1

1 Baþlangýçta Tanrý göðü ve yeri yarattý.

2 Yer boþtu, yeryüzü þekilleri yoktu; engin karanlýklarla kaplýydý. Tanrý'nýn Ruhu sularýn üzerinde dalgalanýyordu.

3 Tanrý, 'Iþýk olsun' diye buyurdu ve ýþýk oldu.

4 Tanrý ýþýðýn iyi olduðunu gördü ve onu karanlýktan ayýrdý.

5 Iþýða 'Gündüz', karanlýða 'Gece' adýný verdi. Akþam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluþtu.

6 Tanrý, 'Sularýn ortasýnda bir kubbe olsun, sularý birbirinden ayýrsýn' diye buyurdu.

7 Ve öyle oldu. Tanrý gökkubbeyi yarattý. Kubbenin altýndaki sularý üstündeki sulardan ayýrdý.

8 Kubbeye 'Gök' adýný verdi. Akþam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluþtu.

9 Tanrý, 'Göðün altýndaki sular bir yere toplansýn, kuru toprak görünsün' diye buyurdu ve öyle oldu.

10 Kuru alana 'Kara', toplanan sulara 'Deniz' adýný verdi. Tanrý bunun iyi olduðunu gördü.

11 Tanrý, 'Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve aðaçlarý üretsin' diye buyurdu ve öyle oldu.

12 Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve aðaçlarý yetiþtirdi. Tanrý bunun iyi olduðunu gördü.

13 Akþam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluþtu.

14 Tanrý þöyle buyurdu: 'Gökkubbede gündüzü geceden ayýracak, yeryüzünü aydýnlatacak ýþýklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yýllarý göstersin.' Ve öyle oldu.

15

16 Tanrý büyüðü gündüze, küçüðü geceye egemen olacak iki büyük ýþýðý ve yýldýzlarý yarattý.

17 Yeryüzünü aydýnlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ýþýðý karanlýktan ayýrmak için onlarý gökkubbeye yerleþtirdi. Tanrý bunun iyi olduðunu gördü.

18

19 Akþam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluþtu.

20 Tanrý, 'Sular canlý yaratýklarla dolup taþsýn, yeryüzünün üzerinde, gökte kuþlar uçuþsun' diye buyurdu.

21 Tanrý büyük deniz canavarlarýný, sularda kaynaþan canlýlarý ve uçan çeþitli varlýklarý yarattý. Bunun iyi olduðunu gördü.

22 Tanrý, 'Verimli olun, çoðalýn, denizleri doldurun, yeryüzünde kuþlar çoðalsýn' diyerek onlarý kutsadý.

23 Akþam oldu, sabah oldu ve beþinci gün oluþtu.

24 Tanrý, 'Yeryüzü çeþit çeþit canlý yaratýk, evcil ve yabanýl hayvan, sürüngen*fa* türetsin' diye buyurdu. Ve öyle oldu.

25 Tanrý çeþit çeþit yabanýl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattý. Bunun iyi olduðunu gördü.

26 Tanrý, 'Ýnsaný kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalým' dedi, 'Denizdeki balýklara, gökteki kuþlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.'

27 Tanrý insaný kendi suretinde yarattý. Böylece insan Tanrý suretinde yaratýlmýþ oldu. Ýnsanlarý erkek ve diþi olarak yarattý.

28 Onlarý kutsayarak, 'Verimli olun, çoðalýn' dedi, 'Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alýn; denizdeki balýklara, gökteki kuþlara, yeryüzünde yaþayan bütün canlýlara egemen olun.

29 Ýþte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve aðacýný size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak.

30 Yabanýl hayvanlara, gökteki kuþlara, sürüngenlere -soluk alýp veren bütün hayvanlara- yiyecek olarak yeþil otlarý veriyorum.' Ve öyle oldu.

31 Tanrý yarattýklarýna baktý ve her þeyin çok iyi olduðunu gördü. Akþam oldu, sabah oldu ve altýncý gün oluþtu.

2

1 Gök ve yer bütün öðeleriyle tamamlandý.

2 Yedinci güne gelindiðinde Tanrý yapmakta olduðu iþi bitirdi. Yaptýðý iþten o gün dinlendi.

3 Yedinci günü kutsadý. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrý o gün yaptýðý, yarattýðý bütün iþi bitirip dinlendi.

4 Göðün ve yerin yaratýlýþ öyküsü: RAB Tanrý göðü ve yeri yarattýðýnda,

5 yeryüzünde yabanýl bir fidan, bir ot bile bitmemiþti. Çünkü RAB Tanrý henüz yeryüzüne yaðmur göndermemiþti. Topraðý iþleyecek insan da yoktu.

6 Yerden yükselen buhar*fb* bütün topraklarý suluyordu.

7 RAB Tanrý Adem'i topraktan yarattý ve burnuna yaþam soluðunu üfledi. Böylece Adem yaþayan varlýk oldu.

8 RAB Tanrý doðuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattýðý Adem'i oraya koydu.

9 Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel aðaç yetiþtirdi. Bahçenin ortasýnda yaþam aðacýyla iyiyle kötüyü bilme aðacý vardý.

10 Aden'den bir ýrmak doðuyor, bahçeyi sulayýp orada dört kola ayrýlýyordu.

11 Ýlk ýrmaðýn adý Piþon'dur. Altýn kaynaklarý olan Havila sýnýrlarý boyunca akar.

12 Orada iyi altýn, reçine ve oniks bulunur.

13 Ýkinci ýrmaðýn adý Gihon'dur, Kûþ* sýnýrlarý boyunca akar.

14 Üçüncü ýrmaðýn adý Dicle'dir, Asur'un doðusundan akar. Dördüncü ýrmak ise Fýrat'týr.

15 RAB Tanrý Aden bahçesine bakmasý, onu iþlemesi için Adem'i oraya koydu.

16 Ona, 'Bahçede istediðin aðacýn meyvesini yiyebilirsin' diye buyurdu,

17 'Ama iyiyle kötüyü bilme aðacýndan yeme. Çünkü ondan yediðin gün kesinlikle ölürsün.'

18 Sonra, 'Adem'in yalnýz kalmasý iyi deðil' dedi, 'Ona uygun bir yardýmcý yaratacaðým.'

19 RAB Tanrý yerdeki hayvanlarýn, gökteki kuþlarýn tümünü topraktan yaratmýþtý. Onlara ne ad vereceðini görmek için hepsini Adem'e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlý o adla anýldý.

20 Adem bütün evcil ve yabanýl hayvanlara, gökte uçan kuþlara ad koydu. Ama kendisi için uygun bir yardýmcý bulunmadý.

21 RAB Tanrý Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrý onun kaburga kemiklerinden birini alýp yerini etle kapadý.

22 Adem'den aldýðý kaburga kemiðinden bir kadýn yaratarak onu Adem'e getirdi.

23 Adem, 'Ýþte, bu benim kemiklerimden alýnmýþ kemik, Etimden alýnmýþ ettir' dedi, 'Ona denilecek, Çünkü o adamdan*fc* alýndý.'

24 Bu nedenle adam annesini babasýný býrakýp karýsýna baðlanacak, ikisi tek beden olacak.

25 Adem de karýsý da çýplaktýlar, henüz utanç nedir bilmiyorlardý.

3

1 RAB Tanrý'nýn yarattýðý yabanýl hayvanlarýn en kurnazý yýlandý. Yýlan kadýna, 'Tanrý gerçekten, dedi mi?' diye sordu.

2 Kadýn, 'Bahçedeki aðaçlarýn meyvelerinden yiyebiliriz' diye yanýtladý,

3 'Ama Tanrý, dedi.'

4 Yýlan, 'Kesinlikle ölmezsiniz' dedi,

5 'Çünkü Tanrý biliyor ki, o aðacýn meyvesini yediðinizde gözleriniz açýlacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrý gibi olacaksýnýz.'

6 Kadýn aðacýn güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduðunu gördü. Meyveyi koparýp yedi. Yanýndaki kocasýna verdi, o da yedi.

7 Ýkisinin de gözleri açýldý. Çýplak olduklarýný anladýlar. Bu yüzden incir yapraklarý dikip kendilerine önlük yaptýlar.

8 Derken, günün serinliðinde bahçede yürüyen RAB Tanrý'nýn sesini duydular. O'ndan kaçýp aðaçlarýn arasýna gizlendiler.

9 RAB Tanrý Adem'e, 'Neredesin?' diye seslendi.

10 Adem, 'Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çýplaktým, bu yüzden gizlendim' dedi.

11 RAB Tanrý, 'Çýplak olduðunu sana kim söyledi?' diye sordu, 'Sana meyvesini yeme dediðim aðaçtan mý yedin?'

12 Adem, 'Yanýma koyduðun kadýn aðacýn meyvesini bana verdi, ben de yedim' diye yanýtladý.

13 RAB Tanrý kadýna, 'Nedir bu yaptýðýn?' diye sordu.

14 Bunun üzerine RAB Tanrý yýlana, 'Bu yaptýðýndan ötürü Bütün evcil ve yabanýl hayvanlarýn En lanetlisi sen olacaksýn' dedi, 'Karnýnýn üzerinde sürünecek, Yaþamýn boyunca toprak yiyeceksin.

15 Seninle kadýný, onun soyuyla senin soyunu Birbirinize düþman edeceðim. Onun soyu senin baþýný ezecek, Sen onun topuðuna saldýracaksýn.'

16 RAB Tanrý kadýna, 'Çocuk doðururken sana Çok acý çektireceðim' dedi, 'Aðrý çekerek doðum yapacaksýn. Kocana istek duyacaksýn, Seni o yönetecek.'

17 RAB Tanrý Adem'e, 'Karýnýn sözünü dinlediðin ve sana, Meyvesini yeme dediðim aðaçtan yediðin için Toprak senin yüzünden lanetlendi' dedi, 'Yaþam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksýn.

18 Toprak sana diken ve çalý verecek, Yaban otu yiyeceksin.

19 Topraða dönünceye dek Ekmeðini alýn teri dökerek kazanacaksýn. Çünkü topraksýn, topraktan yaratýldýn Ve yine topraða döneceksin.'

20 Adem karýsýna Havva*fç* adýný verdi. Çünkü o bütün insanlarýn*fç* annesiydi.

21 RAB Tanrý Adem'le karýsý için deriden giysiler yaptý, onlarý giydirdi.

22 Sonra, 'Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu' dedi, 'Artýk yaþam aðacýna uzanýp meyve almasýna, yiyip ölümsüz olmasýna izin verilmemeli.'

23 Böylece RAB Tanrý, yaratýlmýþ olduðu topraðý iþlemek üzere Adem'i Aden bahçesinden çýkardý.

24 Onu kovdu. Yaþam aðacýnýn yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doðusuna Keruvlar* ve her yana dönen alevli bir kýlýç yerleþtirdi.

4

1 Adem karýsý Havva ile yattý. Havva hamile kaldý ve Kayin'i doðurdu. 'RAB'bin yardýmýyla bir oðul dünyaya getirdim' dedi.

2 Daha sonra Kayin'in kardeþi Habil'i doðurdu. Habil çoban oldu, Kayin ise çiftçi.

3 Günler geçti. Bir gün Kayin topraðýn ürünlerinden RAB'be sunu getirdi.

4 Habil de sürüsünde ilk doðan hayvanlardan bazýlarýný, özellikle de yaðlarýný getirdi. RAB Habil'i ve sunusunu kabul etti.

5 Kayin'le sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratýný astý.

6 RAB Kayin'e, 'Niçin öfkelendin?' diye sordu, 'Niçin surat astýn?

7 Doðru olaný yapsan, seni kabul etmez miyim? Ancak doðru olaný yapmazsan, günah kapýda pusuya yatmýþ, seni bekliyor. Ona egemen olmalýsýn.'

8 Kayin kardeþi Habil'e, 'Haydi, tarlaya gidelim*fe*' dedi. Tarlada birlikteyken kardeþine saldýrýp onu öldürdü.

9 RAB Kayin'e, 'Kardeþin Habil nerede?' diye sordu.

10 RAB, 'Ne yaptýn?' dedi, 'Kardeþinin kaný topraktan bana sesleniyor.

11 Artýk döktüðün kardeþ kanýný içmek için aðzýný açan topraðýn laneti altýndasýn.

12 Ýþlediðin toprak bundan böyle sana ürün vermeyecek. Yeryüzünde aylak aylak dolaþacaksýn.'

13 Kayin, 'Cezam kaldýramayacaðým kadar aðýr' diye karþýlýk verdi,

14 'Bugün beni bu topraklardan kovdun. Artýk huzurundan uzak kalacak, yeryüzünde aylak aylak dolaþacaðým. Kim bulsa öldürecek beni.'

15 Bunun üzerine RAB, 'Seni kim öldürürse, ondan yedi kez öç alýnacak' dedi. Kimse bulup öldürmesin diye Kayin'in üzerine bir niþan koydu.

16 Kayin RAB'bin huzurundan ayrýldý. Aden bahçesinin doðusunda, Nod*ff* topraklarýna yerleþti.

17 Kayin karýsýyla yattý. Karýsý hamile kaldý ve Hanok'u doðurdu. Kayin o sýrada bir kent kurmaktaydý. Kente oðlu Hanok'un adýný verdi.

18 Hanok'tan Ýrat oldu. Ýrat'tan Mehuyael, Mehuyael'den Metuþael, Metuþael'den Lemek oldu.

19 Lemek iki kadýnla evlendi. Birinin adý Âda, öbürünün ise Silla'ydý.

20 Âda Yaval'ý doðurdu. Yaval sürü sahibi göçebelerin atasýydý.

21 Kardeþinin adý Yuval'dý. Yuval lir ve ney çalanlarýn atasýydý.

22 Silla Tuval-Kayin'i doðurdu. Tuval-Kayin tunç* ve demirden çeþitli kesici aletler yapardý. Tuval-Kayin'in kýzkardeþi Naama'ydý.

23 Lemek karýlarýna þöyle dedi: 'Ey Âda ve Silla, beni dinleyin, Ey Lemek'in karýlarý, sözlerime kulak verin. Beni yaraladýðý için Bir adam öldürdüm, Beni hýrpaladýðý için Bir genci öldürdüm.

24 Kayin'in yedi kez öcü alýnacaksa, Lemek'in yetmiþ yedi kez öcü alýnmalý.'

25 Adem karýsýyla yine yattý. Havva bir erkek çocuk doðurdu. 'Tanrý Kayin'in öldürdüðü Habil'in yerine bana baþka bir oðul baðýþladý' diyerek çocuða Þit*fg* adýný verdi.

26 Þit'in de bir oðlu oldu, adýný Enoþ koydu.

5

1 Adem soyunun öyküsü: Tanrý insaný yarattýðýnda onu kendine benzer kýldý.

2 Onlarý erkek ve diþi olarak yarattý ve kutsadý. Yaratýldýklarý gün onlara 'Ýnsan' adýný verdi.

3 Adem 130 yaþýndayken kendi suretinde, kendisine benzer bir oðlu oldu. Ona Þit adýný verdi.

4 Þit'in doðumundan sonra Adem 800 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

5 Adem toplam 930 yýl yaþadýktan sonra öldü.

6 Þit 105 yaþýndayken oðlu Enoþ doðdu.

7 Enoþ'un doðumundan sonra Þit 807 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

8 Þit toplam 912 yýl yaþadýktan sonra öldü.

9 Enoþ 90 yaþýndayken oðlu Kenan doðdu.

10 Kenan'ýn doðumundan sonra Enoþ 815 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

11 Enoþ toplam 905 yýl yaþadýktan sonra öldü.

12 Kenan 70 yaþýndayken oðlu Mahalalel doðdu.

13 Mahalalel'in doðumundan sonra Kenan 840 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

14 Kenan toplam 910 yýl yaþadýktan sonra öldü.

15 Mahalalel 65 yaþýndayken oðlu Yeret doðdu.

16 Yeret'in doðumundan sonra Mahalalel 830 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

17 Mahalalel toplam 895 yýl yaþadýktan sonra öldü.

18 Yeret 162 yaþýndayken oðlu Hanok doðdu.

19 Hanok'un doðumundan sonra Yeret 800 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

20 Yeret toplam 962 yýl yaþadýktan sonra öldü.

21 Hanok 65 yaþýndayken oðlu Metuþelah doðdu.

22 Metuþelah'ýn doðumundan sonra Hanok 300 yýl Tanrý yolunda yürüdü. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

23 Hanok toplam 365 yýl yaþadý.

24 Tanrý yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrý onu yanýna almýþtý.

25 Metuþelah 187 yaþýndayken oðlu Lemek doðdu.

26 Lemek'in doðumundan sonra Metuþelah 782 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

27 Metuþelah toplam 969 yýl yaþadýktan sonra öldü.

28 Lemek 182 yaþýndayken bir oðlu oldu.

29 'RAB'bin lanetlediði bu toprak yüzünden çektiðimiz eziyeti, harcadýðýmýz emeði bu çocuk hafifletip bizi rahatlatacak' diyerek çocuða Nuh*fh* adýný verdi.

30 Nuh'un doðumundan sonra Lemek 595 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

31 Lemek toplam 777 yýl yaþadýktan sonra öldü.

32 Nuh 500 yýl yaþadýktan sonra Sam, Ham, Yafet adlý oðullarý doðdu.

6

1 Yeryüzünde insanlar çoðalmaya baþladý, kýzlar doðdu.

2 Ýlahi varlýklar*fý* insan kýzlarýnýn güzelliðini görünce beðendikleriyle evlendiler.

3 RAB, 'Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür' dedi, 'Ýnsanýn ömrü yüz yirmi yýl olacak.'

4 Ýlahi varlýklarýn*fý* insan kýzlarýyla evlenip çocuk sahibi olduklarý günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller*fi* vardý. Bunlar eski çað kahramanlarý, ünlü kiþilerdi.

5 RAB baktý, yeryüzünde insanýn yaptýðý kötülük çok, aklý fikri hep kötülükte.

6 Ýnsaný yarattýðýna piþman oldu. Yüreði sýzladý.

7 'Yarattýðým insanlarý, hayvanlarý, sürüngenleri*, kuþlarý yeryüzünden silip atacaðým' dedi, 'Çünkü onlarý yarattýðýma piþman oldum.'

8 Ama Nuh RAB'bin gözünde lütuf buldu.

9 Nuh'un öyküsü þöyledir: Nuh doðru bir insandý. Çaðdaþlarý arasýnda kusursuz biriydi. Tanrý yolunda yürüdü.

10 Üç oðlu vardý: Sam, Ham, Yafet.

11 Tanrý'nýn gözünde yeryüzü bozulmuþ, zorbalýkla dolmuþtu.

12 Tanrý yeryüzüne baktý ve her þeyin ne denli bozulduðunu gördü. Çünkü insanlar yoldan çýkmýþtý.

13 Tanrý Nuh'a, 'Ýnsanlýða son vereceðim' dedi, 'Çünkü onlar yüzünden yeryüzü zorbalýkla doldu. Onlarla birlikte yeryüzünü de yok edeceðim.

14 Kendine gofer*fj* aðacýndan bir gemi yap. Ýçini dýþýný ziftle, içeriye kamaralar yap.

15 Gemiyi þöyle yapacaksýn: Uzunluðu üç yüz*fk*, geniþliði elli*fl*, yüksekliði otuz arþýn*fm* olacak.

16 Pencere de yap, boyu yukarýya doðru bir arþýný*fn* bulsun. Kapýyý geminin yan tarafýna koy. Alt, orta ve üst güverteler yap.

17 Yeryüzüne tufan göndereceðim. Göklerin altýnda soluk alan bütün canlýlarý yok edeceðim. Yeryüzündeki her canlý ölecek.

18 Ama seninle bir antlaþma yapacaðým. Oðullarýn, karýn, gelinlerinle birlikte gemiye bin.

19 Sað kalabilmeleri için her canlý türünden bir erkek, bir diþi olmak üzere birer çifti gemiye al.

20 Çeþit çeþit kuþlar, hayvanlar, sürüngenler sað kalmak için çifter çifter sana gelecekler.

21 Yanýna hem kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ilerde yemek üzere depola.'

22 Nuh Tanrý'nýn bütün buyruklarýný yerine getirdi.

7

1 RAB Nuh'a, 'Bütün ailenle birlikte gemiye bin' dedi, 'Çünkü bu kuþak içinde yalnýz seni doðru buldum.

2 Yeryüzünde soylarý tükenmesin diye, yanýna temiz sayýlan hayvanlardan erkek ve diþi olmak üzere yediþer çift, kirli sayýlan hayvanlardan birer çift, kuþlardan yediþer çift al.

3

4 Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kýrk gün kýrk gece yaðmur yaðdýracaðým. Yarattýðým her canlýyý yeryüzünden silip atacaðým.'

5 Nuh RAB'bin bütün buyruklarýný yerine getirdi.

6 Yeryüzünde tufan koptuðunda Nuh altý yüz yaþýndaydý.

7 Nuh, oðullarý, karýsý, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.

8 Tanrý'nýn Nuh'a buyurduðu gibi temiz ve kirli sayýlan her tür hayvan, kuþ ve sürüngenden* erkek ve diþi olmak üzere birer çift Nuh'a gelip gemiye bindiler.

9

10 Yedi gün sonra tufan koptu.

11 Nuh altý yüz yaþýndayken, o yýlýn ikinci ayýnýn* on yedinci günü enginlerin bütün kaynaklarý fýþkýrdý, göklerin kapaklarý açýldý.

12 Yeryüzüne kýrk gün kýrk gece yaðmur yaðdý.

13 Nuh, oðullarý Sam, Ham, Yafet, Nuh'un karýsýyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler.

14 Onlarla birlikte her tür hayvan -evcil hayvanlarýn, sürüngenlerin, kuþlarýn, uçan yaratýklarýn her türü- gemiye bindi.

15 Soluk alan her tür canlý çifter çifter Nuh'un yanýna gelip gemiye bindi.

16 Gemiye giren hayvanlar Tanrý'nýn Nuh'a buyurduðu gibi erkek ve diþiydi. RAB Nuh'un ardýndan kapýyý kapadý.

17 Tufan kýrk gün sürdü. Çoðalan sular gemiyi yerden yukarý kaldýrdý.

18 Sular yükseldi, çoðaldýkça çoðaldý; gemi suyun üzerinde yüzmeye baþladý.

19 Sular öyle yükseldi ki, yeryüzündeki bütün yüksek daðlar su altýnda kaldý.

20 Yükselen sular daðlarý on beþ arþýn*fo* aþtý.

21 Yeryüzünde yaþayan bütün canlýlar yok oldu; kuþlar, evcil ve yabanýl hayvanlar, sürüngenler, insanlar, soluk alan bütün canlýlar öldü.

22

23 RAB insanlardan evcil hayvanlara, sürüngenlerden kuþlara dek bütün canlýlarý yok etti, yeryüzündeki her þey silinip gitti. Yalnýz Nuh'la gemidekiler kaldý.

24 Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladý.

8

1 Sonra Tanrý Nuh'u ve gemideki evcil ve yabanýl hayvanlarý anýmsadý. Yeryüzünde bir rüzgar estirdi, sular alçalmaya baþladý.

2 Enginlerin kaynaklarý, göklerin kapaklarý kapandý. Yaðmur dindi.

3 Sular yeryüzünden çekilmeye baþladý. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldý.

4 Gemi yedinci ayýn* on yedinci günü Ararat daðlarýna oturdu.

5 Sular onuncu aya kadar sürekli azaldý. Onuncu ayýn birinde daðlarýn doruðu göründü.

6 Kýrk gün sonra Nuh yapmýþ olduðu geminin penceresini açtý.

7 Kuzgunu dýþarý gönderdi. Kuzgun sular kuruyuncaya kadar dönmedi, uçup durdu.

8 Bunun üzerine Nuh sularýn yeryüzünden çekilip çekilmediðini anlamak için güvercini gönderdi.

9 Güvercin konacak bir yer bulamadý, çünkü her yer suyla kaplýydý. Gemiye, Nuh'un yanýna döndü. Nuh uzanýp güvercini tuttu ve gemiye, yanýna aldý.

10 Yedi gün daha bekledi, sonra güvercini yine dýþarý saldý.

11 Güvercin gagasýnda yeni kopmuþ bir zeytin yapraðýyla akþamleyin geri döndü. O zaman Nuh sularýn yeryüzünden çekilmiþ olduðunu anladý.

12 Yedi gün daha bekledikten sonra güvercini yine gönderdi. Bu kez güvercin geri dönmedi.

13 Nuh altý yüz bir yaþýndayken, birinci ayýn birinde yeryüzündeki sular kurudu. Nuh geminin üstündeki kapaðý kaldýrýnca topraðýn kurumuþ olduðunu gördü.

14 Ýkinci ayýn yirmi yedinci günü toprak tümüyle kurumuþtu.

15 Tanrý Nuh'a, 'Karýn, oðullarýn ve gelinlerinle birlikte gemiden çýk' dedi,

16

17 'Kendinle birlikte bütün canlýlarý, kuþlarý, hayvanlarý, sürüngenleri* de çýkar. Üresinler, verimli olsunlar, yeryüzünde çoðalsýnlar.'

18 Nuh karýsý, oðullarý ve gelinleriyle birlikte gemiden çýktý.

19 Bütün hayvanlar, sürüngenler, kuþlar, yeryüzünde yaþayan her tür canlý da gemiyi terk etti.

20 Nuh RAB'be bir sunak yaptý. Orada bütün temiz sayýlan hayvanlarla kuþlardan yakmalýk sunular* sundu.

21 Güzel kokudan hoþnut olan RAB içinden þöyle dedi: 'Ýnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceðim. Çünkü insan yüreðindeki eðilimler çocukluðundan beri kötüdür. Þimdi yaptýðým gibi bütün canlýlarý bir daha yok etmeyeceðim.

22 'Dünya durdukça Ekin ekmek, biçmek, Sýcak, soðuk, Yaz, kýþ, Gece, gündüz hep var olacaktýr.'

9

1 Tanrý, Nuh'u ve oðullarýný kutsayarak, 'Verimli olun, çoðalýp yeryüzünü doldurun' dedi,

2 'Yerdeki hayvanlarýn, gökteki kuþlarýn tümü sizden korkup ürkecek. Yeryüzündeki bütün canlýlar, denizdeki bütün balýklar sizin yönetiminize verilmiþtir.

3 Bütün canlýlar size yiyecek olacak. Yeþil bitkiler gibi, hepsini size veriyorum.

4 'Yalnýz kanlý et yemeyeceksiniz, çünkü kan caný içerir.

5 Sizin de kanýnýz dökülürse, hakkýnýzý kesinlikle arayacaðým. Her hayvandan hesabýný soracaðým. Her insandan, kardeþinin canýna kýyan herkesten hakkýnýzý arayacaðým.

6 'Kim insan kaný dökerse, Kendi kaný da insan tarafýndan dökülecektir. Çünkü Tanrý insaný kendi suretinde yarattý.

7 Verimli olun, çoðalýn. Yeryüzünde üreyin, artýn.'

8 Tanrý Nuh'a ve oðullarýna þöyle dedi:

9 'Sizinle ve gelecek kuþaklarýnýzla, sizinle birlikteki bütün canlýlarla -kuþlar, evcil ve yabanýl hayvanlar, gemiden çýkan bütün hayvanlarla- antlaþmamý sürdürmek istiyorum.

10

11 Sizinle antlaþmamý sürdüreceðim: Bir daha tufanla bütün canlýlar yok olmayacak. Yeryüzünü yok eden tufan bir daha olmayacak.'

