Suçluysam, beni sen öldür! Neden beni babana teslim edesin?'

9 Yonatan, 'Olmaz öyle þey!' diye yanýtladý, 'Babamýn sana kötülük yapmaya karar verdiðini bilsem, sana söylemez miydim?'

10 Davut, 'Baban sana sert bir karþýlýk verirse, kim bana bildirecek?' diye sordu.

11 Yonatan, 'Gel, tarlaya gidelim' dedi. Böylece ikisi tarlaya gittiler.

12 Yonatan Davut'la konuþmasýný sürdürdü: 'Ýsrail'in Tanrýsý RAB tanýk olsun! Yarýn ya da öbür gün bu saate kadar babamýn ne düþündüðünü araþtýracaðým. Babamýn sana karþý tutumu olumluysa, sana haber göndereceðim.

13 Ama babam seni öldürmeyi tasarlýyorsa, bunu sana bildirip güvenlik içinde gitmeni saðlamazsam, RAB bana aynýsýný, hatta daha kötüsünü yapsýn! RAB önceden babamla olduðu gibi seninle de birlikte olsun!

14 Ama sen yaþamým boyunca RAB'bin iyiliðini bana göster ki ölmeyeyim.

15 RAB Davut'un bütün düþmanlarýný yeryüzünden yok edeceði zaman bile, sen soyuma iyiliklerini sonsuza dek esirgeme.'

16 Böylece Yonatan Davut soyuyla bir antlaþma yaptý ve, 'RAB Davut'un düþmanlarýný cezalandýrsýn' dedi.

17 Davut'a beslediði sevgiden ötürü Yonatan ona bir daha ant içirtti. Çünkü onu caný kadar seviyordu.

18 Yonatan Davut'a, 'Yarýn Yeni Ay Töreni' dedi, 'Yerin boþ kalacaðýndan, yokluðun anlaþýlacak.

19 Öbür gün, geçen sefer gizlendiðin yere çabucak git. Ezel Taþý'nýn yanýnda bekle.

20 Ben hedefe atar gibi taþýn bir yanýna üç ok atacaðým.

21 Sonra hizmetkârýmý gönderip, diye buyruk vereceðim. Eðer özellikle ona, dersem, gel. Yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, güvenliktesin, tehlike yok.

22 Ama hizmetkâra, dersem, git; çünkü RAB seni uzaklaþtýrmýþtýr.

23 Birbirimizle yaptýðýmýz antlaþmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanýk olsun.'

24 Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni baþlayýnca, Kral Saul gelip yemeðe oturdu.

25 Her zamanki gibi duvarýn yanýndaki yerine oturmuþtu. Yonatan karþýsýnda*fj*, Avner de yanýnda yerlerini aldýlar. Davut'un yeriyse boþ kaldý.

26 Ama Saul o gün bir þey söylemedi. 'Davut'un baþýna birþey gelmiþ olmalý. Dinsel açýdan kirli olsa gerek, evet dinsel açýdan temiz deðildir' diye düþündü.

27 Ertesi gün, ayýn ikinci günü, Davut'un yeri yine boþtu. Bunun üzerine Saul, oðlu Yonatan'a, 'Ýþay'ýn oðlu neden dün de, bugün de yemeðe gelmedi?' diye sordu.

28 Yonatan, 'Davut Beytlehem'e gitmek için benden ýsrarla izin istedi' diye karþýlýk verdi,

29 ' dedi. Ýþte bu yüzden kralýn sofrasýna gelemedi.'

30 Saul Yonatan'a öfkelenerek, 'Seni sapýk ve dikbaþlý kadýnýn oðlu!' diye baðýrdý, 'Ýþay'ýn oðlunu desteklediðini bilmiyor muyum? Bu kendin için de, seni doðuran annen için de utanç verici.

31 Çünkü Ýþay'ýn oðlu yeryüzünde yaþadýkça ne sen güvenlikte olabilirsin, ne de krallýðýn. Þimdi adam gönder, onu bana getir. O ölmeli!'

32 Yonatan babasý Saul'a, 'Neden ölmeli? Ne yaptý ki?' diye karþýlýk verdi.

33 Ama Saul Yonatan'ý öldürmek amacýyla mýzraðýný ona fýrlattý. Böylece Yonatan babasýnýn Davut'u öldürmeye kararlý olduðunu anladý.

34 Büyük bir öfkeyle sofradan kalktý ve ayýn ikinci günü hiç yemek yemedi. Babasýnýn Davut'u böyle aþaðýlamasýna üzüldü.

35 Sabahleyin Yonatan Davut'la buluþmak üzere tarlaya gitti. Yanýna bir uþak almýþtý.

36 Uþaða, 'Haydi koþ, atacaðým oklarý bul' dedi. Uþak koþarken, Yonatan onun ötesine bir ok attý.

37 Uþak Yonatan'ýn attýðý okun düþtüðü yere varýnca, Yonatan, 'Ok ötende!' diye seslendi,

38 'Çabuk ol! Koþ, yerinde durma!' Yonatan'ýn uþaðý oku alýp efendisine getirdi.

39 Olup bitenden habersizdi. Olanlarý yalnýz Yonatan'la Davut biliyordu.

40 Yonatan, silahlarýný yanýndaki uþaða vererek, 'Al bunlarý kente götür' dedi.

41 Uþak gider gitmez, Davut taþýn güney yanýndan ayaða kalktý ve yüzüstü yere kapanarak üç kez eðildi. Ýki arkadaþ birbirlerini öpüp aðladýlar; ancak Davut daha çok aðladý.

42 Yonatan, 'Esenlikle yoluna git' dedi, 'Ýkimiz RAB'bin adýyla ant içmiþtik. RAB seninle benim aramda ve soylarýmýz arasýnda sonsuza dek tanýk olsun.' Bundan sonra Davut yoluna gitti. Yonatan da kente döndü.

21

1 Davut Nov Kenti'ne, Kâhin Ahimelek'in yanýna gitti. Ahimelek titreyerek Davut'u karþýlamaya çýktý. 'Neden yalnýzsýn? Neden yanýnda kimse yok?' diye sordu.

2 Davut þöyle yanýtladý: 'Kral bana bir görev verdi. dedi. Adamlarýma gelince, belli bir yere gitmelerini söyledim.

3 Þu an elinde ne var? Bana beþ somun ekmek ya da baþka ne varsa ver.'

4 Kâhin, 'Taze ekmeðim yok' diye karþýlýk verdi, 'Ama adamlarýn kadýndan uzak kaldýlarsa kutsanmýþ ekmek*fk* var.'

5 Davut, 'Yola çýktýðýmýzdan her zaman olduðu gibi, kadýndan uzak kaldýk' dedi, 'Sýradan bir yolculuða çýktýðýmýzda bile adamlarým kendilerini temiz tutarlar; özellikle bugün ne kadar daha çok temiz olacaklar.'

