1

1 Yakup'la birlikte aileleriyle Mýsýr'a giden Ýsrailoðullarý'nýn adlarý þunlardýr:

2 Ruben, Þimon, Levi, Yahuda,

3 Ýssakar, Zevulun, Benyamin,

4 Dan, Naftali, Gad, Aþer.

5 Yakup'un soyundan gelenler toplam yetmiþ kiþiydi. Yusuf zaten Mýsýr'daydý.

6 Zamanla Yusuf, kardeþleri ve o kuþaðýn hepsi öldü.

7 Ama soylarý arttý; üreyip çoðaldýlar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taþtý.

8 Sonra Yusuf hakkýnda bilgisi olmayan yeni bir kral Mýsýr'da tahta çýktý.

9 Halkýna, 'Bakýn, Ýsrailliler sayýca bizden daha çok' dedi,

10 'Gelin, onlara karþý aklýmýzý kullanalým, yoksa daha da çoðalýrlar; bir savaþ çýkarsa, düþmanlarýmýza katýlýp bize karþý savaþýr, ülkeyi terk ederler.'

11 Böylece Mýsýrlýlar Ýsrailliler'in baþýna onlarý aðýr iþlere koþacak angaryacýlar atadýlar. Ýsrailliler firavun için Pitom ve Ramses adýnda ambarlý kentler yaptýlar.

12 Ama Mýsýrlýlar baský yaptýkça Ýsrailliler daha da çoðalarak bölgeye yayýldýlar. Mýsýrlýlar korkuya kapýlarak

13 Ýsrailliler'i amansýzca çalýþtýrdýlar.

14 Her türlü tarla iþi, harç ve kerpiç yapýmý gibi aðýr iþlerle yaþamý onlara zehir ettiler. Bütün iþlerinde onlarý amansýzca kullandýlar.

15 Mýsýr Kralý, Þifra ve Pua adýndaki Ýbrani ebelere þöyle dedi:

16 'Ýbrani kadýnlarýný doðum sandalyesinde doðurturken iyi bakýn; çocuk erkekse öldürün, kýzsa dokunmayýn.'

17 Ama ebeler Tanrý'dan korkan kimselerdi, Mýsýr Kralý'nýn buyruðuna uymayarak erkek çocuklarý sað býraktýlar.

18 Bunun üzerine Mýsýr Kralý ebeleri çaðýrtýp, 'Niçin yaptýnýz bunu?' diye sordu, 'Neden erkek çocuklarý sað býraktýnýz?'

19 Ebeler, 'Ýbrani kadýnlar Mýsýrlý kadýnlara benzemiyor' diye yanýtladýlar, 'Çok güçlüler. Daha ebe gelmeden doðuruyorlar.'

20 Tanrý ebelere iyilik etti. Halk çoðaldýkça çoðaldý.

21 Ebeler kendisinden korktuklarý için Tanrý onlarý ev bark sahibi yaptý.

22 Bunun üzerine firavun bütün halkýna buyruk verdi: 'Doðan her Ýbrani erkek çocuk Nil'e atýlacak, kýzlar sað býrakýlacak.'

2

1 Levili bir adam kendi oymaðýndan bir kýzla evlendi.

2 Kadýn gebe kaldý ve bir erkek çocuk doðurdu. Güzel bir çocuk olduðunu görünce, onu üç ay gizledi.

3 Daha fazla gizleyemeyeceðini anlayýnca, hasýr bir sepet alýp katran ve ziftle sývadý. Ýçine çocuðu yerleþtirip Nil kýyýsýndaki sazlýða býraktý.

4 Çocuðun ablasý kardeþine ne olacaðýný görmek için uzaktan gözlüyordu.

5 O sýrada firavunun kýzý yýkanmak için ýrmaða indi. Hizmetçileri ýrmak kýyýsýnda yürüyorlardý. Sazlarýn arasýndaki sepeti görünce, firavunun kýzý onu getirmesi için hizmetçisini gönderdi.

6 Sepeti açýnca aðlayan çocuðu gördü. Ona acýyarak, 'Bu bir Ýbrani çocuðu' dedi.

7 Çocuðun ablasý firavunun kýzýna, 'Gidip bir Ýbrani sütnine çaðýrayým mý?' diye sordu, 'Senin için bebeði emzirsin.'

8 Firavunun kýzý, 'Olur' diye yanýtladý. Kýz gidip bebeðin annesini çaðýrdý.

9 Firavunun kýzý kadýna, 'Bu bebeði al, benim için emzir, ücretin neyse veririm' dedi. Kadýn bebeði alýp emzirdi.

10 Çocuk büyüyünce, onu geri getirdi. Firavunun kýzý çocuðu evlat edindi. 'Onu sudan çýkardým' diyerek adýný Musa*fa* koydu.

11 Musa büyüdükten sonra bir gün soydaþlarýnýn yanýna gitti. Yaptýklarý aðýr iþleri seyrederken bir Mýsýrlý'nýn bir Ýbrani'yi dövdüðünü gördü.

12 Çevresine göz gezdirdi; kimse olmadýðýný anlayýnca, Mýsýrlý'yý öldürüp kuma gizledi.

13 Ertesi gün gittiðinde, iki Ýbrani'nin kavga ettiðini gördü. Haksýz olana, 'Niçin kardeþini dövüyorsun?' diye sordu.

14 Adam, 'Kim seni baþýmýza yönetici ve yargýç atadý?' diye yanýtladý, 'Mýsýrlý'yý öldürdüðün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?' O zaman Musa korkarak, 'Bu iþ ortaya çýkmýþ!' diye düþündü.

15 Firavun olayý duyunca Musa'yý öldürtmek istedi. Ancak Musa ondan kaçýp Midyan yöresine gitti. Bir kuyunun baþýnda otururken

16 Midyanlý bir kâhinin* yedi kýzý su çekmeye geldi. Babalarýnýn sürüsünü suvarmak için yalaklarý dolduruyorlardý.

17 Ama bazý çobanlar gelip onlarý kovmak istedi. Musa kýzlarýn yardýmýna koþup hayvanlarýný suvardý.

18 Sonra kýzlar babalarý Reuel'in yanýna döndüler. Reuel, 'Nasýl oldu da bugün böyle tez geldiniz?' diye sordu.

19 Kýzlar, 'Mýsýrlý bir adam bizi çobanlarýn elinden kurtardý' diye yanýtladýlar, 'Üstelik bizim için su çekip hayvanlara verdi.'

20 Babalarý, 'Nerede o?' diye sordu, 'Niçin adamý dýþarýda býraktýnýz? Gidin onu yemeðe çaðýrýn.'

21 Musa Reuel'in yanýnda kalmayý kabul etti. Reuel de kýzý Sippora'yý onunla evlendirdi.

22 Sippora bir erkek çocuk doðurdu. Musa, 'Garibim bu yabancý ülkede' diyerek çocuða Gerþom*fb* adýný verdi.

23 Aradan yýllar geçti, bu arada Mýsýr Kralý öldü. Ýsrailliler hâlâ kölelik altýnda inliyor, feryat ediyorlardý. Sonunda yakarýþlarý Tanrý'ya eriþti.

24 Tanrý iniltilerini duydu. Ýbrahim, Ýshak ve Yakup'la yaptýðý antlaþmayý anýmsadý.

25 Ýsrailliler'e baktý ve onlara ilgi gösterdi.

3

1 Musa kayýnbabasý Midyanlý Kâhin Yitro'nun sürüsünü güdüyordu. Sürüyü çölün batýsýna sürdü ve Tanrý Daðý'na, Horev'e vardý.

2 RAB'bin meleði bir çalýdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktý, çalý yanýyor, ama tükenmiyor.

3 'Çok garip' diye düþündü, 'Gidip bir bakayým, çalý neden tükenmiyor!'

4 RAB Tanrý Musa'nýn yaklaþtýðýný görünce, çalýnýn içinden, 'Musa, Musa!' diye seslendi.

5 Tanrý, 'Fazla yaklaþma' dedi, 'Çarýklarýný çýkar. Çünkü bastýðýn yer kutsal topraktýr.

6 Ben babanýn Tanrýsý, Ýbrahim'in Tanrýsý, Ýshak'ýn Tanrýsý ve Yakup'un Tanrýsý'yým.' Musa yüzünü kapadý, çünkü Tanrý'ya bakmaya korkuyordu.

7 RAB, 'Halkýmýn Mýsýr'da çektiði sýkýntýyý yakýndan gördüm' dedi, 'Angaryacýlar yüzünden ettikleri feryadý duydum. Acýlarýný biliyorum.

8 Bu yüzden onlarý Mýsýrlýlar'ýn elinden kurtarmak için geldim. O ülkeden çýkarýp geniþ ve verimli topraklara, süt ve bal akan ülkeye, Kenan, Hitit*, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarýna götüreceðim.

9 Ýsrailliler'in feryadý bana eriþti. Mýsýrlýlar'ýn onlara yapmakta olduðu baskýyý görüyorum.

10 Þimdi gel, halkým Ýsrail'i Mýsýr'dan çýkarmak için seni firavuna göndereyim.'

11 Musa, 'Ben kimim ki firavuna gidip Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkarayým?' diye karþýlýk verdi.

12 Tanrý, 'Kuþkun olmasýn, ben seninle olacaðým' dedi, 'Seni benim gönderdiðimin kanýtý þu olacak: Halký Mýsýr'dan çýkardýðýn zaman bu daðda bana tapýnacaksýnýz.'

13 Musa þöyle karþýlýk verdi: 'Ýsrailliler'e gidip, dersem, diye sorabilirler. O zaman ne diyeyim?'

14 Tanrý, 'Ben Ben'im' dedi, 'Ýsrailliler'e de ki,

15 'Ýsrailliler'e de ki, Sonsuza dek adým bu olacak. Kuþaklar boyunca böyle anýlacaðým.

16 Git, Ýsrail ileri gelenlerini topla, onlara þöyle de: 17 Söz verdim, sizi Mýsýr'da çektiðiniz sýkýntýdan kurtaracaðým; Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklarýna, süt ve bal akan ülkeye götüreceðim.>

18 'Ýsrail ileri gelenleri seni dinleyecekler. Sonra birlikte Mýsýr Kralý'na gidip, <Ýbraniler'in Tanrýsý Yahve bizimle görüþtü> diyeceksiniz, <Þimdi izin ver, Tanrýmýz Yahve'ye kurban kesmek için çölde üç gün yol alalým.>

19 Ama biliyorum, güçlü bir el zorlamadýkça Mýsýr Kralý gitmenize izin vermeyecek.

20 Elimi uzatacak ve aralarýnda þaþýlasý iþler yaparak Mýsýr'ý cezalandýracaðým. O zaman sizi salýverecek.

21 'Halkýmýn Mýsýrlýlar'ýn gözünde lütuf bulmasýný saðlayacaðým. Gittiðinizde eli boþ gitmeyeceksiniz.

22 Her kadýn Mýsýrlý komþusundan ya da konuðundan altýn ve gümüþ takýlar, giysiler isteyecek. Oðullarýnýzý, kýzlarýnýzý bunlarla süsleyeceksiniz. Mýsýrlýlar'ý soyacaksýnýz.'

4

1 Musa, 'Ya bana inanmazlarsa?' dedi, 'Sözümü dinlemez, derlerse, ne olacak?'

2 RAB, 'Elinde ne var?' diye sordu.

3 RAB, 'Onu yere at' dedi. Musa deðneðini yere atýnca, deðnek yýlan oldu. Musa yýlandan kaçtý.

4 RAB, 'Elini uzat, kuyruðundan tut' dedi. Musa elini uzatýp kuyruðunu tutunca yýlan yine deðnek oldu.

5 RAB, 'Bunu yap ki, atalarý Ýbrahim'in, Ýshak'ýn, Yakup'un Tanrýsý RAB'bin sana göründüðüne inansýnlar' dedi.

6 Sonra, 'Elini koynuna koy' dedi. Musa elini koynuna koydu. Çýkardýðý zaman eli bir deri hastalýðýna yakalanmýþ, kar gibi bembeyaz olmuþtu.

7 RAB, 'Elini yine koynuna koy' dedi. Musa elini yine koynuna koydu. Çýkardýðý zaman eli eski haline dönmüþtü.

8 RAB, 'Eðer sana inanmaz, ilk belirtiyi önemsemezlerse, ikinci belirtiye inanabilirler' dedi,

9 'Bu iki belirtiye de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nil'den biraz su alýp kuru topraða dök. Irmaktan aldýðýn su toprakta kana dönecek.'

10 Musa RAB'be, 'Aman, ya Rab!' dedi, 'Ben kulun ne geçmiþte, ne de benimle konuþmaya baþladýðýndan bu yana iyi bir konuþmacý oldum. Çünkü dili aðýr, tutuk biriyim.'

11 RAB, 'Kim aðýz verdi insana?' dedi, 'Ýnsaný saðýr, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim? Ben deðil miyim?

12 Þimdi git! Ben konuþmana yardýmcý olacaðým. Ne söylemen gerektiðini sana öðreteceðim.'

13 Musa, 'Aman, ya Rab!' dedi, 'Ne olur, benim yerime baþkasýný gönder.'

14 RAB Musa'ya öfkelendi ve, 'Aðabeyin Levili Harun var ya!' dedi, 'Bilirim, o iyi konuþur. Hem þu anda seni karþýlamaya geliyor. Seni görünce sevinecek.

15 Onunla konuþ, ne söylemesi gerektiðini anlat. Ýkinizin konuþmasýna da yardýmcý olacak, ne yapacaðýnýzý size öðreteceðim.

16 O sana sözcülük edecek, senin yerine halkla konuþacak. Sen de onun için Tanrý gibi olacaksýn.

17 Bu deðneði eline al, çünkü belirtileri onunla gerçekleþtireceksin.'

18 Musa kayýnbabasý Yitro'nun yanýna döndü. Ona, 'Ýzin ver, Mýsýr'daki soydaþlarýmýn yanýna döneyim' dedi, 'Bakayým, hâlâ yaþýyorlar mý?'

19 RAB Midyan'da Musa'ya, 'Mýsýr'a dön, çünkü canýný almak isteyenlerin hepsi öldü' demiþti.

20 Böylece Musa karýsýný, oðullarýný eþeðe bindirdi; Tanrý'nýn buyurduðu deðneði de eline alýp Mýsýr'a doðru yola çýktý.

21 RAB Musa'ya, 'Mýsýr'a döndüðünde, sana verdiðim güçle bütün þaþýlasý iþleri firavunun önünde yapmaya bak' dedi, 'Ama ben onu inatçý yapacaðým. Halký salývermeyecek.

22 Sonra firavuna de ki, 23 Sana, býrak oðlum gitsin, bana tapsýn, dedim. Ama sen onu salývermeyi reddettin. Bu yüzden senin ilk oðlunu öldüreceðim.> '

24 RAB yolda, bir konaklama yerinde Musa'yla*fç* karþýlaþtý, onu öldürmek istedi.

25 O anda Sippora keskin bir taþ alýp oðlunu sünnet etti, derisini Musa'nýn*fd* ayaklarýna dokundurdu. 'Gerçekten sen bana kanlý güveysin' dedi.

26 Böylece RAB Musa'yý esirgedi. Sippora Musa'ya sünnetten ötürü 'Kanlý güveysin' demiþti.

27 RAB Harun'a, 'Çöle, Musa'yý karþýlamaya git' dedi. Harun gitti, onu Tanrý Daðý'nda karþýlayýp öptü.

28 Musa duyurmasý için RAB'bin kendisine söylediði bütün sözleri ve gerçekleþtirmesini buyurduðu bütün belirtileri Harun'a anlattý.

29 Musa'yla Harun varýp Ýsrail'in bütün ileri gelenlerini topladýlar.

30 Harun RAB'bin Musa'ya söylemiþ olduðu her þeyi onlara anlattý. Musa da halkýn önünde belirtileri gerçekleþtirdi.

31 Halk inandý; RAB'bin kendileriyle ilgilendiðini, çektikleri sýkýntýyý görmüþ olduðunu duyunca, eðilip tapýndýlar.

5

1 Sonra Musa'yla Harun firavuna gidip þöyle dediler: 'Ýsrail'in Tanrýsý RAB diyor ki, '

2 Firavun, 'RAB kim oluyor ki, O'nun sözünü dinleyip Ýsrail halkýný salývereyim?' dedi. 'RAB'bi tanýmýyorum. Ýsrailliler'in gitmesine izin vermeyeceðim.'

3 Musa'yla Harun, 'Ýbraniler'in Tanrýsý bizimle görüþtü' diye yanýtladýlar, 'Ýzin ver, Tanrýmýz RAB'be kurban kesmek için çölde üç gün yol alalým. Yoksa bizi salgýn hastalýk ya da kýlýçla cezalandýrabilir.'

4 Mýsýr Firavunu, 'Ey Musa ve Harun, niçin halký iþinden alýkoyuyorsunuz? Siz de iþinizin baþýna dönün' dedi,

5 'Bakýn, halkýnýz Mýsýrlýlar'dan daha kalabalýk, oysa siz onlarýn iþini engellemeye çalýþýyorsunuz.'

6 Firavun o gün angaryacýlara ve halkýn baþýndaki görevlilere buyruk verdi:

7 'Kerpiç yapmak için artýk halka saman vermeyeceksiniz. Gitsinler, kendi samanlarýný kendileri toplasýnlar.

8 Önceki gibi ayný sayýda kerpiç yapmalarýný isteyin, kerpiç sayýsýný azaltmayýn. Çünkü tembel insanlardýr; bu yüzden, diye baðrýþýyorlar.

9 Ýþlerini aðýrlaþtýrýn ki, meþgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasýnlar.'

10 Angaryacýlarla görevliler gidip Ýsrailliler'e þöyle dediler: 'Firavun diyor ki, 11 Gidin, nerede bulursanýz oradan kendinize saman alýn. Ancak iþiniz hiç hafifletilmeyecek.> '

12 Böylece halk saman yerine anýz toplamak üzere bütün Mýsýr'a daðýldý.

13 Angaryacýlar, 'Saman verildiði günlerdeki gibi gündelik görevlerinizi eksiksiz yerine getirin' diyerek onlara baský yapýyordu.

14 Firavunun angaryacýlarýnýn atadýðý Ýsrailli görevliler, 'Niçin dün ve bugün daha önceki gibi gereken sayýda kerpiç yaptýrmadýnýz?' diyerek dövüldüler.

15 Bunun üzerine Ýsrailli görevliler firavunun yanýna varýp yakýndýlar: 'Neden kullarýna böyle davranýyorsun?

16 Neden bize saman verilmediði halde, deniyor? Ýþte kullarýn dövülüyor, oysa suçlu senin kendi halkýndýr.'

17 Firavun, 'Tembelsiniz siz, tembel!' diye karþýlýk verdi, 'Bu yüzden diyorsunuz.

18 Haydi, iþinizin baþýna dönün. Size saman verilmeyecek; yine de ayný sayýda kerpiç üreteceksiniz.'

19 Kendilerine, 'Her gün üretmeniz gereken kerpiç sayýsýný azaltmayacaksýnýz' dendiðinde Ýsrailli görevliler zor durumda olduklarýný anladýlar.

20 Firavunun yanýndan ayrýlýnca, kendilerini bekleyen Musa'yla Harun'a çýkýþtýlar.

21 'RAB yaptýðýnýzý görsün, cezanýzý versin!' dediler, 'Bizi firavunla görevlilerinin gözünde rezil ettiniz. Bizi öldürmeleri için ellerine bir kýlýç verdiniz.'

22 Musa RAB'be döndü ve, 'Ya Rab, niçin bu halka kötü davrandýn?' dedi, 'Beni bunun için mi gönderdin?

23 Senin adýna firavunla konuþmaya gittim gideli firavun bu halka kötü davranýyor. Sen de kendi halkýný kurtarmak için hiçbir þey yapmadýn.'

6

1 RAB Musa'ya, 'Firavuna ne yapacaðýmý þimdi göreceksin' dedi, 'Güçlü elimden ötürü Ýsrail halkýný salýverecek, güçlü elimden ötürü onlarý ülkesinden kovacak.'

2 Tanrý ayrýca Musa'ya, 'Ben Yahve'yim*fn*' dedi,

3 'Ýbrahim'e, Ýshak'a ve Yakup'a Her Þeye Gücü Yeten Tanrý olarak göründüm, ama onlara kendimi Yahve adýyla tanýtmadým.

4 Yabancý olarak yaþadýklarý Kenan ülkesini kendilerine vermek üzere onlarla antlaþma yaptým.

5 Mýsýrlýlar'ýn köleleþtirdiði Ýsrailliler'in iniltilerini duydum ve antlaþmamý hep andým.

6 'Onun için Ýsrailliler'e de ki, 7 Sizi kendi halkým yapacak ve Tanrýnýz olacaðým. O zaman sizi Mýsýrlýlar'ýn boyunduruðundan çýkaran Tanrýnýz Yahve'nin ben olduðumu bileceksiniz.

8 Sizi Ýbrahim'e, Ýshak'a ve Yakup'a vereceðime ant içtiðim topraklara götüreceðim. Orayý size mülk olarak vereceðim. Ben Yahve'yim.> '

9 Musa bunlarý Ýsrailliler'e anlattý, ama umutlarý kýrýldýðý ve aðýr baský altýnda olduklarý için onu dinlemediler.

10 RAB Musa'ya, 'Git, Mýsýr Firavunu'na Ýsrailliler'i ülkesinden salývermesini söyle' dedi.

11

12 Ama Musa, 'Ýsrailliler beni dinlemedikten sonra, firavun nasýl dinler?' diye karþýlýk verdi, 'Zaten iyi konuþan biri deðilim*fe*.'

13 RAB Musa ve Harun'la Ýsrailliler ve Mýsýr Firavunu hakkýnda konuþtu. Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkarmalarýný buyurdu.

14 Ýsrailliler'in aile önderleri þunlardýr: Yakup'un ilk oðlu Ruben'in oðullarý: Hanok, Pallu, Hesron, Karmi. Ruben'in boylarý bunlardýr.

15 Þimon'un oðullarý: Yemuel, Yamin, Ohat, Yakin, Sohar ve Kenanlý bir kadýnýn oðlu Þaul. Þimon'un boylarý bunlardýr.