12 Tanrý þöyle sürdürdü konuþmasýný: 'Sizinle ve bütün canlýlarla kuþaklar boyu sonsuza dek sürecek antlaþmamýn belirtisi þu olacak:

13 Yayýmý bulutlara yerleþtireceðim ve bu, yeryüzüyle aramdaki antlaþmanýn belirtisi olacak.

14 Yeryüzüne ne zaman bulut göndersem, yayým bulutlarýn arasýnda ne zaman görünse,

15 sizinle ve bütün canlý varlýklarla yaptýðým antlaþmayý anýmsayacaðým: Canlýlarý yok edecek bir tufan bir daha olmayacak.

16 Ne zaman bulutlarda yay görünse, ona bakýp yeryüzünde yaþayan bütün canlýlarla yaptýðým sonsuza dek geçerli antlaþmayý anýmsayacaðým.'

17 Tanrý Nuh'a, 'Kendimle yeryüzündeki bütün canlýlar arasýnda sürdüreceðim antlaþmanýn belirtisi budur' dedi.

18 Gemiden çýkan Nuh'un oðullarý Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenan'ýn babasýydý.

19 Nuh'un üç oðlu bunlardý. Yeryüzüne yayýlan bütün insanlar onlardan üredi.

20 Nuh çiftçiydi, ilk baðý o dikti.

21 Þarap içip sarhoþ oldu, çadýrýnýn içinde çýrýlçýplak uzandý.

22 Kenan'ýn babasý olan Ham babasýnýn çýplak olduðunu görünce dýþarý çýkýp iki kardeþine anlattý.

23 Sam'la Yafet bir giysi alýp omuzlarýna attýlar, geri geri yürüyerek çýplak babalarýný örttüler. Babalarýný çýplak görmemek için yüzlerini öbür yana çevirdiler.

24 Nuh ayýlýnca küçük oðlunun ne yaptýðýný anlayarak,

25 þöyle dedi: 'Kenan'a lanet olsun, Köleler kölesi olsun kardeþlerine.

26 Övgüler olsun Sam'ýn Tanrýsý RAB'be, Kenan Sam'a kul olsun.

27 Tanrý Yafet'e*fö* bolluk versin, Sam'ýn çadýrlarýnda yaþasýn, Kenan Yafet'e kul olsun.'

28 Nuh tufandan sonra üç yüz elli yýl daha yaþadý.

29 Toplam dokuz yüz elli yýl yaþadýktan sonra öldü.

10

1 Nuh'un oðullarý Sam, Ham ve Yafet'in öyküsü þudur:

2 Yafet'in oðullarý: Gomer, Magog, Meday, Yâvan, Tuval, Meþek, Tiras.

3 Gomer'in oðullarý: Aþkenaz, Rifat, Togarma.

4 Yâvan'ýn oðullarý: Eliþa, Tarþiþ, Kittim, Rodanim.

5 Kýyýlarda yaþayan insanlarýn atalarý bunlardýr. Ülkelerinde çeþitli dillere, uluslarýnda çeþitli boylara bölündüler.

6 Ham'ýn oðullarý: Kûþ, Misrayim, Pût, Kenan.

7 Kûþ'un oðullarý: Seva, Havila, Savta, Raama, Savteka. Raama'nýn oðullarý: Þeva, Dedan.

8 Kûþ'un Nemrut adýnda bir oðlu oldu. Yiðitliðiyle yeryüzüne ün saldý.

9 RAB'bin önünde yiðit bir avcýydý. 'RAB'bin önünde Nemrut gibi yiðit avcý' sözü buradan gelir.

10 Ýlkin Þinar topraklarýnda, Babil, Erek, Akat, Kalne kentlerinde krallýk yaptý.

11 Sonra Asur'a giderek Ninova, Rehovot-Ýr, Kalah kentlerini ve Ninova'yla önemli bir kent olan Kalah arasýnda Resen'i kurdu.

12

13 Misrayim Ludlular'ýn, Anamlýlar'ýn, Lehavlýlar'ýn, Naftuhlular'ýn, Patruslular'ýn, Filistliler'in atalarý olan Kasluhlular'ýn ve Kaftorlular'ýn atasýydý.

14

15 Kenan ilk oðlu olan Sidon'un*fp* babasý ve Hititler'in*, Yevuslular'ýn, Amorlular'ýn, Girgaþlýlar'ýn, Hivliler'in, Arklýlar'ýn, Sinliler'in, Arvatlýlar'ýn, Semarlýlar'ýn, Hamalýlar'ýn atasýydý. Kenan boylarý daha sonra daðýldý.

16

17

18

19 Kenan sýnýrý Sayda'dan Gerar, Gazze, Sodom, Gomora, Adma ve Sevoyim'e doðru Laþa'ya kadar uzanýyordu.

20 Ülkelerinde ve uluslarýnda çeþitli boylara ve dillere bölünen Hamoðullarý bunlardý.

21 Yafet'in aðabeyi olan Sam'ýn da çocuklarý oldu. Sam bütün Ever soyunun atasýydý.

22 Sam'ýn oðullarý: Elam, Asur, Arpakþat, Lud, Aram.

23 Aram'ýn oðullarý: Ûs, Hul, Geter, Maþ.

24 Arpakþat Þelah'ýn babasýydý*fr*. Þelah'tan Ever oldu.

25 Ever'in iki oðlu oldu. Birinin adý Pelek'ti*fs*; çünkü yeryüzündeki insanlar onun yaþadýðý dönemde bölündü. Kardeþinin adý Yoktan'dý.

26 Yoktan Almodat'ýn, Þelef'in, Hasarmavet'in, Yerah'ýn, Hadoram'ýn, Uzal'ýn, Dikla'nýn, Oval'ýn, Avimael'in, Þeva'nýn, Ofir'in, Havila'nýn, Yovav'ýn atasýydý. Bunlarýn hepsi Yoktan'ýn soyundandý.

27

28

29

30 Doðuda, Meþa'dan Sefar'a uzanan daðlýk bölgede yaþarlardý.

31 Ülkelerinde ve uluslarýnda çeþitli boylara ve dillere bölünen Samoðullarý bunlardý.

32 Tufandan sonra kayda geçen, ulus ulus, boy boy yeryüzüne yayýlan bütün bu insanlar Nuh'un soyundan gelmedir.

11

1 Baþlangýçta dünyadaki bütün insanlar ayný dili konuþur, ayný sözleri kullanýrlardý.

2 Doðuya göçerlerken Þinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleþtiler.

3 Birbirlerine, 'Gelin, tuðla yapýp iyice piþirelim' dediler. Taþ yerine tuðla, harç yerine zift kullandýlar.

4 Sonra, 'Kendimize bir kent kuralým' dediler, 'Göklere eriþecek bir kule dikip ün salalým. Böylece yeryüzüne daðýlmayýz.'

5 RAB insanlarýn yaptýðý kentle kuleyi görmek için aþaðýya indi.

6 'Tek bir halk olup ayný dili konuþarak bunu yapmaya baþladýklarýna göre, düþündüklerini gerçekleþtirecek, hiçbir engel tanýmayacaklar' dedi,

7 'Gelin, aþaðý inip dillerini karýþtýralým ki, birbirlerini anlamasýnlar.'

8 Böylece RAB onlarý yeryüzüne daðýtarak kentin yapýmýný durdurdu.

9 Bu nedenle kente Babil*fþ* adý verildi. Çünkü RAB bütün insanlarýn dilini orada karýþtýrmýþ ve onlarý yeryüzünün dört bucaðýna daðýtmýþtý.

10 Sam'ýn soyunun öyküsü: Tufandan iki yýl sonra Sam 100 yaþýndayken oðlu Arpakþat doðdu.

11 Arpakþat'ýn doðumundan sonra Sam 500 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

12 Arpakþat 35 yaþýndayken oðlu Þelah doðdu.

13 Þelah'ýn doðumundan sonra Arpakþat 403 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu*ft*.

14 Þelah 30 yaþýndayken oðlu Ever doðdu.

15 Ever'in doðumundan sonra Þelah 403 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

16 Ever 34 yaþýndayken oðlu Pelek doðdu.

17 Pelek'in doðumundan sonra Ever 430 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

18 Pelek 30 yaþýndayken oðlu Reu doðdu.

19 Reu'nun doðumundan sonra Pelek 209 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

20 Reu 32 yaþýndayken oðlu Seruk doðdu.

21 Seruk'un doðumundan sonra Reu 207 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

22 Seruk 30 yaþýndayken oðlu Nahor doðdu.

23 Nahor'un doðumundan sonra Seruk 200 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

24 Nahor 29 yaþýndayken oðlu Terah doðdu.

25 Terah'ýn doðumundan sonra Nahor 119 yýl daha yaþadý. Baþka oðullarý, kýzlarý oldu.

26 Yetmiþ yaþýndan sonra Terah'ýn Avram, Nahor ve Haran adlý oðullarý oldu.

27 Terah soyunun öyküsü: Terah Avram, Nahor ve Haran'ýn babasýydý. Haran'ýn Lut adlý bir oðlu oldu.

28 Haran, babasý Terah henüz saðken, doðduðu ülkede, Kildaniler'in* Ur Kenti'nde öldü.

29 Avram'la Nahor evlendiler. Avram'ýn karýsýnýn adý Saray, Nahor'unkinin adý Milka'ydý. Milka Yiska'nýn babasý Haran'ýn kýzýydý.

30 Saray kýsýrdý, çocuðu olmuyordu.

31 Terah, oðlu Avram'ý, Haran'ýn oðlu olan torunu Lut'u ve Avram'ýn karýsý olan gelini Saray'ý yanýna aldý. Kenan ülkesine gitmek üzere Kildaniler'in Ur Kenti'nden ayrýldýlar. Harran'a gidip oraya yerleþtiler.

32 Terah iki yüz beþ yýl yaþadýktan sonra Harran'da öldü.

12

1 RAB Avram'a, 'Ülkeni, akrabalarýný, baba evini býrak, sana göstereceðim ülkeye git' dedi,

2 'Seni büyük bir ulus yapacaðým, Seni kutsayacak, sana ün kazandýracaðým, Bereket kaynaðý olacaksýn.

3 Seni kutsayanlarý kutsayacak, Seni lanetleyeni lanetleyeceðim. Yeryüzündeki bütün halklar Senin aracýlýðýnla kutsanacak.'

4 Avram RAB'bin buyurduðu gibi yola çýktý. Lut da onunla birlikte gitti. Avram Harran'dan ayrýldýðý zaman yetmiþ beþ yaþýndaydý.

5 Karýsý Saray'ý, yeðeni Lut'u, Harran'da kazandýklarý mallarý, edindikleri uþaklarý yanýna alýp Kenan ülkesine doðru yola çýktý. Oraya vardýlar.

6 Avram ülke boyunca Þekem'deki More meþesine kadar ilerledi. O günlerde orada Kenanlýlar yaþýyordu.

7 RAB Avram'a görünerek, 'Bu topraklarý senin soyuna vereceðim' dedi. Avram kendisine görünen RAB'be orada bir sunak yaptý.

8 Oradan Beytel'in doðusundaki daðlýk bölgeye doðru gitti. Çadýrýný batýdaki Beytel'le doðudaki Ay Kenti'nin arasýna kurdu. Orada RAB'be bir sunak yapýp RAB'bi adýyla çaðýrdý.

9 Sonra kona göçe Negev'e doðru ilerledi.

10 Ülkedeki þiddetli kýtlýk yüzünden Avram geçici bir süre için Mýsýr'a gitti.

11 Mýsýr'a yaklaþtýklarýnda karýsý Saray'a, 'Güzel bir kadýn olduðunu biliyorum' dedi,

12 'Olur ki Mýsýrlýlar seni görüp, diyerek beni öldürür, seni sað býrakýrlar.

13 Lütfen, de ki, senin hatýrýn için bana iyi davransýnlar, canýma dokunmasýnlar.'

14 Avram Mýsýr'a girince, Mýsýrlýlar karýsýnýn çok güzel olduðunu farkettiler.

15 Kadýný gören firavunun adamlarý, güzelliðini firavuna övdüler. Kadýn saraya alýndý.

16 Onun hatýrý için firavun Avram'a iyi davrandý. Avram davar, sýðýr, erkek ve diþi eþek, erkek ve kadýn köle, deve sahibi oldu.

17 RAB Avram'ýn karýsý Saray yüzünden firavunla ev halkýnýn baþýna korkunç felaketler getirdi.

18 Firavun Avram'ý çaðýrtarak, 'Nedir bana bu yaptýðýn?' dedi, 'Neden Saray'ýn karýn olduðunu söylemedin?

19 Niçin diyerek onunla evlenmeme izin verdin? Al karýný, git!'

20 Firavun Avram için adamlarýna buyruk verdi. Böylece Avram'la karýsýný sahip olduðu her þeyle birlikte gönderdiler.

13

1 Avram, karýsý ve sahip olduðu her þeyle birlikte Mýsýr'dan ayrýlýp Negev'e doðru gitti. Lut da onunla birlikteydi.

2 Avram çok zengindi. Sürüleri, altýnlarý, gümüþleri vardý.

3 Negev'den baþlayýp bir yerden öbürüne göçerek Beytel'e kadar gitti. Beytel'le Ay Kenti arasýnda daha önce çadýrýný kurmuþ olduðu yere vardý.

4 Önceden yapmýþ olduðu sunaðýn bulunduðu yere gidip orada RAB'bi adýyla çaðýrdý.

5 Avram'la birlikte göçen Lut'un da davarlarý, sýðýrlarý, çadýrlarý vardý.

6 Mallarý öyle çoktu ki, toprak birlikte yaþamalarýna elvermedi; yan yana yaþayamadýlar.

7 Avram'ýn çobanlarýyla Lut'un çobanlarý arasýnda kavga çýktý. -O günlerde Kenanlýlar'la Perizliler de orada yaþýyorlardý.-

8 Avram Lut'a, 'Biz akrabayýz' dedi, 'Bu yüzden aramýzda da çobanlarýmýz arasýnda da kavga çýkmasýn.

9 Bütün topraklar senin önünde. Gel, ayrýlalým. Sen sola gidersen, ben saða gideceðim. Sen saða gidersen, ben sola gideceðim.'

10 Lut çevresine baktý. Þeria Ovasý'nýn tümü RAB'bin bahçesi gibi, Soar'a doðru giderken Mýsýr topraklarý gibiydi. Her yerde bol su vardý. RAB Sodom ve Gomora kentlerini yok etmeden önce ova böyleydi.

11 Lut kendine Þeria Ovasý'nýn tümünü seçerek doðuya doðru göçtü. Birbirlerinden ayrýldýlar.

12 Avram Kenan topraklarýnda kaldý. Lut ovadaki kentlerin arasýna yerleþti, Sodom'a yakýn bir yere çadýr kurdu.

13 Sodom halký çok kötüydü. RAB'be karþý büyük günah iþliyordu.

14 Lut Avram'dan ayrýldýktan sonra, RAB Avram'a, 'Bulunduðun yerden kuzeye, güneye, doðuya, batýya dikkatle bak' dedi,

15 'Gördüðün bütün topraklarý sonsuza dek sana ve soyuna vereceðim.

16 Soyunu topraðýn tozu kadar çoðaltacaðým. Öyle ki, biri çýkýp da topraðýn tozunu sayabilirse, senin soyunu da sayabilecek.

17 Kalk, sana vereceðim topraklarý boydan boya dolaþ.'

18 Avram çadýrýný söktü, gidip Hevron'daki Mamre meþeliðine yerleþti. Orada RAB'be bir sunak yaptý.

14

1 Bu arada Þinar*fu* Kralý Amrafel, Ellasar Kralý Aryok, Elam Kralý Kedorlaomer ve Goyim Kralý Tidal

2 Sodom Kralý Bera'ya, Gomora Kralý Birþa'ya, Adma Kralý Þinav'a, Sevoyim Kralý Þemever'e ve Bala -Soar- Kralý'na karþý savaþ açtý.

3 Bu son beþ kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisi'nde güçlerini birleþtirmiþti.

4 Bu krallar on iki yýl Kedorlaomer'in egemenliði altýnda yaþamýþ, on üçüncü yýl ona baþkaldýrmýþlardý.

5 On dördüncü yýl Kedorlaomer'le onu destekleyen öbür krallar gelip Aþterot-Karnayim'de Refalýlar'ý, Ham'da Zuzlular'ý, Þave-Kiryatayim'de Emliler'i, çöl kenarýndaki El-Paran'a kadar uzanan daðlýk Seir bölgesinde Horlular'ý bozguna uðrattýlar.

6

7 Oradan geri dönüp Eyn-Miþpat'a -Kadeþ'e- gittiler. Amalekliler'in bütün topraklarýný alarak Haseson-Tamar'da yaþayan Amorlular'ý bozguna uðrattýlar.

8 Bunun üzerine Sodom, Gomora, Adma, Sevoyim, Bala -Soar- krallarý yola çýktý. Bu beþ kral dört krala -Elam Kralý Kedorlaomer, Goyim Kralý Tidal, Þinar Kralý Amrafel, Ellasar Kralý Aryok'a- karþý Siddim Vadisi'nde savaþ düzenine girdiler.

9

10 Siddim Vadisi zift çukurlarýyla doluydu. Sodom ve Gomora krallarý kaçarken adamlarýndan bazýlarý bu çukurlara düþtü. Sað kalanlarsa daðlara kaçtý.

11 Dört kral Sodom ve Gomora'nýn bütün malýný ve yiyeceðini alýp gitti.

12 Avram'ýn yeðeni Lut'la mallarýný da götürdüler. Çünkü o da Sodom'da yaþýyordu.

13 Oradan kaçýp kurtulan biri gelip Ýbrani Avram'a durumu bildirdi. Avram Eþkol'la Aner'in kardeþi Amorlu Mamre'nin meþeliðinde yaþýyordu. Bunlarýn hepsi Avram'dan yanaydýlar.

14 Avram yeðeni Lut'un tutsak alýndýðýný duyunca, evinde doðup yetiþmiþ üç yüz on sekiz adamýný yanýna alarak dört kralý Dan'a kadar kovaladý.

15 Adamlarýný gruplara ayýrdý, gece saldýrýp onlarý bozguna uðratarak Þam'ýn kuzeyindeki Hova'ya kadar kovaladý.

16 Yaðmalanan bütün malý, yeðeni Lut'la mallarýný, kadýnlarý ve halký geri getirdi.

17 Avram Kedorlaomer'le onu destekleyen krallarý bozguna uðratýp dönünce, Sodom Kralý onu karþýlamak için Kral Vadisi olan Þave Vadisi'ne gitti.

18 Yüce Tanrý'nýn kâhini* olan Þalem Kralý Melkisedek ekmek ve þarap getirdi.

19 Avram'ý kutsayarak þöyle dedi: 'Yeri göðü yaratan yüce Tanrý Avram'ý kutsasýn,

20 Düþmanlarýný onun eline teslim eden yüce Tanrý'ya övgüler olsun.'

21 Sodom Kralý Avram'a, 'Adamlarýmý bana ver, mallar sana kalsýn' dedi.

22 Avram Sodom Kralý'na, 'Yeri göðü yaratan yüce Tanrý RAB'bin önünde sana ait hiçbir þey, bir iplik, bir çarýk baðý bile almayacaðýma ant içerim' diye karþýlýk verdi, 'Öyle ki, demeyesin.

23

24 Yalnýz, adamlarýmýn yedikleri bunun dýþýnda. Bir de beni destekleyen Aner, Eþkol ve Mamre paylarýna düþeni alsýnlar.'

15

1 Bundan sonra RAB bir görümde Avram'a, 'Korkma, Avram' diye seslendi, 'Senin kalkanýn benim. Ödülün çok büyük olacak.'

2 Avram, 'Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?' dedi, 'Çocuk sahibi olamadým. Evim Þamlý Eliezer'e kalacak.

3 Bana çocuk vermediðin için evimdeki bir uþak mirasçým olacak.'

4 RAB yine seslendi: 'O mirasçýn olmayacak, öz çocuðun mirasçýn olacak.'

5 Sonra Avram'ý dýþarý çýkararak, 'Göklere bak' dedi, 'Yýldýzlarý sayabilir misin? Ýþte, soyun o kadar çok olacak.'

6 Avram RAB'be iman etti, RAB bunu ona doðruluk saydý.

7 Tanrý Avram'a, 'Bu topraklarý sana miras olarak vermek için Kildaniler'in* Ur Kenti'nden seni çýkaran RAB benim' dedi.

8 Avram, 'Ey Egemen RAB, bu topraklarý miras alacaðýmý nasýl bileceðim?' diye sordu.

9 RAB, 'Bana bir düve, bir keçi, bir de koç getir' dedi, 'Hepsi üçer yaþýnda olsun. Bir de kumruyla güvercin yavrusu getir.'

10 Avram hepsini getirdi, ortadan kesip parçalarý birbirine karþý dizdi. Yalnýz kuþlarý kesmedi.

11 Leþlerin üzerine konan yýrtýcý kuþlarý kovdu.

12 Güneþ batarken Avram derin bir uykuya daldý. Üzerine dehþet verici zifiri bir karanlýk çöktü.

13 RAB Avram'a þöyle dedi: 'Þunu iyi bil ki, senin soyun yabancý bir ülkede, gurbette yaþayacak. Dört yüz yýl kölelik edip baský görecek.

14 Ama soyuna kölelik yaptýran ulusu cezalandýracaðým. Sonra soyun oradan büyük mal varlýðýyla çýkacak.

15 Sen de esenlik içinde atalarýna kavuþacaksýn. Ýleri yaþta ölüp gömüleceksin.

16 Soyunun dördüncü kuþaðý buraya geri dönecek. Çünkü Amorlular'ýn yaptýðý kötülükler henüz doruða varmadý.'

17 Güneþ batýp karanlýk çökünce, dumanlý bir mangalla alevli bir meþale göründü ve kesilen hayvan parçalarýnýn arasýndan geçti.

18 O gün RAB Avram'la antlaþma yaparak ona þöyle dedi: 'Mýsýr Irmaðý'ndan büyük Fýrat Irmaðý'na kadar uzanan bu topraklarý -Ken, Keniz, Kadmon, Hitit*, Periz, Refa, Amor, Kenan, Girgaþ ve Yevus topraklarýný- senin soyuna vereceðim.'

16

1 Karýsý Saray Avram'a çocuk verememiþti. Saray'ýn Hacer adýnda Mýsýrlý bir cariyesi vardý.

2 Saray Avram'a, 'RAB çocuk sahibi olmamý engelledi' dedi, 'Lütfen, cariyemle yat. Belki bu yoldan bir çocuk sahibi olabilirim.' Avram Saray'ýn sözünü dinledi.

3 Saray Mýsýrlý cariyesi Hacer'i kocasý Avram'a karý olarak verdi. Bu olay Avram Kenan'da on yýl yaþadýktan sonra oldu.

4 Avram Hacer'le yattý, Hacer hamile kaldý. Hacer hamile olduðunu anlayýnca, hanýmýný küçük görmeye baþladý.

5 Saray Avram'a, 'Bu haksýzlýk senin yüzünden baþýma geldi!' dedi, 'Cariyemi koynuna soktum. Hamile olduðunu anlayýnca beni küçük görmeye baþladý. Ýkimiz arasýnda RAB karar versin.'

6 Avram, 'Cariyen senin elinde' dedi, 'Neyi uygun görürsen yap.' Böylece Saray cariyesine sert davranmaya baþladý. Hacer onun yanýndan kaçtý.

7 RAB'bin meleði Hacer'i çölde bir pýnarýn, Þur yolundaki pýnarýn baþýnda buldu.

8 Ona, 'Saray'ýn cariyesi Hacer, nereden gelip nereye gidiyorsun?' diye sordu.

9 RAB'bin meleði, 'Hanýmýna dön ve ona boyun eð' dedi,

10 'Senin soyunu öyle çoðaltacaðým ki, kimse sayamayacak.

11 'Ýþte hamilesin, bir oðlun olacak, Adýný Ýsmail*fü* koyacaksýn. Çünkü RAB sýkýntý içindeki yakarýþýný iþitti.

12 Oðlun yaban eþeðine benzer bir adam olacak, O herkese, herkes de ona karþý çýkacak. Kardeþlerinin hepsiyle çekiþme içinde yaþayacak*fv*.'

13 Hacer, 'Beni gören Tanrý'yý gerçekten gördüm mü?' diyerek kendisiyle konuþan RAB'be 'El-Roi*fy*' adýný verdi.

14 Bu yüzden Kadeþ'le Beret arasýndaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi*fz* adý verildi.

15 Hacer Avram'a bir erkek çocuk doðurdu. Avram çocuðun adýný Ýsmail koydu.

16 Hacer Ýsmail'i doðurduðunda, Avram seksen altý yaþýndaydý.

17

1 Avram doksan dokuz yaþýndayken RAB ona görünerek, 'Ben Her Þeye Gücü Yeten Tanrý'yým' dedi, 'Benim yolumda yürü, kusursuz ol.

2 Seninle yaptýðým antlaþmayý sürdürecek, soyunu alabildiðine çoðaltacaðým.'

3 Avram yüzüstü yere kapandý. Tanrý,

4 'Seninle yaptýðým antlaþma þudur' dedi, 'Birçok ulusun babasý olacaksýn.

5 Artýk adýn Avram*fa* deðil, Ýbrahim*fb* olacak. Çünkü seni birçok ulusun babasý yapacaðým.

6 Seni çok verimli kýlacaðým. Soyundan uluslar doðacak, krallar çýkacak.

7 Antlaþmamý seninle ve soyunla kuþaklar boyunca, sonsuza dek sürdüreceðim. Senin, senden sonra da soyunun Tanrýsý olacaðým.

8 Bir yabancý olarak yaþadýðýn topraklarý, bütün Kenan ülkesini sonsuza dek mülkünüz olmak üzere sana ve soyuna vereceðim. Onlarýn Tanrýsý olacaðým.'

9 Tanrý Ýbrahim'e, 'Sen ve soyun kuþaklar boyu antlaþmama baðlý kalmalýsýnýz' dedi,

10 'Seninle ve soyunla yaptýðým antlaþmanýn koþulu þudur: Aranýzdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.

11 Sünnet olmalýsýnýz. Sünnet aramýzdaki antlaþmanýn belirtisi olacak.

12 Evinizde doðmuþ ya da soyunuzdan olmayan bir yabancýdan satýn alýnmýþ köleler dahil sekiz günlük her erkek çocuk sünnet edilecek. Gelecek kuþaklarýnýz boyunca sürecek bu.

13 Evinizde doðan ya da satýn aldýðýnýz her çocuk kesinlikle sünnet edilecek. Bedeninizdeki bu belirti sonsuza dek sürecek antlaþmamýn simgesi olacak.

14 Sünnet edilmemiþ her erkek halkýnýn arasýndan atýlacak, çünkü antlaþmamý bozmuþ demektir.'

15 Tanrý, 'Karýn Saray'a gelince, ona artýk Saray demeyeceksin' dedi, 'Bundan böyle onun adý Sara*fc* olacak.

16 Onu kutsayacak, ondan sana bir oðul vereceðim. Onu kutsayacaðým, uluslarýn anasý olacak. Halklarýn krallarý onun soyundan çýkacak.'

17 Ýbrahim yüzüstü yere kapandý ve güldü. Ýçinden, 'Yüz yaþýnda bir adam çocuk sahibi olabilir mi?' dedi, 'Doksan yaþýndaki Sara doðurabilir mi?'

18 Sonra Tanrý'ya, 'Keþke Ýsmail'i mirasçým kabul etseydin!' dedi.

19 Tanrý, 'Hayýr. Ama karýn Sara sana bir oðul doðuracak, adýný Ýshak*fç* koyacaksýn' dedi, 'Onunla ve soyuyla antlaþmamý sonsuza dek sürdüreceðim.

20 Ýsmail'e gelince, seni iþittim. Onu kutsayacak, verimli kýlacak, soyunu alabildiðine çoðaltacaðým. On iki beyin babasý olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacaðým.