6 Bunun üzerine kâhin ona kutsanmýþ ekmek*fk* verdi; çünkü orada huzura konan ekmekten baþka ekmek yoktu. Bu ekmek RAB'bin huzurundan alýndýðý gün yerine sýcak ekmek konurdu.

7 O gün Saul'un görevlilerinden Edomlu Doek adýndaki baþ çoban RAB'bin önünde dinsel görevini yerine getirmek üzere*fl* orada bulunuyordu.

8 Davut Ahimelek'e, 'Yanýnda mýzrak ya da kýlýç yok mu?' diye sordu, 'Kralýn iþi acele olduðundan, yanýma ne kýlýcýmý aldým, ne de baþka bir silah.'

9 Kâhin, 'Ela Vadisi'nde öldürdüðün Filistli Golyat'ýn kýlýcý var' diye karþýlýk verdi, 'Efodun* arkasýnda beze sarýlý duruyor. Burada baþka silah yok. Ýstersen onu alabilirsin.'

10 Saul'dan kaçan Davut o gün Gat Kralý Akiþ'e gitti.

11 Akiþ'in görevlileri, 'Bu Ýsrail Kralý Davut deðil mi?' dediler, 'Çalýp oynarken,

12 Bu sözler Davut'u derin derin düþündürdü. Gat Kralý Akiþ'ten çok korkan Davut, onlarýn önünde tutumunu deðiþtirerek deli gibi davrandý. Kentin kapýlarýný týrmaladý, salyasýný sakalýna akýttý.

13

14 Akiþ görevlilerine, 'Þu adama bakýn!' dedi, 'Delinin biri! Onu neden bana getirdiniz?

15 Bizde deliler eksik mi ki, önümde delilik yapsýn diye bu adamý getirdiniz? Bu adamýn sarayýma girmesi þart mý?'

22

1 Davut Gat'tan ayrýlýp Adullam Maðarasý'na kaçtý. Bunu duyan kardeþleri ve ailesinin öteki bireyleri yanýna gittiler.

2 Sýkýntýsý, borcu, hoþnutsuzluðu olan herkes Davut'un çevresinde toplandý. Davut sayýsý dört yüze varan bu adamlara önderlik yaptý.

3 Davut oradan Moav'daki Mispa Kenti'ne gitti. Moav Kralý'ndan, 'Tanrý'nýn bana ne yapacaðý belli oluncaya dek annemle babamýn gelip yanýnýzda kalmasýna izin verir misin?' diye bir istekte bulundu.

4 Böylece Davut annesiyle babasýný Moav Kralý'nýn yanýna býraktý. Davut sýðýnakta kaldýðý sürece onlar da Moav Kralý'nýn yanýnda kaldýlar.

5 Ne var ki, Peygamber Gad Davut'a, 'Sýðýnakta kalma. Yahuda ülkesine git' dedi. Bunun üzerine Davut oradan ayrýlýp Heret Ormaný'na gitti.

6 Bu sýrada Saul Davut'la yanýndakilerin nerede olduklarýný öðrendi. Saul elinde mýzraðýyla Giva'da bir tepedeki*fm* ýlgýn aðacýnýn altýnda oturuyordu. Askerleri de çevresinde duruyordu.

7 Saul onlara þöyle dedi: 'Ey Benyaminliler, þimdi dinleyin! Ýþay'ýn oðlu her birinize tarlalar, baðlar mý verecek? Her birinizi binbaþý, yüzbaþý mý yapacak?

8 Hepiniz bana karþý düzen kurdunuz. Çünkü oðlum Ýþay'ýn oðluyla antlaþma yaptýðýnda bana haber veren olmadý. Ýçinizden bana acýyan tek kiþi çýkmadý. Bugün olduðu gibi, bana pusu kurmasý için oðlumun kulum Davut'u kýþkýrttýðýný bana bildiren olmadý.'

9 Bunun üzerine Saul'un askerlerinin yanýnda duran Edomlu Doek, 'Ýþay oðlu Davut'un Nov Kenti'ne, Ahituv oðlu Kâhin Ahimelek'in yanýna geldiðini gördüm' dedi,

10 'Ahimelek Davut için RAB'be danýþtý. Ona hem yiyecek saðladý, hem de Filistli Golyat'ýn kýlýcýný verdi.'

11 Kral Saul, Ahituv oðlu Kâhin Ahimelek'i ve babasýnýn ailesinden Nov'da yaþayan bütün kâhinleri çaðýrmak için ulaklar gönderdi. Hepsi kralýn yanýna geldi.

12 Saul Ahimelek'e, 'Ey Ahituv oðlu, beni dinle!' dedi.

13 Saul, 'Neden sen ve Ýþay oðlu bana karþý düzen kurdunuz?' dedi, 'Çünkü ona ekmek, kýlýç verdin ve onun için Tanrý'ya danýþtýn. O da bana karþý ayaklandý ve bugün yaptýðý gibi pusu kurdu.'

14 Ahimelek, 'Bütün görevlilerin arasýnda Davut kadar sana baðlý biri var mý?' diye karþýlýk verdi, 'Davut senin damadýn, muhafýz birliði komutanýn ve ailende saygýn biridir.

15 Ben Davut için Tanrý'ya danýþmaya o gün mü baþladým? Kesinlikle hayýr! Kral ben kulunu ve babasýnýn ailesini suçlamasýn. Çünkü kulun bu konuda hiçbir þey bilmiyor.'

16 Ama Saul, 'Ey Ahimelek, sen de bütün ailen de kesinlikle öleceksiniz' dedi.

17 Sonra yanýnda duran nöbetçi askerlere, 'Gidin ve Davut'u destekleyen RAB'bin kâhinlerini öldürün!' dedi, 'Çünkü onun kaçtýðýný bildikleri halde bana haber vermediler.' Ne var ki, kralýn görevlileri el kaldýrýp RAB'bin kâhinlerini öldürmek istemediler.

18 Bunun üzerine kral, Doek'e, 'Sen git, kâhinleri öldür' diye buyurdu. Edomlu Doek de gidip kâhinleri öldürdü. O gün Doek keten efod* giymiþ seksen beþ kiþi öldürdü.

19 Kadýn erkek, çoluk çocuk demeden kâhinler kenti Nov'un halkýný kýlýçtan geçirdi. Sýðýrlarý, eþekleri, koyunlarý da öldürdü.