16 Kayýtlarýna göre Levioðullarý'nýn adlarý þunlardýr: Gerþon, Kehat, Merari. Levi 137 yýl yaþadý.

17 Gerþon'un oðullarý boylarýna göre þunlardýr: Livni, Þimi.

18 Kehat'ýn oðullarý: Amram, Yishar, Hevron, Uzziel. Kehat 133 yýl yaþadý.

19 Merari'nin oðullarý: Mahli, Muþi. Kayýtlarýna göre Levi boylarý bunlardýr.

20 Amram halasý Yokevet'le evlendi. Yokevet ona Harun'la Musa'yý doðurdu. Amram 137 yýl yaþadý.

21 Yishar'ýn oðullarý: Korah, Nefek, Zikri.

22 Uzziel'in oðullarý: Miþael, Elsafan, Sitri.

23 Harun Nahþon'un kýzkardeþi ve Amminadav'ýn kýzý Eliþeva'yla evlendi. Eliþeva ona Nadav, Avihu, Elazar ve Ýtamar'ý doðurdu.

24 Korah'ýn oðullarý: Assir, Elkana, Aviasaf. Korahlýlar'ýn boylarý bunlardýr.

25 Harun'un oðlu Elazar Putiel'in kýzlarýndan biriyle evlendi. Karýsý ona Pinehas'ý doðurdu. Boylarýna göre Levili aile önderleri bunlardýr.

26 RAB'bin, 'Ýsrailliler'i ordular halinde Mýsýr'dan çýkarýn' dediði Harun ve Musa bunlardýr.

27 Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkarmak için Mýsýr Firavunu ile konuþanlar da Musa'yla Harun'dur.

28 RAB Mýsýr'da Musa'yla konuþtuðunda, ona, 'Ben RAB'bim' dedi, 'Sana söylediðim her þeyi Mýsýr Firavunu'na ilet.'

29

30 Musa RAB'bin huzurunda, 'Ben iyi konuþan biri deðilim' diye karþýlýk verdi, 'Firavun beni nasýl dinler?'

7

1 RAB, 'Bak, seni firavuna karþý Tanrý gibi yaptým' dedi, 'Aðabeyin Harun senin peygamberin olacak.

2 Sana buyurduðum her þeyi aðabeyine anlat. O da firavuna Ýsrailliler'i ülkesinden salývermesini söylesin.

3 Ben firavunu inatçý yapacaðým ki, belirtilerimi ve þaþýlasý iþlerimi Mýsýr'da artýrabileyim.

4 Ama firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mýsýr'ýn üzerine koyacaðým ve onlarý aðýr biçimde cezalandýrarak halkým Ýsrail'i ordular halinde Mýsýr'dan çýkaracaðým.

5 Mýsýr'a karþý elimi kaldýrdýðým ve Ýsrailliler'i aralarýndan çýkardýðým zaman Mýsýrlýlar benim RAB olduðumu anlayacak.'

6 Musa'yla Harun RAB'bin buyurduðu gibi yaptýlar.

7 Firavunla konuþtuklarýnda Musa seksen, Harun seksen üç yaþýndaydý.

8 RAB Musa'yla Harun'a þöyle dedi:

9 'Firavun size, dediðinde, söyle Harun'a, deðneðini alýp firavunun önüne atsýn. Deðnek yýlan olacak.'

10 Böylece Musa'yla Harun firavunun yanýna gittiler ve RAB'bin buyurduðu gibi yaptýlar. Harun deðneðini firavunla görevlilerinin önüne attý. Deðnek yýlan oluverdi.

11 Bunun üzerine firavun kendi bilgelerini, büyücülerini çaðýrdý. Mýsýrlý büyücüler de büyüleriyle ayný þeyi yaptýlar.

12 Her biri deðneðini attý, deðnekler yýlan oldu. Ancak Harun'un deðneði onlarýn deðneklerini yuttu.

13 Yine de, RAB'bin söylediði gibi firavun inat etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi.

14 RAB Musa'ya, 'Firavun inat ediyor, halký salývermeyi reddediyor' dedi,

15 'Sabah git, firavun Nil'e inerken onu karþýlamak için ýrmak kýyýsýnda bekle. Yýlana dönüþen deðneði eline al

16 ve ona de ki, 17 Benim RAB olduðumu þundan anla, diyor RAB. Ýþte, elimdeki deðneði ýrmaðýn sularýna vuracaðým, sular kana dönecek.

18 Irmaktaki balýklar ölecek, ýrmak leþ gibi kokacak, Mýsýrlýlar artýk ýrmaðýn suyunu içemeyecekler.> '

19 Sonra RAB Musa'ya þöyle buyurdu: 'Harun'a de ki, '

20 Musa'yla Harun RAB'bin buyurduðu gibi yaptýlar. Harun firavunla görevlilerinin gözü önünde deðneðini kaldýrýp ýrmaðýn sularýna vurdu. Bütün sular kana dönüþtü.

21 Irmaktaki balýklar öldü, ýrmak kokmaya baþladý. Mýsýrlýlar ýrmaðýn suyunu içemez oldular. Mýsýr'ýn her yerinde kan vardý.

22 Mýsýrlý büyücüler de kendi büyüleriyle ayný þeyi yaptýlar. RAB'bin söylediði gibi firavun inat etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi.

23 Olanlara aldýrmadan sarayýna döndü.

24 Mýsýrlýlar içecek su bulmak için ýrmak kýyýsýný kazmaya koyuldular. Çünkü ýrmaðýn suyunu içemiyorlardý.

25 RAB'bin ýrmaðý vurmasýnýn üzerinden yedi gün geçti.

8

1 RAB Musa'ya þöyle dedi: 'Firavunun yanýna git ve ona de ki, 2 Eðer halkýmý salývermeyi reddedersen, bütün ülkeni kurbaðalarla cezalandýracaðým.

3 Irmak kurbaðalarla dolup taþacak. Kurbaðalar çýkýp sarayýna, yatak odana, yataðýna, görevlilerinin ve halkýnýn evlerine, fýrýnlarýna, hamur teknelerine girecekler.

4 Senin, halkýnýn, bütün görevlilerinin üstüne sýçrayacaklar.>

5 'Harun'a de ki, '

6 Böylece Harun elini Mýsýr'ýn sularý üzerine uzattý; kurbaðalar çýkýp Mýsýr'ý kapladý.

7 Ancak büyücüler de kendi büyüleriyle ayný þeyi yaptýlar ve ülkeye kurbaðalarý saldýlar.

8 Firavun Musa'yla Harun'u çaðýrtýp, 'RAB'be dua edin, benim ve halkýmýn üzerinden kurbaðalarý uzaklaþtýrsýn' dedi, 'O zaman halkýnýzý RAB'be kurban kessinler diye salývereceðim.'

9 Musa, 'Sen karar ver' diye karþýlýk verdi, 'Bunu sana býrakýyorum. Kurbaðalar senden ve evlerinden uzak dursun, yalnýz ýrmakta kalsýnlar diye senin, görevlilerin ve halkýn için ne zaman dua edeyim?'

10 Firavun, 'Yarýn' dedi.

11 Kurbaðalar senden, evlerinden, görevlilerinden, halkýndan uzaklaþacak, yalnýz ýrmakta kalacaklar.'

12 Musa'yla Harun firavunun yanýndan ayrýldýlar. Musa RAB'bin firavunun baþýna getirdiði kurbaða belasý için RAB'be feryat etti.

13 RAB Musa'nýn isteðini yerine getirdi. Kurbaðalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.

14 Kurbaðalarý yýðýn yýðýn topladýlar. Ülke kokudan geçilmez oldu.

15 Ancak firavun ülkenin rahatladýðýný görünce, RAB'bin söylediði gibi inatçýlýk etti ve Musa'yla Harun'u dinlemedi.

16 RAB Musa'ya þöyle dedi: 'Harun'a de ki, '

17 Öyle yaptýlar. Harun elindeki deðneði uzatýp yere vurunca, insanlarla hayvanlarýn üzerine sivrisinekler üþüþtü. Mýsýr'da yerin bütün tozu sivrisineðe dönüþtü.

18 Büyücüler de kendi büyüleriyle tozu sivrisineðe dönüþtürmek istedilerse de baþaramadýlar. Ýnsanlarýn, hayvanlarýn üzerini sivrisinek kapladý.

19 Büyücüler firavuna, 'Bu iþte Tanrý'nýn parmaðý var' dediler. Ne var ki, RAB'bin söylediði gibi firavun inat etti, Musa'yla Harun'u dinlemedi.

20 RAB Musa'ya þöyle dedi: 'Sabah erkenden kalk, firavun ýrmaða inerken onu karþýla ve þöyle de: 21 Halkýmý salývermezsen senin, görevlilerinin, halkýnýn, evlerinin üzerine atsineði yaðdýracaðým. Mýsýrlýlar'ýn evleri ve üzerinde yaþadýklarý topraklar atsinekleriyle dolup taþacak.

22 ' 23 Kendi halkýmla senin halkýn arasýna fark koyacaðým. Yarýn bu belirti gerçekleþecek.> '

24 RAB dediðini yaptý. Firavunun sarayýna, görevlilerinin evlerine sürü sürü atsineði gönderdi. Mýsýr atsineði yüzünden baþtan sona harap oldu.

25 Firavun Musa'yla Harun'u çaðýrtýp, 'Gidin, bu ülkede Tanrýnýz'a kurban kesin' dedi.

26 Musa, 'Bu doðru olmaz' diye karþýlýk verdi, 'Çünkü Mýsýrlýlar Tanrýmýz RAB'be kurban kesmeyi iðrenç sayýyorlar. Ýðrenç saydýklarý bu þeyi gözlerinin önünde yaparsak bizi taþlamazlar mý?

27 Tanrýmýz RAB'be kurban kesmek için, bize buyurduðu gibi üç gün çölde yol almalýyýz.'

28 Firavun, 'Çölde Tanrýnýz RAB'be kurban kesmeniz için sizi salýveriyorum' dedi, 'Yalnýz çok uzaða gitmeyeceksiniz. Þimdi benim için dua edin.'

29 Musa, 'Yarýn atsineklerini firavunun, görevlilerinin, halkýnýn üzerinden uzaklaþtýrsýn diye, yanýndan ayrýlýr ayrýlmaz RAB'be dua edeceðim' dedi, 'Yalnýz firavun RAB'be kurban kesmek için halkýn gitmesini önleyerek bizi yine aldatmamalý.'

30 Musa firavunun yanýndan çýkýp RAB'be dua etti.

31 RAB Musa'nýn isteðini yerine getirdi; firavunun, görevlilerinin, halkýnýn üzerinden atsineklerini uzaklaþtýrdý. Tek sinek kalmadý.

32 Öyleyken, firavun bir kez daha inatçýlýk etti ve halký salývermedi.

9

1 RAB Musa'ya þöyle dedi: 'Firavunun yanýna git ve ona de ki, <Ýbraniler'in Tanrýsý RAB þöyle diyor: Halkýmý salýver, bana tapsýnlar.

2 Salývermeyi reddeder, onlarý tutmakta diretirsen,

3 RAB'bin eli kýrlardaki hayvanlarýnýzý -atlarý, eþekleri, develeri, sýðýrlarý, davarlarý- büyük kýrýma uðratarak sizi cezalandýracak.

4 RAB Ýsrailliler'le Mýsýrlýlar'ýn hayvanlarýna farklý davranacak. Ýsrailliler'in hayvanlarýndan hiçbiri ölmeyecek.> '

5 RAB zamaný da belirleyerek, 'Yarýn ülkede bunu yapacaðým' dedi.

6 Ertesi gün RAB dediðini yaptý: Mýsýrlýlar'ýn hayvanlarý büyük çapta öldü. Ama Ýsrailliler'in hayvanlarýndan hiçbiri ölmedi.

7 Firavun adam gönderdi, Ýsrailliler'in bir tek hayvanýnýn bile ölmediðini öðrendi. Öyleyken, inat etti ve halký salývermedi.

8 RAB Musa'yla Harun'a, 'Yanýnýza iki avuç dolusu ocak kurumu alýn' dedi, 'Musa kurumu firavunun önünde göðe doðru savursun.

9 Kurum bütün Mýsýr'ýn üzerinde ince bir toza dönüþecek; ülkenin her yanýndaki insanlarýn, hayvanlarýn bedenlerinde irinli çýbanlar çýkacak.'

10 Böylece Musa'yla Harun ocak kurumu alýp firavunun önünde durdular. Musa kurumu göðe doðru savurdu. Ýnsanlarda ve hayvanlarda irinli çýbanlar çýktý.

11 Büyücüler çýbandan ötürü Musa'nýn karþýsýnda duramaz oldular. Çünkü bütün Mýsýrlýlar'da olduðu gibi onlarda da çýbanlar çýkmýþtý.

12 RAB firavunu inatçý yaptý, RAB'bin Musa'ya söylediði gibi, firavun Musa'yla Harun'u dinlemedi.

13 RAB Musa'ya þöyle dedi: 'Sabah erkenden kalkýp firavunun huzuruna çýk, de ki, <Ýbraniler'in Tanrýsý RAB þöyle diyor: Halkýmý salýver, bana tapsýnlar.

14 Yoksa bu kez senin, görevlilerinin, halkýnýn üzerine bütün belalarýmý yaðdýracaðým. Öyle ki, bu dünyada benim gibisi olmadýðýný öðrenesin.

15 Çünkü elimi kaldýrýp seni ve halkýný salgýn hastalýkla vurmuþ olsaydým, yeryüzünden silinmiþ olurdun.

16 Gücümü sana göstermek, adýmý bütün dünyaya tanýtmak için seni ayakta tuttum.

17 Hâlâ halkýmý salývermiyor, onlara üstünlük taslýyorsun.

18 Bu yüzden, yarýn bu saatlerde Mýsýr'a tarihinde görülmemiþ aðýr bir dolu yaðdýracaðým.

19 Þimdi buyruk ver, hayvanlarýn ve kýrda neyin varsa hepsi sýðýnaklara konsun. Dolu yaðýnca, eve getirilmeyen, kýrda kalan bütün insanlarla hayvanlar ölecek.> '

20 Firavunun görevlileri arasýnda RAB'bin uyarýsýndan korkanlar köleleriyle hayvanlarýný çabucak evlerine getirdiler.

21 RAB'bin uyarýsýný önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarýný tarlada býraktý.

22 RAB Musa'ya, 'Elini göðe doðru uzat' dedi, 'Mýsýr'ýn her yerine, insanlarýn, hayvanlarýn, kýrdaki bütün bitkilerin üzerine dolu yaðsýn.'

23 Musa deðneðini göðe doðru uzatýnca RAB gök gürlemeleri ve dolu gönderdi. Yýldýrým düþtü. RAB Mýsýr'a dolu yaðdýrdý.

24 Þiddetli dolu yaðýyor, sürekli þimþek çakýyordu. Mýsýr Mýsýr olalý böylesi bir dolu görmemiþti.

25 Dolu Mýsýr'da insandan hayvana dek kýrdaki her þeyi, bütün bitkileri mahvetti, bütün aðaçlarý kýrdý.

26 Yalnýz Ýsrailliler'in yaþadýðý Goþen bölgesine dolu düþmedi.

27 Firavun Musa'yla Harun'u çaðýrtarak, 'Bu kez günah iþledim' dedi, 'RAB haklý, ben ve halkým haksýzýz.

28 RAB'be dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salývereceðim, artýk burada kalmayacaksýnýz.'

29 Musa, 'Kentten çýkýnca, ellerimi RAB'be uzatacaðým' dedi, 'Gök gürlemeleri duracak, artýk dolu yaðmayacak. Böylece dünyanýn RAB'be ait olduðunu bileceksin.

30 Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrý'dan hâlâ korkmuyorsunuz.'

31 Keten ve arpa mahvolmuþtu; çünkü arpa baþak vermiþ, keten çiçek açmýþtý.

32 Ama buðday ve kýzýl buðday henüz bitmediði için zarar görmemiþti.

33 Musa firavunun yanýndan ayrýlýp kentten çýktý. Ellerini RAB'be uzattý. Gök gürlemesi ve dolu durdu, yaðmur dindi.

34 Firavun yaðmurun, dolunun, gök gürlemesinin kesildiðini görünce, yine günah iþledi. Hem kendisi, hem görevlileri inat ettiler.

35 RAB'bin Musa aracýlýðýyla söylediði gibi, firavun inat ederek Ýsrailliler'i salývermedi.

10

1 RAB Musa'ya, 'Firavunun yanýna git' dedi, 'Belirtilerimi aralarýnda göstermek için firavunla görevlilerini inatçý yaptým.

2 Mýsýr'la nasýl alay ettiðimi, aralarýnda gösterdiðim belirtileri sen de çocuklarýna, torunlarýna anlat ki, benim RAB olduðumu bilesiniz.'

3 Musa'yla Harun firavunun yanýna varýp þöyle dediler: 'Ýbraniler'in Tanrýsý RAB diyor ki, 4 Halkýmý salývermeyi reddedersen, yarýn ülkene çekirgeler göndereceðim.

5 Yeryüzünü öylesine kaplayacaklar ki, toprak görünmez olacak. Doludan kurtulan ürünlerinizi, kýrda biten bütün aðaçlarýnýzý yiyecekler.

6 Evlerine, bütün görevlilerinin, bütün Mýsýrlýlar'ýn evlerine çekirge dolacak. Ne babalarýn, ne atalarýn ömürlerince böylesini görmediler.> ' Sonra Musa dönüp firavunun yanýndan ayrýldý.

7 Görevlileri firavuna, 'Ne zamana dek bu adam bize tuzak kuracak?' dediler, 'Býrak gitsinler, Tanrýlarý RAB'be tapsýnlar. Mýsýr harap oldu, hâlâ anlamýyor musun?'

8 Böylece, Musa'yla Harun'u firavunun yanýna geri getirdiler. Firavun, 'Gidin, Tanrýnýz RAB'be tapýn' dedi, 'Ama kimler gidecek?'

9 Musa, 'Genç, yaþlý hep birlikte gideceðiz' dedi, 'Oðullarýmýzý, kýzlarýmýzý, davarlarýmýzý, sýðýrlarýmýzý yanýmýza alacaðýz. Çünkü RAB'be bayram yapmalýyýz.'

10 Firavun, 'Alýn çoluk çocuðunuzu, gidin gidebilirseniz, RAB yardýmcýnýz olsun!' dedi, 'Bakýn, kötü niyetiniz ne kadar açýk.

11 Olmaz. Yalnýz erkekler gidip RAB'be tapsýn. Zaten istediðiniz de bu.' Sonra Musa'yla Harun firavunun yanýndan kovuldular.

12 RAB Musa'ya, 'Elini Mýsýr'ýn üzerine uzat' dedi, 'Çekirge yaðsýn; ülkenin bütün bitkilerini, doludan kurtulan her þeyi yesinler.'

13 Musa deðneðini Mýsýr'ýn üzerine uzattý. Bütün o gün ve gece RAB ülkede doðu rüzgarý estirdi. Sabah olunca da doðu rüzgarý çekirgeleri getirdi.

14 Mýsýr'ýn üzerinde uçuþan çekirgeler ülkeyi boydan boya kapladý. Öyle çoktular ki, böylesi hiçbir zaman görülmedi, kuþaklar boyu da görülmeyecek.

15 Topraðýn üzerini öyle kapladýlar ki, ülke kapkara kesildi. Bütün bitkileri, dolunun zarar vermediði aðaçlarda kalan meyvelerin hepsini yediler. Mýsýr'ýn hiçbir yerinde, ne aðaçlarda, ne de kýrdaki bitkilerde yeþillik kalmadý.

16 Firavun acele Musa'yla Harun'u çaðýrttý. 'Tanrýnýz RAB'be ve size karþý günah iþledim' dedi,

17 'Lütfen bir kez daha günahýmý baðýþlayýn ve Tanrýnýz RAB'be dua edin; bu ölümcül belayý üzerimden uzaklaþtýrsýn.'

18 Musa firavunun yanýndan çýkýp RAB'be dua etti.

19 RAB rüzgarý çok þiddetli batý rüzgarýna döndürdü. Rüzgar çekirgeleri sürükleyip Kýzýldeniz'e* döktü. Mýsýr'da tek çekirge kalmadý.

20 Ama RAB firavunu inatçý yaptý. Firavun Ýsrailliler'i salývermedi.

21 RAB Musa'ya, 'Elini göðe doðru uzat' dedi, 'Mýsýr'ý hissedilebilir bir karanlýk kaplasýn.'

22 Musa elini göðe doðru uzattý, Mýsýr üç gün koyu karanlýða gömüldü.

23 Üç gün boyunca kimse kimseyi göremez, yerinden kýmýldayamaz oldu. Yalnýz Ýsrailliler'in yaþadýðý yerler aydýnlýktý.

24 Firavun Musa'yý çaðýrttý. 'Gidin, RAB'be tapýn' dedi, 'Yalnýz davarlarýnýzla sýðýrlarýnýz alýkonacak. Çoluk çocuðunuz sizinle birlikte gidebilir.'

25 Musa, 'Ama Tanrýmýz RAB'be kurban kesmemiz için bize kurbanlýk ve yakmalýk sunular* da vermelisin' diye karþýlýk verdi,

26 'Hayvanlarýmýzý da yanýmýza almalýyýz. Bir týrnak bile kalmamalý burada. Çünkü Tanrýmýz RAB'be tapmak için bazý hayvanlarý kullanacaðýz. Oraya varmadýkça hangi hayvanlarý RAB'be sunacaðýmýzý bilemeyiz.'

27 Ancak RAB firavunu inatçý yaptý, firavun Ýsrailliler'i salývermeye yanaþmadý.

28 Musa'ya, 'Git baþýmdan' dedi, 'Sakýn bir daha karþýma çýkma. Yüzümü gördüðün gün ölürsün.'

29 Musa, 'Dediðin gibi olsun' diye karþýlýk verdi, 'Bir daha yüzünü görmeyeceðim.'

11

1 RAB Musa'ya, 'Firavunun ve Mýsýr'ýn baþýna bir bela daha getireceðim' dedi, 'O zaman gitmenize izin verecek, sizi buradan adeta kovacak.

2 Halkýna söyle, kadýn erkek herkes komþusundan altýn, gümüþ eþya istesin.'

3 RAB Ýsrail halkýnýn Mýsýrlýlar'ýn gözünde lütuf bulmasýný saðladý. Musa da Mýsýr'da, firavunun görevlilerinin ve halkýn gözünde çok büyüdü.

4 Musa firavuna þöyle dedi: 'RAB diyor ki, 5 Tahtýnda oturan firavunun ilk çocuðundan, deðirmendeki kadýn kölenin ilk çocuðuna kadar, hayvanlar dahil Mýsýr'daki bütün ilk doðanlar ölecek.

6 Bütün Mýsýr'da benzeri ne görülmüþ, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.

7 Ýsrailliler'e ya da hayvanlarýna bir köpek bile havlamayacak.> O zaman RAB'bin Ýsrailliler'le Mýsýrlýlar'a nasýl farklý davrandýðýný anlayacaksýnýz.