21 Ancak antlaþmamý gelecek yýl bu zaman Sara'nýn doðuracaðý oðlun Ýshak'la sürdüreceðim.'

22 Tanrý Ýbrahim'le konuþmasýný bitirince ondan ayrýlýp yukarýya çekildi.

23 Ýbrahim evindeki bütün erkekleri -oðlu Ýsmail'i, evinde doðanlarýn, satýn aldýðý uþaklarýn hepsini- Tanrý'nýn kendisine buyurduðu gibi o gün sünnet ettirdi.

24 Ýbrahim sünnet olduðunda doksan dokuz yaþýndaydý.

25 Oðlu Ýsmail on üç yaþýnda sünnet oldu.

26 Ýbrahim, oðlu Ýsmail'le ayný gün sünnet edildi.

27 Ýbrahim'in evindeki bütün erkekler -evinde doðanlar ve yabancýlardan satýn alýnanlar- onunla birlikte sünnet oldu.

18

1 Ýbrahim günün sýcak saatlerinde Mamre meþeliðindeki çadýrýnýn önünde otururken, RAB kendisine göründü.

2 Ýbrahim karþýsýnda üç adamýn durduðunu gördü. Onlarý görür görmez karþýlamaya koþtu. Yere kapanarak birine,

3 'Ey efendim, eðer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanýndan ayrýlma' dedi,

4 'Biraz su getirteyim, ayaklarýnýzý yýkayýn. Þu aðacýn altýnda dinlenin.

5 Madem kulunuza konuk geldiniz, býrakýn size yiyecek bir þeyler getireyim. Biraz dinlendikten sonra yolunuza devam edersiniz.'

6 Ýbrahim hemen çadýra, Sara'nýn yanýna gitti. Ona, 'Hemen üç sea*fd* ince un al, yoðurup pide yap' dedi.

7 Ardýndan sýðýrlara koþtu. Körpe ve besili bir buzaðý seçip uþaðýna verdi. Uþak buzaðýyý hemen hazýrladý.

8 Ýbrahim hazýrlanan buzaðýyý yoðurt ve sütle birlikte götürüp konuklarýnýn önüne koydu. Onlar yerken o da yanlarýnda, aðacýn altýnda durdu.

9 Konuklar, 'Karýn Sara nerede?' diye sordular.

10 RAB, 'Gelecek yýl bu zamanda kesinlikle yanýna döneceðim' dedi, 'O zaman karýn Sara'nýn bir oðlu olacak.'

11 Ýbrahim'le Sara kocamýþlardý, yaþlarý hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmiþti.

12 Ýçin için gülerek, 'Bu yaþtan sonra bu sevinci tadabilir miyim?' diye düþündü, 'Üstelik efendim de yaþlý.'

13 RAB Ýbrahim'e sordu: 'Sara niçin, diyerek güldü?

14 RAB için olanaksýz bir þey var mý? Belirlenen vakitte, gelecek yýl bu zaman yanýna döndüðümde Sara'nýn bir oðlu olacak.'

15 Sara korktu, 'Gülmedim' diyerek yalan söyledi.

16 Adamlar oradan ayrýlýrken Sodom'a doðru baktýlar. Ýbrahim onlarý yolcu etmek için yanlarýnda yürüyordu.

17 RAB, 'Yapacaðým þeyi Ýbrahim'den mi gizleyeceðim?' dedi,

18 'Kuþkusuz Ýbrahim'den büyük ve güçlü bir ulus türeyecek, yeryüzündeki bütün uluslar onun aracýlýðýyla kutsanacak.

19 Doðru ve adil olaný yaparak yolumda yürümeyi oðullarýna ve soyuna buyursun diye Ýbrahim'i seçtim. Öyle ki, ona verdiðim sözü yerine getireyim.'

20 Sonra Ýbrahim'e, 'Sodom ve Gomora büyük suçlama altýnda' dedi, 'Günahlarý çok aðýr.

21 Onun için inip bakacaðým. Duyduðum suçlamalar doðru mu, deðil mi göreceðim. Bunlarý yapýp yapmadýklarýný anlayacaðým.'

22 Adamlar oradan ayrýlýp Sodom'a doðru gittiler. Ama Ýbrahim RAB'bin huzurunda kaldý*fe*.

23 RAB'be yaklaþarak, 'Haksýzla birlikte haklýyý da mý yok edeceksin?' diye sordu,

24 'Kentte elli doðru kiþi var diyelim. Orayý gerçekten yok edecek misin? Ýçindeki elli doðru kiþinin hatýrý için kenti baðýþlamayacak mýsýn?

25 Senden uzak olsun bu. Haklýyý, haksýzý ayný kefeye koyarak haksýzýn yanýnda haklýyý da öldürmek senden uzak olsun. Bütün dünyayý yargýlayan adil olmalý.'

26 RAB, 'Eðer Sodom'da elli doðru kiþi bulursam, onlarýn hatýrýna bütün kenti baðýþlayacaðým' diye karþýlýk verdi.

27 Ýbrahim, 'Ben toz ve külüm, bir hiçim' dedi, 'Ama seninle konuþma yürekliliðini göstereceðim.

28 Kýrk beþ doðru kiþi var diyelim, beþ kiþi için bütün kenti yok mu edeceksin?'

29 Ýbrahim yine sordu: 'Ya kýrk kiþi bulursan?'

30 Ýbrahim, 'Ya Rab, öfkelenme ama, otuz kiþi var diyelim?' dedi.

31 Ýbrahim, 'Ya Rab, lütfen konuþma yürekliliðimi baðýþla' dedi, 'Eðer yirmi kiþi bulursan?'

32 Ýbrahim, 'Ya Rab, öfkelenme ama, bir kez daha konuþacaðým' dedi, 'Eðer on kiþi bulursan?'

33 RAB Ýbrahim'le konuþmasýný bitirince oradan ayrýldý, Ýbrahim de çadýrýna döndü.

19

1 Ýki melek akþamleyin Sodom'a vardýlar. Lut kentin kapýsýnda oturuyordu. Onlarý görür görmez karþýlamak için ayaða kalktý. Yere kapanarak,

2 'Efendilerim' dedi, 'Kulunuzun evine buyurun. Ayaklarýnýzý yýkayýn, geceyi bizde geçirin. Sonra erkenden kalkýp yolunuza devam edersiniz.'

3 Ama Lut çok diretti. Sonunda onunla birlikte evine gittiler. Lut onlara yemek hazýrladý, mayasýz ekmek piþirdi. Yediler.

4 Onlar yatmadan, kentin erkekleri -Sodom'un her mahallesinden genç yaþlý bütün erkekler- evi sardý.

5 Lut'a seslenerek, 'Bu gece sana gelen adamlar nerede?' diye sordular, 'Getir onlarý da yatalým.'

6 Lut dýþarý çýktý, arkasýndan kapýyý kapadý.

7 'Kardeþler, lütfen bu kötülüðü yapmayýn' dedi,

8 'Erkek yüzü görmemiþ iki kýzým var. Size onlarý getireyim, ne isterseniz yapýn. Yeter ki, bu adamlara dokunmayýn. Çünkü onlar konuðumdur, çatýmýn altýna geldiler.'

9 Adamlar, 'Çekil önümüzden!' diye karþýlýk verdiler, 'Adam buraya dýþardan geldi, þimdi yargýçlýk taslýyor! Sana daha beterini yaparýz.' Lut'u ite kaka kapýyý kýrmaya davrandýlar.

10 Ama içerdeki adamlar uzanýp Lut'u evin içine, yanlarýna aldýlar ve kapýyý kapadýlar.

11 Kapýya dayanan adamlarý, büyük küçük hepsini kör ettiler. Öyle ki, adamlar kapýyý bulamaz oldu.

12 Ýçerdeki iki adam Lut'a, 'Senin burada baþka kimin var?' diye sordular, 'Oðullarýný, kýzlarýný, damatlarýný, kentte sana ait kim varsa hepsini dýþarý çýkar.

13 Çünkü burayý yok edeceðiz. RAB bu halk hakkýnda birçok kötü suçlama duydu, kenti yok etmek için bizi gönderdi.'

14 Lut dýþarý çýktý ve kýzlarýyla evlenecek olan adamlara, 'Hemen buradan uzaklaþýn!' dedi, 'Çünkü RAB bu kenti yok etmek üzere.' Ne var ki damat adaylarý onun þaka yaptýðýný sandýlar.

15 Tan aðarýrken melekler Lut'a, 'Karýnla iki kýzýný al, hemen buradan uzaklaþ' diye üstelediler, 'Yoksa kent cezasýný bulurken sen de canýndan olursun.'

16 Lut aðýr davrandý, ama RAB ona acýdý. Adamlar Lut'la karýsýnýn ve iki kýzýnýn elinden tutup onlarý kentin dýþýna çýkardýlar.

17 Kent dýþýna çýkýnca, adamlardan biri Lut'a, 'Kaç, canýný kurtar, arkana bakma' dedi, 'Bu ovanýn hiçbir yerinde durma. Daða kaç, yoksa ölür gidersin.'

18 Lut, 'Aman, efendim!' diye karþýlýk verdi,

19 'Ben kulunuzdan hoþnut kaldýnýz, canýmý kurtarmakla bana büyük iyilik yaptýnýz. Ama daða kaçamam. Çünkü felaket bana yetiþir, ölürüm.

20 Ýþte, þurada kaçabileceðim yakýn bir kent var, küçücük bir kent. Ýzin verin, oraya kaçýp canýmý kurtarayým. Zaten küçücük bir kent.'

21 Adamlardan biri, 'Peki, dileðini kabul ediyorum' dedi, 'O kenti yýkmayacaðým.

22 Çabuk ol, hemen kaç! Çünkü sen oraya varmadan bir þey yapamam.' Bu yüzden o kente Soar*ff* adý verildi.

23 Lut Soar'a vardýðýnda güneþ doðmuþtu.

24 RAB Sodom ve Gomora'nýn üzerine gökten ateþli kükürt yaðdýrdý.

25 Bu kentleri, bütün ovayý, oradaki insanlarýn hepsini ve bütün bitkileri yok etti.

26 Ancak Lut'un peþisýra gelen karýsý dönüp geriye bakýnca tuz kesildi.

27 Ýbrahim sabah erkenden kalkýp önceki gün RAB'bin huzurunda durduðu yere gitti.

28 Sodom ve Gomora'ya ve bütün ovaya baktý. Yerden, tüten bir ocak gibi duman yükseliyordu.

29 Tanrý ovadaki kentleri yok ederken Ýbrahim'i anýmsamýþ ve Lut'un yaþadýðý kentleri yok ederken Lut'u bu felaketin dýþýna çýkarmýþtý.

30 Lut Soar'da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kýzýyla kentten ayrýlarak daða yerleþti, onlarla birlikte bir maðarada yaþamaya baþladý.

31 Büyük kýzý küçüðüne, 'Babamýz yaþlý' dedi, 'Dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok.

32 Gel, babamýza þarap içirelim, soyumuzu yaþatmak için onunla yatalým.'

33 O gece babalarýna þarap içirdiler. Büyük kýz gidip babasýyla yattý. Ancak Lut yatýp kalktýðýnýn farkýnda deðildi.

34 Ertesi gün büyük kýz küçüðüne, 'Dün gece babamla yattým' dedi, 'Bu gece de ona þarap içirelim. Soyumuzu yaþatmak için sen de onunla yat.'

35 O gece de babalarýna þarap içirdiler ve küçük kýz babasýyla yattý. Ama Lut yatýp kalktýðýnýn farkýnda deðildi.

36 Böylece Lut'un iki kýzý da öz babalarýndan hamile kaldýlar.

37 Büyük kýz bir erkek çocuk doðurdu, ona Moav*fg* adýný verdi. Moav bugünkü Moavlýlar'ýn atasýdýr.

38 Küçük kýzýn da bir oðlu oldu, adýný Ben-Ammi*fh* koydu. O da bugünkü Ammonlular'ýn atasýdýr.

20

1 Ýbrahim Mamre'den Negev'e göçerek Kadeþ ve Sur kentlerinin arasýna yerleþti. Sonra geçici bir süre Gerar'da kaldý.

2 Karýsý Sara için, 'Bu kadýn kýzkardeþimdir' dedi. Bunun üzerine Gerar Kralý Avimelek adam gönderip Sara'yý getirtti.

3 Ama Tanrý gece düþünde Avimelek'e görünerek, 'Bu kadýný aldýðýn için öleceksin' dedi, 'Çünkü o evli bir kadýn.'

4 Avimelek henüz Sara'ya dokunmamýþtý. 'Ya RAB' dedi, 'Suçsuz bir ulusu mu yok edeceksin?

5 Ýbrahim'in kendisi bana, demedi mi? Kadýn da Ýbrahim için, dedi. Ben temiz vicdanla, suçsuz ellerimle yaptým bunu.'

6 Tanrý, düþünde ona, 'Bunu temiz vicdanla yaptýðýný biliyorum' diye yanýtladý, 'Ben de seni bu yüzden bana karþý günah iþlemekten alýkoydum, kadýna dokunmana izin vermedim.

7 Þimdi kadýný kocasýna geri ver. Çünkü o bir peygamberdir. Senin için dua eder, ölmezsin. Ama kadýný geri vermezsen, sen de sana ait olan herkes de ölecek, bilesin.'

8 Avimelek sabah erkenden kalktý, bütün adamlarýný çaðýrarak olup biteni anlattý. Adamlar dehþete düþtü.

9 Avimelek Ýbrahim'i çaðýrtarak, 'Ne yaptýn bize?' dedi, 'Sana ne haksýzlýk ettim ki, beni ve krallýðýmý bu büyük günaha sürükledin? Bana bu yaptýðýn yapýlacak iþ deðil.'

10 Sonra, 'Amacýn neydi, niçin yaptýn bunu?' diye sordu.

11 Ýbrahim, 'Çünkü burada hiç Tanrý korkusu yok' diye yanýtladý, 'Karým yüzünden beni öldürebilirler diye düþündüm.

12 Üstelik, Sara gerçekten kýzkardeþimdir. Babamýz bir, annemiz ayrýdýr. Onunla evlendim.

13 Tanrý beni babamýn evinden gurbete gönderdiði zaman karýma, dedim.'

14 Avimelek Ýbrahim'e karýsý Sara'yý geri verdi. Bunun yanýsýra ona davar, sýðýr, köleler, cariyeler de verdi.

15 Ýbrahim'e, 'Ýþte ülkem önünde, nereye istersen oraya yerleþ' dedi.

16 Sara'ya da, 'Kardeþine bin parça gümüþ veriyorum' dedi, 'Yanýndakilere karþý senin suçsuz olduðunu gösteren bir kanýttýr bu. Herkes suçsuz olduðunu bilsin.'

17 Ýbrahim Tanrý'ya dua etti ve Tanrý Avimelek'le karýsýna, cariyelerine þifa verdi. Çocuk sahibi oldular.

18 Çünkü Ýbrahim'in karýsý Sara yüzünden RAB Avimelek'in evindeki kadýnlarýn hamile kalmasýný engellemiþti.

21

1 RAB verdiði söz uyarýnca Sara'ya iyilik etti ve sözünü yerine getirdi.

2 Sara hamile kaldý; Ýbrahim'in yaþlýlýk döneminde, tam Tanrý'nýn belirttiði zamanda ona bir erkek çocuk doðurdu.

3 Ýbrahim Sara'nýn doðurduðu çocuða Ýshak*fý* adýný verdi.

4 Tanrý'nýn kendisine buyurduðu gibi oðlu Ýshak'ý sekiz günlükken sünnet etti.

5 Ýshak doðduðunda Ýbrahim yüz yaþýndaydý.

6 Sara, 'Tanrý yüzümü güldürdü' dedi, 'Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.

7 Kim Ýbrahim'e Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaþýnda ona bir oðul doðurdum.'

8 Çocuk büyüdü. Sütten kesildiði gün Ýbrahim büyük bir þölen verdi.

9 Ne var ki Sara, Mýsýrlý Hacer'in Ýbrahim'den olma oðlu Ýsmail'in alay ettiðini görünce,

10 Ýbrahim'e, 'Bu cariyeyle oðlunu kov' dedi, 'Bu cariyenin oðlu, oðlum Ýshak'ýn mirasýna ortak olmasýn.'

11 Bu Ýbrahim'i çok üzdü, çünkü Ýsmail de öz oðluydu.

12 Ancak Tanrý Ýbrahim'e, 'Oðlunla cariyen için üzülme' dedi, 'Sara ne derse, onu yap. Çünkü senin soyun Ýshak'la sürecektir.

13 Cariyenin oðlundan da bir ulus yaratacaðým, çünkü o da senin soyun.'

14 Ýbrahim sabah erkenden kalktý, biraz yiyecek, bir tulum da su hazýrlayýp Hacer'in omuzuna attý, çocuðunu da verip onu gönderdi. Hacer Beer-Þeva Çölü'ne gitti, orada bir süre dolaþtý.

15 Tulumdaki su tükenince, oðlunu bir çalýnýn altýna býraktý.

16 Yaklaþýk bir ok atýmý uzaklaþýp, 'Oðlumun ölümünü görmeyeyim' diyerek onun karþýsýna oturup hýçkýra hýçkýra aðladý.

17 Tanrý çocuðun sesini duydu. Tanrý'nýn meleði göklerden Hacer'e, 'Nen var, Hacer?' diye seslendi, 'Korkma! Çünkü Tanrý çocuðun sesini duydu.

18 Kalk, oðlunu kaldýr, elini tut. Onu büyük bir ulus yapacaðým.'

19 Sonra Tanrý Hacer'in gözlerini açtý, Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oðluna içirdi.

20 Çocuk büyürken Tanrý onunlaydý. Çocuk çölde yaþadý ve okçu oldu.

21 Paran Çölü'nde yaþarken annesi ona Mýsýrlý bir kadýn aldý.

22 O sýrada Avimelek'le ordusunun komutaný Fikol Ýbrahim'e, 'Yaptýðýn her þeyde Tanrý seninle' dediler,

23 'Onun için, Tanrý'nýn önünde bana, oðluma ve soyuma haksýz davranmayacaðýna ant iç. Bana ve konuk olarak yaþadýðýn bu ülkeye, benim sana yaptýðým gibi iyi davran.'

24 Ýbrahim, 'Ant içerim' dedi.

25 Ýbrahim Avimelek'e bir kuyuyu zorla ele geçiren adamlarýndan yakýndý.

26 Avimelek, 'Bunu kimin yaptýðýný bilmiyorum' diye yanýtladý, 'Sen de bana söylemedin, ilk kez duyuyorum.'

27 Daha sonra Ýbrahim Avimelek'e davar ve sýðýr verdi. Böylece ikisi bir antlaþma yaptýlar.

28 Ýbrahim sürüsünden yedi diþi kuzu ayýrdý.

29 Avimelek, 'Bunun anlamý ne, niçin bu yedi diþi kuzuyu ayýrdýn?' diye sordu.

30 Ýbrahim, 'Bu yedi diþi kuzuyu benim elimden almalýsýn' diye yanýtladý, 'Kuyuyu benim açtýðýmýn kanýtý olsun.'

31 Bu yüzden oraya Beer-Þeva*fi* adý verildi. Çünkü ikisi orada ant içmiþlerdi.

32 Beer-Þeva'da yapýlan bu antlaþmadan sonra Avimelek, ordusunun komutaný Fikol'la birlikte Filist yöresine geri döndü.

33 Ýbrahim Beer-Þeva'da bir ýlgýn aðacý dikti; orada RAB'bi, ölümsüz Tanrý'yý adýyla çaðýrdý.

34 Filist yöresinde konuk olarak uzun süre yaþadý.

22

1 Daha sonra Tanrý Ýbrahim'i denedi. 'Ýbrahim!' diye seslendi. Ýbrahim, 'Buradayým!' dedi.

2 Tanrý, 'Ýshak'ý, sevdiðin biricik oðlunu al, Moriya bölgesine git' dedi, 'Orada sana göstereceðim bir daðda oðlunu yakmalýk sunu* olarak sun.'

3 Ýbrahim sabah erkenden kalktý, eþeðine palan vurdu. Yanýna uþaklarýndan ikisini ve oðlu Ýshak'ý aldý. Yakmalýk sunu için odun yardýktan sonra, Tanrý'nýn kendisine belirttiði yere doðru yola çýktý.

4 Üçüncü gün gideceði yeri uzaktan gördü.

5 Uþaklarýna, 'Siz burada, eþeðin yanýnda kalýn' dedi, 'Tapýnmak için oðlumla birlikte oraya gidip döneceðiz.'

6 Yakmalýk sunu için yardýðý odunlarý oðlu Ýshak'a yükledi. Ateþi ve býçaðý kendisi aldý. Birlikte giderlerken Ýshak Ýbrahim'e, 'Baba!' dedi.

7

8 Ýbrahim, 'Oðlum, yakmalýk sunu için kuzuyu Tanrý kendisi saðlayacak' dedi. Ýkisi birlikte yürümeye devam ettiler.

9 Tanrý'nýn kendisine belirttiði yere varýnca Ýbrahim bir sunak yaptý, üzerine odun dizdi. Oðlu Ýshak'ý baðlayýp sunaktaki odunlarýn üzerine yatýrdý.

10 Onu boðazlamak için uzanýp býçaðý aldý.

11 Ama RAB'bin meleði göklerden, 'Ýbrahim, Ýbrahim!' diye seslendi.

12 Melek, 'Çocuða dokunma' dedi, 'Ona hiçbir þey yapma. Þimdi Tanrý'dan korktuðunu anladým, biricik oðlunu benden esirgemedin.'

13 Ýbrahim çevresine bakýnca, boynuzlarý sýk çalýlara takýlmýþ bir koç gördü. Gidip koçu getirdi. Oðlunun yerine onu yakmalýk sunu olarak sundu.

14 Oraya 'Yahve yire*fj*' adýný verdi. 'RAB'bin daðýnda saðlanacaktýr' sözü bu yüzden bugün de söyleniyor.

15 RAB'bin meleði göklerden Ýbrahim'e ikinci kez seslendi:

16 'RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptýðýn için, biricik oðlunu esirgemediðin için

17 seni fazlasýyla kutsayacaðým; soyunu göklerin yýldýzlarý, kýyýlarýn kumu kadar çoðaltacaðým. Soyun düþmanlarýnýn kentlerini mülk edinecek.

18 Soyunun aracýlýðýyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin.'

19 Sonra Ýbrahim uþaklarýnýn yanýna döndü. Birlikte yola çýkýp Beer-Þeva'ya gittiler. Ýbrahim Beer-Þeva'da kaldý.

20 Bir süre sonra Ýbrahim'e, 'Milka, kardeþin Nahor'a çocuklar doðurdu' diye haber verdiler,

21 'Ýlk oðlu Ûs, kardeþi Bûz, Kemuel -Aram'ýn babasý-

22 Keset, Hazo, Pildaþ, Yidlaf, Betuel.'

23 Betuel Rebeka'nýn babasý oldu. Bu sekiz çocuðu Ýbrahim'in kardeþi Nahor'a Milka doðurdu.

24 Reuma adýndaki cariyesi de Nahor'a Tevah, Gaham, Tahaþ ve Maaka'yý doðurdu.

23

1 Sara yüz yirmi yedi yýl yaþadý. Ömrü bu kadardý.

2 Kenan ülkesinde, bugün Hevron denilen Kiryat-Arba'da öldü. Ýbrahim yas tutmak, aðlamak için Sara'nýn ölüsünün baþýna gitti.

3 Sonra karýsýnýn ölüsünün baþýndan kalkýp Hititler'e*,

4 'Ben aranýzda konuk ve yabancýyým' dedi, 'Bana mezar yapabileceðim bir toprak satýn. Ölümü kaldýrýp gömeyim.'

5 Hititler, 'Efendim, bizi dinle' diye yanýtladýlar, 'Sen aramýzda güçlü bir beysin. Ölünü mezarlarýmýzýn en iyisine göm. Ölünü gömmen için kimse senden mezarýný esirgemez.'

6

7 Ýbrahim, ülke halký olan Hititler'in önünde eðilerek,

8 'Eðer ölümü gömmemi istiyorsanýz, benim için Sohar oðlu Efron'a ricada bulunun' dedi,

9 'Tarlasýnýn dibindeki Makpela Maðarasý'ný bana satsýn. Fiyatý neyse huzurunuzda eksiksiz ödeyip orayý mezarlýk yapacaðým.'

10 Hititli Efron halkýnýn arasýnda oturuyordu. Kent kapýsýnda toplanan herkesin duyacaðý biçimde,

11 'Hayýr, efendim!' diye karþýlýk verdi, 'Beni dinle, maðarayla birlikte tarlayý da sana veriyorum. Halkýmýn huzurunda onu sana veriyorum. Ölünü göm.'

12 Ýbrahim ülke halkýnýn önünde eðildi.

13 Herkesin duyacaðý biçimde Efron'a, 'Lütfen beni dinle' dedi, 'Tarlanýn parasýný ödeyeyim. Parayý kabul et ki, ölümü oraya gömeyim.'

14 Efron, 'Efendim, beni dinle' diye karþýlýk verdi, 'Aramýzda dört yüz þekel*fk* gümüþün sözü mü olur? Ölünü göm.'

15

16 Ýbrahim Efron'un önerisini kabul etti. Efron'un Hititler'in önünde sözünü ettiði dört yüz þekel gümüþü tüccarlarýn aðýrlýk ölçülerine göre tarttý.

17 Böylece Efron'un Mamre yakýnýnda Makpela'daki tarlasý, çevresindeki bütün aðaçlarla ve içindeki maðarayla birlikte, kent kapýsýnda toplanan Hititler'in huzurunda Ýbrahim'in mülkü kabul edildi.

18

19 Ýbrahim karýsý Sara'yý Kenan ülkesinde Mamre'ye -Hevron'a- yakýn Makpela Tarlasý'ndaki maðaraya gömdü.

20 Hititler tarlayý içindeki maðarayla birlikte Ýbrahim'in mezarlýk yeri olarak onayladýlar.

24

1 Ýbrahim kocamýþ, iyice yaþlanmýþtý. RAB onu her yönden kutsamýþtý.

2 Ýbrahim, evindeki en yaþlý ve her þeyden sorumlu uþaðýna, 'Elini uyluðumun altýna koy*fl*' dedi,

3 'Yerin göðün Tanrýsý RAB'bin adýyla ant içmeni istiyorum. Aralarýnda yaþadýðým Kenanlýlar'dan oðluma kýz almayacaksýn.

4 Oðlum Ýshak'a kýz almak için benim ülkeme, akrabalarýmýn yanýna gideceksin.'

5 Uþak, 'Ya kýz benimle bu ülkeye gelmek istemezse?' diye sordu, 'O zaman oðlunu geldiðin ülkeye götüreyim mi?'

6 Ýbrahim, 'Sakýn oðlumu oraya götürme!' dedi,

7 'Beni baba ocaðýndan, doðduðum ülkeden getiren, diyerek ant içen Göklerin Tanrýsý RAB senin önünden meleðini gönderecek. Böylece oradan oðluma bir kýz alabileceksin.

8 Eðer kýz seninle gelmek istemezse, içtiðin ant seni baðlamaz. Yalnýz, oðlumu oraya götürme.'

9 Bunun üzerine uþak elini efendisi Ýbrahim'in uyluðunun altýna koyarak bu konuda ant içti.

10 Sonra efendisinden on deve alarak en iyi eþyalarla birlikte yola çýktý; Aram-Naharayim'e, Nahor'un yaþadýðý kente gitti.

11 Develerini kentin dýþýndaki kuyunun yanýna çöktürdü. Akþamüzeriydi, kadýnlarýn su almak için dýþarý çýkacaklarý zamandý.

12 Uþak, 'Ya RAB, efendim Ýbrahim'in Tanrýsý, yalvarýrým bugün beni baþarýlý kýl' diye dua etti, 'Efendim Ýbrahim'e iyilik et.