20 Yalnýz Ahituv oðlu Kâhin Ahimelek'in oðullarýndan Aviyatar adýnda biri kurtulup Davut'a kaçtý.

21 Aviyatar Saul'un RAB'bin kâhinlerini öldürttüðünü Davut'a söyledi.

22 Davut Aviyatar'a, 'O gün orada bulunan Edomlu Doek'in olup biteni Saul'a bildireceðini anlamýþtým zaten' dedi, 'Babanýn bütün aile bireylerinin ölümüne ben neden oldum.

23 Yanýmda kal ve korkma! Seni öldürmek isteyen beni de öldürmek istiyor. Yanýmda güvenlikte olursun.'

23

1 Davut'a, 'Filistliler Keila Kenti'ne saldýrýp harmanlarý yaðmalýyorlar' diye haber verdiler.

2 Davut RAB'be, 'Gidip þu Filistliler'e saldýrayým mý?' diye danýþtý.

3 Ama adamlarý Davut'a, 'Bak, biz burada Yahuda'dayken korkuyoruz' dediler, 'Keila'ya Filist ordusuna karþý savaþmaya gidersek büsbütün korkarýz.'

4 Bunun üzerine Davut RAB'be bir kez daha danýþtý. RAB ona yine, 'Kalk, Keila'ya git! Çünkü Filistliler'i senin eline ben teslim edeceðim' dedi.

5 Böylece Davut'la adamlarý Keila'ya gidip Filistliler'e karþý savaþtýlar. Davut onlarýn hayvanlarýný ele geçirdi. Filistliler'i aðýr bir yenilgiye uðratarak Keila halkýný kurtardý.

6 Ahimelek'in oðlu Aviyatar kaçýp Keila'da bulunan Davut'a gittiðinde, efodu* da birlikte götürmüþtü.

7 Saul, Davut'un Keila Kenti'ne gittiðini duyunca, 'Tanrý Davut'u elime teslim etti' dedi, 'Davut sürgülü kapýlarý olan bir kente girmekle kendini hapsetmiþ oldu.'

8 Böylece Saul, Keila'ya yürüyüp Davut'la adamlarýný kuþatmak amacýyla bütün halký savaþa çaðýrdý.

9 Davut, Saul'un kendisine bir düzen kurduðunu duyunca, Kâhin Aviyatar'a, 'Efodu* getir' dedi.

10 Sonra þöyle yakardý: 'Ey Ýsrail'in Tanrýsý RAB! Ben kulun yüzünden Saul'un gelip Keila'yý yýkmayý tasarladýðýna dair kesin haber aldým.

11 Keila halký beni onun eline teslim eder mi? Kulunun duymuþ olduðu gibi Saul gelecek mi? Ey Ýsrail'in Tanrýsý RAB, yalvarýrým, kuluna bildir!'

12 Davut RAB'be, 'Keila halký beni ve adamlarýmý Saul'un eline teslim edecek mi?' diye sordu.

13 Bunun üzerine Davut ile yanýndaki altý yüz kadar kiþi Keila'dan ayrýlýp oradan oraya yer deðiþtirmeye baþladýlar. Davut'un Keila'dan kaçtýðýný öðrenen Saul oraya gitmekten vazgeçti.

14 Davut kýrsal bölgedeki sýðýnaklarda ve Zif Çölü'nün daðlýk kesiminde kaldý. Saul her gün Davut'u aradýðý halde, Tanrý onu Saul'un eline teslim etmedi.

15 Davut Zif Çölü'nde, Horeþ'teyken, Saul'un kendisini öldürmek için yola çýktýðýný öðrendi.

16 Bu arada Saul oðlu Yonatan kalkýp Horeþ'e, Davut'un yanýna gitti ve onu Tanrý'nýn adýyla yüreklendirdi.

17 'Korkma!' dedi, 'Babam Saul sana dokunmayacak. Sen Ýsrail Kralý olacaksýn, ben de senin yardýmcýn olacaðým. Babam Saul da bunu biliyor.'

18 Ýkisi de RAB'bin önünde aralarýndaki antlaþmayý yenilediler. Sonra Yonatan evine döndü, Davut ise Horeþ'te kaldý.

19 Zifliler Giva'ya gidip Saul'a, 'Davut aramýzda' dediler, 'Yeþimon'un güneyinde, Hakila Tepesi'ndeki Horeþ sýðýnaklarýnda gizleniyor.

20 Ey kral, ne zaman gelmek istersen gel! Davut'u kralýn eline teslim etmeyi ise bize býrak.'

21 Saul, 'RAB sizi kutsasýn! Bana acýdýnýz' dedi,

22 'Gidin ve bir daha araþtýrýn; Davut'un genellikle nerelerde gizlendiðini, orada onu kimin gördüðünü iyice öðrenin. Çünkü onun çok kurnaz olduðunu söylüyorlar.

23 Gizlendiði yerlerin hepsini öðrenip bana kesin bir haber getirin. O zaman ben de sizinle gelirim. Eðer Davut o bölgedeyse, bütün Yahuda boylarý içinde onu arayýp bulacaðým.'

24 Böylece Zifliler kalkýp Saul'dan önce Zif'e gittiler. O sýrada Davut'la adamlarý Yeþimon'un güneyindeki Arava'da, Maon Çölü'ndeydiler.

25 Saul ile adamlarýnýn kendisini aramaya geldiklerini öðrenince Davut aþaðýya inip Maon Çölü'ndeki kayalýða sýðýndý. Saul bunu duyunca Davut'un ardýndan Maon Çölü'ne gitti.

26 Saul daðýn bir yanýndan, Davut'la adamlarý ise öbür yanýndan ilerliyordu. Davut Saul'dan kaçýp kurtulmaya çalýþýyordu. Saul'la askerleri Davut'la adamlarýný yakalamak üzere yaklaþýrken,

27 bir ulak gelip Saul'a þöyle dedi: 'Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldýrýyor.'

28 Bunun üzerine Saul Davut'u kovalamayý býrakýp Filistliler'le savaþmaya gitti. Bu yüzden oraya Sela-Hammahlekot*fn* adý verildi.

29 Davut oradan ayrýlýp Eyn-Gedi bölgesindeki sýðýnaklara gizlendi.

24

1 Saul Filistliler'i kovalamaktan dönünce, Davut'un Eyn-Gedi Çölü'nde olduðu haberini aldý.

2 Saul da Davut'la adamlarýný Dað Keçisi Kayalýðý dolaylarýnda arayýp bulmak için, bütün Ýsrail'den üç bin seçme asker alýp yola çýktý.

3 Yolda koyun aðýllarýna rastladý. Yakýnda bir de maðara vardý. Saul ihtiyacýný gidermek için maðaraya girdi. Davut'la adamlarý maðaranýn en iç bölümünde kalýyorlardý.