8 Bu görevlilerinin hepsi gelip önümde eðilecek, diyecekler. Ondan sonra gideceðim.' Musa firavunun yanýndan büyük bir öfkeyle ayrýldý.

9 RAB Musa'ya, 'Mýsýr'da þaþýlasý iþlerim çoðalsýn diye firavun sizi dinlemeyecek' demiþti.

10 Musa'yla Harun firavunun önünde bütün bu þaþýlasý iþleri yaptýlar. Ama RAB firavunu inatçý yaptý. Firavun Ýsrailliler'i ülkesinden salývermedi.

12

1 RAB Mýsýr'da Musa'yla Harun'a, 'Bu ay sizin için ilk ay*, yýlýn ilk ayý olacak' dedi,

2

3 'Bütün Ýsrail topluluðuna bildirin: Bu ayýn onunda herkes ailesine göre kendi ev halkýna birer kuzu*ff* alacak.

4 Eðer bir kuzu*ff* bir aileye çok geliyorsa, aile bireylerinin sayýsý ve herkesin yiyeceði miktar hesaplanacak ve aile kuzuyu*ff* en yakýn komþusuyla paylaþabilecek.

5 Koyun ya da keçilerden seçeceðiniz hayvan kusursuz, erkek ve bir yaþýnda olmalý.

6 Ayýn on dördüne kadar ona bakacaksýnýz. O akþamüstü bütün Ýsrail topluluðu hayvanlarý boðazlayacak.

7 Hayvanýn kanýný alýp, etin yeneceði evin yan ve üst kapý sövelerine sürecekler.

8 O gece ateþte kýzartýlmýþ et mayasýz ekmek ve acý otlarla yenmelidir.

9 Eti çið veya haþlanmýþ olarak deðil, baþý, bacaklarý, baðýrsaklarý ve iþkembesiyle birlikte kýzartarak yiyeceksiniz.

10 Sabaha kadar bitirmelisiniz. Artakalan olursa, sabah ateþte yakacaksýnýz.

11 Eti þöyle yemelisiniz: Beliniz kuþanmýþ, çarýklarýnýz ayaðýnýzda, deðneðiniz elinizde olmalý. Eti çabuk yemelisiniz. Bu RAB'bin Fýsýh* kurbanýdýr.

12 'O gece Mýsýr'dan geçeceðim. Hem insanlarýn hem de hayvanlarýn bütün ilk doðanlarýný öldüreceðim. Mýsýr'ýn bütün ilahlarýný yargýlayacaðým. Ben RAB'bim.

13 Bulunduðunuz evlerin üzerindeki kan sizin için belirti olacak. Kaný görünce üzerinizden geçeceðim*fg*. Mýsýr'ý cezalandýrýrken ölüm saçan size hiçbir zarar vermeyecek.

14 Bu gün sizin için anma günü olacak. Bu günü RAB'bin bayramý olarak kutlayacaksýnýz. Gelecek kuþaklarýnýz boyunca sürekli bir kural olarak bu günü kutlayacaksýnýz.'

15 'Yedi gün mayasýz ekmek yiyeceksiniz. Ýlk gün evlerinizden mayayý kaldýracaksýnýz. Kim bu yedi gün içinde mayalý bir þey yerse, Ýsrail'den atýlacaktýr.

16 Birinci ve yedinci günler kutsal toplantý yapacaksýnýz. O günler hiçbir iþ yapýlmayacak. Herkes yalnýz kendi yiyeceðini hazýrlayacak.

17 Mayasýz Ekmek Bayramý'ný* kutlayacaksýnýz, çünkü sizi ordular halinde o gün Mýsýr'dan çýkardým. Bu günü kalýcý bir kural olarak kuþaklarýnýz boyunca kutlayacaksýnýz.

18 Birinci ayýn* on dördüncü gününün akþamýndan yirmi birinci gününün akþamýna kadar mayasýz ekmek yiyeceksiniz.

19 Evlerinizde yedi gün maya bulunmayacak. Mayalý bir þey yiyen yerli yabancý herkes Ýsrail topluluðundan atýlacaktýr.

20 Mayalý bir þey yemeyeceksiniz. Yaþadýðýnýz her yerde mayasýz ekmek yiyeceksiniz.'

21 Musa Ýsrail'in bütün ileri gelenlerini çaðýrtarak onlara þöyle dedi: 'Hemen gidin, aileleriniz için kendinize davarlar seçip Fýsýh* kurbaný olarak boðazlayýn.

22 Bir demet mercanköþkotu alýn, leðendeki kana batýrýp kaný kapýlarýnýzýn yan ve üst sövelerine sürün. Sabaha kadar kimse evinden çýkmasýn.

23 RAB Mýsýrlýlar'ý öldürmek için gelecek, kapýlarýnýzýn yan ve üst sövelerindeki kaný görünce üzerinden geçecek, ölüm saçanýn evlerinize girip sizi öldürmesine izin vermeyecek.

24 'Sen ve çocuklarýn kalýcý bir kural olarak bu olayý kutlayacaksýnýz.

25 RAB'bin size söz verdiði topraklara girdiðiniz zaman bu töreye uyacaksýnýz.

26 Çocuklarýnýz size, diye sorduklarýnda,

27 diyeceksiniz, <Çünkü RAB Mýsýrlýlar'ý öldürürken evlerimizin üzerinden geçerek bizi baðýþladý.> ' Ýsrailliler eðilip tapýndýlar.

28 Sonra gidip RAB'bin Musa'yla Harun'a verdiði buyruðu eksiksiz uyguladýlar.

29 Gece yarýsý RAB tahtýnda oturan firavunun ilk çocuðundan zindandaki tutsaðýn ilk çocuðuna kadar Mýsýr'daki bütün insanlarýn ve hayvanlarýn ilk doðanlarýný öldürdü.

30 O gece firavunla görevlileri ve bütün Mýsýrlýlar uyandý. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.

31 Ayný gece firavun Musa'yla Harun'u çaðýrttý ve, 'Kalkýn!' dedi, 'Siz ve Ýsrailliler halkýmýn arasýndan çýkýp gidin, istediðiniz gibi RAB'be tapýn.

32 Dediðiniz gibi davarlarýnýzý, sýðýrlarýnýzý da alýn götürün. Beni de kutsayýn!'

33 Ýsrailliler'in ülkeyi hemen terk etmesi için Mýsýrlýlar diretti. 'Yoksa hepimiz öleceðiz!' diyorlardý.

34 Böylece halk mayasý henüz katýlmamýþ hamurunu aldý, giysilere sarýlý hamur teknelerini omuzlarýnda taþýdý.

35 Ýsrailliler Musa'nýn dediðini yapmýþ, Mýsýrlýlar'dan altýn, gümüþ eþya ve giysi istemiþlerdi.

36 RAB Ýsrailliler'in Mýsýrlýlar'ýn gözünde lütuf bulmasýný saðladý. Mýsýrlýlar onlara istediklerini verdiler. Böylece Ýsrailliler onlarý soydular.

37 Ýsrailliler kadýn ve çocuklarýn dýþýnda altý yüz bin kadar erkekle yaya olarak Ramses'ten Sukkot'a doðru yola çýktýlar.

38 Daha pek çok kiþi de onlarla birlikte gitti. Yanlarýnda çok sayýda davar ve sýðýr vardý.

39 Mýsýr'dan getirdikleri hamurla mayasýz pide piþirdiler. Maya yoktu. Çünkü Mýsýr'dan kovulmuþlar, kendilerine azýk hazýrlayacak zaman bulamamýþlardý.

40 Ýsrailliler Mýsýr'da dört yüz otuz yýl yaþadý.

41 Dört yüz otuz yýlýn sonuncu günü RAB'bin halký ordular halinde Mýsýr'ý terk etti.

42 O gece RAB Ýsrailliler'i Mýsýr'dan çýkarmak için sürekli bekledi. Ýsrailliler de kuþaklar boyunca ayný gece RAB'bi yüceltmek için uyanýk olmalýdýr.

43 RAB Musa'yla Harun'a þöyle dedi: 'Fýsýh Bayramý'nýn* kurallarý þunlardýr: Hiçbir yabancý Fýsýh* etini yemeyecek.

44 Ama satýn aldýðýnýz köleler sünnet edildikten sonra ondan yiyebilir.

45 Konuklar ve ücretli iþçiler ondan yemeyecek.

46 Fýsýh eti evde yenmeli, evin dýþýna çýkarýlmamalý. Kemikleri kýrmayacaksýnýz.

47 Bütün Ýsrail topluluðu Fýsýh Bayramý'ný kutlayacak.

48 Yanýnýzdaki yabancý bir konuk RAB'bin Fýsýh Bayramý'ný kutlamak isterse, önce evindeki bütün erkekler sünnet edilmeli; sonra yerel halktan biri gibi Ýsrail halkýna katýlýp bayramý kutlayabilir. Ama sünnetsiz* biri Fýsýh etini yemeyecektir.

49 Ülkede doðan için de, aranýzda yaþayan yabancý için de ayný kural geçerlidir.'

50 Ýsrailliler RAB'bin Musa'yla Harun'a verdiði buyruðu eksiksiz yerine getirdiler.

51 O gün RAB Ýsrailliler'i ordular halinde Mýsýr'dan çýkardý.

13

1 RAB Musa'ya, 'Bütün ilk doðanlarý bana adayýn' dedi, 'Ýsrailliler arasýnda insan olsun, hayvan olsun her rahmin ilk ürünü bana aittir.'

2

3 Musa halka, 'Mýsýr'dan, köle olduðunuz ülkeden çýktýðýnýz bugünü anýmsayýn' dedi, 'Çünkü RAB güçlü eliyle sizi oradan çýkardý. Mayalý hiçbir þey yenmeyecek.

4 Bugün Aviv ayýnda* buradan ayrýlýyorsunuz.

5 RAB sizi Kenan, Hitit*, Amor, Hiv ve Yevus topraklarýna, atalarýnýza vereceðine ant içtiði süt ve bal akan ülkeye götürdüðü zaman bu ay þu törelere uyacaksýnýz:

6 Yedi gün mayasýz ekmek yiyecek, yedinci gün RAB'be bayram yapacaksýnýz.

7 O yedi gün içinde yalnýz mayasýz ekmek yiyeceksiniz. Aranýzda ve ülkenizin hiçbir yerinde mayalý bir þey görülmeyecek.

8 O gün oðullarýnýza, diye anlatacaksýnýz.

9 Bu elinizde bir belirti ve alnýnýzda bir anma iþareti olacak; öyle ki, RAB'bin yasasý hep aðzýnýzda olsun. Çünkü RAB güçlü eliyle sizi Mýsýr'dan çýkardý.

10 Siz de her yýl belirlenen tarihte bu kuralý uygulamalýsýnýz.

11 'RAB size ve atalarýnýza ant içerek söz verdiði gibi sizi Kenan topraklarýna getirecektir. Orayý size verdiði zaman,

12 ilk doðan erkek çocuklarýnýzýn ve hayvanlarýnýzýn hepsini RAB'be adayacaksýnýz. Çünkü bunlar RAB'be aittir.

13 Ýlk doðan her sýpanýn bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemezseniz, boynunu kýrýn. Bütün ilk doðan erkek çocuklarýnýzýn bedelini ödemelisiniz.

14 'Ýlerde oðullarýnýz size, diye sorduklarýnda, diye yanýtlarsýnýz,

15

16 Bu uygulama elinizde bir belirti ve alnýnýzda bir anma iþareti olacak; RAB'bin bizi Mýsýr'dan güçlü eliyle çýkardýðýný anýmsatacak.'

17 Firavun Ýsrailliler'i salýverdiðinde, Filist yöresi yakýn olmasýna karþýn, Tanrý onlarý oradan götürmedi. Çünkü, 'Halk savaþla karþýlaþýnca, düþüncelerini deðiþtirip Mýsýr'a geri dönebilir' diye düþündü.

18 Halký çöl yolundan Kýzýldeniz'e* doðru dolaþtýrdý. Ýsrailliler Mýsýr'dan silahlý çýkmýþlardý.

19 Musa Yusuf'un kemiklerini yanýna almýþtý. Çünkü Yusuf Ýsrail'in oðullarýna, 'Tanrý kesinlikle size yardým edecek, kemiklerimi buradan götüreceksiniz' diye sýký sýký ant içirmiþti.

20 Sukkot'tan ayrýlýp çöl kenarýnda, Etam'da konakladýlar.

21 Gece gündüz ilerlemeleri için, RAB gündüzün bir bulut sütunu içinde yol göstererek, geceleyin bir ateþ sütunu içinde ýþýk vererek onlara öncülük ediyordu.

22 Gündüz bulut sütunu, gece ateþ sütunu halkýn önünden eksik olmadý.

14

1 RAB Musa'ya, 'Ýsrailliler'e söyle, dönsünler' dedi, 'Pi- Hahirot yakýnlarýnda, Migdol ile deniz arasýnda, Baal-Sefon'un karþýsýnda deniz kýyýsýnda konaklasýnlar.

2

3 Firavun þöyle düþünecek: <Ýsrailliler ülkede þaþkýn þaþkýn dolaþýyorlardýr, çöl onlarý kuþatmýþtýr.>

4 Firavunu inatçý yapacaðým. Onlarýn peþine düþecek. Böylece firavunla ordusunu yenerek yücelik kazanacaðým. Mýsýrlýlar bilecek ki, ben RAB'bim.' Ýsrailliler söyleneni yaptýlar.

5 Halkýn kaçtýðý Mýsýr Firavunu'na bildirilince, firavunla görevlileri onlara iliþkin düþüncelerini deðiþtirdiler: 'Biz ne yaptýk?' dediler, 'Ýsrailliler'i salývermekle kölelerimizi kaybetmiþ olduk!'

6 Firavun savaþ arabasýný hazýrlattý, ordusunu yanýna aldý.

7 Seçme altý yüz savaþ arabasýnýn yanýsýra, Mýsýr'ýn bütün savaþ arabalarýný sorumlu sürücüleriyle birlikte yanýna aldý.

8 RAB Mýsýr Firavunu'nu inatçý yaptý. Firavun zafer havasý içinde ilerleyen Ýsrailliler'in peþine düþtü.

9 Mýsýrlýlar firavunun bütün atlarý, savaþ arabalarý, atlýlarý, askerleriyle onlarýn ardýna düþtüler ve deniz kýyýsýnda, Pi-Hahirot yakýnlarýnda, Baal-Sefon'un karþýsýnda konaklarken onlara yetiþtiler.

10 Firavun yaklaþýrken, Ýsrailliler Mýsýrlýlar'ýn arkalarýndan geldiðini görünce dehþete kapýlarak RAB'be feryat ettiler.

11 Musa'ya, 'Mýsýr'da mezar mý yoktu da bizi çöle ölmeye getirdin?' dediler, 'Bak, Mýsýr'dan çýkarmakla bize ne yaptýn!

12 Mýsýr'dayken sana, demedik mi? Çölde ölmektense Mýsýrlýlar'a kulluk etsek bizim için daha iyi olurdu.'

13 Musa, 'Korkmayýn!' dedi, 'Yerinizde durup bekleyin, RAB bugün sizi nasýl kurtaracak görün. Bugün gördüðünüz Mýsýrlýlar'ý bir daha hiç görmeyeceksiniz.

14 RAB sizin için savaþacak, siz sakin olun yeter.'

15 RAB Musa'ya, 'Niçin bana feryat ediyorsun?' dedi, 'Ýsrailliler'e söyle, ilerlesinler.

16 Sen deðneðini kaldýr, elini denizin üzerine uzat. Sular yarýlacak ve Ýsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler.

17 Ben Mýsýrlýlar'ý inatçý yapacaðým ki, artlarýna düþsünler. Firavunu, bütün ordusunu, savaþ arabalarýný, atlýlarýný yenerek yücelik kazanacaðým.

18 Firavun, savaþ arabalarý ve atlýlarýndan ötürü yücelik kazandýðým zaman, Mýsýrlýlar bilecek ki, ben RAB'bim.'

19 Ýsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrý'nýn meleði yerini deðiþtirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini deðiþtirip arkalarýna, Mýsýr ve Ýsrail ordularýnýn arasýna geldi. Gece boyunca bulut bir yaný karartýyor, öbür yaný aydýnlatýyordu. Bu yüzden, bütün gece iki taraf birbirine yaklaþamadý.

20

21 Musa elini denizin üzerine uzattý. RAB bütün gece güçlü doðu rüzgarýyla sularý geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü,

22 Ýsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular saðlarýnda, sollarýnda onlara duvar oluþturdu.

23 Mýsýrlýlar artlarýndan geliyordu. Firavunun bütün atlarý, savaþ arabalarý, atlýlarý denizde onlarý izliyordu.

24 Sabah nöbetinde RAB ateþ ve bulut sütunundan Mýsýr ordusuna baktý ve onlarý þaþkýna çevirdi.

25 Arabalarýnýn tekerleklerini çýkardý*fh*; öyle ki, arabalarýný zorlukla sürdüler. Mýsýrlýlar, 'Ýsrailliler'den kaçalým!' dediler, 'Çünkü RAB onlar için bizimle savaþýyor.'

26 RAB Musa'ya, 'Elini denizin üzerine uzat' dedi, 'Sular Mýsýrlýlar'ýn, savaþ arabalarýnýn, atlýlarýnýn üzerine dönsün.'

27 Musa elini denizin üzerine uzattý. Sabaha karþý deniz olaðan haline döndü. Mýsýrlýlar sulardan kaçarken RAB onlarý denizin ortasýnda silkip attý.

28 Geri dönen sular savaþ arabalarýný, atlýlarý, Ýsrailliler'in peþinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu. Onlardan bir kiþi bile sað kalmadý.

29 Ama Ýsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçmiþlerdi. Sular saðlarýnda, sollarýnda onlara duvar oluþturmuþtu.

30 RAB o gün Ýsrailliler'i Mýsýrlýlar'ýn elinden kurtardý. Ýsrailliler deniz kýyýsýnda Mýsýrlýlar'ýn ölülerini gördüler.

31 RAB'bin Mýsýrlýlar'a gösterdiði büyük gücü gören Ýsrail halký RAB'den korkup O'na ve kulu Musa'ya güvendi.

15

1 Musa'yla Ýsrailliler RAB'be þu ezgiyi söylediler: 'Ezgiler sunacaðým RAB'be, Çünkü yüceldikçe yüceldi; Atlarý da, atlýlarý da denize döktü.

2 Rab gücüm ve ezgimdir, O kurtardý beni. O'dur Tanrým, Övgüler sunacaðým O'na. O'dur babamýn Tanrýsý, Yücelteceðim O'nu.

3 Savaþ eridir RAB, Adý RAB'dir.

4 'Denize attý firavunun ordusunu, Savaþ arabalarýný. Kýzýldeniz'de* boðuldu seçme subaylarý.

5 Derin sulara gömüldüler, Taþ gibi dibe indiler.

6 'Senin sað elin, ya RAB, Senin sað elin korkunç güce sahiptir. Altýnda düþmanlar kýrýlýr.

7 Devrilir sana baþkaldýranlar büyük görkemin karþýsýnda, Gönderir gazabýný anýz gibi tüketirsin onlarý.

8 Burnunun soluðu karþýsýnda, Sular yýðýldý bir araya. Kabaran sular duvarlara dönüþtü, Denizin göbeðindeki derin sular dondu.

9 Düþman böbürlendi: dedi,

10 Üfledin soluðunu, denize gömüldüler, Kurþun gibi engin sulara battýlar.

11 'Var mý senin gibisi ilahlar arasýnda, ya RAB? Senin gibi kutsallýkta görkemli, heybetiyle övgüye deðer, Harikalar yaratan var mý?

12 Sað elini uzattýn, Yer yuttu onlarý.

13 Öncülük edeceksin sevginle kurtardýðýn halka, Kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.

14 Uluslar duyup titreyecekler, Filist halkýný dehþet saracak.

15 Edom beyleri korkuya kapýlacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenan'da yaþayanlarýn tümü korkudan eriyecek.

16 Korku ve dehþet düþecek üzerlerine, Senin halkýn geçinceye dek, ya RAB, Sahip olduðun bu halk geçinceye dek, Bileðinin gücü karþýsýnda taþ kesilecekler.

17 Ya RAB, halkýný içeri alacaksýn. Kendi daðýna, yaþamak için seçtiðin yere, Ellerinle kurduðun kutsal yere dikeceksin, ya Rab!

18 RAB sonsuza dek egemen olacak.'

19 Firavunun atlarý, savaþ arabalarý, atlýlarý denize dalýnca, RAB sularý onlarýn üzerine çevirdi. Ama Ýsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçtiler.

20 Harun'un kýzkardeþi Peygamber Miryam tefini eline aldý, bütün kadýnlar teflerle, oynayarak onu izlediler.

21 Miryam onlara þu ezgiyi söyledi: 'Ezgiler sunun RAB'be, Çünkü yüceldikçe yüceldi, Atlarý, atlýlarý denize döktü.'

22 Musa Ýsrailliler'i Kýzýldeniz'in* ötesine çýkardý. Þur Çölü'ne girdiler. Çölde üç gün yol aldýlarsa da su bulamadýlar.

23 Mara'ya vardýlar. Ama Mara'nýn suyunu içemediler, çünkü su acýydý. Bu yüzden oraya Mara*fý* adý verildi.

24 Halk, 'Ne içeceðiz?' diye Musa'ya yakýnmaya baþladý.

25 Musa RAB'be yakardý. RAB ona bir aðaç parçasý gösterdi. Musa onu suya atýnca sular tatlý oldu.

26 'Ben, Tanrýnýz RAB'bin sözünü dikkatle dinler, gözümde doðru olaný yapar, buyruklarýma kulak verir, bütün kurallarýma uyarsanýz, Mýsýrlýlar'a verdiðim hastalýklarýn hiçbirini size vermeyeceðim' dedi, 'Çünkü size þifa veren RAB benim.'

27 Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynaðý, yetmiþ hurma aðacý vardý. Su kýyýsýnda konakladýlar.

16

1 Bütün Ýsrail topluluðu Elim'den ayrýldý. Mýsýr'dan çýktýktan sonra ikinci ayýn* on beþinci günü Elim ile Sina arasýndaki Sin Çölü'ne vardýlar.

2 Çölde hepsi Musa'yla Harun'a yakýnmaya baþladý.

3 'Keþke RAB bizi Mýsýr'dayken öldürseydi' dediler, 'Hiç deðilse orada et kazanlarýnýn baþýna oturur, doyasýya yerdik. Ama siz bütün topluluðu açlýktan öldürmek için bizi bu çöle getirdiniz.'