13 Ýþte, pýnarýn baþýnda bekliyorum. Kentin kýzlarý su almaya geliyorlar.

14 Birine, diyeceðim. O da, derse, bileceðim ki o kýz kulun Ýshak için seçtiðin kýzdýr. Böylece efendime iyilik ettiðini anlayacaðým.'

15 O duasýný bitirmeden, Ýbrahim'in kardeþi Nahor'la karýsý Milka'nýn oðlu Betuel'in kýzý Rebeka, omuzunda su testisiyle dýþarý çýktý.

16 Çok güzel bir genç kýzdý. Ona erkek eli deðmemiþti. Pýnara gitti, testisini doldurup geri döndü.

17 Uþak onu karþýlamaya koþtu, 'Lütfen testinden biraz su ver, içeyim' dedi.

18 Rebeka, 'Ýç, efendim' diyerek hemen testisini indirdi, içmesi için ona uzattý.

19 Ona su verdikten sonra, 'Develerin için de su çekeyim' dedi, 'Kanýncaya kadar içsinler.'

20 Çabucak suyu hayvanlarýn teknesine boþalttý, yine su çekmek için kuyuya koþtu. Adamýn bütün develeri için su çekti.

21 Adam RAB'bin yolunu açýp açmadýðýný anlamak için sessizce genç kýzý süzüyordu.

22 Develer su içtikten sonra, adam bir beka*fm* aðýrlýðýnda altýn bir burun halkasýyla on þekel*fn* aðýrlýðýnda iki altýn bilezik çýkardý.

23 'Lütfen söyle, kimin kýzýsýn sen?' diye sordu, 'Babanýn evinde geceyi geçirebileceðimiz bir yer var mý?'

24 Kýz, 'Milka'yla Nahor'un oðlu Betuel'in kýzýyým' diye karþýlýk verdi,

25 'Bizde saman ve yem bol, geceyi geçirebileceðiniz yer de var.'

26 Adam eðilip RAB'be tapýndý.

27 'Efendim Ýbrahim'in Tanrýsý RAB'be övgüler olsun' dedi, 'Sevgisini, sadakatini efendimden esirgemedi. Efendimin akrabalarýnýn evine giden yolu bana gösterdi.'

28 Kýz annesinin evine koþup olanlarý anlattý.

29 Rebeka'nýn Lavan adýnda bir kardeþi vardý. Lavan pýnarýn baþýndaki adama doðru koþtu.

30 Kýzkardeþinin burnundaki halkayý, kollarýndaki bilezikleri görmüþtü. Rebeka adamýn kendisine söylediklerini de anlatýnca, Lavan adamýn yanýna gitti. Adam pýnarýn baþýnda, develerinin yanýnda duruyordu.

31 Lavan, 'Eve buyur, ey RAB'bin kutsadýðý adam' dedi, 'Niçin dýþarýda bekliyorsun? Senin için oda, develerin için yer hazýrladým.'

32 Böylece adam eve girdi. Lavan develerin kolanlarýný çözdü, onlara saman ve yem verdi. Adamla yanýndakilere ayaklarýný yýkamalarý için su getirdi.

33 Önüne yemek konulunca, adam, 'Niçin geldiðimi anlatmadan yemek yemeyeceðim' dedi.

34 Adam, 'Ben Ýbrahim'in uþaðýyým' dedi,

35 'RAB efendimi alabildiðine kutsadý. Onu zengin etti. Ona davar, sýðýr, altýn, gümüþ, erkek ve kadýn köleler, develer, eþekler verdi.

36 Karýsý Sara ileri yaþta efendime bir oðul doðurdu. Efendim sahip olduðu her þeyi oðluna verdi.

37 <Ülkelerinde yaþadýðým Kenanlýlar'dan oðluma kýz almayacaksýn. Oðluma kýz almak için babamýn ailesine, akrabalarýmýn yanýna gideceksin> diyerek bana ant içirdi.

38

39 'Efendime, diye sordum.

40 'Efendim, dedi, 41 Ýçtiðin anttan ancak akrabalarýmýn yanýna vardýðýnda sana kýzý vermezlerse, evet, ancak o zaman özgür olabilirsin.>

42 'Bugün pýnarýn baþýna geldiðimde þöyle dua ettim: 43 Ýþte pýnarýn baþýnda bekliyorum. Su almaya gelen kýzlardan birine, lütfen testinden bana biraz su ver, içeyim, diyeceðim.

44 O da, sen iç, develerin için de su çekeyim derse, anlayacaðým ki efendimin oðlu için RAB'bin seçtiði kýz odur.>

45 'Ben içimden dua ederken, Rebeka omuzunda su testisiyle dýþarý çýktý. Pýnar baþýna gidip su aldý. Ona, dedim.

46 'Rebeka hemen testisini omuzundan indirdi, <Ýç efendim> dedi, Ben içtim. Develere de su verdi.

47 'Ona, diye sordum.

48 Eðilip RAB'be tapýndým. Efendimin oðluna kardeþinin torununu almak için bana doðru yolu gösteren efendim Ýbrahim'in Tanrýsý RAB'be övgüler sundum.

49 Þimdi efendime sevgi ve sadakat mý göstereceksiniz, yoksa olmaz mý diyeceksiniz, bana bildirin. Öyle ki, ben de ne yapacaðýma karar vereyim.'

50 Lavan'la Betuel, 'Bu RAB'bin iþi' diye karþýlýk verdiler, 'Biz sana ne iyi, ne kötü diyebiliriz.

51 Ýþte Rebeka burada. Al götür. RAB'bin buyurduðu gibi efendinin oðluna karý olsun.'

52 Ýbrahim'in uþaðý bu sözleri duyunca, yere kapanarak RAB'be tapýndý.

53 Rebeka'ya altýn, gümüþ takýmlar, giysiler, kardeþiyle annesine de deðerli eþyalar çýkarýp verdi.

54 Sonra yanýndakilerle birlikte yedi, içti. Geceyi orada geçirdiler.

55 Rebeka'nýn kardeþiyle annesi, 'Býrak kýz on gün kadar bizimle kalsýn, sonra gidersin' diye karþýlýk verdiler.

56 Adam, 'Madem RAB yolumu açtý, beni geciktirmeyin' dedi, 'Ýzin verin, efendime döneyim.'

57 'Kýzý çaðýrýp ona soralým' dediler.

58 Rebeka'yý çaðýrýp, 'Bu adamla gitmek istiyor musun?' diye sordular.

59 Böylece Rebeka'yla dadýsýný, Ýbrahim'in uþaðýyla adamlarýný uðurlamaya çýktýlar.

60 Rebeka'yý þöyle kutsadýlar: 'Ey kýzkardeþimiz, Binlerce, on binlerce kiþiye analýk et, Soyun düþmanlarýnýn kentlerini mülk edinsin.'

61 Rebeka'yla genç hizmetçileri hazýrlanýp develere binerek Ýbrahim'in uþaðýný izlediler. Uþak Rebeka'yý alýp oradan ayrýldý.

62 Ýshak Beer-Lahay-Roi'den gelmiþti. Çünkü Negev bölgesinde yaþýyordu.

63 Akþamüzeri düþünmek için tarlaya gitti. Baþýný kaldýrdýðýnda develerin yaklaþtýðýný gördü.

64 Rebeka Ýshak'ý görünce deveden indi,

65 Ýbrahim'in uþaðýna, 'Tarladan bizi karþýlamaya gelen þu adam kim?' diye sordu.

66 Uþak bütün yaptýklarýný Ýshak'a anlattý.

67 Ýshak Rebeka'yý annesi Sara'nýn yaþamýþ olduðu çadýra götürüp onunla evlendi. Böylece Rebeka Ýshak'ýn karýsý oldu. Ýshak onu sevdi. Annesinin ölümünden sonra onunla avunç buldu.

25

1 Ýbrahim bir kadýnla daha evlendi. Kadýnýn adý Ketura'ydý.

2 Ondan Zimran, Yokþan, Medan, Midyan, Yiþbak, Þuah adlý çocuklarý oldu.

3 Yokþan'dan da Þeva, Dedan oldu. Dedan soyundan Aþurlular, Letuþlular, Leumlular doðdu.

4 Midyan'ýn Efa, Efer, Hanok, Avida, Eldaa adlý oðullarý oldu. Bunlarýn hepsi Ketura'nýn soyundandý.

5 Ýbrahim sahip olduðu her þeyi Ýshak'a býraktý.

6 Cariyelerinin oðullarýna da armaðanlar verdi. Kendisi saðken bu çocuklarý oðlu Ýshak'tan uzaklaþtýrýp doðuya gönderdi.

7 Ýbrahim yüz yetmiþ beþ yýl yaþadý. Ömrü bu kadardý.

8 Kocamýþ, yaþama doymuþ, iyice yaþlanmýþ olarak son soluðunu verdi. Ölüp atalarýna kavuþtu.

9 Oðullarý Ýshak'la Ýsmail onu Hititli* Sohar oðlu Efron'un tarlasýnda Mamre'ye yakýn Makpela Maðarasý'na gömdüler.

10 Ýbrahim o tarlayý Hititler'den satýn almýþtý. Böylece Ýbrahim'le karýsý Sara oraya gömüldüler.

11 Tanrý Ýbrahim'in ölümünden sonra oðlu Ýshak'ý kutsadý. Ýshak Beer-Lahay-Roi'de yaþýyordu.

12 Sara'nýn cariyesi Mýsýrlý Hacer'in Ýbrahim'e doðurduðu Ýsmail'in öyküsü:

13 Doðum sýrasýna göre Ýsmail'in oðullarýnýn adlarý þunlardýr: Ýlk oðlu Nevayot. Sonra Kedar, Adbeel, Mivsam,

14 Miþma, Duma, Massa,

15 Hadat, Tema, Yetur, Nafiþ, Kedema gelir.

16 Ýsmail'in oðullarý olan bu on iki bey oymaklarýn atalarýydý. Köylerine, obalarýna da bu adlarý verdiler.

17 Ýsmail yüz otuz yedi yýl yaþadýktan sonra son soluðunu verdi. Ölüp halkýna kavuþtu.

18 Ýsmailoðullarý Aþur'a doðru giderken Mýsýr sýnýrý yakýnýnda, Havila ile Þur arasýndaki bölgeye yerleþtiler. Kardeþlerinin yaþadýðý yerin doðusuna yerleþmiþlerdi.

19 Ýbrahim'in oðlu Ýshak'ýn öyküsü:

20 Ýshak Aramlý Lavan'ýn kýzkardeþi, Paddan-Aramlý Betuel'in kýzý Rebeka'yla evlendiðinde kýrk yaþýndaydý.

21 Ýshak karýsý için RAB'be yakardý, çünkü karýsý kýsýrdý. RAB Ýshak'ýn yakarýþýný yanýtladý, Rebeka hamile kaldý.

22 Çocuklar karnýnda itiþiyordu. Rebeka, 'Nedir bu baþýma gelen?' diyerek RAB'be danýþmaya gitti.

23 RAB onu þöyle yanýtladý: Senden iki ayrý halk doðacak, Biri öbüründen güçlü olacak, Büyüðü küçüðüne hizmet edecek.'

24 Doðum vakti gelince, Rebeka'nýn ikiz oðullarý oldu.

25 Ýlk doðan oðlu kýpkýrmýzý ve tüylüydü; kýrmýzý bir cüppeyi andýrýyordu. Adýný Esav*fo* koydular.

26 Sonra kardeþi doðdu. Eliyle Esav'ýn topuðunu tutuyordu. Bu yüzden Ýshak ona Yakup*fö* adýný verdi. Rebeka doðum yaptýðýnda Ýshak altmýþ yaþýndaydý.

27 Çocuklar büyüdü. Esav kýrlarý seven usta bir avcý oldu. Yakup'sa hep çadýrda oturan sakin bir adamdý.

28 Ýshak Esav'ý daha çok severdi, çünkü onun getirdiði av etlerini yerdi. Rebeka ise Yakup'u severdi.

29 Bir gün Yakup çorba piþirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.

30 Yakup'a, 'Lütfen þu kýzýl çorbadan biraz ver de içeyim. Aç ve bitkinim' dedi. Bu nedenle ona Edom*fp* adý da verildi.

31 Yakup, 'Önce sen ilk oðulluk hakkýný bana ver' diye karþýlýk verdi.

32 Esav, 'Baksana, açlýktan ölmek üzereyim' dedi, 'Ýlk oðulluk hakkýnýn bana ne yararý var?'

33 Yakup, 'Önce ant iç' dedi. Esav ant içerek ilk oðulluk hakkýný Yakup'a sattý.

34 Yakup Esav'a ekmekle mercimek çorbasý verdi. Esav yiyip içtikten sonra kalkýp gitti.

26

1 Ýbrahim'in yaþadýðý dönemdeki kýtlýktan baþka ülkede bir kýtlýk daha oldu. Ýshak Gerar'a, Filist Kralý Avimelek'in yanýna gitti.

2 RAB Ýshak'a görünerek, 'Mýsýr'a gitme' dedi, 'Sana söyleyeceðim ülkeye yerleþ.

3 Orada bir süre kal. Ben seninle olacak, seni kutsayacaðým: Bütün bu topraklarý sana ve soyuna vereceðim. Baban Ýbrahim'e ant içerek verdiðim sözü yerine getireceðim.

4 Soyunu gökteki yýldýzlar kadar çoðaltacaðým. Bu ülkelerin tümünü onlara vereceðim. Yeryüzündeki bütün uluslar senin soyun aracýlýðýyla kutsanacak.

5 Çünkü Ýbrahim sözümü dinledi. Uyarýlarýma, buyruklarýma, kurallarýma, yasalarýma baðlý kaldý.'

6 Böylece Ýshak Gerar'da kaldý.

7 Yöre halký karýsýyla ilgili soru sorunca, 'Kýzkardeþimdir' diyordu. Çünkü 'Karýmdýr' demekten korkuyordu. Rebeka yüzünden yöre halký beni öldürebilir diye düþünüyordu. Çünkü Rebeka güzeldi.

8 Ýshak orada uzun zaman kaldý. Bir gün Filist Kralý Avimelek, pencereden dýþarý bakarken, Ýshak'ýn karýsý Rebeka'yý okþadýðýný gördü.

9 Ýshak'ý çaðýrtarak, 'Bu kadýn gerçekte senin karýn!' dedi, 'Neden kýzkardeþin olduðunu söyledin?'

10 Avimelek, 'Nedir bize bu yaptýðýn?' dedi, 'Az kaldý halkýmdan biri karýnla yatacaktý. Bize suç iþletecektin.'

11 Sonra bütün halka, 'Kim bu adama ya da karýsýna dokunursa, kesinlikle öldürülecek' diye buyruk verdi.

12 Ýshak o ülkede ekin ekti ve o yýl ektiðinin yüz katýný biçti. RAB onu kutsamýþtý.

13 Ýshak bolluða kavuþtu. Varlýðý gittikçe büyüyordu. Çok zengin oldu.

14 Sürülerle davar, sýðýr ve birçok uþak sahibi oldu. Filistliler onu kýskanmaya baþladýlar.

15 Babasý Ýbrahim yaþarken kölelerinin kazmýþ olduðu bütün kuyularý toprakla doldurup kapadýlar.

16 Avimelek Ýshak'a, 'Ülkemizden git' dedi, 'Çünkü gücün bizim gücümüzü aþtý.'

17 Ýshak oradan ayrýldý. Gerar Vadisi'nde çadýr kurup oraya yerleþti.

18 Babasý Ýbrahim yaþarken kazýlmýþ olan kuyularý yeniden açtýrdý. Çünkü Filistliler Ýbrahim'in ölümünden sonra o kuyularý kapamýþlardý. Kuyulara ayný adlarý, babasýnýn vermiþ olduðu adlarý verdi.

19 Ýshak'ýn köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.

20 Gerar'ýn çobanlarý, 'Su bizim' diyerek Ýshak'ýn çobanlarýyla kavgaya tutuþtular. Ýshak kendisiyle çekiþtikleri için kuyuya Esek*fr* adýný verdi.

21 Ýshak'ýn köleleri baþka bir kuyu kazdýlar. Bu kuyu yüzünden de kavga çýkýnca Ýshak kuyuya Sitna*fs* adýný verdi.

22 Oradan ayrýlýp baþka bir yerde kuyu kazdýrdý. Bu kuyu yüzünden kavga çýkmadý. Bu nedenle Ýshak ona Rehovot*fþ* adýný verdi. 'RAB en sonunda bize rahatlýk verdi' dedi, 'Bu ülkede verimli olacaðýz.'

23 Ýshak oradan Beer-Þeva'ya gitti.

24 O gece RAB kendisine görünerek, 'Ben baban Ýbrahim'in Tanrýsý'yým, korkma' dedi, 'Seninle birlikteyim. Seni kutsayacak, kulum Ýbrahim'in hatýrý için soyunu çoðaltacaðým.'

25 Ýshak orada bir sunak yaparak RAB'bi adýyla çaðýrdý. Çadýrýný oraya kurdu. Köleleri de orada bir kuyu kazdý.

26 Avimelek, danýþmaný Ahuzzat ve ordusunun komutaný Fikol ile birlikte, Gerar'dan Ýshak'ýn yanýna gitti.

27 Ýshak onlara, 'Niçin yanýma geldiniz?' dedi, 'Benden nefret ediyorsunuz. Üstelik beni ülkenizden kovdunuz.'

28 'Açýkça gördük ki, RAB seninle' diye yanýtladýlar, 'Onun için, aramýzda ant olsun: Biz nasýl sana dokunmadýksa, hep iyi davranarak seni esenlik içinde gönderdikse, sen de bize kötülük etme. Bu konuda seninle anlaþalým. Sen þimdi RAB'bin kutsadýðý bir adamsýn.'

29

30 Ýshak onlara bir þölen verdi, yiyip içtiler.

31 Sabah erkenden kalkýp karþýlýklý ant içtiler. Sonra Ýshak onlarý yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrýldýlar.

32 Ayný gün Ýshak'ýn köleleri gelip kazdýklarý kuyu hakkýnda kendisine bilgi verdiler, 'Su bulduk' dediler.

33 Ýshak kuyuya Þiva*ft* adýný verdi. Bu yüzden kent bugüne kadar Beer-Þeva*fu* diye anýlýr.

34 Esav kýrk yaþýnda Hititli* Beeri'nin kýzý Yudit ve Hititli Elon'un kýzý Basemat'la evlendi.

35 Bu kadýnlar Ýshak'la Rebeka'nýn baþýna dert oldular.

27

1 Ýshak yaþlanmýþ, gözleri görmez olmuþtu. Büyük oðlu Esav'ý çaðýrýp, 'Oðlum!' dedi.

2 Ýshak, 'Artýk yaþlandým' dedi, 'Ne zaman öleceðimi bilmiyorum.

3 Silahlarýný -ok kýlýfýný, yayýný- al, kýrlara çýkýp benim için bir hayvan avla.

4 Sevdiðim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayým.'

5 Ýshak, oðlu Esav'la konuþurken Rebeka onlarý dinliyordu. Esav avlanmak için kýra çýkýnca,

6 Rebeka oðlu Yakup'a þöyle dedi: 'Dinle, babanýn aðabeyin Esav'a söylediklerini duydum.

7 Baban ona, dedi,

8 Bak oðlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:

9 Git süründen bana iki seçme oðlak getir. Onlarla babanýn sevdiði lezzetli bir yemek yapayým.

10 Yemesi için onu babana sen götüreceksin. Öyle ki, ölmeden önce seni kutsasýn.'

11 Yakup, 'Ama kardeþim Esav'ýn bedeni kýllý, benimkiyse kýlsýz' diye yanýtladý,

12 'Ya babam bana dokunursa? O zaman kendisini aldattýðýmý anlar. Kutsama yerine üzerime lanet getirmiþ olurum.'

13 Annesi, 'Sana gelecek lanet bana gelsin, oðlum' dedi, 'Sen beni dinle, git oðlaklarý getir.'

14 Yakup gidip oðlaklarý annesine getirdi. Annesi babasýnýn sevdiði lezzetli bir yemek yaptý.

15 Büyük oðlu Esav'ýn en güzel giysileri o anda evdeydi. Rebeka onlarý küçük oðlu Yakup'a giydirdi.

16 Ellerinin üstünü, ensesinin kýlsýz yerini oðlak derisiyle kapladý.

17 Yaptýðý güzel yemekle ekmeði Yakup'un eline verdi.

18 Yakup babasýnýn yanýna varýp, 'Baba!' diye seslendi.

19 Yakup, 'Ben ilk oðlun Esav'ým' diye karþýlýk verdi, 'Söylediðini yaptým. Lütfen kalk, otur da getirdiðim av etini ye. Öyle ki, beni kutsayabilesin.'

20 Ýshak, 'Nasýl böyle çabucak buldun, oðlum?' dedi.

21 Ýshak, 'Yaklaþ, oðlum' dedi, 'Sana dokunayým, gerçekten oðlum Esav mýsýn, deðil misin anlayayým.'

22 Yakup babasýna yaklaþtý. Babasý ona dokunarak, 'Ses Yakup'un sesi, ama eller Esav'ýn elleri' dedi.

23 Onu tanýyamadý. Çünkü Yakup'un elleri aðabeyi Esav'ýn elleri gibi kýllýydý. Ýshak onu kutsamak üzereyken,

24 bir daha sordu: 'Sen gerçekten oðlum Esav mýsýn?'

25 Ýshak, 'Oðlum, av etini getir yiyeyim de seni kutsayayým' dedi. Yakup önce yemeði, sonra þarabý getirdi. Ýshak yedi, içti.

26 'Yaklaþ da beni öp, oðlum' dedi.

27 Yakup yaklaþýp babasýný öptü. Babasý onun giysilerini kokladý ve kendisini kutsayarak þöyle dedi: 'Ýþte oðlumun kokusu Sanki RAB'bin kutsadýðý kýrlarýn kokusu.

28 Tanrý sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarýndan Bol buðday ve yeni þarap versin.

29 Halklar sana kulluk etsin, Uluslar boyun eðsin. Kardeþlerine egemen ol, Kardeþlerin sana boyun eðsin. Sana lanet edenlere lanet olsun, Seni kutsayanlar kutsansýn.'

30 Ýshak Yakup'u kutsadýktan ve Yakup babasýnýn yanýndan ayrýldýktan hemen sonra kardeþi Esav avdan döndü.

31 Esav da lezzetli bir yemek yaparak babasýna götürdü. Ona, 'Baba, kalk, getirdiðim av etini ye' dedi, 'Öyle ki, beni kutsayabilesin.'

32 Babasý, 'Sen kimsin?' diye sordu.

33 Ýshak'ý bir titreme sardý. Tir tir titreyerek, 'Öyleyse daha önce avlanýp bana yemek getiren kimdi?' diye sordu, 'Sen gelmeden önce yemeðimi yiyip onu kutsadým. Artýk o kutsanmýþ oldu.'

34 Esav babasýnýn anlattýklarýný duyunca, acý acý haykýrdý. 'Beni de kutsa, baba, beni de!' dedi.

35 Ýshak, 'Kardeþin gelip beni kandýrdý' diye karþýlýk verdi, 'Senin yerine o kutsandý.'

36 Esav, 'Ona boþuna mý Yakup diyorlar?' dedi, 'Ýki kezdir beni aldatýyor. Önce ilk oðulluk hakkýmý aldý. Þimdi de benim yerime o kutsandý.' Sonra, 'Kutsamak için bana bir hak ayýrmadýn mý?' diye sordu.

37 Ýshak, 'Onu sana egemen kýldým' diye yanýtladý, 'Bütün kardeþlerini onun hizmetine verdim. Onu buðday ve yeni þarapla besledim. Senin için ne yapabilirim ki, oðlum?'

38 Esav, 'Sen yalnýz bir kiþiyi mi kutsayabilirsin baba?' dedi, 'Beni de kutsa, baba, beni de!' Sonra hýçkýra hýçkýra aðlamaya baþladý.

39 Babasý þöyle yanýtladý: 'Göklerin çiyinden, Zengin topraklardan Uzak yaþayacaksýn.

40 Kýlýcýnla yaþayacak, Kardeþine hizmet edeceksin. Ama özgür olmak isteyince, Onun boyunduruðunu kýrýp atacaksýn.'

41 Babasý Yakup'u kutsadýðý için Esav kardeþi Yakup'a kin baðladý. 'Nasýl olsa babamýn ölümü yaklaþtý' diye düþünüyordu, 'O zaman kardeþim Yakup'u öldürürüm.'

42 Büyük oðlu Esav'ýn ne düþündüðü Rebeka'ya bildirilince Rebeka küçük oðlu Yakup'u çaðýrttý. 'Bak, aðabeyin Esav seni öldürmeyi düþünerek kendini avutuyor' dedi,

43 'Beni dinle, oðlum. Hemen Harran'a, kardeþim Lavan'ýn yanýna kaç.

44 Aðabeyinin öfkesi dinip sana kýzgýnlýðý geçinceye, ona yaptýðýný unutuncaya kadar orada kal. Birini gönderir, seni getirtirim. Niçin bir günde ikinizden de yoksun kalayým?'

45

46 Sonra Ýshak'a, 'Bu Hititli* kadýnlar yüzünden canýmdan bezdim' dedi, 'Eðer Yakup da bu ülkenin kýzlarýyla, Hitit kýzlarýyla evlenirse, nasýl yaþarým?'

28

1 Ýshak Yakup'u çaðýrdý, onu kutsayarak, 'Kenanlý kýzlarla evlenme' diye buyurdu,

2 'Hemen Paddan-Aram'a, annenin babasý Betuel'in evine git. Orada dayýn Lavan'ýn kýzlarýndan biriyle evlen.

3 Her Þeye Gücü Yeten Tanrý seni kutsasýn, verimli kýlsýn, soyunu çoðaltsýn; soyundan halklar türesin.

4 Ýbrahim'i kutsadýðý gibi seni ve soyunu da kutsasýn. Öyle ki, Tanrý'nýn Ýbrahim'e verdiði topraklara -üzerinde yabancý olarak yaþadýðýn bu topraklara- sahip olasýn.'

5 Ýshak Yakup'u böyle uðurladý. Yakup Paddan-Aram'a, kendisinin ve Esav'ýn annesi Rebeka'nýn kardeþi Aramlý Betuel oðlu Lavan'ýn yanýna gitmek üzere yola çýktý.

6 Esav Ýshak'ýn Yakup'u kutsadýðýný, evlenmek üzere Paddan-Aram'a gönderdiðini öðrendi. Ayrýca Yakup'u kutsarken, babasýnýn, 'Kenanlý kýzlarla evlenme' diye buyurduðunu, Yakup'un da annesiyle babasýný dinleyip Paddan-Aram'a gittiðini öðrendi.

7

8 Böylece babasýnýn Kenanlý kýzlardan hoþlanmadýðýný anladý.

9 Ýsmail'in yanýna gitti. Ýbrahim oðlu Ýsmail'in kýzý, Nevayot'un kýzkardeþi Mahalat'la evlenerek onu karýlarýnýn üzerine getirdi.

10 Yakup Beer-Þeva'dan ayrýlarak Harran'a doðru yola çýktý.

11 Bir yere varýp orada geceledi, çünkü güneþ batmýþtý. Oradaki taþlardan birini alýp baþýnýn altýna koyarak yattý.

12 Düþte yeryüzüne bir merdiven dikildiðini, baþýnýn göklere eriþtiðini gördü. Tanrý'nýn melekleri merdivenden çýkýp iniyorlardý.

13 RAB yanýbaþýnda durup, 'Atan Ýbrahim'in, Ýshak'ýn Tanrýsý RAB benim' dedi, 'Üzerinde yattýðýn topraklarý sana ve soyuna vereceðim.