4 Adamlarý, Davut'a, 'Ýþte RAB'bin sana, dediði gün bugündür' dediler.

5 Ama sonradan Saul'un eteðinden bir parça kestiði için kendini suçlu buldu.

6 Adamlarýna, 'Efendime, RAB'bin meshettiði* kiþiye karþý böyle bir þey yapmaktan, el kaldýrmaktan RAB beni uzak tutsun' dedi, 'Çünkü o RAB'bin meshettiði kiþidir.'

7 Davut bu sözlerle adamlarýný engelledi ve Saul'a saldýrmalarýna izin vermedi. Saul maðaradan çýkýp yoluna koyuldu.

8 O zaman Davut da maðaradan çýktý. Saul'a, 'Efendim kral!' diye seslendi. Saul arkasýna bakýnca, Davut eðilip yüzüstü yere kapandý.

9 ' diyenlerin sözlerini neden önemsiyorsun?' dedi,

10 'Bugün RAB'bin maðarada seni elime nasýl teslim ettiðini gözünle görüyorsun. Bazýlarý seni öldürmemi istedi. Ama ben seni esirgeyip, dedim.

11 Ey baba, cüppenin eteðinden kesilmiþ, elimdeki þu parçaya bak; evet, bak! Cüppenden bir parça kestim, ama seni öldürmedim. Bundan ötürü içimde kötülük ve baþkaldýrma düþüncesi olmadýðýný iyice bilesin. Sana kötülük yapmadýðým halde sen beni öldürmeye çalýþýyorsun.

12 RAB aramýzda yargýç olsun ve benim öcümü senden O alsýn. Ama ben elimi sana karþý kaldýrmayacaðým.

13 Eskilerin þu, deyiþi uyarýnca elim sana karþý kalkmayacaktýr.

14 Ýsrail Kralý kime karþý çýkmýþ? Sen kimi kovalýyorsun? Ölü bir köpek mi? Bir pire mi?

15 RAB yargýç olsun ve hangimizin haklý olduðuna O karar versin. RAB davama baksýn ve beni savunup senin elinden kurtarsýn.'

16 Davut söylediklerini bitirince, Saul, 'Davut oðlum, bu senin sesin mi?' diye sordu ve hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý.

17 Sonra, 'Sen benden daha doðru bir adamsýn' dedi, 'Sana kötülük yaptýðým halde sen bana iyilikle karþýlýk verdin.

18 Bugün bana iyi davrandýðýný kanýtladýn: RAB beni eline teslim ettiði halde beni öldürmedin.

19 Düþmanýný yakalayan biri onu güvenlik içinde salýverir mi? Bugün bana yaptýðýn iyiliðe karþýlýk RAB de seni iyilikle ödüllendirsin.

20 Þimdi anladým ki, sen gerçekten kral olacaksýn ve Ýsrail Krallýðý senin egemenliðin altýnda sürecek.

21 Benden sonra soyumu ortadan kaldýrmayacaðýna, babamýn ailesinden adýmý silmeyeceðine dair RAB'bin önünde ant iç.'

22 Davut Saul'un istediði gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamlarý da sýðýnaða gittiler.

25

1 Bu sýrada Samuel öldü. Bütün Ýsrailliler toplanýp onun için yas tuttular. Onu Rama'daki evine gömdüler.

2 Maon'da çok varlýklý bir adam vardý; iþi Karmel'deydi. Üç bin koyunu, bin keçisi vardý. O sýrada Karmel'de koyunlarýný kýrkmaktaydý.

3 Adamýn adý Naval, karýsýnýn adý da Avigayil'di. Kadýn saðgörülü ve güzeldi. Ama Kalev soyundan gelen kocasý kaba, kötü huylu biriydi.

4 Davut kýrdayken, Naval'ýn koyunlarýný kýrktýðýný duydu.

5 On uþaðý þu buyrukla ona gönderdi: 'Karmel'de Naval'ýn yanýna gidin. Benden ona selam söyleyip

6 þöyle deyin: <Ömrün uzun olsun! Sana, ailene ve sana baðlý olan herkese esenlik olsun!

7 Þimdi koyunlarýn kýrkma zamaný olduðunu duydum. Çobanlarýn bizimle birlikteyken, onlarý incitmedik. Karmel'de kaldýklarý sürece hiçbir kayýplarý olmadý.

8 Uþaklarýna sor, sana söyleyecekler. Bunun için adamlarýma yakýnlýk göster. Çünkü sana þenlik zamanýnda geldik. Lütfen kullarýna ve oðlun Davut'a elinden geleni ver.> '

9 Davut'un adamlarý varýp Davut adýna bu sözleri Naval'a ilettiler ve beklemeye baþladýlar.

10 Ne var ki, Naval Davut'un adamlarýna þu karþýlýðý verdi: 'Bu Davut da kim? Ýþay'ýn oðlu da kim oluyor? Bu günlerde birçok köle efendilerini býrakýp kaçýyor.

11 Ekmeðimi, suyumu, kýrkýcýlarým için kestiðim hayvanlarýn etini alýp nereden geldiklerini bilmediðim kiþilere mi vereyim?'

12 Davut'un adamlarý geldikleri yoldan döndüler ve Naval'ýn bütün söylediklerini Davut'a bildirdiler.

13 Davut adamlarýna, 'Herkes kýlýcýný kuþansýn!' diye buyruk verdi. Davut da, adamlarý da kýlýçlarýný kuþandýlar. Yaklaþýk dört yüz adam Davut'la birlikte gitti; iki yüz kiþi de erzaðýn yanýnda kaldý.

14 Naval'ýn uþaklarýndan biri, Naval'ýn karýsý Avigayil'e, 'Davut efendimiz Naval'a esenlik dilemek için kýrdan ulaklar gönderdi' dedi, 'Ama Naval onlarý tersledi.

15 Oysa adamlar bize çok iyi davrandýlar. Bizi incitmediler. Kýrda onlarla birlikte kaldýðýmýz sürece hiçbir þeyimiz kaybolmadý.

16 Koyunlarýmýzý güderken, yanlarýnda kaldýðýmýz sürece gece gündüz bizi korudular.

17 Þimdi ne yapman gerektiðini iyi düþün. Çünkü efendimize ve bütün ailesine kötülük yapmayý tasarlýyorlar. Üstelik efendimiz o kadar kötü ki, kimse ona bir þey söyleyemiyor.'

18 Bunun üzerine Avigayil, hiç zaman yitirmeden, iki yüz ekmek, iki tulum þarap, hazýrlanmýþ beþ koyun, beþ sea kavrulmuþ buðday*fö*, yüz salkým kuru üzüm ve iki yüz parça incir pestili alýp eþeklere yükledi.

19 Sonra uþaklarýna, 'Önümden gidin, ben arkanýzdan geliyorum' dedi. Kocasý Naval'a hiçbir þey söylemedi.

20 Avigayil eþeðe binmiþ, daðýn öbür yolundan inerken, Davut'la adamlarý da ona doðru ilerliyorlardý. Avigayil onlarla karþýlaþtý.