4 RAB Musa'ya, 'Size gökten ekmek yaðdýracaðým' dedi, 'Halk her gün gidip günlük ekmeðini toplayacak. Böylece onlarý sýnayacaðým: Benim yasama göre yaþýyorlar mý, yaþamýyorlar mý, göreceðim.

5 Altýncý gün her gün topladýklarýnýn iki katýný toplayýp hazýrlayacaklar.'

6 Musa'yla Harun Ýsrailliler'e, 'Bu akþam sizi Mýsýr'dan RAB'bin çýkardýðýný bileceksiniz' dediler,

7 'Sabah da RAB'bin görkemini göreceksiniz. Çünkü RAB kendisine söylendiðinizi duydu. Biz kimiz ki, bize söyleniyorsunuz?'

8 Sonra Musa, 'Akþam size yemek için et, sabah da dilediðiniz kadar ekmek verilince, RAB'bin görkemini göreceksiniz' dedi, 'Çünkü RAB kendisine söylendiðinizi duydu. Biz kimiz ki? Siz bize deðil, RAB'be söyleniyorsunuz.'

9 Musa Harun'a, 'Bütün Ýsrail topluluðuna söyle, RAB'bin huzuruna gelsinler' dedi, 'Çünkü RAB söylendiklerini duydu.'

10 Harun Ýsrail topluluðuna bunlarý anlatýrken, çöle doðru baktýlar. RAB'bin görkemi bulutta görünüyordu.

11 RAB Musa'ya þöyle dedi:

12 'Ýsrailliler'in yakýnmalarýný duydum. Onlara de ki, '

13 Akþam býldýrcýnlar geldi, ordugahý sardý. Sabah ordugahýn çevresini çiy kaplamýþtý.

14 Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kýraðýya benzer ince pulcuklar göründü.

15 Bunu görünce Ýsrailliler birbirlerine, 'Bu da ne?' diye sordular. Çünkü ne olduðunu anlayamamýþlardý.

16 'RAB'bin buyruðu þudur: '

17 Ýsrailliler söyleneni yaptýlar. Kimi çok, kimi az topladý.

18 Omerle ölçtüklerinde, çok toplayanýn fazlasý, az toplayanýn da eksiði yoktu. Herkes yiyeceði kadar toplamýþtý.

19 Musa onlara, 'Kimse sabaha bir parça bile býrakmasýn' dedi.

20 Ama bazýlarý ona aldýrmayýp sabaha býraktýlar. Býraktýklarý kurtlanýp kokmaya baþlayýnca Musa onlara öfkelendi.

21 Her sabah herkes yiyeceði kadar topluyordu. Güneþ ortalýðý ýsýtýnca, yerde kalanlar eriyordu.

22 Altýncý gün kiþi baþýna iki omer*fj*, yani iki kat topladýlar. Topluluðun önderleri gelip durumu Musa'ya bildirdiler.

23 Musa, 'RAB'bin buyruðu þudur' dedi, ' '

24 Musa'nýn buyurduðu gibi artakalaný sabaha býraktýlar. Ne koktu, ne kurtlandý.

25 Musa, 'Artakalaný bugün yiyin' dedi, 'Çünkü bugün RAB için Þabat Günü'dür. Bugün dýþarda ekmek bulamayacaksýnýz.

26 Altý gün ekmek toplayacaksýnýz, ama yedinci gün olan Þabat Günü ekmek bulunmayacak.'

27 Yedinci gün bazýlarý ekmek toplamak için dýþarý çýktý, ama hiçbir þey bulamadýlar.

28 RAB Musa'ya, 'Ne zamana dek buyruklarýma ve yasalarýma uymayý reddedeceksiniz?' dedi,

29 'Size Þabat Günü'nü verdim. Bunun için altýncý gün size iki günlük ekmek veriyorum. Yedinci gün herkes neredeyse orada kalsýn, dýþarý çýkmasýn.'

30 Böylece halk yedinci gün dinlendi.

31 Ýsrailliler o ekmeðe man*fk* adýný verdiler. Kiþniþ tohumu gibi beyazýmsý, tadý ballý yufka gibiydi.

32 Musa, 'RAB'bin buyruðu þudur' dedi, ' '

33 Musa Harun'a, 'Bir testi al, içine bir omer man doldur' dedi, 'Gelecek kuþaklar için saklanmak üzere onu RAB'bin huzuruna koy.'

34 RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi Harun maný saklanmak üzere Antlaþma Levhalarý'nýn önüne koydu.

35 Ýsrailliler yerleþtikleri Kenan topraklarýna varýncaya dek kýrk yýl man yediler.

36 -Bir omer efanýn*fl* onda biridir.-

17

1 RAB'bin buyruðu uyarýnca, bütün Ýsrail topluluðu Sin Çölü'nden ayrýldý, bir yerden öbürüne göçerek Refidim'de konakladý. Ancak orada içecek su yoktu.

2 Musa'ya, 'Bize içecek su ver' diye çýkýþtýlar.

3 Ama halk susamýþtý. 'Niçin bizi Mýsýr'dan çýkardýn?' diye Musa'ya söylendiler, 'Bizi, çocuklarýmýzý, hayvanlarýmýzý susuzluktan öldürmek için mi?'

4 Musa, 'Bu halka ne yapayým?' diye RAB'be feryat etti, 'Neredeyse beni taþlayacaklar.'

5 RAB Musa'ya, 'Halkýn önüne geç' dedi, 'Birkaç Ýsrail ileri gelenini ve Nil'e vurduðun deðneði de yanýna alýp yürü.

6 Ben Horev Daðý'nda bir kayanýn üzerinde, senin önünde duracaðým. Kayaya vuracaksýn, halk içsin diye su fýþkýracak.' Musa Ýsrail ileri gelenlerinin önünde denileni yaptý.

7 Oraya Massa*fm* ve Meriva*fn* adý verildi. Çünkü Ýsrailliler orada Musa'ya çýkýþmýþ ve, 'Acaba RAB aramýzda mý, deðil mi?' diye RAB'bi denemiþlerdi.

8 Amalekliler gelip Refidim'de Ýsrailliler'e savaþ açtýlar.

9 Musa Yeþu'ya, 'Adam seç, git Amalekliler'le savaþ' dedi, 'Yarýn ben elimde Tanrý'nýn deðneðiyle tepenin üzerinde duracaðým.'

10 Yeþu Musa'nýn buyurduðu gibi Amalekliler'le savaþtý. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çýktýlar.

11 Musa elini kaldýrdýkça Ýsrailliler, indirdikçe Amalekliler kazanýyordu.

12 Ne var ki, Musa'nýn elleri yoruldu. Bir taþ getirip altýna koydular. Musa üzerine oturdu. Bir yanda Harun, öbür yanda Hur Musa'nýn ellerini yukarýda tuttular. Güneþ batýncaya dek Musa'nýn elleri yukarýda kaldý.

13 Böylece Yeþu Amalek ordusunu yenip kýlýçtan geçirdi.

14 RAB Musa'ya, 'Bunu aný olarak kayda geç' dedi, 'Yeþu'ya da söyle, Amalekliler'in adýný yeryüzünden büsbütün sileceðim.'

15 Musa bir sunak yaptý, adýný 'Yahve nissi*fo*' koydu.

16 'Eller Rab'bin tahtýna doðru kaldýrýldý' dedi, 'RAB kuþaklar boyunca Amalekliler'e karþý savaþacak!'

18

1 Musa'nýn kayýnbabasý Midyanlý Kâhin Yitro, Tanrý'nýn Musa ve halký Ýsrail için yaptýðý her þeyi, RAB'bin Ýsrailliler'i Mýsýr'dan nasýl çýkardýðýný duydu.

2 Musa'nýn kendisine göndermiþ olduðu karýsý Sippora'yý ve iki oðlunu yanýna aldý. Musa, 'Garibim bu yabancý diyarda' diyerek oðullarýndan birine Gerþom*fö* adýný vermiþti.

3

4 Sonra, 'Babamýn Tanrýsý bana yardým etti, beni firavunun kýlýcýndan esirgedi' diyerek öbürüne de Eliezer*fp* adýný koymuþtu.

5 Yitro Musa'nýn karýsý ve oðullarýyla birlikte Tanrý Daðý'na, Musa'nýn konakladýðý çöle geldi.

6 Musa'ya þu haberi gönderdi: 'Ben, kayýnbaban Yitro, karýn ve iki oðlunla birlikte sana geliyoruz.'

7 Musa kayýnbabasýný karþýlamaya çýktý, önünde eðilip onu öptü. Birbirinin hatýrýný sorup çadýra girdiler.

8 Musa Ýsrailliler uðruna RAB'bin firavunla Mýsýrlýlar'a bütün yaptýklarýný, yolda çektikleri sýkýntýlarý, RAB'bin kendilerini nasýl kurtardýðýný kayýnbabasýna bir bir anlattý.

9 Yitro RAB'bin Ýsrailliler'e yaptýðý iyiliklere, onlarý Mýsýrlýlar'ýn elinden kurtardýðýna sevindi.

10 'Sizi Mýsýrlýlar'ýn ve firavunun elinden kurtaran RAB'be övgüler olsun' dedi, 'Halký Mýsýr'ýn boyunduruðundan O kurtardý.

11 Artýk biliyorum ki, RAB bütün ilahlardan büyüktür. Çünkü onlarýn gurur duyduðu þeylerin üstesinden geldi.'

12 Sonra Tanrý'ya yakmalýk sunu* ve kurbanlar getirdi. Harun'la bütün Ýsrail ileri gelenleri, Musa'nýn kayýnbabasýyla Tanrý'nýn huzurunda yemek yemeye geldiler.

13 Ertesi gün Musa halkýn davalarýna bakmak için yargý kürsüsüne çýktý. Halk sabahtan akþama kadar çevresinde ayakta durdu.

14 Kayýnbabasý Musa'nýn halk için yaptýklarýný görünce, 'Nedir bu, halka yaptýðýn?' dedi, 'Neden sen tek baþýna yargýç olarak oturuyorsun da herkes sabahtan akþama kadar çevrende bekliyor?'

15 Musa, 'Çünkü halk Tanrý'nýn istemini bilmek için bana geliyor' diye yanýtladý,

16 'Ne zaman bir sorunlarý olsa, bana gelirler. Ben de taraflar arasýnda karar veririm; Tanrý'nýn kurallarýný, yasalarýný onlara bildiririm.'

17 Kayýnbabasý, 'Yaptýðýn iþ iyi deðil' dedi,

18 'Hem sen, hem de yanýndaki halk tükeneceksiniz. Bu iþi tek baþýna kaldýramazsýn. Sana aðýr gelir.

19 Beni dinle, sana öðüt vereyim. Tanrý seninle olsun. Tanrý'nýn önünde halký sen temsil etmeli, sorunlarýný Tanrý'ya sen iletmelisin.

20 Kurallarý, yasalarý halka öðret, izlemeleri gereken yolu, yapacaklarý iþi göster.

21 Bunun yanýsýra halkýn arasýndan Tanrý'dan korkan, yetenekli, haksýz kazançtan nefret eden dürüst adamlar seç; onlarý biner, yüzer, elliþer, onar kiþilik topluluklarýn baþýna önder ata.

22 Halka sürekli onlar yargýçlýk etsin. Büyük davalarý sana getirsinler, küçük davalarý kendileri çözsünler. Böylece iþini paylaþmýþ olurlar. Yükün hafifler.

23 Eðer böyle yaparsan, Tanrý da buyurursa, dayanabilirsin. Herkes esenlik içinde evine döner.'

24 Musa kayýnbabasýnýn sözünü dinledi. Söylediði her þeyi yerine getirdi.

25 Ýsrailliler arasýndan yetenekli adamlar seçti. Onlarý biner, yüzer, elliþer, onar kiþilik topluluklarýn baþýna önder atadý.

26 Halka sürekli yargýçlýk eden bu kiþiler zor davalarý Musa'ya getirdiler, küçük davalarý ise kendileri çözdüler.

27 Sonra Musa kayýnbabasýný uðurladý. Yitro da ülkesine döndü.

19

1 Ýsrailliler Mýsýr'dan çýktýktan tam üç ay sonra Sina Çölü'ne vardýlar.

2 Refidim'den yola çýkýp Sina Çölü'ne girdiler. Orada, Sina Daðý'nýn karþýsýnda konakladýlar.

3 Musa Tanrý'nýn huzuruna çýktý. RAB daðdan kendisine seslendi: 'Yakup soyuna, Ýsrail halkýna þöyle diyeceksin:

4 Mýsýrlýlar'a ne yaptýðýmý, sizi nasýl kartal kanatlarý üzerinde taþýyarak yanýma getirdiðimi gördünüz.

5 Þimdi sözümü dikkatle dinler, antlaþmama uyarsanýz, bütün uluslar içinde öz halkým olursunuz. Çünkü yeryüzünün tümü benimdir.

6 Siz benim için kâhinler*fr* krallýðý, kutsal ulus olacaksýnýz. Ýsrailliler'e böyle söyleyeceksin.'

7 Musa gidip halkýn ileri gelenlerini çaðýrdý ve RAB'bin kendisine buyurduðu her þeyi onlara anlattý.

8 Bütün halk bir aðýzdan, 'RAB'bin söylediði her þeyi yapacaðýz' diye yanýtladýlar. Musa halkýn yanýtýný RAB'be iletti.

9 RAB Musa'ya, 'Sana koyu bir bulut içinde geleceðim' dedi, 'Öyle ki, seninle konuþurken halk iþitsin ve her zaman sana güvensin.' Musa halkýn söylediklerini RAB'be iletti.

10 RAB Musa'ya, 'Git, bugün ve yarýn halký arýndýr' dedi, 'Giysilerini yýkasýnlar.

11 Üçüncü güne hazýr olsunlar. Çünkü üçüncü gün bütün halkýn gözü önünde ben, RAB Sina Daðý'na ineceðim.

12 Daðýn çevresine sýnýr çiz ve halka de ki, 13 Ya taþlanacak, ya da okla vurulacak; ona insan eli deðmeyecek. Ýster hayvan olsun ister insan, yaþamasýna izin verilmeyecek.> Ancak boru uzun uzun çalýnýnca daða çýkabilirler.'

14 Sonra Musa daðdan halkýn yanýna inip onlarý arýndýrdý. Herkes giysilerini yýkadý.

15 Musa halka, 'Üçüncü güne hazýr olun' dedi, 'Bu süre içinde cinsel iliþkide bulunmayýn.'

16 Üçüncü günün sabahý gök gürledi, þimþekler çaktý. Daðýn üzerinde koyu bir bulut vardý. Derken, çok güçlü bir boru sesi duyuldu. Ordugahta herkes titremeye baþladý.

17 Musa halkýn Tanrý'yla görüþmek üzere ordugahtan çýkmasýna öncülük etti. Daðýn eteðinde durdular.

18 Sina Daðý'nýn her yanýndan duman tütüyordu. Çünkü RAB daðýn üstüne ateþ içinde inmiþti. Daðdan ocak dumaný gibi duman çýkýyor, bütün dað þiddetle sarsýlýyordu.

19 Boru sesi gitgide yükselince, Musa konuþtu ve Tanrý gök gürlemeleriyle onu yanýtladý.

20 RAB Sina Daðý'nýn üzerine indi, Musa'yý daðýn tepesine çaðýrdý. Musa tepeye çýktý.

21 RAB, 'Aþaðý inip halký uyar' dedi, 'Sakýn beni görmek için sýnýrý geçmesinler, yoksa birçoðu ölür.

22 Bana yaklaþan kâhinler de kendilerini kutsasýnlar, yoksa onlarý þiddetle cezalandýrýrým.'

23 Musa, 'Halk Sina Daðý'na çýkamaz' diye karþýlýk verdi, 'Çünkü sen, diyerek bizi uyardýn.'

24 RAB, 'Aþaðý inip Harun'u getir' dedi, 'Ama kâhinlerle halk huzuruma gelmek için sýnýrý geçmesinler. Yoksa onlarý þiddetle cezalandýrýrým.'

25 Bunun üzerine Musa aþaðý inip durumu halka anlattý.

20

1 Tanrý þöyle konuþtu:

2 'Seni Mýsýr'dan, köle olduðun ülkeden çýkaran Tanrýn RAB benim.

3 'Benden baþka tanrýn olmayacak.

4 'Kendine yukarýda gökyüzünde, aþaðýda yeryüzünde ya da yer altýndaki sularda yaþayan herhangi bir canlýya benzer put yapmayacaksýn.

5 Putlarýn önünde eðilmeyecek, onlara tapmayacaksýn. Çünkü ben, Tanrýn RAB, kýskanç bir Tanrý'yým. Benden nefret edenin babasýnýn iþlediði suçun hesabýný çocuklarýndan, üçüncü, dördüncü kuþaklardan sorarým.

6 Ama beni seven, buyruklarýma uyan binlerce kuþaða*fs* sevgi gösteririm.

7 'Tanrýn RAB'bin adýný boþ yere aðzýna almayacaksýn. Çünkü RAB, adýný boþ yere aðzýna alanlarý cezasýz býrakmayacaktýr.

8 'Þabat Günü'nü* kutsal sayarak anýmsa.

9 Altý gün çalýþacak, bütün iþlerini yapacaksýn.

10 Ama yedinci gün bana, Tanrýn RAB'be Þabat Günü olarak adanmýþtýr. O gün sen, oðlun, kýzýn, erkek ve kadýn kölen, hayvanlarýn, aranýzdaki yabancýlar dahil, hiçbir iþ yapmayacaksýnýz.

11 Çünkü ben, RAB yeri göðü, denizi ve bütün canlýlarý altý günde yarattým, yedinci gün dinlendim. Bu yüzden Þabat Günü'nü kutsadým ve kutsal bir gün olarak belirledim.

12 'Annene babana saygý göster. Öyle ki, Tanrýn RAB'bin sana vereceði ülkede ömrün uzun olsun.

13 'Adam öldürmeyeceksin.

14 'Zina etmeyeceksin.

15 'Çalmayacaksýn.

16 'Komþuna karþý yalan yere tanýklýk etmeyeceksin.

17 'Komþunun evine, karýsýna, erkek ve kadýn kölesine, öküzüne, eþeðine, hiçbir þeyine göz dikmeyeceksin.'

18 Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup þimþekleri ve daðýn baþýndaki dumaný görünce korkudan titremeye baþladý. Uzakta durarak

19 Musa'ya, 'Bizimle sen konuþ, dinleyelim' dediler, 'Ama Tanrý konuþmasýn, yoksa ölürüz.'

20 Musa, 'Korkmayýn!' diye karþýlýk verdi, 'Tanrý sizi denemek için geldi; Tanrý korkusu üzerinizde olsun, günah iþlemeyesiniz diye.'

21 Musa Tanrý'nýn içinde bulunduðu koyu karanlýða yaklaþýrken halk uzakta durdu.

22 RAB Musa'ya þöyle dedi: 'Ýsrailliler'e de ki, 23 Benim yanýmsýra baþka ilahlar yapmayacaksýnýz, altýn ya da gümüþ ilahlar dökmeyeceksiniz.

24 Benim için toprak bir sunak yapacaksýnýz. Yakmalýk ve esenlik sunularýnýzý*, davarlarýnýzý, sýðýrlarýnýzý onun üzerinde sunacaksýnýz. Adýmý anýmsattýðým her yere gelip sizi kutsayacaðým.

25 Eðer bana taþ sunak yaparsanýz, yontma taþ kullanmayýn. Çünkü kullanacaðýnýz alet sunaðýn kutsallýðýný bozar.

26 Sunaðýmýn üzerine basamakla çýkmayacaksýnýz. Çünkü çýplak yeriniz görünebilir.> '

21

1 'Ýsrailliler'e þu ilkeleri bildir:

2 'Ýbrani bir köle satýn alýrsan, altý yýl kölelik edecek, ama yedinci yýl karþýlýk ödemeden özgür olacak.

3 Bekâr geldiyse, yalnýz kendisi özgür olacak; evli geldiyse, karýsý da özgür olacak.

4 Efendisi kendisine bir kadýn verir ve o kadýndan çocuklarý olursa, kadýn ve çocuklar efendisinde kalacak, yalnýz kendisi gidecek.

5 'Ama köle açýkça, derse,

6 efendisi onu yargýç huzuruna*fþ* çýkaracak. Kapýya ya da kapý sövesine yaklaþtýrýp kulaðýný bizle delecek. Böylece köle yaþam boyu efendisine hizmet edecek.

7 'Eðer bir adam kýzýný cariye olarak satarsa, kýz erkek köleler gibi özgür býrakýlmayacak.

8 Efendisi kýzla niþanlanýr, sonra kýzdan hoþlanmazsa, kýzýn geri alýnmasýna izin vermelidir. Kýzý aldattýðý için onu yabancýlara satamaz.

9 Eðer cariyeyi oðluna niþanlarsa, ona kendi kýzý gibi davranmalýdýr.

10 Eðer ikinci bir kadýnla evlenirse, ilk karýsýný nafakadan, giysiden, karýlýk haklarýndan yoksun býrakmamalýdýr.

11 Eðer bu üç hakký ona vermezse, kadýn karþýlýksýz özgür olacaktýr.'

12 'Kim birini vurup öldürürse, kendisi de kesinlikle öldürülecektir.

13 Ama olayda kasýt yoksa, ona ben izin vermiþsem, size adamýn kaçacaðý yeri bildireceðim.

14 Eðer bir adam komþusuna düzen kurar, kasýtlý olarak saldýrýp onu öldürürse, sunaðýma bile kaçmýþ olsa, onu çýkarýp öldüreceksiniz.

15 'Kim annesini ya da babasýný döverse, kesinlikle öldürülecektir.

16 'Kim adam kaçýrýrsa, onu ister satmýþ olsun, ister elinde tutsun, kesinlikle öldürülecektir.

17 'Annesine ya da babasýna lanet eden kesinlikle öldürülecektir.

18 'Kavga çýkar, bir adam komþusuna taþla ya da yumrukla vurur, vurulan adam ölmeyip yataða düþer,

19 sonra kalkýp deðnekle dýþarýda gezebilirse, vuran adam suçsuz sayýlacaktýr. Yalnýz yaralýnýn kaybettiði zamanýn karþýlýðýný ödeyecek ve tümüyle iyileþmesini saðlayacaktýr.

20 'Bir adam erkek ya da kadýn kölesini deðnekle döverken öldürürse, kesinlikle cezalandýrýlacaktýr.