14 Yeryüzünün tozu kadar sayýsýz bir soya sahip olacaksýn. Doðuya, batýya, kuzeye, güneye doðru yayýlacaksýnýz. Yeryüzündeki bütün halklar sen ve soyun aracýlýðýyla kutsanacak.

15 Seninle birlikteyim. Gideceðin her yerde seni koruyacak ve bu topraklara geri getireceðim. Verdiðim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrýlmayacaðým.'

16 Yakup uyanýnca, 'RAB burada, ama ben farkýna varamadým' diye düþündü.

17 Korktu ve, 'Ne korkunç bir yer!' dedi, 'Bu, Tanrý'nýn evinden baþka bir yer olamaz. Burasý göklerin kapýsý.'

18 Ertesi sabah erkenden kalkýp baþýnýn altýna koyduðu taþý anýt olarak dikti, üzerine zeytinyaðý döktü.

19 Oraya Beytel*fü* adýný verdi. Kentin önceki adý Luz'du.

20 Sonra bir adak adayarak þöyle dedi: 'Tanrý benimle olur, gittiðim yolda beni korur, bana yiyecek, giyecek saðlarsa,

21 babamýn evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrým olacak.

22 Anýt olarak diktiðim bu taþ Tanrý'nýn evi olacak. Bana vereceðin her þeyin ondalýðýný sana vereceðim.'

29

1 Yakup yoluna devam ederek doðu halklarýnýn ülkesine vardý.

2 Kýrda bir kuyu gördü. Kuyunun yanýbaþýnda üç davar sürüsü yatýyordu. Sürülere o kuyudan su verilirdi. Kuyunun aðzýnda büyük bir taþ vardý.

3 Bütün sürüler oraya toplanýnca, çobanlar kuyunun aðzýndaki taþý yuvarlar, davarlarýný suvardýktan sonra taþý yine yerine, kuyunun aðzýna koyarlardý.

4 Yakup çobanlara, 'Kardeþler, nerelisiniz?' diye sordu.

5 Yakup, 'Nahor'un torunu Lavan'ý tanýyor musunuz?' diye sordu.

6 Yakup, 'Ýyi midir?' diye sordu.

7 Yakup, 'Akþama daha çok var' dedi, 'Sürülerin toplanma vakti deðil. Davarlarýnýzý suvarýn, götürüp otlatýn.'

8 Çobanlar, 'Bütün sürüler toplanmadan, kuyunun aðzýndaki taþý yuvarlamadan olmaz' dediler, 'Ancak o zaman davarlarý suvarabiliriz.'

9 Yakup onlarla konuþurken Rahel babasýnýn davarlarýný getirdi. Rahel çobanlýk yapýyordu.

10 Yakup dayýsý Lavan'ýn kýzý Rahel'i ve davarlarý görünce, gidip kuyunun aðzýndaki taþý yuvarladý, dayýsýnýn davarlarýný suvardý.

11 Rahel'i öperek hýçkýra hýçkýra aðladý.

12 Rahel'e baba tarafýndan akraba olduklarýný, Rebeka'nýn oðlu olduðunu anlattý. Rahel koþup babasýna haber verdi.

13 Lavan, yeðeni Yakup'un geldiðini duyunca, onu karþýlamaya koþtu. Ona sarýlýp öptü, evine getirdi. Yakup bütün olanlarý Lavan'a anlattý.

14 Lavan, 'Sen benim etim, kemiðimsin' dedi.

15 Lavan, 'Akrabamsýn diye benim için bedava mý çalýþacaksýn?' dedi, 'Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?'

16 Lavan'ýn iki kýzý vardý. Büyüðünün adý Lea, küçüðünün adý Rahel'di.

17 Lea'nýn gözleri alýmlýydý*fv*, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kýzdý.

18 Yakup Rahel'e aþýktý. Lavan'a, 'Küçük kýzýn Rahel için sana yedi yýl hizmet ederim' dedi.

19 Lavan, 'Onu sana vermek baþkasýna vermekten daha iyidir' dedi, 'Yanýmda kal.'

20 Yakup Rahel için yedi yýl çalýþtý. Rahel'i sevdiði için, yedi yýl ona birkaç gün gibi geldi.

21 Lavan'a, 'Zaman doldu, kýzýný ver, evleneyim' dedi.

22 Lavan bütün yöre halkýný toplayýp bir þölen verdi.

23 Gece kýzý Lea'yý Yakup'a götürdü. Yakup onunla yattý.

24 Lavan cariyesi Zilpa'yý kýzý Lea'nýn hizmetine verdi.

25 Sabah olunca Yakup bir de baktý ki, yanýndaki Lea! Lavan'a, 'Nedir bana bu yaptýðýn?' dedi, 'Ben Rahel için yanýnda çalýþmadým mý? Niçin beni aldattýn?'

26 Lavan, 'Bizim buralarda adettir. Büyük kýz dururken küçük kýz evlendirilmez' dedi,

27 'Bu bir haftayý tamamla, Rahel'i de sana veririz. Yalnýz ona karþýlýk yedi yýl daha yanýmda çalýþacaksýn.'

28 Yakup kabul etti. Lea'yla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kýzý Rahel'i de ona verdi.

29 Cariyesi Bilha'yý Rahel'in hizmetine verdi.

30 Yakup Rahel'le de yattý. Onu Lea'dan çok sevdi. Lavan'a yedi yýl daha hizmet etti.

31 RAB Lea'nýn sevilmediðini görünce, çocuk sahibi olmasýný saðladý. Oysa Rahel kýsýrdý.

32 Lea hamile kalýp bir erkek çocuk doðurdu. Adýný Ruben*fy* koydu. 'Çünkü RAB mutsuzluðumu gördü' dedi, 'Kuþkusuz artýk kocam beni sever.'

33 Yine hamile kaldý ve bir erkek çocuk daha doðurdu. 'RAB sevilmediðimi duyduðu için bana bu çocuðu verdi' diyerek adýný Þimon*fz* koydu.

34 Üçüncü kez hamile kalýp bir daha erkek çocuk doðurdu. 'Artýk kocam bana baðlanacak' dedi, 'Çünkü ona üç erkek çocuk doðurdum.' Onun için çocuða Levi*fa* adý verildi.

35 Dördüncü kez hamile kaldý ve bir erkek çocuk daha doðurdu. 'Bu kez RAB'be övgüler sunacaðým' dedi. Onun için çocuða Yahuda*fb* adýný verdi. Bir süre doðum yapmadý.

30

1 Rahel Yakup'a çocuk doðuramayýnca, ablasýný kýskanmaya baþladý. Yakup'a, 'Bana çocuk ver, yoksa öleceðim' dedi.

2 Yakup Rahel'e öfkelendi. 'Çocuk sahibi olmaný Tanrý engelliyor. Ben Tanrý deðilim ki!' diye karþýlýk verdi.

3 Rahel, 'Ýþte cariyem Bilha' dedi, 'Onunla yat, benim için çocuk doðursun, ben de aile kurayým.'

4 Rahel cariyesi Bilha'yý eþ olarak kocasýna verdi. Yakup onunla yattý.

5 Bilha hamile kalýp Yakup'a bir erkek çocuk doðurdu.

6 Rahel, 'Tanrý beni haklý çýkardý' dedi, 'Yakarýþýmý duyup bana bir oðul verdi.' Bu yüzden çocuða Dan*fc* adýný verdi.

7 Rahel'in cariyesi Bilha yine hamile kaldý ve Yakup'a ikinci bir oðul doðurdu.

8 Rahel, 'Ablama karþý büyük savaþým verdim ve onu yendim' diyerek çocuða Naftali*fç* adýný verdi.

9 Lea artýk doðum yapamadýðýný görünce, cariyesi Zilpa'yý Yakup'a eþ olarak verdi.

10 Zilpa Yakup'a bir erkek çocuk doðurdu.

11 Lea, 'Uðurum!' diyerek çocuða Gad*fd* adýný verdi.

12 Lea'nýn cariyesi Zilpa Yakup'a ikinci bir oðul doðurdu.

13 Lea, 'Mutluyum!' dedi, 'Kadýnlar bana diyecek.' Ve çocuða Aþer*fe* adýný verdi.

14 Ruben hasat mevsimi tarlaya gitti. Orada adamotu*ff* bulup annesi Lea'ya getirdi. Rahel Lea'ya, 'Lütfen oðlunun getirdiði adamotundan bana da ver' dedi.

15 Lea, 'Kocamý aldýðýn yetmez mi? Bir de oðlumun adamotunu mu istiyorsun?' diye karþýlýk verdi.

16 Akþamleyin Yakup tarladan dönerken Lea onu karþýlamaya gitti. Yakup'a, 'Benimle yatacaksýn' dedi, 'Oðlumun adamotuna karþýlýk bu gece benimsin.' Yakup o gece onunla yattý.

17 Tanrý Lea'nýn duasýný iþitti. Lea hamile kalýp Yakup'a beþinci oðlunu doðurdu.

18 'Cariyemi kocama verdiðim için Tanrý beni ödüllendirdi' diyerek çocuða Ýssakar*fg* adýný verdi.

19 Lea yine hamile kaldý ve Yakup'a altýncý oðlunu doðurdu.

20 'Tanrý bana iyi bir armaðan verdi' dedi, 'Artýk kocam bana deðer verir. Çünkü ona altý erkek çocuk doðurdum.' Ve çocuða Zevulun*fh* adýný verdi.

21 Bir süre sonra Lea bir kýz doðurdu ve adýný Dina koydu.

22 Tanrý Rahel'i anýmsadý, onun duasýný iþiterek çocuk sahibi olmasýný saðladý.

23 Rahel hamile kaldý ve bir erkek çocuk doðurdu. 'Tanrý utancýmý kaldýrdý. RAB bana bir oðul daha versin!' diyerek çocuða Yusuf*fý* adýný verdi.

24

25 Rahel Yusuf'u doðurduktan sonra Yakup Lavan'a, 'Beni gönder, evime, topraklarýma gideyim' dedi,

26 'Hizmetime karþýlýk karýlarýmý, çocuklarýmý ver de gideyim. Sana nasýl hizmet ettiðimi biliyorsun.'

27 Lavan, 'Eðer benden hoþnutsan, burada kal' dedi, 'Çünkü fala bakarak anladým ki, RAB senin sayende beni kutsadý.

28 Alacaðýn neyse söyle, ödeyeyim.'

29 Yakup, 'Sana nasýl hizmet ettiðimi, sürülerine nasýl baktýðýmý biliyorsun' diye karþýlýk verdi,

30 'Ben gelmeden önce malýn azdý. Sayemde RAB seni kutsadý, malýn gitgide arttý. Ya kendi evim için ne zaman çalýþacaðým?'

31 Lavan, 'Sana ne vereyim?' diye sordu.

32 Bugün bütün sürülerini yoklayýp noktalý veya benekli koyunlarý, kara kuzularý, benekli veya noktalý keçileri ayýrayým. Ücretim bu olsun.

33 Ýleride bana verdiklerini denetlemeye geldiðinde, dürüst olup olmadýðýmý kolayca anlayabilirsin. Noktalý ve benekli olmayan keçilerim, kara olmayan kuzularým varsa, onlarý çalmýþým demektir.'

34 Lavan, 'Kabul, söylediðin gibi olsun' dedi.

35 Ama o gün çizgili ve benekli tekeleri, noktalý ve benekli keçileri, beyaz keçilerin hepsini, bütün kara kuzularý ayýrýp oðullarýna teslim etti.

36 Sonra Yakup'tan üç günlük yol kadar uzaklaþtý. Yakup Lavan'ýn kalan sürüsünü gütmeye devam etti.

37 Yakup aselbent, badem, çýnar aðaçlarýndan taze dallar kesti. Dallarý soyarak beyaz çentikler açtý.

38 Soyduðu çubuklarý koyunlarýn önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleþiyorlardý.

39 Çubuklarýn önünde çiftleþince çizgili, noktalý, benekli yavrular doðuruyorlardý.

40 Yakup kuzularý ayýrýp sürülerin yüzünü Lavan'ýn çizgili, kara hayvanlarýna döndürüyordu. Kendi sürülerini ayrý tutuyor, Lavan'ýnkilerle karýþtýrmýyordu.

41 Sürüdeki güçlü hayvanlar kýzýþýnca, Yakup çubuklarý onlarýn gözü önüne, yalaklara koyuyordu ki, çubuklarýn yanýnda çiftleþsinler.

42 Sürünün zayýf hayvanlarýnýn önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayýf hayvanlarý Lavan, güçlüleri Yakup aldý.

43 Yakup alabildiðine zenginleþti. Çok sayýda sürü, erkek ve kadýn köle, deve, eþek sahibi oldu.

31

1 Lavan'ýn oðullarý, 'Yakup babamýzýn sahip olduðu her þeyi aldý' dediler, 'Bütün varlýðýný babamýza ait þeylerden kazandý.' Yakup bu sözleri duyunca,

2 Lavan'ýn kendisine karþý tutumunun eskisi gibi olmadýðýný anladý.

3 RAB Yakup'a, 'Atalarýnýn topraklarýna, akrabalarýnýn yanýna dön' dedi, 'Seninle olacaðým.'

4 Bunun üzerine Yakup Rahel'le Lea'yý sürüsünün bulunduðu kýrlara çaðýrttý.

5 Onlara, 'Bakýyorum, babanýz bana eskisi gibi davranmýyor' dedi, 'Ama babamýn Tanrýsý benimle birlikte.

6 Var gücümle babanýza hizmet ettiðimi bilirsiniz.

7 Ne yazýk ki, babanýz beni aldattý, ondan alacaðýmý on kez deðiþtirdi. Ama Tanrý bana kötülük etmesine izin vermedi.

8 Lavan, <Ücret olarak noktalý hayvanlarý al> deyince, bütün sürü noktalý doðurdu. <Ücret olarak çizgili olanlarý al> deyince de bütün sürü çizgili doðurdu.

9 Tanrý babanýzýn hayvanlarýný aldý, bana verdi.

10 'Sürülerin çiftleþtiði mevsimde bir düþ gördüm. Çiftleþen tekeler çizgili, noktalý, kýrçýldý.

11 Düþümde Tanrý'nýn meleði bana, diye seslendi. dedim.

12 Bana, dedi, <Çünkü Lavan'ýn sana yaptýklarýnýn hepsini gördüm.

13 Ben Beytel'in Tanrýsý'yým. Hani orada bana anýt dikip meshetmiþ*, adak adamýþtýn. Kalk, bu ülkeden git, doðduðun ülkeye dön.> '

14 Rahel'le Lea, 'Babamýzýn evinde hâlâ payýmýz, mirasýmýz var mý?' dediler,

15 'Onun gözünde artýk yabancý deðil miyiz? Çünkü bizi sattý. Bizim için ödenen bedelin hepsini yedi.

16 Tanrý'nýn babamýzdan aldýðý varlýðýn tümü bize ve çocuklarýmýza aittir. Tanrý sana ne dediyse öyle yap.'

17 Böylece Yakup çocuklarýný, karýlarýný develere bindirdi.

18 Bütün hayvanlarý önüne kattý; topladýðý mallarla, Paddan-Aram'da kazandýðý hayvanlarla birlikte Kenan ülkesine, babasý Ýshak'ýn yanýna gitmek üzere yola çýktý.

19 Lavan koyunlarýný kýrkmaya gidince, Rahel babasýnýn putlarýný çaldý.

20 Yakup da kaçacaðýný söylemeyerek Aramlý Lavan'ý kandýrdý.

21 Böylece kendisine ait her þeyi alýp kaçtý. Fýrat Irmaðý'ný geçip Gilat daðlýk bölgesine doðru gitti.

22 Üçüncü gün Yakup'un kaçtýðýný Lavan'a bildirdiler.

23 Lavan yakýnlarýný yanýna alýp Yakup'un peþine düþtü. Yedi gün sonra Gilat daðlýk bölgesinde ona yetiþti.

24 O gece Tanrý Aramlý Lavan'ýn düþüne girerek ona, 'Dikkatli ol!' dedi, 'Yakup'a ne iyi, ne kötü bir þey söyle.'

25 Lavan Yakup'a yetiþti. Yakup çadýrýný Gilat daðlýk bölgesine kurmuþtu. Lavan da yakýnlarýyla birlikte çadýrýný ayný yere kurdu.

26 Yakup'a, 'Nedir bu yaptýðýn?' dedi, 'Beni aldattýn. Kýzlarýmý alýp savaþ tutsaðý gibi götürdün.

27 Neden gizlice kaçtýn? Neden beni aldattýn? Niçin bana söylemedin? Seni sevinçle, ezgilerle, tefle, lirle yolcu ederdim.

28 Torunlarýmla, kýzlarýmla öpüþüp vedalaþmama izin vermedin. Aptallýk ettin.

29 Size kötülük yapacak güçteyim, ama babanýn Tanrýsý dün gece bana, dedi,

30 Babanýn evini çok özlediðin için bizden ayrýldýn. Ama ilahlarýmý niçin çaldýn?'

31 Yakup, 'Korktum' diye karþýlýk verdi, 'Kýzlarýný zorla elimden alýrsýn diye düþündüm.

32 Ýlahlarýný kimde bulursan, o öldürülecektir. Yakýnlarýmýzýn önünde kendin ara, eþyalarýmýn arasýnda sana ait ne bulursan al.' Yakup ilahlarý Rahel'in çaldýðýný bilmiyordu.

33 Lavan Yakup'un, Lea'nýn ve iki cariyenin çadýrýna baktýysa da ilahlarý bulamadý. Lea'nýn çadýrýndan çýkýp Rahel'in çadýrýna girdi.

34 Rahel çaldýðý putlarý devesinin semerine koymuþ, üzerine oturmuþtu. Lavan çadýrýný didik didik aradýysa da putlarý bulamadý.

35 Rahel babasýna, 'Efendim, huzurunda kalkamadýðým için kýzma, âdet görüyorum da' dedi. Lavan her yeri aradýysa da, putlarý bulamadý.

36 Yakup kendini tutamadý. Lavan'a çýkýþarak, 'Suçum ne?' diye sordu, 'Ne günah iþledim ki böyle öfkeyle peþime takýldýn?

37 Bütün eþyalarýmý aradýn, kendine ait bir þey buldun mu? Varsa onu buraya, yakýnlarýmýzýn önüne koy. Onlar ikimiz hakkýnda karar versinler.

38 Yirmi yýl yanýnda kaldým. Koyunlarýn, keçilerin hiç düþük yapmadý. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.

39 Yabanýl hayvanlarýn parçaladýðýný sana göstermedim, zararýný ben çektim. Gece ya da gündüz çalýnan her hayvanýn karþýlýðýný benden istedin.

40 Öyle bir durumdaydým ki, gündüz sýcak, gece kýraðý yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.

41 Yirmi yýl evinde böyle yaþadým. Ýki kýzýn için on dört yýl, sürün için altý yýl sana hizmet ettim. On kez alacaðýmý deðiþtirdin.

42 Babamýn ve Ýbrahim'in Tanrýsý, Ýshak'ýn taptýðý*fi* Tanrý benden yana olmasaydý, beni eli boþ gönderecektin. Tanrý çektiðim zorluðu, verdiðim emeði gördü ve dün gece seni uyardý.'

43 Lavan, 'Kadýnlar benim kýzlarým, çocuklar benim çocuklarým, sürüler benim sürülerim' diye karþýlýk verdi, 'Burada gördüðün her þey bana ait. Kýzlarýma ya da doðurduklarý çocuklara bugün ne yapabilirim ki?

44 Gel anlaþalým. Aramýza tanýk koyalým.'

45 Yakup bir taþ alýp onu anýt olarak dikti.

46 Yakýnlarýna, 'Taþ toplayýn' dedi. Adamlar topladýklarý taþlarý bir yere yýðdýlar. Orada, yýðýnýn yanýnda yemek yediler.

47 Lavan taþ yýðýnýna Yegar-Sahaduta*fj*, Yakup ise Galet*fj* adýný verdi.

48 Lavan, 'Bu yýðýn bugün aramýzda tanýk olsun' dedi. Bu yüzden yýðýna Galet adý verildi.

49 Mispa*fk* diye de anýlýr. Çünkü Lavan, 'Birbirimizden uzak olduðumuz zaman RAB aramýzda gözcülük etsin' dedi,

50 'Eðer kýzlarýma kötü davranýr, baþka kadýnlarla evlenirsen, yanýmýzda kimse olmasa bile Tanrý tanýk olacaktýr.'

51 Sonra, 'Ýþte taþ yýðýný, iþte aramýza diktiðim anýt' dedi,

52 'Bu yýðýn ve anýt birer tanýk olsun. Bu yýðýnýn ötesine geçip sana kötülük etmeyeceðim. Sen de bu yýðýný ve anýtý geçip bana kötülük etmeyeceksin.

53 Ýbrahim'in, Nahor'un ve babalarýnýn Tanrýsý aramýzda yargýç olsun.'

54 Sonra daðda kurban kesip yakýnlarýný yemeðe çaðýrdý. Yemeði yiyip geceyi daðda geçirdiler.

55 Lavan sabah erkenden kalktý; torunlarýný, kýzlarýný öpüp kutsadýktan sonra evine gitti.

32

1 Yakup yoluna devam ederken, Tanrý'nýn melekleriyle karþýlaþtý.

2 Onlarý görünce, 'Tanrý'nýn ordugahý bu' diyerek oraya Mahanayim*fl* adýný verdi.

3 Yakup Edom topraklarýnda, Seir ülkesinde yaþayan aðabeyi Esav'a önceden haberciler gönderdi.

4 Onlara þu buyruðu verdi: 'Efendim Esav'a þöyle deyin: Kulun Yakup diyor ki, <Þimdiye kadar Lavan'ýn yanýnda konuk olarak kaldým.

5 Öküzlere, eþeklere, davarlara, erkek ve kadýn kölelere sahip oldum. Efendimi hoþnut etmek için önceden haber gönderiyorum.> '

6 Haberciler geri dönüp Yakup'a, 'Aðabeyin Esav'ýn yanýna gittik' dediler, 'Dört yüz adamla seni karþýlamaya geliyor.'

7 Yakup çok korktu, sýkýldý. Yanýndaki adamlarý, davarlarý, sýðýrlarý, develeri iki gruba ayýrdý.

8 'Esav gelir, bir gruba saldýrýrsa, hiç deðilse öteki grup kurtulur' diye düþündü.

9 Sonra þöyle dua etti: 'Ey atam Ýbrahim'in, babam Ýshak'ýn Tanrýsý RAB! Bana, <Ülkene, akrabalarýnýn yanýna dön, seni baþarýlý kýlacaðým> diye söz verdin.

10 Bana gösterdiðin bunca iyiliðe, güvene layýk deðilim. Þeria Irmaðý'ný geçtiðimde deðneðimden baþka bir þeyim yoktu. Þimdi iki orduyla döndüm.

11 Yalvarýrým, beni aðabeyim Esav'dan koru. Gelip bana, çocuklarla annelerine saldýrmasýndan korkuyorum.

12 diye söz vermiþtin bana.'

13 Yakup geceyi orada geçirdi. Birlikte getirdiði hayvanlardan aðabeyi Esav'a armaðan olarak iki yüz keçi, yirmi teke, iki yüz koyun, yirmi koç, yavrularýyla birlikte otuz diþi deve, kýrk inek, on boða, yirmi diþi, on erkek eþek ayýrdý.

14

15

16 Bunlarý ayrý sürüler halinde kölelerine teslim ederek, 'Önümden gidin, sürüler arasýnda boþluk býrakýn' dedi.

17 Birinci köleye buyruk verdi: 'Aðabeyim Esav'la karþýlaþtýðýnda, diye sorarsa,

18 diyeceksin, '

19 Ýkinci ve üçüncü köleye, sürülerin peþinden giden herkese ayný buyruðu verdi: 'Esav'la karþýlaþtýðýnýzda ayný þeyleri söyleyeceksiniz.

20 diyeceksiniz.'

21 Böylece armaðaný önden gönderip geceyi konakladýðý yerde geçirdi.

22 Yakup o gece kalktý; iki karýsýný, iki cariyesini, on bir oðlunu yanýna alýp Yabbuk Irmaðý'nýn sýð yerinden karþýya geçti.

23 Onlarý geçirdikten sonra sahip olduðu her þeyi de karþýya geçirdi.

24 Böylece Yakup arkada yalnýz kaldý. Bir adam gün aðarýncaya kadar onunla güreþti.

25 Yakup'u yenemeyeceðini anlayýnca, onun uyluk kemiðinin baþýna çarptý. Öyle ki, güreþirken Yakup'un uyluk kemiði çýktý.

26 Adam, 'Býrak beni, gün aðarýyor' dedi.

27 Adam, 'Adýn ne?' diye sordu.

28 Adam, 'Artýk sana Yakup deðil, Ýsrail*fm* denecek' dedi, 'Çünkü Tanrý'yla, insanlarla güreþip yendin.'

29 Yakup, 'Lütfen adýný söyler misin?' diye sordu.

30 Yakup, 'Tanrý'yla yüzyüze görüþtüm, ama caným baðýþlandý' diyerek oraya Peniel*fn* adýný verdi.

31 Yakup Peniel'den ayrýlýrken güneþ doðdu. Uyluðundan ötürü aksýyordu.

32 Bu nedenle Ýsrailliler bugün bile uyluk kemiðinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup'un uyluk kemiðinin baþýndaki sinire çarpýlmýþtý.

33

1 Yakup baktý, Esav dört yüz adamýyla birlikte geliyor. Çocuklarý Lea'yla Rahel'e ve iki cariyeye teslim etti.

2 Cariyelerle çocuklarýný öne, Lea'yla çocuklarýný arkaya, Rahel'le Yusuf'u da en arkaya dizdi.

3 Kendisi hepsinin önüne geçti. Aðabeyine yaklaþýrken yedi kez yere kapandý.

4 Ne var ki Esav koþarak onu karþýladý, kucaklayýp boynuna sarýldý, öptü. Ýkisi de aðlamaya baþladý.

5 Esav kadýnlarla çocuklara baktý. 'Kim bu yanýndakiler?' diye sordu.

6 Cariyelerle yanlarýndaki çocuklar yaklaþýp eðildiler.

7 Ardýndan Lea çocuklarýyla birlikte yaklaþýp eðildi. En son da Yusuf'la Rahel yaklaþýp eðildi.

8 Esav, 'Karþýlaþtýðým öbür topluluðun anlamý neydi?' diye sordu.

9 Esav, 'Benim yeterince malým var, kardeþim' dedi, 'Senin malýn sana kalsýn.'

10 Yakup, 'Olmaz, eðer sevgini kazandýmsa, lütfen armaðanýmý kabul et' diye karþýlýk verdi, 'Senin yüzünü görmek Tanrý'nýn yüzünü görmek gibi. Çünkü beni kabul ettin.

11 Lütfen sana gönderdiðim armaðaný al. Tanrý bana öyle iyilik yaptý ki, her þeyim var.' Armaðaný kabul ettirinceye kadar diretti.

12 Esav, 'Haydi yolumuza devam edelim' dedi, 'Ben önünsýra gideceðim.'

13 Yakup, 'Efendim, bilirsin, çocuklar narindir' dedi, 'Yanýmdaki koyunlarýn, sýðýrlarýn yavrularý var. Hayvanlarý bir gün daha yürümeye zorlarsak hepsi ölür.

14 Efendim, lütfen sen kulunun önünden git. Ben hayvanlarla çocuklara ayak uydurarak yavaþ yavaþ geleceðim. Seir'de efendime yetiþirim.'

15 Esav, 'Yanýmdaki adamlardan birkaçýný yanýna vereyim' dedi.

16 Esav o gün Seir'e dönmek üzere yola koyuldu.

17 Yakup'sa Sukkot'a*fo* gitti. Orada kendine ev, hayvanlarýna barýnaklar yaptý. Bu yüzden oraya Sukkot adýný verdi.

18 Yakup güvenlik içinde Paddan-Aram'dan Kenan ülkesine, Þekem Kenti'ne vardý. Kentin yakýnýnda konakladý.

19 Çadýrýný kurduðu arsayý Þekem'in babasý Hamor'un oðullarýndan yüz parça gümüþe*fö* aldý.