21 Davut, 'Bu adamýn kýrdaki malýný doðrusu boþ yere korudum' demiþti, 'Onun mallarýndan hiçbir þey eksilmedi. Öyleyken bana iyilik yapacaðýna kötülükle karþýlýk verdi.

22 Eðer sabaha dek adamlarýndan tek birini bile sað býrakýrsam, Tanrý bana*fp* aynýsýný, hatta daha kötüsünü yapsýn!'

23 Avigayil Davut'u görünce hemen eþekten indi; Davut'un önünde eðilip yüzüstü yere kapandý.

24 Onun ayaklarýna kapanarak þöyle yalvardý: 'Efendim, suçu ben, yalnýz ben üstüme alýyorum. Ýzin ver, ben kölen seninle konuþsun, onun söyleyeceklerini dinle.

25 Yalvarýrým, efendim, o kötü adam Naval'a aldýrma. Çünkü kiþiliði týpký adý gibidir. Adý akýlsýz anlamýna gelir; kendisi de akýlsýzýn biridir. Ben kulun, efendim Davut'un gönderdiði ulaklarý görmedim.

26 'Ama þimdi, ey efendim, RAB senin kan dökmene ve kendi elinle öç almana engel oldu. Yaþayan RAB'bin adý ve senin yaþamýn hakký için yalvarýrým, düþmanlarýn ve efendime kötülük tasarlayanlarýn tümü Naval gibi olsun.

27 Ben kölenin efendime getirdiði bu armaðan, seni izleyen adamlarýna verilsin.

28 Lütfen kölenin suçunu baðýþla. RAB kesinlikle efendimin soyunu sürdürecektir; çünkü efendim RAB'bin savaþlarýný sürdürüyor. Yaþadýðýn sürece sende hiçbir haksýzlýk bulunmasýn.

29 Biri kalkýp seni öldürmek amacýyla ardýna düþerse, yaþamýný Tanrýn RAB güven altýnda tutacaktýr; düþmanlarýný sapanla taþ atar gibi fýrlatýp atacaktýr.

30 RAB, efendime söz verdiði bütün iyilikleri yerine getirip onu Ýsrail'e önder atadýðýnda,

31 kendi öcünü almak uðruna boþ yere kan dökmediðin için piþmanlýk ve üzüntü duymayacaksýn. RAB efendimi baþarýya ulaþtýrdýðýnda köleni anýmsa.'

32 Davut, 'Bugün seni karþýma çýkaran Ýsrail'in Tanrýsý RAB'be övgüler olsun!' diye karþýlýk verdi,

33 'Anlayýþýný kutlarým! Bugün kan dökmemi ve öcümü elimle almamý engellediðin için seni kutlarým.

34 Doðrusu sana kötülük etmemi önleyen Ýsrail'in Tanrýsý yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, beni karþýlamak için hemen gelmemiþ olsaydýn, gün doðuncaya dek Naval'ýn adamlarýndan hiçbiri sað kalmayacaktý.'

35 Avigayil'in kendisine getirdiklerini kabul eden Davut, 'Esenlikle evine dön. Sözlerine kulak verip dileðini kabul ettim' dedi.

36 Avigayil Naval'ýn yanýna döndü. Naval evinde krallara yaraþýr bir þölen düzenlemiþti. Çok sarhoþ olduðundan neþeliydi. Bu yüzden Avigayil sabaha dek ona bir þey söylemedi.

37 Ama ertesi sabah Naval ayýlýnca karýsý ona olup bitenleri anlattý. Ýþte o an Naval'ýn kalbi sýkýþtý ve felç oldu.

38 Yaklaþýk on gün sonra da RAB Naval'ý cezalandýrýp öldürdü.

39 Davut, Naval'ýn öldüðünü duyunca, 'Beni küçümseyen Naval'a karþý davama bakan, kulunu kötülük etmekten alýkoyan RAB'be övgüler olsun!' dedi, 'RAB Naval'ýn kötülüðünü onun baþýna döndürdü.'

40 Davut'un ulaklarý Karmel'e, Avigayil'in yanýna varýp, 'Davut sana evlenme teklifinde bulunmak için bizi gönderdi' dediler.

41 Avigayil yüzüstü yere kapanarak, 'Ben kölen sana hizmet etmeye ve efendimin ulaklarýnýn ayaklarýný yýkamaya hazýrým' diye yanýtladý.

42 Hemen kalkýp eþeðe bindi. Yanýna beþ hizmetçisini alýp Davut'un ulaklarýný izleyerek yola koyuldu. Sonra Davut'un karýsý oldu.

43 Davut Yizreelli Ahinoam'ý da eþ olarak almýþtý. Böylece ikisi de onun karýsý oldular.

44 Bu arada Saul, Davut'un karýsý olan kýzý Mikal'ý Gallimli Layiþ oðlu Palti'ye vermiþti.

26

1 Zifliler Giva'ya, Saul'un yanýna gidip, 'Davut Yeþimon'a bakan Hakila Tepesi'nde gizleniyor' dediler.

2 Bunun üzerine Saul üç bin seçme Ýsrailli askerle Zif Çölü'nde Davut'u aramaya çýktý.

3 Yeþimon'a bakan Hakila Tepesi'nde, yol kenarýnda ordugah kurdu. Kýrda bulunan Davut, Saul'un peþine düþtüðünü anlayýnca,

4 gözcü gönderdi. Böylece Saul'un oraya geldiðini saptadý.

5 Bunun üzerine Davut, Saul'un ordugah kurduðu yere gitti ve Saul'la ordusunun baþkomutaný Ner oðlu Avner'in nerede yattýklarýný gördü. Saul ordugahýn ortasýnda, askerler de çevresinde yatýyorlardý.

6 O zaman Davut, Hititli* Ahimelek ile Yoav'ýn kardeþi, Seruya oðlu Aviþay'a, 'Kim benimle ordugaha, Saul'un yanýna gelecek?' diye sordu.

7 Davut'la Aviþay o gece ordugaha girdiler. Saul, mýzraðý baþucunda yere saplanmýþ, ordugahýn ortasýnda uyuyordu. Avner'le askerler de çevresinde uyuyorlardý.

8 Aviþay Davut'a, 'Bugün Tanrý düþmanýný senin eline teslim etti' dedi, 'Þimdi býrak da, onu kendi mýzraðýyla bir atýþta yere çakayým. Ýkinci kez vurmama gerek kalmayacak.'

9 Ne var ki Davut, 'Onu öldürme!' dedi, 'RAB'bin meshettiði* kiþiye kim el uzatýrsa, suçlu çýkar.

10 Yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, RAB kendisi onu öldürecektir; ya günü gelince ölecek, ya da savaþta vurulup yok olacak.