21 Ama köle hemen ölmez, bir iki gün sonra ölürse, köle sahibi ceza görmeyecektir. Çünkü köle onun malý sayýlýr.

22 'Ýki kiþi kavga ederken gebe bir kadýna çarpar, kadýn erken doðum yapar ama baþka bir zarar görmezse, saldýrgan, kadýnýn kocasýnýn istediði ve yargýçlarýn onayladýðý miktarda para cezasýna çarptýrýlacaktýr.

23 Ama baþka bir zarar varsa, cana karþýlýk can, göze karþýlýk göz, diþe karþýlýk diþ, ele karþýlýk el, ayaða karþýlýk ayak, yanýða karþýlýk yanýk, yaraya karþýlýk yara, bereye karþýlýk bere ödenecektir.

24

25

26 'Bir adam erkek ya da kadýn kölesini gözüne vurarak kör ederse, gözüne karþýlýk onu özgür býrakacaktýr.

27 Eðer erkek ya da kadýn kölesinin diþini kýrarsa, diþine karþýlýk onu özgür býrakacaktýr.'

28 'Eðer bir boða bir erkeði ya da kadýný boynuzuyla vurup öldürürse, kesinlikle taþlanacak ve eti yenmeyecektir. Boðanýn sahibi ise suçsuz sayýlacaktýr.

29 Ama saldýrganlýðý bilinen bir boðanýn sahibi uyarýlmasýna karþýn boðasýna sahip çýkmazsa ve boðasý bir erkeði ya da kadýný öldürürse, hem boða taþlanacak, hem de sahibi öldürülecektir.

30 Ancak, boðanýn sahibinden para cezasý istenirse, istenen miktarý ödeyerek canýný kurtarabilir.

31 Boða ister erkek, ister kýz çocuðunu öldürsün, ayný kural uygulanacaktýr.

32 Eðer boða bir erkek ya da kadýn köleyi öldürürse, kölenin efendisine otuz þekel*ft* gümüþ verilecek ve boða taþlanacaktýr.

33 'Bir adam bir çukur açar ya da kazdýðý çukurun üzerini örtmezse ve çukura bir boða ya da bir eþek düþerse,

34 çukuru kazan hayvanýn bedelini ödeyecektir. Parayý hayvanýn sahibine verecek, ölü hayvan kendisinin olacaktýr.

35 'Bir adamýn boðasý komþusunun boðasýný yaralar, yaralý boða ölürse, sað boðayý satýp parasýný paylaþacak, ölü hayvaný da bölüþeceklerdir.

36 Eðer boðanýn saldýrgan olduðu ve sahibinin ona sahip çýkmadýðý biliniyorsa, boðaya karþýlýk boða verecek ve ölü hayvan kendisine kalacaktýr.'

22

1 'Bir adam öküz ya da davar çalýp boðazlar ya da satarsa, bir öküze karþýlýk beþ öküz, bir koyuna karþýlýk dört koyun ödeyecektir.

2 'Bir hýrsýz bir eve girerken yakalanýp öldürülürse, öldüren kiþi suçlu sayýlmaz.

3 Ancak olay güneþ doðduktan sonra olmuþsa, kan dökmekten sorumlu sayýlýr.

4 Çaldýðý mal -öküz, eþek ya da koyun- sað olarak elinde yakalanýrsa, iki katýný ödeyecektir.

5 'Tarlada ya da baðda hayvanlarýný otlatan bir adam, hayvanlarýnýn baþkasýnýn tarlasýnda otlamasýna izin verirse, zararý kendi tarlasýnýn ya da baðýnýn en iyi ürünleriyle ödeyecektir.

6 'Birinin yaktýðý ateþ dikenlere sýçrar, ekin demetleri, tarladaki ekin ya da tarla yanarsa, yangýn çýkaran kiþi zararý ödeyecektir.

7 'Biri komþusuna saklasýn diye parasýný ya da eþyasýný emanet eder ve bunlar komþusunun evinden çalýnýrsa, hýrsýz yakalandýðýnda iki katýný ödemelidir.

8 Ama hýrsýz yakalanmazsa, komþusunun eþyasýna el uzatýp uzatmadýðýnýn anlaþýlmasý için ev sahibi yargýç*fu* huzuruna çýkmalýdýr.

9 Emanete ihanet edilen konularda, öküz, eþek, koyun, giysi, herhangi bir kayýp eþya için diyen her iki taraf sorunu yargýcýn*fu* huzuruna getirmelidir. Yargýcýn suçlu bulduðu kiþi komþusuna iki kat ödeyecektir.

10 'Bir adam komþusuna korusun diye eþek, öküz, koyun ya da herhangi bir hayvan emanet ettiðinde, hayvan ölür, sakatlanýr ya da kimse görmeden çalýnýrsa,

11 komþusu adamýn malýna el uzatmadýðýna iliþkin RAB'bin huzurunda ant içmelidir. Mal sahibi bunu kabul edecek ve komþusu bir þey ödemeyecektir.

12 Ama mal gerçekten ondan çalýnmýþsa, karþýlýðý sahibine ödenmelidir.

13 Emanet hayvan parçalanmýþsa, adam parçalarýný kanýt olarak göstermelidir. Parçalanan hayvan için bir þey ödemeyecektir.

14 'Biri komþusundan bir hayvan ödünç alýr, sahibi yokken hayvan sakatlanýr ya da ölürse, karþýlýðýný ödemelidir.

15 Ama sahibi hayvanla birlikteyse, ödünç alan karþýlýðýný ödemeyecektir. Hayvan kiralanmýþsa, kayýp ödenen kiraya sayýlmalýdýr.'

16 'Eðer biri niþanlý olmayan bir kýzý aldatýp onunla yatarsa, baþlýk parasýný ödemeli ve onunla evlenmelidir.

17 Babasý kýzýný ona vermeyi reddederse, adam normal baþlýk parasý neyse onu ödemelidir.

18 'Büyücü kadýný yaþatmayacaksýnýz.

19 'Hayvanlarla cinsel iliþki kuran herkes öldürülecektir.

20 'RAB'den baþka bir ilaha kurban kesen ölüm cezasýna çarptýrýlacaktýr.

21 'Yabancýya haksýzlýk ve baský yapmayacaksýnýz. Çünkü siz de Mýsýr'da yabancýydýnýz.

22 'Dul ve öksüz hakký yemeyeceksiniz.

23 Yerseniz, bana feryat ettiklerinde onlarý kesinlikle iþitirim.

24 Öfkem alevlenir, sizi kýlýçtan geçirtirim. Kadýnlarýnýz dul, çocuklarýnýz öksüz kalýr.

25 'Halkýma, aranýzda yaþayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksýnýz. Üzerine faiz eklemeyeceksiniz.

26 Komþunuzun abasýný rehin alýrsanýz, gün batmadan geri vereceksiniz.

27 Çünkü tek örtüsü abasýdýr, ancak onunla örtünebilir. Onsuz nasýl yatar? Bana feryat ederse iþiteceðim, çünkü ben iyilikseverim.

28 'Tanrý'ya sövmeyeceksiniz. Halkýnýzýn önderine lanet etmeyeceksiniz.

29 'Ürününüzü ve þýranýzý sunmakta gecikmeyeceksiniz. Ýlk doðan oðullarýnýzý bana vereceksiniz.

30 Öküzlerinize, davarlarýnýza da ayný þeyi yapacaksýnýz. Yedi gün analarýyla kalacaklar, sekizinci gün onlarý bana vereceksiniz.

31 'Benim kutsal halkým olacaksýnýz. Bunun içindir ki, kýrda parçalanmýþ hayvanlarýn etini yemeyecek, köpeklerin önüne atacaksýnýz.'

23

1 'Yalan haber taþýmayacaksýnýz. Haksýz yere tanýklýk ederek kötü kiþiye yan çýkmayacaksýnýz.

2 'Kötülük yapan kalabalýðý izlemeyeceksiniz. Bir davada çoðunluktan yana konuþarak adaleti saptýrmayacaksýnýz.

3 Duruþmada yoksulu kayýrmayacaksýnýz.

4 'Düþmanýnýzýn yolunu þaþýrmýþ öküzüne ya da eþeðine rastlarsanýz, onu kendisine geri götüreceksiniz.

5 Sizden nefret eden kiþinin eþeðini yük altýnda çökmüþ görürseniz, kendi haline býrakýp gitmeyecek, ona yardýmcý olacaksýnýz.

6 'Duruþmada yoksula karþý adaleti saptýrmayacaksýnýz.

7 Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doðru kiþiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü ben kötü kiþiyi aklamam.

8 'Rüþvet almayacaksýnýz. Çünkü rüþvet göreni kör eder, haklýyý haksýz çýkarýr.

9 'Yabancýya baský yapmayacaksýnýz. Yabancýlýðýn ne olduðunu bilirsiniz. Çünkü siz de Mýsýr'da yabancýydýnýz.

10 'Topraðýnýzý altý yýl ekecek, ürününü toplayacaksýnýz.

11 Ama yedinci yýl nadasa býrakacaksýnýz; öyle ki, halkýnýzýn arasýndaki yoksullar yiyecek bulabilsin, onlardan artakalaný da yabanýl hayvanlar yesin. Baðýnýza ve zeytinliðinize de ayný þeyi yapýn.

12 'Altý gün çalýþacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Böylece hem öküzünüz, eþeðiniz dinlenir, hem de kadýn kölenizin oðullarý ve yabancýlar rahat eder.

13 'Söylediðim her þeyi yerine getirin. Baþka ilahlarýn adýný anmayýn, aðzýnýza almayýn.'

14 'Yýlda üç kez bana bayram yapacaksýnýz.

15 Size buyurduðum gibi, Aviv ayýnýn* belirli günlerinde yedi gün mayasýz ekmek yiyerek Mayasýz Ekmek Bayramý'ný* kutlayacaksýnýz. Çünkü Mýsýr'dan o ay çýktýnýz.

16 'Tarlaya ektiðiniz ürünleri biçtiðinizde ilk ürünlerle Hasat Bayramý'ný* kutlayacaksýnýz.

17 'Bütün erkekleriniz yýlda üç kez ben Egemen RAB'bin huzuruna çýkacaklar.

18 'Evinizde maya bulunduðu sürece bana kurban kesmeyeceksiniz.

19 'Topraðýnýzýn seçme ilk ürünlerini Tanrýnýz RAB'bin Tapýnaðý'na getireceksiniz.

20 'Yolda sizi korumasý, hazýrladýðým yere götürmesi için önünüzden bir melek gönderiyorum.

21 Ona dikkat edin, sözünü dinleyin, baþkaldýrmayýn. Çünkü beni temsil ettiði için baþkaldýrýnýzý baðýþlamaz.

22 Ama onun sözünü dikkatle dinler, bütün söylediklerimi yerine getirirseniz, düþmanlarýnýza düþman, hasýmlarýnýza hasým olacaðým.

23 Meleðim önünüzden gidecek, sizi Amor, Hitit*, Periz, Kenan, Hiv ve Yevus topraklarýna götürecek. Onlarý yok edeceðim.

24 Onlarýn ilahlarý önünde eðilmeyecek, tapýnmayacaksýnýz; törelerini izlemeyeceksiniz. Tersine, ilahlarýný yok edecek, dikili taþlarýný büsbütün parçalayacaksýnýz.

25 Tanrýnýz RAB'be tapacaksýnýz. Ekmeðinizi, suyunuzu bereketli kýlacak, aranýzdaki hastalýklarý yok edeceðim.

26 Ülkenizde kýsýr ve çocuk düþüren kadýn olmayacak. Size uzun ömür vereceðim.

27 'Dehþetimi önünüzden gönderecek, karþýlaþacaðýnýz bütün halklarý þaþkýna çevireceðim. Düþmanlarýnýz önünüzden kaçacak.

28 Hivliler'i, Kenanlýlar'ý, Hititler'i önünüzden kovmalarý için önünüzsýra eþekarýsý*fü* göndereceðim.

29 Ama onlarý bir yýl içinde kovmayacaðým. Yoksa ülke viran olur, yabanýl hayvanlar çoðaldýkça çoðalýr, sayýlarý sizi aþar.

30 Siz çoðalýncaya, topraðý yurt edininceye dek onlarý azar azar kovacaðým.

31 'Sýnýrlarýnýzý Kýzýldeniz'den* Filist Denizi'ne*fv*, çölden Fýrat Irmaðý'na kadar geniþleteceðim. Ülke halkýný elinize teslim edeceðim. Onlarý önünüzden kovacaksýnýz.

32 Onlarla ya da ilahlarýyla antlaþma yapmayacaksýnýz.

33 Onlarý ülkenizde barýndýrmayacaksýnýz. Yoksa bana karþý günah iþlemenize neden olurlar. Ýlahlarýna taparsanýz, size tuzak olur.'

24

1 RAB Musa'ya, 'Sen, Harun, Nadav, Avihu ve Ýsrail ileri gelenlerinden yetmiþ kiþi bana gelin' dedi, 'Bana uzaktan tapýn.

2 Yalnýz sen bana yaklaþacaksýn. Ötekiler yaklaþmamalý. Halk seninle daða çýkmamalý.'

3 Musa gidip RAB'bin bütün buyruklarýný, ilkelerini halka anlattý. Herkes bir aðýzdan, 'RAB'bin her söylediðini yapacaðýz' diye karþýlýk verdi.

4 Musa RAB'bin bütün buyruklarýný yazdý. Sabah erkenden kalkýp daðýn eteðinde bir sunak kurdu, Ýsrail'in on iki oymaðýný simgeleyen on iki taþ sütun dikti.

5 Sonra Ýsrailli gençleri gönderdi. Onlar da RAB'be yakmalýk sunular* sundular, esenlik kurbanlarý olarak boðalar kestiler.

6 Musa kanýn yarýsýný leðenlere doldurdu, öbür yarýsýný sunaðýn üzerine döktü.

7 Sonra antlaþma kitabýný alýp halka okudu. Halk, 'RAB'bin her söylediðini yapacaðýz, O'nu dinleyeceðiz' dedi.

8 Musa leðenlerdeki kaný halkýn üzerine serpti ve, 'Bütün bu sözler uyarýnca, RAB'bin sizinle yaptýðý antlaþmanýn kaný budur' dedi.

9 Sonra Musa, Harun, Nadav, Avihu ve Ýsrail ileri gelenlerinden yetmiþ kiþi daða çýkarak

10 Ýsrail'in Tanrýsý'ný gördüler. Tanrý'nýn ayaklarý altýnda laciverttaþýný andýran bir döþeme vardý. Gök gibi duruydu.

11 Tanrý Ýsrail soylularýna zarar vermedi. Tanrý'yý gördüler, sonra yiyip içtiler.

12 RAB Musa'ya, 'Daða, yanýma gel' dedi, 'Burada bekle, halkýn öðrenmesi için üzerine yasalarla buyruklarý yazdýðým taþ levhalarý sana vereceðim.'

13 Musa'yla yardýmcýsý Yeþu hazýrlandýlar. Musa Tanrý Daðý'na çýkarken,

14 Ýsrail ileri gelenlerine, 'Geri dönünceye kadar bizi burada bekleyin' dedi, 'Harun'la Hur aranýzda; kimin sorunu olursa onlara baþvursun.'

15 Musa daða çýkýnca, bulut daðý kapladý.

16 RAB'bin görkemi Sina Daðý'nýn üzerine indi. Bulut daðý altý gün örttü. Yedinci gün RAB bulutun içinden Musa'ya seslendi.

17 RAB'bin görkemi Ýsrailliler'e daðýn doruðunda yakýcý bir ateþ gibi görünüyordu.

18 Musa bulutun içinden daða çýktý. Kýrk gün kýrk gece daðda kaldý.

25

1 RAB Musa'ya þöyle dedi:

2 'Ýsrailliler'e söyle, bana armaðan getirsinler. Gönülden veren herkesin armaðanýný alýn.

3 Onlardan alacaðýnýz armaðanlar þunlardýr: Altýn, gümüþ, tunç*;

4 lacivert, mor, kýrmýzý iplik; ince keten, keçi kýlý,

5 deri*fy*, kýrmýzý boyalý koç derisi, akasya aðacý,

6 kandil için zeytinyaðý, mesh yaðýyla güzel kokulu buhur için baharat,

7 baþkâhinin efoduyla* göðüslüðü* için oniks ve öbür kakma taþlar.

8 'Aralarýnda yaþamam için bana kutsal bir yer yapsýnlar.

9 Konutu ve eþyalarýný sana göstereceðim örneðe týpatýp uygun yapýn.'

10 'Akasya aðacýndan bir sandýk yapsýnlar. Boyu iki buçuk*fz*, eni ve yüksekliði birer buçuk arþýn*fa* olsun.

11 Ýçini de dýþýný da saf altýnla kapla. Çevresine altýn pervaz yap.

12 Dört altýn halka döküp dört ayaðýna tak. Ýkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olacak.

13 Akasya aðacýndan sýrýklar yapýp altýnla kapla.

14 Sandýðýn taþýnmasý için sýrýklarý yanlardaki halkalara geçir.

15 Sýrýklar sandýðýn halkalarýnda kalacak, çýkarýlmayacak.

16 Antlaþmanýn taþ levhalarýný sana vereceðim. Onlarý sandýðýn içine koy.

17 'Saf altýndan bir Baðýþlanma Kapaðý*fb* yap. Boyu iki buçuk, eni bir buçuk arþýn olacak.

18 Kapaðýn iki kenarýna dövme altýndan birer Keruv* yap.

19 Keruvlar'dan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap.

20 Keruvlar yukarý doðru açýk kanatlarýyla kapaðý örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapaða bakacak.

21 Kapaðý sandýðýn üzerine, sana vereceðim taþ levhalarý ise sandýðýn içine koy.

22 Seninle orada, Levha Sandýðý'nýn*fc* üstündeki Keruvlar arasýnda, Baðýþlanma Kapaðý'nýn*fb* üzerinde görüþeceðim ve Ýsrailliler için sana buyruklar vereceðim.'

23 'Akasya aðacýndan bir masa yap. Boyu iki*fç*, eni bir*fd*, yüksekliði bir buçuk arþýn*fe* olacak.

24 Masayý saf altýnla kapla. Çevresine altýn pervaz yap.

25 Pervazýn çevresine dört parmak eninde bir kenarlýk yaparak altýn pervazla çevir.

26 Masa için dört altýn halka yap, dört ayak üzerindeki dört köþeye yerleþtir.

27 Masanýn taþýnmasý için sýrýklarýn içinden geçeceði halkalar kenarlýða yakýn olmalý.

28 Sýrýklarý akasya aðacýndan yap, altýnla kapla. Masa onlarla taþýnacak.

29 Masa için saf altýndan tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, taslarý yap.

30 Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanýn üzerine koyacaksýn.'

31 'Saf altýndan bir kandillik yap. Ayaðý, gövdesi dövme altýn olsun. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendinden olsun.

32 Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altý kollu olacak.

33 Her kolda badem çiçeðini andýran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunacak. Altý kol da ayný olacak.

34 Kandilliðin gövdesinde badem çiçeðini andýran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi olacak.

35 Kandillikten yükselen ilk iki kolun, ikinci iki kolun, üçüncü iki kolun altýnda kendinden birer tomurcuk bulunacak. Toplam altý kol olacak.

36 Tomurcuklarý, kollarý tek parça olan kandillik saf dövme altýndan olacak.

37 'Kandillik için yedi kandil yap; kandiller karþýsýný aydýnlatacak biçimde yerleþtirilsin.

38 Fitil maþalarý, tablalarý saf altýndan olacak.

39 Bütün takýmlarý dahil kandilliðe bir talant*ff* saf altýn harcanacak.

40 Her þeyi sana daðda gösterilen örneðe göre yapmaya dikkat et.'

26

1 'Tanrý'nýn Konutu'nu on perdeden yap. Perdeler lacivert, mor, kýrmýzý iplikle özenle dokunmuþ ince ketenden olsun, üzeri Keruvlar'la* ustaca süslensin.

2 Her perdenin boyu yirmi sekiz*fg*, eni dört arþýn*fh* olmalý. Bütün perdeler ayný ölçüde olacak.

3 Perdeler beþer beþer birbirine eklenerek iki takým perde yapýlacak.

4 Birinci takýmýn kenarýna lacivert ilmekler aç. Öbür takýmýn kenarýna da ayný þeyi yap.

5 Birinci takýmýn ilk perdesiyle ikinci takýmýn son perdesine elliþer ilmek aç. Ýlmekler birbirine karþý olmalý.

6 Elli altýn kopça yap, perdeleri kopçalayarak çadýrý birleþtir. Böylece konut tek parça haline gelecek.

7 'Konutun üstünü kaplayacak çadýr için keçi kýlýndan on bir perde yap.

8 Her perdenin boyu otuz*fý*, eni dört arþýn olacak. On bir perde de ayný ölçüde olmalý.

9 Beþ perde birbirine, altý perde birbirine birleþtirilecek. Altýncý perdeyi çadýrýn önünde katla.

10 Her iki perde takýmýnýn kenarlarýna elliþer ilmek aç.

11 Elli tunç* kopça yap, kopçalarý ilmeklere geçir ki, çadýr tek parça haline gelsin.

12 Çadýrýn perdelerinden artan yarým perde konutun arkasýndan sarkacak.

13 Perdelerin uzun kenarlarýndan artan kumaþ çadýrýn yanlarýndan birer arþýn*fi* sarkarak konutu örtecek.

14 Çadýr için kýrmýzý boyalý koç derilerinden bir örtü, onun üstüne de deriden*fj* baþka bir örtü yap.

15 'Konut için akasya aðacýndan dikine çerçeveler yap.

16 Her çerçevenin boyu on*fk*, eni bir buçuk arþýn*fl* olacak.

17 Çerçevelerin birbirine uyan iki paralel çýkýntýsý olacak. Konutun bütün çerçevelerini ayný biçimde yapacaksýn.

18 Konutun güneyi için yirmi çerçeve yap.

19 Her çerçevenin altýnda iki çýkýntý için birer taban olmak üzere, yirmi çerçevenin altýnda kýrk gümüþ taban yap.

20 Konutun öbür yaný, yani kuzeyi için de yirmi çerçeve ve her çerçevenin altýnda iki taban olmak üzere kýrk gümüþ taban yap.

21

22 Konutun batýya bakacak arka tarafý için altý çerçeve yap.

23 Arkada konutun köþeleri için iki çerçeve yap.

24 Bu köþe çerçevelerinin alt tarafý ayrý kalacak, üst tarafý ise birinci halkayla birleþtirilecek. Ýki köþeyi oluþturan iki çerçeve ayný biçimde olacak.

25 Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altýnda iki taban olmak üzere on altý gümüþ taban olacak.