20 Orada bir sunak kurarak El-Elohe-Ýsrail*fp* adýný verdi.

34

1 Lea'yla Yakup'un kýzý Dina bir gün yöre kadýnlarýný ziyarete gitti.

2 O bölgenin beyi Hivli Hamor'un oðlu Þekem Dina'yý görünce tutup ýrzýna geçti.

3 Yakup'un kýzýna gönlünü kaptýrdý. Dina'yý sevdi ve ona nazik davrandý.

4 Babasý Hamor'a, 'Bu kýzý bana eþ olarak al' dedi.

5 Yakup kýzý Dina'nýn kirletildiðini duyduðunda, oðullarý kýrda hayvanlarýn baþýndaydý. Yakup onlar gelinceye kadar konuþmadý.

6 Bu arada Þekem'in babasý Hamor konuþmak için Yakup'un yanýna gitti.

7 Yakup'un oðullarý olayý duyar duymaz kýrdan döndüler. Üzüntülü ve çok öfkeliydiler. Çünkü Þekem Yakup'un kýzýyla yatarak Ýsrail'in onurunu kýrmýþtý. Böyle bir þey olmamalýydý.

8 Hamor onlara, 'Oðlum Þekem'in gönlü kýzýnýzda' dedi, 'Lütfen onu oðluma eþ olarak verin.

9 Bizimle akraba olun. Birbirimize kýz verip kýz alalým.

10 Bizimle birlikte yaþayýn. Ülke önünüzde, nereye isterseniz yerleþin, ticaret yapýn, mülk edinin.'

11 Þekem de Dina'nýn babasýyla kardeþlerine, 'Bana bu iyiliði yapýn, ne isterseniz veririm' dedi,

12 'Ne kadar baþlýk ve armaðan isterseniz isteyin, dilediðiniz her þeyi vereceðim. Yeter ki, kýzý bana eþ olarak verin.'

13 Kýzkardeþleri Dina'nýn ýrzýna geçildiði için, Yakup'un oðullarý Þekem'le babasý Hamor'a aldatýcý bir yanýt verdiler.

14 'Olmaz, kýzkardeþimizi sünnetsiz* bir adama veremeyiz' dediler, 'Bizim için utanç olur.

15 Ancak þu koþulla kabul ederiz: Bütün erkekleriniz bizim gibi sünnet olursa,

16 birbirimize kýz verip kýz alabiliriz. Sizinle birlikte yaþar, bir halk oluruz.

17 Eðer kabul etmez, sünnet olmazsanýz, kýzýmýzý alýr gideriz.'

18 Bu öneri Hamor'la oðlu Þekem'e iyi göründü.

19 Ailesinde en saygýn kiþi olan genç Þekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakup'un kýzýna aþýktý.

20 Hamor'la oðlu Þekem durumu kent halkýna bildirmek için kentin kapýsýna gittiler.

21 'Bu adamlar bize dostluk gösteriyor' dediler, 'Ülkemizde yaþasýnlar, ticaret yapsýnlar. Topraklarýmýz geniþ, onlara da yeter, bize de. Birbirimize kýz verip kýz alabiliriz.

22 Yalnýz, þu koþulla bizimle birleþmeyi, birlikte yaþamayý kabul ediyorlar: Bizim erkeklerin de kendileri gibi sünnet olmasýný istiyorlar.

23 Böylece bütün sürüleri, mallarý, öbür hayvanlarý da bizim olur, deðil mi? Gelin onlarla anlaþalým, bizimle birlikte yaþasýnlar.'

24 Kent kapýsýndan geçen herkes Hamor'la oðlu Þekem'in söylediklerini kabul etti ve kentteki bütün erkekler sünnet oldu.

25 Üçüncü gün erkekler daha sünnetin acýsýný çekerken, Yakup'un oðullarýndan ikisi -Dina'nýn kardeþleri Þimon'la Levi- kýlýçlarýný kuþanýp kuþku uyandýrmadan kente girip bütün erkekleri kýlýçtan geçirdiler.

26 Hamor'la oðlu Þekem'i de öldürdüler. Dina'yý Þekem'in evinden alýp gittiler.

27 Sonra Yakup'un bütün oðullarý cesetleri soyup kenti yaðmaladýlar. Çünkü kýzkardeþlerini kirletmiþlerdi.

28 Kentteki ve kýrdaki davarlarý, sýðýrlarý, eþekleri ele geçirdiler.

29 Bütün mallarýný, çocuklarýný, kadýnlarýný aldýlar, evlerindeki her þeyi yaðmaladýlar.

30 Yakup, Þimon'la Levi'ye, 'Bu ülkede yaþayan Kenanlýlar'la Perizliler'i bana düþman ettiniz, baþýmý belaya soktunuz' dedi, 'Sayýca azýz. Eðer birleþir, bana saldýrýrlarsa, ailemle birlikte yok olurum.'

31 Þimon'la Levi, 'Kýzkardeþimize bir fahiþe gibi mi davranmalýydý?' diye karþýlýk verdiler.

35

1 Tanrý Yakup'a, 'Git, Beytel'e yerleþ' dedi, 'Aðabeyin Esav'dan kaçarken sana görünen Tanrý'ya orada bir sunak yap.'

2 Yakup ailesine ve yanýndakilere, 'Yabancý ilahlarýnýzý atýn' dedi, 'Kendinizi arýndýrýp giysilerinizi deðiþtirin.

3 Beytel'e gidelim. Sýkýntý çektiðim günlerde yakarýþýmý duyan, gittiðim her yerde benimle birlikte olan Tanrý'ya orada bir sunak yapacaðým.'

4 Böylece herkes yabancý ilahlarýný, kulaklarýndaki küpeleri Yakup'a verdi. Yakup bunlarý Þekem yakýnlarýnda bir yabanýl fýstýk aðacýnýn altýna gömdü.

5 Sonra göçtüler. Çevre kentlerde yaþayan halk peþlerine düþmedi, çünkü hepsini Tanrý korkusu sarmýþtý.

6 Yakup adamlarýyla birlikte Kenan ülkesindeki Luz -Beytel- Kenti'ne geldi.

7 Bir sunak yaparak oraya El-Beytel*fr* adýný verdi. Çünkü aðabeyinden kaçarken Tanrý orada kendisine görünmüþtü.

8 Rebeka'nýn dadýsý Debora ölünce Beytel'in güneyindeki meþe aðacýnýn altýna gömüldü. Bu yüzden aðaca Allon-Bakut*fs* adý verildi.

9 Yakup Paddan-Aram'dan dönünce, Tanrý ona yine görünerek onu kutsadý.

10 'Sana Yakup diyorlar, ama bundan böyle adýn Yakup deðil, Ýsrail olacak' diyerek onun adýný Ýsrail*fþ* koydu.

11 'Ben Her Þeye Gücü Yeten Tanrý'yým' dedi, 'Verimli ol, çoðal. Senden bir ulus ve uluslar topluluðu doðacak. Krallarýn atasý olacaksýn.

12 Ýbrahim'e, Ýshak'a verdiðim topraklarý sana verecek, senden sonra da soyuna baðýþlayacaðým.'

13 Sonra Tanrý Yakup'tan ayrýlarak onunla konuþtuðu yerden yukarý çekildi.

14 Yakup Tanrý'nýn kendisiyle konuþtuðu yere taþ bir anýt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyaðý döktü.

15 Oraya, Tanrý'nýn kendisiyle konuþtuðu yere Beytel*ft* adýný verdi.

16 Sonra Beytel'den göçtüler. Efrat'a varmadan Rahel doðum yaptý. Doðum yaparken çok sancý çekti.

17 O sancý çekerken, ebesi, 'Korkma!' dedi, 'Bir oðlun daha oluyor.'

18 Ama Rahel ölmek üzereydi. Can verirken oðlunun adýný Ben-Oni*fu* koydu. Babasý ise çocuða Benyamin*fü* adýný verdi.

19 Rahel öldü ve Efrat -Beytlehem- yolunda gömüldü.

20 Yakup Rahel'in mezarýna bir taþ dikti. Bu mezar taþý bugüne kadar kaldý.

21 Ýsrail yine göçtü ve Eder Kulesi'nin ötesinde konakladý.

22 Ýsrail o bölgede yaþarken Ruben babasýnýn cariyesi Bilha'yla yattý. Ýsrail bunu duyunca çok kýzdý*fv*.

23 Yakup'un on iki oðlu vardý.

24 Rahel'in oðullarý: Yusuf, Benyamin.

25 Rahel'in cariyesi Bilha'nýn oðullarý: Dan, Naftali.

26 Lea'nýn cariyesi Zilpa'nýn oðullarý: Gad, Aþer. Yakup'un Paddan-Aram'da doðan oðullarý bunlardýr.

27 Yakup, Ýshak'la Ýbrahim'in de yabancý olarak kalmýþ olduðu, bugün Hevron denen Kiryat-Arba yakýnlarýndaki Mamre'ye, babasý Ýshak'ýn yanýna gitti.

28 Ýshak yüz seksen yýl yaþadý.

29 Kocamýþ, yaþama doymuþ olarak son soluðunu verdi. Ölüp halkýna kavuþtu. Oðullarý Esav'la Yakup onu gömdüler.

36

1 Esav'ýn, yani Edom'un öyküsü:

2 Esav þu Kenanlý kýzlarla evlendi: Hititli* Elon'un kýzý Âda; Hivli Sivon'un torunu, Âna'nýn kýzý Oholivama;

3 Nevayot'un kýzkardeþi, Ýsmail'in kýzý Basemat.

4 Âda Esav'a Elifaz'ý, Basemat Reuel'i,

5 Oholivama Yeuþ, Yalam ve Korah'ý doðurdu. Esav'ýn Kenan ülkesinde doðan oðullarý bunlardý.

6 Esav karýlarýný, oðullarýný, kýzlarýný, evindeki bütün adamlarýný, hayvanlarýnýn hepsini, Kenan ülkesinde kazandýðý mallarýn tümünü alýp kardeþi Yakup'tan ayrýldý, baþka bir ülkeye gitti.

7 Birlikte yaþayamayacak kadar çok mallarý vardý. Yabancý olarak yaþadýklarý bu topraklar davarlarýna yetmiyordu.

8 Esav -Edom- Seir daðlýk bölgesine yerleþti.

9 Seir daðlýk bölgesine yerleþen Edomlular'ýn atasý Esav'ýn soyu:

10 Esav'ýn oðullarýnýn adlarý þunlardýr:

11 Elifaz'ýn oðullarý:

12 Timna Esav'ýn oðlu Elifaz'ýn cariyesiydi. Elifaz'a Amalek'i doðurdu. Bunlar Esav'ýn karýsý Âda'nýn torunlarýdýr.

13 Reuel'in oðullarý:

14 Sivon'un torunu ve Âna'nýn kýzý olan Esav'ýn karýsý Oholivama'nýn Esav'a doðurduðu oðullar þunlardýr:

15 Esavoðullarý'nýn boy beyleri þunlardýr:

16 Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifaz'ýn soyundan beylerdi ve Âda'nýn torunlarýydý.

17 Esav oðlu Reuel'in oðullarý þunlardýr:

18 Esav'ýn karýsý Oholivama'nýn oðullarý þunlardýr:

19 Bunlarýn hepsi Esav'ýn -Edom'un- oðullarýdýr. Yukardakiler de onlarýn beyleridir.

20 Ülkede yaþayan Horlu Seir'in oðullarý þunlardý: Lotan, Þoval, Sivon, Âna,

21 Diþon, Eser, Diþan. Seir'in Edom'da beylik eden Horlu oðullarý bunlardý.

22 Lotan'ýn oðullarý:

23 Þoval'ýn oðullarý:

24 Sivon'un oðullarý:

25 Âna'nýn çocuklarý þunlardý:

26 Diþon'un oðullarý þunlardý:

27 Eser'in oðullarý þunlardý:

28 Diþan'ýn oðullarý þunlardý:

29 Horlu boy beyleri þunlardý:

30 Diþon, Eser, Diþan. Seir ülkesindeki Horlu boy beyleri bunlardý.

31 Ýsrailliler'i yöneten bir kralýn olmadýðý dönemde, Edom'u þu krallar yönetti:

32 Beor oðlu Bala Edom Kralý oldu. Kentinin adý Dinhava'ydý.

33 Bala ölünce, yerine Bosralý Zerah oðlu Yovav geçti.

34 Yovav ölünce, Temanlýlar ülkesinden Huþam kral oldu.

35 Huþam ölünce, Midyan'ý Moav kýrlarýnda bozguna uðratan Bedat oðlu Hadat kral oldu. Kentinin adý Avit'ti.

36 Hadat ölünce, yerine Masrekalý Samla geçti.

37 Samla ölünce, yerine Rehovot-Hannaharlý Þaul geçti.

38 Þaul ölünce, yerine Akbor oðlu Baal-Hanan geçti.

39 Akbor oðlu Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin adý Pau'ydu. Karýsý, Me-Zahav kýzý Matret'in kýzý Mehetavel'di.

40 Boylarýna ve bölgelerine göre Esav'ýn soyundan gelen beylerin adlarý þunlardý: Timna, Alva, Yetet,

41 Oholivama, Ela, Pinon,

42 Kenaz, Teman, Mivsar,

43 Magdiel, Ýram. Sahip olduklarý ülkede yaþadýklarý yerlere adlarýný veren Edom beyleri bunlardý.

37

1 Yakup babasýnýn yabancý olarak kalmýþ olduðu Kenan ülkesinde yaþadý.

2 Yakup soyunun öyküsü:

3 Ýsrail Yusuf'u öbür oðullarýnýn hepsinden çok severdi. Çünkü Yusuf onun yaþlýlýðýnda doðmuþtu. Yusuf'a uzun, renkli bir giysi yaptýrmýþtý.

4 Yusuf'un kardeþleri babalarýnýn onu kendilerinden çok sevdiðini görünce, ondan nefret ettiler. Yusuf'a tatlý söz söylemez oldular.

5 Yusuf bir düþ gördü. Bunu kardeþlerine anlatýnca, ondan daha çok nefret ettiler.

6 Yusuf, 'Lütfen gördüðüm düþü dinleyin!' dedi,

7 'Tarlada demet baðlýyorduk. Ansýzýn benim demetim kalkýp dikildi. Sizinkilerse, çevresine toplanýp önünde eðildiler.'

8 Kardeþleri, 'Baþýmýza kral mý olacaksýn? Bizi sen mi yöneteceksin?' dediler. Düþlerinden, söylediklerinden ötürü ondan büsbütün nefret ettiler.

9 Yusuf bir düþ daha görüp kardeþlerine anlattý. 'Dinleyin, bir düþ daha gördüm' dedi, 'Güneþ, ay ve on bir yýldýz önümde eðildiler.'

10 Yusuf babasýyla kardeþlerine bu düþü anlatýnca, babasý onu azarladý: 'Ne biçim düþ bu?' dedi, 'Ben, annen, kardeþlerin gelip önünde yere mi eðileceðiz yani?'

11 Kardeþleri Yusuf'u kýskanýyordu, ama bu olay babasýnýn aklýna takýldý.

12 Bir gün Yusuf'un kardeþleri babalarýnýn sürüsünü gütmek için Þekem'e gittiler.

13 Ýsrail Yusuf'a, 'Kardeþlerin Þekem'de sürü güdüyorlar' dedi, 'Gel seni de onlarýn yanýna göndereyim.'

14 Babasý, 'Git kardeþlerine ve sürüye bak' dedi, 'Her þey yolunda mý, deðil mi, bana haber getir.' Böylece onu Hevron Vadisi'nden gönderdi.

15 Kýrda dolaþýrken bir adam onu görüp, 'Ne arýyorsun?' diye sordu.

16 Yusuf, 'Kardeþlerimi arýyorum' diye yanýtladý, 'Buralarda sürü güdüyorlar. Nerede olduklarýný biliyor musun?'

17 Adam, 'Buradan ayrýldýlar' dedi, ' dediklerini duydum.'

18 Kardeþleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarýna varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.

19 Birbirlerine, 'Ýþte düþ hastasý geliyor' dediler,

20 'Hadi onu öldürüp kuyulardan birine atalým. Yabanýl bir hayvan yedi deriz. Bakalým o zaman düþleri ne olacak!'

21 Ruben bunu duyunca Yusuf'u kurtarmaya çalýþtý: 'Canýna kýymayýn' dedi,

22 'Kan dökmeyin. Onu þu ýssýz yerdeki kuyuya atýn, ama kendisine dokunmayýn.' Amacý Yusuf'u kurtarýp babasýna geri götürmekti.

23 Yusuf yanlarýna varýnca, kardeþleri sýrtýndaki renkli uzun giysiyi çekip çýkardýlar

24 ve onu susuz, boþ bir kuyuya attýlar.

25 Yemek yemek için oturduklarýnda, Gilat yönünden bir Ýsmaili kervanýnýn geldiðini gördüler. Develeri kitre, pelesenk, laden yüklüydü. Mýsýr'a gidiyorlardý.

26 Yahuda, kardeþlerine, 'Kardeþimizi öldürür, suçumuzu gizlersek ne kazanýrýz?' dedi,

27 'Gelin onu Ýsmaililer'e satalým. Böylece canýna dokunmamýþ oluruz. Çünkü o kardeþimizdir, ayný kaný taþýyoruz.' Kardeþleri kabul etti.

28 Midyanlý tüccarlar oradan geçerken, kardeþleri Yusuf'u kuyudan çekip çýkardýlar, yirmi gümüþe Ýsmaililer'e sattýlar. Ýsmaililer Yusuf'u Mýsýr'a götürdüler.

29 Kuyuya geri dönen Ruben Yusuf'u orada göremeyince üzüntüden giysilerini yýrttý.

30 Kardeþlerinin yanýna gidip, 'Çocuk orada yok' dedi, 'Ne yapacaðým þimdi ben?'

31 Bunun üzerine bir teke keserek Yusuf'un renkli uzun giysisini kanýna buladýlar.

32 Giysiyi babalarýna götürerek, 'Bunu bulduk' dediler, 'Bak, bakalým, oðlunun mu, deðil mi?'

33 Yakup giysiyi tanýdý, 'Evet, bu oðlumun giysisi' dedi, 'Onu yabanýl bir hayvan yemiþ olmalý. Yusuf'u parçalamýþ olsa gerek.'

34 Yakup üzüntüden giysilerini yýrttý, beline çul sardý, oðlu için uzun süre yas tuttu.

35 Bütün oðullarý, kýzlarý onu avutmaya çalýþtýlarsa da o avunmak istemedi. 'Oðlumun yanýna, ölüler diyarýna yas tutarak gideceðim' diyerek oðlu için aðlamaya devam etti.

36 Bu arada Midyanlýlar da Yusuf'u Mýsýr'da firavunun bir görevlisine, muhafýz birliði komutaný Potifar'a sattýlar.

38

1 O sýralarda Yahuda kardeþlerinden ayrýlarak Adullamlý Hira adýnda bir adamýn yanýna gitti.

2 Orada Kenanlý bir kýzla karþýlaþtý. Kýzýn babasýnýn adý Þua'ydý. Yahuda kýzla evlendi.

3 Kadýn hamile kaldý ve bir erkek çocuk doðurdu. Yahuda ona Er adýný verdi.

4 Kadýn yine hamile kaldý, bir erkek çocuk daha doðurdu, adýný Onan koydu.

5 Yine bir erkek çocuk doðurdu, adýný Þela koydu. Þela doðduðu zaman Yahuda Keziv'deydi.

6 Yahuda ilk oðlu Er için bir kadýn aldý. Kadýnýn adý Tamar'dý.

7 Yahuda'nýn ilk oðlu Er, RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu öldürdü.

8 Yahuda Onan'a, 'Kardeþinin karýsýyla evlen' dedi, 'Kayýnbiraderlik görevini yap. Kardeþinin soyunu sürdür.'

9 Ama Onan doðacak çocuklarýn kendisine ait olmayacaðýný biliyordu. Bu yüzden ne zaman kardeþinin karýsýyla yatsa, kardeþine soy yetiþtirmemek için menisini yere boþaltýyordu.

10 Bu yaptýðý RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu da öldürdü.

11 Bunun üzerine Yahuda, gelini Tamar'a, 'Babanýn evine dön' dedi, 'Oðlum Þela büyüyünceye kadar orada dul olarak yaþa.' Yahuda, 'Þela da kardeþleri gibi ölebilir' diye düþünüyordu. Böylece Tamar babasýnýn evine döndü.

12 Uzun süre sonra Þua'nýn kýzý olan Yahuda'nýn karýsý öldü. Yahuda yasý bittikten sonra arkadaþý Adullamlý Hira'yla birlikte Timna'ya, sürüsünü kýrkanlarýn yanýna gitti.

13 Tamar'a, 'Kayýnbaban sürüsünü kýrkmak için Timna'ya gidiyor' diye haber verdiler.

14 Tamar üzerindeki dul giysilerini çýkardý. Peçesini örttü, sarýnýp Timna yolu üzerindeki Enayim Kapýsý'nda oturdu. Çünkü Þela büyüdüðü halde onunla evlenmesine izin verilmediðini görmüþtü.

15 Yahuda onu görünce fahiþe sandý. Çünkü yüzü örtülüydü.

16 Yolun kenarýna, ona doðru seðirterek, kendi gelini olduðunu bilmeden, 'Hadi gel, seninle yatmak istiyorum' dedi.

17 Yahuda, 'Sürümden sana bir oðlak göndereyim' dedi.

18 Yahuda, 'Ne vereyim?' diye sordu.

19 Gidip peçesini çýkardý, yine dul giysilerini giydi.

20 Bu arada Yahuda rehin býraktýðý eþyalarý geri almak için Adullamlý arkadaþýyla kadýna bir oðlak gönderdi. Ne var ki arkadaþý kadýný bulamadý.

21 O çevrede yaþayanlara, 'Enayim'de, yol kenarýnda bir fahiþe vardý, nerede o?' diye sordu.

22 Bunun üzerine Yahuda'nýn yanýna dönerek, 'Kadýný bulamadým' dedi, 'O çevrede yaþayanlar da dediler.'

23 Yahuda, 'Varsýn eþyalar onun olsun' dedi, 'Kimseyi kendimize güldürmeyelim. Ben oðlaðý gönderdim, ama sen kadýný bulamadýn.'

24 Yaklaþýk üç ay sonra Yahuda'ya, 'Gelinin Tamar zina etmiþ, þu anda hamile' diye haber verdiler.

25 Tamar dýþarý çýkarýlýnca, kayýnbabasýna, 'Ben bu eþyalarýn sahibinden hamile kaldým' diye haber gönderdi, 'Lütfen þunlara bak. Bu mühür, kaytan, deðnek kime ait?'

26 Yahuda eþyalarý tanýdý. 'O benden daha doðru bir kiþi' dedi, 'Çünkü onu oðlum Þela'ya almadým.' Bir daha onunla yatmadý.

27 Doðum vakti gelince Tamar'ýn rahminde ikiz olduðu anlaþýldý.

28 Doðum yaparken ikizlerden biri elini dýþarý çýkardý. Ebe çocuðun elini yakalayýp bileðine kýrmýzý bir iplik baðladý, 'Bu önce doðdu' dedi.

29 Ne var ki, çocuk elini içeri çekti, o sýrada da kardeþi doðdu. Ebe, 'Kendine böyle mi gedik açtýn?' dedi. Bu yüzden çocuða Peres*fy* adý kondu.

30 Sonra bileðine kýrmýzý iplik baðlý kardeþi doðdu. Ona da Zerah*fz* adý verildi.

39

1 Ýsmaililer Yusuf'u Mýsýr'a götürmüþtü. Firavunun görevlisi, muhafýz birliði komutaný Mýsýrlý Potifar onu Ýsmaililer'den satýn almýþtý.

2 RAB Yusuf'la birlikteydi ve onu baþarýlý kýlýyordu. Yusuf Mýsýrlý efendisinin evinde kalýyordu.

3 Efendisi RAB'bin Yusuf'la birlikte olduðunu, yaptýðý her iþte onu baþarýlý kýldýðýný gördü.

4 Yusuf'tan hoþnut kalarak onu özel hizmetine aldý. Evinin ve sahip olduðu her þeyin sorumluluðunu ona verdi.

5 Yusuf'u evinin ve sahip olduðu her þeyin sorumlusu atadýðý andan itibaren RAB Yusuf sayesinde Potifar'ýn evini kutsadý. Evini, tarlasýný, kendisine ait her þeyi bereketli kýldý.

6 Potifar sahip olduðu her þeyin sorumluluðunu Yusuf'a verdi; yediði yemek dýþýnda hiçbir þeyle ilgilenmedi.

7 Bir süre sonra efendisinin karýsý ona göz koyarak, 'Benimle yat' dedi.

8 Ama Yusuf reddetti. 'Ben burada olduðum için efendim evdeki hiçbir þeyle ilgilenme gereðini duymuyor' dedi, 'Sahip olduðu her þeyin yönetimini bana verdi.

9 Bu evde ben de onun kadar yetkiliyim. Senin dýþýnda hiçbir þeyi benden esirgemedi. Sen onun karýsýsýn. Nasýl böyle bir kötülük yapar, Tanrý'ya karþý günah iþlerim?'

10 Potifar'ýn karýsý her gün kendisiyle yatmasý ya da birlikte olmasý için direttiyse de, Yusuf onun isteðini kabul etmedi.

11 Bir gün Yusuf olaðan iþlerini yapmak üzere eve gitti. Ýçerde ev halkýndan hiç kimse yoktu.

12 Potifar'ýn karýsý Yusuf'un giysisini tutarak, 'Benimle yat' dedi. Ama Yusuf giysisini onun elinde býrakýp evden dýþarý kaçtý.

13 Kadýn Yusuf'un giysisini býrakýp kaçtýðýný görünce,

14 uþaklarýný çaðýrdý. 'Bakýn þuna!' dedi, 'Kocamýn getirdiði bu Ýbrani bizi rezil etti. Yanýma geldi, benimle yatmak istedi. Ben de baðýrdým.

15 Baðýrdýðýmý duyunca giysisini yanýmda býrakýp dýþarý kaçtý.'

16 Efendisi eve gelinceye kadar Yusuf'un giysisini yanýnda alýkoydu.

17 Ona da ayný þeyleri anlattý: 'Buraya getirdiðin Ýbrani köle yanýma gelip beni aþaðýlamak istedi.

18 Ama ben baðýrýnca giysisini yanýmda býrakýp kaçtý.'

19 Karýsýnýn, 'Kölen bana böyle yaptý' diyerek anlattýklarýný duyunca, Yusuf'un efendisinin öfkesi tepesine çýktý.

20 Yusuf'u yakalayýp zindana, kralýn tutsaklarýnýn baðlý olduðu yere attý.

21 RAB onunla birlikteydi. Ona iyilik etti. Zindancýbaþý Yusuf'tan hoþnut kaldý.

22 Bütün tutsaklarýn yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her þeyden Yusuf sorumluydu.

23 Zindancýbaþý Yusuf'un sorumlu olduðu iþlerle hiç ilgilenmezdi. Çünkü RAB Yusuf'la birlikteydi ve yaptýðý her iþte onu baþarýlý kýlýyordu.

40

1 Bir süre sonra Mýsýr Kralý'nýn sakisiyle fýrýncýsý efendilerini gücendirdiler.

2 Firavun bu iki görevlisine, baþ sakiyle fýrýncýbaþýna öfkelendi.

3 Onlarý muhafýz birliði komutanýnýn evinde, Yusuf'un tutsak olduðu zindanda göz altýna aldý.

4 Muhafýz birliði komutaný Yusuf'u onlarýn hizmetine atadý. Bir süre zindanda kaldýlar.

5 Firavunun sakisiyle fýrýncýsý tutsak olduklarý zindanda ayný gece birer düþ gördüler. Düþleri farklý anlamlar taþýyordu.