11 Ama RAB'bin meshettiði kiþiye el uzatmaktan RAB beni uzak tutsun! Haydi, Saul'un baþucundaki mýzrakla su matarasýný al da gidelim.'

12 Böylece Davut Saul'un baþucundan mýzraðýný ve su matarasýný aldý. Sonra oradan uzaklaþtýlar. Onlarý gören olmadý. Kimse olup bitenin farkýna varmadý, uyanan da olmadý. Hepsi uyuyorlardý, çünkü RAB onlara derin bir uyku vermiþti.

13 Davut karþý yakaya geçip tepenin üstünde, onlardan uzak bir yerde durdu. Aralarýnda epeyce mesafe vardý.

14 Davut askerlere ve Ner oðlu Avner'e, 'Ey Avner, bana yanýt vermeyecek misin?' diye seslendi.

15 Davut, 'Sen yiðit biri deðil misin?' dedi, 'Ýsrail'de senin gibisi var mý? Öyleyse neden efendin kralý korumadýn? Çünkü biri onu öldürmek için ordugaha girdi.

16 Görevini iyi yapmadýn. Yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, hepiniz ölümü hak ettiniz; çünkü efendinizi, RAB'bin meshettiði kiþiyi korumadýnýz. Bak bakalým, kralýn baþucundaki mýzraðýyla su matarasý nerede?'

17 Davut'un sesini tanýyan Saul, 'Davut, oðlum, bu senin sesin mi?' diye sordu.

18 'Efendim, ben kulunu neden kovalýyorsun? Ne yaptým? Ne suç iþledim?

19 Lütfen, efendim kral, kulunun sözlerine kulak ver. Eðer seni bana karþý kýþkýrtan RAB ise, bir sunu O'nu yatýþtýrýr. Ama bunu yapan insanlarsa, RAB'bin önünde lanetli olsunlar! Çünkü, diyerek, RAB'bin mirasýndan bana düþen paydan bugün beni uzaklaþtýrdýlar.

20 Ne olur, kaným RAB'den uzak topraklara dökülmesin. Ýsrail Kralý, daðlarda keklik avlayan avcý gibi, bir pireyi avlamaya çýkmýþ!'

21 Bunun üzerine Saul, 'Günah iþledim' diye karþýlýk verdi, 'Davut, oðlum, geri dön. Bugün yaþamýma deðer verdiðin için sana bir daha kötülük yapmayacaðým. Gerçekten akýlsýzca davrandým, çok büyük yanlýþlýk yaptým.'

22 Davut, 'Ýþte kralýn mýzraðý!' dedi, 'Adamlarýndan biri gelip alsýn.

23 RAB herkesi doðruluðuna ve baðlýlýðýna göre ödüllendirir. Bugün RAB seni elime teslim ettiði halde, ben RAB'bin meshettiði kiþiye elimi uzatmak istemedim.

24 Bugün ben senin yaþamýna nasýl deðer verdiysem, RAB de benim yaþamýma öyle deðer versin ve beni her sýkýntýdan kurtarsýn.'

25 Saul, 'Davut, oðlum, RAB seni kutsasýn!' dedi, 'Sen kesinlikle büyük iþler yapacak, baþarýlý olacaksýn!' Bundan sonra Davut yoluna koyuldu, Saul da evine döndü.

27

1 Davut, 'Bir gün Saul'un eliyle yok olacaðým' diye düþündü, 'Benim için en iyisi hemen Filist topraklarýna kaçmak. O zaman Saul Ýsrail'in her yanýnda beni aramaktan vazgeçer; ben de onun elinden kurtulmuþ olurum.'

2 Böylece Davut'la yanýndaki altý yüz kiþi kalkýp Gat Kralý Maok oðlu Akiþ'in tarafýna geçtiler.

3 Aileleriyle birlikte Gat'ta Akiþ'in yanýna yerleþtiler. Ýki karýsý Yizreelli Ahinoam'la Karmelli Naval'ýn dul karýsý Avigayil de Davut'un yanýndaydý.

4 Saul Davut'un Gat'a kaçtýðýný duyunca, artýk onu aramaktan vazgeçti.

5 Davut Akiþ'e, 'Benden hoþnut kaldýysan, çevre kentlerden birinde bana bir yer versinler de orada oturayým' dedi, 'Çünkü ben kulunun seninle birlikte kral kentinde yaþamasýna gerek yok.'

6 Akiþ o gün ona Ziklak Kenti'ni verdi. Bundan ötürü Ziklak bugün de Yahuda krallarýna aittir.

7 Davut Filist topraklarýnda bir yýl dört ay yaþadý.

8 Bu süre içinde Davut'la adamlarý gidip Geþurlular'a, Girizliler'e ve Amalekliler'e baskýnlar yaptýlar. Bunlar uzun zamandan beri Þur'a, hatta Mýsýr'a dek uzanan topraklarda yaþýyorlardý.

9 Davut bir bölgeye saldýrdýðýnda kadýn erkek demez, kimseyi sað býrakmazdý; yalnýz davarlarý, sýðýrlarý, eþekleri, develeri ve giysileri alýp Akiþ'e dönerdi.

10 Akiþ, 'Bugün nerelere baskýn düzenlediniz?' diye sorardý.

11 Davut, kendisiyle Gat'a kimseyi götürmemek için kadýn erkek kimseyi sað býrakmazdý. Çünkü, 'Gat'a gidip, diyerek bize karþý bilgi aktarmasýnlar' diye düþünürdü. Davut, Filist topraklarýnda yaþadýðý sürece bu yöntemi uyguladý.

12 Akiþ Davut'a güven duymaya baþladý. 'Davut kendi halký olan Ýsrailliler'in nefretine uðradý. Bundan böyle benim hizmetimde kalacak' diye düþünüyordu.

28

1 O sýrada Filistliler Ýsrail'le savaþmak için askeri birliklerini topladýlar. Akiþ Davut'a, 'Adamlarýnla birlikte benim yanýmda savaþacaðýný bilmelisin' dedi.

2 Davut, 'O zaman sen de kulunun neler yapabileceðini göreceksin!' diye karþýlýk verdi.

3 Samuel ölmüþ, bütün Ýsrail halký onun için yas tutmuþtu. Onu kendi kenti Rama'da gömmüþlerdi. Saul da cincilerle ruhlara danýþanlarý ülkeden kovmuþtu.

4 Filistliler toplanýp Þunem'e gittiler ve orada ordugah kurdular. Saul da bütün Ýsrailliler'i toplayýp Gilboa Daðý'nda ordugah kurdu.