26 'Konutun bir yanýndaki çerçeveler için beþ, öbür yanýndaki çerçeveler için beþ, batýya bakan arka tarafýndaki çerçeveler için de beþ olmak üzere akasya aðacýndan kiriþler yap.

27

28 Çerçevelerin ortasýndaki kiriþ çadýrýn bir ucundan öbür ucuna geçecek.

29 Çerçeveleri ve kiriþleri altýnla kapla, kiriþlerin geçeceði halkalarý da altýndan yap.

30 'Konutu daðda sana gösterilen plana göre yap.

31 'Lacivert, mor, kýrmýzý iplikle özenle dokunmuþ ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlar'la ustaca süsle.

32 Dört gümüþ taban üstünde duran akasya aðacýndan altýn kaplý dört direk üzerine as. Çengelleri altýn olacak.

33 Perdeyi kopçalarýn altýna asýp Levha Sandýðý'ný perdenin arkasýna koy. Perde Kutsal Yer'le* En Kutsal Yer'i* birbirinden ayýracak.

34 Baðýþlanma Kapaðý'ný En Kutsal Yer'de bulunan Levha Sandýðý'nýn üzerine koy.

35 Masayý perdenin öbür tarafýna, konutun kuzeye bakan yanýna yerleþtir; kandilliði masanýn karþýsýna, konutun güney tarafýna koy.

36 'Çadýrýn giriþ bölümüne lacivert, mor, kýrmýzý iplikle özenle dokunmuþ ince ketenden nakýþlý bir perde yap.

37 Perdeyi asmak için akasya aðacýndan beþ direk yap, altýnla kapla. Çengelleri de altýn olacak. Direkler için tunçtan beþ taban dök.'

27

1 'Sunaðý akasya aðacýndan kare biçiminde yap. Eni ve boyu beþer arþýn*fm*, yüksekliði üç arþýn*fn* olacak.

2 Dört üst köþesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla* kapla.

3 Sunak için yað ve kül kovalarý, kürekler, çanaklar, büyük çatallar, ateþ kaplarý yap. Tümü tunç olacak.

4 Að biçiminde tunç bir ýzgara da yap, dört köþesine birer tunç halka tak.

5 Izgarayý sunaðýn kenarýnýn altýna koy. Öyle ki, aþaðý doðru sunaðýn yarýsýna yetiþsin.

6 Sunak için akasya aðacýndan sýrýklar yap, tunçla kapla.

7 Sýrýklar halkalara geçirilecek ve sunak taþýnýrken iki yanýnda olacak.

8 Sunaðý tahtadan, içi boþ yapacaksýn. Týpký daðda sana gösterildiði gibi olacak.'

9 'Konuta bir avlu yap. Avlunun güney tarafý için yüz arþýn*fo* boyunda, özenle dokunmuþ ince keten perdeler yapacaksýn.

10 Perdeler için yirmi direk yapýlacak; direklerin tabanlarý tunç*, çengelleri ve çengel çemberleri gümüþ olacak.

11 Kuzey tarafý için yüz arþýn boyunda perdeler, yirmi direk, direkler için yirmi tunç taban yapýlacak. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüþten olacak.

12 'Avlunun batý tarafý için elli arþýn*fö* boyunda perde, on direk, on taban yapýlacak.

13 Doðuya bakan tarafta avlunun eni elli arþýn olacak.

14 Giriþin bir tarafýnda on beþ arþýn*fp* boyunda perde, üç direk ve üç taban olacak.

15 Giriþin öbür tarafýnda da on beþ arþýn boyunda perde, üç direk ve üç taban olacak.

16 'Avlunun giriþinde lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden yirmi arþýn*fr* boyunda nakýþlý bir perde olacak. Dört direði ve dört tabaný bulunacak. \v 17 Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüþ çemberlerle donatýlacak. Çengelleri gümüþ, tabanlarý tunç olacak.

17

18 Avlunun boyu yüz, eni elli, çevresindeki perdelerin yüksekliði beþ arþýn*fs* olacak. Perdeleri özenle dokunmuþ ince ketenden, tabanlarý tunçtan olacak.

19 Konutta her türlü hizmet için kullanýlacak bütün aletler, konutun ve avlunun bütün kazýklarý da tunçtan olacak.'

20 'Ýsrail halkýna buyruk ver, kandilin sürekli yanýp ýþýk vermesi için saf sýkma zeytinyaðý getirsinler.

21 Harun'la oðullarý kandilleri benim huzurumda, Buluþma Çadýrý'nda*fþ*, Levha Sandýðý'nýn önündeki perdenin dýþýnda, akþamdan sabaha kadar yanar tutacaklar. Ýsrailliler için kuþaklar boyunca sürekli bir kural olacak bu.'

28

1 'Bana kâhinlik etmeleri için Ýsrailliler arasýndan aðabeyin Harun'u, oðullarý Nadav, Avihu, Elazar ve Ýtamar'ý yanýna al.

2 Aðabeyin Harun'a görkem ve saygýnlýk kazandýrmak için kutsal giysiler yap.

3 Bilgelik verdiðim becerikli adamlara söyle, Harun'a giysi yapsýnlar. Öyle ki, bana kâhinlik etmek için kutsal kýlýnmýþ olsun.

4 Yapacaklarý giysiler þunlardýr: Göðüslük*, efod*, kaftan, nakýþlý mintan, sarýk, kuþak. Bana kâhinlik etmeleri için aðabeyin Harun'a ve oðullarýna bu kutsal giysileri yapacaklar.

5 Altýn sýrma, lacivert, mor, kýrmýzý iplik, ince keten kullanacaklar.'

6 'Efodu* altýn sýrmayla, lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden ustaca yapacaklar.

7 Baðlanabilmesi için iki köþesine takýlmýþ ikiþer omuzluðu olacak.

8 Efodun üzerinde efod gibi ustaca dokunmuþ bir þerit olacak. Efodun bir parçasý gibi lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, altýn sýrmayla, özenle dokunmuþ ince ketenden olacak.

9 Ýki oniks taþý alacak, Ýsrailoðullarý'nýn adlarýný, doðuþ sýrasýna göre altýsýný birinin, altýsýný ötekinin üzerine oyacaksýn.

10

11 Ýsrailoðullarý'nýn adlarýný bu iki taþýn üzerine usta oymacýlarýn mühür oyduðu gibi oyacaksýn. Taþlarý altýn yuvalar içine koyduktan sonra Ýsrailliler'in anýlmasý için efodun omuzluklarýna tak. Harun, anýlmalarý için onlarýn adlarýný RAB'bin önünde iki omuzunda taþýyacak.

12

13 Altýn yuvalar ve saf altýndan iki zincir yap. Zincirleri örme kordon gibi yapýp yuvalara yerleþtir.'

14

15 'Usta iþi bir karar göðüslüðü* yap. Onu da efod* gibi, altýn sýrmayla, lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden yap.

16 Dört köþe, eni ve boyu birer karýþ*ft* olacak; ikiye katlanacak.

17 Üzerine dört sýra taþ yuvasý kak. Birinci sýrada yakut, topaz, zümrüt;

18 ikinci sýrada firuze, laciverttaþý, aytaþý;

19 üçüncü sýrada gökyakut, agat, ametist;

20 dördüncü sýrada sarý yakut, oniks ve yeþim olacak. Taþlar altýn yuvalara kakýlacak.

21 On iki taþ olacak. Üzerlerine mühür oyar gibi Ýsrailoðullarý'nýn adlarý bir bir oyulacak. Bu taþlar Ýsrail'in on iki oymaðýný simgeleyecek.

22 'Göðüslük için saf altýndan örme zincirler yap.

23 Ýki altýn halka yap, göðüslüðün üst iki köþesine birer halka koy.

24 Ýki örme altýn zinciri göðüslüðün köþelerindeki halkalara tak.

25 Zincirlerin öteki iki ucunu iki yuvanýn üzerinden geçirerek efodun ön tarafýna, omuzluklarýn üzerine baðla.

26 Ýki altýn halka daha yap; her birini göðüslüðün alt iki köþesine, efoda bitiþik iç kenarýna tak.

27 Ýki altýn halka daha yap; efodun önündeki omuzluklara alttan, dikiþe yakýn, ustaca dokunmuþ þeridin yukarýsýna tak.

28 Göðüslüðün halkalarýyla efodun halkalarý lacivert kordonla birbirine baðlanacak. Öyle ki, göðüslük efodun ustaca dokunmuþ þeridinin yukarýsýnda kalsýn ve efoddan ayrýlmasýn.

29 'Harun Kutsal Yer'e* girerken, Ýsrailoðullarý'nýn adlarýnýn yazýlý olduðu karar göðüslüðünü yüreðinin üzerinde taþýyacak. Öyle ki, ben, RAB halkýmý sürekli anýmsayayým.

30 Urim'le Tummim'i* karar göðüslüðünün içine koy; öyle ki, Harun ne zaman huzuruma çýksa yüreðinin üzerinde olsunlar. Böylece Harun Ýsrailoðullarý'nýn karar vermek için kullandýklarý Urim'le Tummim'i RAB'bin huzurunda sürekli yüreðinin üzerinde taþýyacak.'

31 'Efodun* altýna giyilen kaftaný salt lacivert iplikten yap.

32 Ortasýnda baþ geçecek kadar bir boþluk býrak. Yýrtýlmamasý için boþluðun kenarlarýný yaka gibi dokuyarak çevir.

33 Kaftanýn kenarýný çepeçevre lacivert, mor, kýrmýzý iplikten nar motifleriyle beze, aralarýna altýn çýngýraklar tak.

34 Eteðin ucu bir altýn çýngýrak, bir nar, bir altýn çýngýrak, bir nar olmak üzere çepeçevre kaplanacak.

35 Harun hizmet ederken bu kaftaný giyecek. En Kutsal Yer'e*, huzuruma girip çýkarken duyulan çýngýrak sesi onun ölmediðini gösterecek.

36 'Saf altýndan bir levha yap ve üzerine mühür oyar gibi sözünü oy;

37 lacivert bir kordonla sarýðýn ön tarafýna baðla.

38 Harun onu alnýnda taþýyacak. Ýsrailliler kutsal baðýþlarýný getirirken suç iþlemiþlerse, suçlarýný Harun taþýyacak; onlar önümde kabul görsün diye levha sürekli Harun'un alnýnda bulunacak.

39 'Ýnce ketenden iþlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarýk, bir de nakýþlý kuþak yap.

40 'Harun'un oðullarýna mintanlar, kuþaklar, görkem ve saygýnlýk kazandýracak baþlýklar yap.

41 Bu giysileri aðabeyin Harun'a ve oðullarýna giydir; sonra bana kâhinlik etmeleri için onlarý meshedip* ata ve kutsal kýl.

42 'Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluða kadar olacak.

43 Harun'la oðullarý Buluþma Çadýrý'na girdiklerinde ya da Kutsal Yer'de* hizmet etmek üzere sunaða yaklaþtýklarýnda, suç iþleyip ölmemek için bu donlarý giyecekler. Harun ve soyundan gelenler için sürekli bir kural olacak bu.'

29

1 'Bana kâhinlik edebilmeleri için, Harun'la oðullarýný kutsal kýlmak üzere þunlarý yap: Bir boða ile iki kusursuz koç al.

2 Ýnce buðday unundan mayasýz ekmek, zeytinyaðýyla yoðrulmuþ mayasýz pideler, üzerine yað sürülmüþ mayasýz yufkalar yap.

3 Bunlarý bir sepete koyup boða ve iki koçla birlikte bana getir.

4 Harun'la oðullarýný Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümüne getirip yýka.

5 Giysileri al; mintaný, efodun* altýna giyilen kaftaný, efodu ve göðüslüðü* Harun'a giydir. Efodun ustaca dokunmuþ þeridini baðla.

6 Baþýna sarýðý sar, üzerine de kutsal tacý koy.

7 Sonra mesh yaðýný al, baþýna dökerek onu meshet*.

8 Harun'un oðullarýný öne çýkarýp onlara mintan giydir.

9 Bellerine kuþak baðla, baþlarýna baþlýk koy. Kalýcý bir kural olarak kâhinlik onlarýn iþi olacak. Böylece Harun'la oðullarýný atamýþ olacaksýn.

10 'Boðayý Buluþma Çadýrý'nýn önüne getir, Harun'la oðullarý ellerini boðanýn baþýna koysunlar.

11 Boðayý huzurumda, Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümünde keseceksin.

12 Kanýný parmaðýnla sunaðýn boynuzlarýna sür, artan kaný sunaðýn dibine dök.

13 Hayvanýn baðýrsak ve iþkembe yaðlarýný, karaciðer perdesini, böbreklerini ve böbrek yaðlarýný sunaðýn üzerinde yakacaksýn.

14 Etini, derisini, gübresini de ordugahýn dýþýnda yak. Bu günah sunusudur*.

15 'Bir koç getir, Harun'la oðullarý ellerini koçun baþýna koysunlar.

16 Koçu sen kes. Kanýný sunaðýn her yanýna dök.

17 Koçu parçalara ayýrýp baðýrsaklarýný, iþkembesini, ayaklarýný yýka, baþla öteki parçalarýn yanýna koy.

18 Sonra koçun tümünü sunaðýn üzerinde yak. Bu RAB'be sunulan yakmalýk sunu*, RAB'bi hoþnut eden koku, O'nun için yakýlan sunudur.

19 'Öteki koçu getir, Harun'la oðullarý ellerini koçun baþýna koysunlar.

20 Koçu sen kes. Kanýný Harun'la oðullarýnýn sað kulak memelerine, sað el ve ayaklarýnýn baþ parmaklarýna sür. Artan kaný sunaðýn her yanýna dök.

21 Sunaðýn üzerindeki kaný ve mesh yaðýný Harun'la oðullarýnýn ve giysilerinin üzerine serp. Böylece Harun'la oðullarý ve giysileri kutsal kýlýnmýþ olacak.

22 'Koçun yaðýný, kuyruk yaðýný, baðýrsak ve iþkembe yaðlarýný, karaciðer perdesini, böbreklerini, böbrek yaðlarýný ve sað budunu al. -Çünkü bu, biri göreve atanýrken kesilen koçtur.-

23 Huzurumdaki mayasýz ekmek sepetinden bir somun, yaðlý pide ve yufka al,

24 hepsini Harun'la oðullarýnýn eline ver. Bunlarý benim huzurumda sallamalýk sunu olarak salla,

25 sonra ellerinden alýp sunakta yakmalýk sunuyla birlikte beni hoþnut eden koku olarak yak. Bu, RAB için yakýlan sunudur.

26 'Harun'un atanmasý için sunulacak koçun döþünü huzurumda sallamalýk sunu olarak salla. O döþ senin payýn olacak.

27 Harun'la oðullarýnýn atanmasý için kesilen koçun sallanmýþ olan döþüyle baðýþ olarak sunulan budunu bana ayýr.

28 Ýsrailliler bunlarý sürekli Harun'la oðullarýnýn payýna ayýracak. Bu, Ýsrailliler'in RAB'be sunduðu esenlik kurbanlarýndan biridir.

29 'Harun'un kutsal giysileri, kendinden sonra oðullarýna kalacak. Meshedilip atanýrlarken bu giysileri giyecekler.

30 Harun'un yerine kâhin olan oðlu, Kutsal Yer'de* hizmet etmek üzere Buluþma Çadýrý'na girdiðinde yedi gün bu giysileri giyecek.

31 'Harun'la oðullarý göreve atanýrken kesilen koçun etini kutsal bir yerde haþlayacaksýn. Haþlanan eti ve sepetteki ekmeði Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümünde yiyecekler.

32

33 Atanýp kutsal kýlýnmalarý için günahlarý baðýþlatan bu sunularý yalnýz onlar yiyebilir. Yabancý biri yiyemez, çünkü bu sunular kutsaldýr.

34 Atanmalarý için kesilen kurbanýn etinden ya da ekmekten sabaha artan olursa, yakacaksýn. Bunlar yenmeyecek, çünkü kutsaldýr.

35 'Harun'la oðullarý için sana buyurduklarýmýn hepsini yap. Atanmalarý yedi gün sürecek.

36 Günah baðýþlatmak için günah sunusu olarak her gün bir boða sunacaksýn. Sunaðý arýndýrmak için günah sunusu sun, kutsal kýlmak için de meshet.

37 Yedi gün sunaðý arýndýrarak kutsal kýlacaksýn. Böylece sunak çok kutsal olacak. Ona dokunan her þey de kutsal sayýlacaktýr.'

38 'Düzenli olarak her gün sunaðýn üzerinde bir yaþýnda iki erkek kuzu sunacaksýnýz.

39 Kuzunun birini sabah, öbürünü akþamüstü sunun.

40 Kuzuyla birlikte dörtte bir hin*fu* sýkma zeytinyaðýyla yoðrulmuþ onda bir efa*fü* ince un ve dökmelik sunu olarak dörtte bir hin*fu* þarap sunacaksýnýz.

41 Öbür kuzuyu akþamüstü, beni hoþnut eden koku, yakýlan sunu olarak, sabahki gibi tahýl sunusu* ve dökmelik sunuyla birlikte bana sunacaksýnýz.

42 'Bu yakmalýk sunu Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümünde, RAB'bin huzurunda, kuþaklar boyu sürekli sunulacaktýr. Musa'yla konuþmak için Ýsrail halkýyla orada buluþacaðým.

43 Ýsrailliler'le buluþurken çadýr görkemimle kutsal kýlýnacak.

44 'Buluþma Çadýrý'ný ve sunaðý kutsal kýlacak, Harun'la oðullarýný bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceðim.

45 Ýsrailliler arasýnda yaþayacak, onlarýn Tanrýsý olacaðým.

46 Anlayacaklar ki, aralarýnda yaþamak için onlarý Mýsýr'dan çýkaran Tanrýlarý RAB benim. Tanrýlarý RAB benim.'

30

1 'Üzerinde buhur yakmak için akasya aðacýndan bir sunak yap.

2 Kare biçiminde, boyu ve eni birer arþýn*fv*, yüksekliði iki arþýn*fy*, boynuzlarý kendinden olacak.

3 Üstünü, yanlarýný, boynuzlarýný saf altýnla kapla. Çevresine altýn pervaz yap.

4 Ýki yandaki pervazýn altýna iki altýn halka yap. Bunlar sunaðýn taþýnmasý için sýrýklarýn geçmesine yarayacak.

5 Sýrýklarý akasya aðacýndan yap ve altýnla kapla.

6 Sunaðý Levha Sandýðý'nýn karþýsýndaki perdenin, sandýðýn üzerindeki Baðýþlanma Kapaðý'nýn önüne, seninle buluþacaðým yere koy.

7 'Harun her sabah kandillerin bakýmýný yaparken sunaðýn üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.

8 Akþamüstü kandilleri yakarken yine buhur yakacak. Böylece huzurumda kuþaklar boyunca sürekli buhur yanacak.

9 Sunaðýn üzerinde baþka buhur, yakmalýk sunu* ya da tahýl sunusu* sunmayacaksýnýz; üzerine dökmelik sunu dökmeyeceksiniz.

10 Harun yýlda bir kez sunaðýn boynuzlarýný arýndýracak. Kuþaklarýnýz boyunca yýlda bir kez günahlarý baðýþlatmak için sunulan sununun kanýyla sunaðý arýndýracak. Sunak ben RAB için çok kutsaldýr.'

11 RAB Musa'ya þöyle dedi:

12 'Ýsrailliler'in sayýmýný yaptýðýn zaman, herkes canýna karþýlýk bana bedel ödeyecektir. Öyle ki, sayým yapýlýrken baþlarýna bela gelmesin.

13 Sayýlan herkes armaðan olarak bana yarým kutsal yerin þekeli*fz* verecektir. -Bir þekel yirmi geradýr.-

14 Sayýlan yirmi yaþýndaki ve daha yukarý yaþtaki herkes bana armaðan verecektir.

15 Canlarýnýzýn bedeli olarak bu armaðaný verdiðinizde, zengin yarým þekelden fazla, yoksul yarým þekelden eksik vermeyecek.

16 Ýsrailliler'den bedel olarak verilen paralarý toplayacak, Buluþma Çadýrý'nýn hizmetinde kullanacaksýn. Bu paralar canlarýnýzýn bedeli olarak ben, RAB'be Ýsrailliler'i hep anýmsatacak.'

17 RAB Musa'ya þöyle dedi:

18 'Yýkanmak için tunç* bir kazan yap. Ayaklýðý da tunçtan olacak. Buluþma Çadýrý ile sunaðýn arasýna koyup içine su doldur.

19 Harun'la oðullarý ellerini, ayaklarýný orada yýkayacaklar.

20 Buluþma Çadýrý'na girmeden ya da RAB için yakýlan sunuyu sunarak hizmet etmek üzere sunaða yaklaþmadan önce, ölmemek için ellerini, ayaklarýný yýkamalýlar. Harun'la soyunun bütün kuþaklarý boyunca sürekli bir kural olacak bu.'

21

22 RAB Musa'ya þöyle dedi:

23 'Þu nadide baharatý al: 500 þekel*fa* sývý mür*, yarýsý kadar, yani 250'þer þekel*fb* güzel kokulu tarçýn ve kamýþ,

24 500 kutsal yerin þekeli*fa* hýyarþembe, bir hin*fc* de zeytinyaðý.

25 Bunlardan ýtriyatçý ustalýðýyla güzel kokulu kutsal bir mesh yaðý yap. Ona kutsal mesh yaðý denecek.

26 Buluþma Çadýrý'ný, Levha Sandýðý'ný, masayla takýmlarýný, kandillikle takýmlarýný, buhur sunaðýný, yakmalýk sunu* sunaðýyla bütün takýmlarýný, kazaný ve kazan ayaklýðýný hep bu yaðla meshet*.

27

28

29 Onlarý kutsal kýl ki, çok kutsal olsunlar. Onlara deðen her þey kutsal sayýlacaktýr.

30 'Bana kâhin olmalarý için Harun'la oðullarýný meshedip kutsal kýl.

31 Ýsrailliler'e de ki, 32 Ýnsan bedenine dökülmeyecek. Ayný reçeteyle benzeri yapýlmayacak. O kutsaldýr ve sizin için kutsal olacaktýr.

33 Onun benzerini yapan ya da kâhin olmayan birinin üzerine döken herkes halkýnýn arasýndan atýlacaktýr.> '

34 Sonra RAB Musa'ya þöyle dedi: 'Güzel kokulu baharat -kara günnük, onika*fç*, kasný ve saf günnük- al. Hepsi ayný ölçüde olsun.