6 Sabah Yusuf yanlarýna gittiðinde, onlarý tedirgin gördü.

7 Efendisinin evinde, kendisiyle birlikte zindanda kalan firavunun görevlilerine, 'Niçin suratýnýz asýk bugün?' diye sordu.

8 'Düþ gördük ama yorumlayacak kimse yok' dediler.

9 Baþ saki düþünü Yusuf'a anlattý: 'Düþümde önümde bir asma gördüm.

10 Üç çubuðu vardý. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkým salkým üzüm verdi.

11 Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alýp firavunun kâsesine sýktým. Sonra kâseyi ona verdim.'

12 Yusuf, 'Bu þu anlama gelir' dedi, 'Üç çubuk üç gün demektir.

13 Üç gün içinde firavun seni zindandan çýkaracak, yine eski görevine döneceksin. Geçmiþte olduðu gibi yine ona sakilik yapacaksýn.

14 Ama her þey yolunda giderse, lütfen beni anýmsa. Bir iyilik yap, firavuna benden söz et. Çýkar beni bu zindandan.

15 Çünkü ben Ýbrani ülkesinden zorla kaçýrýldým. Burada da zindana atýlacak bir þey yapmadým.'

16 Fýrýncýbaþý bu iyi yorumu duyunca, Yusuf'a, 'Ben de bir düþ gördüm' dedi, 'Baþýmýn üstünde üç sepet beyaz ekmek vardý.

17 En üstteki sepette firavun için piþirilmiþ çeþitli pastalar vardý. Kuþlar baþýmýn üstündeki sepetten pastalarý yiyorlardý.'

18 Yusuf, 'Bu þu anlama gelir' dedi, 'Üç sepet üç gün demektir.

19 Üç gün içinde firavun seni zindandan çýkarýp aðaca asacak. Kuþlar etini yiyecekler.'

20 Üç gün sonra, firavun doðum gününde bütün görevlilerine bir þölen verdi. Görevlilerinin önünde baþ sakisiyle fýrýncýbaþýný zindandan çýkardý.

21 Yusuf'un yaptýðý yoruma uygun olarak baþ sakisini eski görevine atadý. Baþ saki firavuna þarap sunmaya baþladý. Ama firavun fýrýncýbaþýný astýrdý.

22

23 Gelgelelim, baþ saki Yusuf'u anýmsamadý, unuttu gitti.

41

1 Tam iki yýl sonra firavun bir düþ gördü: Nil Irmaðý'nýn kýyýsýnda duruyordu.

2 Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çýktý. Sazlar arasýnda otlamaya baþladýlar.

3 Sonra yedi çirkin ve cýlýz inek çýktý. Irmaðýn kýyýsýnda öbür ineklerin yanýnda durdular.

4 Çirkin ve cýlýz inekler güzel ve semiz yedi ineði yiyince, firavun uyandý.

5 Yine uykuya daldý, bu kez baþka bir düþ gördü: Bir sapta yedi güzel ve dolgun baþak bitti.

6 Sonra, cýlýz ve doðu rüzgarýyla kavrulmuþ yedi baþak daha bitti.

7 Cýlýz baþaklar, yedi güzel ve dolgun baþaðý yuttular. Firavun uyandý, düþ gördüðünü anladý.

8 Sabah uyandýðýnda kaygýlýydý. Bütün Mýsýrlý büyücüleri, bilgeleri çaðýrttý. Onlara gördüðü düþleri anlattý. Ama hiçbiri firavunun düþlerini yorumlayamadý.

9 Bu arada baþ saki firavuna, 'Bugün suçumu itiraf etmeliyim' dedi,

10 'Kullarýna -bana ve fýrýncýbaþýna- öfkelenince bizi zindana, muhafýz birliði komutanýnýn evine kapattýn.

11 Bir gece ikimiz de düþ gördük. Düþlerimiz farklý anlamlar taþýyordu.

12 Orada bizimle birlikte muhafýz birliði komutanýnýn kölesi Ýbrani bir genç vardý. Gördüðümüz düþleri ona anlattýk. Bize bir bir yorumladý.

13 Her þey onun yorumladýðý gibi çýktý: Ben görevime döndüm, fýrýncýbaþýysa asýldý.'

14 Firavun Yusuf'u çaðýrttý. Hemen onu zindandan çýkardýlar. Yusuf týraþ olup giysilerini deðiþtirdikten sonra firavunun huzuruna çýktý.

15 Firavun Yusuf'a, 'Bir düþ gördüm' dedi, 'Ama kimse yorumlayamadý. Duyduðun her düþü yorumlayabildiðini iþittim.'

16 Yusuf, 'Ben yorumlayamam' dedi, 'Firavuna en uygun yorumu Tanrý yapacaktýr.'

17 Firavun Yusuf'a anlatmaya baþladý: 'Düþümde bir ýrmak kýyýsýnda duruyordum.

18 Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çýktý. Sazlar arasýnda otlamaya baþladýlar.

19 Sonra arýk, çirkin, cýlýz yedi inek daha çýktý. Mýsýr'da onlar kadar çirkin inek görmedim.

20 Cýlýz ve çirkin inekler ilk çýkan yedi semiz ineði yedi.

21 Ancak kötü görünüþleri deðiþmedi. Sanki bir þey yememiþ gibi görünüyorlardý. Sonra uyandým.

22 'Bir de düþümde bir sapta dolgun ve güzel yedi baþak bittiðini gördüm.

23 Sonra solgun, cýlýz, doðu rüzgarýnýn kavurduðu yedi baþak daha bitti.

24 Cýlýz baþaklar yedi güzel baþaðý yuttular. Büyücülere bunu anlattým. Ama hiçbiri yorumlayamadý.'

25 Yusuf, 'Efendim, iki düþ de ayný anlamý taþýyor' dedi, 'Tanrý ne yapacaðýný sana bildirmiþ.

26 Yedi güzel inek yedi yýl demektir. Yedi güzel baþak da yedi yýldýr. Ayný anlama geliyor.

27 Daha sonra çýkan yedi cýlýz, çirkin inek ve doðu rüzgarýnýn kavurduðu yedi solgun baþaksa yedi yýl kýtlýk olacaðý anlamýna gelir.

28 'Söylediðim gibi, Tanrý ne yapacaðýný sana göstermiþ.

29 Mýsýr'da yedi yýl bolluk olacak.

30 Sonra yedi yýl öyle bir kýtlýk olacak ki, bolluk yýllarý hiç anýmsanmayacak. Çünkü kýtlýk ülkeyi kasýp kavuracak.

31 Ardýndan gelen kýtlýk bolluðu unutturacak, çünkü çok þiddetli olacak.

32 Bu konuda iki kez düþ görmenin anlamý, Tanrý'nýn kesin kararýný verdiðini ve en kýsa zamanda uygulayacaðýný gösteriyor.

33 'Þimdi firavunun akýllý, bilgili bir adam bulup onu Mýsýr'ýn baþýna getirmesi gerekir.

34 Ülke çapýnda adamlar görevlendirmeli, bunlar yedi bolluk yýlý boyunca ürünlerin beþte birini toplamalý.

35 Gelecek verimli yýllarýn bütün yiyeceðini toplasýnlar, firavunun yönetimi altýnda kentlerde depolayýp korusunlar.

36 Bu yiyecek, gelecek yedi kýtlýk yýlý boyunca Mýsýr'da ihtiyat olarak kullanýlacak, ülke kýtlýktan kýrýlmayacak.'

37 Bu öneri firavunla görevlilerine iyi göründü.

38 Firavun görevlilerine, 'Bu adam gibi Tanrý Ruhu'na sahip birini bulabilir miyiz?' diye sordu.

39 Sonra Yusuf'a, 'Madem Tanrý bütün bunlarý sana açýkladý, senden daha akýllýsý, bilgilisi yoktur' dedi,

40 'Sarayýmýn yönetimini sana vereceðim. Bütün halkým buyruklarýna uyacak. Tahttan baþka senden üstünlüðüm olmayacak.

41 Seni bütün Mýsýr'a yönetici atýyorum.'

42 Sonra mührünü parmaðýndan çýkarýp Yusuf'un parmaðýna taktý. Ona ince ketenden giysi giydirdi. Boynuna altýn zincir taktý.

43 Onu kendi yardýmcýsýnýn arabasýna bindirdi. Yusuf'un önünde, 'Yol açýn!' diye baðýrdýlar. Böylece firavun ona bütün Mýsýr'ýn yönetimini verdi.

44 Firavun Yusuf'a, 'Firavun benim' dedi, 'Ama Mýsýr'da senden izinsiz kimse elini ayaðýný oynatmayacak.'

45 Yusuf'un adýný Safenat-Paneah koydu. On Kenti'nin*fa* kâhini Potifera'nýn kýzý Asenat'ý da ona karý olarak verdi. Yusuf ülkeyi boydan boya dolaþtý.

46 Yusuf firavunun hizmetine girdiðinde otuz yaþýndaydý. Firavunun huzurundan ayrýldýktan sonra bütün Mýsýr'ý dolaþtý.

47 Yedi bolluk yýlý boyunca toprak çok ürün verdi.

48 Yusuf Mýsýr'da yedi yýl içinde yetiþen bütün ürünleri toplayýp kentlerde depoladý. Her kente o kentin çevresindeki tarlalarda yetiþen ürünleri koydu.

49 Denizin kumu kadar çok buðday depoladý; öyle ki, ölçmekten vazgeçti. Çünkü buðday ölçülemeyecek kadar çoktu.

50 Kýtlýk yýllarý baþlamadan, On Kenti'nin kâhini Potifera'nýn kýzý Asenat Yusuf'a iki erkek çocuk doðurdu.

51 Yusuf ilk oðlunun adýný Manaþþe*fb* koydu. 'Tanrý bana bütün acýlarýmý ve babamýn ailesini unutturdu' dedi.

52 'Tanrý sýkýntý çektiðim ülkede beni verimli kýldý' diyerek ikinci oðlunun adýný Efrayim*fc* koydu.

53 Mýsýr'da yedi bolluk yýlý sona erdi.

54 Yusuf'un söylemiþ olduðu gibi yedi kýtlýk yýlý baþgösterdi. Bütün ülkelerde kýtlýk vardý, ama Mýsýr'ýn her yanýnda yiyecek bulunuyordu.

55 Mýsýrlýlar aç kalýnca, yiyecek için firavuna yakardýlar. Firavun, 'Yusuf'a gidin' dedi, 'O size ne derse öyle yapýn.'

56 Kýtlýk bütün ülkeyi sarýnca, Yusuf depolarý açýp Mýsýrlýlar'a buðday satmaya baþladý. Çünkü kýtlýk Mýsýr'ý boydan boya kavuruyordu.

57 Bütün ülkelerden insanlar da buðday satýn almak için Mýsýr'a, Yusuf'a geliyordu. Çünkü kýtlýk bütün dünyayý sarmýþtý ve þiddetliydi.

42

1 Yakup Mýsýr'da buðday olduðunu öðrenince, oðullarýna, 'Neden birbirinize bakýp duruyorsunuz?' dedi,

2 'Mýsýr'da buðday olduðunu duydum. Gidin, satýn alýn ki, yaþayalým, yoksa öleceðiz.'

3 Böylece Yusuf'un on kardeþi buðday almak için Mýsýr'a gittiler.

4 Ancak Yakup Yusuf'un kardeþi Benyamin'i onlarla birlikte göndermedi, çünkü oðlunun baþýna bir þey gelmesinden korkuyordu.

5 Buðday satýn almaya gelenler arasýnda Ýsrail'in oðullarý da vardý. Çünkü Kenan ülkesinde de kýtlýk hüküm sürüyordu.

6 Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buðday satýyordu. Kardeþleri gelip onun önünde yere kapandýlar.

7 Yusuf kardeþlerini görünce tanýdý. Ama onlara yabancý gibi davranarak sert konuþtu: 'Nereden geliyorsunuz?'

8 Yusuf kardeþlerini tanýdýysa da kardeþleri onu tanýmadýlar.

9 Yusuf onlarla ilgili düþlerini anýmsayarak, 'Siz casussunuz' dedi, 'Ülkenin zayýf noktalarýný öðrenmeye geldiniz.'

10 'Aman, efendim' diye karþýlýk verdiler, 'Biz kullarýn yalnýzca yiyecek satýn almaya geldik.

11 Hepimiz ayný babanýn çocuklarýyýz. Biz kullarýn dürüst insanlarýz, casus deðiliz.'

12 Yusuf, 'Hayýr!' dedi, 'Siz ülkenin zayýf noktalarýný öðrenmeye geldiniz.'

13 Kardeþleri, 'Biz kullarýn on iki kardeþiz' dediler, 'Hepimiz Kenan ülkesinde yaþayan ayný babanýn çocuklarýyýz. En küçüðümüz babamýzýn yanýnda kaldý, biri de kayboldu.'

14 Yusuf, 'Söylediðim gibi' dedi, 'Casussunuz siz.

15 Sizi sýnayacaðým. Firavunun baþýna ant içerim. Küçük kardeþiniz de gelmedikçe, buradan ayrýlamazsýnýz.

16 Aranýzdan birini gönderin, kardeþinizi getirsin. Geri kalanlarýnýz göz altýna alýnacak. Anlattýklarýnýz doðru mu, deðil mi, sizi sýnayacaðýz. Deðilse, firavunun baþýna ant içerim ki casussunuz.'

17 Üç gün onlarý göz altýnda tuttu.

18 Üçüncü gün, 'Bir koþulla canýnýzý baðýþlarým' dedi, 'Ben Tanrý'dan korkarým.

19 Dürüst olduðunuzu kanýtlamak için, içinizden biri göz altýnda tutulduðunuz evde kalsýn, ötekiler gidip aç kalan ailenize buðday götürsün.

20 Sonra küçük kardeþinizi bana getirin. Böylece anlattýklarýnýzýn doðru olup olmadýðý ortaya çýkar, ölümden kurtulursunuz.'

21 Birbirlerine, 'Besbelli kardeþimize yaptýðýmýzýn cezasýný çekiyoruz' dediler, 'Bize yalvardýðýnda nasýl sýkýntý çektiðini gördük, ama dinlemedik. Bu sýkýntý onun için baþýmýza geldi.'

22 Ruben, 'Çocuða zarar vermeyin diye sizi uyarmadým mý?' dedi, 'Ama dinlemediniz. Ýþte þimdi kanýnýn hesabý soruluyor.'

23 Yusuf'un konuþtuklarýný anladýðýný farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracýlýðýyla konuþuyorlardý.

24 Yusuf kardeþlerinden ayrýlýp aðlamaya baþladý. Sonra dönüp onlarla konuþtu. Aralarýndan Þimon'u alarak ötekilerin gözleri önünde baðladý.

25 Sonra torbalarýna buðday doldurulmasýný, paralarýnýn torbalarýna geri konulmasýný, yol için kendilerine azýk verilmesini buyurdu. Bunlar yapýldýktan sonra

26 buðdaylarý eþeklerine yükleyip oradan ayrýldýlar.

27 Konakladýklarý yerde içlerinden biri eþeðine yem vermek için torbasýný açýnca parasýný gördü. Para torbanýn aðzýna konmuþtu.

28 Kardeþlerine, 'Paramý geri vermiþler' diye seslendi, 'Ýþte torbamda!' Yürekleri yerinden oynadý. Titreyerek birbirlerine, 'Tanrý'nýn bize bu yaptýðý nedir?' dediler.

29 Kenan ülkesine, babalarý Yakup'un yanýna varýnca, baþlarýna gelenleri ona anlattýlar:

30 'Mýsýr'ýn yöneticisi bizimle sert konuþtu. Bize casusmuþuz gibi davrandý.

31 Ona, dedik, 32 Hepimiz ayný babanýn çocuklarýyýz. On iki kardeþiz; biri kayboldu, en küçüðü de Kenan ülkesinde, babamýzýn yanýnda.>

33 'Ülkenin yöneticisi, dedi, 34 Küçük kardeþinizi de bana getirin. O zaman casus olmadýðýnýzý, dürüst insanlar olduðunuzu anlar, kardeþinizi size geri veririm. Ülkede ticaret yapabilirsiniz.> '

35 Torbalarýný boþaltýnca, hepsi para kesesini torbasýnda buldu. Para keselerini görünce hem kendileri hem babalarý korkuya kapýldý.

36 Yakup, 'Beni çocuklarýmdan yoksun býrakýyorsunuz' dedi, 'Yusuf yok, Þimon yok. Þimdi de Benyamin'i götürmek istiyorsunuz. Sýkýntýyý çeken hep benim.'

37 Ruben babasýna, 'Benyamin'i geri getirmezsem, iki oðlumu öldür' dedi, 'Onu bana teslim et, ben sana geri getireceðim.'

38 Ama Yakup, 'Oðlumu sizinle göndermeyeceðim' dedi, 'Çünkü kardeþi öldü, yalnýz o kaldý. Yolda ona bir zarar gelirse, bu acýyla ak saçlý baþýmý ölüler diyarýna götürürsünüz.'

43

1 Kenan ülkesinde kýtlýk þiddetlenmiþti.

2 Mýsýr'dan getirilen buðday tükenince Yakup, oðullarýna, 'Yine gidin, bize biraz yiyecek alýn' dedi.

3 Yahuda, 'Adam bizi sýký sýký uyardý' diye karþýlýk verdi, ' dedi.

4 Kardeþimizi bizimle gönderirsen, gider sana yiyecek alýrýz.

5 Göndermezsen gitmeyiz. Çünkü o adam, dedi.'

6 Ýsrail, 'Niçin adama bir kardeþiniz daha olduðunu söyleyerek bana bu kötülüðü yaptýnýz?' dedi.

7 Þöyle yanýtladýlar: 'Adam, diye sordu. Bizimle ve akrabalarýmýzla ilgili öyle sorular sordu ki, yanýt vermek zorunda kaldýk. Kardeþinizi getirin diyeceðini nereden bilebilirdik?'

8 Yahuda, babasý Ýsrail'e, 'Çocuðu benimle gönder, gidelim' dedi, 'Sen de biz de yavrularýmýz da ölmez, yaþarýz.

9 Ona ben kefil oluyorum. Beni sorumlu say. Eðer onu geri getirmez, önüne çýkarmazsam, ömrümce sana karþý suçlu sayýlayým.

10 Çünkü gecikmeseydik, þimdiye dek iki kez gidip gelmiþ olurduk.'

11 Bunun üzerine Ýsrail, 'Öyleyse gidin' dedi, 'Yalnýz, torbalarýnýza bu ülkenin en iyi ürünlerinden biraz pelesenk, biraz bal, kitre, laden, fýstýk, badem koyun, Mýsýr'ýn yöneticisine armaðan olarak götürün.

12 Yanýnýza iki kat para alýn. Torbalarýnýzýn aðzýna konan parayý geri götürün. Belki bir yanlýþlýk olmuþtur.

13 Kardeþinizi alýp gidin, o adamýn yanýna dönün.

14 Her Þeye Gücü Yeten Tanrý, adamýn yüreðine size karþý merhamet koysun da, adam öbür kardeþinizle Benyamin'i size geri versin. Bana gelince, çocuklarýmdan yoksun kalacaksam kalayým.'

15 Böylece kardeþler yanlarýna armaðanlar, iki kat para ve Benyamin'i alarak hemen Mýsýr'a gidip Yusuf'un huzuruna çýktýlar.

16 Yusuf Benyamin'i yanlarýnda görünce, kâhyasýna, 'Bu adamlarý eve götür' dedi, 'Bir hayvan kesip hazýrla. Çünkü öðlen benimle birlikte yemek yiyecekler.'

17 Kâhya Yusuf'un buyurduðu gibi onlarý Yusuf'un evine götürdü.

18 Ne var ki kardeþleri Yusuf'un evine götürüldükleri için korktular. 'Ýlk geliþimizde torbalarýmýza konan para yüzünden götürülüyoruz galiba!' dediler, 'Bize saldýrýp egemen olmak, bizi köle edip eþeklerimizi almak istiyor.'

19 Yusuf'un kâhyasýna yaklaþýp evin kapýsýnda onunla konuþtular:

20 'Aman, efendim!' dediler, 'Buraya ilk kez yiyecek satýn almaya gelmiþtik.

21 Konakladýðýmýz yerde torbalarýmýzý açýnca, bir de baktýk ki, paramýz eksiksiz olarak torbalarýmýzýn aðzýna konmuþ. Onu size geri getirdik.

22 Ayrýca yeniden yiyecek almak için yanýmýza baþka para da aldýk. Paralarý torbalarýmýza kimin koyduðunu bilmiyoruz.'

23 Kâhya, 'Merak etmeyin' dedi, 'Korkmanýza gerek yok. Parayý Tanrýnýz, babanýzýn Tanrýsý torbalarýnýza koydurmuþ. Ben paranýzý aldým.' Sonra Þimon'u onlara getirdi.

24 Kâhya onlarý Yusuf'un evine götürüp ayaklarýný yýkamalarý için su getirdi, eþeklerine yem verdi.

25 Kardeþler öðlene, Yusuf'un geleceði saate kadar armaðanlarýný hazýrladýlar. Çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuþlardý.

26 Yusuf eve gelince, getirdikleri armaðanlarý kendisine sunup önünde yere kapandýlar.

27 Yusuf hatýrlarýný sorduktan sonra, 'Bana sözünü ettiðiniz yaþlý babanýz iyi mi?' dedi, 'Hâlâ yaþýyor mu?'

28 Kardeþleri, 'Babamýz kulun iyi' diye yanýtladýlar, 'Hâlâ yaþýyor.' Sonra saygýyla eðilip yere kapandýlar.

29 Yusuf göz gezdirirken kendisiyle ayný anneden olan kardeþi Benyamin'i gördü. 'Bana sözünü ettiðiniz küçük kardeþiniz bu mu?' dedi, 'Tanrý sana lütfetsin, oðlum.'

30 Sonra hemen oradan ayrýldý, çünkü kardeþini görünce yüreði sýzlamýþtý. Aðlayacak bir yer aradý. Odasýna girip orada aðladý.

31 Yüzünü yýkadýktan sonra dýþarý çýktý. Kendisini toparlayarak, 'Yemeði getirin' dedi.

32 Yusuf'a ayrý, kardeþlerine ayrý, Yusuf'la yemek yiyen Mýsýrlýlar'a ayrý hizmet edildi. Çünkü Mýsýrlýlar Ýbraniler'le birlikte yemek yemez, bunu iðrenç sayarlardý.

33 Kardeþleri Yusuf'un önünde büyükten küçüðe doðru yaþ sýrasýna göre oturdular. Þaþkýn þaþkýn birbirlerine baktýlar.

34 Yusuf'un masasýndan onlara yemek daðýtýldý. Benyamin'in payý ötekilerden beþ kat fazlaydý. Ýçtiler, birlikte hoþ vakit geçirdiler.

44

1 Yusuf kâhyasýna, 'Bu adamlarýn torbalarýna taþýyabilecekleri kadar yiyecek doldur' diye buyurdu, 'Her birinin parasýný torbasýnýn aðzýna koy.

2 En küçüðünün torbasýna benim gümüþ kâsemi ve buðdayýnýn parasýný koy.' Kâhya Yusuf'un buyruðunu yerine getirdi.

3 Sabah erkenden adamlar eþekleriyle yolcu edildi.

4 Onlar kentten pek uzaklaþmamýþtý ki Yusuf kâhyasýna, 'Hemen o adamlarýn peþine düþ' dedi, 'Onlara yetiþince, de,

5 '

6 Kâhya onlara yetiþip bu sözleri yineledi.

7 Adamlar, 'Efendim, neden böyle konuþuyorsun?' dediler, 'Bizden uzak olsun, biz kullarýn böyle þey yapmayýz.

8 Torbalarýmýzýn aðzýnda bulduðumuz paralarý Kenan ülkesinden sana geri getirdik. Nasýl efendinin evinden altýn ya da gümüþ çalarýz?

9 Kullarýndan birinde çýkarsa öldürülsün, geri kalanlar efendimin kölesi olsun.'

10 Kâhya, 'Peki, dediðiniz gibi olsun' dedi, 'Kimde çýkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayýlacak.'

11 Hemen torbalarýný indirip açtýlar.

12 Kâhya büyükten küçüðe doðru hepsinin torbasýný aradý. Kâse Benyamin'in torbasýnda çýktý.

13 Kardeþleri üzüntüden giysilerini yýrttýlar. Sonra torbalarýný eþeklerine yükleyip kente geri döndüler.

14 Yahuda'yla kardeþleri Yusuf'un evine geldiðinde, Yusuf daha evdeydi. Önünde yere kapandýlar.

15 Yusuf, 'Nedir bu yaptýðýnýz?' dedi, 'Benim gibi birinin fala bakabileceði aklýnýza gelmedi mi?'

16 Yahuda, 'Ne diyelim, efendim?' diye karþýlýk verdi, 'Nasýl anlatalým? Kendimizi nasýl temize çýkaralým? Tanrý suçumuzu ortaya çýkardý. Hepimiz köleniz artýk, efendim; hem biz hem de kendisinde kâse bulunan kardeþimiz.'

17 Yusuf, 'Benden uzak olsun!' dedi, 'Yalnýz kendisinde kâse bulunan kölem olacak. Siz esenlikle babanýzýn yanýna dönün.'

18 Yahuda yaklaþýp, 'Efendim, lütfen izin ver konuþayým' dedi, 'Kuluna öfkelenme. Sen firavunla ayný yetkiye sahipsin.

19 Efendim, biz kullarýna sormuþtun: diye.

20 Biz de, demiþtik,

21 'Sen de biz kullarýna, demiþtin.

22 Biz de, <Çocuk babasýndan ayrýlamaz, ayrýlýrsa babasý ölür> diye karþýlýk vermiþtik.

23 Sen de biz kullarýna, demiþtin.

24 'Kulun babamýzýn yanýna döndüðümüzde, söylediklerini ona anlattýk.

25 Babamýz, dedi.

26 Ama biz, dedik,

27 'Babam, biz kullarýna, dedi,

28 29 Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acýyla ak saçlý baþýmý ölüler diyarýna götürürsünüz.>

30 'Efendim, þimdi babam kulunun yanýna döndüðümde çocuk yanýmýzda olmazsa, babam onu görmeyince ölür. Çünkü onu yaþama baðlayan bu çocuktur. Biz kullarýn da acý içinde babamýzýn ak saçlý baþýný ölüler diyarýna indiririz.

31

32 Ben kulun bu çocuða kefil oldum. Babama, dedim.

33 'Lütfen þimdi çocuðun yerine beni kölen kabul et. Çocuk kardeþleriyle birlikte geri dönsün.

34 O yanýmda olmadan babamýn yanýna nasýl dönerim? Babamýn baþýna gelecek kötülüðe dayanamam.'

45

1 Yusuf adamlarýnýn önünde kendini tutamayýp, 'Herkesi çýkarýn buradan!' diye baðýrdý. Kendini kardeþlerine tanýttýðýnda yanýnda kimse olmasýn istiyordu.

2 O kadar yüksek sesle aðladý ki, Mýsýrlýlar aðlayýþýný iþitti. Bu haber firavunun ev halkýna da ulaþtý.

3 Yusuf kardeþlerine, 'Ben Yusuf'um!' dedi, 'Babam yaþýyor mu?' Kardeþleri donup kaldý, yanýt veremediler.

4 Yusuf, 'Lütfen bana yaklaþýn' dedi. Onlar yaklaþýnca Yusuf þöyle devam etti: 'Mýsýr'a sattýðýnýz kardeþiniz Yusuf benim.