5 Saul Filist ordusunu görünce korkup büyük dehþete kapýldý.

6 RAB'be danýþtýysa da, RAB ona ne düþlerle, ne Urim*, ne de peygamberler aracýlýðýyla yanýt verdi.

7 Bunun üzerine Saul görevlilerine, 'Bana bir cinci kadýn bulun da varýp ona danýþayým' diye buyruk verdi.

8 Böylece Saul baþka giysilere bürünüp kýlýðýný deðiþtirdi. Geceleyin yanýna iki kiþi alýp kadýnýn yaþadýðý yere gitti. Kadýna, 'Lütfen benim için ruhlara danýþ ve sana söyleyeceðim kiþiyi çaðýr' dedi.

9 Ama kadýn ona þu karþýlýðý verdi: 'Saul'un neler yaptýðýný, cincilerle ruhlara danýþanlarý ülkeden kovduðunu biliyorsun. Öyleyse neden beni öldürmek için tuzak kuruyorsun?'

10 Saul, 'Yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek' diye ant içti.

11 Bunun üzerine kadýn, 'Sana kimi çaðýrayým?' diye sordu.

12 Kadýn, Samuel'i görünce çýðlýk atarak, 'Sen Saul'sun! Neden beni kandýrdýn?' dedi.

13 Kral ona, 'Korkma!' dedi, 'Ne görüyorsun?'

14 Saul, 'Neye benziyor?' diye sordu.

15 Samuel Saul'a, 'Neden beni çaðýrtýp rahatsýz ettin?' dedi.

16 Samuel, 'RAB seni terk edip sana düþman olduðuna göre, neden bana danýþýyorsun?' dedi,

17 'RAB benim aracýlýðýmla söylediðini yaptý, krallýðý senden alýp soydaþýn Davut'a verdi.

18 Çünkü sen RAB'bin buyruðuna uymadýn, O'nun alevlenen öfkesini Amalekliler'e uygulamadýn. RAB bugün bunlarý bu yüzden baþýna getirdi.

19 RAB seni de, Ýsrail halkýný da Filistliler'in eline teslim edecek. Yarýn sen ve oðullarýn bana katýlacaksýnýz. RAB Ýsrail ordusunu da Filistliler'in eline teslim edecek.'

20 Saul birden boylu boyunca yere düþtü. Samuel'in sözlerinden ötürü büyük korkuya kapýldý. Gücü de kalmamýþtý; çünkü bütün gün, bütün gece yemek yememiþti.

21 Kadýn Saul'a yaklaþtý. Onun büyük þaþkýnlýk içinde olduðunu görünce, 'Bak, kölen sözünü dinledi' dedi, 'Canýmý tehlikeye atarak benden istediðini yaptým.

22 Þimdi lütfen kölenin söyleyeceðini dinle. Ýzin ver de, önüne biraz yemek koyayým. Yoluna devam edecek gücün olmasý için yemek yemelisin.'

23 Ama Saul, 'Yemem' diyerek reddetti. Ancak hizmetkârlarýyla kadýn zorlayýnca, onlarýn dediðini yaptý. Yerden kalkýp yataðýn üzerine oturdu.

24 Kadýnýn evinde besili bir dana vardý. Kadýn onu hemen kesti. Un alýp yoðurdu ve mayasýz ekmek piþirdi.

25 Sonra Saul'la görevlilerinin önüne koydu. Onlar da yediler. Sonra o gece kalkýp gittiler.

29

1 Filistliler bütün ordularýný Afek'te topladýlar. Ýsrailliler ise Yizreel'deki pýnarýn yanýna kurduklarý ordugahta kalýyorlardý.

2 Filist beyleri yüzer ve biner kiþilik birliklerle ilerliyordu. Davut'la adamlarýysa Akiþ'le birlikte geriden geliyorlardý.

3 Filistli komutanlar, 'Bu Ýbraniler'in burada ne iþi var?' diye sorunca, Akiþ þu karþýlýðý verdi: 'Bu, Ýsrail Kralý Saul'un görevlisi Davut'tur. Bir yýldan uzun süredir yanýmda kalýyor. Bana geldiðinden beri kendisinde hiçbir kötülük bulamadým.'

4 Ama Filistli komutanlar Akiþ'e öfkelendiler. 'Adamý geri gönder, kendisine verdiðin yere dönsün' dediler, 'Bizimle birlikte savaþa gelmesin; yoksa savaþ sýrasýnda bize karþý çýkar. Efendisinin beðenisini nasýl kazanabilir? Adamlarýmýzýn baþýný ona vermekten daha iyi bir yol bulabilir mi?

5 Çalýp oynarken,

6 Bunun üzerine Akiþ, Davut'u çaðýrýp, 'Yaþayan RAB'bin adýyla derim ki, sen dürüst bir kiþisin' dedi, 'Benimle birlikte savaþa katýlmaný isterdim. Yanýma geldiðin günden bu yana ters bir davranýþýný görmedim. Ama Filist beyleri seni uygun görmedi.

7 Þimdi geri dön ve esenlikle git. Filist beylerinin gözünde ters bir davranýþta bulunma.'

8 Davut, 'Ama ben ne yaptým?' diye sordu, 'Yanýna geldiðimden bu yana bende ne buldun ki, gidip efendim kralýn düþmanlarýna karþý savaþmayayým?'

9 Akiþ, 'Biliyorum, sen benim gözümde Tanrý'nýn bir meleði gibi iyisin' diye yanýtladý, 'Ne var ki Filistli komutanlar, diyorlar.

10 Seninle gelmiþ olan efendin Saul'un kullarýyla birlikte sabah erkenden kalkýn ve tan aðarýr aðarmaz gidin.'

11 Böylece Davut'la adamlarý Filist ülkesine dönmek üzere sabah erkenden kalktýlar. Filistliler ise Yizreel'e gittiler.

30

1 Davut'la adamlarý üçüncü gün Ziklak Kenti'ne vardýlar. Bu arada Amalekliler Negev bölgesiyle Ziklak'a baskýn yapmýþ, Ziklak Kenti'ni yakýp yýkmýþlardý.

2 Kimseyi öldürmemiþlerdi, ama kadýnlarla orada yaþayan genç, yaþlý herkesi tutsak etmiþlerdi. Sonra onlarý da yanlarýna alýp yollarýna gitmiþlerdi.

3 Davut'la adamlarý oraya varýnca kentin ateþe verildiðini, karýlarýnýn, oðullarýnýn, kýzlarýnýn tutsak alýndýðýný anladýlar.