35 Bir ýtriyatçý ustalýðýyla bunlardan güzel kokulu bir buhur yap. Tuzlanmýþ, saf ve kutsal olacak.

36 Birazýný çok ince döv, Buluþma Çadýrý'nda seninle buluþacaðým yere, Levha Sandýðý'nýn önüne koy. Sizin için çok kutsal olacaktýr.

37 Ayný reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksýnýz. Onu RAB için kutsal sayacaksýnýz.

38 Kim koklamak için aynýsýný yaparsa halkýnýn arasýndan atýlacaktýr.'

31

1 RAB Musa'ya þöyle dedi:

2 'Bak, Yahuda oymaðýndan özellikle Hur oðlu Uri oðlu Besalel'i seçtim.

3 Beceri, anlayýþ, bilgi ve her türlü ustalýk vermek için onu ruhumla doldurdum.

4 Öyle ki, altýn, gümüþ, tunç* iþleyerek ustaca yapýtlar üretsin;

5 taþ kesme ve kakmada, aðaç oymacýlýðýnda, her türlü sanat dalýnda çalýþsýn.

6 Ayrýca Dan oymaðýndan Ahisamak oðlu Oholiav'ý onunla çalýþmasý için görevlendirdim. Sana buyurduðum iþlerin hepsini yapabilsinler diye öteki becerikli adamlara üstün yetenek verdim.

7 Buluþma Çadýrý'ný, Levha Sandýðý'ný, sandýðýn üzerindeki Baðýþlanma Kapaðý'ný, çadýrýn bütün takýmlarýný,

8 masayla takýmlarýný, saf altýn kandillikle takýmlarýný, buhur sunaðýný,

9 yakmalýk sunu* sunaðýyla takýmlarýný, kazanla kazan ayaklýðýný,

10 dokunmuþ giysileri -Kâhin Harun'un kutsal giysileriyle oðullarýnýn kâhin giysilerini-

11 mesh yaðýný, kutsal yer için güzel kokulu buhuru tam sana buyurduðum gibi yapsýnlar.'

12 RAB Musa'ya þöyle buyurdu:

13 'Ýsrailliler'e de ki, <Þabat* günlerimi kesinlikle tutmalýsýnýz. Çünkü o sizinle benim aramda kuþaklar boyu sürecek bir belirtidir. Böylece anlayacaksýnýz ki, sizi kutsal kýlan RAB benim.

14 ' <Þabat Günü'nü tutmalýsýnýz, çünkü sizin için kutsaldýr. Kim onun kutsallýðýný bozarsa, kesinlikle öldürülmeli. O gün çalýþan herkes halkýnýn arasýndan atýlmalý.

15 Altý gün çalýþýlacak; ama yedinci gün RAB'be adanmýþ Þabat'týr, dinlenme günüdür. Þabat Günü çalýþan herkes kesinlikle öldürülmelidir.

16 Ýsrailliler, sonsuza dek sürecek bir antlaþma gereði olarak, Þabat Günü'nü kuþaklar boyu kutlamaya özen gösterecekler.

17 Bu, Ýsrailliler'le benim aramda sürekli bir belirti olacaktýr. Çünkü ben, RAB yeri göðü altý günde yarattým, yedinci gün iþe son verip dinlendim.> '

18 Tanrý Sina Daðý'nda Musa'yla konuþmasýný bitirince, üzerine eliyle antlaþma koþullarýný yazdýðý iki taþ levhayý ona verdi.

32

1 Halk Musa'nýn daðdan inmediðini, geciktiðini görünce, Harun'un çevresine toplandý. Ona, 'Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap' dediler, 'Bizi Mýsýr'dan çýkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz!'

2 Harun, 'Karýlarýnýzýn, oðullarýnýzýn, kýzlarýnýzýn kulaðýndaki altýn küpeleri çýkarýp bana getirin' dedi.

3 Herkes kulaðýndaki küpeyi çýkarýp Harun'a getirdi.

4 Harun altýnlarý topladý, oymacý aletiyle buzaðý biçiminde dökme bir put yaptý. Halk, 'Ey Ýsrailliler, sizi Mýsýr'dan çýkaran Tanrýnýz budur!' dedi.

5 Harun bunu görünce, buzaðýnýn önünde bir sunak yaptý ve, 'Yarýn RAB'bin onuruna bayram olacak' diye ilan etti.

6 Ertesi gün halk erkenden kalkýp yakmalýk sunular* sundu, esenlik sunularý* getirdi. Yiyip içmeye oturdu, sonra kalkýp çýlgýnca eðlendi.

7 RAB Musa'ya, 'Aþaðý in' dedi, 'Mýsýr'dan çýkardýðýn halkýn baþtan çýktý.

8 Buyurduðum yoldan hemen saptýlar. Kendilerine dökme bir buzaðý yaparak önünde tapýndýlar, kurban kestiler. dediler.'

9 RAB Musa'ya, 'Bu halkýn ne inatçý olduðunu biliyorum' dedi,

10 'Þimdi bana engel olma, býrak öfkem alevlensin, onlarý yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacaðým.'

11 Musa Tanrýsý RAB'be yalvardý: 'Ya RAB, niçin kendi halkýna karþý öfken alevlensin? Onlarý Mýsýr'dan büyük kudretinle, güçlü elinle çýkardýn.

12 Neden Mýsýrlýlar, desinler? Öfkelenme, vazgeç halkýna yapacaðýn kötülükten.

13 Kullarýn Ýbrahim'i, Ýshak'ý, Ýsrail'i anýmsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, dedin.'

14 Böylece RAB halkýna yapacaðýný söylediði kötülükten vazgeçti.

15 Musa döndü, elinde antlaþma koþullarý yazýlý iki taþ levhayla daðdan indi. Levhalarýn ön ve arka iki yüzü de yazýlýydý.

16 Onlarý Tanrý yapmýþtý, üzerlerindeki oyma yazýlar O'nun yazýsýydý.

17 Yeþu, baðrýþan halkýn sesini duyunca, Musa'ya, 'Ordugahtan savaþ sesi geliyor!' dedi.

18 Musa þöyle yanýtladý: 'Ne yenenlerin, Ne de yenilenlerin sesidir bu; Ezgiler duyuyorum ben.'

19 Musa ordugaha yaklaþýnca, buzaðýyý ve oynayan insanlarý gördü; çok öfkelendi. Elindeki taþ levhalarý fýrlatýp daðýn eteðinde parçaladý.

20 Yaptýklarý buzaðýyý alýp yaktý, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek Ýsrailliler'e içirdi.

21 Harun'a, 'Bu halk sana ne yaptý ki, onlarý bu korkunç günaha sürükledin?' dedi.

22 Harun, 'Öfkelenme, efendim!' diye karþýlýk verdi, 'Bilirsin, halk kötülüðe eðilimlidir.

23 Bana, dediler.

24 Ben de, dedim. Altýnlarýný bana verdiler. Ateþe atýnca, bu buzaðý ortaya çýktý!'

25 Musa halkýn baþýboþ hale geldiðini gördü. Çünkü Harun onlarý dizginlememiþ, düþmanlarýna alay konusu olmalarýna neden olmuþtu.

26 Musa ordugahýn giriþinde durdu, 'RAB'den yana olanlar yanýma gelsin!' dedi. Bütün Levililer çevresine toplandý.

27 Musa þöyle dedi: 'Ýsrail'in Tanrýsý RAB diyor ki, '

28 Levililer Musa'nýn buyruðunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakýn adam öldürüldü.

29 Musa, 'Bugün kendinizi RAB'be adamýþ oldunuz' dedi, 'Herkes öz oðluna, öz kardeþine düþman kesildiði için bugün RAB sizi kutsadý.'

30 Ertesi gün halka, 'Korkunç bir günah iþlediniz' dedi, 'Þimdi RAB'bin huzuruna çýkacaðým. Belki günahýnýzý baðýþlatabilirim.'

31 Sonra RAB'be dönerek, 'Çok yazýk, bu halk korkunç bir günah iþledi' dedi, 'Kendilerine altýn put yaptýlar.

32 Lütfen günahlarýný baðýþla, yoksa yazdýðýn kitaptan adýmý sil.'

33 RAB, 'Kim bana karþý günah iþlediyse onun adýný sileceðim' diye karþýlýk verdi,

34 'Þimdi git, halký sana söylediðim yere götür. Meleðim sana öncülük edecek. Ama zamaný gelince günahlarýndan ötürü onlarý cezalandýracaðým.'

35 RAB halký cezalandýrdý. Çünkü Harun'a buzaðý yaptýrmýþlardý.

33

1 RAB Musa'ya, 'Buradan git' dedi, 'Sen ve Mýsýr'dan çýkardýðýn halk Ýbrahim'e, Ýshak'a, Yakup'a, diye ant içtiðim topraklara gidin.

2 Süt ve bal akan ülkeye senden önce bir melek gönderecek, Kenan, Amor, Hitit*, Periz, Hiv ve Yevus halklarýný oradan kovacaðým. Ben sizinle gelmeyeceðim, çünkü inatçý insanlarsýnýz. Belki sizi yolda yok ederim.'

3

4 Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse taký takmadý.

5 Çünkü RAB Musa'ya þöyle demiþti: 'Ýsrailliler'e de ki, '

6 Böylece Horev Daðý'ndan sonra Ýsrailliler takýlarýný çýkardý.

7 Musa bir çadýr alýr, ordugahýn dýþýna, biraz öteye kurardý. Ona derdi. Kim RAB'be danýþmak istese, ordugahýn dýþýndaki Buluþma Çadýrý'na giderdi.

8 Musa ne zaman çadýra gitse, bütün halk kalkar, herkes çadýrýnýn giriþinde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasýndan bakardý.

9 Musa çadýra girince, bulut sütunu aþaðý iner, RAB Musa'yla konuþtuðu sürece giriþi kapardý.

10 Bulut sütununun çadýrýn giriþinde durduðunu gören herkes kalkar, kendi çadýrýnýn giriþinde tapýnýrdý.

11 RAB Musa'yla iki arkadaþ gibi yüz yüze konuþurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardýmcýsý Nun oðlu Yeþu çadýrdan çýkmazdý.

12 Musa RAB'be þöyle dedi: 'Bana, diyorsun, ama kimi benimle göndereceðini söylemedin. Bana, demiþtin.

13 Eðer benden hoþnutsan, lütfen þimdi bana yollarýný göster ki, seni daha iyi tanýyýp hoþnut etmeye devam edeyim. Unutma, bu ulus senin halkýndýr.'

14 RAB, 'Varlýðým sana eþlik edecek' diye yanýtladý, 'Seni rahata kavuþturacaðým.'

15 Musa, 'Eðer varlýðýn bize eþlik etmeyecekse, bizi buradan çýkarma' dedi,

16 'Yoksa benden ve halkýndan hoþnut kaldýðýn nereden bilinecek? Bize eþlik etmenden, deðil mi? Ancak o zaman benimle halkýn yeryüzünün öteki halklarýndan ayýrt edilebiliriz.'

17 RAB, 'Söylediðin gibi yapacaðým' dedi, 'Çünkü senden hoþnut kaldým, adýnla tanýyorum seni.'

18 Musa, 'Lütfen görkemini bana göster' dedi.

19 RAB, 'Bütün iyiliðimi önünden geçireceðim' diye karþýlýk verdi, 'Adýmý, RAB adýný senin önünde duyuracaðým. Merhamet ettiðime merhamet edeceðim, acýdýðýma acýyacaðým.

20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaþayamaz.'

21 Sonra, 'Yakýnýmda bir yer var' dedi, 'Orada, kayanýn üzerinde dur.

22 Görkemim oradan geçerken seni kayanýn kovuðuna sokup geçinceye kadar elimle örteceðim.

23 Elimi kaldýrdýðýmda, sýrtýmý göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.'

34

1 RAB Musa'ya, 'Öncekiler gibi iki taþ levha kes' dedi, 'Kýrdýðýn levhalarýn üzerindeki sözleri onlara yazacaðým.

2 Sabaha kadar hazýrlan, sabah olunca Sina Daðý'na çýk; daðýn tepesinde, huzurumda dur.

3 Senden baþka kimse daða çýkmasýn, daðýn hiçbir yerinde kimse görülmesin. Daðýn eteðinde davar ya da sýðýr da otlamasýn.'

4 Musa öncekiler gibi iki taþ levha kesti. RAB'bin buyurduðu gibi sabah erkenden kalktý, taþ levhalarý yanýna alarak Sina Daðý'na çýktý.

5 RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adýný RAB olarak duyurdu.

6 Musa'nýn önünden geçerek, 'Ben RAB'bim' dedi, 'RAB, acýyan, lütfeden, tez öfkelenmeyen, sevgisi engin ve sadýk Tanrý.

7 Binlercesine sevgi gösterir, suçlarýný, isyanlarýný, günahlarýný baðýþlarým. Hiçbir suçu cezasýz býrakmam. Babalarýn iþlediði suçun hesabýný oðullarýndan, torunlarýndan, üçüncü, dördüncü kuþaklardan sorarým.'

8 Musa hemen yere kapanýp tapýndý.

9 'Ya Rab, eðer benden hoþnutsan, lütfen bizimle gel' dedi, 'Bunlar inatçý insanlardýr. Sen suçlarýmýzý, günahlarýmýzý baðýþla. Bizi kendi mirasýn olarak benimse.'

10 RAB, 'Senin halkýnla bir antlaþma yapýyorum' dedi, 'Onlarýn önünde dünyada ve öteki uluslar arasýnda görülmemiþ harikalar yapacaðým. Arasýnda yaþadýðýn halk neler yapabileceðimi görecek. Senin için korkunç þeyler yapacaðým.

11 Bugün sana verdiðim buyruðu tut. Amor, Kenan, Hitit*, Periz, Hiv ve Yevus halklarýný senin önünden kovacaðým.

12 Gideceðin ülkedeki insanlarla antlaþma yapmaktan kaçýn. Çünkü bu senin için bir tuzak olur.

13 Onlarýn sunaklarýný yýkacak, dikili taþlarýný parçalayacak, Aþera* putlarýný keseceksiniz.

14 Baþka ilahlara tapmayacaksýnýz. Çünkü ben adý Kýskanç bir RAB'bim, kýskanç bir Tanrý'yým.

15 Ülke halkýyla herhangi bir antlaþma yapmayýn. Yoksa onlar baþka ilahlara gönül verir, kurban keserken sizi de çaðýrýrlar; siz de gider yersiniz.

16 Kýzlarýný oðullarýnýza alýrsýnýz. Kýzlar baþka ilahlara gönül verirken oðullarýnýzý da artlarýndan sürükler.

17 'Dökme putlar yapmayacaksýnýz.

18 'Size buyurduðum gibi, Aviv ayýnýn* belirli günlerinde yedi gün mayasýz ekmek yiyerek Mayasýz Ekmek Bayramý'ný* kutlayacaksýnýz. Çünkü Mýsýr'dan Aviv ayýnda çýktýnýz.

19 'Bütün ilk doðanlar benimdir; ister sýðýr, ister davar olsun, ilk doðan erkek hayvanlarýnýzýn tümü bana aittir.

20 Ýlk doðan sýpanýn bedelini bir kuzuyla ödeyin. Bedelini ödemeyecekseniz, sýpanýn boynunu kýracaksýnýz. Bütün ilk doðan oðullarýnýzýn bedelini ödemelisiniz.

21 'Altý gün çalýþacak, yedinci gün dinleneceksiniz. Ekim, biçim vakti bile olsa dinleneceksiniz.

22 'Ýlk buðday biçiminde Haftalar Bayramý*, yýl sonunda da Ürün Devþirme Bayramý* yapacaksýnýz.

23 Bütün erkekleriniz yýlda üç kez Ýsrail'in Tanrýsý ben Egemen RAB'bin huzuruna çýkacaklar.

24 Öteki uluslarý önünüzden kovacak, sýnýrlarýnýzý geniþleteceðim. Yýlda üç kez Tanrýnýz RAB'bin önüne çýktýðýnýz zaman, kimse ülkenize göz dikemeyecek.

25 'Evinizde maya bulunduðu sürece bana kurban kesmeyeceksiniz. Fýsýh* kurbaný sabaha býrakýlmayacak.

26 'Topraðýnýzýn seçme ilk ürünlerini Tanrýnýz RAB'bin Tapýnaðý'na getireceksiniz.

27 RAB Musa'ya, 'Bunlarý yaz' dedi, 'Çünkü seninle ve Ýsrailliler'le bu sözlere dayanarak antlaþma yaptým.'

28 Musa orada kýrk gün kýrk gece RAB'le birlikte kaldý. Aðzýna ne ekmek koydu, ne de su. Antlaþma sözlerini, on buyruðu taþ levhalarýn üzerine yazdý.

29 Musa elinde iki antlaþma levhasýyla Sina Daðý'ndan indi. RAB'le konuþtuðu için yüzü ýþýldýyordu, ama kendisi bunun farkýnda deðildi.

30 Harun'la Ýsrailliler Musa'nýn ýþýldayan yüzünü görünce, ona yaklaþmaya korktular.

31 Musa onlarý yanýna çaðýrdý. Harun'la Ýsrail topluluðunun bütün önderleri çevresine toplandýlar. Musa onlarla konuþtu.

32 Sonra herkes ona yaklaþtý. Musa RAB'bin Sina Daðý'nda kendisine bildirdiði bütün buyruklarý onlara verdi.

33 Konuþmasýný bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktý.

34 Ama ne zaman konuþmak için RAB'bin huzuruna çýksa, ayrýlýncaya kadar peçeyi kaldýrýrdý. Dönünce de kendisine verilen buyruklarý Ýsrailliler'e bildirir,

35 Ýsrailliler de onun ýþýldayan yüzünü görürlerdi. Sonra Musa içeri girip RAB'le görüþünceye kadar yine peçeyi takardý.

35

1 Musa bütün Ýsrail topluluðunu çaðýrarak, 'RAB'bin yapmanýzý buyurduðu iþler þunlardýr' dedi,

2 'Altý gün çalýþacaksýnýz. Ama yedinci gün sizin için kutsal Þabat*, RAB'be adanmýþ dinlenme günü olacaktýr. O gün çalýþan herkes öldürülecektir.

3 Þabat Günü konutlarýnýzda ateþ yakmayacaksýnýz.'

4 Musa bütün Ýsrail topluluðuna seslenerek þöyle dedi: 'RAB'bin buyruðu þudur:

5 Aranýzda armaðanlar toplayýp RAB'be sunacaksýnýz. Ýstekli olan herkes RAB'be altýn, gümüþ, tunç*; lacivert, mor, kýrmýzý iplik; ince keten, keçi kýlý, deri*fd*, kýrmýzý boyalý koç derisi, akasya aðacý armaðan etsin.

6

7

8 Kandil için zeytinyaðý; mesh yaðý ve güzel kokulu buhur için baharat;

9 baþkâhinin efoduyla* göðüslüðü* için oniks ve öbür kakma taþlarý getirsin.

10 'Aranýzdaki bütün becerikli kiþiler gelip RAB'bin buyurduðu her þeyi yapsýn.

11 Konutu, çadýrýn iç ve dýþ örtüsünü, kopçalarýný, çerçevelerini, kiriþlerini, direklerini, tabanlarýný;

12 sandýðý ve sýrýklarýný, Baðýþlanma Kapaðý'ný, bölme perdesini,

13 masayla sýrýklarýný, bütün masa takýmlarýný, huzura konan ekmekleri*;

14 ýþýk için kandilliði ve takýmlarýný, kandilleri, kandiller için zeytinyaðýný;

15 buhur sunaðýný ve sýrýklarýný, mesh yaðýný, güzel kokulu buhuru; konutun giriþ bölümündeki perdeyi;

16 yakmalýk sunu* sunaðýný ve tunç ýzgarasýný, sýrýklarýný, bütün takýmlarýný, kazaný ve kazan ayaklýðýný;

17 avlunun çevresindeki perdeleri, direkleri, direk tabanlarýný, avlu kapýsýndaki perdeyi,

18 konutun ve avlunun kazýklarýyla iplerini;

19 kutsal yerde hizmet etmek için dokunmuþ giysileri -Kâhin Harun'un giysileriyle oðullarýnýn kâhin giysilerini- yapsýnlar.'

20 Ýsrail topluluðu Musa'nýn yanýndan ayrýldý.

21 Her istekli, hevesli kiþi Buluþma Çadýrý'nýn yapýmý, hizmeti ve kutsal giysiler için RAB'be armaðan getirdi.

22 Kadýn erkek herkes istekle geldi, RAB'be her çeþit altýn taký, broþ, küpe, yüzük, kolye getirdi. RAB'be armaðan ettikleri bütün takýlar altýndý.

23 Ayrýca kimde lacivert, mor, kýrmýzý iplik; ince keten, keçi kýlý, deri, kýrmýzý boyalý koç derisi varsa getirdi.

24 Gümüþ ve tunç armaðanlar sunan herkes onlarý RAB'be adadý. Herhangi bir iþte kullanýlmak üzere kimde akasya aðacý varsa getirdi.

25 Bütün becerikli kadýnlar elleriyle eðirdikleri lacivert, mor, kýrmýzý ipliði, ince keteni getirdiler.

26 Ýstekli, becerikli kadýnlar da keçi kýlý eðirdiler.

27 Önderler efod ve göðüslük için oniks, kakma taþlar,

28 kandil, mesh yaðý ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyaðý getirdiler.

29 Kadýn erkek bütün istekli Ýsrailliler RAB'bin Musa aracýlýðýyla yapmalarýný buyurduðu iþler için RAB'be gönülden verilen sunu sundular.

30 Musa Ýsrailliler'e, 'Bakýn!' dedi, 'RAB Yahuda oymaðýndan özellikle Hur oðlu Uri oðlu Besalel'i seçti.

31 Beceri, anlayýþ, bilgi ve her türlü ustalýk vermek için onu kendi Ruhu'yla doldurdu.

32 Öyle ki, altýn, gümüþ, tunç* iþleyerek ustaca yapýtlar üretsin;

33 taþ kesme ve kakmada, aðaç oymacýlýðýnda, her türlü sanat dalýnda çalýþsýn.

34 RAB ona ve Dan oymaðýndan Ahisamak oðlu Oholiav'a öðretme yeteneði de verdi.

35 Onlara üstün beceri verdi. Öyle ki, ustalýk isteyen her türlü iþte, oymacýlýkta, lacivert, mor, kýrmýzý iplik ve ince keten yapmada, dokuma ve nakýþ iþlerinde, her sanat dalýnda yaratýcý olsunlar.

36

1 'Besalel, Oholiav ve kutsal yerin yapýmýnda gereken iþleri nasýl yapacaklarýna iliþkin RAB'bin kendilerine bilgelik ve anlayýþ verdiði bütün becerikli kiþiler her iþi tam RAB'bin buyurduðu gibi yapacaklar.'