5 Beni buraya sattýðýnýz için üzülmeyin. Kendinizi suçlamayýn. Tanrý insanlýðý korumak için beni önden gönderdi.

6 Çünkü iki yýldýr ülkede kýtlýk var, beþ yýl daha sürecek. Kimse çift süremeyecek, ekin biçemeyecek.

7 Tanrý yeryüzünde soyunuzu korumak ve harika biçimde canýnýzý kurtarmak için beni önünüzden gönderdi.

8 Beni buraya gönderen siz deðilsiniz, Tanrý'dýr. Beni firavunun baþdanýþmaný, sarayýnýn efendisi, bütün Mýsýr ülkesinin yöneticisi yaptý.

9 Hemen babamýn yanýna gidin, ona oðlun Yusuf þöyle diyor deyin: 10 Goþen bölgesine yerleþirsin; çocuklarýn, torunlarýn, davarlarýn, sýðýrlarýn ve sahip olduðun her þeyle birlikte yakýnýmda olursun.

11 Orada sana bakarým, çünkü kýtlýk beþ yýl daha sürecek. Yoksa sen de ailen ve sana baðlý olan herkes de periþan olursunuz.>

12 'Hepiniz gözlerinizle görüyorsunuz, kardeþim Benyamin, sen de görüyorsun konuþanýn gerçekten ben olduðumu.

13 Mýsýr'da ne denli güçlü olduðumu ve bütün gördüklerinizi babama anlatýn. Babamý hemen buraya getirin.'

14 Sonra kardeþi Benyamin'in boynuna sarýlýp aðladý. Benyamin de aðlayarak ona sarýldý.

15 Yusuf aðlayarak bütün kardeþlerini öptü. Sonra kardeþleri onunla konuþmaya baþladý.

16 Yusuf'un kardeþlerinin geldiði haberi firavunun sarayýna ulaþýnca, firavunla görevlileri hoþnut oldu.

17 Firavun Yusuf'a þöyle dedi: 'Kardeþlerine de ki, 18 Babanýzý ve ailelerinizi buraya getirin. Size Mýsýr'ýn en iyi topraklarýný vereceðim. Ülkenin kaymaðýný yiyeceksiniz.>

19 Onlara ayrýca þöyle demeni de buyuruyorum: <Çocuklarýnýzla karýlarýnýz için Mýsýr'dan arabalar alýn, babanýzla birlikte buraya gelin.

20 Gözünüz arkada kalmasýn, çünkü Mýsýr'da en iyi ne varsa sizin olacak.> '

21 Ýsrail'in oðullarý söyleneni yaptý. Firavunun buyruðu üzerine Yusuf onlara araba ve yol için azýk verdi.

22 Hepsine birer kat yedek giysi, Benyamin'e ise üç yüz parça gümüþle beþ kat yedek giysi verdi.

23 Böylece babasýna Mýsýr'da en iyi ne varsa hepsiyle yüklü on eþek, yolculuk için buðday, ekmek ve azýk yüklü on diþi eþek gönderdi.

24 Kardeþlerini yolcu ederken onlara, 'Yolda kavga etmeyin' dedi.

25 Yusuf'un kardeþleri Mýsýr'dan ayrýlýp Kenan ülkesine, babalarý Yakup'un yanýna döndüler.

26 Ona, 'Yusuf yaþýyor!' dediler, 'Üstelik Mýsýr'ýn yöneticisi olmuþ.' Babalarý donup kaldý, onlara inanmadý.

27 Yusuf'un kendilerine bütün söylediklerini anlattýlar. Kendisini Mýsýr'a götürmek için Yusuf'un gönderdiði arabalarý görünce, Yakup'un keyfi yerine geldi.

28 'Tamam!' dedi, 'Oðlum Yusuf yaþýyor. Ölmeden önce gidip onu göreceðim.'

46

1 Ýsrail sahip olduðu her þeyle birlikte yola çýktý. Beer-Þeva'ya varýnca, orada babasý Ýshak'ýn Tanrýsý'na kurbanlar kesti.

2 O gece Tanrý bir görümde Ýsrail'e, 'Yakup, Yakup!' diye seslendi.

3 Tanrý, 'Ben Tanrý'yým, babanýn Tanrýsý' dedi, 'Mýsýr'a gitmekten çekinme. Soyunu orada büyük bir ulus yapacaðým.

4 Seninle birlikte Mýsýr'a gelecek, soyunu bu ülkeye geri getireceðim. Senin gözlerini Yusuf'un elleri kapayacak.'

5 Yakup Beer-Þeva'dan ayrýldý. Oðullarý Yakup'u -Ýsrail'i- götürmek üzere firavunun gönderdiði arabalara onu, kendi çocuklarýyla karýlarýný bindirdiler.

6 Yakup, bütün ailesini -oðullarýný, kýzlarýný, torunlarýný- hayvanlarýný ve Kenan ülkesinde kazandýðý mallarý yanýna alarak Mýsýr'a gitti.

7

8 Ýsrail'in Mýsýr'a giden oðullarýnýn -Yakup'la oðullarýnýn- adlarý þunlardýr: Yakup'un ilk oðlu Ruben.

9 Ruben'in oðullarý: Hanok, Pallu, Hesron, Karmi.

10 Þimon'un oðullarý: Yemuel, Yamin, Ohat, Yakin, Sohar ve Kenanlý bir kadýnýn oðlu Þaul.

11 Levi'nin oðullarý: Gerþon, Kehat, Merari.

12 Yahuda'nýn oðullarý: Er, Onan, Þela, Peres, Zerah. Ancak Er'le Onan Kenan ülkesinde ölmüþtü. Peres'in oðullarý: Hesron, Hamul.

13 Ýssakar'ýn oðullarý: Tola, Puvva, Yov, Þimron.

14 Zevulun'un oðullarý: Seret, Elon, Yahleel.

15 Bunlar Lea'nýn Yakup'a doðurduðu oðullardýr. Lea onlarý ve kýzý Dina'yý Paddan-Aram'da doðurmuþtu. Yakup'un bu oðullarýyla kýzlarý toplam otuz üç kiþiydi.

16 Gad'ýn oðullarý: Sifyon, Hagi, Þuni, Esbon, Eri, Arodi, Areli.

17 Aþer'in çocuklarý: Yimna, Yiþva, Yiþvi, Beria; kýzkardeþleri Serah. Beria'nýn oðullarý: Hever, Malkiel.

18 Bunlar Lavan'ýn kýzý Lea'ya verdiði Zilpa'nýn Yakup'a doðurduðu çocuklardýr. Toplam on altý kiþiydiler.

19 Yakup'un karýsý Rahel'in oðullarý: Yusuf, Benyamin.

20 Yusuf'un Mýsýr'da On Kenti*fç* kâhini Potifera'nýn kýzý Asenat'tan Manaþþe ve Efrayim adýnda iki oðlu oldu.

21 Benyamin'in oðullarý: Bala, Beker, Aþbel, Gera, Naaman, Ehi, Roþ, Muppim, Huppim, Ard.

22 Bunlar Rahel'in Yakup'a doðurduðu çocuklardýr. Toplam on dört kiþiydiler.

23 Dan'ýn oðlu: Huþim.

24 Naftali'nin oðullarý: Yahseel, Guni, Yeser, Þillem.

25 Bunlar Lavan'ýn, kýzý Rahel'e verdiði Bilha'nýn Yakup'a doðurduðu çocuklardýr. Toplam yedi kiþiydiler.

26 Oðullarýnýn karýlarý dýþýnda Yakup'un soyundan gelen ve onunla birlikte Mýsýr'a gidenler toplam altmýþ altý kiþiydi. Bunlarýn hepsi Yakup'tan olmuþtu.

27 Yusuf'un Mýsýr'da doðan iki oðluyla birlikte Mýsýr'a göçen Yakup ailesi toplam yetmiþ kiþiydi.

28 Yakup Goþen yolunu göstermesi için Yahuda'yý önden Yusuf'a gönderdi. Onlar Goþen'e varýnca,

29 Yusuf arabasýný hazýrlayýp babasý Ýsrail'i karþýlamak üzere Goþen'e gitti. Babasýný görür görmez boynuna sarýlýp uzun uzun aðladý.

30 Ýsrail Yusuf'a, 'Yüzünü gördüm ya, artýk ölsem de gam yemem' dedi, 'Yaþýyorsun!'

31 Yusuf kardeþleriyle babasýnýn ev halkýna þöyle dedi: 'Gidip firavuna haber vereyim, diyeyim.

32 Çoban olduðunuzu, hayvancýlýk yaptýðýnýzý, bu yüzden davarlarýnýzla sýðýrlarýnýzý ve her þeyinizi birlikte getirdiðinizi anlatayým.

33 Firavun sizi çaðýrýp da, diye sorarsa,

34 dersiniz. Öyle deyin ki, sizi Goþen bölgesine yerleþtirsin. Çünkü Mýsýrlýlar çobanlardan iðrenir.'

47

1 Yusuf gidip firavuna, 'Babamla kardeþlerim davarlarý, sýðýrlarý ve bütün eþyalarýyla Kenan ülkesinden geldiler' diye haber verdi, 'Þu anda Goþen bölgesindeler.'

2 Sonra kardeþlerinden beþini seçerek firavunun huzuruna çýkardý.

3 Firavun Yusuf'un kardeþlerine, 'Ne iþ yapýyorsunuz?' diye sordu.

4 'Bu ülkeye geçici bir süre için geldik. Çünkü Kenan ülkesinde þiddetli kýtlýk var. Davarlarýmýz için otlak bulamýyoruz. Ýzin ver, Goþen bölgesine yerleþelim.'

5 Firavun Yusuf'a, 'Babanla kardeþlerin yanýna geldiler' dedi,

6 'Mýsýr ülkesi senin sayýlýr. Onlarý ülkenin en iyi yerine yerleþtir. Goþen bölgesine yerleþsinler. Sence aralarýnda becerikli olanlar varsa, davarlarýma bakmakla görevlendir.'

7 Yusuf babasý Yakup'u getirip firavunun huzuruna çýkardý. Yakup firavunu kutsadý.

8 Firavun, Yakup'a, 'Kaç yaþýndasýn?' diye sordu.

9 Yakup, 'Gurbet yýllarým yüz otuz yýlý buldu' diye yanýtladý, 'Ama yýllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarýmýn gurbet yýllarý kadar uzun sürmedi.'

10 Sonra firavunu kutsayýp huzurundan ayrýldý.

11 Yusuf babasýyla kardeþlerini Mýsýr'a yerleþtirdi; firavunun buyruðu uyarýnca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.

12 Ayrýca babasýyla kardeþlerine ve babasýnýn ev halkýna, sahip olduklarý çocuklarýn sayýsýna göre yiyecek saðladý.

13 Kýtlýk öyle þiddetlendi ki, hiçbir ülkede yiyecek bulunmaz oldu. Mýsýr ve Kenan ülkeleri kýtlýktan kýrýlýyordu.

14 Yusuf sattýðý buðdaya karþýlýk Mýsýr ve Kenan'daki bütün paralarý toplayýp firavunun sarayýna götürdü.

15 Mýsýr ve Kenan'da para tükenince Mýsýrlýlar Yusuf'a giderek, 'Bize yiyecek ver' dediler, 'Gözünün önünde ölelim mi? Paramýz bitti.'

16 Yusuf, 'Paranýz bittiyse, davarlarýnýzý getirin' dedi, 'Onlara karþýlýk size yiyecek vereyim.'

17 Böylece davarlarýný Yusuf'a getirdiler. Yusuf atlara, davar ve sýðýr sürülerine, eþeklere karþýlýk onlara yiyecek verdi. Bir yýl boyunca hayvanlarýna karþýlýk onlara yiyecek saðladý.

18 O yýl geçince, ikinci yýl yine geldiler. Yusuf'a, 'Efendim, gerçeði senden saklayacak deðiliz' dediler, 'Paramýz tükendi, davarlarýmýzý da sana verdik. Canýmýzdan ve topraðýmýzdan baþka verecek bir þeyimiz kalmadý.

19 Gözünün önünde ölelim mi? Topraðýmýz çöle mi dönsün? Canýmýza ve topraðýmýza karþýlýk bize yiyecek sat. Topraðýmýzla birlikte firavunun kölesi olalým. Bize tohum ver ki ölmeyelim, yaþayalým; toprak da çöle dönmesin.'

20 Böylece Yusuf Mýsýr'daki bütün topraklarý firavun için satýn aldý. Mýsýrlýlar'ýn hepsi tarlalarýný sattýlar, çünkü kýtlýk onlarý buna zorluyordu. Topraklarýn tümü firavunun oldu.

21 Yusuf Mýsýr'ýn bir ucundan öbür ucuna kadar bütün halký köleleþtirdi*fd*.

22 Yalnýz kâhinlerin topraðýný satýn almadý. Çünkü onlar firavundan aylýk alýyor, firavunun baðladýðý aylýkla geçiniyorlardý. Bu yüzden topraklarýný satmadýlar.

23 Yusuf halka, 'Sizi de topraðýnýzý da firavun için satýn aldým' dedi, 'Ýþte size tohum, topraðý ekin.

24 Ürün devþirdiðinizde, beþte birini firavuna vereceksiniz. Beþte dördünü ise tohumluk olarak kullanacak ve ailelerinizle, çocuklarýnýzla yiyeceksiniz.'

25 'Canýmýzý kurtardýn' diye karþýlýk verdiler, 'Efendimizin gözünde lütuf bulalým. Firavunun kölesi oluruz.'

26 Yusuf ürünün beþte birinin firavuna verilmesini Mýsýr'da toprak yasasý yaptý. Bu yasa bugün de yürürlüktedir. Yalnýz kâhinlerin topraðý firavuna verilmedi.

27 Ýsrail Mýsýr'da Goþen bölgesine yerleþti. Orada mülk sahibi oldular, çoðalýp arttýlar.

28 Yakup Mýsýr'da on yedi yýl yaþadý. Ömrü toplam yüz kýrk yedi yýl sürdü.

29 Ölümü yaklaþýnca, oðlu Yusuf'u çaðýrýp, 'Eðer benden hoþnut kaldýnsa, lütfen elini uyluðumun altýna koy' dedi, 'Bana sevgi ve sadakat göstereceðine söz ver. Lütfen beni Mýsýr'da gömme.

30 Atalarýma kavuþtuðum zaman beni Mýsýr'dan çýkarýp onlarýn yanýna göm.'

31 Ýsrail, 'Ant iç' dedi. Yusuf ant içti. Ýsrail yataðýnýn baþý ucunda eðilip*fe* RAB'be tapýndý.

48

1 Bir süre sonra, 'Baban hasta' diye Yusuf'a haber geldi. Yusuf iki oðlu Manaþþe'yle Efrayim'i yanýna alýp yola çýktý.

2 Yakup'a, 'Oðlun Yusuf geliyor' diye haber verdiler. Ýsrail kendini toparlayýp yataðýnda oturdu.

3 Yusuf'a, 'Her Þeye Gücü Yeten Tanrý Kenan ülkesinde, Luz'da bana görünerek beni kutsadý' dedi,

4 'Bana, dedi,

5 'Ben Mýsýr'a gelmeden önce burada doðan iki oðlun benim sayýlýr. Efrayim'le Manaþþe benim için Ruben'le Þimon gibidir.

6 Onlardan sonra doðacak çocuklar senin olsun. Efrayim'le Manaþþe'den onlara miras geçecek.

7 Ben Paddan'dan dönerken Rahel Kenan ülkesinde, Efrat'a varmadan yolda yanýmda öldü. Çok üzüldüm, onu orada Efrat'a -Beytlehem'e- giden yolun kenarýna gömdüm.'

8 Ýsrail, Yusuf'un oðullarýný görünce, 'Bunlar kim?' diye sordu.

9 Yusuf, 'Oðullarým' diye yanýtladý, 'Tanrý onlarý bana Mýsýr'da verdi.'

10 Ýsrail'in gözleri yaþlýlýktan zayýflamýþtý, göremiyordu. Yusuf oðullarýný onun yanýna götürdü. Babasý onlarý öpüp kucakladý.

11 Sonra Yusuf'a, 'Senin yüzünü göreceðimi hiç sanmýyordum' dedi, 'Ama iþte Tanrý bana soyunu bile gösterdi.'

12 Yusuf oðullarýný babasýnýn kucaðýndan alýp onun önünde yere kapandý.

13 Sonra Efrayim'i saðýna alarak Ýsrail'in sol eline, Manaþþe'yi soluna alarak Ýsrail'in sað eline yaklaþtýrdý.

14 Ýsrail ellerini çapraz olarak uzattý, sað elini küçük olan Efrayim'in, sol elini Manaþþe'nin baþýna koydu. Oysa ilkin Manaþþe doðmuþtu.

15 Sonra Yusuf'u kutsayarak þöyle dedi: 'Atalarým Ýbrahim'in, Ýshak'ýn hizmet ettiði, Bugüne dek yaþamým boyunca bana çobanlýk eden Tanrý,

16 Beni bütün kötülüklerden kurtaran melek bu gençleri kutsasýn! Adým ve atalarým Ýbrahim'le Ýshak'ýn adlarý bu gençlerle yaþasýn! Yeryüzünde çoðaldýkça çoðalsýnlar.'

17 Yusuf, babasýnýn sað elini Efrayim'in baþýna koyduðunu görünce, bundan hoþlanmadý. Babasýnýn elini Efrayim'in baþýndan kaldýrýp Manaþþe'nin baþýna koymak istedi.

18 'Baba, öyle deðil' dedi, 'Ýlkin Manaþþe doðdu. Sað elini onun baþýna koy.'

19 Ancak babasý bunu istemedi. 'Biliyorum oðlum, biliyorum' dedi, 'Manaþþe de büyük bir halk olacak. Ama küçük kardeþi daha büyük bir halk olacak, soyundan birçok ulus doðacak.'

20 O gün onlarý kutsayarak þöyle dedi: 'Ýsrailliler, Diyerek sizin adýnýzla kutsayacaklar.'

21 Ýsrail Yusuf'a, 'Ben ölmek üzereyim' dedi, 'Tanrý sizinle olacak. Sizi atalarýnýzýn topraðýna geri götürecek.

22 Sana kardeþlerinden bir pay fazla veriyorum; onu Amorlular'dan kýlýcýmla, yayýmla aldým.'

49

1 Yakup oðullarýný çaðýrarak, 'Yanýma toplanýn' dedi, 'Gelecekte size neler olacaðýný anlatayým.

2 'Yakupoðullarý, toplanýn ve dinleyin, Babanýz Ýsrail'e kulak verin.

3 'Ruben, sen benim ilk oðlum, gücümsün, Kudretimin ilk ürünüsün, Saygý ve güç bakýmýndan en üstünsün.

4 Ama su gibi oynaksýn, Üstün olmayacaksýn artýk. Çünkü babanýn yataðýna girip Onu kirlettin. Döþeðimi rezil ettin.

5 'Þimon'la Levi kardeþtir, Kýlýçlarý þiddet kusar.

6 Gizli tasarýlarýna ortak olmam, Toplantýlarýna katýlmam. Çünkü öfkelenince adam öldürdüler, Canlarý istedikçe sýðýrlarý sakatladýlar.

7 Lanet olsun öfkelerine, Çünkü þiddetlidir. Lanet olsun gazaplarýna, Çünkü zalimcedir. Onlarý Yakup'ta bölecek Ve Ýsrail'de daðýtacaðým.

8 'Yahuda, kardeþlerin seni övecek, Düþmanlarýnýn ensesinde olacak elin. Kardeþlerin önünde eðilecek.

9 Yahuda bir aslan yavrusudur. Oðlum benim! Avýndan dönüp yere çömelir, Aslan gibi, diþi bir aslan gibi yatarsýn. Kim onu uyandýrmaya cesaret edebilir?

10 Sahibi*ff* gelene kadar Krallýk asasý Yahuda'nýn elinden çýkmayacak, Yönetim hep onun soyunda kalacak, Uluslar onun sözünü dinleyecek.

11 Eþeðini bir asmaya, Sýpasýný seçme bir dala baðlayacak; Giysilerini þarapta, Kaftanýný üzümün kýzýl kanýnda yýkayacak.

12 Gözleri þaraptan kýzýl, Diþleri sütten beyaz olacak.

13 'Zevulun deniz kýyýsýnda yaþayacak, Liman olacak gemilere, Sýnýrý Sayda'ya dek uzanacak.

14 'Ýssakar semerler arasýnda yatan güçlü eþek gibidir;

15 Ne zaman dinlenecek iyi bir yer, Hoþuna giden bir ülke görse, Yüklenmek için sýrtýný eðer, Angaryaya katlanýr.

16 'Dan kendi halkýný yönetecek, Bir Ýsrail oymaðý gibi.

17 Yol kenarýnda bir yýlan, Toprak yolda bir engerek olacak; Atýn topuklarýný ýsýrýp Atlýyý sýrtüstü düþüren bir engerek.

18 'Ben senin kurtarýþýný bekliyorum, ya RAB.

19 'Gad akýncýlarýn saldýrýsýna uðrayacak, Ama onlarýn topuklarýna saldýracak.

20 'Zengin yemekler olacak Aþer'de, Krallara yaraþýr lezzetli yiyecekler yetiþtirecek Aþer.

21 'Naftali salýverilmiþ geyiðe benzer, Sevimli yavrular doðurur.

22 'Yusuf meyveli bir dal gibidir, Kaynak kýyýsýnda verimli bir dal gibi, Filizleri duvarlarýn üzerinden aþar.

23 Okçular acýmadan saldýrdý ona. Düþmanca savurdular oklarýný üzerine.

24 Ama onun yayý saðlam, Kollarý esnek çýktý; Yakup'un güçlü Tanrýsý, Ýsrail'in Kayasý, Çobaný olan Tanrý sayesinde.

25 Sana yardým eden babanýn Tanrýsý'dýr, Her Þeye Gücü Yeten Tanrý'dýr seni kutsayan. Yukarýdaki göklerin Ve aþaðýdaki denizlerin bereketiyle, Memelerin, rahimlerin bereketiyle O'dur seni kutsayan.

26 Babanýn kutsamalarý ebedi daðlarýn nimetlerinden, Ebedi tepelerin bolluðundan daha yücedir; Yusuf'un baþý üzerinde, Kardeþleri arasýnda önder olanýn üstünde olacak.

27 'Benyamin aç kurda benzer; Sabah avýný yer, Akþam ganimeti paylaþýr.'

28 Ýsrail'in on iki oymaðý bunlardýr. Babalarý onlarý kutsarken bunlarý söyledi. Her birini uygun biçimde kutsadý.

29 Sonra Yakup oðullarýna þu buyruklarý verdi: 'Ben ölmek, halkýma kavuþmak üzereyim. Beni Kenan ülkesinde atalarýmýn yanýna, Mamre yakýnlarýnda Hititli* Efron'un tarlasýndaki maðaraya, Makpela Tarlasý'ndaki maðaraya gömün. Ýbrahim o maðarayý mezar yapmak üzere Hititli Efron'dan tarlasýyla birlikte satýn almýþtý.

30

31 Ýbrahim'le karýsý Sara, Ýshak'la karýsý Rebeka oraya gömüldüler. Lea'yý da ben oraya gömdüm.

32 Tarla ile içindeki maðara Hititler'den satýn alýndý.'

33 Yakup oðullarýna verdiði buyruklarý bitirince, ayaklarýný yataðýn içine çekti, son soluðunu vererek halkýna kavuþtu.

50

1 Yusuf kendini babasýnýn üzerine attý, aðlayarak onu öptü.

2 Babasýnýn cesedini mumyalamalarý için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler Ýsrail'i mumyaladýlar.

3 Bu iþ kýrk gün sürdü. Mumyalama için bu süre gerekliydi. Mýsýrlýlar Ýsrail için yetmiþ gün yas tuttu.

4 Yas günleri geçince, Yusuf firavunun ev halkýna, 'Eðer benden hoþnut kaldýnýzsa, lütfen firavunla konuþun' dedi,

5 'Babam bana ant içirdi: <Ölmek üzereyim. Beni Kenan ülkesinde kendim için kazdýrdýðým mezara gömeceksin> dedi. Þimdi lütfen firavuna bildirin, izin versin gideyim, babamý gömüp geleyim.'

6 Firavun, 'Git, babaný göm, andýný yerine getir' dedi.

7 Böylece Yusuf babasýný gömmeye gitti. Firavunun bütün görevlileri, sarayýn ve Mýsýr'ýn ileri gelenleri ona eþlik etti.

8 Yusuf'un bütün ailesi, kardeþleri, babasýnýn ev halký da onunla birlikteydi. Yalnýz çocuklarý, davarlarla sýðýrlarý Goþen'de býraktýlar.

9 Arabalarla atlýlar da onlarý izledi. Büyük bir alay oluþturdular.

10 Þeria Irmaðý'nýn doðusunda Atat Harmaný'na varýnca, yüksek sesle, acý acý aðýt yaktýlar. Yusuf babasý için yedi gün yas tuttu.

11 O bölgede yaþayan Kenanlýlar, Atat Harmaný'ndaki yasý görünce, 'Mýsýrlýlar ne kadar hüzünlü yas tutuyor!' dediler. Bu yüzden, Þeria Irmaðý'nýn doðusundaki bu yere Avel-Misrayim*fg* adý verildi.

12 Yakup'un oðullarý, babalarýnýn vermiþ olduðu buyruðu tam tamýna yerine getirdiler.

13 Onu Kenan ülkesine götürüp Mamre yakýnlarýnda Makpela Tarlasý'ndaki maðaraya gömdüler. O maðarayý mezar yapmak üzere tarlayla birlikte Hititli* Efron'dan Ýbrahim satýn almýþtý.

14 Yusuf babasýný gömdükten sonra, kendisi, kardeþleri ve onunla birlikte babasýný gömmeye gelenlerin hepsi Mýsýr'a döndüler.

15 Babalarýnýn ölümünden sonra Yusuf'un kardeþleri, 'Belki Yusuf bize kin besliyordur' dediler, 'Ya ona yaptýðýmýz kötülüðe karþýlýk bizden öç almaya kalkarsa?'

16 Böylece Yusuf'a haber gönderdiler: 'Babamýz ölmeden önce Yusuf'a þöyle deyin diye buyurmuþtu: Ne olur þimdi günahýmýzý baðýþla. Biz babanýn Tanrýsý'nýn kullarýyýz.' Yusuf bu haberi alýnca aðladý.

17

18 Bunun üzerine kardeþleri gidip onun önünde yere kapanarak, 'Senin köleniz' dediler.

19 Yusuf, 'Korkmayýn' dedi, 'Ben Tanrý mýyým?

20 Siz bana kötülük düþündünüz, ama Tanrý bugün olduðu gibi birçok halkýn yaþamýný korumak için o kötülüðü iyiliðe çevirdi.

21 Korkmanýza gerek yok, size de çocuklarýnýza da bakacaðým.' Yüreklerine dokunacak güzel sözlerle onlara güven verdi.

22 Yusuf'la babasýnýn ev halký Mýsýr'a yerleþtiler. Yusuf yüz on yýl yaþadý.

23 Efrayim'in üç göbek çocuklarýný gördü. Manaþþe'nin oðlu Makir'in çocuklarý onun elinde doðdu.

24 Yusuf yakýnlarýna, 'Ben ölmek üzereyim' dedi, 'Ama Tanrý kesinlikle size yardým edecek; sizi Ýbrahim'e, Ýshak'a, Yakup'a ant içerek söz verdiði topraklara götürecek.'

25 Sonra onlara ant içirerek, 'Tanrý kesinlikle size yardým edecek' dedi, 'O zaman kemiklerimi buradan götürürsünüz.'

26 Yusuf yüz on yaþýnda öldü. Onu mumyalayýp Mýsýr'da bir tabuta koydular.