4 Güçleri tükeninceye dek hýçkýra hýçkýra aðladýlar.

5 Davut'un iki karýsý, Yizreelli Ahinoam ile Karmelli Naval'ýn dulu Avigayil de tutsak edilmiþti.

6 Davut büyük sýkýntý içindeydi. Çünkü herkes oðullarý, kýzlarý için acý çekiyor ve, 'Davut'u taþlayalým' diyordu. Ama Davut, Tanrýsý RAB'de güç bularak,

7 Ahimelek oðlu Kâhin Aviyatar'a, 'Bana efodu* getir' dedi. Aviyatar efodu getirdi.

8 Davut RAB'be danýþarak, 'Bu akýncýlarýn ardýna düþersem, onlara yetiþir miyim?' diye sordu.

9 Bunun üzerine Davut yanýndaki altý yüz kiþiyle yola çýktý. Besor Vadisi'ne geldiler. Vadiyi geçemeyecek kadar bitkin düþen iki yüz kiþi orada kaldý. Davut dört yüz kiþiyle akýncýlarý kovalamayý sürdürdü.

10

11 Kýrda bir Mýsýrlý bulup Davut'a getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.

12 Bir parça incir pestili ile iki salkým kuru üzüm de verdiler. Adam yiyince canlandý. Üç gün üç gecedir yiyip içmemiþti.

13 Davut ona, 'Kime baðlýsýn? Nerelisin?' diye sordu.

14 Keretliler'in güney sýnýrlarýna, Yahuda topraklarýna, Kalev'in güneyine baskýnlar düzenlemiþ, Ziklak Kenti'ni de ateþe vermiþtik.'

15 Davut, 'Beni bu akýncýlara götürebilir misin?' diye sordu.

16 Böylece Mýsýrlý Davut'u götürdü. Akýncýlar dört bir yana daðýlmýþlardý. Filist ve Yahuda topraklarýndan topladýklarý büyük yaðmadan yiyip içiyor, eðlenip oynuyorlardý.

17 Davut ertesi gün tan vaktinden akþama dek onlarý öldürdü. Develere binip kaçan dört yüz genç dýþýnda içlerinden kurtulan olmadý.

18 Davut Amalekliler'in ele geçirdiði her þeyi, bu arada da iki karýsýný kurtardý.

19 Gençler, yaþlýlar, oðullar, kýzlar, yaðmalanan mallar, kýsacasý Amalekliler'in aldýklarýndan hiçbir þey eksik kalmadý. Davut tümünü geri aldý.

20 Bütün koyunlarla sýðýrlarý da aldý. Adamlarý, bunlarý öbür hayvanlarýn önünden sürerek, 'Bunlar Davut'un yaðmaladýklarý' diyorlardý.

21 Bundan sonra Davut, daha ileriye gidemeyecek kadar bitkin düþüp Besor Vadisi'nde kalan iki yüz kiþinin bulunduðu yere vardý. Onlar da Davut'la yanýndakileri karþýlamaya çýktýlar. Davut yaklaþýnca onlara esenlik diledi.

22 Ama Davut'la giden adamlardan kötü ve deðersiz olanlarýn tümü, 'Madem bizimle birlikte gitmediler, geri aldýðýmýz yaðmadan onlara hiçbir pay vermeyeceðiz' dediler, 'Her biri yalnýz karýsýyla çocuklarýný alýp gitsin.'

23 Ama Davut, 'Hayýr, kardeþlerim!' dedi, 'RAB'bin bize verdikleri konusunda böyle davranamayýz! O bizi korudu ve bize saldýran akýncýlarý elimize teslim etti.

24 Sizin bu söylediklerinizi kim kabul eder? Savaþa gidenle eþyanýn yanýnda kalanýn payý aynýdýr. Her þey eþit paylaþýlacak!'

25 O günden sonra Davut bunu Ýsrail için bugüne dek geçerli bir kural ve ilke haline getirdi.

26 Davut Ziklak'a dönünce, dostlarý olan Yahuda ileri gelenlerine yaðma mallardan göndererek, 'Ýþte RAB'bin düþmanlarýndan yaðmalanan mallardan size bir armaðan' dedi.

27 Sonra Beytel, Negev'deki Ramot, Yattir,

28 Aroer, Sifmot, Eþtemoa,

29 Rakal, Yerahmeelliler'in, Kenliler'in kentlerinde,

30 Horma, Bor-Aþan, Atak,

31 Hevron'da oturanlara ve adamlarýyla birlikte sýk sýk uðradýðý yerlerin tümüne yaðmalanan mallardan gönderdi.

31

1 Filistliler Ýsrailliler'le savaþa tutuþtu. Ýsrailliler Filistliler'in önünden kaçtý. Birçoðu Gilboa Daðý'nda ölüp yere serildi.

2 Filistliler Saul'la oðullarýnýn ardýna düþtüler. Saul'un oðullarý Yonatan'ý, Avinadav'ý ve Malkiþua'yý yakalayýp öldürdüler.

3 Saul'un çevresinde savaþ kýzýþtý. Derken Saul Filistli okçular tarafýndan vuruldu ve aðýr yaralandý.

4 Saul, silahýný taþýyan adama, 'Kýlýcýný çek de bana sapla' dedi, 'Yoksa bu sünnetsizler* gelip bana kýlýç saplayacak ve benimle alay edecekler.'

5 Saul'un öldüðünü görünce, silah taþýyýcýsý da kendini kýlýcýnýn üzerine attý ve Saul'la birlikte öldü.

6 Böylece Saul, üç oðlu, silah taþýyýcýsý ve bütün adamlarý ayný gün öldüler.

7 Vadinin öbür tarafýnda ve Þeria Irmaðý'nýn karþý yakasýnda oturan Ýsrailliler, Ýsrail ordusunun kaçtýðýný, Saul'la oðullarýnýn öldüðünü anlayýnca, kentlerini terk edip kaçmaya baþladýlar. Filistliler gelip bu kentlere yerleþtiler.

8 Ertesi gün Filistliler, öldürülenleri soymak için geldiklerinde, Saul'la üç oðlunun Gilboa Daðý'nda öldüðünü gördüler.

9 Saul'un baþýný kesip silahlarýný aldýlar. Sonra bu iyi haberin putlarýnýn tapýnaðýnda ve halk arasýnda duyurulmasý için Filist ülkesinin her yanýna ulaklar gönderdiler.

10 Saul'un silahlarýný Aþtoret'in* tapýnaðýna koyup cesedini Beytþean Kenti'nin suruna çaktýlar.

11 Yaveþ-Gilat halký Filistliler'in Saul'a yaptýklarýný duydu.

12 Bütün yiðitler geceleyin yola koyularak Beytþean'a gittiler. Saul'la oðullarýnýn cesetlerini Beytþean surundan indirip Yaveþ'e götürdüler, orada yaktýlar.

13 Sonra kemiklerini toplayýp Yaveþ'teki ýlgýn aðacýnýn altýna gömdüler ve yedi gün oruç* tuttular.