2 Musa Besalel'i, Oholiav'ý, RAB'bin kendilerine bilgelik verdiði becerikli adamlarý ve çalýþmaya istekli herkesi iþ baþýna çaðýrdý.

3 Gelenler kutsal yerin yapýmýnda gereken iþleri yapmak üzere Ýsrailliler'in getirmiþ olduðu bütün armaðanlarý Musa'dan aldýlar. Ýsrailliler gönülden verdikleri sunularý her sabah Musa'ya getirmeye devam ettiler.

4 Öyle ki, kutsal yerdeki iþleri yapmakta olan ustalar iþlerini býrakýp bir bir Musa'nýn yanýna gelerek,

5 'Halk RAB'bin yapýlmasýný buyurduðu iþ için gereðinden fazla getiriyor' dediler.

6 Bunun üzerine Musa buyruk verdi: 'Ne erkek, ne kadýn hiç kimse kutsal yere armaðan olarak artýk bir þey vermesin.' Buyruk ordugahta ilan edildi. Böylece halkýn daha çok armaðan getirmesine engel olundu.

7 Çünkü o ana kadar getirilenler iþi bitirmek için yeter de artardý bile.

8 Çalýþanlar arasýndaki becerikli adamlar konutu on perdeden yaptýlar. Besalel onlarý lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden yaptý, üzerini Keruvlar'la* ustaca süsledi.

9 Her perdenin boyu yirmi sekiz*fe*, eni dört arþýndý*ff*. Bütün perdeler ayný ölçüdeydi.

10 Perdeleri beþer beþer birbirine ekleyerek iki takým perde yaptý.

11 Birinci takýmýn kenarýna lacivert ilmekler açtý. Öbür takýmýn kenarýna da ayný þeyi yaptý.

12 Birinci takýmýn ilk perdesiyle ikinci takýmýn son perdesine elliþer ilmek açtý; ilmekler birbirine karþýydý.

13 Elli altýn kopça yaptý, perdeleri kopçalayarak çadýrý birleþtirdi. Böylece konut tek parça haline geldi.

14 Konutun üstünü kaplayacak çadýr için keçi kýlýndan on bir perde yaptý.

15 Her perdenin boyu otuz*fg*, eni dört arþýndý. On bir perde de ayný ölçüdeydi.

16 Beþ perdeyi birbirine, altý perdeyi birbirine birleþtirdi.

17 Her iki perde takýmýnýn kenarlarýna elliþer ilmek açtý.

18 Çadýrý birleþtirip tek parça haline getirmek için elli tunç* kopça yaptý.

19 Çadýr için kýrmýzý boyalý koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden*fh* baþka bir örtü yaptý.

20 Konut için akasya aðacýndan dikine çerçeveler yaptý.

21 Her çerçevenin boyu on*fý*, eni bir buçuk*fi* arþýndý.

22 Çerçevelerin birbirine uyan iki paralel çýkýntýsý vardý. Konutun bütün çerçevelerini ayný biçimde yaptý.

23 Konutun güneyi için yirmi çerçeve yaptý.

24 Her çerçevenin altýnda iki çýkýntý için birer taban olmak üzere, yirmi çerçevenin altýnda kýrk gümüþ taban yaptý.

25 Konutun öbür yaný, yani kuzeyi için de yirmi çerçeve ve her çerçevenin altýnda iki taban olmak üzere kýrk gümüþ taban yaptý.

26

27 Konutun batýya bakacak arka tarafý için altý çerçeve yaptý.

28 Arkada konutun köþeleri için iki çerçeve yaptý.

29 Bu köþe çerçevelerinin alt tarafý ayrý kaldý, üst tarafý ise birinci halkayla birleþtirildi. Ýki köþeyi oluþturan iki çerçeveyi ayný biçimde yaptý.

30 Böylece sekiz çerçeve ve her çerçevenin altýnda iki taban olmak üzere on altý gümüþ taban yaptý.

31 Konutun bir yanýndaki çerçeveler için beþ, öbür yanýndaki çerçeveler için beþ, batýya bakan arka tarafýndaki çerçeveler için de beþ olmak üzere akasya aðacýndan kiriþler yaptý.

32

33 Çerçevelerin ortasýndaki kiriþi konutun bir ucundan öbür ucuna geçirdi.

34 Çerçevelerle kiriþleri altýnla kapladý, kiriþlerin geçeceði halkalarý da altýndan yaptý.

35 Lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden bir perde yaptý, üzerini Keruvlar'la ustaca süsledi.

36 Perde için akasya aðacýndan dört direk yaparak altýnla kapladý. Çengelleri de altýndý. Direkler için dört gümüþ taban döktü.

37 Çadýrýn giriþ bölümüne lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden nakýþlý bir perde yaptý.

38 Perdeyi asmak için çengelli beþ direk yaparak baþlýklarýný, çemberlerini altýnla kapladý. Direklere beþ tunç taban yaptý.

37

1 Besalel Antlaþma Sandýðý'ný* akasya aðacýndan yaptý. Boyu iki buçuk*fj*, eni ve yüksekliði birer buçuk arþýndý*fk*.

2 Ýçini de dýþýný da saf altýnla kapladý. Çevresine altýn pervaz yaptý.

3 Ýkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olmak üzere sandýðýn dört köþesindeki ayaklara takmak için birer altýn halka döktü.

4 Akasya aðacýndan sýrýklar yapýp altýnla kapladý.

5 Sandýðýn taþýnmasý için sýrýklarý yanlardaki halkalara geçirdi.

6 Baðýþlanma Kapaðý'ný saf altýndan yaptý. Boyu iki buçuk*fj*, eni bir buçuk arþýndý*fk*.

7 Kapaðýn iki kenarýna dövme altýndan birer Keruv* yaptý.

8 Keruvlar'dan birini bir kenara, öbürünü öteki kenara koyarak kapaðý tek parça halinde yaptý.

9 Keruvlar yukarý doðru açýk kanatlarýyla kapaðý örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapaða bakýyorlardý.

10 Besalel akasya aðacýndan bir masa yaptý. Boyu iki*fl*, eni bir*fm*, yüksekliði bir buçuk arþýndý*fn*.

11 Masayý saf altýnla kapladý. Çevresine altýn pervaz yaptý.

12 Pervazýn çevresine dört parmak eninde bir kenarlýk yaparak altýn pervazla çevirdi.

13 Masa için dört altýn halka dökerek dört ayak üzerindeki dört köþeye yerleþtirdi.

14 Masanýn taþýnmasý için sýrýklarýn içinden geçeceði halkalar kenarlýða yakýndý.

15 Sýrýklarý akasya aðacýndan yaptý, altýnla kapladý.

16 Masa için saf altýndan tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, taslarý yaptý.

17 Saf altýndan bir kandillik yaptý. Ayaðý, gövdesi dövme altýndý. Çanak, tomurcuk ve çiçek motifleri kendindendi.

18 Üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altý kolluydu.

19 Her kolda badem çiçeðini andýran üç çanak, tomurcuk ve çiçek motifi vardý. Altý kol da aynýydý.

20 Kandilliðin gövdesinde badem çiçeðini andýran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.

21 Kandillikten yükselen ilk iki kolun, ikinci iki kolun, üçüncü iki kolun altýnda kendinden birer tomurcuk vardý. Toplam altý koldu.

22 Tomurcuklarý, kollarý tek parça olan kandillik saf dövme altýndý.

23 Kandillik için saf altýndan yedi kandil, fitil maþalarý, tablalar yaptý.

24 Bütün takýmlarý dahil kandilliðe bir talant*fo* saf altýn harcandý.

25 Akasya aðacýndan bir buhur sunaðý yaptý. Kare biçiminde, boyu ve eni birer arþýn*fö*, yüksekliði iki arþýndý*fp*. Boynuzlarý kendindendi.

26 Üstünü, yanlarýný, boynuzlarýný saf altýnla kapladý. Çevresine altýn pervaz yaptý.

27 Ýki yandaki pervazýn altýna iki altýn halka yaptý. Bunlar sunaðýn taþýnmasý için sýrýklarýn geçmesine yarýyordu.

28 Sýrýklarý akasya aðacýndan yaparak altýnla kapladý.

29 Itriyatçý ustalýðýyla kutsal mesh yaðý ve güzel kokulu saf buhur yaptý.

38

1 Besalel yakmalýk sunu* sunaðýný akasya aðacýndan kare biçiminde yaptý. Eni ve boyu beþer arþýn*fr*, yüksekliði üç arþýndý*fs*.

2 Dört üst köþesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla* kapladý.

3 Sunaðýn bütün takýmlarýný -kovalarý, kürekleri, çanaklarý, büyük çatallarý, ateþ kaplarýný- tunçtan yaptý.

4 Kenarýn altýnda aþaðý doðru sunaðýn yarýsýna kadar að biçiminde tunç bir ýzgara yaptý.

5 Tunç ýzgaranýn dört köþesine taþýma sýrýklarýný geçirmek için birer halka döktü.

6 Sýrýklarý akasya aðacýndan yaparak tunçla kapladý.

7 Sunaðýn taþýnmasý için yan tarafýndaki halkalara geçirdi. Sunaðý tahtadan, içi boþ yaptý.

8 Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümünde hizmet eden kadýnlarýn aynalarýndan tunç* ayaklýklý tunç bir kazan yaptý.

9 Konuta bir avlu yaptý. Avlunun güney tarafý için yüz arþýn*fþ* boyunda özenle dokunmuþ ince keten perdeler yaptý.

10 Perdeler için tabanlarý tunç*, çengelleri ve çengel çemberleri gümüþ yirmi direk yaptý.

11 Kuzey tarafý için yüz arþýn boyunda perdeler, yirmi direk, direkler için yirmi tunç taban yapýldý. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüþtü.

12 Avlunun batý tarafý için elli arþýn*ft* boyunda perde, on direk, on taban yapýldý. Direklerin çengelleriyle çemberleri gümüþtü.

13 Doðuya bakan tarafta avlunun eni elli arþýndý*ft*.

14 Giriþin bir tarafýnda on beþ arþýn*fu* boyunda perde, üç direk ve üç taban;

15 öbür tarafýnda da on beþ arþýn*fu* boyunda perde, üç direk ve üç taban vardý.

16 Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuþ ince ketendi.

17 Direklerin tabanlarý tunç, çengelleriyle çemberleri gümüþtü. Baþlýklarý da gümüþ kaplamaydý. Avlunun bütün direkleri gümüþ çemberlerle donatýlmýþtý.

18 Avlunun giriþindeki perde lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ nakýþlý ince ketenden yapýlmýþtý. Boyu yirmi*fü*, yüksekliði avlunun perdeleri gibi beþ arþýndý*fv*.

19 Tunçtan dört direði ve dört tabaný vardý. Direklerin çengelleri, baþlýklarýnýn kaplamasý ve çemberleri gümüþtü.

20 Konutun ve konutu çevreleyen avlunun bütün kazýklarý tunçtandý.

21 Antlaþma Levhalarý'nýn bulunduðu konut için kullanýlan malzeme miktarýnýn tümü Musa'nýn buyruðu uyarýnca, Kâhin Harun oðlu Ýtamar'ýn yönetimindeki Levililer tarafýndan kaydedildi.

22 RAB'bin Musa'ya buyurduðu bütün iþleri Yahuda oymaðýndan Hur oðlu Uri oðlu Besalel yaptý.

23 Dan oymaðýndan oymacý, yaratýcý, lacivert, mor, kýrmýzý iplik ve ince keten iþlemede usta nakýþçý Ahisamak oðlu Oholiav da ona yardým etti.

24 Kutsal yerdeki bütün iþler için kullanýlan adanmýþ altýn miktarý kutsal yerin þekeliyle 29 talant 730 þekeldi*fy*.

25 Topluluðun sayýmýndan elde edilen gümüþ, kutsal yerin þekeliyle 100 talant 1 775 þekeldi*fz*.

26 Sayýmý yapýlan yirmi ve daha yukarý yaþtaki 603 550 kiþiden adam baþýna bir beka, yani yarým kutsal yerin þekeli*fa* düþüyordu.

27 Kutsal yer ve perde tabanlarýnýn dökümü için 100 talant*fb* gümüþ kullanýldý. Her tabana bir talant*fc* olmak üzere, 100 tabana 100 talant*fb* gümüþ harcandý.

28 Direklerin çengelleri, baþlýklarýn kaplanmasý ve çemberleri için 1 775 þekel*fç* harcandý.

29 Adanan tunç* 70 talant 2 400 þekeldi*fd*.

30 Bununla Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümündeki tabanlar, sunakla ýzgarasý ve bütün takýmlarý, avlu çevresindeki ve giriþindeki tabanlar, bütün konut kazýklarýyla avlu çevresindeki kazýklar yapýldý.

39

1 Kutsal yerde hizmet için lacivert, mor, kýrmýzý iplikten özenle dokunmuþ giysiler yaptýlar. Ayrýca RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi Harun'a kutsal giysiler yapýldý.

2 Efodu* altýn sýrmayla lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden yaptýlar.

3 Altýný ince tabakalar halinde dövüp lacivert, mor, kýrmýzý iplik ve ince keten arasýna ustaca iþlemek için tel tel kestiler.

4 Efodun iki köþesine tutturulmuþ omuzluklar yaparak birleþtirdiler.

5 Efodun üzerindeki ustaca dokunmuþ þerit efodun bir parçasý gibi altýn sýrmayla lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketendendi; týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibiydi.

6 Altýn yuvalar içine kakýlmýþ, üzerine Ýsrailoðullarý'nýn adlarý mühür gibi oyulmuþ oniksi iþleyip

7 Ýsrailliler'in anýlmasý için efodun omuzluklarýna taktýlar. Týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi yaptýlar.

8 Efod* gibi altýn sýrmayla lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden usta iþi bir göðüslük* yaptýlar.

9 Dört köþe, eni ve boyu birer karýþtý*fe*, ikiye katlanmýþtý.

10 Üzerine dört sýra taþ yuvasý kaktýlar. Birinci sýrada yakut, topaz, zümrüt;

11 ikinci sýrada firuze, laciverttaþý, aytaþý;

12 üçüncü sýrada gökyakut, agat, ametist;

13 dördüncü sýrada sarý yakut, oniks, yeþim vardý. Taþlar altýn yuvalara kakýlmýþtý.

14 On iki taþ vardý. Üzerlerine mühür oyar gibi Ýsrailoðullarý'nýn adlarý bir bir oyulmuþtu. Bu taþlar Ýsrail'in on iki oymaðýný simgeliyordu.

15 Göðüslük için saf altýndan örme zincirler yaptýlar.

16 Ýkiþer tane altýn yuva ve halka yaptýlar. Göðüslüðün üst iki köþesine birer halka koydular.

17 Ýki örme altýn zinciri göðüslüðün köþelerindeki halkalara taktýlar.

18 Zincirlerin öteki iki ucunu iki yuvanýn üzerinden geçirerek efodun ön tarafýna, omuzluklarýn üzerine baðladýlar.

19 Ýki altýn halka yaparak göðüslüðün alt iki köþesine, efoda bitiþik iç kenarýna taktýlar.

20 Ýki altýn halka daha yaparak efodun önündeki omuzluklara alttan, dikiþe yakýn, ustaca dokunmuþ þeridin yukarýsýna taktýlar.

21 Göðüslüðün halkalarýyla efodun halkalarýný lacivert kordonla birbirine baðladýlar. Öyle ki, göðüslük efodun ustaca dokunmuþ þeridinin yukarýsýnda kalsýn ve efoddan ayrýlmasýn. Týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi yaptýlar.

22 Efodun* altýna giyilen kaftaný ustaca dokunmuþ salt lacivert iplikten yaptýlar.

23 Ortasýnda baþ geçecek kadar bir boþluk býraktýlar. Yýrtýlmamasý için boþluðun kenarlarýný yaka gibi dokuyarak çevirdiler.

24 Kaftanýn kenarýný lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden nar motifleriyle bezediler.

25 Saf altýndan çýngýraklar yaptýlar ve hizmet için kullanýlan kaftanýn eteðinin ucundaki narlarýn arasýna, bir çýngýrak bir nar, bir çýngýrak bir nar olmak üzere çepeçevre koydular. Týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi yaptýlar.

26

27 Harun'la oðullarý için ince ketenden ustaca dokunmuþ mintanlar, sarýklar, süslü baþlýklar, ince keten donlar, lacivert, mor, kýrmýzý iplikle, özenle dokunmuþ ince ketenden nakýþlý kuþak yaptýlar; týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi.

28

29

30 Kutsal tacýn levhasýný saf altýndan yaparak üzerine mühür oyar gibi sözünü yazdýlar.

31 Üstüne baðlanmak üzere sarýða lacivert bir kordon taktýlar; týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi.

32 Böylece konutun, yani Buluþma Çadýrý'nýn bütün iþleri tamamlandý. Ýsrailliler her þeyi týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi yaptýlar.

33 Konutu, çadýrla bütün takýmlarýný, kopçalarýný, çerçevelerini, kiriþlerini, direklerini, tabanlarýný; kýrmýzý boyalý koç derisinden örtüyü, deri*ff* örtüyü, bölme perdesini; Levha Sandýðý'yla sýrýklarýný, Baðýþlanma Kapaðý'ný; masayla takýmlarýný, Tanrý'nýn huzuruna konan ekmekleri*; saf altýn kandilliði, üstüne dizilecek kandillerle takýmlarýný, kandil için zeytinyaðýný; altýn sunaðý, mesh yaðýný, güzel kokulu buhuru, çadýrýn giriþ bölümünün perdesini; tunç* sunakla ýzgarasýný, sýrýklarýný, bütün takýmlarýný, kazaný, kazan ayaklýðýný; avlunun perdelerini, direklerini, direk tabanlarýný, avlu giriþinin perdesini, iplerini, kazýklarýný, konutta, yani Buluþma Çadýrý'ndaki hizmet için gerekli bütün aletleri; kutsal yerdeki hizmet için dokunmuþ giysileri, Kâhin Harun'un kutsal giysilerini, oðullarýnýn kâhin giysilerini Musa'ya gösterdiler.

34

35

36

37

38

39

40

41

42 Her þeyi týpký RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi yaptýlar.

43 Musa baktý, bütün iþlerin RAB'bin buyurduðu gibi yapýlmýþ olduðunu görünce onlarý kutsadý.

40

1 RAB Musa'ya þöyle dedi:

2 'Konutu, yani Buluþma Çadýrý'ný birinci ayýn* ilk günü kur.

3 Levha Sandýðý'ný oraya getirip perdeyle gizle.

4 Masayý içeri getir, gereken her þeyi üzerine diz. Kandilliði getirip kandillerini yak.

5 Altýn buhur sunaðýný Levha Sandýðý'nýn önüne koy, konutun giriþ bölümüne perdesini tak.

6 Yakmalýk sunu* sunaðýný konutun -Buluþma Çadýrý'nýn- giriþ bölümüne koy.

7 Kazaný çadýrla sunak arasýna koyup içine su doldur.

8 Çadýrýn çevresini avluyla kapat, avlunun giriþine perdesini as.

9 'Sonra mesh yaðýyla konutu ve içindeki bütün eþyalarý meshederek* kutsal kýl. Böylece konutla takýmlarý kutsal olacak.

10 Yakmalýk sunu sunaðýyla takýmlarýný meshet, sunaðý kutsal kýl. Sunak çok kutsal olacak.

11 Kazan ve kazan ayaklýðýný meshederek kutsal kýl.

12 'Harun'la oðullarýný Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümüne getirip yýka.

13 Harun'a kutsal giysileri giydir, bana kâhinlik etmesi için onu meshederek kutsal kýl.

14 Oðullarýný getirip mintanlarý giydir.

15 Bana kâhinlik etmeleri için babalarý gibi onlarý da meshet. Bu mesh onlarýn kuþaklar boyu sürekli kâhin olmalarýný saðlayacak.'

16 Musa her þeyi RAB'bin kendisine buyurduðu gibi yaptý.

17 Böylece ikinci yýlýn birinci ayýnýn birinci günü konut kuruldu.

18 Musa konutu kurdu, tabanlarýný koydu, çerçevelerini yerleþtirdi, kiriþlerini taktý, direklerini dikti.

19 Çadýrý týpký RAB'bin kendisine buyurduðu gibi konutun üzerine gerdi, çadýr örtüsünü üzerine örttü.

20 Antlaþma Levhalarý'ný sandýða koydu, sandýk sýrýklarýný taktý, Baðýþlanma Kapaðý'ný sandýðýn üzerine yerleþtirdi.

21 RAB'bin kendisine buyurduðu gibi Levha Sandýðý'ný konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandýðý gizledi.

22 Masayý Buluþma Çadýrý'na, konutun kuzeyine, perdenin dýþýna koydu.

23 RAB'bin huzurunda, RAB'bin kendisine buyurduðu gibi üzerine ekmekleri dizdi.

24 Kandilliði Buluþma Çadýrý'na, masanýn karþýsýna, konutun güneyine koydu.

25 RAB'bin kendisine buyurduðu gibi, RAB'bin huzurunda kandilleri yaktý.

26 Altýn sunaðý Buluþma Çadýrý'na, perdenin önüne koydu.

27 RAB'bin kendisine buyurduðu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktý.

28 Konutun giriþ bölümünün perdesini taktý.

29 RAB'bin kendisine buyurduðu gibi yakmalýk sunu sunaðýný Buluþma Çadýrý'nýn giriþ bölümüne koydu, üzerinde yakmalýk sunu ve tahýl sunusu* sundu.

30 Kazaný Buluþma Çadýrý ile sunak arasýna koydu, yýkanmak için içine su doldurdu.

31 Musa, Harun ve Harun'un oðullarý ellerini, ayaklarýný orada yýkadýlar.

32 Ne zaman Buluþma Çadýrý'na girip sunaða yaklaþsalar RAB'bin Musa'ya buyurduðu gibi orada yýkandýlar.

33 Musa konutla sunaðý avluyla çevirdi. Avlunun giriþine perdeyi asarak iþi tamamladý.

34 O zaman bulut Buluþma Çadýrý'ný kapladý ve RAB'bin görkemi konutu doldurdu.

35 Musa Buluþma Çadýrý'na giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamýþ, RAB'bin görkemi konutu doldurmuþtu.

36 Ýsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkýnca göçerlerdi.

37 Bulut durdukça yerlerinden ayrýlmaz, kalkacaðý günü beklerlerdi.

38 Böylece bütün yolculuklarýnda konutun üzerinde gündüzün RAB'bin bulutu, gece de ateþ Ýsrailliler'e yol gösterdi.